|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2011/132
Karar Sayısı: 2012/82
Karar Günü: 24.5.2012
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN
: İstanbul 41. Asliye Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 26.9.2004 günlü, 5237
sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinin (2) numaralı fıkrası ile 142.
maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendinin, Anayasa’nın Başlangıç’ı
ile 2., 5., 27., 41. ve 42. maddelerine aykırılığı
savıyla
iptallerine karar verilmesi istemidir
I- OLAY
Elektrik
enerjisi hakkında hırsızlık suçundan sanık hakkında açılan kamu davasında
itiraz konusu kuralların Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme,
iptalleri için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü
şöyledir:
“ANAYASANIN
BAŞLANGIÇ, 2. VE 5. MADDELERİNE AYKIRILIK:
Bilindiği gibi
Anayasamızın Başlangıç bölümünde ‘Her Türk Vatandaşının bu Anayasadaki
temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve
sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk
düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu
yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olduğu’ belirtilmektedir.
Yine Anayasa’nın 2. maddesi Türkiye Cumhuriyetini Sosyal bir hukuk devleti
olarak tanımlamaktadır. Keza Anayasa’nın 5. maddesi kişilerin refah, huzur
ve mutluluğu sağlamak için Sosyal Hukuk Devleti ve adalet ilkeleri ile
bağdaşmayacak surette temel hak ve hürriyetlerini sınırlayan ekonomik ve
sosyal engelleri kaldırmayı, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi
için gerekli şartları hazırlamayı devletin temel amaç ve görevleri arasında
saymaktadır. Bugün için elektrik enerjisinin her bir ferdin ve ailenin
onurlu bir hayat sürdürme, maddi ve manevi varlığını medeniyet düzeni
içerisinde geliştirilmesinin olmazsa olmaz, zaruri ihtiyaçları içerisinde
bulunduğu tartışmasızdır. Kişinin ve bakmakla yükümlü olduğu ailesinin
medeniyet ve hukuk düzeni içerisinde onurlu bir hayat sürdürmesinin imkanlarından olan asgari elektrik ihtiyacını sağlama,
Devletin, sosyal devlet olma gereğidir. Devletin böyle bir yükümlülüğü
karşısında geliri olmayan vatandaşlarına asgari elektrik ihtiyacını
karşılama mecburiyeti dikkate alındığında TCK’nın
141. maddesinin 2. fıkrası ile 142. maddelerinin 1. fıkrasının f bendindeki
düzenlemenin sosyal devlet ilkesi ile bağdaşmayacağı aşikardır.
Dolayısıyla Anayasa’nın Başlangıç, 2. ve 5. maddeleri gereğince iptali
gerekmektedir.
ANAYASANIN 2. VE 27. MADDESİNE AYKIRILIK:
Bilindiği gibi hırsızlık taşınır mal varlığına
yönelik ihlal eyleminin adıdır. Olayımızda elektrik enerjisinin taşınır mal
olup olmadığı konusunda belirleme yetkisi Eşya Hukukunun da içinde yer
aldığı Medeni Hukuka aittir. Elektrik enerjisinin taşınır mal olup olmadığı
konusunda Medeni Hukuk alanında tartışma bulunmaktadır. Medeni Hukuk bu
konuda kesin ve net bir belirleme yapmış değildir. Olayımızda TCK’nu, elektrik enerjisine yönelik ihlali, taşınır mal
mülkiyeti ihlalini düzenleyen hırsızlık suçu kapsamına dahil
etmek için, 141/2. maddesine ‘ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerji
de taşınır mal sayılır’ hükmünü koyma ihtiyacı hissetmiştir. Bu şekilde bir
tarif Eşya Hukukunun da içinde bulunduğu Medeni Hukuk alanına girmek ve o
alanın belirlemesi gereken bir hususta kendini yetkili addetmektir. Bu da
hukuk devletine vurgu yapan Anayasanın 2. maddesi ile bilim ve sanat
hürriyetini düzenleyen Anayasanın 27. maddesine aykırılık teşkil etmektedir.
ANAYASANIN 41. VE 42. MADDELERİNE AYKIRILIK:
Anayasanın 41. maddesi aileyi toplumun temeli
saymakta, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ana ve çocukların
korunmasını devlete yüklemektedir. Keza Anayasanın 42. maddesi kimsenin
eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamayacağını ve bu hakkın
kullanılması için gerekli tedbirlerin alınmasını devlete yüklemektedir. Bir
ailenin özellikle ana ve çocukların hayatiyetini devam ettirmesi, yine aile
içerisinde çocukların eğitim ve öğrenimlerini sürdürebilmeleri için temel
ve zaruri ihtiyaçlarının temin edilmesi gerekmektedir. Elektrik enerjisi bu
temel ve zaruri ihtiyaçlar arasında bulunmaktadır. Dolayısıyla asgari
seviyede ihtiyaç miktarının belirlenerek bunun devlet tarafından aileye
sağlanması, Anayasa’nın 41 ve 42. maddelerinin devlete yüklediği bir
vecibedir. Bu vecibeye aykırı olan TCK’nın 141.
maddesinin 2. fıkrası ile 142. maddelerinin 1. fıkrasının f bendinin iptali
gerekmektedir.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları
26.9.2004
günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun itiraz konusu fıkra ve bendi de
içeren 141. ve 142. maddeleri şöyledir:
“Madde 141- (1)
Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya
başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir
yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
(2)
Ekonomik bir değer taşıyan her türlü
enerji de, taşınır mal sayılır.
Madde 142- (1)
Hırsızlık suçunun;
a) Kime ait olursa olsun kamu kurum ve
kuruluşlarında veya ibadete ayrılmış yerlerde bulunan ya da kamu yararına
veya hizmetine tahsis edilen eşya hakkında,
b) Herkesin girebileceği bir yerde bırakılmakla
birlikte kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza
altına alınmış olan eşya hakkında,
c) Halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım aracı
içinde veya bunların belli varış veya kalkış yerlerinde bulunan eşya
hakkında,
d) Bir afet veya genel bir felaketin meydana
getirebileceği zararları önlemek veya hafifletmek maksadıyla hazırlanan
eşya hakkında,
e) Adet veya tahsis veya kullanımları gereği açıkta
bırakılmış eşya hakkında,
f) Elektrik
enerjisi hakkında,
İşlenmesi hâlinde, iki yıldan beş yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur.
(2) Suçun;
a) Kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından
veya ölmesinden yararlanarak,
b) Elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak
suretiyle ya da özel beceriyle,
c) Doğal bir afetin veya sosyal olayların meydana
getirdiği korku veya kargaşadan yararlanarak,
d) Haksız yere elde bulundurulan veya taklit
anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle,
e) Bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle,
f) Tanınmamak için tedbir alarak veya yetkisi
olmadığı halde resmi sıfat takınarak,
g) Barınak yerlerinde, sürüde veya açık yerlerde
bulunan büyük veya küçük baş hayvan hakkında,
İşlenmesi hâlinde, üç yıldan yedi yıla kadar hapis
cezasına hükmolunur. Suçun, bu fıkranın (b) bendinde belirtilen surette,
beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda olan kimseye
karşı işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte biri oranına kadar artırılır.
(3) Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerji hakkında
ve bunların nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde
işlenmesi halinde, ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. Bu fiilin bir
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, onbeş
yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(4)
Hırsızlık suçunun işlenmesi
amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi
halinde, bu suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılabilmesi için
şikâyet aranmaz.”
B-
Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında, Anayasa’nın
Başlangıç’ı ile 2., 5., 27., 41. ve 42.
maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8.
maddesi uyarınca Haşim KILIÇ, Serruh KALELİ,
Alparslan ALTAN, Fulya KANTARCIOĞLU, Ahmet AKYALÇIN, Serdar ÖZGÜLDÜR, Osman
Alifeyyaz PAKSÜT, Zehra Ayla PERKTAŞ, Recep
KÖMÜRCÜ, Burhan ÜSTÜN, Engin YILDIRIM, Nuri NECİPOĞLU, Hicabi
DURSUN, Celal Mümtaz AKINCI ve Erdal TERCAN’ın katılımlarıyla
4.1.2012 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının
incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, Anayasa
Mahkemesi Raportörü Recep BENLİ tarafından hazırlanan işin esasına ilişkin
rapor, iptali istenilen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ve
bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra
gereği görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, kişinin ve ailesinin asgari
elektrik ihtiyacını sağlamanın devletin sosyal devlet olmasının gereği
olduğu, devletin geliri olmayan
vatandaşların asgari elektrik ihtiyacını karşılama mecburiyeti dikkate
alındığında itiraz konusu kuralların sosyal devlet ilkesiyle bağdaşmadığı,
elektrik enerjisinin taşınır mal olup olmadığı konusunda belirleme yetkisi
medeni hukuka aitken, Ceza Kanunu’nda ekonomik bir değer taşıyan her türlü
enerji de taşınır mal sayılır şeklinde tanımlama yapıldığı belirtilerek
itiraz konusu kuralların Anayasa’nın
Başlangıç’ı ile 2., 5., 27., 41. ve
42. maddelerine aykırı olduğu ileri
sürülmüştür.
5237
sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 141. maddesinde hırsızlık suçu tanımlanarak,
basit hırsızlık suçunun yaptırımı belirlenmiş, aynı maddenin ikinci fıkrasında
ise ekonomik bir değer taşıyan her türlü enerjinin de taşınır mal sayıldığı
belirtilmiştir. Kanun’un 142. maddesinde de hırsızlık suçunun nitelikli
halleri yer almaktadır. Kanun’un 142. maddesinin (1) numaralı fıkrasının
(f) bendinde düzenlenen elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu için 2
yıldan 5 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti,
eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup
bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık
olan devlettir.
Hukuk devletinde, ceza ve ceza yerine
geçen güvenlik tedbirlerine ilişkin kurallar, ceza hukukunun ana ilkeleri
ile Anayasa’nın konuya ilişkin kuralları başta olmak üzere, ülkenin sosyal,
kültürel yapısı, etik değerleri ve ekonomik hayatın ihtiyaçları göz önüne
alınarak saptanacak ceza siyasetine göre belirlenir. Kanun koyucu,
cezalandırma yetkisini kullanırken toplumda hangi eylemlerin suç
sayılacağı, bunun hangi tür ve ölçüdeki ceza yaptırımı ile karşılanacağı,
nelerin ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak kabul edileceği ve ceza
sistemini tamamlayan müesseselerin nelerden ibaret olacağı hususlarında
takdir yetkisine sahiptir.
Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan
sosyal devlet ise “insan onuru”nun korunmasını
amaçlar ve bunun için sosyal adaleti tesis etmeye çalışır. Vatandaşlarına
asgari bir yaşam standardı sağlamayı kendisine görev bilen sosyal devlet,
kişi ve toplum yararı arasında denge kuran, toplumsal dayanışmayı üst
düzeyde gerçekleştiren, sosyal ve ekonomik açıdan dezavantajlı olanları
gözeterek sosyal adaleti sağlayan devlettir. Ancak, sosyal devlet anlayışı
bireylerin her türlü ihtiyacının bedelsiz olarak karşılanmasını
gerektirmemektedir. Devlet tarafından su ve elektrik gibi bazı temel
ihtiyaçların bedeli karşılığında vatandaşlara sunulmasının, yasal olmayan
tarzda elektrik kullanılması halinde de bir takım yaptırımlar
uygulanmasının sosyal devlet anlayışına aykırılık oluşturmadığı açıktır.
5237 sayılı Kanun’un 141.
maddesinin (2) numaralı fıkrasında enerjinin hırsızlığa konu
olabilecek taşınır mal olarak kabul edilmesi sonucu, elektrik enerjisinin
kaçak olarak kullanılması eylemi 142. maddenin (1) numaralı fıkrasının (f)
bendinde nitelikli hırsızlık suçu olarak düzenlenmiştir. Kaçak elektrik
kullanma eyleminin kanun koyucu tarafından suç olarak nitelendirilmesini
takdir yetkisi kapsamında değerlendirmek gerekir. Bu
nedenle itiraz konusu kurallar Anayasa’nın ve ceza hukukunun temel
ilkelerine aykırılık teşkil etmemektedir.
Açıklanan
nedenlerle, itiraz konusu kurallar Anayasa’nın 2. maddesine aykırı
değildir. İptal isteminin reddi gerekir.
İtiraz konusu
kuralların, Anayasa’nın Başlangıç’ı
ile 5., 27., 41. ve 42. maddeleri ile ilgisi
görülmemiştir.
VI- SONUÇ
26.9.2004
günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun, 141. maddesinin (2) numaralı
fıkrası ile 142. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (f) bendinin, Anayasa’ya
aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE,
24.5.2012 gününde OYBİRLİĞİYLE
karar verildi.
|
Başkanvekili
Serruh KALELİ
|
Başkanvekili
Alparslan ALTAN
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
|
|
|
|
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|
|
|
|
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Burhan ÜSTÜN
|
|
|
|
|
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
|
|
|
|
|
Üye
Celal Mümtaz
AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
|
|
|
Üye
Muammer TOPAL
|
Üye
Zühtü ARSLAN
|
|
|
|
|
|