Başbakanlık

Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır

 Kuruluş : 7 Ekim 1920

14 Kasım 2003

CUMA

Sayı : 25289

Å ÖNCEKİ

SONRAKİ

Æ

YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

 

Atama Kararı

— Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne, Prof. Dr. Süleyman OKUDAN’ın Atanması Hakkında Karar

 

Yönetmelik

— Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu Uzman Yardımcıları Yarışma ve Yeterlik Sınavları Hakkında Yönetmelik

 

Tebliğler

— Tıbbi Cihaz, Vücuda Yerleştirilebilir Aktif Tıbbi Cihazlar ve Vücut Dışında Kullanılan Tıbbi Tanı Cihazları Konusunda Faaliyet Gösterecek Onaylanmış Kuruluşlara Dair Tebliğ

— 2004 Yılı Fuar Takvimi (No: İTG-2003/9)

— Bireysel ve Kurumsal Portföylerin Performans Sunumuna, Performansa Dayalı Ücretlendirme ve Sıralama Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: V, No: 71)

 

YARGI BÖLÜMÜ

 

Anayasa Mahkemesi Kararı

— Anayasa Mahkemesinin E: 2003/77 (657 sayılı Kanunda Değişiklik Yapan 527 Sayılı KHK ile İlgili), K: 2003/81 Sayılı Kararı


YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Atama Kararı

Cumhurbaşkanlığından:

Karar Sayısı : 2003/143

Selçuk Üniversitesi Rektörlüğüne, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 130. ve 2547 sayılı Yüksek Öğretim Yasası’nın 13. maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulu’nun önerdiği adaylar arasından, Prof. Dr. Süleyman OKUDAN atanmıştır.

13 Kasım 2003

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Sayfa Başı


Yönetmelik

 

Sayfa Başı


Tebliğler

 

—— • ——

—— • ——

 

Sayfa Başı


YARGI BÖLÜMÜ

Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2003/77

Karar Sayısı : 2003/81

Karar Günü : 11.9.2003

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara 9. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 14.7.1965 günlü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na, 18.5.1994 günlü, 527 sayılı KHK’nin 3. maddesiyle eklenen I SAYILI CETVEL’in “V- AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI” başlıklı bölümünün 1. derece avukatlar için 1.1.1995 tarihinden itibaren uygulanacak 3000 ek gösterge yönünden, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Avukatlık Hizmetleri Sınıfından emekli olan ve 3000 ek gösterge üzerinden emekli aylığı alan davacının, 3600 ek gösterge üzerinden aylık ödenmesi ve birikmiş ek gösterge farklarının tazmin edilmesi için yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açtığı davada ileri sürdüğü Anayasa’ya aykırılık savını ciddî bulan Mahkeme, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 527 sayılı KHK’nin 3. maddesiyle eklenen I SAYILI CETVEL’in “V-AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI” başlıklı bölümünün, 1. derece avukatlar için 1.1.1995 tarihinden itibaren uygulanacak 3000 ek gösterge yönünden iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Mahkeme’nin başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

“H. Betül Demirsoy tarafından Türkiye Çimento Sanayi A.Ş.de avukat olarak görev yapmakta iken emekli olup 3000 olan emekli ücreti ek göstergesinin 3600’e yükseltilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü’ne karşı açılan davada, davacının 527 sayılı K.H.K ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun eklenen I sayılı Cetvelin V- Avukatlık Hizmetleri sınıfı için 1. dereceden aylık alanlara 1.1.1994 tarihi itibariyle +2600 ek gösterge, 1.1.1995 tarihinden itibaren +3000 ek gösterge uygulanacağının belirtildiği, ancak KHK’nin dayanağı olan 3990 sayılı Yetki Yasası’nın Anayasa Mahkemesinin 5.7.1994 gün ve E:1994/50 ve K:1994/44-2 sayılı kararıyla iptal edilmesi nedeniyle hukuki dayanaktan yoksun kalan 527 sayılı KHK uyarınca 3000 ek gösterge verilmesinin Anayasa’ya aykırı olduğu iddiası üzerine dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü.

A- İptali istenen Kural

657 sayılı Devlet Memurları Kanununa 527 sayılı KHK ile eklenen I sayılı cetvelin V- Avukatlık Hizmetleri Sınıfı için l. dereceden aylık alanlara 1.1.1994 tarihi itibariyle +2600 ek gösterge, 1.1.1995 tarihinden itibaren +3000 ek gösterge

B- Dayanılan İlgili Anayasa Kuralları

İlgili Anayasa Kuralları şunlardır:

1-“Başlangıç

...

Millet iradesinin mutlak üstünlüğü, egemenliğinin kayıtsız şartsız Türk Milletine ait olduğu ve bunu millet adına kullanmaya yetkili kılınan hiçbir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı;

...”

2- “MADDE 2.- Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.”

3- “MADDE 6. - Egemenlik, kayıtsız şartsız milletindir.

Türk Milleti, egemenliğini, Anayasanın koyduğu esasa göre yetkili organları eliyle kullanır.

Egemenliğin kullanılması, hiçbir surette hiçbir kişiye, zümreye veya sınıfa bırakılamaz. Hiçbir kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir Devlet yetkisi kullanamaz.”

4- “MADDE 91.- Türkiye Büyük Millet Meclisi, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi verebilir. Ancak sıkıyönetim ve olağanüstü haller saklı kalmak üzere, Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yeralan temel haklar, kişi hakları ve ödevleri ile dördüncü bölümünde yer alan siyasî haklar ve ödevler kanun hükmünde kararnamelerle düzenlenemez.

Yetki Kanunu, çıkarılacak kanun hükmünde kararnamenin, amacını, kapsamını, ilkelerini kullanma süresini ve süresi içinde birden fazla kararname çıkarılıp çıkarılamayacağını gösterir.

C- Tarafların iddia ve savunmalar

Emekli avukat olan davacı emekli ücretinin +3600 ek gösterge üzerinden ödenmemesi işleminin iptali istemiyle açtığı davada, 3990 sayılı Yetki Yasasına dayanılarak çıkarılan 527 sayılı KHK’nin dayanaksız kalması nedeniyle ilgili KHK uyarınca kendisine 3000 ek gösterge üzerinden ödeme yapılmasının Anayasa’ya aykırı olduğu iddiasında bulunmuştur.

Davalı savunmasında, yapılan ek gösterge uygulanmasında bir yanlışlık bulunmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

D - Mahkememizi Anayasaya Aykırılık İddiasının Ciddi Olduğu Kanısına Götüren Görüşü

Anayasanın 91. maddesi uyarınca yetki yasasına dayalı olarak çıkarılan KHK’ lerin Anayasa’ya uygunluk denetimleri, Anayasa Mahkemesinin yerleşik içtihatlarında, yasaların denetiminden farklı değerlendirilmektedir. Buna göre Anayasa’nın 11. maddesinin “Kanunlar Anayasa’ya aykırı olamaz” buyurucu kuralı nedeniyle, yasaların denetimi yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadığı biçiminde yapılırken, KHK’lerin ise, konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem Anayasa’ya uygunluğu yönlerinden irdelenmektedir.

Anayasa Mahkemesi, KHK’nin Anayasaya uygun bir yetki yasasına dayanmasını, geçerliliğinin ön koşulu kabul ederek, bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetki yasası iptal edilen bir KHK’nin kuralları, içerikleri yönünden Anayasa’ya aykırılık oluşturmasalar bile, Anayasa’ya uygunluğundan söz edilemeyeceği görüşündedir.

Uyuşmazlığa konu olayda uygulanacak ek gösterge 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname 3990 sayılı Yetki Yasasına dayanılarak çıkartılmıştır. KHK’nin dayanağını oluşturan 3990 sayılı Yetki Yasası Anayasa Mahkemesinin 5.7.1994 günlü, E:1994/50, K:1994/44-2 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Buna göre, Mahkememizce bakılmakta olan davada uygulanacak olan 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Yasaya eklenen l sayılı Cetvelin V Avukatlık Hizmetleri Sınıfı için l. dereceden aylık alanlara 1.1.1995 tarihinden itibaren 3000 ek gösterge verilmesine dayanak olan yetki yasasının iptal edilmesiyle anayasal dayanaktan yoksun kaldığından, Anayasanın başlangıç, 2, 6 ve 91. maddelerine aykırı bulunduğu kanaatine ulaşılmıştır.

E - İstem;

Açıklanan nedenlerle Anayasanın 152. maddesinin 1., 2949 sayılı Yasanın 28. maddesinin 2. fıkraları uyarınca, bir davaya bakmakta olan mahkemenin, taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, tarafların bu konudaki iddia ve savunmalarını ve kendisini bu kanıya götüren görüşünü açıklayan kararı ile Anayasa Mahkemesine itirazen başvurması öngörüldüğünden, 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 657 sayılı Yasaya eklenen l sayılı Cetvelin V Avukatlık Hizmetleri Sınıfı için 1. dereceden aylık alanlara 1.1.1995 tarihinden itibaren 3000 ek gösterge verilmesi yönünden iptali için itirazen Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine ve Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davanın geri bırakılmasına, 28.4.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.”

III-YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Kural

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na 527 sayılı KHK’nin 3. maddesiyle eklenen I-SAYILI CETVEL’in “V- AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI” başlıklı bölümü şöyledir:

“V- AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI

Kadroları bu sınıfa dahil olanlardan

1

2600

3000

 

2

1900

2200

 

3

1350

1600

 

4

1300

1500

 

5

1000

1200

 

6

900

1100

 

7

800

900

 

8

700

800”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava konusu kuralın, Anayasa’nın Başlangıç’ı ile, 2., 6. ve 91. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Mehmet ERTEN’in katılmalarıyla 11.9.2003 günü yapılan ilk inceleme toplantısında dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verildi.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenilen Kanun Hükmünde Kararname kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve öteki yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- Anayasa’ya Aykırılık Sorunu

1- KHK’nin Yargısal Denetimi Hakkında Genel Açıklama

Anayasa’da, KHK’lerin siyasal denetimi yanında yargısal denetimi de öngörülmüştür. KHK’ler, işlevsel (fonksiyonel) yönden yasama işlemi niteliğinde olduklarından bunların yargısal denetimlerinin yapılması görev ve yetkisi de Anayasa Mahkemesi’ne verilmiştir. Yargısal denetimde KHK’nin, öncelikle yetki yasasına sonra da Anayasa’ya uygunluğu sorunlarının çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar, Anayasa’nın 148. maddesinde KHK’lerin yetki yasalarına uygunluğunun denetlemesinden değil, yalnızca Anayasa’ya biçim ve esas bakımlarından uygunluğunun denetlenmesinden söz edilmekte ise de, Anayasa’ya uygunluk denetiminin içerisine öncelikle KHK’nin yetki yasasına uygunluğunun denetimi de girer. Çünkü, Anayasa’da, Bakanlar Kurulu’na ancak yetki yasasında belirtilen sınırlar içerisinde KHK çıkarma yetkisi verilmesi öngörülmüştür. Yetkinin dışına çıkılması, KHK’yi Anayasa’ya aykırı duruma getirir. Böylece, KHK’nin yetki yasasına aykırı olması Anayasa’ya aykırı olması ile özdeşleşir.

Olağanüstü Hal KHK’leri dayanaklarını doğrudan doğruya Anayasa’dan (mad. 121) alırlar. Bu tür KHK’lerin bir yetki yasasına dayanması gerekli değildir. Buna karşılık olağan dönemlerdeki KHK’lerin bir yetki yasasına dayanması zorunludur. Bu nedenle, KHK’ler ile dayandıkları yetki yasası arasında çok sıkı bir bağ vardır.

KHK’nin yetki yasası ile olan bağı, KHK’yi aynı ya da değiştirerek kabul eden yasa ile kesilir. KHK’nin Anayasa’ya uygun bir yetki yasasına dayanması, geçerliliğinin ön koşuludur. Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya dayandığı yetki yasası iptal edilen bir KHK’nin kuralları, içerikleri yönünden Anayasa’ya aykırılık oluşturmasalar bile Anayasa’ya uygunluğundan söz edilemez.

KHK’lerin Anayasa’ya uygunluk denetimleri, yasaların denetimlerinden farklıdır. Anayasa’nın 11. maddesinde, “kanunlar Anayasaya aykırı olamaz” denilmektedir. Bu nedenle, yasaların denetiminde, onların yalnızca Anayasa kurallarına uygun olup olmadıkları saptanır. KHK’ler ise konu, amaç, kapsam ve ilkeleri yönünden hem dayandıkları yetki yasasına hem de Anayasa’ya uygun olmak zorundadırlar.

Bir yetki yasasına dayanmadan çıkartılan veya yetki yasasının kapsamı dışında kalan ya da dayandığı yetki yasası iptal edilen KHK’lerin anayasal konumları birbirlerinden farksızdır. Böyle durumlarda, KHK’ler anayasal dayanaktan yoksun bulunduklarından içerikleri Anayasa’ya aykırı bulunmasa bile dava açıldığında iptalleri gerekir.

Bu nedenlerle, iptaline karar verilen bir yetki yasasına dayanılarak çıkarılan KHK’lerin, Anayasa’nın, Başlangıç’ındaki “hiç bir kişi ve kuruluşun, bu Anayasada gösterilen hürriyetçi demokrasi ve bunun icaplarıyla belirlenmiş hukuk düzeni dışına çıkamayacağı,” 2. maddesindeki “Hukuk devleti” ilkeleriyle, 6. maddesindeki “Hiç kimse veya organ kaynağını Anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanamaz.” kuralı ve KHK çıkarma yetkisine ilişkin 91. maddesiyle bağdaştırılmaları olanaksızdır.

2- İtiraz Konusu Kuralın Anayasa’ya Aykırılığı Sorunu

Başvuru kararında, itiraz konusu kuralın Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırı olması nedeniyle iptaline karar verilmesi istenilmiştir.

İtiraz konusu kuralı içeren 527 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 18.5.1994 günlü, 3990 sayılı Yetki Yasası’na dayanılarak çıkartılmıştır. KHK’nin dayandığı 3990 sayılı Yetki Yasası, Anayasa Mahkemesi’nin 5.7.1994 günlü, Esas 1994/50, Karar 1994/44-2 sayılı kararı ile iptal edilmiştir. Böylece, 527 sayılı KHK Anayasal dayanaktan yoksun kalmıştır.

Bu nedenle, Anayasa’ya aykırı görülerek iptal edilen 3990 sayılı Yetki Yasası’na dayanılarak çıkarılmış bulunan 527 sayılı KHK’nin 3. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen I SAYILI CETVEL’in “V- AVUKATLIK HİZMELERİ SINIFI” bölümü, 1. derece avukatlar için 1.1.1995 tarihinden itibaren uygulanacak 3000 ek gösterge yönünden Anayasa’nın Başlangıç’ı ile 2., 6. ve 91. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.

B- İptal Kararının Yürürlüğe Gireceği Gün Sorunu

Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanarak, beşinci fıkrasında, Anayasa Mahkemesi’nin, iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlâl edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.

527 sayılı KHK’nin 3. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen I SAYILI CETVEL’in V- AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI başlıklı bölümünün 1. derece avukatlar için 1.1.1995 tarihinden itibaren uygulanacak 3000 ek gösterge yönünden iptaline karar verilmesinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu düzeni ve kamu yararını bozucu nitelikte olduğundan gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

VI- SONUÇ

A- 18.5.1994 günlü, 527 sayılı “Memurlar ve Diğer Kamu Görevlileri ile İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname”nin 3. maddesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na eklenen I SAYILI CETVEL’in “V- AVUKATLIK HİZMETLERİ SINIFI” başlıklı bölümünün, 1. derece avukatlar için 1.1.1995 tarihinden itibaren uygulanacak 3000 ek gösterge yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

B- İptal hükmünün doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

11.9.2003 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Samia AKBULUT

Üye

Yalçın ACARGÜN

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Aysel PEKİNER

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Mehmet ERTEN

 

Sayfa Başı