|
ASKERÎ CEZA
KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
|
Kanun No. 7329
|
Kabul Tarihi: 24/6/2021
|
MADDE 1 – 22/5/1930 tarihli ve 1632
sayılı Askerî Ceza Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Askerî suçlar ile sırf askerî suçlar:
EK MADDE 11 – Bu Kanunda düzenlenen suçlar ile
asker kişilerin askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri
suçlar, askerî suçtur.
Bu Kanunda düzenlenen ve asker
kişiler tarafından işlenen 60 ıncı, 62 nci, 65 inci, 66 ncı, 67 nci, 68 inci, 70 inci, 79 uncu, 81 inci, 82 nci, 85 inci, 87 nci, 88
inci, 89 uncu, 90 ıncı, 91 inci, 97 nci, 98 inci, 100 üncü, 101 inci, 102 nci ve 136 ncı maddelerinde
düzenlenen suçlar, sırf askerî suçtur.”
MADDE 2 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Amir-maiyet veya üst-ast ilişkisi:
EK MADDE 12 – Askerlik hizmet ve görevlerine
ilişkin hâller dışında, asker kişilerden nişanlıların, evlilik bağı kalmasa
bile eşlerin, kan veya kayın hısımlığından üstsoy veya altsoy ile üçüncü
derece dâhil hısımların veya evlâtlık bağı olanların birbirlerine karşı
işledikleri suçlar bakımından amir-maiyet ve üst-ast ilişkisi dikkate
alınmaz.
Yükümlü erbaş ve erler arasında ast, üst veya amir
ilişkisinin dikkate alınması için fiilin askerî hizmet ve görevlerinden
dolayı işlenmesi şarttır.”
MADDE 3 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Yakalama ve tutuklama:
EK MADDE 13 – Aşağıda belirtilen hâllerde, asker
kişi herkes tarafından geçici olarak yakalanabilir:
a) Kişiye suçu işlerken rastlanması.
b) Suçüstü bir fiilden dolayı; izlenen kişinin
kaçması olasılığının bulunması veya hemen kimliğini belirleme olanağının
bulunmaması.
Tutuklama kararı veya yakalama emri düzenlenmesini
gerektiren ve gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde; Cumhuriyet savcısına
derhâl başvurma olanağı bulunmadığı takdirde, amiri, üstü, askerî karakol,
nöbetçi, devriye, askerî inzibat ve kolluk görevlisi asker kişiyi yakalama
yetkisine sahiptir.
Yakalanan kişi ve olay hakkında Cumhuriyet
savcısına hemen bilgi verilerek emri doğrultusunda işlem yapılır.
Cumhuriyet savcısı, yakalanan kişiyi serbest bırakmaz ise en yakın askerî
inzibat karakoluna veya askerî makama ya da adli kolluk görevlilerine
teslim edilmesine karar verir. Suçun Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap,
Dördüncü Kısım altındaki Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerinde
tanımlanan suçlar ile 12/4/1991 tarihli ve 3713
sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan olması durumunda,
yakalanan kişi Cumhuriyet savcısının talimatı ile adli kolluk görevlilerine
teslim edilir.
Asker kişilerin gözaltına alınması veya
tutuklanması durumunda derhâl kıta komutanı veya askerî kurum amirine de
haber verilir.”
MADDE 4 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Soruşturma ve kovuşturma:
EK MADDE 14 – Askerî suçlarla ilgili olarak
aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Subay ve
astsubayların şüpheli sıfatıyla ifadesi bizzat Cumhuriyet savcısı
tarafından alınır.
b) Askerî amirler Cumhuriyet savcısının işe el
koymasına kadar delillerin kaybolmasını önleyecek tedbirleri alır.
c) Ülke sınırları dışında işlenen suçlar bakımından
Cumhuriyet savcısı, adli kolluk görevlileri tarafından yapılacak işlemlerin
Millî Savunma Bakanlığınca yurt dışında görevlendirilen hukuk sınıfı
subaylar tarafından yapılmasını isteyebilir.
d) Kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut
delillerin bulunması ve sırf askerî suç nedeniyle askerî disiplinin ağır
şekilde ihlal edilmesi hâlinde de asker kişi hakkında tutuklama kararı
verilebilir.
e) Sırf askerî suçlarda, tutuklama yasağına ilişkin
hükümler uygulanmaz.
Asker kişilerin işlediği askerî suçlarla ilgili
olarak kabul edilen iddianamenin bir örneğini mahkeme, kovuşturmaya yer
olmadığına karar verilmesi durumunda ise kararın bir örneğini savcılık
soruşturma iznini veren komutanlığa veya askerî kurum amirliğine gönderir.
Askerî birlik komutanı veya askerî kurum amiri,
emir komutasındaki asker kişilerin, ifadelerinin alınması veya sorgularının
yapılması için hazır bulundurulmasını sağlar.”
MADDE 5 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Soruşturma izni ve izin vermeye yetkili merciler:
EK MADDE 15 – Asker kişilerin işledikleri askerî
suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin
görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre
yürütülür.
Soruşturma izni, asgari tugay komutanı veya eşidi askerî kurum amiri (Deniz ve Hava Kuvvetleri
Komutanlıklarında eşidi) olmak üzere, asker kişinin
görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum amiri, bu kişilerin yokluklarında
ise vekilleri tarafından bizzat verilir. Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet
Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesi hariç, Millî Savunma Bakanlığı
merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlarda görev
yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni Millî Savunma Bakanı
tarafından verilir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma izni ise
görev yeri dikkate alınarak ilgisine göre Genelkurmay Başkanının veya
ilgili Kuvvet Komutanının teklifi üzerine ya da resen Millî Savunma Bakanı
tarafından verilir.
Bir askerî birlik veya askerî kurumda geçici olarak
görevlendirilen veya harekât komutasına verilen asker kişiler hakkında
soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, geçici olarak
görevlendirildikleri veya harekât komutasına verildikleri askerî birlik
veya askerî kurumun bağlı bulunduğu soruşturma izni vermeye yetkili birlik
komutanı veya askerî kurum amiri tarafından verilir.
Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, bir askerî birlik
veya askerî kurum dışında görevlendirilen asker kişiler hakkında soruşturma
izni, bu görevlerinin devamı süresince, Millî Savunma Bakanı tarafından
verilir.
Uluslararası anlaşmalar gereğince yabancı asker
kişilerin askerî suçları hakkında soruşturma izni Millî Savunma Bakanı
tarafından verilir. Bunlar hakkında altıncı ve yedinci fıkra hükümleri
uygulanmaz.
Millî Savunma Bakanı, general ve amiraller hariç
subay veya astsubaylara ilişkin soruşturma izni verme yetkisini, Personel
Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakan yardımcısına devredebilir.
Subay ve astsubaylar hariç diğer kişilerin
işledikleri askerî suçlara ilişkin soruşturma izni verme yetkisi, bu izni
vermeye yetkili komutan veya askerî kurum amiri tarafından teşkilatında bulunan
hukuk sınıfından olan ya da 27/7/1967 tarihli ve
926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun geçici 45 inci
maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca atanmış olan hukuk
hizmetleri başkanı veya birim amirine, Millî Savunma Bakanı tarafından merkezde
Hukuk Hizmetleri Genel Müdürü veya yardımcısına, taşrada ve bağlı kurum ve
kuruluşlarda ise asgari alay eşidi kurum amirine
devredilebilir.
İzin vermeye yetkili merci, ihbar veya şikâyetin
işleme konulması hâlinde bir ön inceleme başlatır, ön incelemeyi bizzat
yapabileceği gibi, izin vermeye asıl yetkili merciin emrinde olan ve
hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki asker kişilerden birine de
yaptırabilir. İzin vermeye yetkili merci, emrinde olan ve hakkında inceleme
yapılanın üstü konumundaki en az üç asker kişiden oluşan bir heyet de
görevlendirebilir. İzin vermeye yetkili merciin zorunlu gördüğü hâllerde,
heyette yer alanların çoğunluğunun, hakkında inceleme yapılanın rütbe veya
kıdemce eşidi veya üstü konumunda, heyet
başkanının ise hakkında inceleme yapılanın üstü konumunda olması gerekir.
Yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını
suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz
gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir
defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde soruşturma izni
verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını Cumhuriyet
başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye
bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde itiraz edilebilir. Sırf askerî
suçlara ilişkin verilen soruşturma iznine itiraz edilmesi, soruşturma
işlemlerini engellemez. İtiraz,
general ve amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker
kişiler için ise yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare
mahkemesine yapılır. İtirazlar, öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde
karara bağlanır. Verilen kararlar kesindir.
General ve amiraller hakkındaki soruşturma Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili
tarafından yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararlara yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına
bakmakla görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza
dairesi başkanı tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin
görevine girmesi hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza
Dairesi Başkanına aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde Başkanın
verdiği kararlara karşı yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza
dairesi başkanı inceler. Son numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza
Dairesi Başkanı tarafından incelenir. İddianame hazırlanması hâlinde
kovuşturma Yargıtay ilgili ceza dairesince yapılır.
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde
Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suçları
işleyen asker kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere
göre yapılır.
Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu
Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.”
MADDE 6 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Yüce Divanda yargılanacak asker kişilerle ilgili
soruşturma usulü:
EK MADDE 16 – Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz
ve Hava Kuvvetleri Komutanlarının işlediği askerî suçların soruşturulması
izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü
hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.
Genelkurmay Başkanı ile Kara, Deniz ve Hava
Kuvvetleri Komutanları hakkında askerî suçlardan dolayı soruşturma
yapılması Cumhurbaşkanının iznine bağlıdır.
İzin vermeye yetkili merci, ihbar veya şikâyetin
işleme konulması hâlinde bir ön inceleme yaptırır.
Yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını
suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil en geç otuz
gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek üzere bir
defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde soruşturma izni
verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde
Danıştay Birinci Dairesine itiraz edilebilir. İtirazlar, öncelikle
incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar
kesindir.
Soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı
tarafından yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair
kararlara yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına
bakmakla görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza
dairesi başkanı tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza
dairesinin görevine girmesi hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi
Birinci Ceza Dairesi Başkanına aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde
Başkanın verdiği kararlara karşı yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen
ceza dairesi başkanı inceler. Son numaralı daire başkanının kararı, Birinci
Ceza Dairesi Başkanı tarafından incelenir. İddianame düzenlenmesi hâlinde
kovuşturma, Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesinde yapılır.
3628 sayılı Kanunun 17 nci
maddesinin birinci fıkrasında sayılan suçlar bakımından da bu madde
hükümleri uygulanır.
Bu maddede hüküm bulunmayan hâllerde 4483 sayılı
Kanun hükümleri uygulanır.”
MADDE 7 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Hükmün açıklanmasının geri bırakılması:
EK MADDE 17 – 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun hükmün açıklanmasının geri
bırakılmasına ilişkin hükümleri, aşağıdaki hâller hariç askerî suç ve
cezalar hakkında da uygulanır:
A) Sırf askerî bir suçtan dolayı altı ay veya daha
fazla süreli hapis cezasına hükmedilmesi.
B) Fiilin, disiplini ağır şekilde ihlal etmesi veya
birliğin güvenliğini tehlikeye düşürmesi ya da birliğin muharebe
hazırlığını veya etkinliğini zafiyete uğratması ya da büyük bir zarar
meydana getirmesi.
C) Fiilin savaş veya seferberlikte işlenmesi.”
MADDE 8 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Uygulanacak hükümler:
EK MADDE 18 – Askerî suçların soruşturması ve
kovuşturmasına ilişkin olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde 5271
sayılı Kanun hükümleri uygulanır.”
MADDE 9 – 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Mahkemelerin görev ve yetkisi:
EK MADDE 19 – Askerî suçlara ilişkin dava ve işler,
suçun işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan asliye ve ağır ceza
mahkemelerinde ya da askerî birlik ve personel yoğunluğunun gerektirmesi
hâlinde Adalet Bakanlığının önerisi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca
belirlenen ilçelerde kurulu bulunan asliye veya ağır ceza mahkemelerinde
görülür. İlçede görülmesine karar verildiği takdirde ilçenin yargı çevresi
de aynı usulle belirlenir. Bu suçlara ilişkin dava ve işler, acele işlerden
sayılır ve bunlarla ilgili davalar adli tatilde de görülür.
Birinci fıkra uyarınca belirlenen mahkemelerin
görev alanına giren suçlara ilişkin davalarla;
a) Diğer mahkemelerin görev alanına giren suçlara
ilişkin davaların aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte yürütülmesinin
zorunlu olduğu hâllerde davalar, birinci fıkra uyarınca belirlenen
mahkemelerde,
b) Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap, Dördüncü Kısım
altındaki Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar
ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlara ilişkin davaların
aralarındaki bağlantı nedeniyle birlikte yürütülmesinin zorunlu olduğu
hâllerde davalar, bu bentte belirtilen suçlara bakmakla görevli mahkemelerde,
birleştirilir.
Asker kişiler tarafından ülke sınırları dışında
işlenen askerî suçlara ait dava ve işlere bakmaya birinci fıkra kapsamındaki
Ankara mahkemeleri yetkilidir. Yurt dışında bulunan askerî mahallerde
yapılacak önleme aramasına karar vermeye de bu yer sulh ceza hâkimliği
yetkilidir.
Bu Kanunun 65 inci, 66 ncı,
67 nci, 68 inci ve 70 inci maddelerinde
düzenlenen suçlara ilişkin dava ve işlerde yetkili mahkeme, şüpheli veya
sanığın mensubu olduğu askerî birlik veya askerî kurumun bulunduğu yerde
birinci fıkra uyarınca belirlenen il ve ilçe mahkemeleridir.
Askerî suçlara ilişkin soruşturmalar, suçun
işlendiği yerin bağlı olduğu ilin adıyla anılan Cumhuriyet başsavcılığınca
ya da birinci fıkra uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen ilçe
Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülür. Bu başsavcılıklarda askerî suçlar
bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı görevlendirilir. İl veya
birinci fıkra uyarınca belirlenen ilçe Cumhuriyet savcısı, suçun işlendiği
yer Cumhuriyet savcısından soruşturmanın kısmen veya tamamen yapılmasını
isteyebilir. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde suçun işlendiği yer
Cumhuriyet savcısı zorunlu olan delilleri toplar ve gerekmesi hâlinde
alınacak kararlar bakımından bulunduğu yer sulh ceza hâkimliğinden talepte
bulunur.”
MADDE 10
– 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
“Atıflar:
EK MADDE 20 – Kanunlarda geçen;
A) Askerî Yargıtay, Yargıtayı,
B) Askerî Yargıtay Başsavcılığı, Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığını,
C) Askerî Yargıtay Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcısını,
D) Askerî Yargıtay Başkanı, Askerî Yargıtay daire
başkanları ve Askerî Yargıtay üyeleri sırasıyla, Yargıtay Birinci
Başkanını, Yargıtay daire başkanlarını ve Yargıtay üyelerini,
E) Askerî mahkeme, bu Kanun uyarınca belirlenen
asliye ceza mahkemesini, ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar
bakımından ağır ceza mahkemesini,
F) Askerî hâkim, hâkim veya sulh ceza hâkimini,
G) Askerî savcılık, Cumhuriyet başsavcılığını,
H) Askerî savcı, ilgisine göre Cumhuriyet
başsavcısını veya Cumhuriyet savcısını,
I) Yardımcı askerî savcı ve askerî savcı
yardımcısı, Cumhuriyet savcısını,
J) Askerî adalet müfettişi, ilgisine göre Hâkimler
ve Savcılar Kurulu müfettişlerini veya adalet müfettişlerini,
ifade eder.”
MADDE 11
– 1632 sayılı Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 3 – Bu Kanun uyarınca askerî suçlara
bakmak amacıyla il ve ilçelerde belirlenecek mahkemeler, bu Kanunun
yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde belirlenir. Belirleme
tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş askerî suçlara ilişkin dava
dosyaları, belirlenen bu mahkemelere devredilmez, kesinleşinceye kadar
açıldıkları mahkemelerde görülmeye devam olunur.
Mülga;
a) 27/6/1972 tarihli ve 1600
sayılı Askerî Yargıtay Kanununa tabi Askerî Yargıtay Başkanı, Başsavcısı,
İkinci Başkanı, daire başkanları ve üyelerinin görevleri sırasında
işledikleri şahsi suçları ile görev suçlarının soruşturulması ve
kovuşturulmasında Yargıtay Birinci Başkanı, Yargıtay daire başkanları ve
üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının,
b) 4/7/1972 tarihli ve
1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununa tabi Askerî Yüksek İdare
Mahkemesi Başkanı, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Başsavcısı, daire
başkanları ve üyelerinin görevleri sırasında işledikleri şahsi suçları ile
görev suçlarının soruşturulması ve kovuşturulmasında Danıştay Başkanı,
Danıştay daire başkanları ve üyeleri ile Danıştay Başsavcısının,
c) 26/10/1963 tarihli ve
357 sayılı Askerî Hâkimler Kanununa tabi askerî hâkimlerin görevleri
sırasında işledikleri şahsi suçları ile Millî Savunma Bakanı tarafından
soruşturma yapılmasına izin verilmesi hâlinde görev suçlarının
soruşturulması ve kovuşturulmasında 24/2/1983 tarihli ve 2802 sayılı
Hâkimler ve Savcılar Kanununda yer alan hâkim ve Cumhuriyet savcılarının,
yargılanmasına ilişkin hükümler uygulanır. Bu fıkra hükümleri (a)
ve (b) bentlerinde yer alanların görevleri sırasındaki eylemleri nedeniyle
yapılacak disiplin soruşturma veya kovuşturmaları bakımından da uygulanır.
(c) bendinde yer alanların görevleri sırasındaki eylemleri nedeniyle
yapılacak disiplin soruşturma veya kovuşturmaları bakımından ise 926 sayılı
Kanunun geçici 45 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde
belirlenen disiplin hükümleri uygulanır.
10/3/1983 tarihli ve 2803 sayılı Jandarma Teşkilat, Görev ve
Yetkileri Kanununun geçici 5 inci maddesi ile 9/7/1982 tarihli ve 2692
sayılı Sahil Güvenlik Komutanlığı Kanununun geçici 9 uncu maddesi
kapsamında Millî Savunma Bakanlığı tarafından Jandarma Genel Komutanlığı ve
Sahil Güvenlik Komutanlığı emrine görevlendirilen erbaş ve erler ile
askerlik yükümlüleri, bu görevlendirme süresince asker kişi sayılırlar ve
bu Kanuna tabi olmaya devam ederler. Bu kişilerin Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında görevli rütbelilere karşı
işledikleri askerî suçlar asker kişilere karşı işlenmiş sayılır. Soruşturma
izni, Jandarma Genel Komutanlığında asgari alay komutanı veya eşidi kurum amiri, Sahil Güvenlik Komutanlığında ise
asgari grup komutanı veya eşidi kurum amiri olmak
üzere, asker kişinin fiilen görev yaptığı birlik komutanı veya kurum amiri,
bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilir.”
MADDE 12
– 27/7/1967
tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine aşağıdaki
cümleler eklenmiştir.
“Mahkeme, bu bentte yazılı suçlardan
mahkûmiyet veya kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla
hapis cezasına mahkûmiyet hâllerinde, mahkûmiyet kararıyla birlikte
subayların Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verir. Bu
hususlar mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa da mahkûmiyetin kanuni sonucu
olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektirir. Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarma, askerî rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ile
subay, astsubay ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine
kabul edilmeme sonuçlarını doğurur.”
MADDE 13
– 926 sayılı Kanunun 94 üncü
maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine aşağıdaki cümleler eklenmiştir.
“Mahkeme, bu bentte yazılı suçlardan
mahkûmiyet veya kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla
hapis cezasına mahkûmiyet hâllerinde, mahkûmiyet kararıyla birlikte
astsubayların Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarılmasına karar verir. Bu
hususlar mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa da mahkûmiyetin kanuni sonucu
olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarmayı gerektirir. Türk Silahlı
Kuvvetlerinden çıkarma, askerî rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi ile
subay, astsubay ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine
kabul edilmeme sonuçlarını doğurur.”
MADDE 14
– 926 sayılı Kanuna aşağıdaki ek
madde eklenmiştir.
“EK MADDE 39 – Millî Savunma Bakanlığının müfettiş
kadrolarına askerî kaynaktan atama yapılabilir.
Askerî kaynaktan stajyer müfettiş alımı,
müfettişliğe giriş sınavı ile yapılır. Giriş sınavına başvurabilmek için;
kuvvet komutanlıklarında üst subay (binbaşı, yarbay, albay) rütbesinde
bulunmak ve yönetmelikte öngörülen şartları taşımak gerekir. Giriş sınavı,
yönetmelikte belirlenen konulardan yazılı ve/veya mülakat şeklinde yapılır.
Giriş sınavı ile ilgili olarak yönetmelikte yer alan hususlar dışında
herhangi bir kayıt sistemi kullanılmaz. Giriş sınavında başarı gösterenler
stajyer müfettiş olarak görevlendirilir.
Askerî kaynaktan görevlendirilen stajyer
müfettişlere bir program çerçevesinde müfettişlik mesleğine yönelik eğitim
verilir. Stajyer müfettişlerin stajyerlik süresi bir yıl olup bu sürenin
sonunda oluşturulacak yeterlik sınav kurulu tarafından yönetmelikle belirlenecek
konulardan yazılı ve/veya sözlü sınava tabi tutulurlar.
Stajyerlik süresini ve yeterlik sınavını başarıyla
tamamlayanlar müfettişliğe atanır. Stajyerlik süresi içinde veya yeterlik
sınavında başarısız olanlar durumlarına uygun kadrolara atanırlar.
Bu madde uyarınca stajyer müfettiş olarak
görevlendirilenler ile müfettiş olarak atananlar 375 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnamenin ek 24 üncü maddesi uyarınca istihdam edilen müfettişlerle aynı
görev, yetki ve sorumlulukları haizdir.
Stajyer müfettiş olarak görevlendirilenler ile
müfettiş kadrolarına atanan subaylar, her türlü zam ve tazminatlar ile
diğer mali ve sosyal hak ve yardımlarını ve istihkaklarını mevcut hükümler
çerçevesinde almaya devam ederler. Bunların stajyer müfettişlik ile
müfettişlikte geçen hizmetleri subaylıkta geçmiş sayılır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar Millî
Savunma Bakanlığınca hazırlanacak yönetmelikle belirlenir.”
MADDE 15
– 926 sayılı Kanuna aşağıdaki
geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 48 – Geçici 45 inci
maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında Millî Savunma Bakanlığı
hukuk hizmetleri kadrolarına atanmış olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten itibaren iki ay içinde talepte bulunmaları hâlinde, müktesepleri
dikkate alınarak Hâkimler ve Savcılar Kurulunca bölge adliye ve bölge idare
mahkemeleri ile diğer adli ve idari yargı mercilerine hâkim veya savcı
olarak atanabilirler. Bu
kişilerin askerî yargı ve hukuk hizmetleri kadrolarında geçirdikleri
süreler adli ve idari yargıda geçirilmiş sayılır. Bu şekilde atananlar,
geçici 45 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen
haklardan yararlanırlar.”
MADDE 16
– 6/1/1982
tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununa 20/B maddesinden
sonra gelmek üzere aşağıdaki madde eklenmiştir.
“Askerî hizmete ilişkin idari işlem ve eylemlerden
doğan uyuşmazlıklara dair hükümler:
MADDE 20/C-1. Bu madde; Millî Savunma Bakanlığı
kadrolarında çalışan kamu görevlileri ile 25/6/2019
tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanunu
kapsamında askerlik hizmetini yerine getiren yedek subaylar ve yedek astsubaylar
ile erbaş ve erleri ilgilendiren ve askerî hizmete ilişkin idari işlem ve
eylemlerden doğan uyuşmazlıklar hakkında uygulanır.
2. Dava dilekçelerinde, 3 üncü maddenin ikinci
fıkrasında sayılanlara ilaveten bu madde kapsamındakilerin sicili, varsa
sınıfı ve rütbesi de gösterilir.
3. Dilekçeler ile davalara ilişkin her türlü evrak,
4 üncü maddede belirtilen yerlere ilaveten ilgili idari yargı merciine
gönderilmek üzere en yakın amirlere verilebilir.
4. Savaş hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar
verilemez.
5. Olağanüstü hâller sebebiyle alınan tedbirlerin
uygulanmasında görevlendirilenlerin naklen atanmalarına ilişkin iptal
davalarında, yürütmenin durdurulmasına karar verilemez.
6. Yüksek Askerî Şûranın terfi işlemleri ile
kadrosuzluk nedeniyle emekliye ayırma işlemleri hariç her türlü ilişik
kesme kararlarına karşı yargı yolu açıktır.”
MADDE 17
– 31/1/2013
tarihli ve 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanununun 43 üncü
maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“(1) Askerî öğrenciler ile erbaş ve erler hakkında
verilen disiplin cezaları ile subay, astsubay, uzman erbaş ile sözleşmeli
erbaş ve erler hakkında verilen uyarma, kınama ve hizmete kısmi süreli
devam cezaları hariç bu Kanunda yer alan disiplin cezalarına karşı iptal
davası açılabilir. Seferberlik ve savaş zamanında ise yüksek disiplin
kurulları tarafından verilen Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası hariç bu
Kanunda yer alan diğer disiplin cezaları yargı denetimi dışındadır.”
MADDE 18
– 25/10/1963
tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu
yürürlükten kaldırılmıştır.
MADDE 19
– Bu Kanun yayımı tarihinde
yürürlüğe girer.
MADDE 20
– Bu Kanun hükümlerini
Cumhurbaşkanı yürütür.
29/6/2021
|