|
Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
KATMA DEĞER
VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
(SERİ NO: 19)
MADDE 1 –
26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin
(I/C) kısmının;
a) (2.1.3.3.3.1.), (2.1.3.3.4.2.), (2.1.5.2.1.),
(2.1.5.2.2.) bölümlerinde yer alan “atıklarının” ibareleri “atıkları ile
konfeksiyon kırpıntılarının” olarak; (2.1.5.2.1.), (2.1.5.2.2.)
bölümlerindeki “atıklarından” ibareleri “atıkları ile konfeksiyon
kırpıntılarından” olarak; (2.1.3.3.4.) bölümünün başlığı “2.1.3.3.4. Metal,
Plastik, Lastik, Kauçuk, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile Konfeksiyon Kırpıntılarından
Elde Edilen Hammadde Teslimi” olarak değiştirilmiştir.
b) (2.1.3.3.3.2.) bölümünün üçüncü paragrafındaki
“cam kırıkları” ibaresinden sonra gelmek üzere “, konfeksiyon kırpıntıları”
ibaresi eklenmiştir.
MADDE 2 –
Aynı Tebliğin (II/A-1.1.1.) bölümü
aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“3065 sayılı Kanunun (11/1-a) maddesine göre,
ihracat teslimleri ve bu teslimlere ilişkin hizmetler KDV’den istisnadır.
Aynı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca bir teslimin ihracat teslimi
sayılabilmesi için aşağıdaki iki şartın gerçekleşmesi gerekir:
a) Teslim, yurtdışındaki bir müşteriye veya serbest
bölgedeki alıcıya veya 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95 inci maddesinin (1)
numaralı fıkrasına göre faaliyette bulunan gümrüksüz satış mağazalarında
satılmak üzere bu mağazalara veya bunların depolarına ya da yetkili gümrük
antreposu işleticisine yapılmalı veya mallar yetkili gümrük antreposu
işleticisine tevdi edilmelidir.
3065 sayılı Kanunun (12/2) nci maddesine göre
yurtdışındaki müşteri, ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi yurtdışında
olan alıcılar ile yurtiçinde bulunan firmanın yurtdışında kendi adına
müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleridir.
Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni ve iş merkezi
bulunan firmaların yurtdışında iş yapmak için açmış oldukları büro,
temsilcilik, acentelik ve benzeri kuruluşlar Türkiye’de mukim firmaların
yurtdışında kendi adına müstakil olarak faaliyet gösteren şubeleri
kapsamındadır. Dolayısıyla, KDV mükelleflerinin yurtdışında iş yapmak için
açmış oldukları şube, büro, temsilcilik, acentelik ve benzeri
kuruluşlarında kullanmak veya satmak üzere yurtdışına çıkaracakları
mallarla ilgili teslimler de kesin ihracat olması koşuluyla ihracat teslimi
niteliğindedir.
Serbest bölgedeki alıcı kavramı, ilgili mevzuatları
çerçevesinde söz konusu bölgelerde faaliyette bulunan gerçek veya tüzel
kişi alıcıları ifade eder.
İhracat teslimine ait fatura ve benzeri belgelerin
yukarıda belirtilen yurtdışındaki müşteri veya serbest bölgedeki alıcı
adına düzenlenmesi gerekir.
b) Teslim konusu mal Türkiye Cumhuriyeti gümrük
bölgesinden çıkarak bir dış ülkeye veya bir serbest bölgeye vasıl olmalı ya
da gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya bunların
depolarına veya yetkili gümrük antreposuna konulmalıdır.
3065 sayılı Kanundaki istisna uygulamasında
ihracat, esas itibarıyla, serbest dolaşımda bulunan bir malın dış ticaret
ve gümrük mevzuatları doğrultusunda, ihracat işlemlerinin tamamlanmasından
sonra Türkiye Cumhuriyeti gümrük bölgesi dışına çıkarılmasıdır. Dış ticaret
mevzuatında ihracat olarak değerlendirilen ancak, 3065 sayılı Kanunun 12
nci maddesi ve Tebliğin bu bölümünde belirlenen şartları taşımayan
işlemlerin ihracat istisnası kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Teslim konusu malın ihraç edilmeden önce
yurtdışındaki alıcı adına hareket eden yurtiçindeki firmalar veya bizzat
alıcı tarafından işlenmesi ya da herhangi bir şekilde değerlendirilmesi
halinde ihracat istisnasının uygulanabilmesi için malın Türkiye Cumhuriyeti
gümrük bölgesinden çıkması şarttır. Bu durumda, yurtdışındaki alıcı adına
hareket eden yurtiçindeki ilgililere yapılan teslimler vergiye tabi olacak,
bunların yaptığı ihracat ise istisna kapsamına girecektir.
3065 sayılı Kanunun 12 nci maddesi uyarınca, bir
serbest bölgedeki alıcıya yapılan ve serbest bölgeye vasıl olan teslimler
ile gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu mağazalara veya
bunların depolarına yapılan teslimler ihracat istisnası kapsamındadır.
Gümrüksüz satış mağazaları ve depoları, 4458 sayılı Gümrük Kanununun 95
inci maddesinin (1) numaralı fıkrasındaki yetkiye istinaden 8/8/2017
tarihli ve 30148 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gümrüksüz Satış
Mağazaları Yönetmeliğinde tanımlanmıştır. Gümrüksüz satış mağazalarına veya
depolarına sadece ilgili gümrük mevzuatına göre buralarda satılması uygun
bulunan mallar istisna kapsamında teslim edilebileceğinden, gümrüksüz satış
mağazalarına veya bunların depolarına istisna kapsamında teslim edilecek
malların ilgili gümrük mevzuatına göre gümrüksüz satış mağazalarında
satılabilecek mal cinslerinden olup olmadığı mükelleflerce kontrol edilir.
Uluslararası taşımacılığa ilişkin olarak deniz ve
hava taşıma araçlarına yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer malzeme
şeklindeki teslimler aşağıdaki açıklamalar çerçevesinde vergiden
istisnadır:
a) Türkiye içinde taşıma hakkı bulunmayan yabancı
bayraklı gemilere ve uçaklara yapılan akaryakıt, kumanya, teknik ve diğer
malzeme şeklindeki teslimler ihracat teslimi kapsamında KDV’den istisnadır.
b) Uluslararası taşımacılık yapan yerli gemi ve
uçaklar ise "yurtiçinde bulunan bir firmanın yurtdışında kendi adına
müstakilen faaliyet gösteren şubesi" niteliği taşıdığından bu araçlara
yapılan söz konusu teslimler ihracat istisnası kapsamına girer.
c) Yukarıda açıklanan ve istisna kapsamına giren
teslimlere ilişkin işlem veya ödemelerin acenteler tarafından yapılması
istisnanın uygulanmasına engel değildir.
ç) Söz konusu teslimlerin ihracat istisnası
kapsamında değerlendirilebilmesi için gümrük çıkış beyannamesi ile tevsik
edilmesi gerektiği tabiidir.
Mal ihracına ilişkin istisna, ihracatın
gerçekleştiği tarih olan gümrük beyannamesinin “kapanma tarihi”ni içine
alan vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesi ile beyan edilir. İhracat
işlemleri iç gümrüklerde yapılan ihracat teslimlerinde, gümrük
beyannamesinin sınır gümrüklerince kapatıldığı tarih, ihracatın
gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir.
Serbest bölgelere yapılan ihracat teslimlerinde,
gümrük beyannamesinin düzenlenmediği hallerde, malın serbest bölgeye giriş
işlemlerinin tamamlanarak serbest bölgeye vasıl olduğu tarih ihracatın
gerçekleştiği tarih olarak kabul edilir. Bu tarih, malların serbest bölgeye
girişinin yapıldığını gösteren, serbest bölge işlem formunun ilgili idare
tarafından onaylandığı tarihtir.
Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu
mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimlerde, antrepo
beyannamesi düzenlenecek olup, malın gümrüksüz satış mağazasına veya
deposuna konulduğunu (fiilen işleticiye teslim edildiğini/işletici
tarafından fiilen teslim alındığını) gösteren antrepo giriş sayım
tutanağını da ihtiva eden antrepo beyannamesinin ilgili gümrük idaresi
tarafından onaylandığı tarih itibarıyla istisna kapsamındaki işlemin
gerçekleştiği kabul edilir. İstisna kapsamında gümrüksüz satış mağazalarına
veya bunların depolarına yapılan teslimler ile ilgili faturaya, “3065
sayılı Kanunun 11 ve 12 nci maddelerine göre gümrüksüz satış mağazalarına
veya bunların depolarına teslim” ibaresi şerh olarak düşülür.
İhracat faturası malın yurtdışı edildiği dönemden
önce düzenlenmiş olsa dahi, istisna ihracatın yapıldığı dönem KDV
beyannamesi ile beyan edilir.
Mal ihracına ilişkin beyan, ilgili dönem KDV
beyannamesinin “İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığında
“Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda 301 kod numaralı işlem
türü satırı kullanılmak suretiyle yapılır.
Bu satırın, “Teslim ve Hizmet Tutarı” sütununa
ihracat tesliminin bedeli girilir. İhracat bedeli, gümrük beyannamesinin
kapanma tarihinde Resmî Gazete’de yayınlanmış bulunan (kapanma tarihinde
Resmî Gazete’de kurlar ilan edilmemiş ise kapanma tarihinden önceki ilk
Resmî Gazete’de yayınlanmış bulunan) T.C. Merkez Bankası döviz alış kuru
üzerinden TL’ye çevrilir.
“Yüklenilen KDV” sütununa ise istisna kapsamındaki
teslimin bünyesine giren, bu Tebliğin (IV/A) bölümündeki açıklamalar
dikkate alınarak belirlenen KDV tutarı yazılır.
İstisna kapsamındaki teslimin bünyesine giren
verginin mahsuben veya nakden iadesinin talep edilmemesi halinde
“Yüklenilen KDV” alanına “0” yazılır.”
MADDE 3 – Aynı Tebliğin (II/A-1.1.2.) bölümünün sonuna
aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu
mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimlerde istisna, gümrük
idaresi tarafından onaylanmış antrepo beyannamesiyle tevsik edilir.
Gümrüksüz satış mağazasına veya bunların depolarına
konulan malın ilgili mevzuat hükümlerine aykırı olarak usulsüz satışının
yapıldığının tespiti halinde (hak sahipleri dışındakilere satış yapılması,
hak sahibi olanlara belirlenen limitlerin üstünde satış yapılması, malın
yersiz veya haksız olarak her türlü kullanımı gibi haller), malın gümrüksüz
satış mağazasına konulması sırasında alınmayan vergi ile buna bağlı ceza,
faiz ve zamlar alıcı gümrüksüz satış mağazası işleticisinden aranır. Usulsüz
satış yapıldığı hususu, ilgili gümrük idaresi tarafından mağaza
işleticisinin bağlı olduğu vergi dairesine bildirilir.
Gümrüksüz satış mağazalarına veya depolarına ilgili
mevzuata uygun olarak teslimde bulunan satıcının istisna ve iadeye ilişkin işlemleri
belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde yerine getirilir.
Gümrüksüz satış mağazaları veya bunların
depolarına, belirlenen usul ve esaslara göre istisna kapsamında işlem tesis
edilmemesi gerektiği halde, istisna kapsamında mal teslim edilmesi halinde,
mağaza işleticisinin doğrudan sorumlu tutulduğu haller dışında, zamanında
alınmayan vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar satıcı mükelleften
aranır.”
MADDE 4 – Aynı Tebliğin (II/A-1.1.3.) bölümünün sonuna
aşağıdaki paragraflar eklenmiştir.
“Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu
mağazalara veya bunların depolarına konulan malların satıcılara geri
gönderilmesi halinde mağaza işleticisi tarafından KDV hesaplanmaz.
Gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu
mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslim dolayısıyla iade talep
edilmemiş olması halinde, yalnızca matrahta meydana gelen değişiklik
doğrultusunda defter kayıtları ile beyanların düzeltilmesi yeterlidir.
Ancak, gümrüksüz satış mağazalarına veya bunların depolarına istisna kapsamında
yapılan teslime ait iade talebi sonuçlandırıldıktan sonra KDV iadesini
ortaya çıkaran malların geri gelmesi durumunda aşağıdaki şekilde hareket
edilir:
- Malların geri geldiği vergilendirme döneminde,
yukarıda belirtildiği şekilde defter kaydı ve beyanname üzerinde gerekli
düzeltmeyi yapan mükellefin vergi dairesine yazılı olarak müracaat edip,
daha önce iadesini aldığı tutarı iade etmesi halinde bu tutar, gecikme
faizi ve vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın mükelleften geri alınır.
- Mükellefin, malların geri geldiği dönemde
düzeltme işlemini yapmaması halinde; istisna kapsamındaki işlem nedeniyle
iade edilen KDV, malların geri geldiği dönemden düzeltmenin yapıldığı
döneme kadar gecikme faizi uygulanarak vergi ziyaı cezası ile birlikte
mükelleften aranır.”
MADDE 5 – Aynı Tebliğin (II/A-1.1.4.) bölümünde yer alan
“(Serbest bölgeye yapılan ihracatta serbest bölge işlem formu, posta veya
kargo yoluyla gerçekleştirilen ihracatta elektronik ticaret gümrük
beyannamesi)” ibaresi “(Serbest bölgeye yapılan ihracatta serbest bölge
işlem formu, posta veya kargo yoluyla gerçekleştirilen ihracatta elektronik
ticaret gümrük beyannamesi, gümrüksüz satış mağazalarında satılmak üzere bu
mağazalara veya bunların depolarına yapılan teslimlerde, malın gümrüksüz
satış mağazasına veya deposuna konulduğuna dair ilgili gümrük idaresinin
onayını da içeren antrepo beyannamesi)” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 6 – Aynı Tebliğin (II/A-6.1.) bölümünün üçüncü
paragrafının birinci cümlesinde yer alan “bakım ve tamir giderlerini” ibaresi
“bakım ve tamir giderleri ile otoyol geçiş ücretlerini” olarak
değiştirilmiştir.
MADDE 7 – Aynı Tebliğin (II/B) kısmının 14 üncü bölümünden
sonra gelmek üzere sırasıyla aşağıdaki bölümler eklenmiş ve bu bölümlerden
sonra gelen bölümün numarası buna göre teselsül ettirilmiştir.
“15. Genel
ve Özel Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve
Köylere Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna
7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasına eklenen (k) bendine göre, genel ve özel
bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere
bağışlanmak üzere yapılan okul, sağlık tesisi ve yüz yatak (kalkınmada
öncelikli yörelerde elli yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci
yurdu ile çocuk yuvası, yetiştirme yurdu, huzurevi, bakım ve rehabilitasyon
merkezi, mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi ibadethaneler,
Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın din eğitimi verilen
tesisler, Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik merkezleri ile gençlik ve
izcilik kamplarının inşası dolayısıyla bağışta bulunacaklara yapılan teslim
ve hizmetler 1/6/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere KDV’den
istisnadır.
15.1.
İstisnanın Kapsamı
15.1.1.
İstisna Kapsamında Yer Alan Tesisler
İstisnanın kapsamına, genel ve özel bütçeli kamu
idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanacak
aşağıdaki tesislerin inşasına ilişkin mal teslimleri ve hizmet ifaları
girmektedir:
- Okul,
- Sağlık tesisi,
- Yüz yatak (kalkınmada öncelikli yörelerde elli
yatak) kapasitesinden az olmamak üzere öğrenci yurdu,
- Çocuk yuvası,
- Yetiştirme yurdu,
- Huzurevi,
- Bakım ve rehabilitasyon merkezi,
- Mülki idare amirlerinin izni ve denetimine tabi
ibadethaneler,
- Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi yaygın
din eğitimi verilen tesisler,
- Gençlik ve Spor Bakanlığına ait gençlik
merkezleri,
- Gençlik ve izcilik kampları.
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel
idareleri, belediyeler ve köyler dışındakilere bağışlanan tesisler ile
genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere
ve köylere bağışlanmakla birlikte yukarıda sayılanlar arasında yer almayan
tesislerin inşasına ilişkin yapılan teslim ve hizmetler için bu istisnadan
yararlanılamaz.
Düzenlemedeki “okul” ifadesinden, doğrudan
eğitim-öğretim hizmetlerinin verildiği temel birimlerin anlaşılması
gerekmekte olup rehberlik ve araştırma merkezi, mesleki eğitim merkezi, iş
eğitim merkezi, mesleki ve teknik eğitim merkezi ve akşam sanat okulları da
bu kapsamda değerlendirilir.
Düzenlemedeki “sağlık tesisi” ifadesinden, Sağlık
Bakanlığınca sağlık tesisi kapsamında değerlendirilen kurum ve kuruluşların
anlaşılması gerekmektedir.
Düzenlemedeki “ibadethane” ve “yaygın din eğitimi verilen
tesis” ifadelerinden Diyanet İşleri Başkanlığınca ibadethane sayılan yerler
ile Diyanet İşleri Başkanlığı denetimine tabi olan ve din eğitimi verilen
tesislerin anlaşılması gerekmektedir.
Düzenlemedeki “çocuk yuvası” ve “yetiştirme yurdu”
ifadeleri, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının hizmet dönüşümü
kapsamında bulunan çocuk evleri sitesi, çocuk destek merkezi ve çocuk
evlerini de kapsar.
15.1.2.
İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
Söz konusu istisnadan; genel ve özel bütçeli kamu
idarelerine, il özel idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere
bu idare ve kuruluşlarla protokol imzalamak suretiyle Tebliğin
(II/B-15.1.1.) bölümünde sayılan tesisleri inşa eden/ettiren gerçek ve
tüzel kişiler (kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşu, kooperatif,
dernek, vakıf ve benzerleri dahil), KDV mükellefi olup olmadığına
bakılmaksızın faydalanır.
15.1.3.
İstisna Kapsamına Giren İşlemler
İstisna kapsamına; genel ve özel bütçeli kamu
idareleri, il özel idareleri, belediyeler ve köylere bağışlanmak üzere
Tebliğin (II/B-15.1.1.) bölümünde sayılan tesislerin inşası dolayısıyla
bağışta bulunacaklara yapılan teslim ve hizmetler girmektedir. Söz konusu
tesislerin tadil, bakım ve onarım işlemlerine yönelik teslim ve hizmetler
istisna kapsamına girmez.
İstisnadan faydalanılabilmesi için ilgili idare ve
kuruluşlarla bağış protokolü imzalanması şarttır.
İstisna kapsamındaki tesisin inşaatı ile birlikte
bağışlanması öngörülen makine, teçhizat ve tefrişatın bağışta bulunacaklara
teslimi, söz konusu makine, teçhizat ve tefrişatın tesisin kullanım amacına
uygun olması, mutat olması ve bağış protokolünde açıkça belirtilmiş olması
kaydıyla istisna kapsamında değerlendirilir.
Söz konusu tesislerin belirli bir kısmının inşa
edilmesine yönelik bağışta bulunulmasına dair protokol düzenlenmesi
halinde, bağışta bulunan tarafından inşa edilmesi öngörülen kısımla ilgili
yapılan teslim ve hizmetler de istisna kapsamında değerlendirilir.
Örnek: Bay (A), Milli Eğitim Bakanlığı ile
Trabzon/Çaykara’da 20 derslikli ortaokul binasının %50’sinin bağışlanmak
üzere inşa edilmesine ilişkin bağış protokolü yapmıştır. Bay (A), söz
konusu okul binasının %50’lik kısmının inşasına ilişkin (B) Taahhüt Ltd.
Şti. ile sözleşme imzalamıştır. Buna göre (B) Taahhüt Ltd. Şti.nin okul
binasının inşasına ilişkin Bay (A)’ya vereceği inşaat taahhüt işi KDV’den
istisna olacaktır.
Bu tesislerin tamamının veya belirli bir kısmının
inşasına yönelik ilgili idare ve kuruluşlara nakdi olarak yapılan bağışlar,
ilgili idare ve kuruluş tarafından istisna kapsamındaki tesislerin inşasına
ilişkin yapılacak mal ve hizmet alımlarında kullanılsa bile bu alımlar
istisna kapsamında değerlendirilmez.
15.2.
İstisnanın Uygulanması
15.2.1.
Genel Olarak
Genel ve özel bütçeli kamu idarelerine, il özel
idarelerine, belediyelere ve köylere bağışlanmak üzere inşa edilecek
tesislere ilişkin ilgili idare ile bağışta bulunacaklar arasında bağış
protokolü düzenlenir. Söz konusu protokolde, bağışlanmak üzere inşa
edilecek tesisin maliyeti, teknik özellikleri (açık ve kapalı alan, derslik
sayısı, yatak sayısı vb.), inşa edileceği alan gibi bilgilere yer verilir.
Genel ve özel bütçeli kamu idareleri, il özel
idareleri, belediyeler ve köylere bağışta bulunacaklar, bağışlayacakları
tesise ilişkin uygulama projesini hazırlar ve inşaat ruhsatını alırlar.
Bağışlanacak tesisin ilgili idare ve kuruluşa ait bir taşınmaz üzerinde
inşa edilmesi halinde tesise ilişkin uygulama projesi ve inşaat ruhsatı
ilgili idare ve kuruluş tarafından alınır. Bağışta bulunacaklar uygulama
projesi ve inşaat ruhsatına uygun olarak hazırlayacakları istisna
kapsamında alınacak mal ve hizmet listesini ilgili idare ve kuruluşun
onayına sunarlar.
Bağışta bulunacaklar, ilgili idare ve kuruluş
tarafından onaylanmış olan mal ve hizmetlere ilişkin listeyi elektronik
ortamda sisteme girdikten sonra ilgili idare veya kuruluşla imzalanmış
bağış protokolü ve inşaat ruhsatının bir örneğiyle birlikte, KDV
mükellefiyeti bulunuyorsa bağlı bulundukları vergi dairesi, KDV
mükellefiyeti bulunmuyorsa bağış yapılan tesisin bulunduğu yer Vergi Dairesi
Başkanlığına/Defterdarlığa istisna belgesi almak için başvuruda bulunurlar.
Vergi Dairesi/Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık, talebin öngörülen
şartları sağlayıp sağlamadığını değerlendirir ve (EK:29)’da yer alan
belgeyi düzenleyerek bağış yapacaklara verir ve bir örneğini protokol yapan
kuruluşa gönderir. Alınan istisna belgesinin bir örneği mal ve hizmetin
alımı sırasında bağış yapacaklar tarafından satıcılara verilir ve istisna
kapsamında işlem yapılması talep edilir. Bu belge satıcılar tarafından 213
sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna belgesinin ekinde, istisnalı olarak
alınacak mal ve hizmet miktarı ve tutarı yer alır. Söz konusu istisna
belgesi kapsamında teslim veya hizmette bulunan satıcı, istisna belgesinin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümünü fatura tarihi, numarası, mal veya
hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle onaylar ve bir örneğini
alır. Mal teslimi ve hizmet ifası gerçekleştikçe alıcı ve satıcı alım/satım
bilgilerini projeye uygun olarak sisteme girerler.
Satıcı mükellefin iade talebi, bu istisna belgesi
esas alınmak suretiyle, iade için gerekli diğer belgeler de aranarak
sonuçlandırılır.
Projenin sonradan revize edilmesi, güncellenmesi
veya ek proje düzenlenmesi halinde proje kapsamındaki mal ve hizmetlere
ilişkin liste de elektronik ortamda revize edilir. Revize sonrası istisna
kapsamına giren alışların istisna kapsamında alınabilmesi için istisna
belgesinin revize ettirilmesi gerekir.
İstisna belgesi projede öngörülen süreyle sınırlı
olarak verilir. Projedeki sürenin revize edilmesi durumunda, istisna
belgesindeki süre de revize edilir.
Tek satıcıdan alınan proje maliyetinin binde 5’ine
kadar olan birden fazla mal ve hizmete ilişkin harcamalar listeye tek satır
olarak girilebilir. Birden fazla binde 5’lik toplu satır yazılabilir. Bu
şekilde toplu yazılacak satırlarda yer alan tutarların toplamının proje
maliyetinin yüzde 10’unu aşmaması gerekir. Bu durumda da mal ve hizmetin
cinsi, miktarı, tutarı gibi hususlar, bu kapsamdaki alışları anlaşılır bir
şekilde açıklayacak detayda yazılır. Bu alımlara ilişkin fatura tarih ve
numarasının listede yer alması gerektiği tabiidir.
İstisna kapsamındaki malların ithalat yoluyla temin
edilmesi halinde söz konusu belge, ilgili gümrük idaresine ibraz edilir.
İstisna belgesindeki istisna kapsamında ithal edilen mala ilişkin bölüm
doldurulduktan sonra ilgili gümrük idaresi tarafından bu bölüm de
onaylanır.
İlgili idare ve kuruluşlar, proje kapsamındaki
tesislerin projeye uygun olarak yapıldığını, inşaat ruhsatının alındığı
tarihten itibaren altışar aylık dönemler itibarıyla istisna belgesini
düzenleyen Vergi Dairesine/Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa
bildirirler. Bu bildirimin yapılmaması durumunda istisna belgesini
düzenleyen Vergi Dairesi/Vergi Dairesi Başkanlığı/Defterdarlık ilgili idare
ve kuruluştan bildirimi talep eder, bildirim gelene kadar istisna belgesi
kapsamında işlem yapılmaması için gerekli önlemleri alır.
Ayrıca, projenin tamamlanarak tesisin idareye
teslim edildiği ya da protokole göre inşa edilmesi öngörülen tesisin
tamamlanmadığı, protokole uygun olarak yapılmadığı, ilgili idare ve
kuruluşlar tarafından bağışta bulunmak üzere protokolü imzalayan ve
istisnadan yararlananların vergi dairesine veya istisna belgesini
düzenleyen Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilir.
Bağışta bulunanlar tarafından belli bir kısmı inşa
edilen ancak protokolde öngörülen şekilde tamamlanamayan tesislere ilişkin
istisnadan yararlanılabilmesi için ilgili idare ve kuruluşlar tarafından
kabulü uygun görülen kısmının ayrıca istisna belgesini düzenleyen Vergi
Dairesine/Vergi Dairesi Başkanlığına/Defterdarlığa bildirilmesi gerekmektedir.
İstisna kapsamında mal ve hizmet alanlar, istisna
belgesinin bittiği tarih itibarıyla istisna belgesini vergi dairesine ibraz
ederek kapattırmak zorundadır. Belgeyi veren Vergi Dairesi/Vergi Dairesi
Başkanlığı/Defterdarlık istisna belgesinde yer alan mal ve hizmet
bölümlerinin satıcılar tarafından doldurulup doldurulmadığını ve
faturalarla uyumunu kontrol eder ve bağış yapılan ilgili idare ve kuruluşun
yapacağı bildirime göre istisna belgesini kapatır.
Satıcılar, yaptıkları mal teslimi ve hizmet
ifalarına ilişkin faturada, Tebliğin bu bölümündeki açıklamaları da göz
önünde bulundurmak suretiyle KDV hesaplamazlar.
Ayrıca, istisna kapsamında teslimde bulunan veya
hizmet ifa eden mükelleflerin mal ve hizmet alımları genel hükümlere göre
KDV'ye tabidir.
İstisna hükmünün yürürlüğe girdiği 1/6/2018
tarihinden önce başlayan istisna kapsamındaki projelere ilişkin, 1/6/2018
tarihinden sonra yapılan mal ve hizmet alımları istisna kapsamında olup, bu
kapsamda istisnadan faydalanılabilmesi için istisna belgesi alınması ve
yukarıda yer verilen usul ve esaslar çerçevesinde hareket edilmesi gerekir.
15.2.2.
KDV Ödenerek Yapılan Alımlarda Uygulama
İstisna kapsamındaki mal ve hizmetlerin KDV
ödenerek satın alınması da mümkün olup bu şekilde yapılan mal ve hizmet
alımlarına ilişkin ödenen KDV, bağış yapacaklara iade edilir. Ancak bu
durumda Tebliğin (II/B-15.2.1.) bölümüne göre KDV ödemeksizin mal ve hizmet
almak suretiyle istisnadan yararlanılması mümkün değildir.
Öte yandan, bu kapsamda bağış yapacaklara KDV
iadesi yapılabilmesi için Tebliğin (II/B-15.2.1.) bölümünde aranılan
şartların bağış yapacaklar tarafından sağlanması ve istisna belgesi eki
listenin (proje kapsamında yapılacak mal teslimleri ve hizmet ifalarına
ilişkin liste) temin edilmesi gerekmekte olup, söz konusu bölümde
istisnanın uygulanmasına dair yapılan açıklamalar bu bölüm için de
geçerlidir. İstisna belgesi eki liste, bağış yapacaklara bir yazı ekinde
verilir ve bunlar için istisna belgesi (EK: 29) düzenlenmez.
Bağış yapacaklar, istisna belgesi eki listenin
ilgili mal veya hizmete ilişkin bölümüne alış faturasının tarihi, numarası,
mal veya hizmet miktarı ve tutarını belirtmek suretiyle projeye uygun
olarak sisteme girerler.
Bağış yapacakların KDV mükellefiyeti bulunması
halinde, bu işlemler dolayısıyla yüklenilen vergiler indirim konusu
yapılır, indirim yoluyla telafi edilememeleri halinde ise iade konusu
yapılabilir. Bağış yapacakların KDV mükellefiyeti bulunmaması halinde ise
proje kapsamındaki mal ve hizmetler nedeniyle ödenen KDV, bağışlanan
tesisin bulunduğu yer vergi dairesince iade edilir.
Proje kapsamındaki tesislerin projeye uygun olarak
yapıldığına ilişkin Tebliğin (II/B-15.2.1.) bölümünde belirtilen
bildirimlerin ilgili idare ve kuruluşlar tarafından yapılmaması durumunda
istisna belgesini düzenleyen Vergi Dairesi/Vergi Dairesi
Başkanlığı/Defterdarlık ilgili idare ve kuruluştan bildirimi talep eder,
bildirim gelene kadar istisna kapsamında iade yapılmaz.
15.3.
İstisnanın Beyanı
15.3.1.
Bağış Yapacaklara İstisna Kapsamında Satış Yapanların Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan teslim ve hizmetler,
teslim ve hizmetin yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin
“İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının, “Tam İstisna
Kapsamına Giren İşlemler” tablosunda, 333 kod numaralı “Genel ve Özel
Bütçeli Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere
Bağışlanan Tesislerin İnşasına İlişkin İstisna” satırı aracılığıyla beyan
edilir. Bu satırın “Teslim ve Hizmet Tutarı” sütununa istisnaya konu teslim
ve hizmetlerin KDV hariç tutarı, “Yüklenilen KDV” sütununa bu teslim ve
hizmetlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde gösterilen toplam KDV
tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler, “Yüklenilen KDV”
sütununa “0” yazmalıdır.
15.3.2.
KDV Ödeyerek Mal ve Hizmet Alan Bağışçıların Beyanı
KDV ödeyerek proje kapsamında mal ve hizmet alan
KDV mükellefleri tarafından bu tutarlar, KDV beyannamesinin
“İstisnalar-Diğer İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının “Diğer İade
Hakkı Doğuran İşlemler” tablosunun 444 kod numaralı “Genel ve Özel Bütçeli
Kamu İdarelerine, İl Özel İdarelerine, Belediyelere ve Köylere Bağışlanan
Tesislerin İnşasına İlişkin Ödenen KDV” satırında beyan edilir.
KDV ödeyerek proje kapsamında mal ve hizmet alan
ancak KDV mükellefiyeti bulunmayanların iade talebi, aylık dönemler
itibarıyla bağışlanacak tesisin bulunduğu yer vergi dairesine standart iade
talep dilekçesiyle yapılır.
15.4.
İade
15.4.1.
Bağış Yapacaklara İstisna Kapsamında Satış Yapanlara İade
Bağış yapacaklara istisna kapsamında satış
yapanların iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV
listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- İstisna belgesinin örneği ile proje kapsamında
istisna uygulanarak alınacak mal ve hizmet listesinin örneği
15.4.2.
KDV Ödeyerek Mal ve Hizmet Alan Bağışçılara İade
KDV ödeyerek mal ve hizmet alan bağışçıların iade
taleplerinde aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin
indirilecek KDV listesi (KDV mükellefiyeti bulunmayanlardan aranmaz.)
- Proje kapsamında yapılan harcamaya ait olduğu
ilgili idare veya kuruluş tarafından onaylanan yüklenilen KDV listesi
- Proje kapsamında istisna uygulanarak alınacak mal
ve hizmet listesinin örneği
15.4.3. Mahsuben
İade
Bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri
yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın
vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
15.4.4.
Nakden İade
Bu işlemlerden kaynaklanan ve 5.000 TL’yi aşmayan
nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat
aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması halinde aşan
kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine
getirilir. Teminat verilmesi halinde iade talebi yerine getirilir ve
teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
15.5.
Müteselsil Sorumluluk
İstisnadan yararlanmak isteyen alıcıların istisna belgesinin
imza ve kaşe tatbik edilmiş bir suretini, mükellef olmayanların ise sadece
imzaladıkları istisna belgesinin bir suretini, mal teslimi ve hizmet
ifasında bulunan satıcıya vermeleri gerekmektedir. Bu yazı olmadan istisna
uygulanması halinde, ziyaa uğratılan vergi, ceza, zam ve faizlerden teslim
veya hizmeti yapan mükellefler ile birlikte teslim veya hizmet yapılan
alıcı da müteselsilen sorumludur.
Kendisine teslim veya hizmetin istisna kapsamına
girdiğini gösteren belge verilen satıcı mükelleflerce, başka bir şart
aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır.
- İstisna için ilgili düzenlemelerde belirtilen
şartları baştan taşımadığı ya da şartların daha sonra ihlal edildiğinin
tespiti,
- Bağış protokolüne göre idareye teslim edilmesi
gereken tesisin tamamlanmadığının ya da protokole uygun olarak
yapılmadığının ilgili idare ve kuruluş tarafından bildirilmesi (Protokolde
öngörülen şekilde tamamlanamayan ancak belli bir kısmı inşa edilen
tesislere ilişkin ilgili idare ve kuruluş tarafından kabulü uygun görülen
kısımlar hariç)
durumlarında, ziyaa uğratılan vergi ile buna bağlı
ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında teslim veya hizmet
yapılan alıcıdan veya KDV ödeyerek mal ve hizmet alan ve kendisine iade
yapılan bağışçıdan aranır.
16.
Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetlerinde İstisna
7104 sayılı Kanunla 3065 sayılı Kanunun 13 üncü
maddesinin birinci fıkrasına eklenen (l) bendine göre, Sağlık Bakanlığınca
izin verilen gerçek veya tüzel kişiler tarafından, Türkiye’de yerleşmiş
olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere, münhasıran sağlık kurum ve
kuruluşlarının bünyesinde verilen koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve
rehabilitasyon hizmetleri (Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu
gerçek kişilere söz konusu hizmetlerle birlikte sağlanan diğer teslim ve
hizmetler istisnanın kapsamına dahil değildir.) 1/6/2018 tarihinden
itibaren geçerli olmak üzere KDV’den istisnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar
aşağıda belirlenmiştir.
16.1.
Kapsam
3065 sayılı Kanunun (13/l) maddesinde düzenlenen
istisnanın kapsamına Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek
kişilere, Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel kişiler
tarafından, münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilen
koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir.
Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetlerinde istisna uygulanabilmesi için bu hizmetleri veren gerçek veya
tüzel kişilerin ilgili mevzuat çerçevesinde Sağlık Bakanlığınca izin
verilen sağlık kurum ve kuruluşu olmaları zorunludur.
Buna göre, hastaneler (kamu, özel, üniversite), tıp
merkezleri, polikliniklerin yanında Sağlık Bakanlığından izin almak
suretiyle faaliyette bulunan; aile ve toplum sağlığı merkezleri,
muayenehaneler, laboratuvarlar, müesseseler, ağız ve diş sağlığı hizmeti
sunan özel sağlık kuruluşları, ambulans hizmetleri sunan kuruluşlar,
diyaliz merkezleri, fizik tedavi ve rehabilitasyon merkezleri, genetik
hastalıklar tanı merkezleri, hiperbarik oksijen tedavisi uygulanan özel
sağlık kuruluşları, hemoglobinopati tanı merkezleri, madde bağımlılığı
tedavi merkezleri, üremeye yardımcı tedavi merkezleri, terapötik aferez
merkezleri, geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulama merkezleri, kordon kanı
bankaları ile kaplıcaların Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu
gerçek kişilere verdikleri koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve
rehabilitasyon hizmetlerinde istisna uygulanır.
16.1.1.
İstisna Kapsamına Giren Hizmetler
İstisna kapsamına Sağlık Bakanlığınca izin verilen
gerçek veya tüzel kişiler tarafından verilen koruyucu hekimlik, teşhis,
tedavi ve rehabilitasyon hizmetleri girmektedir. Söz konusu hizmetlerin
münhasıran bu sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verilmesi
gerekmektedir.
Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetlerinin kapsamı Sağlık Bakanlığının ilgili mevzuat hükümlerine göre
belirlenir.
Saç ekimi, cilt bakımı, kırışıklık tedavisi, dolgu
maddeleri uygulamaları gibi estetik amacıyla yapılan hizmetler bu istisna
kapsamında değerlendirilmez.
Koruyucu hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon
hizmetleri ile birlikte verilebilen konaklama, ulaşım, yemek gibi teslim ve
hizmetler istisna kapsamına girmez.
16.1.2.
İstisnadan Yararlanacak Alıcılar
İstisnadan, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı
uyruklu gerçek kişiler yararlanabilir.
5901 sayılı Kanunun (3/1-d) maddesinde, yabancının
Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık bağı bulunmayan kişiyi ifade
ettiği hüküm altına alınmıştır.
193 sayılı Kanunun “Türkiye’de yerleşme” başlıklı 4
üncü maddesine göre, ikametgahı Türkiye’de bulunanlar ile bir takvim yılı
içinde Türkiye’de devamlı olarak altı aydan fazla oturanlar (Geçici
ayrılmalar Türkiye’de oturma süresini kesmez.) Türkiye’de yerleşmiş
sayılır.
193 sayılı Kanunun 5 inci maddesi uyarınca, belli
ve geçici görev veya iş için Türkiye’ye gelen iş, ilim ve fen adamları,
uzmanlar, memurlar, basın ve yayın muhabirleri ve durumları bunlara
benzeyen diğer kimselerle tahsil veya tedavi veya istirahat veya seyahat
maksadıyla gelenler ile tutukluluk, hükümlülük veya hastalık gibi elde
olmayan sebeplerle Türkiye’de alıkonulmuş veya kalmış olan yabancılar
memlekette altı aydan fazla kalsalar dahi, Türkiye’de yerleşmiş
sayılmazlar.
Buna göre, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile vatandaşlık
bağı bulunmayan ve 193 sayılı Kanuna göre Türkiye’de yerleşmiş olmayan
yabancı uyruklu gerçek kişiler bu istisnadan faydalanabilir.
Öte yandan, 5901 sayılı Kanunun 28 inci maddesi
uyarınca kendilerine mavi kart verilen ve Türkiye’de yerleşmiş olmayan
gerçek kişiler de bu istisnadan faydalanabilir.
İstisna kapsamında hizmet sunan sağlık kurum ve
kuruluşları, alıcının istisna kapsamında olduğunun tevsikine ilişkin olarak
uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş pasaport üzerinden Türkiye’ye
son giriş tarihinin altı aydan fazla olmadığını kontrol etmek ve pasaportun
fotokopisini (çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden
kişilerde mavi kartın fotokopisini) hizmet sunulmadan önce alıcıdan almak
zorundadırlar.
16.2.
İstisnanın Uygulanması
İstisna uygulanabilmesi için, Türkiye’de yerleşmiş
olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilerin uyruğunda bulunduğu ülke
tarafından verilmiş pasaportu (çıkma izni almak suretiyle Türk
vatandaşlığını kaybeden kişilerde mavi kartı) ibraz ederek, yabancı uyruklu
olduklarını ve pasaport üzerinden altı aydan daha az süreli Türkiye’de
bulunduklarını tevsik etmeleri gerekmektedir.
Sağlık Bakanlığınca izin verilen gerçek veya tüzel
kişiler, Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu gerçek kişilere,
münhasıran sağlık kurum ve kuruluşlarının bünyesinde verdikleri koruyucu
hekimlik, teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturada
hizmet verilen yabancının adı, soyadı, hangi ülkenin uyruğunda olduğu,
pasaport veya mavi kart numarası, verilen hizmetin niteliği, hizmetin
sunulduğu yer ve hizmet bedeli bilgilerine yer vererek KDV hesaplamazlar.
Yabancı ülke pasaportunun veya mavi kartın
fotokopisi, hizmeti sunanlar tarafından 213 sayılı Kanunun muhafaza ve
ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
Yabancılara sunulan koruyucu hekimlik, teşhis,
tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerine ilişkin faturanın, hizmet sunulan
yabancı hasta yerine, sigorta kuruluşları, yabancı sosyal güvenlik
kurumları, yetkili acenteler veya Sosyal Güvenlik Kurumuna (ikili sosyal güvenlik
anlaşması bulunan ülkelerde yerleşik olanlara verilen hizmet bedelinin
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından ilgili ülke kurumlarından tahsil edilmesi
durumunda) düzenlenmesi mümkün olabilmektedir. Bu durumda istisnanın
uygulanabilmesi için düzenlenen faturada hizmet verilen yabancının adı, soyadı,
hangi ülkenin uyruğunda olduğu, pasaport veya mavi kart numarası,
Türkiye’ye en son giriş tarihi, verilen hizmetin niteliği ve hizmet bedeli
bilgilerine yer verilmesi zorunludur.
16.3.
İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan hizmetler, hizmetin
yapıldığı vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin “İstisnalar-Diğer
İade Hakkı Doğuran İşlemler” kulakçığının, “Tam İstisna Kapsamına Giren
İşlemler” tablosunda, 334 kod numaralı “Yabancılara Verilen Sağlık Hizmetlerinde
İstisna” satırı aracılığıyla beyan edilir. Bu satırın “Teslim ve Hizmet
Tutarı” sütununa istisnaya konu hizmetlerin KDV hariç tutarı, “Yüklenilen
KDV” sütununa bu hizmetlere ilişkin alış ve giderlere ait belgelerde
gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek istemeyen mükellefler,
“Yüklenilen KDV” sütununa “0” yazmalıdır.
16.4.
İade
Bu istisnadan kaynaklanan iade taleplerinde
aşağıdaki belgeler aranır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek
KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV
listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- Türkiye’de yerleşmiş olmayan yabancı uyruklu
gerçek kişilerin uyruğunda bulunduğu ülke tarafından verilmiş pasaportun
veya çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden kişilerde mavi
kartın fotokopisi.
16.4.1.
Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben
iade talepleri yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına
bakılmaksızın vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir.
16.4.2.
Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 5.000
TL’yi aşmayan nakden iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve
teminat aranmadan yerine getirilir. İade talebinin 5.000 TL’yi aşması
halinde aşan kısmın iadesi, vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre
yerine getirilir. Teminat verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine
getirilir ve teminat, vergi inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre
çözülür.”
MADDE 8 –
Aynı Tebliğin (II/F-4.3.)
bölümünün başlığı “4.3. Gelir Vergisi Kanununun 81 inci Maddesi
Kapsamındaki İşlemler, Adi Ortaklıkların Sermaye Şirketine Dönüşmesi ile
Kurumlar Vergisi Kanununa Göre Yapılan Devir ve Bölünme İşlemleri” olarak,
aynı bölümün birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“3065 sayılı Kanunun (17/4-c)
maddesi ile Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesinde belirtilen işlemler
ile aynı maddenin birinci fıkrasının (2) numaralı bendinde yazılı şartlar
dahilinde adi ortaklıkların sermaye şirketine dönüşmesi işlemleri ve
Kurumlar Vergisi Kanunu kapsamında yapılan devir ve bölünme işlemleri
vergiden istisna edilmiştir.”
MADDE 9 –
Aynı Tebliğin (II/F-4.7.2.)
bölümünün başlığı “4.7.2. Metal, Plastik, Kâğıt, Cam Hurda ve Atıkları ile
Konfeksiyon Kırpıntılarının Teslimi” olarak, aynı bölümün birinci
cümlesinde yer alan “cam teslimlerinde” ibaresi “cam ile konfeksiyon
kırpıntılarının teslimlerinde” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 10
– Aynı Tebliğin (II/F-4.14.)
bölümünün birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Gümrük antrepoları ve geçici depolama yerleri ile
gümrük hizmetlerinin verildiği gümrüklü sahalarda; 3065 sayılı Kanunun
(17/4-o) maddesine göre, vergisiz satış yapılan işyerlerinin ve bu
işyerlerine ait depo ve ardiye gibi bağımsız birimlerin kiralanması,
(17/4-ö) maddesine göre ithalat ve ihracat işlemlerine konu mallar ile
transit rejim kapsamında işlem gören mallar için verilen ardiye, depolama
ve terminal hizmetleri KDV’den müstesnadır.”
MADDE 11
– Aynı Tebliğin (III/A-4.)
bölümünün sonuna aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“4.9. İkinci
El Araç ve Taşınmaz Ticareti
3065 sayılı Kanunun 7104 sayılı Kanunla değişik
(23/f) maddesine göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz
ticaretiyle iştigal eden mükelleflerce, KDV mükellefi olmayanlardan
(mükellef olanlardan istisna kapsamında yapılan alımlar dâhil) alınarak
vasfında esaslı değişiklik yapılmaksızın satılan ikinci el motorlu kara
taşıtı veya taşınmazların tesliminde matrah, alış bedeli düşüldükten sonra
kalan tutardır.
KDV mükellefi olmayanlardan veya istisna kapsamında
KDV ödenmeksizin alınan ikinci el motorlu kara taşıtları ile taşınmazların
satışında düzenlenecek faturalarda alış bedeli ile satış bedeli arasındaki
fark üzerinden KDV hesaplanır. KDV hesaplanarak alınan ikinci el motorlu
kara taşıtları ile taşınmazların teslimlerinde ise özel matrah
uygulanmayacağı tabiidir.
Buna göre, ikinci el motorlu kara taşıtı veya
taşınmaz teslimlerinde özel matrah uygulaması yalnızca ikinci el motorlu
kara taşıtı veya taşınmaz ticaretiyle iştigal eden mükellefler tarafından
uygulanacaktır.
İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal
edenler, 13/2/2018 tarihli ve 30331 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında
işletmesi adına yetki belgesi alan tacirler ile esnaf ve sanatkârlardır.
İkinci el motorlu kara taşıtı ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz
yetki belgesi almamış olanlar, İkinci El Motorlu Kara Taşıtlarının Ticareti
Hakkında Yönetmeliğe göre yetki belgesi alınması için verilen süre ile
sınırlı olmak üzere yetki belgesi olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler.
Taşınmaz ticareti ile iştigal edenler, 5/6/2018
tarihli ve 30442 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Taşınmaz Ticareti Hakkında
Yönetmelik kapsamında yetki belgesi alan ticari işletmeler ile esnaf ve
sanatkârlardır. Taşınmaz ticareti ile iştigal etmekle birlikte henüz yetki
belgesi almamış olanlar, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmeliğe göre yetki
belgesi alınması için verilen süre ile sınırlı olmak üzere yetki belgesi
olmaksızın, özel matrah uygulayabilirler.
Verilen süre içinde yetki belgesini almamış olanlar
ile yetki belgesi almaksızın ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz
ticareti ile iştigal edenlerin ikinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz
teslimlerinde özel matrah uygulanmaz.
İkinci el motorlu kara taşıtı veya taşınmaz
teslimlerinde özel matrah uygulanabilmesi için, araç veya taşınmazın basit
tadil, bakım ve onarım işlemleri dışında vasfında esaslı değişiklik
yapılmaması gerekmektedir.
Örnek 1: İkinci el araç alım satım faaliyeti ile iştigal
eden (A) Otomotiv Ltd. Şti., KDV mükellefi olmayan Bay (B)’den 32.000 TL’ye
ticari araç satın almıştır. (C) Servis A.Ş.den hizmet almak suretiyle,
satın alınan aracın yıllık bakımı yaptırılmış ve otomobile çelik jant
taktırılmıştır. Bu hizmetin karşılığı olarak (C) Servis A.Ş.ye 5.000 TL+900
TL KDV ödenmiştir. Daha sonra söz konusu otomobil KDV hariç 40.000 TL’ye
satılmıştır. KDV mükellefi olmayan Bay (B)’den satın alınan araca yıllık
bakım yaptırılması ve çelik jant taktırılması, otomobilin vasfında esaslı
bir değişiklik oluşturmadığından, söz konusu aracın satışında özel matrah
uygulanacak ve alış bedeli olan 32.000 TL düşülmek suretiyle 8.000 TL özel
matrah üzerinden (8.000 x 0,18 =) 1.440 TL KDV hesaplanacaktır. Ayrıca
taşıtın yıllık bakımı ile çelik jant takılmasına ilişkin (C) Servis A.Ş.ye
ödenen 900 TL KDV, (A) Otomotiv Ltd. Şti. tarafından indirim konusu
yapılabilecektir.
Söz konusu aracın, KDV oranlarını belirleyen
2007/13033 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki (I) sayılı listenin 9 uncu
sırasında tanımlanan binek otomobillerinden olması durumunda, özel matrah
üzerinden %1 oranında KDV uygulanacağı tabiidir.
Örnek 2: İkinci el araç alım satım faaliyeti ile iştigal
eden Bay (A), KDV mükellefi olmayan Bay (B)’den 1978 model kullanılamaz
halde bulunan bir aracı 10.000 TL bedelle satın almıştır. (C) Servis
A.Ş.den hizmet almak suretiyle, söz konusu aracın motoru dahil birçok
parçası değiştirilmek suretiyle yenilenmiş ve (C) Servis A.Ş.ye 20.000
TL+3.600 TL KDV ödenmiştir. Yenilenen araç Bay (A) tarafından KDV hariç
40.000 TL’ye satılmıştır. Söz konusu aracın motor dahil birçok parçasının
değiştirilmek suretiyle yenilenmesi, taşıtın vasfında esaslı bir değişiklik
oluşturduğundan söz konusu aracın tesliminde özel matrah uygulanmayacak,
toplam satış bedeli olan 40.000 TL matrah üzerinden KDV hesaplanacaktır.
Diğer taraftan, aracın yenilenmesine ilişkin (C) Servis A.Ş.ye ödenen 3.600
TL KDV, Bay (A) tarafından indirim konusu yapılabilecektir.
Örnek 3: Taşınmaz alım satımı ile iştigal eden (A) Emlak
Danışmanlık A.Ş. KDV mükellefi olmayan gerçek kişiden almış olduğu
işyerinin boyasını ve su tesisatını yenileyerek satmıştır. İşyerinin boyası
ve su tesisatının yenilenmesi, işyerinin vasfında esaslı bir değişiklik
oluşturmadığından (A) Emlak Danışmanlık A.Ş. tarafından yapılan işyeri
tesliminde özel matrah uygulanacaktır.
Örnek 4: (A) Mobilya İmalat, Turizm A.Ş. 3 yıl önce yatırım
amaçlı almış olduğu arsayı (B) Konut Yapı Kooperatifine satmıştır. (A)
Mobilya İmalat, Turizm A.Ş.nin faaliyet konusu taşınmaz ticareti
olmadığından arsa tesliminde özel matrah uygulanmayacaktır.”
MADDE 12
– Aynı Tebliğin (III/A) kısmının
(4.), (4.2.2.), (4.5.), (4.6.), (4.7.), (4.8.) bölümlerindeki “(23/f)” ibareleri
“(23/g)” olarak değiştirilmiştir.
MADDE 13
– Aynı Tebliğin (IV/A) kısmının
(1.5.) bölümünden sonra aşağıdaki bölüm eklenmiştir.
“1.6.
İstisna Kapsamındaki İşlemin Gerçekleşmesinden Sonra İşlemle İlgili
Yüklenilen Kur Farkları
Tam istisna kapsamındaki bir işlemin
gerçekleşmesinden sonra, söz konusu işleme ilişkin mal ve hizmet alımlarına
ait kur farkları ortaya çıkabilmekte olup, söz konusu kur farkı üzerinden
ödenen KDV’lerin tam istisna kapsamındaki işlemin gerçekleştiği
vergilendirme dönemine ilişkin yüklenilen KDV hesabına dahil edilerek
iadesinin talep edilmesi mümkündür. Ancak, kur farkına ilişkin faturanın
iade işlemleri sonuçlandırıldıktan sonra gelmesi halinde, işlemle ilgili
mal ve hizmet alımlarına ait kur farkı üzerinden ödenen ve yüklenilen KDV
hesabına dahil edilmesi gereken KDV, indirim hesaplarına dahil edildiği
vergilendirme dönemine ilişkin iade hesabında dikkate alınabilir.”
MADDE 14
– Aynı Tebliğin (IV/A-2.1.)
bölümünün üçüncü paragrafındaki “gümrükte onaylatılan özel fatura nüshası”
ibaresinden sonra gelmek üzere “, onaylanmış antrepo beyannamesi” ibaresi
eklenmiştir.
MADDE 15
– Aynı Tebliğe ekte yer alan EK 29
eklenmiştir.
MADDE 16
– Bu Tebliğin 6 ncı ve 13 üncü
maddeleri yayımı tarihinde, diğer maddeleri 1/6/2018 tarihinden itibaren
geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 17
– Bu Tebliğ hükümlerini Maliye
Bakanı yürütür.
Ekleri için tıklayınız
|