|
Anayasa Mahkemesi Kararı Anayasa Mahkemesi Başkanlığından: Esas
Sayısı : 2004/54 Karar
Sayısı : 2005/24 Karar
Günü : 4.5.2005 İTİRAZ
YOLUNA BAŞVURAN MAHKEMELER : 1- Gaziantep İdare Mahkemesi (Esas : 2004/54) 2-
Van İdare Mahkemesi
(Esas : 2004/33) 3-
Ankara 10. İdare Mahkemesi
(Esas : 2004/71) 4- Erzurum 1. İdare
Mahkemesi (Esas : 2004/74) 5- Adana 2. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/80) 6- İzmir 1. İdare Mahkemesi (Esas : 2004/111) İTİRAZLARIN
KONUSU : 6245
sayılı Harcırah Kanunu’nun, 4969 sayılı Kanun’un 1. maddesiyle değişen, 10.
maddesinin (1) numaralı bendinin, Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 17., 41.,
49., 55., 56. ve 65. maddelerine
aykırılığı savıyla iptali istemidir. I- OLAY Kendi
yazılı talepleri üzerine bir başka görev yerine tayin edildikleri için harcırah ödenmeyen kamu görevlilerinin
harcırah ödenmemesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtıkları davalarda,
itiraz konusu kuralın, Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkemeler,
iptali için başvurmuşlardır. II- İTİRAZLARIN
GEREKÇELERİ İtiraz yoluna başvuran Mahkemelerin
gerekçelerinde özetle; kuraldaki atama işleminin, genel olarak, memurlar ile
diğer kamu görevlilerinin bir yerden başka bir yere nakledilmesini ifade
ettiği, bu işlemin, hem ilgili kamu görevlisinin herhangi bir istemi
olmaksızın idarenin takdir yetkisi çerçevesinde re’sen,
hem de mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde kamu görevlisinin
istemi üzerine tesis edilebildiği; ancak, kamu görevlilerinin her atanma
talebinin idareler tarafından mutlaka kabul edileceği yönünde herhangi bir
düzenleme bulunmadığı, ister re’sen, ister kamu
görevlisinin talebi üzerine yapılmış olsun, her iki halde de, bu işlemin
ilgili kamu görevlisine mali bir külfet yüklediği, bu külfetin karşılanması
amacıyla da, 6245 sayılı Kanunla, görev yerleri değişen kamu görevlilerine
harcırah ödenmesinin öngörüldüğü, harcırahın, “kamu görevliliği” statüsünden
doğan ve atama emri tebliğ edilince ödeme emri aranılmaksızın, saymanlıklarca
derhal ödenmesi gereken, nakil işleminin gerekçesinden bağımsız olarak, kamu
görevlisinin yer değiştirmesi sırasında doğan bir takım masraf ve giderlerin
karşılanmasına yönelik, sosyal bir
“özlük hakkı” niteliğinde olduğu, kamu görevliliği statüleri devam ettikçe,
hiçbir kamu görevlisinin bu haktan mahrum bırakılmasının düşünülemeyeceği,
nakil işlemi sırasında, yer değiştirme nedeniyle ortaya çıkan masrafların,
ilgilinin isteği ile nakledilmesi halinde doğmayacağının kabulünün mümkün
olmadığı, ayrıca, kendi yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu
görevlileri ile re’sen atanan kamu görevlilerinin
her iki grubunun da kamu hizmetini yerine getirmek için görev yaptıkları, hal
böyle olunca, re’sen atanan kamu görevlilerine
harcırah ödenirken, kendi yazılı talepleri üzerine istediği yere atanan kamu
görevlilerine harcırah ödenmemesinin “kanun önünde eşitlik” ilkesiyle
bağdaşmadığı; ayrıca, kamu görevlilerinin, kendi yazılı talebi üzerine bir
yerden başka bir yere nakledilenlerini harcırah ödemesinden yoksun
bırakmanın, hem devlet tüzel kişiliğinin itibarını, hem de kamu hizmetinin
etkinliğini olumsuz yönde etkileyeceği, bunun da, hem sosyal devlet
anlayışıyla, hem de devletin çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek,
çalışmayı desteklemek ve çalışma
barışını sağlamak yükümlülüğüne ters düşeceği; diğer yandan, bir kamu
görevlisinin, aile birliğinin sağlanması için eşinin bulunduğu yere
atanabilmek amacıyla yazılı talepte bulunmasının isteğe bağlı olmaktan
ziyade, bir zorunluluk olarak ortaya çıkması nedeniyle, bu biçimde ortaya
çıkan nakil istemlerinin isteğe bağlı olarak nitelendirilemeyeceği, bu
bakımdan eş durumuna bağlı olarak yer değiştirme isteminde bulunanlara
harcırah ödenmemesi halinde, düşük ücretlerle çalışan kamu görevlilerinin,
çoğu zaman, söz konusu nakil masraflarından
kaçınmak amacıyla, bu zorunluluğa bağlı nakil istemlerinden vazgeçmek
zorunda kalacakları, bunun da, anayasal güvenceye alınmış olan aile
birliğinin korunması ilkesini zedeleyeceği, bu nedenle itiraz konusu kuralın,
Anayasa’nın 2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine
aykırı olduğu ileri sürülmüştür. III- YASA KURALLARI A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 10. maddesinin çeşitli
mahkemelerce iptali istenilen (1) numaralı bendi şöyledir: “Kendi yazılı
talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere; Yurt içinde veya dışındaki
daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla yabancı memleketlerdeki memuriyet
merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt içinde diğer bir daimi
vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni vazife mahallerine kadar;”
B- Dayanılan
Anayasa Kuralları İtiraz konusu kuralın Anayasa’nın
2., 5., 10., 11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırılığı ileri
sürülmüştür. IV-
İLK İNCELEME Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi gereğince değişik tarihlerde yapılan ilk
inceleme toplantılarında, dosyalarda eksiklik bulunmadığından işlerin
esaslarının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir. V- ESASIN İNCELENMESİ Başvuru kararları ve ekleri, işin
esasına ilişkin rapor, itiraz konusu
yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer
yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü: A- Birleştirme
Kararı 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun 10.
maddesinin (1) numaralı bendinin başındaki “Kendi yazılı talepleri üzerine
gönderilenler hariç olmak üzere;” ibaresinin
iptali istemiyle yapılan itiraz başvurularına ilişkin davaların, aralarındaki
hukuki irtibat nedeniyle, söz konusu ibarenin de içinde yer aldığı (1)
numaralı bendin tamamının iptalinin
istenildiği 2004/54 Esas sayılı dava ile BİRLEŞTİRİLMESİNE, birleştirilen
davaların esaslarının kapatılmasına, esas incelemenin 2004/54 Esas sayılı
dosya üzerinden yürütülmesine, 4.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi. B-
Sınırlama Sorunu Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28.
maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular
itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulayacağı yasa
kuralları ile sınırlı tutulmuştur. Olayda, esas incelemenin üzerinde
yürütülmesine karar verilen 2004/54 esas sayılı dosyada itiraz yoluna
başvuran Mahkemece, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun, 4969 sayılı Kanunun 1.
maddesiyle değişik 10. maddesinin “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak
üzere; Yurt içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla
yabancı memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden
yurt içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere yeni
vazife mahallerine kadar” hükmünü içeren 1. bendinin tamamının iptali
istenilmiştir. Oysa, dava konusu idari işlemin
yasal dayanağı ve anılan Mahkemenin yukarıda yer verilen gerekçesi dikkate
alındığında, davada uygulanacak kuralın “Kendi
yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;” ibaresinin olduğu
anlaşıldığından, 6245 sayılı Harcırah Kanunu’nun, 4969 sayılı Kanunun 1.
maddesiyle değişik 10. maddesinin 1.
bendinin tamamının iptali istemine yönelik itirazın esasına ilişkin
incelemenin, anılan bendin başındaki “Kendi
yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;” ibaresi ile
sınırlı olarak yapılmasına 4.5.2005 gününde
oybirliğiyle karar verilmiştir. C-
Anayasa’ya Aykırılık Sorunu Başvuru kararlarında, re’sen atanan
kamu görevlilerine harcırah ödenirken, kendi yazılı talepleri üzerine istediği
yere atanan kamu görevlilerine harcırah ödenmemesinin “kanun önünde eşitlik”
ilkesiyle bağdaşmadığı; ayrıca, kendi yazılı talebi üzerine bir yerden başka
bir yere nakledilen kamu görevlilerini harcırah ödemesinden yoksun bırakmanın,
hem devlet tüzel kişiliğinin itibarını, hem de kamu hizmetinin etkinliğini
olumsuz yönde etkileyeceği, bunun da, sosyal devlet anlayışıyla ve devletin
çalışanların hayat seviyelerini yükseltmek, çalışmayı desteklemek ve çalışma barışını sağlamak yükümlülüğüne
ters düşeceği; diğer yandan, bir kamu görevlisinin, aile birliğinin
sağlanması için eşinin bulunduğu yere atanabilmek amacıyla yazılı talepte
bulunmasının isteğe bağlı olmaktan ziyade, bir zorunluluk olarak ortaya
çıkması nedeniyle, bu biçimde ortaya çıkan nakil istemlerinin isteğe bağlı
olarak nitelendirilemeyeceği, bu bakımdan eş durumuna bağlı olarak yer
değiştirme isteminde bulunanlara harcırah ödenmemesi halinde, düşük
ücretlerle çalışan kamu görevlilerinin, çoğu zaman, söz konusu nakil
masraflarından kaçınmak amacıyla, bu
zorunluluğa bağlı nakil istemlerinden vazgeçmek zorunda kalacakları, bunun
da, anayasal güvenceye alınmış olan aile birliğinin korunması ilkesini
zedeleyeceği nedenleriyle itiraz konusu kuralın, Anayasa’nın 2., 5., 10.,
11., 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür. İtiraz konusu kuralla, “kendi yazılı talepleri üzerine”, yurt
içinde veya dışındaki daimi bir vazifeye naklen tayin olunanlarla, yabancı
memleketlerdeki memuriyet merkezi tebdil olunan veyahut bu yerlerden yurt
içinde diğer bir daimi vazifeye tayin edilen memur ve hizmetlilere, yeni
vazife mahallerine kadar, yol masrafı, yevmiye, aile masrafı ve yer
değiştirme masrafı verilmemesi öngörülmüştür. Temel ve asli fonksiyonları kamu
hizmetini yürütmek olan ve bir statü içerisinde görevlerini yerine getiren
kamu görevlileri, kamu hizmetinin iyi işlemesi, idarenin fonksiyonlarını
rasyonel ve verimli olarak yerine getirebilmesi için, ya
kendi isteklerine dayalı olarak ya da re’sen, kanunlarda yer alan kurallar çerçevesinde,
yetkili idari makamlarca bulundukları yerden başka bir yere veya bulundukları
görevden başka bir göreve atanabilmektedirler. Bu atamaya bağlı olarak da,
yeni görev yerlerinde göreve başlayabilmek için bazı giderler yapmak zorunda
kalmaktadırlar. İşte, kanunkoyucu tarafından, atama
işlemi sonucunda, görev yeri değişen kamu görevlisinin, maddi açıdan belli
bir külfetle karşı karşıya kalması ve bu külfetin, kamu hizmetinin
yürütülmesinden kaynaklanması nedeniyle ve kamuca karşılanması amacıyla,
yasal düzenlemeler yapılmıştır. Harcırah Kanunu, kamu hukuku
alanında, çalışanla çalıştıranlar arasındaki istihdam ilişkilerini ve buna dayanan
mali hakları düzenleyen bir Kanun değil, 1’inci maddesinde belirtildiği
üzere, genel, katma ve özel bütçeli idarelerde, bunlara bağlı sabit ve döner
sermayeli kurumlarda, özel kanunlarla kurulmuş banka ve teşekküllerde (…)
yolluk ödenmesini gerektiren hizmet yapılması hallerinde uygulanacak
kuralları içeren bir gider kanunudur. Yolluk ödemesi, kamu hizmetinin
gerektirdiği durumlarda, bu hizmet için görevlendirilen kişilerin katlanacakları
giderleri karşılamak üzere yapılan parasal bir idari işlemdir. Başka bir
deyişle, gerektiğinde görevlendirilen kişilere, katlandıkları zorunlu
giderlerin karşılığı olarak yapılan bir ödemedir. Nakil işlemi, idarece, takdir
yetkisi kapsamında, kamu görevlisinin istemi olmaksızın tesis edilebileceği gibi,
mevzuatın öngördüğü koşulların varlığı halinde, yine takdir yetkisi
kapsamında, kamu görevlisinin talebi üzerine de tesis edilebilir. Bu anlamda,
nakil isteminde bulunmak, kamu görevlileri için, bir hak olarak gözükmekte
ise de, istemin yerine getirilmesinin kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile
sınırlandırılmış olması nedeniyle, bu hakkın kullanılmasıyla ortaya konulan
istemin, idarelerce, mutlaka karşılanması zorunluluğu bulunmamaktadır. Her
iki durumda da, yargısal denetim yetkisi saklı kalmak kaydıyla, işlemin tesis
edilip edilmeyeceği idarenin takdirindedir. Öte yandan, 657 sayılı Kanunun 62.
maddesinin 2595 sayılı Kanunun 4’üncü maddesiyle değişik 3’üncü paragrafında,
yer değiştirme suretiyle yapılan atamalarda, memurlara, yolluklarının, atama
emirleri tebliğ edilince ödeme emri aranmaksızın, saymanlıklarca derhal
ödeneceği hükmü yer almış, anılan Kanun hükmünde görev yerinin değişmesinin
isteğe bağlı olup olmaması yönünden, bir ayrım yapılmamıştır. Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye
Cumhuriyeti’nin sosyal bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Bu maddede
belirtilen sosyal hukuk devleti, temel hak ve özgürlükleri en geniş ölçüde
gerçekleştiren ve güvence altına alan, toplumsal gerekleri ve toplum yararını
gözeten, kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı en
üst düzeyde gerçekleştiren, güçsüzleri güçlüler karşısında koruyarak
eşitliği, sosyal adaleti sağlayan, çalışma hayatının gelişmesi için önlemler
alarak çalışanları koruyan, sosyal güvenlik sorunlarını çözmeyi yüklenmiş,
ülkenin kalkınmasıyla birlikte ulusal gelirin sosyal katmanlar arasında
adaletli biçimde sağlanmasını amaç edinmiş devlettir. Güçsüzleri güçlülere
ezdirmemek ilkesi, herkesi, bu arada çalışanları, emeklilerle yaşlıları,
durumlarına uygun düzenlemelerle, sağlıklı, mutlu ve güven içinde yaşatmayı
gerektirir. Nakil işlemi sonucunda, görev yeri
değişen kamu görevlilerinin, maddi açıdan belli bir külfetle karşı karşıya
kalmaları ve bu külfetin, kamu hizmetinin yürütülmesinden kaynaklanması
nedeniyle, isteklerine dayalı olarak nakledilmiş bile olsalar, söz konusu
külfetin kamuca karşılanması icap ettiğinden, iptali istenilen kural,
Anayasa’nın 2. maddesiyle bağdaşmamaktadır. Öte yandan, Anayasa’nın 10.
maddesindeki “Kanun önünde eşitlik ilkesi” hukuksal durumları aynı olanlar
için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil, hukuksal eşitlik
öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin
yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım
yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda
bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında
eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Kendi yazılı talepleri üzerine
nakledilen kamu görevlileri ile re’sen nakledilen
kamu görevlilerinin, nakil işleminin hukuksal niteliği yönünden ve yer
değiştirmeye bağlı olarak ödenen harcırah bakımından, aynı hukuksal konumda
oldukları kuşkusuzdur. Aynı hukuksal konumda olanlar arasında farklı kurallar
öngörülmesi Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırılık
oluşturur. Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu
kural, Anayasa’nın 2. ve 10. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir. İtiraz konusu kuralın
Anayasa’nın, 17., 41., 49., 55., 56. ve 65. maddeleri ile ilgisi görülmemiş, 5. ve 11. maddeleri yönünden de incelenmesine gerek duyulmamıştır. VI- SONUÇ 10.2.1954 günlü, 6245 sayılı
“Harcırah Kanunu”nun 10. maddesinin (1) numaralı bendinin başına 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Yasa ile
eklenen “Kendi yazılı talepleri üzerine gönderilenler hariç olmak üzere;”
ibaresinin, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 4.5.2005 gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
|