|
Anayasa Mahkemesi
Başkanlığından:
Esas
Sayısı: 2011/80
Karar
Sayısı: 2012/122
Karar
Günü: 20.9.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Hava Kuvvetleri
Komutanlığı Hava Eğitim
Komutanlığı Askeri Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 25.10.1963 günlü,
353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun 12.
maddesinin “…eğer suç Askeri Ceza
Kanununda yazılı bir suç ise sanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere…”
bölümünün, Anayasa’nın 145. maddesine aykırılığı savıyla iptali
istemidir.
I- OLAY
Sanıklar hakkında
askerlikten kurtulmak amacıyla hile yaptıkları iddiasıyla açılan kamu
davasında, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanaatine varan
Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II-
İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının
gerekçe bölümü şöyledir:
“Yoklama eri E..
S..’ın çürük raporu tabir edilen askerliğe elverişsizlik raporu alıp
askerlikten kurtulmak kastıyla sivil şahıs S.. K.. ile para karşılığında
anlaştıkları, S.. K..’nin aracılığıyla İzmir K.. Restoranda Bnb. L.. A.. ve
İ.. M..’nın bir araya gelip konuşarak anlaştıkları, E.. S..’ın Ankara’ya
gidip E.. T.. ile Ankara M.. alışveriş merkezinin üst katındaki D..
Pastanesinde buluşup 5 Milyar TL nakit para verdiği, onun aracılığıyla
Ankara S.. Otel lobisinde H.. Ö.. ile buluştuğu, H.. Ö..’in E.. S..’a çürük
raporu alabilmesi hususunda bilgi ve taktik verdiği ve Balıkesir’de
görüşmek üzere E.. T..’a emanet ettiği, E.. T..’un E.. S.. ile Ankara
İbni-Sina Hastanesine gittiği, burada EEG’nin çekildiği, özel doktorlara ve
sağlık birimlerine giderek tetkikler yaptırdıkları, E.. S..’ın İzmir’e
geldiği, S.. K.. ile buluştuğu ve onun yönlendirmesi ile Özel A..
Hastanesinde ve Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde bir kısım
tetkiklerin yaptırıldığı ve sanık S.. K..’ye ait araç ile Balıkesir’e
gittikleri, Balıkesir As.Şb.Bşk.lığına müracaat ederek S.. K..’nın E..
S..’ın teyzesinin oğlu olduğunu söylemesi ve Balıkesir As.Hst.Bştbp.liğine
sevkini talep etmesi üzerine E.. S..’ın yerel askerlik şubesi olan
K.Maraş’ta yoklamasının yapılmasına dair evrakın fakslattırıldığı, S..
K..’ye ait araçla Balıkesir As.Hastanesine gidildiği, S.. K..’nün sanık E..
S..’a epilepsi hastalığı varmış gibi beyanlarda bulunmasını, doktorun
sorularına karşı neler söylemesi gerektiğini tembihlediği, hastaneye giriş
yapan E.. S..’ı hastanede karşıladığı ve merdiven altında H.. Ö..
tarafından sağ koluna kardiyozol adlı iğne yapıldığı, iğne üzerine E..
S..’ın sahte epilepsi nöbeti geçirdiği, durumu gören yetkililer tarafından
nöroloji servisine yatırıldığı, hastanede kaldığı süre zarfında epilepsi
nöbetinin tekrarlamamasından şüphelenen yetkililer tarafından yapılan
araştırmada durumun ortaya çıkarıldığı anlaşılmakla, E.. S..’ın askerlikten
kurtulmak için hile yapmak, S.. K.., L.. A.., H.. Ö.., İ.. M.. ve E..
T..’nin askerlikten kurtulmak için hile yapmak suçuna iştirak etmek suçunu
işledikleri iddiasıyla sanıklar hakkında Askeri Mahkememizde dava
açılmıştır.
Yapılan yargılama
sırasında Askeri Savcılık makamı; 5982 sayılı Yasa ile yapılan Anayasa’nın
145’inci maddesi değişikliği ile savaş hali haricinde asker olmayan
kişilerin askeri mahkemelerde yargılanamayacağının kayıt altına alındığını
belirterek, 353 sayılı Kanunun müşterek suçlar başlıklı 12’nci maddesinin
Anayasaya aykırı hale gelmiş olduğunu ileri sürmüştür.
Sanık E.. S..’ın
askerlikten kurtulmak için hile yapmak, diğer sanıklar S.. K.., L.. A..,
H.. Ö.., İ.. M.. ve E.. T..’nin askerlikten kurtulmak için hile yapmak
suçuna iştirak etmek suçunu işledikleri iddiasıyla AsCK’nın 81’nci madde ve
fıkrası gereğince yargılandıkları görülmekle sanıklar hakkındaki
yargılamada Askerî Mahkemenin görevli olup olmadığı hususunun
incelenmesinde;
Suçların işlendiği
tarihler itibarıyla, emekli P.Bnb. L.. A.. dışındaki sivil şahıslar E..
S.., S.. K.., H.. Ö.., İ.. M.. ve E.. T..’nin asker kişi sıfatlarının
bulunmadığı, bu bağlamda, inceleme konusu somut olayda, asker kişi ile
asker olmayan kişilerin müştereken suç işledikleri hususunda duraksama
bulunmamaktadır.
Görev hususunun kamu
düzenine ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında dikkate
alınması gerektiğinden öncelikle göreve ilişkin mevzuattaki hükümlerin
incelenmesi ve suçun niteliğinin ortaya konulması gerekmektedir.
353 sayılı Kanunun
“Askerî Mahkemelerin Görevleri” başlığı altında düzenlenen ikinci bölümünde
yer alan “Genel Görev” başlıklı 9’uncu maddesinde “Askerî Mahkemeler
kanunlarda aksi yazılı olmadıkça, asker kişilerin askerî olan suçları ile
bunların asker kişiler aleyhine veya askerî mahallerde yahut askerlik
hizmet ve görevleri ile ilgili olarak işledikleri suçlara ait davalara
bakmakla görevlidirler” hükmü yer almaktadır.
Bu düzenlemeye göre
bir davanın askerî mahkemenin görevine girmesi için asker kişinin; askerî
bir suç işlemiş olması veya suçu askeri bir kişiye karşı işlemiş olması
veya (suçu askerî mahalde işlemiş olması) veya suçu askerlik hizmet ve
görevleriyle ilgili olarak işlemiş bulunması gerekmektedir.
“Askerî suç” ise
öğretide ve uygulamada;
a) Unsurları ve
cezalarının tamamı Askerî Ceza Kanunu’nda yazılı olan, başka bir anlatımla,
Askerî Ceza Kanun’u dışında hiçbir ceza Kanun’u ile cezalandırılmayan
suçlar,
b) Unsurları kısmen
Askerî Ceza Kanunu’nda, kısmen diğer ceza Kanun’larında gösterilen suçlar,
c) Türk Ceza
Kanunu’na atıf suretiyle askerî suç haline dönüştürülen suçlar, olmak üzere
üç grupta mütalaa edilmektedir.
Öte yandan,
29.06.2006 tarihli ve 5530 sayılı Kanunla 353 sayılı Kanun’un asker olmayan
(sivil) kişilerin askerî mahkemelerde yargılanmalarını düzenleyen hükümleri
değiştirilerek, “Müşterek suçlar” başlıklı 12’nci maddesi; “Askerî
mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişiler tarafından bir suçun
müştereken işlenmesi hâlinde, eğer suç Askerî Ceza Kanunu’nda yazılı bir
suç ise, sanıkların yargılanmaları askerî mahkemelere; eğer suç Askerî Ceza
Kanunu’nda yazılı olmayan bir suç ise, adliye mahkemelerine aittir.”,
“Barış zamanında
sivil kişilerin Askerî Ceza Kanunu’na tabi suçlarında yargılama merci”
başlıklı 13’üncü maddesi; “Askerî Ceza Kanunu’nun 55, 56, 57, 58, 59, 61,
63, 64, 75, 79, 80, 81, 93, 94, 95, 114 ve 131’inci maddelerinde yazılı
suçlar, askerî mahkemelerin yargı yetkisine tabi olmaya sivil kişiler
tarafından barış zamanında işlenirse; bu kişilerin yargılanması, adli yargı
mahkemeleri tarafından, Askerî Ceza Kanunu hükümleri uygulanmak suretiyle
yapılır.” şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Bu bağlamda, asker
kişilerle sivil kişilerin müştereken işledikleri Askerî Ceza Kanunu’nda
yazılı suçlarına askerî yargıda bakılacağına ilişkin 12’nci madde hükmü
hariç olmak üzere, asker olmayan (sivil) kişilerin barış zamanında
işledikleri Askerî Ceza Kanunu’nda yazılı suçlarından dolayı Askerî Yargıya
tabi olmalarına tamamıyla son verilmiştir.
Anayasa’nın
“Mahkemelerin Kuruluşu” başlıklı 142’nci maddesinde; “Mahkemelerin
kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi ve yargılama usulleri kanunla
düzenlenir” şeklinde olduğu,
12.09.2010
tarihindeki referandumla kabul edilerek yürürlüğe giren 5982 sayılı
Kanun’la yapılan değişiklik sonucunda Anayasa’nın “Askerî Yargı” başlıklı
145’inci maddesinde;
“Askerî yargı, askerî
mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu mahkemeler;
asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların asker kişiler
aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak işledikleri
suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine, anayasal
düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her halde adliye
mahkemelerinde görülür.
Savaş hali haricinde,
asker olmayan kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz.
Askerî mahkemelerin
savaş halinde hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları;
kuruluşları ve gerektiğinde bu mahkemelerde adli yargı hâkim ve
savcılarının görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir...” hükümlerine yer
verilmiştir.
Yapılan bu
değişiklikle; 353 sayılı Kanun’un “Müşterek suçlar” başlıklı 12’nci
maddesi; “Askerî mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişiler
tarafından bir suçun müştereken işlenmesi hâlinde, eğer suç Askerî Ceza
Kanunu’nda yazılı bir suç ise, sanıkların yargılanmaları askerî
mahkemelere; eğer suç Askerî Ceza Kanunu’nda yazılı olmayan bir suç ise,
adliye mahkemelerine aittir.” şeklindeki metninin “eğer suç Askerî Ceza
Kanunu’nda yazılı bir suç ise, sanıkların yargılanmaları askerî
mahkemelere” ifadesi üst norm niteliğinde olan Anayasanın 145’inci maddesine
aykırı hale gelmiştir.
Askeri Yargıtay
İçtihatlarında Anayasanın 145’inci maddesinde yapılan düzenleme ile 353
sayılı Kanunun 12’nci maddesinin kısmen değiştirilerek örtülü olarak
yürürlükten kaldırıldığı kabul edilmekte (Askeri Yargıtay Daireler Kurulunun
25.11.2010 tarihli ve 2010/117-114 sayılı ile 04.02.2010 tarihli ve
2010/12-10 esas-karar sayılı, Askeri Yargıtay 4’üncü Dairesinin 28.09.2010
tarihli ve 2010/2233-2216 esas-karar sayılı kararları da bu doğrultudadır)
ise de 26.10.1963 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 353
sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 29.06.2006
tarihli ve 5530 sayılı Kanunla değişik, “Müşterek suçlar” başlıklı 12’nci
maddesi; “Askerî mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişiler
tarafından bir suçun müştereken işlenmesi hâlinde, eğer suç Askerî Ceza
Kanunu’nda yazılı bir suç ise, sanıkların yargılanmaları askerî
mahkemelere; eğer suç Askerî Ceza Kanunu’nda yazılı olmayan bir suç ise,
adliye mahkemelerine aittir” hükmünü amir olduğu, söz konusu madde metninin
değiştirildiğine ilişkin herhangi bir yasama işleminin olmadığı,
halihazırda yürürlükte olan madde metninin üst norm niteliğinde olan
Anayasanın 145’inci maddesi metnine aykırı olması halinin yorumla
giderilemeyeceği değerlendirildiğinden, 353 sayılı Askeri Mahkemeler
Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 12’nci maddesinin “eğer suç Askerî
Ceza Kanunu’nda yazılı bir suç ise, sanıkların yargılanmaları askerî
mahkemelere” ifadesinin Anayasanın 145’inci maddesine aykırı olması
sebebiyle bu maddenin “eğer suç Askerî Ceza Kanunu’nda yazılı bir suç ise,
sanıkların yargılanmaları askerî mahkemelere” ifadesinin iptalinin usul ve
yasaya uygun olacağı kanaatine varılmıştır.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
353 sayılı Askeri
Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanunu’nun itiraz konusu bölümünün
de yer aldığı 12. maddesi şöyledir:
“Madde
12-
Askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi
kişiler tarafından bir suçun müştereken işlenmesi halinde eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı
bir suç ise sanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere; eğer suç
Askeri Ceza Kanununda yazılı olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralı
Başvuru kararında Anayasa’nın 145. maddesine
dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca
Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN,
Fettah OTO, Serdar ÖZGÜLDÜR, Recep
KÖMÜRCÜ, Alparslan ALTAN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi DURSUN,
Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN’ın katılımlarıyla 22.9.2011 günü
yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin
esasının incelenmesine, oybirliğiyle
karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa Mahkemesi
Raportörü Melek ACU tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin rapor,
itiraz konusu yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri
ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp
düşünüldü:
Başvuru
kararında, 5982 sayılı Kanun ile Anayasa’nın 145. maddesinde değişiklik
yapılarak savaş hali haricinde asker olmayan kişilerin askeri mahkemelerde
yargılanamayacağının hüküm altına alındığı, Anayasa’nın anılan maddesinde
değişiklik yapılmasına rağmen itiraz konusu kuralın halen mevcudiyetini
koruduğu, böylece itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı hale geldiği
belirtilerek kuralın, Anayasa’nın 145. maddesine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
İtiraz konusu kuralın da yer aldığı 353 sayılı
Kanun’un “Müşterek Suçlar”
başlıklı 12. maddesinde, askeri mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi
kişiler tarafından bir suçun müştereken işlenmesi halinde eğer suç Askeri
Ceza Kanunu’nda yazılı bir suç ise sanıkların yargılanmalarının askeri
mahkemelerde; eğer suç Askeri Ceza Kanunu’nda yazılı olmayan bir suç ise
adliye mahkemelerinde yapılacağı kural altına alınmıştır.
7.5.2010 günlü 5982 sayılı Kanun ile değiştirilen
Anayasa’nın 145. maddesinde, “Askerî
yargı, askerî mahkemeler ve disiplin mahkemeleri tarafından yürütülür. Bu
mahkemeler; asker kişiler tarafından işlenen askerî suçlar ile bunların
asker kişiler aleyhine veya askerlik hizmet ve görevleriyle ilgili olarak
işledikleri suçlara ait davalara bakmakla görevlidir. Devletin güvenliğine,
anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlara ait davalar her
halde adliye mahkemelerinde görülür. Savaş hali haricinde, asker olmayan
kişiler askerî mahkemelerde yargılanamaz. Askerî mahkemelerin savaş halinde
hangi suçlar ve hangi kişiler bakımından yetkili oldukları; kuruluşları ve
gerektiğinde bu mahkemelerde adlî yargı hâkim ve savcılarının
görevlendirilmeleri kanunla düzenlenir.” denilmiştir.
Anayasa’nın 145. maddesinin değişiklik
gerekçesinde, askeri yargının görev alanının yeniden düzenlendiği, mevcut
hükümde askeri yargının görev alanının oldukça geniş düzenlenmesi nedeniyle
uluslararası belgelerde bu durumun eleştirildiği, askeri mahkemelerin görev
alanının demokratik hukuk devletinin getirdiği ölçüler çerçevesinde yeniden
tanımlandığı, getirilen düzenlemeyle askeri mahkemelerin görev alanının
askeri suçların yargılanmasıyla çağdaş ülkelerde olduğu gibi
sınırlandırıldığı ve asker kişilerin sadece askerlik hizmet ve görevleriyle
ilgili olarak işledikleri askeri suçlara ait davalarla sınırlı tutulduğu,
asker olmayan kişilerin savaş hali haricinde, askeri mahkemelerde
yargılanamayacağının anayasal teminat altında alındığı belirtilmiştir.
İtiraz konusu kurala göre, asker olmayan kişilerin
asker kişilerle birlikte suç işlemeleri durumunda işlenilen suç Askeri Ceza
Kanunu’nda düzenlenmiş ise bu kişiler askeri mahkemelerde
yargılanacaklardır. Ancak, Anayasa’nın 145. maddesinin değişiklik
gerekçesinde de belirtildiği üzere, savaş hali dışında asker olmayan
kişilerin işledikleri suçlar nedeniyle askeri mahkemelerde
yargılanamayacağı anayasal olarak teminat altına alınmıştır. Bu durumda,
Anayasa’nın 145. maddesinde yapılan değişiklik sonucunda itiraz konusu
kural, Anayasa’ya aykırı hale gelmiştir.
Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kural
Anayasa’nın 145. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- İPTALİN DİĞER KURALLARA
ETKİSİ
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4)
numaralı fıkrasında, kanunun belirli kurallarının iptali, diğer
kurallarının veya tümünün uygulanmaması sonucunu doğuruyorsa, bunların da
Anayasa Mahkemesince iptaline karar verilebileceği öngörülmektedir.
353 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yer
alan “…eğer suç Askeri Ceza Kanun’unda yazılı bir suç ise
sanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere …” bölümünün iptali nedeniyle
uygulanma olanağı kalmayan iptal edilen bölümünün öncesinde ve sonrasında
kalan “Askeri
mahkemelere ve adliye mahkemelerine tabi kişiler tarafından bir suçun
müştereken işlenmesi halinde … eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı
olmayan bir suç ise adliye mahkemelerine aittir.” bölümünün de 6216
sayılı Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali
gerekir.
VII- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ
GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasında “Kanun, kanun hükmünde kararname ve Türkiye Büyük Millet
Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî
Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa
Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca
kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden
başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, 6216 sayılı Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrasında da bu kural tekrarlanmaktadır.
25.10.1963 günlü, 353 sayılı Kanun’un
12. maddesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğun kamu
yararını ihlal edecek nitelikte olduğu görüldüğünden, Anayasa’nın 153.
maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun’un 66. maddesinin (3)
numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmî Gazete’de
yayımlanmasından başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesi uygun
görülmüştür.
VIII- SONUÇ
1-
25.10.1963 günlü, 353 sayılı Askeri Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama
Usulü Kanunu’nun 12. maddesinin “… eğer suç Askeri Ceza Kanununda yazılı
bir suç ise sanıkların yargılanmaları askeri mahkemelere…” bölümünün
Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2- 353 sayılı Kanun’un 12. maddesinde yer alan “… eğer
suç Askeri Ceza Kanununda yazılı bir suç ise sanıkların yargılanmaları
askeri mahkemelere…” bölümünün iptali nedeniyle uygulanma olanağı kalmayan
maddenin kalan bölümünün de, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası
gereğince İPTALİNE,
3- 353 sayılı Kanun’un 12. maddesinin
iptal edilmesi nedeniyle, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla
6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında
Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN,
KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ALTI AY SONRA YÜRÜRLÜĞE
GİRMESİNE,
20.9.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Serruh KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
|
|
|
|
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
|
|
|
|
|