|
Yargıtay
13. Hukuk Dairesinden:
ESAS NO : 2014/6738
KARAR NO : 2014/6675
2014/42114
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ : Isparta
1. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
TARİHİ : 5/3/2013
NUMARASI : 2012/299-2013/62
DAVACI : Türkiye İş Bankası
vekili avukat İlyas Kara
DAVALI : Feride Kıvrak
vekili avukat Ömer Berber
Taraflar
arasındaki tüketici hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan
yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne
yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozulması istenilmekle, incelemenin
evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği
konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,
davalının tüketici kredisi kullandığını, kendisinden hesap işletim ücreti
tahsil edildiğini, Şarkikaraağaç Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem
Heyetinin 10.7.2012 tarih ve 2012/8 sayılı kararı ile;
200,09 TL hesap işletim ücretinin tüketiciye iadesine karar verildiğini
ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini
istemiştir.
Davalı,
davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,
tahsil edilen ücretin tüketici kredisi veya kredi kartından
kaynaklanmadığı, bankacılık işleminden kaynaklandığı, mevduat hesabından
alınan hesap işletim ücretine ilişkin olduğu, dolayısıyla uyuşmazlığın
çözümünde tüketici sorunları hakem heyetinin görevli olmadığı gerekçesiyle
tüketici sorunları hakem heyeti kararının görev yönünden iptaline, 660,00
TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya
verilmesine karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun
yararına temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık,
davanın kabulü nedeniyle davacı lehine hükmedilecek vekalet
ücretinin miktarı hususundadır. Davacı, 200,09 TL hesap işletim ücretinin
davalı tüketiciye iadesine ilişkin tüketici sorunları hakem heyeti
kararının iptali istemiyle eldeki dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne,
660,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak
davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre; “l)
Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların
konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti,
(yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son
cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,)
Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Şu kadar ki asıl alacak
miktarı 3.666,66 TL’ye kadar olan davalarda avukatlık ücreti, tarifenin
ikinci kısmının, ikinci bölümünde, icra mahkemelerinde takip edilen davalar
için öngörülen maktu ücrettir. Ancak bu ücret asıl alacağı geçemez.” Buna
göre davacı lehine 200,09 TL vekalet ücretine
hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya
aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun
yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun
yararına temyiz talebinin kabulü ile Isparta 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
5.3.2013 tarih ve 2012/299 esas 2013/62 karar sayılı kararının sonuca
etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 11.3.2014 gününde
oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
13. Hukuk Dairesinden:
ESAS NO : 2014/6739
KARAR NO : 2014/6676
2014/45664
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ : İstanbul
2. Tüketici Mahkemesi
TARİHİ : 29/5/2013
NUMARASI : 2013/762-2013/799
DAVACI : Garanti Bankası
A.Ş. vekili avukat Alican Bayazıt
DAVALI : Dursun Aydın
vekili avukat Zuhal Kemeroğlu
Taraflar
arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması
sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen
hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun
yararına bozulması istenilmekle, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına
karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,
Davalının kullandığı kredi nedeniyle kendisinden masraf kesildiğini, Esenyurt Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem
Heyetinin 11.1.2013 tarih ve 2013/131 sayılı kararı ile;
983,00 TL ücretin davalıya iadesine karar verdiğini ileri sürerek hakem
heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,
davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,
dosya üzerinden karar verilerek davanın kabulüne karar verilmiş; karar,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
Savunma
hakkı Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alındığı gibi, karar
tarihinde yürürlükte bulunan HMK.’nun 27. maddesi
hükmüne göre de, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer
ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına
sahip olup, başka bir anlatımla, davalıya savunma hakkını kullanma olanağı
verilmeden hüküm kurulamaz. HMK.’nın 320/1.
maddesinde “mahkeme mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden
dosya üzerinden karar vereceği” belirtilmişse de bunun ancak ön inceleme
aşamasında ve “mümkün olan hallerde” olduğu belirtilmek suretiyle yasanın
uygulama alanı dar bir çerçeve ile belirlenmiştir. HMK.’nın
27. maddesinde belirtildiği üzere davanın taraflarının, kendi hakları ile
bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakları mevcut olup, bu hak çerçevesinde
tarafların açıklama ve ispat hakkını kullanabilmeleri gerekmektedir. Hukuki
dinlenilme hakkının usul hukukundaki bir diğer yansıması ise, HMK. madde 297/1-c bendinde yer almış olup buna göre,
mahkemelerin gerekçeli kararlarında, tarafların iddia ve savunmalarının
özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar
hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi
ile sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin
belirtilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Hal böyle olunca, tarafların
hukuki dinlenilme hakkı bağlamında ilk derece mahkemesince duruşma
yapılması kural olup, mahkemece tarafların iddia ve savunmalarının
toplanarak duruşma açılması ve tarafların açıklamaları dinlenildikten sonra
sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dosya üzerinde karar verilmesi
hatalı olup, bozmayı gerektirir. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun
yararına temyiz talebinin kabulü ile İstanbul 2.Tüketici Hukuk
Mahkemesi’nin 29.5.2013 tarih ve 2013/762 esas, 2013/799 karar sayılı
kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 11.3.2014
gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
13. Hukuk Dairesinden:
ESAS NO : 2014/10887
KARAR NO : 2014/9790
2014/76725
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ : Tarsus 3.
Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
TARİHİ : 26/2/2013
NUMARASI : 2012/299-2013/51
DAVACI : T.Vakıflar Bankası
T.A.O vekili avukat Kenan Bek
DAVALI : Şerafettin Kaya
vekili avukat Yusuf Işın
Taraflar
arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması
sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak
verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine
dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,
Tarsus Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem Heyetinin 24/9/2012 tarih ve
2012/810 sayılı kararı ile; konut kredisinin
yapılandırılması sırasında alınan 1.005,00 TL ücretin tüketiciye iadesine
karar verildiğini ileri sürerek tüketici hakem heyeti kararının iptaline
karar verilmesini istemiştir.
Davalı,
davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın
kabulüne karar verilmiş, karar Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun
yararına temyiz edilmiştir.
Davacı,
davalının bankadan kullandığı krediler nedeniyle kendisinden 1.700,00 TL
kesinti yapıldığını, tüketici sorunları hakem heyetince bu kesintinin
davalı tüketiciye iadesine karar verildiğini ileri sürerek tüketici
sorunları hakem heyeti kararının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Uyuşmazlık; davalı banka
tarafından alınan masrafların zorunlu olup olmadığı hususundadır.
Davalı
bankanın tacir olup, yaptığı masrafları tüketiciden isteme hakkı bulunduğu
anlaşılmakta ise de, somut uyuşmazlığın tüketici hukukundan kaynaklandığı
da gözetildiğinde, bankanın ancak davaya konu kredinin verilmesi için zorunlu,
makul ve belgeli masrafları tüketiciden isteyebileceğinin kabulü gerekir.
Buna göre; mahkemece, davalı bankadan bu yönde delilleri sorulduktan sonra,
konusunda uzman bilirkişi ya da heyetinden, yukarıda belirtilen açıklamalar
ışığında ve kredinin kullanılması için zorunlu, makul ve belgeli
masrafların neler olduğunun tespiti noktasında rapor alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken
bu yönler gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın
kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Açıklanan nedenlerle
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma talebinin kabulü
gerekmiştir.
SONUÇ:
Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun
yararına temyiz talebinin kabulü ile Tarsus 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin
26.2.2013 tarih ve 2012/299 esas, 2013/51 karar sayılı kararının sonuca
etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek
halinde iadesine, 31.3.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
—— • ——
Yargıtay
13. Hukuk Dairesinden:
ESAS NO : 2014/10889
KARAR NO : 2014/9791
2014/87495
YARGITAY İLAMI
MAHKEMESİ : Tatvan
Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
TARİHİ : 19/3/2013
NUMARASI : 2012/749-2013/143
DAVACI : Telpa Telekomünikasyon A.Ş. vekili avukat Selda Saç
DAVALI : Yunus Yiğit
Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz
davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı
davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay
Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmesi üzerine
dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Tatvan Kaymakamlığı Tüketici Sorunları Hakem
Heyetinin 15.8.2012 tarih ve 2012/231077 sayılı kararı ile;
davalı Yunus Yiğit’in satın aldığı Samsung S 2620
model cep telefonunun dört defa servise gönderilmesine rağmen arızanın
giderilemediği gerekçesiyle ürünün değişimine ilişkin tüketici talebinin
kabulüne karar verildiğini, ithalatçı veya yetkili satıcı konumunda
olmadığını, sadece yetkili servis konumunda olduğunu ileri sürerek tüketici
hakem heyeti kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karar
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz edilmiştir.
Davacı, Tüketici Sorunları Hakem Heyetince davalının
satın aldığı telefonun arazının giderilemediği gerekçesiyle değişimine
karar verildiğini ileri sürerek tüketici sorunları hakem heyeti kararının
iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne,
kendisini vekille temsil ettiren davacı lehine vekalet
ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı, tüm aşamalarda
kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi
uyarınca davacı lehine 440,00 TL vekalet ücretine
hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya
aykırıdır. Açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun
yararına bozma talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının kanun yararına temyiz talebinin kabulü ile Tatvan Asliye
Hukuk Mahkemesi’nin 19.3.2013 tarih ve 2012/749 esas 2013/143 karar sayılı
kararının sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, 31.3.2014
gününde oybirliğiyle karar verildi.
|