|
KAMULAŞTIRMA KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun
No. 5999 Kabul
Tarihi: 18/6/2010
MADDE 1 –
4/11/1983 tarihli ve 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununa aşağıdaki geçici
madde eklenmiştir.
"Kamulaştırmasız
el koyma sebebiyle tazmin
GEÇİCİ
MADDE 6 – Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç
yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında
fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca
tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen
veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası
olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, malik tarafından ilgili
idareden tazminat talebinde bulunulması halinde, öncelikle uzlaşma yoluna
gidilmesi esastır.
Tazminat
müracaatı üzerine, fiilen el konulan taşınmazın veya üzerinde tesis edilen
irtifak hakkının malikin müracaat ettiği tarihteki tahmini değeri; bu
Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre teşkil edilen kıymet takdir
komisyonu marifetiyle, taşınmazın el koyma tarihindeki nitelikleri esas
alınmak ve bu Kanunun 11 inci ve 12 nci maddelerine göre hesaplanmak
suretiyle tespit edilir. Tespitten sonra, bu Kanunun 8 inci maddesinin
üçüncü fıkrasına göre teşkil olunan uzlaşma komisyonunca, müracaat
tarihinden itibaren en geç altı ay içerisinde 7201 sayılı Kanun hükümlerine
göre tebliğ edilen bir yazı ile, tahmini değer bildirilmeksizin, talep
sahibi uzlaşma görüşmelerine davet edilir.
Uzlaşma;
nakdi ödeme, idareye ait taşınmazın trampası, idareye ait taşınmaz üzerinde
sınırlı ayni hak tanınması veya imar mevzuatı çerçevesinde başka bir yerde
imar hakkı kullandırılması suretiyle yapılabilir.
Uzlaşma görüşmeleri,
hukuki veya fiili engel bulunmadığı takdirde davete icabet tarihinden
itibaren en geç altı ay içerisinde sonuçlandırılır ve uzlaşmaya varılıp
varılmadığı, malik veya temsilcisi ile komisyon üyeleri tarafından
imzalanan bir tutanağa bağlanır. Bu tutanak ile uzlaşma görüşmelerine
ilişkin bilgi ve belgeler, açılacak davalarda taraflar aleyhine delil
teşkil etmez. Uzlaşmaya varılması halinde, üzerinde uzlaşılan hakkın
türünü, tanınma şart ve usullerini, nakdi ödemede bulunulacak ise miktarını
ve ödeme şartları ile taşınmazların tesciline veya terkinine dair
muvafakati de ihtiva eden bir sözleşme akdedilerek bu sözleşme çerçevesinde
işlem yapılır ve uzlaşma konusu taşınmazlar resen tapuya tescil veya terkin
edilir.
Uzlaşılan
nakdi tazminat bedeli, bütçe imkanları dahilinde, sonraki yıllara sari
olacak şekilde taksitli olarak da ödenebilir. Taksitli ödeme süresince,
4/12/1984 tarihli ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin
Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir.
İdare ve
malik arasında uzlaşma sağlanamadığı takdirde, uzlaşmazlık tutanağının
tanzim edildiği veya ikinci fıkradaki sürenin uzlaşmaya davet olmaksızın
sona erdiği tarihten itibaren üç ay içerisinde malik tarafından sadece
tazminat davası açılabilir. Dava açılması halinde, fiilen el konulan
taşınmazın veya üzerinde
tesis edilen irtifak hakkının müracaat tarihindeki değeri, ikinci fıkranın
birinci cümlesindeki esaslara göre mahkemece tespit ve taşınmazın veya
hakkın idare adına tesciline veya terkinine ve malike tazminat ödenmesine
hükmedilir. Tescile veya terkine ilişkin hüküm kesin olup tarafların
hükmedilen tazminata ilişkin temyiz hakkı saklıdır.
Kesinleşen
mahkeme kararlarına istinaden bu madde uyarınca ödemelerde kullanılmak
üzere, ihtiyaç olması halinde, idarelerin yılı bütçelerinde sermaye
giderleri için öngörülen ödeneklerden yüzde iki pay ayrılır. Kesinleşen
alacakların toplam tutarının ayrılan ödeneğin toplam tutarını aşması
halinde, ödemeler, sonraki yıllara sari olacak şekilde, garameten ve
taksitlerle gerçekleştirilir. Taksitlendirmede, bütçe imkanları ile
alacakların tutarları dikkate alınır. Taksitli ödeme süresince, 3095 sayılı
Kanuna göre ayrıca kanuni faiz ödenir. İdare tarafından, mahkeme kararı
gereğince nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma
yolları da teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine
göre işlem yapılabilir.
Bu
maddenin tazminata ilişkin hükümleri, vuku bulduğu tarih itibarı ile bu
maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el koymadan dolayı açtıkları
tazminat davası süre bakımından dava hakkının düştüğü gerekçesiyle reddedilmiş
olanlar hakkında da uygulanır. Evvelce açtıkları davalar sonunda tazminat
almaya hak kazanmış veya süre dışındaki sebeplerden dolayı davaları
reddedilmiş olanlar hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz. Ancak, gerek iç
hukuka ve gerekse milletlerarası hukuka göre evvelce açtıkları davalar
sonunda hak kazanmış oldukları tazminat henüz ödenmemiş olanlara, idare
tarafından nakdi ödeme yerine, üçüncü fıkrada belirtilen diğer uzlaşma
yolları teklif edilebilir ve bu maddenin uzlaşmaya ilişkin hükümlerine göre
işlem yapılabilir.
Vuku
bulduğu tarih itibarı ile bu maddenin kapsamında olan kamulaştırmasız el
koymadan dolayı bu maddenin yürürlüğe girmesinden önce tazmin talebiyle
dava açmış olanlar; bu madde hükümlerine göre uzlaşma yoluna gitmeyi
isteyip istemediklerini bu maddenin yürürlüğe girmesinden itibaren üç ay
içinde idareye ve mahkemeye verecekleri dilekçeler ile bildirebilirler.
Uzlaşma talebi üzerine, uzlaşma görüşmelerinin neticesine kadar dava
bekletilir; uzlaşılamaması halinde, uzlaşmazlık tutanağının mahkemeye
sunulmasından sonra davaya devam edilir.
Bu madde
uyarınca ödenecek olan tazminatın tahsili sebebiyle idarelerin mal, hak ve
alacakları haczedilemez."
MADDE 2 –
Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 3 –
Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.
29/6/2010
|