12 Nisan 2015 PAZAR

Resmî Gazete

Sayı : 29324

TEBLİĞ

Ekonomi Bakanlığından:

İTHALATTA HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİNE İLİŞKİN TEBLİĞ

(TEBLİĞ NO: 2015/9)

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Bilgi ve İşlemler

Kapsam ve yasal dayanak

MADDE 1 – (1) Bu Tebliğ; 14/6/1989 tarihli ve 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun, 20/10/1999 tarihli ve 99/13482 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Karar ve 30/10/1999 tarihli ve 23861 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmelikten (Yönetmelik) oluşan ithalatta haksız rekabetin önlenmesi hakkında mevzuat (mevzuat) hükümleri çerçevesinde yürütülen nihai gözden geçirme soruşturması (NGGS) sonucunda alınan karara esas teşkil eden bilgi ve bulguları içermektedir.

Mevcut önlem ve soruşturma

MADDE 2 – (1) 13/2/2008 tarihli ve 26786 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2008/9) ile başlatılan soruşturma sonucunda, 18/4/2009 tarihli ve 27204 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2009/12) ile, 5603.14 Gümrük Tarife Pozisyonunda (GTP) yer alan Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) menşeli “koagüle suni deri” ithalatına 1,9 ABD Doları/Kg dampinge karşı önlem yürürlüğe konulmuştur.

(2) İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Yönetmeliğin 35 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce 29/6/2013 tarihli ve 28692 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2013/11) ile önlemin 18/4/2014 tarihinde sona ereceği ve ilgili ürünün yerli üreticilerinin mevzuatta öngörülen sürelerde yeterli delillerle desteklenmiş bir başvuru ile bir NGGS açılması talebinde bulunabilecekleri duyurulmuştur.

(3) Bu çerçevede, şikâyetçi firma Depar Deri-Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından, ÇHC menşeli ürün için uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin sona ermesinin damping ve zararın devamına veya yeniden meydana gelebilmesine yol açacağı iddiası ile başvuru yapılmış ve Doğuş Suni Deri Kösele Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Flokser Tekstil Sanayi ve Ticaret A.Ş. firmaları tarafından da başvuru desteklenmiştir. Yapılan başvuru üzerine, 18/4/2014 tarihli ve 28976 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (Tebliğ No: 2014/12) ile başlatılan NGGS, T.C. Ekonomi Bakanlığı (Bakanlık) İthalat Genel Müdürlüğü (Genel Müdürlük) tarafından yürütülerek tamamlanmıştır. Söz konusu soruşturma süresince önlemler yürürlükte kalmaya devam etmiştir.

Yerli üretim dalı ve başvurunun temsil niteliği

MADDE 3 – (1) Başvuru aşamasında yapılan incelemede, Yönetmeliğin 20 nci maddesi çerçevesinde başvuru sahibi Depar Deri-Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin başvuruyu yerli üretim dalı (YÜD) adına yapmış olduğu ve destekçi firmalarla birlikte başvuru sahibinin temsil niteliğini haiz olduğu tespit edilmiş olup, soruşturma sırasında bu bulguyu değiştirecek bir bilgiye ulaşılmamıştır.

İlgili tarafların bilgilendirilmesi, bilgilerin toplanması ve değerlendirilmesi

MADDE 4 – (1) Soruşturma açılmasını müteakip, soruşturma konusu ürünün Bakanlık tarafından bilinen ÇHC’deki üreticilerine/ihracatçılarına, Türkiye’de yerleşik ithalatçılarına ve ayrıca soruşturmaya konu ülkede yerleşik diğer üreticilere/ihracatçılara iletilebilmesini teminen, anılan ülkenin Ankara’daki Büyükelçiliğine soruşturmanın açılışına ilişkin bildirimde bulunulmuştur.

(2) Bildirimde, soruşturma açılış Tebliğine, başvurunun gizli olmayan metnine ve soru formlarına nereden erişileceği hususunda bilgi verilmiştir.

(3) Taraflara soru formunu yanıtlamaları için posta süresi dâhil 37 gün süre tanınmış olup tarafların süre uzatımı yönündeki makul talepleri karşılanmıştır.

(4) YÜD soruşturma süresince Bakanlığımız ile işbirliği içinde olmuş ve gerektiğinde talep edilen ilave bilgileri temin etmiştir.

(5) Kendilerine soru formu gönderilen 20 ithalatçı firmanın ikisinden cevap alınmıştır.

(6) ÇHC’de yerleşik 12 firmaya soru formu gönderilmiş; ancak, bu firmalardan cevap alınmamıştır.

(7) Soruşturmaya ilişkin bilgi ve bulguların tamamlanmasının akabinde, soruşturma sonucunda alınacak karara esas teşkil edecek bilgi, bulgu, tespit ve değerlendirmeleri içeren nihai bildirim, ÇHC’nin Ankara’daki resmi temsilciliği ile soruşturma sırasında görüş bildiren ithalatçılar ve YÜD’e iletilmiştir.

(8) Ayrıca, ilgili taraflardan alınan bilgi ve belgelerin gizli olmayan özetleri talep eden bütün ilgili tarafların bilgisine sunulmak üzere hazır tutulmuştur.

(9) Tarafların soruşturma boyunca ortaya koyduğu tüm bilgi, belge ve görüşler incelenmiş, mezkûr görüşlerden mevzuat kapsamında değerlendirilebilecek olanlara bu Tebliğin ilgili bölümlerinde cevap verilmiştir.

Yerinde doğrulama soruşturması

MADDE 5 – (1) Yönetmeliğin 21 inci maddesi çerçevesinde başvuru sahibi yerli üretici Depar Deri-Plastik Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin İstanbul’da bulunan üretim ve idari tesislerinde yerinde doğrulama gerçekleştirilmiştir.

Gözden geçirme dönemi

MADDE 6 – (1) Önlemin yürürlükten kalkması durumunda, dampingin ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığının değerlendirilmesine esas teşkil etmek üzere 1/1/2011-31/12/2013 arasındaki dönem gözden geçirme dönemi olarak belirlenmiştir.

İKİNCİ BÖLÜM

Önlem Konusu Ürün ve Benzer Ürün

Önlem konusu ürün ve benzer ürün

MADDE 7 – (1) Önlem konusu ürün, 5603.14 GTP altında yer alan koagüle suni derilerdir.

(2) Önleme konu olan koagüle, dokunmamış mensucatın üzerine poliüretan kaplanması suretiyle elde edilen bir çeşit sentetik kumaş olup, suni deri üretiminde takviye malzemesi olarak kullanılmaktadır.

(3) Aşınmaya dayanıklılık, hava geçirme, dikilebilme ve yapıştırılabilme özellikleri dolayısıyla koagüle ile üretilen suni deriler de bu özellikleri taşımaktadır. Görünüm ve yapı olarak doğal deriye çok yakın özelliklere sahip olan suni deriler de ayakkabı sanayiinde ayakkabı sayası olarak, saraciye sektöründe çanta ve valiz imalinde, mobilya ve otomotiv sektörlerinde döşeme malzemesi olarak çok yaygın bir şekilde kullanılmaktadır. Bunun yanında, ince ve yumuşak koagülelerle imal edilen derilerin konfeksiyon sanayiinde kullanımı da giderek artmaktadır.

(4) Esas soruşturmada YÜD tarafından üretilen ürün ile soruşturma konusu ürün arasında ürünlerin fiziksel özellikleri, kullanım alanları, dağıtım kanalları, müşteriler ve hitap ettikleri pazarlar açısından bir fark olmadığı ve bu çerçevede bahse konu ürünün soruşturma konusu ürünle benzer ürün olduğu belirlenmiştir. Bu soruşturmada ise söz konusu belirlemeleri değiştirecek herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Dampingin Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

Genel açıklamalar

MADDE 8 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde önlemlerin yürürlükten kalkması halinde dampingin devamı veya yeniden meydana gelmesi ihtimali incelenmiştir. Yönetmeliğin 41 inci maddesi çerçevesinde, soruşturma sırasında yeni damping marjı hesaplanmamış, esas soruşturmada hesaplanmış olan damping marjları gösterge olarak dikkate alınmıştır.

Esas soruşturmada tespit edilen damping marjlarının büyüklüğü

MADDE 9 – (1) Mevcut önleme esas teşkil eden soruşturma esnasında tespit edilen damping marjı, firmaların önlemin yürürlükten kalkması halindeki muhtemel davranışlarını yansıtacak önemli bir gösterge niteliği taşıdığından dikkate alınmıştır. Buna göre, esas soruşturma sırasında ÇHC’de yerleşik üretici-ihracatçı firmalar için tespit edilen damping marjı CIF ihraç fiyatının %141’i (spesifik olarak 4,00 ABD Doları/Kg) oranındadır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Zararın Devamı veya Yeniden Meydana Gelmesi İhtimali

Genel açıklamalar

MADDE 10 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi çerçevesinde, YÜD’ün ekonomik göstergeleri ile önlem konusu ürünün genel ithalatı ve fiyatlarının gelişimi, soruşturma konusu ülkelerden gerçekleştirilen ithalat, pazar payı, fiyat baskısı ve kırılması gözden geçirme dönemi için incelenmiştir.

(2) Önlem konusu ürünün genel ithalatı ve önleme konu ülkelerden yapılan ithalatının incelenmesinde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileri kullanılmıştır. İthalat verileri incelenirken 2011- 2013 dönemi dikkate alınmıştır.

Genel ithalat

MADDE 11 – (1) 2011 yılında 12.012.165 Kg olan önleme konu ürünün genel ithalatı 2012 yılında 7.656.404 Kg, 2013 yılında ise 9.031.009 Kg seviyesinde gerçekleşmiştir.

(2) Bahse konu ürünün genel ithalatına değer olarak bakıldığında, genel ithalatın miktar bazındaki eğilimine benzer şekilde 2011 ve 2012 yıllarında sırasıyla 53.025.545 ABD ve 37.619.948 ABD Doları şeklinde gerilediği, 2013 yılında ise %18 artarak 43.586.464 ABD Dolarına ulaştığı gözlenmiştir.

(3) Genel ithalatın birim fiyatları ise 2011-2013 yılları itibariyle sırasıyla 4,41 ABD Doları/Kg, 4,91 ABD Doları/Kg ve 4,83 ABD Doları/Kg tutarında gerçekleşmiştir.

Önleme konu ülkeden ithalat

MADDE 12 – (1) 2011-2013 döneminde ÇHC’den yapılan önlem konusu ürün ithalatı miktar bazında 2011 yılında 3.534.717 Kg iken, 2012 yılında %82 oranında azalarak 626.761 Kg olarak gerçekleştiği gözlenmektedir. 2013 yılında ise ÇHC’den gerçekleştirilen ithalatın miktarının 477.486 Kg’a düştüğü görülmektedir. Söz konusu dönemde önleme konu ülkeden ithalatın değer bazında azalış trendinde olduğu görülmektedir.

(2) ÇHC’den yapılan ithalatın birim fiyatı, 2011 yılında 2,72 ABD Doları/Kg, 2012 yılında 3,29 ABD Doları/Kg ve 2013 yılında 4,78 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiştir.

(3) Soruşturma konusu ülkenin toplam koagüle suni deri ithalatından aldığı pay 2011-2013 döneminde %29,4’ten %5,3’e gerilerken, Türkiye koagüle suni deri tüketimindeki pazar payı ise aynı dönemde %83 gerilemiştir.

(4) Önleme konu ürünün genel ithalat miktarı 2011-2013 yılları arasında %25 oranında azalırken, önleme tabi ÇHC menşeli ithalatın aynı dönemde %86 oranında azaldığı belirlenmiştir.

Diğer ülkelerden yapılan ithalat

MADDE 13 – (1) 2011–2013 döneminde üçüncü ülkelerden yapılan ithalat incelendiğinde, 2011 yılında 8.477.448 Kg olan ithalat 2012 yılında 7.029.643 Kg, 2013 yılında ise 8.553.523 Kg’dır.

(2) Aynı dönemde ÇHC haricindeki ülkelerden söz konusu ürün çerçevesinde gerçekleştirilen ithalat değer bazında sırasıyla 43.412.421 ABD Doları, 35.559.754 ABD Doları ve 41.306.272 ABD Doları olarak gerçekleşmiştir. Bu kapsamda, bahsi geçen ithalat değeri 2011 yılına göre 2012’de azalmış olup 2013 yılında tekrar artış göstermiş, ancak 2011 yılındaki değerin altında kalmıştır.

(3) Diğer ülkelerden yapılan ithalatın birim fiyatı ise 2011–2013 döneminde sırasıyla 5,12 ABD Doları/Kg, 5,06 ABD Doları/Kg ve 4,83 ABD Doları/Kg olarak gerçekleşmiş olup, düşüş eğiliminde olduğu gözlenmektedir.

(4) Diğer ülkelerden yapılan ithalatın pazar payı 2011 yılında %70,57 iken 2012 yılında %91,81’e yükselmiş, 2013 yılında ise %94,71’e ulaşmıştır.

Yurt içi tüketim ve pazar payları

MADDE 14 – (1) Soruşturma konusu ithalatın nispi olarak değişimini görebilmek için, söz konusu ithalatın toplam Türkiye benzer mal tüketimi içindeki payı incelenmiştir. Bu bağlamda, öncelikle şikayetçi ve destekleyici yerli üreticilerden temin edilen yurt içi satış miktarları ile genel ithalat miktarı toplanarak ilgili yıldaki Türkiye benzer mal tüketimi elde edilmiştir. Önlem konusu ürünün Türkiye toplam tüketimi içindeki payının incelenmesinde TÜİK verileri kullanılmıştır. Söz konusu inceleme 2011-2013 dönemi için yapılmış olup, veriler 2011 yılı=100 olacak şekilde endekslenmiştir.

(2) Bu veriler çerçevesinde, Türkiye benzer mal tüketimi endeks değeri 2011 yılı için 100 olarak alındığında 2012 yılında 66’ya düşmüş, 2013 yılında ise 77’ye yükselmiştir.

(3) ÇHC’nin benzer mal tüketimi pazar payı endeksi 2011 yılında 100 iken, 2012 yılında 18’e ve 2013 yılında 14’e gerilemiştir. ÇHC’nin pazar payı endeksi de benzer şekilde 2011 yılında 100 iken, 2012 yılında 27’ye ve 2013 yılında 17’ye gerilemiştir.

(4) Aynı dönemde diğer ülkelerden yapılan ithalatın pazar payı endeksi 2011 yılında 100’den, 2012 yılında 125 ve 2013 yılında 130 birim seviyesine yükselmiştir.

(5) YÜD’ün pazar payı endeksi ise 2011-2013 döneminde 100’den 164’e yükselmiştir.

Fiyat kırılması

MADDE 15 – (1) Fiyat kırılması hesabında, önlem konusu ülkeden gerçekleştirilen ithalatın CIF bedeline %4,3 gümrük vergisi ile %2 oranında gümrükleme masrafı eklenerek inceleme konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatı bulunmuştur. Dampinge karşı önlemin söz konusu olmadığı bir ortamda ÇHC menşeli ürünün Türkiye pazarına giriş fiyatının hangi düzeyde olacağına ilişkin değerlendirmeyi mümkün kılmak amacıyla anılan fiyata dampinge karşı önlem eklenmemiştir. Bu şekilde elde edilen fiyat YÜD’ün yıllık ortalama yurt içi satış fiyatları ile mukayese edilerek soruşturma konusu ülkenin ihraç fiyatının YÜD ağırlıklı iç satış fiyatlarını hangi oranda kırdığı tespit edilmiştir. Buna göre, ÇHC menşeli soruşturma konusu ürünün Türkiye piyasasına giriş fiyatlarının YÜD’ün yurt içi satış fiyatlarını 2011-2013 döneminde önemli oranlarda kırdığı tespit edilmiştir.

Fiyat baskısı

MADDE 16 – (1) Fiyat baskısı, dampingli ithalat fiyatlarının Türkiye piyasasında YÜD’ün olması gereken satış fiyatının yüzde olarak ne kadar altında kaldığını göstermektedir. Buna göre, incelenen dönemde, ÇHC menşeli soruşturma konusu ürünün yerli üreticinin birim fiyatları üzerinde yarattığı baskı düzeyinin 2011-2013 döneminde önemli oranlarda olduğu tespit edilmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergeleri

MADDE 17 – (1) YÜD ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesinde şikâyetçi yerli üreticinin verileri kullanılmıştır. Eğilimlerin sağlıklı bir şekilde incelenmesi amacıyla Türk Lirası bazındaki veriler için yıllık ortalama Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) kullanılarak enflasyondan arındırılmış reel değerler esas alınmış ve veriler 2011 yılı=100 olacak şekilde endekslenmiştir.

a) Üretim, kapasite ve kapasite kullanım oranı (KKO)

1) Yerli üreticinin ilgili üründe 2011 yılında 100 olan üretim miktar endeksi 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla 79 ve 135 düzeylerinde gerçekleşmiştir.

2) Bu dönemde yerli üreticilerin kapasite kullanım oranları ise 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 89 iken, 2013 yılında 99’a yükselmiştir.

b) Yurt içi satışlar ve ihracat

1) Yerli üreticinin ilgili üründe 2011 yılında 100 olan yurt içi satış miktar endeksi, 2012 yılında 70 seviyesine gerilerken, 2013 yılında ise 127 şeklinde artmıştır.

2) Aynı dönemde yurt içi satış hâsılatı reel olarak incelendiğinde 2011 yılında 100 olan endeksin 2012 yılında 78 seviyesine indiği, 2013 yılında da 120 düzeyine çıktığı görülmektedir.

3) Yurt içi satışların birim fiyat endeksi ise 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 112, 2013 yılında 95’tir.

4) Dönem itibariyle yerli üreticilerin yurt dışı satışları ise miktar bazında 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 122 iken, 2013 yılında 141 düzeyindedir.

5) İhracatın değer bazında gelişimi ise 2012 yılında 136 iken, 2013 yılında artmaya devam ederek 197 düzeyine ulaşmıştır.

6) Yurtdışı satışların birim fiyat endeksi 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 112, 2013 yılında ise 140’dır.

c) Stoklar

1) Yerli üreticinin ilgili üründeki stok verileri incelendiğinde endeks değerinin miktar bazında 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında stokun bulunmadığı, 2013 yılında ise 10.100 düzeyinde seyrettiği görülmektedir.

2) Bu dönemde stok çevrim hızı ise 2011 yılında 100 iken, 2013 yılında 1 düzeyinde gerçekleştiği görülmektedir.

ç) İstihdam

1) Yerli üreticinin ilgili üründeki çalışan direk işçi sayısı endeksi 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 90 ve 2013 yılında 140 seviyesindedir.

d) Ücretler

1) Yerli üreticinin ilgili ürün üretiminde çalışan işçilerinin aylık giydirilmiş brüt ücret endeksi 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 112 ve 2013 yılında 116’dır.

e) Verimlilik

1) Yerli üreticinin ilgili ürün üretiminde çalışan işçi başına verimlilik endeksi 2011 yılında 100 olarak endekslendiğinde, 2012 yılında 88 ve 2013 yılında 96 düzeyinde gerçekleşmektedir.

f) Maliyetler ve kârlılık

1) Yerli üreticinin ilgili üründe ağırlıklı ortalama birim ticari maliyet endeksi 2011 yılı 100 alındığında 2012 yılında 116 ve 2013 yıllarında 114 olarak gerçekleştiği görülmektedir.

2) Yerli üreticinin ilgili üründe ticari maliyetleri ve ortalama yurt içi satış fiyatları dikkate alınarak hesaplanan yurt içi ürün birim kârlılık endeksi 2011 yılı 100 alındığında 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla 66 ve -145 seviyelerinde gerçekleşmiştir.

g) Nakit akışı

1) Yerli üreticinin ilgili ürün satışları ile yarattığı nakit akışı endeksi 2011 baz yılını izleyen 2012 yılında 19 iken 2013 yılında ise -125 olarak gerçekleşmiştir.

ğ) Büyüme

1) Yerli üreticinin bütün faaliyetleri ile ilgili olarak, aktif büyüklüğü 2011 yılı baz alındığında reel olarak 2012 yılında 105 iken, takip eden 2013 yılında ise 98 olarak gerçekleşmiştir.

h) Sermaye ve yatırımları artırma yeteneği

1) Yerli üreticinin sermaye artırma yeteneğini görebilmek amacıyla YÜD’ün bütün faaliyetlerinde kullanılan öz sermayesinin gelişimi incelenmiştir. Buna göre, 2011 yılı 100 kabul edildiğinde 2012 yılında 98 olan öz sermaye endeksi, 2013 yılında 94’e düşmüştür.

ı) Yatırımların seyri

1) Yerli üreticinin yapmış olduğu tevsi yatırımları 2011 yılı 100 iken 2012 yılında 60’a gerilemiş, 2013 yılında ise 189’a yükselmiştir.

Yerli üretim dalının ekonomik göstergelerinin değerlendirilmesi

MADDE 18 – (1) YÜD ekonomik göstergeleri incelendiğinde, üretim ve yurtiçi satış miktarının 2011 ve 2013 yıllarında 2012 yılının aksine olumlu bir seyir izlediği, yurtdışı satış miktarının da sürekli artış gösterdiği görülmektedir. Aynı göstergelerde değer bazında da 2011-2013 döneminde sürekli iyileşme oluşmuştur.

(2) YÜD’ün hem birim sinai maliyetlerinde hem de birim ticari maliyetlerinde 2011 yılına göre 2012 yılında artış gözlemlenirken, 2013 yılında ise azalma görülmektedir. 2011-2013 döneminde kârlılık açısından ise azalış izlenmektedir. Söz konusu ürün bazında istihdam ele alındığında da 2012 yılında meydana gelen azalışın ardından 2013 yılında artış olduğu anlaşılmakta olup bu duruma verimlilik de paralellik göstermektedir. Aylık işçi ücretleri ise 2011-2013 döneminde sürekli artma eğilimindedir.

(3) Sonuç itibarıyla, YÜD’ün ekonomik göstergelerinde düzelmenin tam olarak gerçekleşmediği ve mevcut kırılgan yapının devam ettiği, diğer taraftan esas soruşturmadaki damping marjı ile NGGS kapsamında hesaplanan fiyat kırılması ve baskısı oranlarının YÜD’ün üretim dalının ekonomik göstergelerinde meydana gelen kısmi düzelmeyi ortadan kaldırabileceği; bu bağlamda zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğuna ilişkin yeterli delillerin bulunduğu değerlendirilmiştir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Dampingin ve Zararın Devamı veya Yeniden Meydana

Gelmesi İhtimalinin Değerlendirilmesi

Genel açıklamalar

MADDE 19 – (1) Yönetmeliğin 35 inci maddesi hükümleri gereğince, önlemin yürürlükten kalkması halinde YÜD’de önleme konu ülke menşeli dampingli ithalattan kaynaklanan zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı değerlendirilmiştir.

Önlem konusu ülkedeki üretim, kapasite ve ihracat potansiyeli

MADDE 20 – (1) ÇHC’nin soruşturma konusu üründeki üretim kapasitesi ve ihracat kabiliyeti Uluslararası Ticaret Merkezi (UTM-International Trade Center) verilerine dayanılarak incelenmiştir.

(2) 2013 yılı itibariyle soruşturma konusu üründe toplam ihracatının %14’ü Türkiye’ye olan ÇHC’nin toplam ihracatı miktar bazında 2011 yılında 25.526 ton iken, 2012 yılında 30.803 ton ve 2013 yılında da 34.342 ton olarak gerçekleşmiştir.

(3) Söz konusu ihracat değer bazında incelendiğinde, 2011 yılında 89.670.000 ABD Doları, 2012 yılında 116.064.000 ABD Doları ve 2013 yılında 138.732.000 ABD Doları olarak gerçekleştiği görülmektedir.

(4) Gerçekleşen bu ihracatın birim fiyatları ise 2011, 2012 ve 2013 yıllarında sırasıyla 3,51 ABD Doları/kg, 3,77 ABD Doları/kg ve 4,04 ABD Doları/kg düzeyinde olup ÇHC’nin şikâyet konusu üründeki ihraç birim fiyatları dünya ortalamasının önemli ölçüde altında seyretmektedir.

(5) 2013 yılında gerçekleşen ihracat miktarı baz alınarak ülkeler itibariyle bir sıralama yapıldığında, ÇHC’nin ihracatının en çok Türkiye’ye gerçekleştirildiği, ardından da sırasıyla Suudi Arabistan, Vietnam, ABD ve Avusturalya’nın geldiği anlaşılmaktadır.

(6) AB Pazara Giriş Veri Tabanından (EU Market Access Database) yararlanılarak, ÇHC’nin AB-28’e soruşturma konusu ürün ihracatına ilişkin veriler incelenmiştir.

(7) ÇHC’nin AB-28’e soruşturma konusu toplam ürün ihracatı, miktar bazında 2011 yılında 5.372.000 kg, 2012 yılında 7.633.000 kg ve 2013 yılında da 9.173.000 kg; değer bazında ise 2011 yılında 18.343.512 Euro, 2012 yılında 24.571.789 Euro ve 2013 yılında 31.504.976 Euro düzeyinde gerçekleşmiştir. Yapılan bu ihracatın birim fiyatı ise 2011 yılında 3,41 Euro/kg, 2012 yılında 3,22 Euro/kg ve 2013 yılında 3,43 Euro/kg olmuştur.

Türkiye pazarının önemi ve talebi etkileyen unsurlar

MADDE 21 – (1) Soruşturma konusu koagüle suni deri, görünüm ve yapı olarak doğal deriye çok yakın özelliklere sahip olduğu için ayakkabı, çanta, valiz, mobilya, otomotiv ve tekstil gibi çok çeşitlilik gösteren ve aynı zamanda Türkiye’de önemli pazar büyüklüklerine sahip olan sektörlerde girdi olarak kullanılmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, söz konusu üründe önemli bir pazar olma özelliğini muhafaza ederken tüketicinin tercihleri kaliteli ve uygun fiyatlı ürünlere göre şekillenmektedir. Ürünün kullanım alanındaki çeşitlilik nedeniyle Türkiye pazarının büyüklüğünün önümüzdeki dönemde de önemini koruyacağı değerlendirilmektedir.

(2) Önlem konusu ürünün talebini etkileyen başlıca unsurlar fiyat ve kalite olmakla beraber fiyat unsuru ön plana çıkmaktadır. Önlemin yürürlükten kalkması durumunda ciddi üretim ve ihracat kapasitesi bulunan ve önemli oranlarda fiyat baskısı ve kırılması oranlarına sahip ÇHC menşeli ithalata yönelik talebin artması ile YÜD üzerindeki etkisinin artmasının muhtemel olduğu değerlendirilmektedir.

Değerlendirme

MADDE 22 – (1) Uygulanmakta olan dampinge karşı önlemin sona ermesi halinde, dampingin ve zararın devam edip etmediği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı konusu incelenmiş olup, fiyat baskısı ve fiyat kırılması hesaplarından da anlaşılacağı üzere, önlemin ortadan kalkması durumunda, dampingli ithalatın devam edeceği, soruşturma konusu ülkenin Türkiye’ye yönlendirebilecek ciddi kapasitesinin ve ihracat kabiliyetinin olduğu, önlem konusu ülkedeki üretici-ihracatçıların Türkiye pazarını yakından tanıdığı ve dağıtım kanallarına kolay ve hızlı biçimde nüfuz edebilecek durumda olduğu ve bu nedenlerle yerli üreticilerin fiyatlarında kırılmaya ve baskıya neden olacağı ve zararın yeniden ortaya çıkacağı değerlendirilmektedir.

ALTINCI BÖLÜM

Diğer Hususlar

Zararın devamı veya yeniden meydana gelmesini etkileyebilecek diğer unsurlar

MADDE 23 – (1) YÜD’de zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesine yol açabileceği düşünülen diğer bilinen unsurlar incelenmiştir.

Diğer unsurların etkisi

MADDE 24 – (1) Yapılan inceleme neticesinde, önlem yürürlüğe girdikten sonra önleme konu ürünün kullanım alanı ve tüketici algılanmasının aynı kaldığı ve dolayısıyla tüketim eğiliminde bir değişiklik olmadığı; önleme konu ürün ile YÜD tarafından üretilen benzer ürünün üretim teknolojisinde bir değişim olmadığı, ayrıca, gözden geçirme döneminde önleme konu ürünün ithalatında ve ihracatında Türkiye’de ve önleme konu ülkede ticareti kısıtlayıcı bir gelişmenin gerçekleşmediği tespit edildiğinden, dampingli ithalatın devamı veya yeniden meydana gelmesi dışında diğer bilinen unsurlardan herhangi birinin YÜD’de zararın devam etmesi veya yeniden meydana gelmesi üzerinde önemli olumsuz etkiye neden olamayacağı belirlenmiştir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Değerlendirme ve Sonuç

Değerlendirme

MADDE 25 – (1) Uygulanmakta olan dampinge karşı önlemlerin sona ermesi halinde, damping ve zararın devam edip etmeyeceği veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olup olmadığı konusu incelenmiş olup, önlemlerin yürürlükten kalkması durumunda üretici/ihracatçı firmaların önlemlerin yokluğundaki davranışlarını yeniden yansıtacak olan esas soruşturmada tespit edilen damping marjının önemli seviyelerde olduğu; YÜD’ün ürün kârlılığı ile stoklarında olumsuzluklar bulunduğu; ancak üretim, yurt içi satışlar, istihdam ve pazar payı gibi göstergelerinin olumlu seyir izlediği; bunun yanı sıra soruşturma konusu ülkenin ihracatının azalmış olmasına rağmen yüksek üretim ve üretim kapasitesi ile dünya ihracatındaki lider konumunu sürdürdüğü görülmüştür. Bu kapsamda, mevcut önlemin ortadan kalkması durumunda dampingli ithalatın ve zararın devamı veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu sonucuna varılmıştır.

Karar

MADDE 26 – (1) Soruşturma sonucunda, yürürlükteki önlemin ortadan kalkması durumunda dampingin ve zararın devam etmesinin veya yeniden meydana gelmesinin muhtemel olduğu tespit edildiğinden, ÇHC menşeli “Yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış veya lamine edilmiş dokumaya elverişli suni ve sentetik liflerden m2 ağırlığı 150 gr’ı geçen dokunmamış mensucat” (koagüle suni deri) için İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2009/12 sayılı Tebliğ ile yürürlüğe konulan önlemlerin, İthalatta Haksız Rekabeti Değerlendirme Kurulunun kararı ve Ekonomi Bakanının onayı ile aşağıda gösterilen şekilde değiştirilmeden uygulanmaya devam edilmesine karar verilmiştir.

 

GTP

Eşya Tanımı

Menşe Ülke

Dampinge Karşı Önlem

(ABD Doları/Kg)

 

5603.14

Yalnız, poliüretanla kaplanmış, sıvanmış

veya lamine edilmiş dokumaya elverişli

suni ve sentetik liflerden m2 ağırlığı

150 gr’ı geçen dokunmamış mensucat

Çin Halk Cumhuriyeti

1,9 ABD Doları/Kg

 

Uygulama

MADDE 27 – (1) Gümrük idareleri, Karar maddesinde gümrük tarife istatistik pozisyonu numarası, tanımı, menşe ülkesi belirtilen eşyanın, diğer mevzuat hükümleri saklı kalmak kaydıyla, ithalatında karşılarında gösterilen oranda dampinge karşı kesin önlemi tahsil ederler.

Yürürlük

MADDE 28 – (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 29 – (1) Bu Tebliğ hükümlerini Ekonomi Bakanı yürütür.