Danıştay Beşinci Daire Başkanlığından: Esas
No : 2006/1462 Karar
No : 2006/2095 Kanun Yararına Temyiz İsteminde Bulunan : Danıştay Başsavcılığı Davacı :
Firdevs Örnek, 5. Cad. No:17/8 - Bahçelievler/ANKARA Davalı :
Sağlık Bakanlığı - ANKARA İsteğin Özeti :
Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin temyiz edilmeksizin kesinleşen 24/1/2002
günlü, E:2001/421, K:2002/76 sayılı iptal kararının, Danıştay Başsavcılığı
tarafından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca
kanun yararına bozulması istenilmektedir. Danıştay Tetkik Hakimi : M.
Emin Kaçar Düşüncesi :
Üç aşamalı bir sınav olan ve son aşaması 15/1/2001 tarihinde yapılan
klinik şefliği sınavı hakkında Danıştay tarafından yürütmeyi durdurma ve
iptal kararları verilmiş olduğundan ve davacının bu sınav sonucuna göre
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği Şefliğine atanma
isteminin reddine ilişkin 2/4/2001 tarihli işlemde hukuka aykırılık
bulunmadığından, dava konusu atamama işleminin iptali yolundaki İdare
Mahkemesi kararının kanun yararına bozulması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Başsavcısı : Zafer
Kantarcıoğlu Düşüncesi :
Dr. Firdevs Örnek'in Ankara Eğitim ve Araştırma
Hastanesi 2. Göz Kliniği Şefliğine atanma isteğiyle yaptığı başvurusunun
reddine ilişkin 2/4/2001 günlü, 50309 sayılı işlemin iptali isteğiyle açılan
davada, Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen söz konusu işlemin iptaline
ilişkin 24/1/2002 gün ve E:2001/421, K:2002/76 sayılı kararın hukuka aykırı
olduğu belirtilerek kanun yararına bozulması istemi üzerine konu incelendi. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanununun 51 inci maddesine göre kanun yararına temyiz yoluna "niteliği
bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonuç ifade eden" kararlara
karşı başvurulabileceği belirtilmiştir. Tababet Uzmanlık Yönetmeliğinin
bazı maddelerinde yapılan ve 12/8/2000 günlü, 24138 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanarak yürürlüğe giren değişiklikle, Eğitim Hastanelerinde Şef ve Şef
Yardımcılığı için yapılacak olan sınav sistemi değiştirilerek merkezi bilim
sınavı tamamen kaldırılmış, bunun yerine üç aşamalı bir sınav sistemi
getirilmiştir. Sınavın birinci aşaması "yabancı dil sınavı," ikinci
aşaması "yayınların değerlendirilmesi," üçüncü aşaması ise "mesleki
bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği
sınavı" olup üçüncü aşama sınava girilebilmesi için yabancı dil
sınavının başarılması ve yayınların jüri tarafından değerlendirilip kabul
edilmesi gerekmektedir. Türk Tabipler Birliğinin, Ankara
Tabip Odası ile birlikte, 12/8/2000 günlü, 24138 sayılı Resmî Gazete’de
yayımlanan Tababet Uzmanlık Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2,3,4,5,7,8,9,10,11, ve 15 inci maddelerinin
iptali ve iptali istenen 8 inci maddeye dayalı olarak 24/9/2000 gününde
yapılacağı ilan edilen yabancı dil sınavının iptali ve yürütmenin
durdurulması istemiyle açtığı 2000-4810 esas sayısına kayıtlı davada,
Danıştay Beşinci Dairesince 21/12/2000 gününde yönetmelik değişikliğiyle
getirilen düzenlemelerin Tababet Uzmanlık Kurulunun görev konularına ilişkin
bulunduğundan bahisle anılan kurulun görüşünün alınmaması, 1219 sayılı
Yasayla tıpta uzmanlık konusunda getirilmiş bulunan düzenleme ile, Tababet
Uzmanlık Tüzüğünün 15 inci maddesini tümüyle gözardı
etmesi nedeniyle yetki yönünde hukuka aykırı görülerek dava konusu yönetmelik
maddelerinin ve 8 inci maddeye dayalı olarak yapılacağı ilan edilen yabancı
dil sınavının yürütülmesinin durdurulmasına karar verildiği, kararda
yürütmenin durdurulması nedeniyle sınavın diğer aşamalarının
yapılamayacağının vurgulandığı, davalı idarenin aynen ve gecikmesiz uygulamak
zorunda olduğu bu yargı kararının aksine, şef ve şef yardımcılığı sınavının
ikinci kademesi olan (ve sınavın birinci kademesi yabancı dil sınavında başarılı
olanlarla bu dil sınavından muaf olan adayların eserlerinin incelenmesine de
ilişkin) "yayınların değerlendirilmesi" aşamasını uygulamaya
koyduğu, yönetmeliğin iptali istenilen 7 nci
maddesine göre Bakanlıkça oluşturulan jüriler tarafından adayların yayınlarının
değerlendirildiği ve bu aşamada başarılı olan adayların, 15/1/2001 gününde
sınavın üçüncü ve son aşaması olan ve davalı idarece yapılan "mesleki
bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilmesi yeteneği sınavına
katıldıkları, bu sınavda başarılı olan adayların çeşitli eğitim
hastanelerindeki şef ve şef yardımcılığı kadrolarına atamalarının yapıldığı,
anılan sınavı yapma işleminin ve bu sınav sonucunda başarılı olanların
atamalarına ilişkin işlemlerin iptali istemiyle de Türk Tabipler Birliği
tarafından, Danıştay Beşinci Dairesinin E:2001-1008 esas sayısına kayıtlı
davanın açıldığı; bu davada da, Dairenin 21/12/2000 günlü E:2000-4810 sayılı
kararıyla yürütülmesi durdurulan Yönetmeliğin 8 inci maddesi uyarınca yapılan
yabancı dil sınavına dayalı olarak 15/1/2001 gününde gerçekleştirilen mesleki
bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği sınavının
ve bu sınav sonucunda başarılı olanların şef ve şef yardımcılığına
atamalarının yapılmasına ilişkin işlemlerin de hukuki dayanaktan yoksun
kaldığı gerekçesiyle 11/7/2001 günlü kararla yürütülmesinin durdurulduğu,
daha sonra da Danıştay Beşinci Dairesince yukarıda belirtilen gerekçelerle
15/5/2002 günlü E:2002-4810 K:2002-2253, 15/5/2002 günlü E: 2001-1008,
K:2002-2254 sayılı iptal kararlarının verildiği, davalı idarenin temyiz
istemi incelenerek İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 7/2/2003 günlü
E:2002-1225, K:2003-62 sayılı kararı ile Yönetmelik değişikliğinin
hazırlanması ve çıkarılması sırasında Tababet Uzmanlık Kurulu kararının
alınması zorunluluğunun bulunmadığı gerekçeleriyle açıklanarak Danıştay
Beşinci Dairesinin 15/5/2002 günlü E:2000-4810, K:2002-2253 sayılı kararının
bozulması üzerine, Dairece bozma kararına uyulmak suretiyle işin esası
incelenerek, 12/8/2000 günlü, 24138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tababet
Uzmanlık Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 3,4/1,5,7/1,8,9,10,11 ve 15/2 nci
maddeleri ile 8 inci maddeye dayalı olarak Bakanlıkça 24/9/2000 günü
yapılacağı ilan edilen yabancı dil sınavının iptaline, diğer kısımlar
yönünden davanın reddine karar verildiği, İdari Dava Daireleri Kurulunun
27/10/2005 günlü E:2004-2655; K:2005-2557 sayılı kararı ile onandığı; İdari
Dava Daireleri Genel Kurulunun 4/3/2004 günlü, E:2003-452, K:2004-232 sayılı
bozma kararı üzerine de yine bozmaya uyularak 15/1/2001 gününde mesleki
bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği sınavını
yapma işleminin iptaline, davanın atamalarla ilgili kısmının ise ehliyet
yönünden reddine ilişkin 16/6/2004 günlü, E:2004-2037, K:2004-2915 sayılı
kararın verildiği bu kararın da İdari Dava Daireleri Kurulunun 27/10/2005
günlü E:2004-2441; K:2005-2558 sayılı kararıyla onandığı anılan dosyaların
incelenmesinden anlaşılmaktadır. 24/9/2000 gününde davalı idarece
yapılan yabancı dil sınavında başarılı olması üzerine yayınları
değerlendirilerek bu aşamada da başarılı olduktan sonra üçüncü aşama olan ve
15/1/2001 gününde yapılan, mesleki bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve
öğretim yeteneği sınavında 75 puan barajını aşamadığı için ataması
yapılamayan Dr. Firdevs Örnek'in 74 puan alarak
başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı dava, Ankara 7.
İdare Mahkemesinin 11/3/2000 günlü E:2001-388, K:2003-268 sayılı kararıyla
reddedilmiş, Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2003 günlü E:2003-2924,
K:2003-4208 sayılı kararıyla onanmış, karar düzeltme istemi de Dairenin
21/11/2005 günlü, E:2004-1839, K:2005-5302 sayılı kararıyla reddedilmiş, yine
Dr. Firdevs Örnek'in Ankara Eğitim ve Araştırma
Hastanesi 2. Göz Kliniği Şefliğine atanmak için yaptığı başvurusunun reddine
ilişkin işlemin iptali istemiyle açmış olduğu davada, Ankara 6. İdare
Mahkemesinin temyiz edilmeyerek kesinleşen 24/1/2002 günlü E:2001-421,
K:2002-76 sayılı kararıyla işlem iptal edilmiş, kanun yararına bozma istemine
de konu olan bu karar üzerine, 29/5/2002 günlü işlemle Firdevs
Örnek klinik şefliği kadrosuna atanmış, Firdevs
Örnek'in bu atama işleminin iptali isteğiyle açılan davada, Ankara 10. İdare
Mahkemesince verilen 19/12/2002 günlü, E:2002-882, K:2002-1666 sayılı iptal
kararı Danıştay Beşinci Dairesinin 20/10/2003 günlü E:2003-1024, K:2003-4209
sayılı kararı ile, hernekadar Daire içtihatları
temyize konu Mahkeme kararında da belirtildiği üzere, 24/9/2000 günlü yabancı
dil sınavının hukuka aykırılığının yargı kararları ile saptanmış olması
karşısında şef ve şef yardımcılığı sınavının üçüncü aşaması olan yetenek
sınavının da hukuki dayanağı kalmadığından, yapılmasına hukuken olanak
bulunmadığı yolunda ise de, anayasanın 138 ve 2577 sayılı İdari Yargılama
Usulü Kanununun 28 inci maddeleri dikkate alındığında temyiz edilmeyerek
kesinleşmiş olan Ankara 6. İdare Mahkemesinin 24/1/2002 günlü, E:2001/421,
K:2002/76 sayılı kararı üzerine Klinik Şefliği kadrosuna atanmış olan Firdevs Örnek'in bu atamasının bir başka yargı kararı ile
iptal edilmesine hukuken olanak bulunmadığından aksi yöndeki Mahkeme
kararında hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin temyiz
istemi kabul edilerek Mahkeme kararı bozulmuş, karar düzeltme istemi de
Danıştay Beşinci Dairesinin 25/10/2005 günlü E:2004-1279, K:2005-4839 sayılı
kararıyla reddedilmiş, diğer taraftan, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 11/3/2003
günlü E:2001-388, K:2003-268 sayılı kararının uygulanması suretiyle Firdevs Örnek'in Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2.
Göz Kliniği şeflik kadrosundan alınarak Göz Hastalıkları Bölümüne Başasistan
olarak atanması üzerine, adı geçen kişi tarafından söz konusu işlemin iptali
isteğiyle açılan davada da, davalı idarece mevcut iki yargı kararından,
davacının şeflik sınav sonucuna yönelik olarak açılan davada verilen yargı
kararı uygulanarak davacı görevden alınmışsa da; Ankara 6. İdare Mahkemesince
davacının (74) puan aldığının kabul edilmesiyle sınavda (75) puan alarak en
yüksek puanı alan kişinin muvafakat alamadığından anılan göreve atanmaması
dikkate alındığında, diğer en yüksek puanı alan davacının atanmasının kamu
yararı ve hizmetin devamlılığı bakımından hukuka uygun olacağından, işlemin
iptali yönünde verdiği kararın davacının "hukuki statüsüne" uygun
bir karar olduğu buna göre, davacının Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2.
Göz Kliniği Şeflik görevinden alınarak Göz Hastalıkları Bölümüne Başasistan
olarak atanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği
gerekçesiyle Ankara 5. İdare Mahkemesince 28/5/2004 günlü E:2003-1418,
K:2004-1021 sayılı iptal kararı verilmiş bulunmaktadır. Yukarıda ayrıntılarıyla
açıklandığı üzere, İdari Dava Daireleri Kurulu kararlarıyla onanan Daire
kararlarıyla, yönetmelik değişikliğiyle üç aşamalı yapılması öngörülen
sınavın ilk aşaması olan ve 24/9/2000 gününde yabancı dil sınavının hukuka
aykırılığı saptanarak sınavın diğer aşamalarının da hukuki dayanağının
kalmadığının belirlenmiş olması karşısında, yargı kararlarının aynen ve
geciktirilmeksizin uygulanması gerektiğine ilişkin Anayasa ve Yasa kuralı gözardı edilerek, 24/9/2000 gününde yapılan yabancı dil
sınavında başarılı olan Firdevs Örnek'in yayınların
değerlendirilmesi sınavında da başarılı bulunması üzerine girdiği mesleki
bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği sınavında
74 puan alarak yönetmelikte öngörülen 75 puan barajını aşamaması nedeniyle
Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği şefliğine atanması
istemiyle yaptığı başvurusunun reddine ilişkin işleme karşı açtığı davada,
uyuşmazlık konusu klinik şefliği için yapılan sınavda en yüksek puanı alan
Doç. Dr. Faruk Öztürk'ün görev yaptığı Afyon
Kocatepe Üniversitesinden muvafakat alamaması nedeniyle halen boş bulunan
şeflik kadrosuna hizmetin devamlılığı ve kamu yararı bakımından diğer en
yüksek puanı alan Firdevs Örnek'in atanması
gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri
bakımından hukuka uyarlık bulunmadığından bahisle anılan işlemin iptali
yolunda Ankara 6. İdare Mahkemesince verilen 24/1/2002 günlü E:2001-421;
K:2002-76 sayılı karar hukuka aykırı bir sonuç ifade etmektedir. Açıklanan nedenlerle söz konusu
kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 51 inci maddesi uyarınca
kanun yararına bozulması için temyiz gerekli görülmüştür. TÜRK
MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Beşinci
Dairesi'nce işin gereği düşünüldü; Davacı, Ankara Eğitim ve
Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği Şefliğine atanması isteğiyle 29/3/2001
tarihinde yaptığı başvurunun reddine ilişkin 2/4/2001 tarihli işlemin iptali
istemiyle dava açmıştır. Ankara 6. İdare Mahkemesi'nin
24/1/2002 günlü, E:2001/421, K:2002/76 sayılı kararıyla; hernekadar
Tababet Uzmanlık Kurulunun görüşü alınmaksızın sınav yapılmasının hukuka
aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulmuş ise de, davalı idarece ilan edilen
ve idari bir görev niteliği taşıyan şef ve şef yardımcılıkları kadrolarının,
hizmetin yürütülebilmesi, uzmanlık eğitiminin verilebilmesi ve uzmanlık
eğitim birimi içerisindeki idari işleyişin temini bakımından kamu görevlisi
ataması yapılması gereken ara hizmet birimlerinden olduğu; şef ve şef
yardımcılığı sınavlarının Tababet Uzmanlık Kurulunun görüşü alınmaksızın
yapılmasına ilişkin hukuka aykırılık, anılan şekil eksikliği davalı idarece
bilahare giderilerek, Tababet Uzmanlık Kurulunun görüşünün alınması suretiyle
anılan Yönetmelikte yeniden düzenleme yapıldığı ve benzer hükümler içeren
düzenlemenin 28/4/2001 günlü Resmî Gazete'de yayımlandığı gözönüne
alındığında, sözü edilen sınavın içeriği bakımından hukuka aykırılık
bulunmadığı; başka bir ifadeyle, bu sınavın, katılanlar arasında en liyakatli
olanı belirleme noktasında somut bir sonucu ifade ettiğini de kabul etmek
gerektiği; gerek 1219 sayılı Yasada, gerekse Tababet Uzmanlık Tüzüğünde şef
ve şef yardımcılıklarına yapılacak atamaların, atanma yeterliğini taşıyanlar
arasından sınavla belirleneceği yolunda amir bir hüküm içermediği de dikkate
alındığında, davalı idarece yapılan sınavların objektif kriterler içermesi ve
liyakatli olanı belirlemeye yönelik somut sonuçlar ortaya koyması bakımından
kamu yararına uygun olduğu; anılan sınavlara ilişkin düzenlemenin şekil
eksikliği nedeniyle hukuka aykırı olduğu yolundaki yargı kararıyla, sözü
edilen somut sonuçların geçersiz sayılamayacağı sonucuna ulaşıldığı; uyuşmazlık
konusu olayda, klinik şefliği için yapılan sınavda en yüksek puanı alan Doç.
Dr. Faruk Öztürk'ün, görev yaptığı Afyon Kocatepe
Üniversitesinden muvafakat verilmemesi nedeniyle Ankara Eğitim ve Araştırma
Hastanesi 2. Göz Kliniği Şefliğine atamasının yapılamadığı; aynı hastanede
uzman olan ve davalı idarece yapılan sınavda Faruk Öztürk'ten
sonra en yüksek notu (74 puan) alan davacının klinik şefliği kadrosuna
atanması isteğiyle yaptığı başvurunun reddedildiği; klinik şefliği sınavında
en yüksek puanı alan kişinin muvafakat alamadığı için bu göreve atanamaması
nedeniyle halen münhal bulunan şeflik kadrosuna, hizmetin devamlılığı ve kamu
yararı bakımından diğer en yüksek puanı alan davacının atanması gerekirken,
aksi yönde tesis edilen işlemde kamu yararı ve hizmet gerekleri bakımından
hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. Davacının Ankara Eğitim ve
Araştırma Hastanesi 2. Göz Kliniği Şefliğine atanma isteminin reddine ilişkin
2/4/2001 tarihli dava konusu işlemin iptali yolunda Ankara 6. İdare
Mahkemesi'nce verilen bu karar, davalı idare tarafından temyiz edilmediğinden
kesinleşmiş bulunmaktadır. Danıştay Başsavcılığı, "yürürlükteki hukuka
aykırı bir sonucu ifade eden" söz konusu kararın, 2577 sayılı İdari
Yargılama Usulü Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca kanun yararına
bozulmasını istemektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü
Kanunu'nun "Kanun Yararına Bozma" başlıklı 51. maddesinde, "1.
Bölge idare mahkemesi kararları ile idare ve vergi mahkemelerince ve Danıştayca ilk derece mahkemesi olarak verilip temyiz
incelemesinden geçmeden kesinleşmiş bulunan
kararlardan niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade
edenler, ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine veya kendiliğinden
Başsavcı tarafından kanun yararına temyiz olunabilir. 2. Temyiz isteği yerinde
görüldüğü takdirde karar, kanun yararına bozulur. Bu bozma kararı, daha önce
kesinleşmiş olan mahkeme veya Danıştay kararının hukuki sonuçlarını kaldırmaz. 3. Bozma kararının bir örneği
ilgili bakanlığa gönderilir ve Resmî Gazete'de yayımlanır." hükmü yer
almaktadır. Davacı, 24/9/2000 tarihinde ilk
aşaması yapılan ve 15/1/2001 tarihinde üçüncü aşaması gerçekleştirilen klinik
şefliği sınav sonucuna göre klinik şefliği kadrosuna atanma isteminde bulunmuştur.
Üç aşamalı bu sınava karşı açılan davalarda Danıştay Beşinci Dairesi'nce
verilmiş yürütmeyi durdurma ve iptal kararları bulunduğu gibi; geçer notun 75
olduğu klinik şefliği sınavında 74 puan alan davacının sınavda başarılı olma
koşulunu da taşımadığı görülmektedir. 12/8/2000 günlü, 24138 sayılı
Resmî Gazete’de yayımlanan ve klinik şefliği sınav sisteminde değişiklikler
yapan Tababet Uzmanlık Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde Değişiklik
Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 2, 3, 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11 ve 15. maddelerinin
ve iptali istenen 8. maddeye dayalı olarak Bakanlıkça 24/9/2000 tarihinde
yapılacağı ilan edilen yabancı dil sınavının iptali istemiyle açılan
2000/4810 esas sayılı davada, Dairemizin 30/11/2000 günlü kararıyla,
"yürütmenin durdurulması isteminin 30/11/2000 tarihli ara kararı cevabı
alınıp yeniden bir karar verilinceye kadar kabulüne" karar verildiği;
anılan kararın 6/12/2000 tarihinde davalı idareye tebliğ edildiği; aynı
davada daha sonra verilen 21/12/2000 günlü, E:2000/4810 sayılı kararla, bu
kez "dava konusu Yönetmelik maddelerinin ve 8. maddeye dayalı olarak
24/9/2000 günü yapılacağı ilan edilen yabancı dil sınavının yürütülmesinin
durdurulmasına" karar verildiği; söz konusu kararın, 6/1/2001 tarihinde
davalı idareye tebliğ edildiği; Danıştay İdari Dava Daireleri Genel
Kurulu'nun 2/2/2001 günlü, Y. D. İtiraz:2001/29 sayılı kararıyla da davalı
Sağlık Bakanlığı'nın itirazının reddedildiği; ancak, bu yargı kararlarına
rağmen, davalı idarece şef ve şef yardımcılığı sınavının ikinci kademesi olan
(ve sınavın birinci kademesi olan yabancı dil sınavında başarılı olanlarla bu
dil sınavından muaf olan adayların eserlerinin incelenmesine ilişkin)
"yayınların değerlendirilmesi" aşaması uygulamaya konularak,
Yönetmeliğin 7. maddesine göre Bakanlıkça re'sen
oluşturulan jüriler tarafından adayların yayınlarının değerlendirildiği ve bu
aşamada başarılı olan adayların, sınavın üçüncü ve son kademesi olup davalı
idarece 15/1/2001 tarihinde yapılan "Mesleki bilgi, beceri ve yetenek
ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği sınavı"na katıldıkları; bu
sınavda başarılı olan adayların çeşitli eğitim hastanelerindeki şef ve şef
yardımcılığı kadrolarına atamalarının yapıldığı; Danıştay Beşinci Dairesi'nin
15/5/2002 günlü, E:2000/4810, K:2002/2253 sayılı kararıyla, anılan maddeler
ile 24/9/2000 tarihinde yapılacağı ilan edilen yabancı dil sınavının iptal
edildiği; yine Dairemizin 15/5/2002 günlü, E:2001/1008, K:2002/2254 sayılı
kararıyla da, Yönetmelik değişikliği uyarınca eğitim hastanelerindeki şef ve
şef yardımcılığı kadroları için 15/1/2001 tarihinde yapılan "Mesleki
bilgi, beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği
sınavı"nın ve bu sınava dayalı atamaların iptaline karar verildiği
anlaşılmaktadır. Yürütmenin durdurulması
kararları, iptali istenen idari bir işlemin yargı süzgecinden geçirilmesi
sonucu bu işlemin "hukuka aykırılığını" tespit eden kararlardır. Yürütmenin durdurulmasından amaç,
"kamu düzeni''nin ve giderek "hukuk
düzeni''nin korunmasıdır. Yürütmenin durdurulması
kararları ile, ileride giderilebilmesi veya düzeltilmesi zor, karışık
durumlar önlenir; yönetimde düzen ve istikrar sağlanır. Bu bağlamda, verilmiş bir
yürütmenin durdurulması kararı ile "hukuka aykırılığı" tespit
edilmiş bir işleme dayalı olarak yeni işlemler kurulması kabul edilemez.
Böyle bir uygulamanın hukuk düzenine aykırı bir uygulama olacağı ve
yönetimdeki düzen ve istikrarı bozacağı ortadadır. Dairemizin 21/12/2000 günlü,
E:2000/4810 sayılı kararıyla, şef ve şef yardımcılığı sınavının dayanağını
oluşturan Yönetmelik hükümleri ile 24/9/2000 günlü yabancı dil sınavının
hukuka aykırı olduğu tespit edilmiş ve yürütülmesi durdurulmuştur. Anayasanın
2. ve 138. maddeleriyle 2577 sayılı Yasanın 28. maddesine göre, idarenin
yargı kararlarına uygun işlem yapmakla zorunlu olduğu ve idarenin bu konuda
takdir yetkisi bulunmadığı gibi, yargı kararını etkisiz hale getirmeye
yönelik işlemler tesis etmesinin de Hukuk Devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı
açıktır. Bu durumda, şef ve şef
yardımcılığı sınavının dayanağını oluşturan Yönetmeliğin ve anılan sınavın
birinci aşaması olan yabancı dil sınavının Dairemizce yürütülmesinin
durdurulması sonucunda, takip eden zincirleme işlemlerin hukuki dayanağı
kalmayacağından ve yargı kararının açıkça ihlali niteliğinde işlem
kurulamayacağından, ilgilinin 15/1/2001 tarihli üçüncü aşama sınav sonucuna
göre klinik şef yardımcılığına atanma isteminin reddinde hukuka aykırılık
bulunmamaktadır. Bu arada, Danıştay Beşinci
Dairesi'nce verilen 5/5/2002 günlü, E:2000/4810, K:2002/2253 sayılı iptal
kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu'nun 7/2/2003 günlü,
E:2002/1225, K:2003/62 sayılı kararıyla karar düzeltme aşamasında bozulması
üzerine, Dairemizin 16/6/2004 günlü, E:2003/2399, K:2004/2914 sayılı
kararıyla, 12/8/2000 günlü, 24138 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tababet
Uzmanlık Yönetmeliğinin Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair
Yönetmeliğin 3, 4/1, 5, 7/1, 8, 9, 10, 11 ve 15/2. maddeleri ile 8. maddeye
dayalı olarak Bakanlıkça 24/9/2000 tarihinde yapılacağı ilan edilen yabancı
dil sınavının yine iptaline karar verilmiş; Dairemizin 15/5/2002 günlü,
E:2001/1008, K:2002/2254 sayılı iptal kararının, Danıştay İdari Dava
Daireleri Genel Kurulu'nun 7/2/2003 günlü, E:2002/1224, K:2003/63 sayılı
kararıyla karar düzeltme aşamasında bozulması nedeniyle, bu karara uyularak
verilen Danıştay Beşinci Dairesi'nin 16/6/2004 günlü, E:2004/2037,
K:2004/2915 sayılı kararıyla da, "Dairemizin 16/6/2004 günlü,
E:2003/2399, K:2004/2914 sayılı kararıyla, şef ve şef yardımcılığı sınavının
ilk aşamasını oluşturan 24/9/2000 tarihli yabancı dil sınavı iptal edilmiş
olduğu gibi; hem yabancı dil sınavının, hem de sonraki iki aşamanın
dayanağını oluşturan (ve sınav sisteminde değişiklikler yapan) yönetmelik
hükümlerinin hukuka aykırı oldukları saptanmış bulunduğundan, Dairemizce
iptal edilen Yönetmeliğin 8. maddesi uyarınca 24/9/2000 tarihinde yapılan
yabancı dil sınavına ve iptal edilen diğer maddelere dayalı olarak
gerçekleştirildiği tartışmasız olan 15/1/2001 tarihinde 'mesleki bilgi,
beceri ve yetenek ile eğitim ve öğretim yapabilme yeteneği sınavı'nı yapma
işleminin hukuki dayanaktan tümüyle yoksun bulunduğu" gerekçesiyle
15/1/2001 tarihli üçüncü aşama klinik şef ve şef yardımcılığı sınavı yine
iptal edilmiş ve bu davanın atamalarla ilgili kısmının ise Danıştay İdari
Dava Daireleri Kurulu'nun bozma kararı doğrultusunda ehliyet yönünden reddine
karar verilmiştir. Dairemizin bu kararları, Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu'nun sırasıyla 27/10/2005 günlü, E:2004/2655, K:2005/2557 sayılı ve
27/10/2005 günlü, E:2004/2441, K:2005/2558 sayılı kararlarıyla onanmış
bulunmaktadır. Danıştay'ın yürütmeyi durdurma ve
iptal kararlarıyla hukuka aykırılığı saptanmış bir sınava dayalı olarak
davacının klinik şefliğine atanması olanaklı olmadığı gibi; bu sınavın
geçerli olduğu bir an için kabul edilse bile, davacının klinik şefliği için
75 puan olan geçer notu alamadığı ve 74 puanla sınavda başarısız olduğu;
ilgilinin 15/1/2001 tarihli klinik şefliği sınavında 74 puanla başarısız
sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davanın Ankara 7. İdare
Mahkemesi'nin 11/3/2003 günlü, E:2001/388, K:2003/268 sayılı kararıyla
reddedildiği; bu kararın Dairemizin 20/10/2003 günlü, E:2003/2924,
K:2003/4208 sayılı kararıyla onandığı; davacının karar düzeltme isteminin de
Dairemizin 21/11/2005 günlü, E:2004/1839, K:2005/5302 sayılı kararıyla
reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Belirtilen duruma göre, davacının
15/1/2001 tarihli klinik şefliği sınav sonucuna göre klinik şefliği kadrosuna
atanmasına olanak bulunmadığından, Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göz
Klinik Şefliği kadrosuna atanma isteminin reddine ilişkin işlemin iptali
istemiyle açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İdare
Mahkemesi'nce, sınavda başarılı olduğu halde muvafakat alamadığı için ataması
yapılamayan Doç. Dr. Faruk Öztürk'ten sonra
davacının en yüksek puanı aldığından bahisle dava konusu işlemin iptaline
karar verilmesinde hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, Danıştay
Başsavcılığı'nın kanun yararına temyiz isteminin kabulü ile Ankara 6. İdare
Mahkemesi'nce verilen 24/1/2002 günlü, E:2001/421, K:2002/76 sayılı kararın
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesi uyarınca hükmün
sonuçlarına etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmasına; kararın bir
suretinin Sağlık Bakanlığı ile Danıştay Başsavcılığı'na gönderilmesine ve bu
kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasına, 17/4/2006 tarihinde oybirliğiyle
karar verildi. |
||||||