|
BAZI
ALACAKLARIN YENİDEN YAPILANDIRILMASI İLE BAZI KANUN VE
KANUN
HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK
YAPILMASINA DAİR KANUN
Kanun
No. 6824 Kabul
Tarihi: 23/2/2017
MADDE 1 – (1) T.C. Ziraat Bankası
A.Ş. (Banka) ve Tarım Kredi Kooperatifleri tarafından kullandırılan ve 31/12/2016 tarihi itibarıyla takip hesaplarında izlenen
tarımsal kredi alacakları, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen
üçüncü ayın sonuna kadar banka/kooperatife başvuruda bulunulması kaydıyla
aşağıda belirtilen kapsam ve şartlar dâhilinde yapılandırılır.
a)
Yapılandırmaya esas tutar; yapılandırmaya konu kredi borcunun vadesini
takip eden tarihten yapılandırma tarihine kadar yıllık %11 oranında basit
usulde yürütülecek faiz uygulanmak suretiyle hesaplanır. Yapılandırmaya
konu kredi borcunun vadesini takip eden tarihten yapılandırma tarihine
kadar yıllık %5 oranında basit usulde yürütülecek faiz borçlu tarafından
ödenir.
b)
Yapılandırmaya esas tutarın; defaten ödenmesi veya taksitlendirilmesi
hâlinde ilk taksiti, 2017 yılının Ekim ayı sonuna kadar, izleyen taksitleri
2018 yılının Ekim ayından başlamak üzere her yıl tekabül ettiği ayda toplam
beş eşit taksitte ödenir. Yapılandırma taksitlerine, yıllık %11 oranında
basit usulde yürütülecek taksitlendirme faizi uygulanır. Ancak (a) bendi
hükümlerine göre hesaplanan yapılandırmaya esas tutarın defaten ödenmesi
hâlinde taksitlendirme faizi uygulanmaz.
(2) Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce takip hesaplarında izlenip
izlenmediğine bakılmaksızın borçları yapılandırılan ve bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla ödemeleri devam eden borçlular talep
etmeleri hâlinde bu maddenin taksitlendirmeye ilişkin hükümlerinden kalan
borç tutarı esas alınarak yararlandırılır.
(3)
Bu maddeden yararlanılabilmesi için dava açılmaması veya açılmış davalardan
vazgeçilmesi şarttır. Bu maddenin yürürlük tarihinden önce dava konusu
edilmiş ve/veya icra takibi başlatılmış alacaklar için takip işlemleri
başvuru süresi sonuna kadar bekletilir. Borçlu tarafından madde hükmünden
yararlanmak üzere başvurulması ve madde hükmüne göre yapılandırılan tutarın
ilk taksit ödeme süresi içinde defaten veya taksitli ödeme seçeneği tercih
edilmiş ise ilk taksit tutarının ödenmesi hâlinde banka/kooperatif
tarafından dava ve/veya icra takipleri durdurulur. Bu takdirde yargılama ve
icra takip giderleri ile vekâlet ücretinin 2017 yılının Ekim ayı sonuna
kadar ödenmesi şarttır.
(4)
Bu madde hükümlerine göre yapılandırılan alacakların taksitlerinden
herhangi birisinin vadesinde ödenmemesi hâlinde ödenmeyen tutarın taksit
ödeme süresinin son gününü takip eden 90 gün içinde ilgili taksitlendirme
faizi ile birlikte ödenmesi şartıyla madde hükümlerinden yararlanılır.
Taksitlerin belirtilen sürede de ödenmemesi hâlinde yeniden yapılandırma
iptal edilerek Banka veya Tarım Kredi Kooperatifleri mevzuatı doğrultusunda
borcun tamamı muaccel hâle gelir.
(5)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce madde kapsamındaki alacaklar
için temerrüde düştüğü tarihten sonra yapılan ödemeler, yapılandırmaya esas
tutarın hesabında dikkate alınır. Ancak borçlu lehine fark çıkması hâlinde
herhangi bir iade yapılmaz.
(6)
Bu madde hükmünden yararlanılması, borcun maddi ve şahsi teminatının sükutunu icap ettirmediği gibi müşterek borçlu ve
müteselsil kefillerine, kefaletten çekilme hakkını vermez.
(7)
Bu madde hükümlerine göre yapılandırma ve taksitlendirme nedeniyle oluşacak
gelir kayıpları, borçlunun ödemeyi yaptığı tarihi takip eden ayda yapılan
talep üzerine Hazine Müsteşarlığı tarafından Banka veya ilgili kooperatife
aktarılmak üzere Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğine,
Hazine Müsteşarlığı bütçesinde yer alan ilgili harcama tertiplerinden gider
kaydedilerek ödenir.
(8)
a) Yapılandırmaya esas gelir kaybı, birinci fıkranın (a) bendi uyarınca
yapılandırmaya esas tutar belirlenirken hesaplanan faiz ile aynı bent hükmü
uyarınca borçlu tarafından ödenecek faiz arasındaki farktır.
b)
Taksitlendirmeye esas gelir kaybı, taksitlendirmeye esas alınan yıllık %11
oranında basit usulde yürütülecek faizden borçlunun ödeyeceği yıllık %5
oranında basit usulde yürütülecek faiz düşülerek bulunan tutardır.
c)
Yapılandırmaya esas tutarın borçlu tarafından defaten ödenmesi hâlinde bu
fıkranın (a) bendinde hesaplanan tutarın tamamı Hazine Müsteşarlığınca
Banka veya ilgili kooperatife aktarılmak üzere Türkiye Tarım Kredi
Kooperatifleri Merkez Birliğine defaten ödenir. Yapılandırmaya esas tutarın
taksitlendirilmesi hâlinde ise bu fıkranın (a) bendinde hesaplanan tutar da
yapılandırmaya esas tutara uygulanan koşullar çerçevesinde taksitlendirilir
ve bu maddenin yedinci fıkrasındaki usuller uyarınca Hazine
Müsteşarlığından talep edilir. Bu kapsamda taksitlendirilen tutarlara talep
tarihinden önceki son on iki aylık döneme ilişkin TL cinsi sabit getirili
iç borçlanmanın ağırlıklı ortalama yıllık bileşik maliyeti oranında
taksitlendirme faizi uygulanır. Bu bent uyarınca yapılacak ödemelerde vade
tarihinin geçmesi ve 90 günlük ödeme dönemi içinde ödeme yapılması
durumunda günlük bazda basit usulde yürütülecek
taksitlendirme faizi hesaplanır. Söz konusu faizin hesaplanmasında bu
bentte belirlenen taksitlendirme faiz oranı kullanılır. Dördüncü fıkrada
belirtilen şekilde borcun muaccel hâle gelmesi hâlinde ödenen gelir
kayıpları Hazine Müsteşarlığına iade edilir.
(9)
Sekizinci fıkra hükümlerine göre yapılan ödemelerin denetlenmesinde 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli
Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair
Kanun hükümleri uygulanır.
(10)
Bu maddede yer almayan hususlarda Banka ve Tarım Kredi Kooperatiflerinin
mevzuatı uygulanır.
(11)
Bu madde hükümlerinden, 18/4/2001 tarihli ve
2001/2312 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında Hazine kaynağına
dönüştürülmüş tarımsal kredilerin borçluları da yararlanabilir. Bu kapsamda
yapılandırılacak krediler için gelir kaybı hesabı yapılmaz.
(12)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye ve
uygulamaya ilişkin tereddütleri gidermeye Hazine Müsteşarlığının bağlı
olduğu Bakan yetkilidir.
MADDE 2 – (1) a) Türkiye Elektrik
Dağıtım Anonim Şirketinin (TEDAŞ) elektrik tüketiminden kaynaklanan
alacaklarından (özelleştirme devir işlemleri sırasında TEDAŞ’a
devredilmiş olan alacaklar), vadesi 15/2/2017
tarihi (bu tarih dâhil) itibarıyla geldiği hâlde bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarih itibarıyla ödenmemiş olanların asıllarının tamamı ile bu
alacaklara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i
alacaklar yerine bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen üçüncü ayın
sonuna kadar başvurulması hâlinde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe
kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın;
ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu
maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla uygulanan
faiz, cezai faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’i alacağın
tamamının tahsilinden vazgeçilir.
b) TEDAŞ’ın tarımsal sulamada kullanılan elektrik
tüketiminden kaynaklanan alacaklarından (özelleştirme devir işlemleri
sırasında TEDAŞ’a devredilmiş olan alacaklar),
vadesi 15/2/2017 tarihi (bu tarih dâhil)
itibarıyla geldiği hâlde bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla
ödenmemiş olan asıllarının tamamının bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar dağıtım/perakende satış şirketine veya
dağıtım/perakende satış şirketine iletilmek üzere TEDAŞ’a
yazılı başvuruda bulunulması ve ödenmesi gereken tutarın, ilk taksiti 2017
yılı Ekim ayının son gününe kadar ödenmek üzere ve her yıl ilk taksitin
tekabül ettiği ayda toplam beş eşit taksitte ödenmesi şartıyla bu
alacakların ödenen kısmına isabet eden fer’ilerin
tahsilinden vazgeçilir. Bu bent hükümlerine uygun ödeme yapıldığı takdirde
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki sürelere herhangi bir faiz, zam
ve katsayı uygulanmaz. Tarımsal sulamada kullanılan elektrik tüketiminden
kaynaklanan alacakların bu bentte belirtilen taksit ödeme zamanını,
alacakların bulunduğu bölgeler, iller, ürünlerin hasat dönemleri dikkate
alınarak değiştirmeye TEDAŞ yönetim kurulu yetkilidir.
c) 10/9/2014 tarihli ve 6552 sayılı İş Kanunu ile Bazı
Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması ile Bazı
Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanunun ilgili hükümlerine göre
yapılandırılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla anılan
Kanun kapsamında ödemeleri devam eden alacaklar açısından, borçlular talep
etmeleri hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanabilir. Bu
takdirde, 6552 sayılı Kanun kapsamında ödenen taksitler için yapılandırma
hükümleri geçerli sayılır, bu şekilde ödenmiş taksit tutarlarına tecil
tarihi ile ödeme tarihi arasında geçen süre için anılan Kanuna göre tercih
edilen taksit süresine uygun katsayı uygulanır, kalan taksit tutarlarına
konu alacaklar vadesinde ödenmemiş alacak kabul edilerek bu maddenin ilgili
hükümlerine göre yapılandırılır.
ç)
Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabiri; Türkiye İstatistik Kurumunun her ay için
belirlediği 31/12/2004 tarihine kadar toptan eşya
fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2005 tarihinden
itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim oranlarını, 1/1/2014
tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) aylık değişim
oranlarını (Bu madde hükümlerine göre ödenecek alacaklara maddenin
yürürlüğe girdiği ay için uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık değişim oranı
olarak, maddenin yürürlüğe girdiği tarihten bir önceki ay için belirlenen
Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınır.), ifade eder.
d) TEDAŞ’a ait olup tahsilatı
özelleştirilen elektrik dağıtım/perakende satış şirketlerince sürdürülen ve
bu madde kapsamına giren alacaklar da bu madde hükmünden yararlanır.
e) Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların;
maddede öngörülen şartların yanı sıra, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi
izleyen üçüncü ayın sonuna kadar ilgili dağıtım/perakende satış şirketine
veya dağıtım/perakende satış şirketine iletilmek üzere TEDAŞ’a
yazılı başvuruda bulunmaları ve bu fıkranın (b) bendinde belirtilen
alacaklar hariç olmak üzere fıkra kapsamında ödenecek tutarların ilk
taksiti bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihi izleyen dördüncü aydan
başlamak üzere ikişer aylık dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte
ödemeleri şarttır. Bu fıkraya göre ödenecek taksitlerin ödeme
süresinin son gününün resmî tatile rastlaması hâlinde süre, tatili izleyen
ilk iş günü mesai saati sonunda biter.
f)
Bu madde hükümlerine göre hesaplanan tutarın;
1)
İlk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için
herhangi bir faiz uygulanmaz.
2)
İlk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi hâlinde, fer’i alacaklar
yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarı
üzerinden ayrıca %50 indirim yapılır.
3)
Taksitle ödenmek istenmesi hâlinde, borçluların başvuru sırasında altı,
dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini
tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir
sürede ödeme yapılamaz.
g)
Taksitle yapılacak ödemelerde bu fıkranın (b) bendi hariç olmak üzere bu
madde hükümlerine göre belirlenen tutar;
1)
Altı eşit taksit için (1,045),
2)
Dokuz eşit taksit için (1,083),
3)
On iki eşit taksit için (1,105),
4)
On sekiz eşit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına
bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı
hesaplanır. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçlulara
tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir. Ancak, tercih
edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde ödenecek tutar
ilgili katsayıya göre düzeltilir.
ğ)
Bu maddenin birinci fıkrasının (a) bendine göre ödenmesi gereken
taksitlerin ilk ikisi süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir
takvim yılında iki veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik
ödenmesi hâlinde, ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son
taksiti izleyen ayın sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesine göre belirlenen gecikme
zammı oranında hesaplanacak geç ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla
bu madde hükümlerinden yararlanılır. İlk iki taksitin süresinde tam
ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik ödenen diğer taksitlerin
belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim yılında ikiden fazla
taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde hükümlerinden
yararlanma hakkı kaybedilir.
h)
Bu maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hükümlerine göre ödenmesi gereken
taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde
ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının bu fıkra hükümlerine göre
izleyen taksit ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden
yararlanılır. Bu durumda gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun
51 inci maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç
ödeme zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu fıkra hükümlerinden
yararlanılır. Bu şekilde de ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde bu madde
hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir.
ı)
Taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil)
kadar yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.
i)
Bu maddeye göre ödenecek alacaklarla ilgili olarak, tatbik edilen hacizler
yapılan ödemeler nispetinde kaldırılır ve buna isabet eden teminatlar iade
edilir.
j)
Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan borçluların bu
borçlarla ilgili olarak dava açmamaları veya açılan davalardan vazgeçmeleri
ve başvuru süresi içinde yazılı olarak bu iradelerini belirtmeleri şarttır.
Davadan vazgeçme dilekçelerinin ilgili mahkemeye verilmesini müteakip
davadan vazgeçme dilekçesinin mahkemece onaylı bir sureti borçlularca
ilgili dağıtım/perakende satış şirketine veya dağıtım/perakende satış
şirketine iletilmek üzere TEDAŞ’a verilir.
Borçlularca, madde hükümlerinden yararlanılmak üzere davadan vazgeçilmesi
hâlinde idarece de ihtilaflar sürdürülmez.
k)
Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce dava konusu edilmiş ve/veya
icra takibi başlatılmış alacaklar için, borçlunun bu fıkra hükümlerinden
yararlanmak üzere başvuruda bulunması hâlinde, asıl borçlular ve kefiller
hakkında sürdürülen davalar sonlandırılır, icra ve takip işlemleri
durdurulur. Bu takdirde, borçluların mahkeme masraflarını, icra
masraflarını ilk taksit tutarı ile birlikte, vekâlet ücretini ise son
taksit ödeme süresi sonuna kadar ödemeleri şarttır.
l)
Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve açtıkları
davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak karar
tarihine bakılmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ
edilen kararlar uyarınca işlem yapılmaz ve TEDAŞ aleyhine hükmedilmiş
yargılama giderleri ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep
edilemez.
m)
Bu madde hükümlerinden yararlanılmak üzere vazgeçilen davalarda verilen
kararlar ile hükmedilen yargılama gideri, vekâlet ücreti ve fer’ileri talep edilmez ve bu alacaklar için icra
takibi yapılamaz. Vazgeçme tarihinden önce ödenmiş olan yargılama giderleri
ve vekâlet ücretleri geri alınmaz.
n)
Bu madde kapsamına giren alacakların maddede belirtilen şekilde tamamen
ödenmemiş olması hâlinde borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu madde
hükümlerinden yararlanırlar.
o)
Bu madde kapsamına giren alacaklara karşılık bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar, bu madde kapsamında tahsil
edilen tutarlar ile bu fıkranın (c) bendi kapsamında yapılan tecile ilişkin
olarak çeşitli kanunlar uyarınca ödenen faizlerin bu madde hükümlerine
dayanılarak red ve iadesi yapılmaz.
(2)
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Enerji ve Tabii Kaynaklar
Bakanlığının uygun görüşü alınarak TEDAŞ tarafından belirlenir.
MADDE 3 – (1)
Geliştirme ve Destekleme Fonundan kullandırılan Irak Programı
Kredilerinden, Türkiye İhracat Kredi Bankası A.Ş. (Banka) tarafından takip
edilen alacak aslı ile bu alacak aslına ilişkin hesaplanan faiz, zam ve
gecikme zammı gibi fer’i alacaklar yerine bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak
tutarın bu maddede belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla,
alacak asıllarına bağlı faiz, zam ve gecikme zammı gibi fer’i alacakların
tahsilinden vazgeçilir.
(2)
Bu madde kapsamında, ödenmemiş alacağın sadece faiz, zam ve gecikme zammı
gibi fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde faiz, zam ve gecikme zammı gibi
fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak
hesaplanacak tutar tahsil edilir.
(3)
Bu maddede geçen, Yİ-ÜFE aylık değişim oranları tabiri; Türkiye İstatistik
Kurumunun her ay için belirlediği 31/12/2004
tarihine kadar toptan eşya fiyatları endeksi (TEFE) aylık değişim oranlarını,
1/1/2005 tarihinden itibaren üretici fiyatları endeksi (ÜFE) aylık değişim
oranlarını, 1/1/2014 tarihinden itibaren yurt içi üretici fiyat endeksi
(Yİ-ÜFE) aylık değişim oranlarını (Bu madde hükümlerine göre ödenecek
alacaklara bu Kanunun yayımlandığı ay için uygulanması gereken Yİ-ÜFE aylık
değişim oranı olarak, bu Kanunun yayımlandığı tarihten bir önceki ay için
belirlenen Yİ-ÜFE aylık değişim oranı esas alınır.) ifade eder.
(4)
Bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen
şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve
kanun yollarına başvurmamaları şarttır. Davadan vazgeçme dilekçeleri
Bankaya verilir ve bu dilekçelerin Bankaya verildiği tarih, ilgili yargı
merciine verildiği tarih sayılarak dilekçeler ilgili yargı merciine
gönderilir. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan ve
açtıkları davalardan vazgeçen borçluların bu ihtilaflarıyla ilgili olarak
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra tebliğ edilen kararlar
uyarınca işlem yapılmaz ve bu kararlar ile hükmedilmiş yargılama giderleri
ve vekâlet ücreti bulunması hâlinde bunlar talep edilemez. Yargı
mercilerince alacağın tutarını etkileyen bir karar verilmiş olması hâlinde
madde hükmünden ilk aşamada istenilen tutar üzerinden yararlanılır.
(5)
Bu madde hükümlerinden yararlanmak isteyen borçluların, bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihi izleyen ayın sonuna kadar Bankaya başvuruda
bulunmaları ve madde kapsamında ödenecek tutarları, ilk taksiti bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihi izleyen ikinci aydan başlamak üzere ikişer aylık
dönemler hâlinde azami on sekiz eşit taksitte ödemeleri şarttır. Bu maddeye
göre ödenecek taksitlerin ödeme süresinin son gününün resmi tatile
rastlaması hâlinde süre izleyen ilk iş günü mesai saati sonunda biter.
(6)
Bu madde hükümlerine göre hesaplanan tutarın;
a)
İlk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi hâlinde, bu tutara bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için
herhangi bir faiz uygulanmaz.
b)
İlk taksit ödeme süresi içinde tamamen ödenmesi hâlinde, faiz, zam ve
gecikme zammı gibi fer’i alacaklar yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları
esas alınarak hesaplanacak tutar üzerinden ayrıca %50 indirim yapılır.
c)
Taksitle ödenmek istenmesi hâlinde borçluların başvuru sırasında altı,
dokuz, on iki veya on sekiz eşit taksitte ödeme seçeneklerinden birini
tercih etmeleri şarttır. Tercih edilen taksit süresinden daha uzun bir
sürede ödeme yapılamaz.
ç)
Taksitle yapılacak ödemelerde bu maddeye göre belirlenen tutar;
1)
Altı eşit taksit için (1,045),
2)
Dokuz eşit taksit için (1,083),
3)
On iki eşit taksit için (1,105),
4)
On sekiz eşit taksit için (1,15),
katsayısı ile çarpılır ve bulunan tutar taksit sayısına
bölünmek suretiyle ikişer aylık dönemler hâlinde ödenecek taksit tutarı
hesaplanır. Bu madde hükümlerinden yararlanmak üzere başvuruda bulunan
borçlulara tercih ettikleri taksit süresine uygun ödeme planı verilir.
Ancak, tercih edilen süreden daha kısa sürede ödeme yapılması hâlinde
ödenecek tutar ilgili katsayıya göre düzeltilir.
(7) Bu maddeye göre ödenmesi gereken taksitlerin ilk ikisi
süresinde ödenmek koşuluyla, kalan taksitlerden; bir takvim yılında iki
veya daha az taksitin, süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi hâlinde,
ödenmeyen veya eksik ödenen taksit tutarlarının son taksiti izleyen ayın
sonuna kadar, gecikilen her ay ve kesri için 6183 sayılı Kanunun 51 inci
maddesine göre belirlenen gecikme zammı oranında hesaplanacak geç ödeme
zammı ile birlikte ödenmesi şartıyla bu madde hükümlerinden yararlanılır. İlk
iki taksitin süresinde tam ödenmemesi ya da süresinde ödenmeyen veya eksik
ödenen diğer taksitlerin belirtilen şekilde de ödenmemesi veya bir takvim
yılında ikiden fazla taksitin süresinde ödenmemesi veya eksik ödenmesi
hâlinde bu madde hükümlerinden yararlanma hakkı kaybedilir.
(8)
Taksit tutarının %10’unu aşmamak şartıyla 5 Türk lirasına (bu tutar dâhil)
kadar yapılmış eksik ödemeler için bu madde hükümleri ihlal edilmiş
sayılmaz.
(9)
Bu madde kapsamına giren alacakların maddede belirtilen şekilde tamamen ödenmemiş
olması hâlinde borçlular ödedikleri tutarlar kadar bu madde hükümlerinden
yararlanırlar.
(10)
Bu maddeden yararlanılarak süresinde ödenen alacaklara, maddede yer alan
hükümler saklı kalmak kaydıyla maddenin yürürlüğe girdiği tarihten sonraki
süreler için faiz, zam ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacağı
hesaplanmaz.
(11)
Bu madde kapsamına giren alacaklara karşılık bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce tahsil edilmiş olan tutarlar ile bu madde kapsamında tahsil
edilen tutarlar red ve iade edilmez.
(12)
Bu maddenin uygulanması sırasında ortaya çıkabilecek ihtilafların
giderilmesine ilişkin usul ve esasları belirlemeye Hazine Müsteşarlığının
bağlı olduğu Bakan yetkilidir.
MADDE 4 – 31/12/1960
tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun mülga mükerrer 121 inci maddesi
başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde yeniden düzenlenmiştir.
“Vergiye
uyumlu mükelleflere vergi indirimi
MÜKERRER
MADDE 121- Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi
mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve
bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve
emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında
belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi
beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir
veya kurumlar vergisinden indirilir. Şu kadar ki hesaplanan indirim tutarı,
her hâl ve takdirde 1 milyon Türk lirasından fazla olamaz. İndirilecek
tutarın ödenmesi gereken vergiden fazla olması durumunda kalan tutar,
yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gereken tarihi
izleyen bir tam yıl içinde mükellefin beyanı üzerine tahakkuk eden diğer
vergilerinden mahsup edilebilir. Bu süre içinde mahsup edilemeyen tutarlar red ve iade edilmez. Gelir vergisi mükelleflerinin
yararlanacağı indirim tutarı, ticari, zirai veya mesleki faaliyet nedeniyle
beyan edilen kazançların toplam gelir vergisi matrahı içerisindeki oranı
dikkate alınmak suretiyle hesaplanan gelir vergisi esas alınarak tespit
edilir.
Söz
konusu indirimden faydalanabilmek için;
1. İndirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile bu
yıldan önceki son iki yıla ait vergi beyannamelerinin kanuni süresinde
verilmiş (Kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni
süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannameler bu
şartın ihlali sayılmaz.) ve bu beyannameler üzerine tahakkuk eden
vergilerin kanuni süresinde ödenmiş olması (Her bir beyanname itibarıyla 10
Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemeler bu şartın ihlali sayılmaz.),
2.
(1) numaralı bentte belirtilen süre içerisinde haklarında beyana tabi vergi
türleri itibarıyla ikmalen, re’sen
veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması (Yapılan tarhiyatların
kesinleşmiş yargı kararlarıyla veya 213 sayılı Vergi Usul Kanununun uzlaşma
ya da düzeltme hükümlerine göre tamamen ortadan kaldırılmış olması
durumunda bu şart ihlal edilmiş sayılmaz.),
3.
İndirimin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibarıyla vergi aslı
(vergi cezaları dâhil) 1.000 Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borcunun
bulunmaması,
şarttır.
İndirimin
hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl ile önceki dört takvim yılında
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinde sayılan fiilleri
işlediği tespit edilenler, bu madde hükümlerinden yararlanamazlar.
Bu
madde kapsamında vergi indiriminden yararlanan mükelleflerin, öngörülen
şartları taşımadığının sonradan tespiti hâlinde ilgili vergilendirme
döneminde indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler, vergi ziyaı cezası uygulanmaksızın tarh edilir. Bu hüküm, indirimin hesaplanacağı beyannamenin ait olduğu yıl
ile bu yıldan önceki son iki yılda herhangi bir vergiye ilişkin beyanların
gerçek durumu yansıtmadığının indirimden yararlanıldıktan sonra tespiti
üzerine yapılan tarhiyatların kesinleşmesi hâlinde de uygulanır ve bu takdirde
indirim uygulaması dolayısıyla ödenmeyen vergiler açısından zamanaşımı,
yapılan tarhiyatın kesinleştiği tarihi takip eden takvim yılının başından
itibaren başlar.
Bu
maddede geçen vergi beyannamesi ve vergi ibareleri, Maliye Bakanlığına
bağlı vergi dairelerine verilmesi gereken vergi beyannameleri ile bu
beyannameler üzerine tahakkuk eden vergileri ifade eder.
Birinci
fıkrada yer alan tutar, her yıl bir önceki yıla ilişkin olarak 213 sayılı
Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre belirlenen yeniden değerleme oranında
artırılmak suretiyle uygulanır. Bu şekilde hesaplanan tutarın %5’ini
aşmayan kesirler dikkate alınmaz. Bakanlar Kurulu, birinci fıkrada yer alan
oranı ve tutarı iki katına kadar artırmaya, sıfıra kadar indirmeye, kanuni
oran ve tutarına getirmeye; Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına
ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”
MADDE 5 – 1/7/1964
tarihli ve 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa ekli (1) sayılı tablonun “I.
Akitlerle ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün “A. Belli parayı ihtiva eden
kağıtlar:” başlıklı fıkrasına (13) numaralı bentten sonra gelmek üzere
aşağıdaki bentler ile anılan Kanuna ekli (2) sayılı tablonun “V-Kurumlarla
ilgili kağıtlar” başlıklı bölümünün (25) numaralı fıkrasından sonra gelmek
üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“14.
Resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı veya hasılat
paylaşımı inşaat sözleşmeleri
(Binde 9,48)
15. Resmi şekilde düzenlenen kat karşılığı
veya hasılat paylaşımı inşaat sözleşmeleri
kapsamında yapı müteahhitleri ile alt yükleniciler arasında düzenlenen
inşaat taahhüt sözleşmeleri (Binde 9,48)
16. Kat karşılığı veya hasılat
paylaşımı inşaat işlerine ilişkin danışmanlık hizmet sözleşmeleri (Binde
9,48)
17. Yapı denetimi hizmet sözleşmeleri
(Binde 9,48)”
“26.
Sosyal sorumluluk projeleri kapsamında proje yürütücüsü sivil toplum
kuruluşları ile bu projelere destek veren kamu kurum ve kuruluşları veya
kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında düzenlenen kâğıtlar.”
MADDE 6 – 2/7/1964
tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı (4) sayılı tarifenin “I-Tapu
işlemleri” başlıklı bölümünün (20) numaralı fıkrasının (a) bendine
aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Bakanlar
Kurulu, bu bende ilişkin kanuni nispeti, gayrimenkullerin türleri,
gayrimenkul sertifikası karşılığı edinimi, sınıfları, büyüklükleri,
bulunduğu yer ve vergi değerleri itibarıyla birlikte veya ayrı ayrı olmak üzere, bir katına kadar artırmaya, onda
birine kadar indirmeye yetkilidir.”
MADDE 7 – 25/10/1984
tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 13 üncü maddesinin birinci
fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“i) Konut veya iş yeri olarak inşa edilen binaların ilk tesliminde
uygulanmak ve bedeli döviz olarak Türkiye’ye getirilmek kaydıyla, Gelir
Vergisi Kanununun 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendinde
belirtilenler hariç olmak üzere çalışma veya oturma izni alarak altı aydan
daha fazla yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları, Türkiye’de yerleşmiş
olmayan yabancı uyruklu gerçek kişiler ile kanuni ve iş merkezi Türkiye’de
olmayan ve bir iş yeri ya da daimi temsilci vasıtasıyla Türkiye’de kazanç
elde etmeyen kurumlara yapılan konut veya iş yeri teslimleri (Şu kadar ki
bentte öngörülen şartları taşımadığı hâlde istisnanın uygulandığının tespit
edilmesi hâlinde zamanında tahsil edilmeyen vergi, vergi ziyaı cezası ve gecikme faizinden mükellef ile birlikte
alıcı müteselsilen sorumludur. İstisna
kapsamında teslim alınan konut veya iş yerinin bir yıl içerisinde elden
çıkarılması hâlinde zamanında tahsil edilmeyen verginin, 6183 sayılı
Kanunun 48 inci maddesine göre hesaplanan tecil faiziyle birlikte tapu
işleminden önce elden çıkaran tarafından ödenmesi şarttır.),”
MADDE 8 – 25/2/1998
tarihli ve 4342 sayılı Mera Kanununun geçici 3 üncü maddesine aşağıdaki
fıkra eklenmiştir.
“Birinci
fıkrada nitelikleri belirtilen taşınmazları belediyeler, il özel idareleri
veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarından bedeli karşılığında satın alan
gerçek ve özel hukuk tüzel kişileri ile bunların kanuni ve akdi
haleflerinden bedel istenilmez, bu taşınmazlar hakkında dava açılmaz,
açılan davalardan vazgeçilir. Açılan davalar sonucunda Hazine adına
tesciline veya mera, yaylak ve kışlak olarak sınırlandırılmasına ve özel
siciline yazılmasına karar verilen, kesinleşen ve henüz tapuda infaz
edilmeyen kararlar tapuda infaz edilmez. Kesinleşen
kararlar gereğince doğrudan tapuda Hazine adına tescil edilen veya mera
özel siciline yazılan fakat daha sonra bu Kanun hükümlerine göre meralık
vasfı değiştirilerek Hazine adına tescil edilen taşınmazlardan herhangi bir
kamu hizmeti için gerekli olmayan, Hazinece herhangi bir tasarrufa konu
edilmeyen ve hâlen tapuda Hazine adına kayıtlı olanların tapuları da talep
etmeleri hâlinde bedelsiz olarak önceki kayıt maliklerine veya kanuni
mirasçılarına devredilir.”
MADDE 9 – 25/8/1999
tarihli ve 4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanununa aşağıdaki ek madde
eklenmiştir.
“Esnaf
Ahilik Sandığı
EK
MADDE 6- Esnaf Ahilik Sandığının gerektirdiği görev ve hizmetler için malî
kaynak sağlamak, piyasa şartlarında kaynakları değerlendirmek, bu Kanunun
öngördüğü ödemelerde bulunmak üzere Esnaf Ahilik Sandığı kurulmuştur. Esnaf
Ahilik Sandığı, Kurum Yönetim Kurulunun kararları çerçevesinde işletilir ve
yönetilir. Esnaf Ahilik Sandığı, Fon kaynakları ile aynı usul ve esaslar
çerçevesinde değerlendirilir. Esnaf Ahilik Sandığı, Sayıştay tarafından
denetlenir.
Esnaf
Ahilik Sandığının;
A)
Gelirleri;
a)
Esnaf Ahilik Sandığı primlerinden,
b)
Bu primlerin değerlendirilmesinden elde edilen kazanç ve iratlardan,
c)
Esnaf Ahilik Sandığının açık vermesi durumunda Devletçe sağlanacak
katkılardan,
d)
Bu madde gereğince sigortalılardan alınacak ceza, gecikme zammı ve
faizlerden,
e)
Diğer gelir ve kazançlar ile bağışlardan,
B)
Giderleri;
a)
Esnaf Ahilik Sandığı ödeneklerinden,
b)
5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primlerinden,
c)
48 inci maddenin yedinci fıkrasında sayılan hizmetlere ilişkin giderlerden,
d)
Esnaf Ahilik Sandığı hizmetlerinin yerine getirilebilmesi için Yönetim
Kurulunun onayı üzerine Kurum tarafından yapılan giderler ile hizmet binası
kiralanması, hizmet satın alınması, bilgisayar, bilgisayar yazılım ve
donanımı alım giderlerinden,
oluşur.
Esnaf
Ahilik Sandığı, bütçe kapsamı dışında olup gelirlerinden vergi kesintileri
hariç hiçbir şekilde kesinti yapılamaz ve gelirleri genel bütçeye gelir
kaydedilemez. Esnaf Ahilik Sandığının gelir ve giderleri üçer aylık
dönemler hâlinde 3568 sayılı Kanuna göre ruhsat almış, denetim yetkisine
sahip meslek mensubu yeminli malî müşavirlere denetlettirilerek denetim
raporlarının sonuçları ilân edilir. Esnaf Ahilik Sandığının gelirleri ile
bu gelirlerle alınan her türlü taşınır ve taşınmazlar Kuruma aittir. Esnaf
Ahilik Sandığı, damga vergisi hariç her türlü vergi, resim ve harçtan
muaftır. Bu muafiyetin, 193 sayılı Kanun ile 5520 sayılı Kanun uyarınca
yapılacak vergi kesintilerine şümulü yoktur.
5510
sayılı Kanunun 50 nci maddesi kapsamındaki isteğe
bağlı sigortalılar, 10/7/1953 tarihli ve 6132 sayılı
At Yarışları Hakkında Kanuna tabi jokey ve antrenörler, köy ve mahalle
muhtarları ile tarımsal faaliyette bulunanlar hariç olmak üzere; 5510
sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında
hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar
Esnaf Ahilik Sandığı kapsamında Esnaf Ahilik Sandığı sigortalısı sayılır.
Esnaf
Ahilik Sandığı sigortası zorunludur. Bu madde kapsamına giren ve hâlen
faaliyette olanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte, faaliyetine daha
sonra başlayanlar ise başladıkları tarihten itibaren Esnaf Ahilik Sandığı
sigortalısı olurlar.
Esnaf
Ahilik Sandığı sigortasının gerektirdiği ödemeleri, hizmet ve yönetim
giderlerini karşılamak üzere, Esnaf Ahilik Sandığı sigortalıları ve Devlet,
Esnaf Ahilik Sandığı primi öder. Esnaf Ahilik Sandığı primi sigortalının
5510 sayılı Kanunun 80 inci ve 82 nci
maddelerinde belirtilen prime esas günlük kazançlarından, %2 sigortalı ve
%1 Devlet payı olarak alınır. Ancak alınacak günlük prim tutarı, prime esas
günlük kazanç alt sınırının iki katı üzerinden hesaplanacak tutardan fazla
olamaz. Herhangi bir nedenle sigortalılık durumunun sona ermesi hâlinde, o
ana kadar sigortalıdan kesilen Esnaf Ahilik Sandığı primleri ile Devlet
payı iade edilmez. Esnaf Ahilik Sandığına sigortalılarca ödenen primler,
kazancın tespitinde gider olarak kabul edilir.
Esnaf
Ahilik Sandığı primlerinin toplanmasından Sosyal Güvenlik Kurumu, bu madde
kapsamındaki diğer her türlü hizmet ve işlemlerin yapılmasından Kurum
görevli, yetkili ve sorumludur.
Esnaf
Ahilik Sandığı primleri ile ilgili olarak 5510 sayılı Kanunun 80 inci, 82 nci, 86 ncı, 88 inci, 89 uncu,
90 ıncı, 91 inci, 93 üncü ve 100 üncü madde
hükümleri uygulanır. Esnaf Ahilik Sandığı primlerinin toplanmasından,
sigortalı bazında kayıtların tutulmasından, toplanan primler ile
uygulanacak gecikme cezası ile gecikme zammının Esnaf Ahilik Sandığına
aktarılmasından, teminat ve hak edişlerin prim borcuna karşılık tutulmasından
ve yersiz olarak alınan primlerin iadesinden Sosyal Güvenlik Kurumu
görevli, yetkili ve sorumludur. Sosyal Güvenlik Kurumu bir ay içinde tahsil
ettiği primler ile gecikme cezası ve gecikme zammını ayrı ayrı göstermek suretiyle tahsil edildiği ayı izleyen
ayın onbeşine kadar Esnaf Ahilik Sandığına
aktarır. Uygulamaya ilişkin hususlar Sosyal Güvenlik Kurumu ve Kurum
arasında düzenlenen bir protokol ile belirlenir. Kurum, Sosyal Güvenlik
Kurumunun ay itibarıyla Esnaf Ahilik Sandığına intikal ettirdiği sigortalı
paylarını dikkate alarak Devlet payını Çalışma ve Sosyal Güvenlik
Bakanlığından talep eder. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı talep edilen
miktarı talep tarihini izleyen onbeş gün içinde
Esnaf Ahilik Sandığına aktarır.
Esnaf
Ahilik Sandığı sigortalılarına bu maddede belirtilen usul ve esaslar
çerçevesinde, Kurumca aşağıda belirtilen ödemeler yapılır ve hizmetler
sağlanır:
a)
Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği
b)
5510 sayılı Kanun gereği ödenecek sigorta primleri
c)
Yeni bir iş bulma
d)
Aktif işgücü hizmetleri kapsamında kurs ve programlar
Esnaf
Ahilik Sandığı bir önceki yıl prim gelirlerinin %15’i; 48 inci maddenin
yedinci fıkrasında belirlenen amaçlarla hizmet sunmak için Kurum bütçesine
aktarılmak suretiyle kullanılabilir. Ancak, Esnaf Ahilik Sandığı
ödeneğinden yararlanmakta olanlara yönelik hizmetler için bu sınırlama
dikkate alınmaz.
Günlük
Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği, sigortalının son dört aylık prime esas
kazançları dikkate alınarak hesaplanan günlük ortalama kazancının %40’ıdır.
Bu şekilde hesaplanan Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği miktarı, 4857 sayılı
Kanunun 39 uncu maddesine göre belirlenen aylık asgari ücretin brüt
tutarının %80’ini geçemez.
Esnaf
Ahilik Sandığı sigortalıları için sigortalılığının sona ermesinden önceki
son 120 gün sürekli çalışmış olanlardan, son üç yıl içinde;
a)
600 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara
180 gün,
b)
900 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara
240 gün,
c)
1080 gün faaliyetini sürdüren ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ödemiş olanlara
300 gün,
süre ile Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği verilir. Esnaf
Ahilik Sandığı ödeneği başvuruları izleyen ayın sonuna kadar
sonuçlandırılır. Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği, her ayın beşinde aylık
olarak sigortalının kendisine ödenir. Ödeme tarihini öne çekmeye Çalışma ve
Sosyal Güvenlik Bakanı yetkilidir. Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği damga
vergisi hariç herhangi bir vergi ve kesintiye tabi tutulmaz. Esnaf Ahilik
Sandığı ödeneği, nafaka borçları dışında haciz veya başkasına devir ve
temlik edilemez. Sigortalı, Esnaf Ahilik Sandığı ödeneğinden yararlanma
süresini doldurmadan tekrar faaliyetine başlar ve Esnaf Ahilik Sandığı
ödeneğinden yararlanmak için bu maddenin öngördüğü şartları yerine
getiremeden yeniden faaliyetine son verirse, daha önce hakettiği
Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği süresini dolduruncaya kadar bu haktan
yararlanmaya devam eder. Bu maddenin öngördüğü şartları yerine getirmek
suretiyle yeniden faaliyetin son bulması hâlinde ise sadece bu yeni hak sahipliğinden
doğan süre kadar Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği ödenir.
Esnaf Ahilik Sandığı sigortalılarından iflas istemiyle
mahkemeye başvurulmuş olmak suretiyle veya iflasa tabi olmamakla birlikte
işyerini kapatmak suretiyle sigortalılığı sona erenler, sigortalılığının
sona erdiği tarihi izleyen günden itibaren otuz gün içinde Kuruma doğrudan
veya elektronik ortamda başvurarak yeni bir iş almaya hazır olduklarını
kaydettirmeleri, bu maddede yer alan prim ödeme koşullarını sağlamış
olmaları ve Esnaf Ahilik Sandığı primi ve bu prime ilişkin herhangi bir
borcunun olmaması kaydıyla Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği almaya hak
kazanırlar. Ancak sigortalılığının sona ermesinden önceki en fazla
90 günlük süreye ilişkin Esnaf Ahilik Sandığı prim borcu olan sigortalılar,
bu maddede sayılan diğer şartları sağlamaları ve bu döneme ilişkin Esnaf
Ahilik Sandığı prim borçlarının alacakları ödenekten tahsil edilmesi
kaydıyla Esnaf Ahilik Sandığı ödeneğinden faydalandırılır. 21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının
Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirilmiş
veya ilgili diğer kanunlar uyarınca prim borçları yeniden yapılandırılmış
Esnaf Ahilik Sandığı prim borcu olanlar, tecil ve taksitlendirmeleri veya
yapılandırmaları bozulmamış olması şartıyla Esnaf Ahilik Sandığı
ödeneğinden faydalandırılır. Mücbir sebepler dışında, başvuruda gecikilen
süre Esnaf Ahilik Sandığı ödeneği almaya hak kazanılan toplam süreden
düşülür.
52 nci madde hükümleri, Esnaf Ahilik Sandığı sigortası ve
sigortalıları bakımından da kıyasen uygulanır. Ayrıca Esnaf Ahilik Sandığı
sigortalılarından hileli iflas eden veya işyerini usul ve füruuna ya da muvazaalı olarak üçüncü şahıslara
devredenlere yapılan ödemeler ile sigortalının kusurundan kaynaklandığı
belirlenen fazla ödemeler yasal faizi ile geri alınır. Ölen sigortalılara
yapılmış fazla ve yersiz ödemeler geri tahsil edilmez.
Bu
madde kapsamında Esnaf Ahilik Sandığı sigortalıları için düzenlenecek kurs
ve programlara ilişkin olarak Gümrük ve Ticaret Bakanlığının görüşü alınır.
Bu
maddede belirtilen prim oranlarını, prim ödeme gün sayısı ve ödenek
sürelerini, 48 inci maddenin yedinci fıkrasında belirlenen amaçlarla hizmet
sunmak için Kurum bütçesine aktarılacak prim gelirlerinin oranını bir
katına kadar artırmaya veya yarı oranına kadar eksiltmeye Bakanlar Kurulu
yetkilidir.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı
ve Sosyal Güvenlik Kurumunun görüşleri alınarak Kurum tarafından
belirlenir.”
MADDE 10 – 25/6/2003
tarihli ve 4904 sayılı Türkiye İş Kurumu Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“Proje
karşılığında aktarılan hibe niteliğindeki tutarlar
EK
MADDE 1- Kurum, gerektiğinde faaliyet alanı ile ilgili ihalelere, projelere
ve programlara münferiden veya ulusal ya da uluslararası kuruluşlarla
işbirliği hâlinde katılmak suretiyle, yurt içinde veya uluslararası düzeyde
kurum ve kuruluşlara eğitim ve danışmanlık hizmeti verebilir.
Avrupa
Birliği ve uluslararası kuruluşların kaynaklarından Kuruma proje karşılığı
aktarılan hibe niteliğindeki tutarlar hakkında, 17/9/2004
tarihli ve 5234 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde
Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 32 nci
maddesi doğrultusunda işlem yapılır.”
MADDE 11 – 16/5/2006
tarihli ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanununun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasına aşağıdaki cümle
eklenmiş, yedinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve aynı maddeye
aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“Başkan ve başkan yardımcısı dışındaki atama ile gelen Yönetim
Kurulu üyeliklerine aynı usulle daha önce memuriyette bulunmamış olanlardan
atama veya 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal
Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun 4 üncü maddesinin birinci
fıkrasının (a) veya (b) bentlerine göre sigortalı olmalarını gerektiren
çalışmalarını devam ettirmek suretiyle görevlendirme yapılabilir; bu
şekilde atanan veya görevlendirilenler için 657 sayılı Kanunun 68 inci
maddesinin (B) bendi gereği aranacak on yıllık hizmet süresinin tespitinde,
bakanlıkların bağlı ve ilgili kuruluşlarının en üst yöneticileri için
öngörülen hükümler uygulanır ve yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuş olmak bu
kişilere görev süresinin sonunda memuriyete atanma hakkı vermez.”
“Toplantılara
iştirak eden Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine, bu görevleri nedeniyle
ayrıca, 22/1/1990 tarihli ve 399 sayılı Kanun
Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre kamu iktisadi teşebbüsleri
yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen miktarlarda her ay ödeme yapılır.
Ancak beşinci fıkranın son cümlesine göre görevlendirilen yönetim kurulu
üyelerine sadece 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine
göre kamu iktisadi teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen
tutarın iki katı kadar her ay huzur hakkı ödenir ve bunlar yönetim kurulu
üyesi kadrosu ile ilişkilendirilmez.”
“Sosyal
güvenlik kuruluşlarının herhangi birinden emeklilik veya yaşlılık aylığı
almakta olanlardan yönetim kurulu üyeliğine atanan, seçilen veya
görevlendirilenler hakkında 21/4/2005 tarihli ve
5335 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik
Yapılmasına Dair Kanunun 30 uncu maddesi hükümleri uygulanmaz. Ancak
bunlardan isteyenlerin aylıkları göreve başladıkları tarihi takip eden
aybaşından itibaren kesilir ve bunlar 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin
birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında yeniden sigortalı sayılır. Bu
şekilde aylıklarını kestirmek suretiyle yeniden sigorta primi ödeyenlerin
görev sürelerinin bitiminde emekli aylıkları genel hükümlere göre yeniden
belirlenir. Aylıklarını kestirmek istemeyen yönetim kurulu üyelerine sadece
399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 34 üncü maddesine göre kamu iktisadi
teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen tutarda her ay huzur
hakkı ödenir.”
MADDE 12 – 31/5/2006
tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası
Kanununun 60 ıncı maddesinin birinci fıkrasının
(e) bendine “işsizlik ödeneği” ibaresinden sonra gelmek üzere “, Esnaf
Ahilik Sandığı ödeneği” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 13 – 5510 sayılı Kanunun 61
inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “işsizlik veya”
ibaresi “işsizlik, Esnaf Ahilik Sandığı veya” şeklinde ve “işsizlik
ödeneğinin” ibaresi “işsizlik veya Esnaf Ahilik Sandığı ödeneğinin”
şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 14 – 5510 sayılı Kanunun 80
inci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci ve üçüncü cümleleri aşağıdaki
şekilde değiştirilmiş ve aynı fıkranın dördüncü cümlesi yürürlükten
kaldırılmıştır.
“60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g)
bendi kapsamında genel sağlık sigortalısı sayılanlar için 82 nci maddeye göre belirlenen prime esas günlük kazanç
alt sınırının otuz günlük tutarı, prime esas kazanç tutarı olarak esas
alınır. Ancak, tescil tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde gelir testi
talebinde bulunanlardan gelir testi sonucuna göre aile içindeki gelirleri
brüt asgari ücretin üçte birinin altında tespit edilenlerin bu sürelerde
yaptıkları ödemeler herhangi bir faiz uygulanmaksızın iade veya mahsup
edilir.”
MADDE 15 – 5510 sayılı Kanunun 81
inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendine aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak, 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(g) bendine tabi olanlar için genel sağlık sigortası primi, prime esas
kazancın %3’ü olup, bu oranı %12’ye kadar artırmaya Bakanlar Kurulu
yetkilidir.”
MADDE 16 – 5510 sayılı Kanuna
aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK
MADDE 13- a) Türkiye’de ikamet eden Türk vatandaşlarının Türkiye’de ikamet
etmeyen ve 28/7/2016 tarihli ve 6735 sayılı
Uluslararası İşgücü Kanununun 16 ncı maddesinin
birinci fıkrasının (ç) bendinde belirtilenlerin ana, baba, eş ve çocukları,
b)
6735 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin birinci
fıkrasının (ç) bendinde belirtilenlerden aynı Kanunun 13 üncü maddesi
kapsamında olanlar ile bunların ana, baba, eş ve çocukları,
talep etmeleri hâlinde, talep tarihini takip eden günden
itibaren bu Kanunun 60 ıncı maddesinin birinci
fıkrasının (g) bendi kapsamında ikamet şartı aranmaksızın genel sağlık
sigortalısı sayılır.
Bu
madde kapsamındaki genel sağlık sigortalıları hakkında 3 üncü maddenin
birinci fıkrasının (10) numaralı bendi uygulanmaz.
Bu
madde kapsamındaki genel sağlık sigortalılarının sağlık hizmetlerinden
yararlanabilmeleri için, sağlık hizmet sunucusuna başvurdukları tarihte
6183 sayılı Kanunun 48 inci maddesine göre tecil ve taksitlendirerek tecil
ve taksitlendirmeleri devam edenler hariç prim ve prime ilişkin her türlü
borcunun bulunmaması şarttır.
Birinci
fıkranın (b) bendinde belirtilenler için 67 nci
maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen 30 gün prim ödeme şartı
120 gün olarak uygulanır.
Bu
madde kapsamındaki genel sağlık sigortalıları ile ilgili olarak, bu maddede
aksine hüküm bulunmaması kaydıyla bu Kanunun ilgili hükümleri uygulanır.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurum tarafından
belirlenir.”
MADDE 17 – 5510 sayılı Kanuna
aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 14- Mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve
denetimlerde çalıştırdığı kişileri sigortalı olarak bildirmediği veya
bildirilen sigortalıyı fiilen çalıştırmadığı tespit edilen işyerleri ilk
tespitte bir ay süreyle, ilk tespit tarihinden itibaren üç yıl içinde
tekrar eden her bir tespit için ise bir yıl süreyle bu Kanun, 3294 sayılı
Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu ve 4447 sayılı İşsizlik
Sigortası Kanununda yer alan sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden
yararlanamaz. Bu Kanun ve 3294 sayılı Kanun ile 4447 sayılı Kanunda
bu maddeye aykırı olan hükümler uygulanmaz.
Bu madde hükümleri 4447 sayılı Kanunun 50 nci
maddesinin beşinci fıkrası ve geçici 17 nci
maddesi ile bu Kanunun geçici 71 inci maddesi; bildirilen sigortalıyı
fiilen çalıştırmadığına yönelik tespitlerde ise 4447 sayılı Kanunun geçici
10 uncu ve geçici 15 inci maddeleri ile 3294 sayılı Kanunun Ek 5 inci
maddesi hakkında uygulanmaz.
Beş
kişiden fazla olmamak koşuluyla çalıştırılan toplam sigortalı sayısının
%1’ini aşmayan sayıda, çalıştırılanların sigortalı olarak bildirilmediğinin
veya bildirilen kişilerin fiilen çalışmadığının tespit edilmesi hâlinde
birinci fıkra hükümleri uygulanmaz.
Mahkeme kararıyla veya yapılan kontrol ve denetimlerde
çalıştırılanların sigortalı olarak bildirilmediğinin veya bildirilen sigortalının
fiilen çalışmadığının tespit edilmesi nedeniyle bu Kanun, 3294 sayılı Kanun
ve 4447 sayılı Kanunda yer alan sigorta primi teşvik, destek ve
indirimlerden ilgili Kanun hükümleri nedeniyle bir yıllık yararlanamama
kapsamına giren ve bu maddenin yürürlük tarihinde bu bir yıllık
yararlanamama süresi devam eden işyerleriyle ilgili olarak yararlanamamaya
esas olan tespitler bu maddenin birinci fıkrası kapsamında ilk tespit
sayılır, ancak bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önceki dönemlerde
yararlanılmayan sigorta primi teşvik, destek ve indirimlerden de
yararlanılamaz.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Kurumca belirlenir.”
MADDE 18 – 5510
sayılı Kanunun geçici 41 inci maddesinin birinci fıkrasına “Sosyal Güvenlik
Kurumuna ait olan ve Kuruma bağlı tahsil dairelerince 6183 sayılı Kanun
kapsamında takip edilen” ibaresinden sonra gelmek üzere “borçları ile kira
ve ecrimisil” ibaresi, ikinci fıkrasına “takip
edilen borçları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kira ve ecrimisil borçları” ibaresi ve üçüncü fıkrasına “takip
edilen borcu” ibaresinden sonra gelmek üzere “ile kira ve ecrimisil borcu” ibaresi eklenmiştir.
MADDE 19 – 5510 sayılı Kanunun
geçici 71 inci maddesinin birinci fıkrasına aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Ancak (a) bendinin uygulanmasında Bakanlar Kurulunca belirlenecek
prime esas günlük kazancı 18/10/2012 tarihli ve
6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu hükümleri uyarınca
toplu iş sözleşmesi uygulanan özel sektör işverenlerine ait işyerleri için
ayrıca tespit edilebilir.”
MADDE 20 – 5510 sayılı Kanuna
aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ MADDE 73- 60 ıncı maddenin
birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında genel sağlık sigortası tescili
yapılmış olup da gelir testine hiç başvurmayanlardan bu maddenin yürürlüğe
girdiği tarihten itibaren on iki ay içinde gelir testine başvuran kişilerin
genel sağlık sigortası primleri yapılan gelir testi sonucuna göre tescil
başlangıç tarihinden itibaren tahakkuk ettirilir.
60 ıncı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamındaki
sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borçlarına, bu maddenin yürürlük
tarihinden önceki döneme ilişkin olarak tahakkuk ettirilen veya ettirilecek
gecikme cezası ve gecikme zammı gibi ferî alacaklardan ödenmemiş olanların
tamamının tahsilinden vazgeçilir.
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında tahakkuk ettirilmiş olup
ödenmemiş olan aylık prim borcu aslının ait olduğu aya ilişkin tutarının;
bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan prime esas kazanç alt
sınırının otuz günlük tutarının %3’üne eşit veya fazla olması hâlinde bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihte geçerli olan prime esas kazanç alt
sınırının otuz günlük tutarının %3’ü üzerinden, %3’ünden az olması hâlinde
ise tahakkuk eden borç tutarı üzerinden prim borcu yeniden hesaplanır. Hesaplanan
yeni borcun bu maddenin yürürlük tarihini takip eden aybaşından itibaren on
iki ay içinde peşin veya taksitle ödenmesi hâlinde, bu tutara bu maddenin
yürürlüğe girdiği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için herhangi
bir faiz uygulanmaz. Bu maddenin yürürlüğe girdiği
tarihten önce 60 ıncı maddenin birinci fıkrasının
(g) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünden kaynaklanan prim borcu
bulunanlar 67 nci maddede belirtilen şartları
taşımaları hâlinde, bu maddenin yürürlük tarihinden önceki döneme ait prim
borçları dikkate alınmaksızın bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten
itibaren on iki aylık sürenin sonuna kadar sağlık hizmetlerinden ve diğer
haklardan yararlandırılır.
Bu
maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar 60 ıncı
maddenin birinci fıkrasının (g) bendi kapsamında ödenmiş olan genel sağlık
sigortası primleri ile gecikme cezası ve gecikme zammı tutarları iade ve
mahsup edilmez.
Bu
maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Kurum
yetkilidir.”
MADDE 21 – 19/9/2006
tarihli ve 5543 sayılı İskân Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.
“EK MADDE 2- (1) Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından
yapılmakta ve yapılacak olan baraj ile baraj mücavir alanında kalan taşınmazların
kısmen veya tamamen kamulaştırılması sonucunda yerlerini terk etmek zorunda
kalanların iskânına ilişkin olarak bu Kanunla ve ilgili diğer mevzuatla
Bakanlığa verilen her türlü hak, görev ve yetkiler, Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilir. Bu madde kapsamında yapılacak
iskân ile ilgili usul ve esaslar Orman ve Su İşleri Bakanlığının teklifi
üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenir.
(2)
Birinci fıkra kapsamındaki hak, yetki ve görevlerin Devlet Su İşleri Genel
Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilebilmesi maksadıyla, bu Kanunun
hükümlerine göre kullanılabilecek arazi ve arsalardan gerekli olanlar
birinci fıkra kapsamında kalan iskân faaliyetleri maksadıyla kullanılmak
üzere tapuda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına tescil edilir. Aynı maksatla kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan ve talep edilen
Hazinenin özel mülkiyetinde veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında
bulunan taşınmazlardan Maliye Bakanlığınca uygun görülenler tapuda Devlet
Su İşleri Genel Müdürlüğü adına bedelsiz olarak devren tescil edilir, ancak
bunlardan iskân faaliyetleri için ihtiyaç duyulmayan veya kullanılmayanlar
Maliye Bakanlığının talebi üzerine tapuda yeniden bedelsiz olarak devren
Hazine adına tescil edilir. Bu fıkra kapsamında yapılacak her türlü
devir, temlik, tevhid, ifraz, tescil, terkin ve
sair işlemleri tapu sicilinde yapmaya Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü
yetkilidir. Bu madde kapsamında iskân faaliyetinde kullanılmak üzere 19/4/2012 tarihli ve 6292 sayılı Orman Köylülerinin
Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına
Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin
Satışı Hakkında Kanunun 4 üncü maddesi uyarınca orman sınırları dışına
çıkarılacak alanlar tapuda Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü adına resen
tescil edilerek devredilir.
(3)
Bu maddenin yürürlük tarihinden önce bu Kanuna göre iskân duyurusu yapılmış
projeler Bakanlıkça yürütülür.”
MADDE 22 – 15/5/2007
tarihli ve 5661 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Anonim Şirketi ve
Tarım Kredi Kooperatifleri Tarafından Kullandırılan Toplu Köy İkrazatı/Grup Kredilerinden Doğan Kefaletin Sona
Erdirilmesi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.
“GEÇİCİ
MADDE 1- (1) Bu Kanunun 1 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları
kapsamında borçlarını tasfiye etmemiş olan borçlular için, anılan
fıkralardaki mevcut düzenlemeler de geçerli olmak kaydıyla, ödeme veya
yeniden yapılandırma tarihi 31/12/2017 olarak
uygulanır. Bu düzenleme tahsilat yapılan borçlarla
ilgili olarak iade isteme hakkı doğurmaz.”
MADDE 23 – 18/10/2012
tarihli ve 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununun 28 inci
maddesinin yedinci fıkrasına aşağıdaki bent eklenmiştir.
“c)
Bakanlıkla yapılacak işbirliği protokolü çerçevesinde, kadın istihdamını
destekleyici faaliyetler kapsamında kullanılması şartıyla Bakanlığa,”
MADDE 24 – 22/1/1990
tarihli ve 399 sayılı Kamu İktisadi Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi
ve 233 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Bazı Maddelerinin Yürürlükten
Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin 21 inci maddesinin ikinci
fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.
“Yıllık
izinler, teşebbüs veya bağlı ortaklığın uygun bulacağı zamanlarda toptan
veya ihtiyaca göre kısım kısım kullanılabilir.
Bir sözleşme döneminde kullanılmayan izinler müteakip sözleşme döneminde
kullanılabilir. Cari sözleşme dönemi ile bir önceki sözleşme dönemi hariç,
önceki sözleşme dönemlerine ait kullanılamayan izin hakları düşer.”
MADDE 25 – Bu Kanunun;
a) 4
üncü maddesi 1/1/2018 tarihinden itibaren verilmesi
gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere
yayımı tarihinde,
b) 7
nci maddesi 1/4/2017
tarihinden itibaren uygulanmak üzere yayımı tarihinde,
c) 9
uncu, 12 nci ve 13 üncü maddeleri 1/1/2018 tarihinde,
ç)
14 üncü, 15 inci, 16 ncı, 17 nci
ve 20 nci maddeleri 1/4/2017
tarihinde,
d)
diğer maddeleri ise yayımı tarihinde,
yürürlüğe girer.
MADDE 26 – Bu Kanun hükümlerini
Bakanlar Kurulu yürütür.
7/3/2017
|