23 Ekim 2015 CUMA

Resmî Gazete

Sayı : 29511

TEBLİĞ

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumundan:

MENKUL KIYMETLEŞTİRMEYE İLİŞKİN RİSK AĞIRLIKLI

TUTARLARIN HESAPLANMASI HAKKINDA TEBLİĞ

BİRİNCİ KISIM

Başlangıç Hükümleri

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç ve kapsam

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğin amacı, bankaların menkul kıymetleştirme pozisyonlarından kaynaklanan risk ağırlıklı tutarlarının hesaplanmasına ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Dayanak

MADDE 2 – (1) Bu Tebliğ, 19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 43, 45 ve 93 üncü maddeleri ile Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliğin 7 nci maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar ve kısaltmalar

MADDE 3 – (1) Bu Tebliğde yer alan;

a) Ara menkul kıymetleştirme pozisyonları: Menkul kıymetleştirmede en kıdemli (senior) pozisyondan daha az kıdemli (junior) ve kredi kalitesi kademesi 1 olan herhangi bir pozisyondan daha az kıdemli olan ve yüzde binikiyüzelliden daha düşük risk ağırlığı uygulanabilecek menkul kıymetleştirme pozisyonlarını,

b) Banka: Kanunun 3 üncü maddesinde tanımlanan bankaları,

c) Birinci kayıp dilimi: Bir menkul kıymetleştirmede, menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar dolayısıyla maruz kalınan kayıpların yansıtılması suretiyle daha kıdemli dilimlere koruma sağlayan ilk dilimi,

ç) Derecelendirilmemiş pozisyon: Yetkili bir kredi derecelendirme kuruluşu tarafından verilmiş bir kredi derecelendirme notu bulunmayan menkul kıymetleştirme pozisyonunu,

d) Derecelendirilmiş pozisyon: Yetkili bir kredi derecelendirme kuruluşu tarafından verilmiş bir kredi derecelendirme notu bulunan menkul kıymetleştirme pozisyonunu,

e) Erken itfa hükmü: Rotatif kredilerin menkul kıymetleştirilmesi veya rotatif menkul kıymetleştirmeye ilişkin sözleşmede tanımlanmış belirli durumların gerçekleşmesi halinde, ihraç edilen menkul kıymetlerin başlangıçta belirlenen vadeden önce itfa edilmesini gerektiren hükmü,

f) Dilim: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan dilimi,

g) Finansman bonosu ihracı yoluyla menkul kıymetleştirme programı: İflastan ari bir özel amaçlı menkul kıymetleştirme şirketinin varlıklarına dayalı olarak başlangıç vadesi bir yıl veya daha kısa olan finansman bonolarının ihraç edilmesi suretiyle gerçekleştirilen menkul kıymetleştirmeyi,

ğ) Fonlanmamış kredi koruması: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan fonlanmamış kredi korumasını,

h) Fonlanmış kredi koruması: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan fonlanmış kredi korumasını,

ı) Geleneksel menkul kıymetleştirme: Menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların sahipliğinin menkul kıymetleri ihraç eden özel amaçlı menkul kıymetleştirme şirketine, ihraç edilen menkul kıymetlere ilişkin ödemeler menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın yükümlülüğünde olmayacak şekilde doğrudan veya ikincil katılım yoluyla devrini,

i) İlave gelir: Menkul kıymetleştirmeye konu varlıklara ilişkin olarak özel amaçlı menkul kıymetleştirme şirketi tarafından tahsil edilen faiz, komisyon ve diğer gelirlerden yapılan kupon ödemeleri, masraf ve benzeri giderler düşüldükten sonra kalan geliri,

j) Kanun: 5411 sayılı Bankacılık Kanununu,

k) Kredi Derecelendirme Kuruluşu (KDK): Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi derecelendirme kuruluşunu,

l) Kredi kalitesinin iyileştirilmesi: Bankanın bir menkul kıymetleştirme pozisyonunu elde bulundurması veya riskini üstlenmesi suretiyle menkul kıymetleştirmenin diğer taraflarına belirli ölçüde ilave koruma sağlamasını öngören sözleşmeyi,

m) Kredi riski azaltımı: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan kredi riski azaltımını,

n) Kurul: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunu,

o) Kurum: Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunu,

ö) Likidite kredisi tahsis taahhüdü: Yatırımcıların nakit akış düzenlerinin bozulmaması amacıyla bir sözleşmeye dayalı olarak yatırımcılara fon sağlanması taahhüdünü,

p) Menkul kıymetleştirme: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan menkul kıymetleştirmeyi,

r) Menkul kıymetleştirmede geri çağırma opsiyonu: Menkul kıymetleştirme kurucusu bankaya menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların veya menkul kıymetleştirme pozisyonlarının tümünün geri ödenmesini beklemeksizin, menkul kıymetleştirme pozisyonlarını geri çağırma hakkı veren opsiyonu,

s) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan menkul kıymetleştirme kurucusu bankayı,

ş) Menkul kıymetleştirme pozisyonu: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan menkul kıymetleştirme pozisyonunu,

t) Özel amaçlı menkul kıymetleştirme şirketi (ÖMKŞ): Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan özel amaçlı menkul kıymetleştirme şirketini,

u) Özkaynak: 5/9/2013 tarihli ve 28756 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelikte belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde hesaplanan özkaynakları,

ü) Rotatif krediler: Kredi bakiyesinin, müşterilerin borçlanma ve geri ödeme kararlarına göre önceden belirlenen limitler içerisinde değişmesine izin verilen kredileri,

v) Rotatif menkul kıymetleştirme: Menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların, rotatif olup olmadığına bakılmaksızın, menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzuna eklenmesi veya çıkarılması suretiyle bir menkul kıymetleştirmenin yapısının değiştirildiği menkul kıymetleştirmeleri,

y) Sentetik menkul kıymetleştirme: Kredi riskinin tamamen veya kısmen kredi türevleri veya garantiler kullanılarak transfer edildiği menkul kıymetleştirmeyi,

z) Sponsor banka: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan sponsor bankayı,

aa) Yeniden menkul kıymetleştirme: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan yeniden menkul kıymetleştirmeyi,

bb) Yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonu: Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde tanımlanan yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonunu,

cc) Yönetmelik: Bankaların Sermaye Yeterliliğinin Ölçülmesine ve Değerlendirilmesine İlişkin Yönetmeliği

ifade eder.

İKİNCİ KISIM

Menkul Kıymetleştirmeye İlişkin Esaslar

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

Risk ağırlıklı tutarın hesaplanmasına ilişkin genel esaslar

MADDE 4 – (1) Menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk ağırlıklı tutarları bu Tebliğde yer alan usul ve esaslar çerçevesinde, risk tutarlarına ilgili risk ağırlıklarının uygulanması suretiyle hesaplanır. Bir işleme ilişkin risk ağırlıklı tutarın bu Tebliğ hükümlerine göre hesaplanmasına işlemin hukuki özelliklerinden ziyade ekonomik özelliği dikkate alınarak karar verilir. Menkul kıymetleştirmeler farklı şekillerde yapılandırılabileceğinden risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında menkul kıymetleştirme pozisyonlarının hukuki özelliklerinden ziyade ekonomik özellikleri dikkate alınır. Geleneksel ve sentetik menkul kıymetleştirmelerin ortak özelliklerine sahip yapılar için de bu Tebliğ hükümleri uygulanır.

(2) Menkul kıymetleştirme pozisyonunun risk ağırlığının belirlenmesinde, sadece Kurulca yetkilendirilen KDK’ların derecelendirmeleri dikkate alınır. Bankalar risk ağırlıklı tutar hesaplanmasında, KDK’ların kredi derecelendirmelerini tutarlı bir şekilde ve Üçüncü Kısım Birinci Bölüm hükümlerine uygun olarak kullanır. Kredi derecelendirmeleri yalnızca lehe yorumlanacak şekilde seçici olarak kullanılamaz.

(3) Menkul kıymetleştirmede her bir dilime ilişkin tutarlar ayrı bir pozisyon olarak dikkate alınır. Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın dışında menkul kıymetleştirmeye kredi koruması sağlayan bankalar koruma sağladıkları pozisyonlara yatırım yapmış gibi risk ağırlıklı tutar hesaplar. Derecelendirilmemiş kredi kalitesinin iyileştirilmesine koruma sağlayan bankaların söz konusu kredi kalitesi iyileştirmesini sağladıkları kabul edilir.

(4) Menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar, bunlarla sınırlı kalmaksızın, krediler, taahhütler, varlığa dayalı menkul kıymetler, ipoteğe dayalı menkul kıymetler, şirketlerce ihraç edilen borçlanma araçları ile hisse senetleri ve benzeri varlıkları içerebilir. Menkul kıymetleştirilmeye konu varlık havuzu bir veya birden fazla varlık içerebilir.

(5) Menkul kıymetleştirme pozisyonları, bunlarla sınırlı kalmaksızın, varlığa dayalı menkul kıymetler, ipoteğe dayalı menkul kıymetler, kredi kalitesinin iyileştirilmesi, likidite kredisi tahsis taahhüdü, kredi türevleri, faiz oranı veya dövize dayalı türev sözleşmelerini içerir. Menkul kıymetleştirme kurucusu banka tarafından varlık olarak muhasebeleştirilen, nakit teminat hesapları gibi hesaplar da menkul kıymetleştirme pozisyonu olarak kabul edilir. Geri satın alınan menkul kıymetleştirme pozisyonları, elde bulundurulan menkul kıymetleştirme pozisyonları gibi işlem görür. Bir veya daha fazla yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonunu içeren riskler de yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonu olarak değerlendirilir.

(6) Menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk ağırlıklı tutarı, Yönetmeliğin 4 üncü maddesi kapsamında hesaplanacak olan bankanın risk ağırlıklı tutar toplamına dahil edilir.

Kredi riskinin transferine ilişkin genel esaslar

MADDE 5 – (1) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar, geleneksel menkul kıymetleştirmede, 7 nci madde uyarınca, menkul kıymetleştirmeye konu varlıklara ilişkin kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edilmiş olması veya bu menkul kıymetleştirmeyle ilgili tüm menkul kıymetleştirme pozisyonlarına yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygulamaları halinde, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkları risk ağırlıklı tutar hesaplamasının dışında tutabilir.

(2) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar, sentetik menkul kıymetleştirmede, 8 inci madde uyarınca, menkul kıymetleştirmeye konu varlıklara ilişkin kredi riskinin önemli bir bölümünün fonlanmış veya fonlanmamış kredi koruması yoluyla üçüncü taraflara transfer edilmiş olması veya bu menkul kıymetleştirmeyle ilgili tüm menkul kıymetleştirme pozisyonlarına yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygulamaları halinde, menkul kıymetleştirmeye konu varlıklara ilişkin risk ağırlıklı tutarı 10 uncu maddeye uygun olarak hesaplayabilir.

(3) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar, elde bulundurdukları menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin risk ağırlıklı tutarları bu Tebliğ hükümleri çerçevesinde hesaplar.

(4) Birinci veya ikinci fıkranın uygulanmadığı hallerde, menkul kıymetleştirme pozisyonları için risk ağırlıklı tutar hesaplanmaz ve menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar menkul kıymetleştirilmemiş gibi kabul edilerek risk ağırlıklı varlık hesaplamasına dahil edilir.

Bankaların örtülü desteğe ilişkin yükümlülükleri

MADDE 6 – (1) Bir menkul kıymetleştirmede, yatırımcıların maruz kaldıkları veya maruz kalabilecekleri zararlarını azaltmak amacıyla önceden belirlenmiş sözleşmeden kaynaklanan yükümlülükler haricinde destek sağlanması örtülü destek olarak kabul edilir. Kredi kalitesi bozulmaya başlamış kredilerin menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzundan satın alınması, varlık havuzundaki risklerin piyasa fiyatının üzerinde bir fiyatla satın alınması veya kredi kalitelerindeki bozulmaya göre ilk kayıp dilimindeki pozisyonunun artırılması örtülü destek olarak değerlendirilir.

(2) Bankalar, menkul kıymetleştirmeye örtülü destek sağlayamaz.

(3) İkinci fıkra hükmüne uymayan bankalar, ilgili pozisyonların menkul kıymetleştirmeye konu edilmediği durumda hesaplanacak sermaye yükümlülüğü kadar sermaye bulundurmak zorundadır. Kurum, birden fazla kez örtülü destek sağlandığının tespit edilmesi halinde, bankalardan uygun göreceği ilave tedbirler alınmasını isteyebilir.

(4) Menkul kıymetleştirmeye örtülü destek sağlayan bankalar, özkaynakları üzerindeki etkileri ile birlikte bu desteği kamuya açıklar.

İKİNCİ BÖLÜM

Kredi Riskinin Önemli Bir Bölümünün Transfer Edildiğinin Kabul Edilmesine ve

Menkul Kıymetleştirmeye Konu Varlıklar için Risk Ağırlıklı Tutarların

Hesaplanmasına İlişkin Asgari Şartlar

Geleneksel menkul kıymetleştirmelerde kredi riskinin önemli bir bölümünün transfer edildiğinin kabul edilmesine ilişkin asgari şartlar

MADDE 7 – (1) Kurumun, menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın menkul kıymetleştirme yoluyla risk ağırlıklı tutarında oluşacak azalmanın kredi riskinin üçüncü taraflara transfer edilmesiyle açıklanamayacağına kanaat getirdiği haller dışında, üçüncü fıkra hükümlerine ilave olarak, aşağıdaki hallerde, kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edildiği kabul edilir:

a) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın ilgili geleneksel menkul kıymetleştirmeden doğan ara menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk ağırlıklı tutarları bu menkul kıymetleştirmedeki bütün ara menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk ağırlıklı tutarlarının yüzde ellisini aşmıyorsa,

b) Ara menkul kıymetleştirme pozisyonunun bulunmadığı bir geleneksel menkul kıymetleştirmede menkul kıymetleştirme kurucusu banka, yüzde binikiyüzelli risk ağırlığına tabi tutulacak menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk tutarının menkul kıymetleştirilmiş varlıkların tahmini beklenen kayıp tutarından önemli miktarda büyük olduğunu kanıtlayabiliyorsa ve yüzde binikiyüzelli risk ağırlığına tabi tutulacak menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk tutarının yüzde yirmisinden fazlasını elinde bulundurmuyorsa.

(2) Birinci fıkraya alternatif olarak, menkul kıymetleştirme kurucusu banka sermaye yükümlülüğünde menkul kıymetleştirme yoluyla gerçekleştirilen azalmanın kredi riskinin üçüncü taraflara transfer edilmesi yoluyla sağlandığını ispatlayabilmesi ve Kurumun, üçüncü fıkra hükümlerine ilave olarak, aşağıdaki koşulların sağlandığını onaylaması halinde kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edildiği kabul edilir:

a) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka risk transferinin değerlendirilmesi için riske duyarlı uygun politika ve metodolojilere sahipse,

b) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka, kredi riskinin üçüncü taraflara transfer edilmesinin aynı zamanda bankanın içsel risk yönetimi ve içsel sermaye dağılımı amaçlarıyla gerçekleştirildiğini kanıtlıyorsa.

(3) Kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edildiğinin kabul edilmesi için, birinci veya ikinci fıkrada sayılan şartlara ilave olarak, aşağıdaki koşulların sağlanması şarttır:

a) Menkul kıymetleştirmeye ilişkin belgeler, işlemin ekonomik niteliğini ve özünü yansıtır.

b) Menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar üzerinde, yedieminlik ve iflas halleri de dahil olmak üzere, menkul kıymetleştirme kurucusu banka ve onun alacaklıları tarafından tasarrufta bulunulamaz. Bu durum konu hakkında tecrübe sahibi bir hukuk müşaviri mütalaası ile teyit edilir.

c) İhraç edilen menkul kıymetlerin, menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın yükümlülüğü olarak değerlendirilmemesi gerekir.

ç) Devralan tarafın bir ÖMKŞ olması ve bu şirkete karşı hak sahibi olanların, bu haklarını herhangi bir kısıtlama olmadan rehin verme veya takas etme hakkına sahip olmaları gerekir.

d) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın, devredilen varlıklar üzerinde etkin veya dolaylı kontrol gücüne sahip olmaması gerekir. Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın devredilen varlıklara ilişkin gelirlerin edinilmesi amacıyla, bu varlıkları devralan kurumdan geri alma hakkına sahip olduğu ya da devredilen riski tekrar üstlenmekle yükümlü olduğu hallerde etkinliğin devam ettirildiği kabul edilir. Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın devredilen varlıklar ile ilgili tahsilatların yapılması veya diğer hizmetlerin yerine getirilmesi hakkını elinde bulundurması, tek başına dolaylı kontrolün devam ettirildiği anlamına gelmez.

e) Menkul kıymetleştirmeye ilişkin sözleşmelerin aşağıdaki şartları sağlaması gereklidir:

1) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka tarafından, üçüncü taraflara piyasa fiyatından gerçekleştirilen satışlar hariç olmak üzere, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların havuzun ağırlıklı ortalama kredi kalitesinin artırılması için sistemli bir şekilde değiştirilmesini gerektiren hükümler bulunmaması,

2) Elde bulundurulan birinci kayıp pozisyonunda artış yapılmasına veya menkul kıymetleştirme kurucusu banka tarafından işlemin başlangıcı sonrasında kredi kalitesinin iyileştirme yapılmasına izin veren hükümler içermemesi,

3) Menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların kredi kalitesinin bozulması durumunda, menkul kıymetleştirme kurucusu banka dışındaki taraflara yapılacak ödemelerin artırılmasına ilişkin hükümler içermemesi.

f) Menkul kıymetleştirme işleminde geri çağırma opsiyonunun bulunması durumunda, 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yer alan koşulların yerine getirilmesi gerekir.

Sentetik menkul kıymetleştirmelerde kredi riskinin önemli bir bölümünün transfer edildiğinin kabul edilmesine ilişkin asgari şartlar

MADDE 8 – (1) Kurum, menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın menkul kıymetleştirme yoluyla risk ağırlıklı tutarında oluşacak azalmanın kredi riskinin üçüncü taraflara transfer edilmesiyle açıklanamayacağına kanaat getirdiği haller dışında, üçüncü fıkra hükümlerine ilave olarak, aşağıdaki hallerin birinin varlığı halinde, kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edildiği kabul edilir:

a) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın ilgili sentetik menkul kıymetleştirmeden doğan ara menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk ağırlıklı tutarları bu menkul kıymetleştirmedeki bütün ara menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk ağırlıklı tutarlarının yüzde ellisini aşmıyorsa,

b) Ara menkul kıymetleştirme pozisyonunun bulunmadığı bir sentetik menkul kıymetleştirmede menkul kıymetleştirme kurucusu banka, yüzde binikiyüzelli risk ağırlığına tabi tutulacak menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk tutarının menkul kıymetleştirilmiş varlıkların tahmini beklenen kayıp tutarından önemli miktarda büyük olduğunu kanıtlayabiliyorsa ve yüzde binikiyüzelli risk ağırlığına tabi tutulacak menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk tutarının yüzde yirmisinden fazlasını elinde bulundurmuyorsa.

(2) Birinci fıkraya alternatif olarak, menkul kıymetleştirme kurucusu banka sermaye yükümlülüğünde menkul kıymetleştirme yoluyla gerçekleştirilen azalmanın kredi riskinin üçüncü taraflara transfer edilmesi yoluyla sağlandığını ispatlayabilmesi ve Kurumun, üçüncü fıkra hükümlerine ilave olarak, aşağıdaki koşulların sağlandığını onaylaması halinde kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edildiği kabul edilir:

a) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka risk transferinin değerlendirilmesi için riske duyarlı uygun politika ve metodolojilere sahipse,

b) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın, kredi riskinin üçüncü taraflara transfer edilmesinin aynı zamanda bankanın içsel risk yönetimi ve içsel sermaye dağılımı amaçlarıyla gerçekleştirildiğini kanıtlıyorsa.

(3) Kredi riskinin önemli bir bölümünün üçüncü taraflara transfer edildiğinin kabul edilmesi için, birinci veya ikinci fıkrada sayılan şartlara ilave olarak, aşağıdaki koşulların sağlanması şarttır:

a) Menkul kıymetleştirmeye ilişkin belgeler, işlemin ekonomik niteliğini ve özünü yansıtır.

b) Fonlanmış ve fonlanmamış kredi koruması sağlayıcıları 6/9/2014 tarihli ve 29111 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen şartları sağlarlar.

c) Kredi riskinin transferinde kullanılan araçların aşağıdaki şartları sağlaması esastır:

1) Ödeme şartı gerçekleşmiş olsa bile kredi korumasının tetiklenmemiş kabul edilmesi veya menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların kredi kalitesindeki bozulmaya bağlı olarak kredi korumasının sona ermesine izin verilmesi gibi kredi korumasının kullanılmasını veya kredi riskinin transferini önemli ölçüde sınırlandıran hükümler içermemesi,

2) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın, menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzunun ağırlıklı ortalama kredi kalitesinin artırılması için menkul kıymetleştirme konusu varlıkları değiştirmesini gerektiren hükümler içermemesi,

3) Menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzunun kredi kalitesindeki bozulmaya karşılık olarak bankanın kredi koruma maliyetini artıran hükümler içermemesi,

4) Menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzunun kredi değerliliğinde bir bozulma olması halinde, yatırımcılar ile üçüncü taraf koruma sağlayıcılar gibi menkul kıymetleştirme kurucusu banka dışındaki taraflara ödenecek getirinin artırılmasını gerektiren hükümler içermemesi,

5) Elde bulundurulan birinci kayıp pozisyonunda artış yapılmasına veya menkul kıymetleştirme kurucusu bankaların işlemin başlangıcı sonrasında kredi kalitesinin iyileştirilmesi sağlamalarına izin veren hükümler içermemesi.

ç) Kredi korumasının ilgili tarafların yerleşik olduğu ülkelerde hukuken bağlayıcılığı tecrübe sahibi bir hukuk müşaviri mütalaası ile teyit edilir.

d) Menkul kıymetleştirme işleminde geri çağırma opsiyonunun bulunması durumunda, 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında yer alan koşulların yerine getirilmesi gerekir.

Geri çağırma opsiyonuna ilişkin şartlar

MADDE 9 – (1) Geri çağırma opsiyonu geleneksel menkul kıymetleştirmelerde, genellikle, menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzunun bakiyesi veya vadesi gelmemiş menkul kıymetlerin değerinin önceden tespit edilmiş belirli bir seviyenin altına düşmesi halinde, kalan menkul kıymetleştirme pozisyonlarının geri satın alınması yoluyla kullanılır. Sentetik menkul kıymetleştirme işlemlerinde ise, geri çağırma opsiyonu, kredi korumasının vadesinden önce sona erdirilmesi sonucunu veren bir uygulama şeklinde olabilir.

(2) Bir menkul kıymetleştirmede geri çağırma opsiyonunun bulunması durumunda, aşağıdaki koşulların yerine getirilmesi halinde geri çağırma opsiyonu için risk ağırlıklı tutar hesaplanmaz:

a) Geri çağırma opsiyonunun kullanılması hakkının ve kullanıma ilişkin kararın menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın ihtiyarında olması,

b) Geri çağırma opsiyonunun; kayıpların, yatırımcılar tarafından sahip olunan kredi kalitesi iyileştirmelerine veya diğer pozisyonlara yansıtılmasını engelleyecek ve kredi kalitesinin iyileştirilmesini sağlayacak bir şekilde yapılandırılmamış olması,

c) Geri çağırma opsiyonunun sadece, itfa edilmemiş olan menkul kıymet tutarının, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların başlangıçtaki değerinin yüzde onu veya daha azı veya sentetik menkul kıymetleştirmelerde, orijinal referans portföy değerinin %10’u veya daha azı olduğu durumlarda kullanılabilir olması.

(3) Geri çağırma opsiyonunun ikinci fıkrada belirtilen şartları sağlamaması halinde menkul kıymetleştirme kurucusu banka;

a) Geleneksel menkul kıymetleştirmede, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkları menkul kıymetleştirilmemiş gibi dikkate alır,

b) Sentetik menkul kıymetleştirmede menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar için herhangi bir kredi korumasından istifade edilmemiş ve menkul kıymetleştirilmemiş gibi risk ağırlıklı tutar hesaplar. Sentetik menkul kıymetleştirmede, işlemi ve satın alınan kredi korumasını belirli bir tarihte sona erdiren, geri çağırma opsiyonu dışında bir opsiyon varsa söz konusu işlem 11 inci madde hükümlerine uygun bir şekilde değerlendirilir.

(4) Geri çağırma opsiyonu kullanıldığında, kredi kalitesinin iyileştirilmesi işlevini görüyorsa, bunun kullanılması, bankanın sağladığı bir örtülü destek olarak kabul edilir ve bu Tebliğ hükümlerine göre değerlendirilir.

Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalarca sentetik menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar için risk ağırlıklı tutarların hesaplanması

MADDE 10 – (1) Sentetik menkul kıymetleştirmede 8 inci maddede belirtilen koşulların yerine getirilmesi halinde, menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar için risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında, menkul kıymetleştirme kurucusu banka, 11 inci madde hükümleri esas alınmak kaydıyla, 15 inci maddede belirtilen hesaplama yöntemlerini uygular. Bu hüküm, menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzu içerisindeki tüm varlıklar için geçerlidir.

(2) 11 inci madde hükümleri esas alınmak koşuluyla, menkul kıymetleştirme kurucusu banka, menkul kıymetleştirmeye dahil tüm dilimlerle ilgili risk ağırlıklı tutarları, kredi riski azaltımının kabul edilmesine ilişkin hükümler de dahil, 15 inci maddede belirtilen hükümlere uygun bir şekilde hesaplar.

Sentetik menkul kıymetleştirmelerde kredi koruması ile menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar arasındaki vade uyumsuzlukları

MADDE 11 – (1) Menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların vadesi, azami beş yıl olmak üzere, bu varlıklardan vadesi en uzun olanı esas alınarak belirlenir. Kredi korumasının vadesi ise Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ hükümleri esas alınarak belirlenir.

(2) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar, 15 inci madde uyarınca yüzde binikiyüzelli risk ağırlığına tabi tutulacak dilimler için risk ağırlıklı tutar hesaplamalarında vade uyumsuzluklarını dikkate almaz.

(3) İkinci fıkra dışında kalan diğer tüm dilimler için vade uyumsuzluğu bulunması halinde risk ağırlıklı tutar;

a) “RA*”, risk ağırlıklı tutarı,

b) “RA(A)”, menkul kıymetleştirmeye tabi tutulmamış olmaları halinde bu varlıklar için oransal olarak hesaplanan risk ağırlıklı tutarı,

c) “RA(MKP)”, vade uyumsuzluğu olmadığı varsayımı altında, 10 uncu maddenin birinci fıkrasına göre tespit edilen risk ağırlıklı tutarı,

ç) “V”, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların vadesini (yıl olarak),

d) “v”, kredi korumasının vadesini (yıl olarak),

ifade etmek üzere, aşağıdaki formül vasıtasıyla hesaplanır.

RA* = [RA(MKP) x (v – 0,25)/(V – 0,25)] + [RA(A) x (V – v)/(V – 0,25)]

ÜÇÜNCÜ KISIM

Kredi Derecelendirmelerine İlişkin Esaslar

 

BİRİNCİ BÖLÜM

KDK’ların Kredi Derecelendirmeleri

KDK’ların kredi derecelendirmelerine ilişkin şartlar

MADDE 12 – (1) Yetkili bir KDK tarafından yapılan kredi derecelendirmelerinin, 15 inci madde kapsamında risk ağırlıklı tutarların hesaplanmasında kullanılabilmesi için, aşağıdaki koşullara uyulması esastır:

a) Kredi derecelendirmeleri yapılacak olan her türlü ödemeye ilişkin kredi riski dikkate alınarak belirlenir.

b) Kredi derecelendirmeleri kamuoyuna açıklanır. Kredi derecelendirmeleri yalnızca, kamunun erişimine açık bir ortamda yayımlandıkları ve KDK’nın geçiş matrisine dahil edildikleri takdirde kamuya açıklanmış kabul edilir. Kredi derecelendirmelerinin sadece sınırlı sayıda ilgilinin erişimine sunulması kamuya açıklanma koşuluna uyulması açısından yeterli değildir. Ayrıca, kayıp ve nakit akışı analizleri ile kredi derecelendirmelerinin, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların derecelendirmelerine ilişkin varsayımlardaki değişikliklere duyarlılığı kamuya açıklanır.

c) KDK’nın, 17/4/2012 tarihli ve 28267 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamında menkul kıymetleştirmelerin derecelendirilmesinde piyasada kabul görmüş olması esastır.

ç) Kredi derecelendirmeleri bankanın kısmen ya da tamamen fonlanmamış desteğine dayandırılamaz. Dayandırılması halinde ilgili pozisyon derecelendirilmemiş pozisyon muamelesine tabi tutulur.

d) KDK, menkul kıymetleştirme havuzundaki varlıkların performansının dereceyi nasıl etkilediğini açıklama taahhüdünde bulunur.

Kredi derecelendirmelerinin kullanımı

MADDE 13 – (1) Bankalar risk ağırlıklı tutar hesaplanmasında kullanılacak derecelendirmeler için birden fazla yetkili KDK tayin edebilir.

(2) Tayin edilen KDK’larca yapılan kredi derecelendirmeleri menkul kıymetleştirme pozisyonları için seçici olmayarak tutarlı bir şekilde aşağıda yer alan koşullara uygun olarak kullanılır:

a) Bankalar aynı menkul kıymetleştirme yapısı içinde yer alan her bir dilim için farklı KDK’ların yaptığı kredi derecelendirmelerini kullanamaz. Bütün dilimler için sadece tek bir KDK’nın yaptığı derecelendirmeleri kullanılabilir.

b) Bir pozisyon için, tayin edilmiş KDK’lar tarafından yapılan iki farklı kredi derecelendirmesi bulunması halinde, yüksek risk ağırlığı doğuran derecelendirme esas alınır.

c) Bir pozisyon için, tayin edilmiş KDK’lar tarafından yapılan ikiden fazla farklı kredi derecelendirmesi bulunması halinde, en düşük risk ağırlığını doğuran iki derecelendirmeden yüksek risk ağırlığını doğuran esas alınır.

ç) Banka, daha az tercih edilebilecek kredi derecelendirmelerinin geri çekilmesini talep edemez.

(3) Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ kapsamında dikkate alınabilecek nitelikte bir kredi korumasının doğrudan doğruya ÖMKŞ’ye sağlanması ve bu kredi korumasının kredi derecelendirmesi yapılırken dikkate alınması halinde, bu derecelendirmeler menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin risk ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılabilir. Korumanın ÖMKŞ yerine doğrudan menkul kıymetleştirme pozisyonuna sağlanması durumunda, kredi derecelendirmesi risk ağırlıklarının belirlenmesinde kullanılamaz. Garantiyi veren taraf Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ kapsamında yetkili değilse korunan menkul kıymetleştirme pozisyonu derecelendirilmemiş kabul edilir.

Eşleştirme

MADDE 14 – (1) Yetkili bir KDK’nın yaptığı kredi derecelendirmeleri ile Dördüncü Kısım Birinci Bölümde yer alan tablodaki kredi kalitesi kademelerinin eşleştirilmesi Derecelendirme Kuruluşlarının Yetkilendirilmesine ve Faaliyetlerine İlişkin Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 26 ncı maddesi çerçevesinde yapılır.

DÖRDÜNCÜ KISIM

Risk Ağırlıklı Tutarlara ilişkin Esaslar

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Hesaplama

Risk ağırlıklı tutarların hesaplanması

MADDE 15 – (1) 24 üncü madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, bir menkul kıymetleştirme veya yeniden menkul kıymetleştirme pozisyonunun risk ağırlıklı tutarı, aşağıdaki tabloda gösterildiği gibi, 14 üncü maddeye uygun olarak tespit edilen kredi kalitesi kademesine tekabül eden risk ağırlığının risk tutarı ile çarpılması yoluyla hesaplanır.

(2) Risk tutarlarının belirlenmesinde;

a) Bilanço içi menkul kıymetleştirme pozisyonları bakımından risk tutarı, Türkiye Muhasebe Standartları uyarınca değerlenmiş tutarlarının 1/11/2006 tarihli ve 26333 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik uyarınca ayrılmış özel karşılıklar düşüldükten sonraki değerini ifade eder.

b) Bilanço dışı menkul kıymetleştirme pozisyonlarının risk tutarı, söz konusu pozisyonların nominal değerinden varsa Bankalarca Kredilerin ve Diğer Alacakların Niteliklerinin Belirlenmesi ve Bunlar İçin Ayrılacak Karşılıklara İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğe istinaden ayrılan özel karşılıklar düşüldükten sonraki net tutarlarına bu Tebliğde belirtilen krediye dönüştürme oranlarının uygulanması yoluyla hesaplanır. Aksi belirtilmedikçe bu oran yüzde yüz olarak dikkate alınır.

(3) Yönetmeliğin 5 inci maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen, bir türev finansal araçtan kaynaklanan menkul kıymetleştirme pozisyonunun risk tutarı, Yönetmeliğe ekli Ek-2’de yer alan hükümler çerçevesinde belirlenir.

(4) Bir menkul kıymetleştirme çerçevesinde iki veya daha fazla örtüşen pozisyonu olan bankalar, risk ağırlıklı tutar hesaplamasına, örtüşen kısım için daha yüksek risk ağırlıklı tutar doğuran pozisyonu veya pozisyonun bu nitelikteki kısmını dahil eder. Bu kapsamda, örtüşme, bu pozisyonların tamamen veya kısmen aynı riski temsil ettikleri anlamına gelir. Ancak, örtüşen pozisyonlara farklı bankalar tarafından sahip olunması halinde, bankalar sahip oldukları pozisyonun tamamını risk ağırlıklı tutar hesaplamasına dahil eder.

(5) 16 ncı maddenin ikinci fıkrası ile 17 ve 18 inci madde hükümleri saklı kalmak kaydıyla, derecelendirilmemiş bir menkul kıymetleştirme pozisyonunun risk ağırlıklı tutarı yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygulanarak hesaplanır.

(6) Menkul kıymetleştirme pozisyonuna sahip olan yatırımcı bankalar, bu pozisyonların risk ağırlıklı tutarlarının hesaplanmasında kredi kalitesi kademesi 4’e karşılık gelen kredi derecesi olması halinde buna ilişkin risk ağırlığını kullanabilir.

(7) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar elde bulundurdukları menkul kıymetleştirme pozisyonlarından kredi kalitesi kademesi 3’ten daha düşük olanlara yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygular.

İKİNCİ BÖLÜM

Derecelendirilmemiş Menkul Kıymetleştirme Pozisyonlarına İlişkin İstisnalar

Derecelendirilmemiş menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin uygulama

MADDE 16 – (1) Bir menkul kıymetleştirmede en kıdemli pozisyon derecelendirilmemiş ise bu pozisyona sahip olan veya garanti veren bankalar, menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzunun içeriğinin sürekli biliniyor olması şartıyla, söz konusu pozisyon için risk ağırlıklı tutarın hesaplanmasında ikinci fıkrada belirtilen uygulamayı kullanabilir. İkinci fıkrada yer alan uygulamada bankalar en kıdemli pozisyonun belirlenmesinde faiz oranı veya para swaplarını dikkate almayabilir.

(2) Derecelendirilmemiş en kıdemli pozisyon için, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların Yönetmelik uyarınca belirlenen risk ağırlıklarının ortalaması kullanılır. Menkul kıymetleştirme konusu varlıkların risk ağırlıklarının belirlenememesi durumunda derecelendirilmemiş pozisyona yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygulanır.

Finansman bonosu ihracı yoluyla menkul kıymetleştirme programında ikinci kayıp diliminde veya daha iyi bir dilimde olan menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin uygulama

MADDE 17 – (1) Sponsor bankalar;

a) Menkul kıymetleştirme pozisyonunun menkul kıymetleştirmenin ekonomik olarak ikinci kayıp pozisyonunda veya daha iyi bir pozisyonda olan bir dilimde olması ve birinci kayıp diliminin ikinci kayıp dilimine önemli bir kredi kalitesi iyileştirmesi sağlaması,

b) Menkul kıymetleştirme pozisyonunun kredi kalitesi kademesi 3 olan veya daha iyi bir seviyeye denk kredi kalitesine sahip olması ve

c) Birinci kayıp diliminde pozisyon bulundurmuyor olması

halinde derecelendirilmemiş menkul kıymetleştirme pozisyonları için yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygulamayabilir.

(2) Birinci fıkra uyarınca menkul kıymetleştirme pozisyonları için yüzde binikiyüzelli risk ağırlığı uygulanmaması halinde, bu Tebliğ hükümleri uyarınca menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların menkul kıymetleştirmeye tabi tutulmaması durumunda uygulanacak en yüksek risk ağırlığı ile yüzde yüz oranındaki risk ağırlığından yüksek olanı uygulanır.

Derecelendirilmemiş likidite kredisi tahsis taahhüdünün risk tutarının belirlenmesi

MADDE 18 – (1) Aşağıdaki koşulların sağlanması halinde, likidite kredisi tahsis taahhüdünün, vadesinden bağımsız olarak, nominal tutarına yüzde elli krediye dönüştürme oranı uygulanabilir:

a) Likidite kredisi tahsis taahhüdüne ilişkin belgelerin, taahhüdün kullanılabileceği koşulları açıkça tanımlaması ve bu koşulları sınırlandırması.

b) Likidite kredisi tahsis taahhüdünün temerrüt halindeki krediler için likidite sağlanması ya da varlıkların gerçeğe uygun değerinin üzerinde bir fiyatla satın alınması gibi, kredinin kullandırılmasından önce maruz kalınmış olan kayıpların karşılanmasında kullanılmaması.

c) Sağlanacak likidite kredisi tahsis taahhüdünün menkul kıymetleştirme için daimi veya düzenli fonlama sağlanması amacıyla kullanılmaması.

ç) Likidite kredisi tahsis taahhüdünün, ilgili tüm kredi değerliliğinin iyileştirilmesi tükendikten sonra kullanılmasının mümkün olmaması.

d) Kullandırılan likidite kredisinin geri ödemelerinin yatırımcıların alacaklarına göre ikincil sırada olmaması ve feragat veya ertelemeye tâbi olmaması.

e) Likidite kredisi tahsis taahhüdüne ilişkin sözleşme hükümlerine göre temerrüde düşmüş kredi tutarlarının sağlanacak likidite kredisi tutarından otomatik olarak düşmesi veya menkul kıymetleştirmeye konu varlık havuzunu oluşturan varlıkların tamamının derecelendirilmiş olduğu işlemler için, havuzun ortalama kredi kalitesi kademesi 3’ün altına düştüğü takdirde likidite kredisi tahsis taahhüdünün sona ermesi.

(2) Likidite kredisi tahsis taahhüdüne menkul kıymetleştirmeye konu varlıklara Yönetmelik ile belirlenen risk ağırlıklarından en yüksek olanı uygulanır.

Tahsilat hizmeti sunan bankalarca sağlanan nakit avans taahhütleri

MADDE 19 – (1) Menkul kıymetleştirmede devredilen varlıklar ile ilgili tahsilatların yapılması hizmetini sunan bankalarca, yatırımcıların nakit akış düzenlerinin bozulmaması için sağlanan nakit avans taahhütleri için herhangi bir şarta bağlı olmaksızın cayılabilme hakkının olması ve avans ödemesinin yapılması halinde geri ödemelerin menkul kıymetleştirmeye konu varlıklardan doğan nakit akışları üzerindeki diğer alacak ve haklara göre daha üst sırada yer alması şartıyla yüzde sıfır krediye dönüştürme oranı uygulanabilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Erken İtfa Hükmü İçerecek Şekilde Menkul Kıymetleştirilen

Rotatif Kredilere İlişkin Esaslar

Genel esaslar

MADDE 20 – (1) Rotatif kredilerin erken itfa hükmü içerecek şekilde menkul kıymetleştirilmesi durumunda, menkul kıymetleştirme kurucusu banka bu madde ve 21 ila 23 üncü maddeler çerçevesinde risk ağırlıklı tutar hesaplar.

(2) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların rotatif olan ve olmayan kredilerden oluştuğu menkul kıymetleştirme yapıları için, ilgili varlık havuzunun rotatif kredileri içeren kısmını üçüncü ve dördüncü fıkralarda ve 21 ila 23 üncü maddelerinde belirtilen uygulamaya tabi tutar.

(3) Bu madde, 21 ila 23 üncü maddelerin uygulanmasında, menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın payı, menkul kıymetleştirmeye konu edilen havuzdaki kullandırılmış kredilerin, yatırımcılara yapılması gereken ödemeler için kullanılamayacak olan anapara ve faiz tahsilatları ile diğer nakit akışlarından oluşan kısmının risk tutarıdır. Bu uygulama için, menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın payının, yatırımcıların paylarına göre ikinci sırada olmaması gerekir. Yatırımcıların payı, kullandırılmış kredilerden oluşan varlık havuzunun geri kalan kısmıdır.

(4) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın kendi payına düşen risk tutarına ilişkin risk ağırlıklı varlık tutarı, söz konusu menkul kıymetleştirmeye konu edilen risklerin menkul kıymetleştirilmemiş olması halinde banka payına düşen oran esas alınarak hesaplanır.

Erken itfa uygulamasından muafiyetler

MADDE 21 – (1) Aşağıda sayılan şekillerde yapılan menkul kıymetleştirme işlemlerinde, menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar 20 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen sermaye yükümlülüğü şartından muaftırlar:

a) Menkul kıymetleştirmeye konu risklerin yerine yeni risklerin eklenmediği ve erken itfanın bankanın havuza yeni riskler ekleme olanağını sona erdirdiği menkul kıymetleştirmeler,

b) Menkul kıymetleştirmeye konu varlıklara ilişkin riskler için menkul kıymetleştirme kurucusu bankaya rücu edilemeyen ve erken itfa hükmü içeren rotatif kredilere ilişkin menkul kıymetleştirmeler,

c) Bir bankanın bir veya daha fazla kredi kullandırım taahhüdünü menkul kıymetleştirdiği ve yatırımcıların erken itfa gerçekleştikten sonra dahi borçluların gelecekteki tüm kredi kullanımlarından kaynaklanabilecek risklere tamamen açık oldukları menkul kıymetleştirmeler,

ç) Bir erken itfa hükmünün sadece, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların veya menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın performansıyla bağlantısı olmayan vergi mevzuatındaki önemli değişiklikler gibi olaylarla tetiklendiği menkul kıymetleştirmeler.

Azami risk ağırlıklı tutar

MADDE 22 – (1) 20 nci maddenin birinci fıkrasında belirtilen sermaye gereksinimine tâbi olan bir menkul kıymetleştirme kurucusu banka için, yatırımcıların payındaki pozisyonlarıyla ilgili risk ağırlıklı tutarlar ile aynı fıkraya göre hesaplanan risk ağırlıklı tutarların toplamı, aşağıda (a) ve (b) bentlerinde belirtilen tutarlardan büyük olanını aşması halinde aşım tutarı bu toplam tutardan düşülür:

a) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın yatırımcıların payındaki pozisyonlarıyla ilgili olarak hesaplanan risk ağırlıklı tutarlar,

b) Menkul kıymetleştirmeye konu varlıkları elinde bulunduran bir banka tarafından menkul kıymetleştirmeye konu varlıklar ile ilgili olarak bu varlıklar, yatırımcıların payına eşit bir tutarda menkul kıymetleştirilmemiş gibi kabul edilerek hesaplanacak olan risk ağırlıklı tutarlar.

(2) Bankaların Özkaynaklarına İlişkin Yönetmelik uyarınca özkaynaklardan indirilen menkul kıymetleştirme işlemlerinden kaynaklanan kazanç tutarları birinci fıkranın (a) ve (b) bentlerinde belirtilen tutarlardan düşülür ve bentler bu yeni değerleri ile birinci fıkradaki uygulamaya konu edilir.

Risk ağırlıklı tutarların hesaplanması

MADDE 23 – (1) 20 nci maddenin birinci fıkrasına uygun olarak hesaplanacak risk ağırlıklı tutar; menkul kıymetleştirmeye konu edilmiş varlıkların menkul kıymetleştirilmemiş olmaları durumunda uygulanan ağırlıklı ortalama risk ağırlığının, yatırımcıların payına ilişkin risk tutarının dördüncü ila altıncı fıkralara göre belirlenen uygun krediye dönüştürme oranı ile çarpılmasıyla bulunan tutar ile çarpılması suretiyle belirlenir.

(2) Bir erken itfa hükmü, aşağıdaki koşulların yerine getirildiği durumlarda kontrollü kabul edilir:

a) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın, bir erken itfa halinde yeterli sermaye ve likiditeye sahip olmasını sağlayacak uygun bir sermaye/likidite planının bulunması.

b) İtfa süreci dahil olmak üzere işlemin vadesi süresince, faiz, anapara, masraf, zarar ve tahsilat tutarlarının menkul kıymetleştirme kurucusu banka ve yatırımcıları arasında her ayın başı itibarıyla bakiye içerisindeki paylarıyla orantılı olarak paylaşılması.

c) Bankanın, erken itfa süresinin başlangıcındaki borç bakiyesi toplamının en az yüzde doksanının geri ödenmesi ya da temerrüt olarak dikkate alınması için yeterli bir itfa süresi tespit etmesi.

ç) Geri ödeme hızının, (c) bendinde belirtilen süre boyunca, sabit oranlı itfa yöntemiyle yapılabilecek ödeme hızından daha fazla olmaması.

(3) Kontrollü erken itfa şartlarını taşımayan erken itfa hükmü kontrollü olmayan erken itfa hükmü olarak tanımlanır.

(4) Taahhüt edilmeyen, şarta bağlı olmayan ve önceden bildirilmeksizin iptal edilebilecek olan perakende alacaklardan oluşan ve bir erken itfa hükmü içeren menkul kıymetleştirmelerde, belirlenen bir seviyeye düşen ilave gelirin erken itfayı tetiklediği durumlarda bankalar, üç aylık ortalama ilave gelir seviyesini, ilave gelire ulaşma seviyesiyle karşılaştırır.

a) Menkul kıymetleştirmenin bir ilave gelir seviyesine ulaşılmasını gerektirmediği durumlarda, ulaşma noktası, erken itfa olayını tetikleyen ilave gelir seviyesinden dörtyüzelli baz puan daha yüksek olan seviye olarak kabul edilir.

b) Uygulanacak krediye dönüştürme oranı, aşağıdaki tabloya uygun olarak, erken itfa hükmünün kontrollü veya kontrollü olmamasına göre üç aylık gerçekleşen ortalama ilave gelir seviyesiyle belirlenir.

c) (b) bendinde yer alan tabloda; A seviyesi, ilave gelire ulaşma seviyesinin yüzde yüzünden onbinde onüçbinüçyüzotuzüçüne kadarki üç aylık ortalama ilave gelir seviyelerini; B seviyesi, ilave gelire ulaşma seviyesinin yüzde yetmişbeşinden yüzde yüzüne kadarki üç aylık ortalama ilave gelir seviyelerini; C seviyesi, ilave gelire ulaşma seviyesinin yüzde ellisinden yüzde yetmişbeşine kadarki üç aylık ortalama ilave gelir seviyelerini; D seviyesi, ilave gelire ulaşma seviyesinin yüzde yirmibeşinden yüzde ellisine kadarki üç aylık ortalama ilave gelir seviyelerini ve E seviyesi, ilave gelire ulaşma seviyesinin yüzde yirmibeşinin altında olan üç aylık ortalama ilave gelir seviyelerini ifade eder.

(5) Rotatif kredilerden oluşan ve kontrollü erken itfa hükmü içeren diğer tüm menkul kıymetleştirmelerde yüzde doksan krediye dönüştürme oranı uygulanır.

(6) Rotatif kredilerden oluşan ve kontrollü olmayan erken itfa hükmü içeren diğer tüm menkul kıymetleştirmelerde yüzde yüz krediye dönüştürme oranı uygulanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

İlave Hükümler

Transfer edilmiş kredi riski uygulamasında ilave risk ağırlığı

MADDE 24 – (1) Bir menkul kıymetleştirme işleminde menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların asıl alacaklısı olmayan veya menkul kıymetleştirme işleminin kurucusu olmayan bir bankanın bu menkul kıymetleştirme işlemine ilişkin pozisyonlarını sekizinci fıkra ile getirilen ilave risk ağırlığından muaf tutabilmesi için; bu menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların asıl alacaklısının veya bu menkul kıymetleştirme işleminin kurucusunun, söz konusu menkul kıymetleştirme işleminde devamlı surette yüzde beşin altına düşmeyecek düzeyde bir net pozisyon sahibi olduğunu açıkça gösterebiliyor olması gerekir. Bu fıkranın uygulamasında;

a) Menkul kıymetleştirme işleminde yatırımcılara satılan veya transfer edilen dilimlerin her birinin nominal tutarının yüzde beşine sahip olması,

b) Rotatif kredilerin menkul kıymetleştirilmesi durumunda; menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın payı olarak, menkul kıymetleştirilen varlıkların nominal değerinin en az yüzde beşine sahip olması,

c) Menkul kıymetleştirmeye konu edilebilecek varlık sayısının yüzden az olmaması şartıyla, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların nominal değerinin en az yüzde beşine sahip olması,

ç) Sahip olunan dilimlerin vadesinin yatırımcılara satılan veya transfer edilen dilimlerin vadesinden daha kısa olmaması ve bu sayede, sahip olunan pozisyonun menkul kıymetleştirilen varlıkların nominal değerinin yüzde beşinden az olmaması kaydıyla birinci kayıp dilimine ve gerektiğinde yatırımcılara satılan veya transfer edilen dilimlerle aynı veya bu dilimlerden daha riskli dilimlere sahip olması,

d) Sahip olunan birinci kayıp pozisyonunun menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların yüzde beşinden az olmaması

koşullarından herhangi birinin varlığı halinde yüzde beş net pozisyon sahipliğine ilişkin edinim gereksiniminin sağlandığı kabul edilir. Edinilen pozisyonun değeri menkul kıymetleştirme ihracı sırasında belirlenir ve bu değerin vade sonuna kadar yüzde beşin altına düşmemesi gerekir. Bu pozisyonlar, kredi riski azaltımına konu edilemez, kısa pozisyon alınamaz, koruma işlemine tabi tutulamaz ve satılamazlar. Edinilen pozisyon veya risklerin koruma işlemine tabi tutulması veya satılması halinde net pozisyonun devamlı surette elde bulundurulmadığı kabul edilir. Pozisyon değeri, bilanço dışı kalemler için bu kalemlerin nominal değerleri dikkate alınarak belirlenir. Net pozisyon hesaplaması her bir menkul kıymetleştirme işlemi için yukarıdaki bentlerde yer alan yöntemlerden yalnızca bir tanesi kullanılarak yapılır.

(2) Bir banka veya finansal holding şirketinin, menkul kıymetleştirme kurucusu olarak konsolide denetime tabi olan finansal kuruluşların varlıklarını kullanmak suretiyle bir menkul kıymetleştirme işlemi gerçekleştirmesi durumunda birinci fıkrada belirtilen edinim gereksinimi konsolide bazda hesaplanabilir. Bu hesaplamanın yapılabilmesi için, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların sahibi olan konsolide denetim kapsamındaki finansal kuruluşların onuncu fıkrada sayılan şartları yerine getirmesi, altıncı ve yedinci fıkrada sayılan bilgileri, ana ortaklık banka veya finansal holding şirketine tam ve zamanında iletiyor olması zorunludur.

(3) Birinci fıkrada yer alan edinim gereksinimi aşağıdaki durumlarda uygulanmaz:

a) Menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlıkların merkezi yönetimler veya merkez bankaları, bölgesel yönetim, yerel yönetim veya kamu kuruluşları, Yönetmeliğe ekli Ek-1’de yer alan hükümler çerçevesinde yüzde elli risk ağırlığı uygulanması gereken bankalar ya da çok taraflı kalkınma bankaları tarafından tamamen, şartsız ve rücu edilemez şekilde garanti ediliyor olması,

b) Menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlıkların; piyasada kabul görmüş bir endekse dahil varlıklardan veya sıkça alınıp satılan ve menkul kıymetleştirme pozisyonu olmayan menkul kıymetlerden oluşması.

(4) Bankalar bir menkul kıymetleştirme riskine maruz kalmadan önce ve yatırım yaptıkları süre boyunca, her bir menkul kıymetleştirme pozisyonunun büyüklüğü ve riskliliği ve bankanın bankacılık ve alım-satım portföyleri ile uyumlu olacak şekilde politika ve prosedürler geliştirerek;

a) Birinci fıkra kapsamında menkul kıymetleştirme kurucusu banka tarafından edinilmesi gereken pozisyon tutarının işlem vadesi boyunca elde bulundurulacağına ilişkin açıklamayı,

b) Her bir menkul kıymetleştirme pozisyonunun risklilik yapısını,

c) Her bir menkul kıymetleştirme pozisyonuna ilişkin menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlıkların risklilik yapılarını,

ç) Menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlık sınıfı için, menkul kıymetleştirme kurucusu bankanın daha önceki işlemlerinde gerçekleşmiş olan kayıp tutarlarını ve bu kuruluşun piyasadaki itibarını,

d) Menkul kıymetleştirme kurucusu banka tarafından menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlıklara ilişkin yapılan değerleme çalışmasına ve varsa bu varlıkları koruyan teminatların kalitesine ilişkin yapılan çalışmaya ait açıklama ve dokümanları,

e) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankaca, menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlıkları koruyan teminatlar hakkındaki değerleme çalışmasına ilişkin bilgileri ve değerlemeyi yapan tarafın bağımsızlığının temin edilmesine yönelik uygulanan politikaları,

f) Menkul kıymetleştirme pozisyonunun performansını etkileyebilecek her türlü yapısal özelliklere ilişkin bilgileri

içerecek analizleri gerçekleştirir ve kayıtları tutar. Bankalar sahip oldukları menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin olarak düzenli şekilde stres testleri gerçekleştirir. Stres testinin gerçekleştirilmesinde, modellerin dayandığı varsayımları bilmek, doğrulamak ve metodolojiyi anlamış olmak kaydıyla KDK’lar tarafından geliştirilmiş olan finansal modeller kullanılabilir.

(5) Bankalar, menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların performansını zamanında ve sürekli bir şekilde izlemek amacıyla, bankacılık ve alım-satım hesaplarının niteliklerine uygun, yatırım yaptıkları menkul kıymetleştirme pozisyonları ile orantılı olacak şekilde yazılı uygulama usulleri geliştirir. Bu izleme sürecinde ilgisi olması kaydıyla; menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların türleri, 30, 60 ve 90 günden fazla geciken alacakların oranı, temerrüt oranları, erken ödeme oranları, hukuki takibe giren alacakların oranı, teminat türü ve doluluk oranları, kredi skorlarının dağılımları ve alacakların borçluları hakkında kredi değerliliğini gösteren diğer bilgiler, sektör ve coğrafik çeşitlendirmeler, duyarlılık analizine imkan sağlayacak şekilde derlenmiş kredi teminat oranlarının sıklık dağılımı takip edilecek bilgiler arasında yer alır. Menkul kıymetleştirmeye konu edilen varlıkların kendilerinin de birer menkul kıymetleştirme pozisyonu olması durumunda bankalar bu fıkrada sayılan bilgileri sadece menkul kıymetleştirmeye konu edilen menkul kıymetleştirme dilimleri için değil, bu dilimlerin oluşturulmasında kullanılan varlıklar için de elde bulundurur. Bankaların ellerinde bulundurdukları menkul kıymetleştirme pozisyonlarının performansını etkileyebilecek olan ve bu menkul kıymetleştirme işlemine has her türlü yapısal özelliklere ilişkin, yatırımcılara yapılacak geri ödemelerde kullanılacak model ve bu modelde yer alan tetikleme noktalarına ilişkin bilgiler, kredi kalitesi iyileştirmeleri, likidite iyileştirmeleri ve temerrüt tanımı gibi bilgilere sahip olması gerekir.

(6) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar yatırımcılara, birinci fıkrada belirtilen net pozisyona sürekli olarak sahip olduğunu açıklamakla yükümlüdür.

(7) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar potansiyel yatırımcıların menkul kıymetleştirmeye konu varlıkların kredi kalitesine ilişkin her türlü veriye, işlemin teminatlarına ve nakit akışlarıyla ilgili stres testlerinin yapılmasına imkan sağlayacak bilgilere ulaşabilmelerine imkan sağlar. Erişim sağlanacak veri ve bilgilerin menkul kıymetleştirme işleminin başlangıcında belirlenmesi ve işlemin niteliğine göre daha sonra genişletilebilmesi gerekmektedir.

(8) Bankaların birinci, ikinci, üçüncü veya altıncı fıkralarda aranan şartları karşılayamamaları halinde Dördüncü Kısım Birinci Bölümde belirtilen risk ağırlıklarına, yüzde ikiyüzelli ilave risk ağırlığı eklenir.

(9) Bankaların dördüncü, beşinci veya yedinci fıkralarda aranan şartları karşılayamamaları halinde Dördüncü Kısım Birinci Bölümde belirtilen risk ağırlığı yüzde binikiyüzelli olarak uygulanır.

(10) Menkul kıymetleştirme kurucusu bankalar menkul kıymetleştirmeye konu etmek amacıyla kredi tahsisi yaparken, söz konusu kredileri kendi bilançolarında izleyecekmiş gibi ihtiyatlı davranarak, Bankaların Kredi Yönetimine İlişkin Rehberde yer alan esaslara uygun davranır. Kredilerin onaylanmasında, yenilenmesinde veya yeniden yapılandırılmasında söz konusu esaslar göz önünde bulundurulur.

(11) Onuncu fıkrada sayılan şartların yerine getirilmemesi halinde kredi riskinin önemli bir bölümünün transfer edilmediği kabul edilir ve menkul kıymetleştirme kurucusu banka menkul kıymetleştirmeye konu ettiği varlıklara ilişkin risk ağırlıklı tutarını Yönetmelik hükümleri kapsamında hesaplamaya devam eder.

Menkul kıymetleştirme pozisyonlarına ilişkin kredi riski azaltım tekniklerinin dikkate alınması

MADDE 25 – (1) Bir menkul kıymetleştirme pozisyonuna kredi riski azaltımı, söz konusu olduğunda, risk ağırlıklı tutarın hesaplanmasında, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğe uygun olarak ayarlama yapılabilir.

(2) Birinci fıkrada yer alan kredi riski azaltımının menkul kıymetleştirme işlemine konu olan varlıklar için değil, menkul kıymetleştirme pozisyonunun kredi riskinden korunması amacıyla sağlanması gerekir.

(3) Menkul kıymetleştirme pozisyonunun fonlanmış veya fonlanmamış kredi korumasına tâbi olduğu durumlarda, söz konusu pozisyona uygulanacak risk ağırlığı, bu Tebliğle birlikte Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğ hükümlerine uygun olarak değiştirilebilir.

(4) Menkul kıymetleştirme pozisyonları için risk ağırlıklı tutar hesaplamasında dikkate alınabilecek kredi korumalarında kullanılacak garantiler ve kredi türevlerinin, Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğin 26 ila 30 uncu maddelerinde yer alan asgari operasyonel şartlara ilişkin hususları karşılamaları gerekir.

(5) Bankalar, menkul kıymetleştirme pozisyonlarının kredi riskinden korunmak amacıyla kullanacakları teminatları Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğde belirtilen usul ve esaslara göre standart yaklaşım kapsamında belirlerler. Bankalar, ÖMKŞ’ler tarafından verilen teminatları da dikkate alabilir.

(6) Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğin 13 üncü maddesinde belirtilen kuruluşların verdiği kredi korumaları menkul kıymetleştirme pozisyonunun kredi riskinden korunması amacıyla dikkate alınabilir. Bu kapsamda, ÖMKŞ’ler tarafından verilen garantiler dikkate alınmaz.

(7) Korunan veya garanti altına alınan riskler için sermaye yeterliliği Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğin 28, 53, 54 ve 55 inci maddelerinde yer alan hükümler çerçevesinde hesaplanır.

(8) Risk ağırlıklı tutar hesaplamasında vade uyumsuzluğu Kredi Riski Azaltım Tekniklerine İlişkin Tebliğin 57, 58 ve 59 uncu maddelerinde yer alan hususlar çerçevesinde dikkate alınır. Riskten korunan pozisyonlar farklı vadelere sahip ise, en uzun vade kullanılmak zorundadır.

BEŞİNCİ KISIM

Çeşitli ve Son Hükümler

Yürürlükten kaldırılan tebliğ

MADDE 26 – (1) 28/6/2012 tarihli ve 28337 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Menkul Kıymetleştirmeye İlişkin Risk Ağırlıklı Tutarların Hesaplanması Hakkında Tebliğ yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) Birinci fıkrada belirtilen Tebliğe yapılan atıflar bu Tebliğe yapılmış sayılır.

Yürürlük

MADDE 27 – (1) Bu Tebliğ 31/3/2016 tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu Başkanı yürütür.