|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı : 2007/97
Karar Sayısı : 2010/32
Karar Günü : 4.2.2010
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Beşinci Dairesi
İTİRAZIN KONUSU : 2.7.1993 günlü, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 9.2.2006 günlü, 5456
sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle eklenen geçici 10. maddenin Anayasa’nın
Başlangıcı ile 2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu savıyla iptali
istemidir.
I- OLAY
Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü olarak görev yapan
davacının, Müsteşarlık Müşavirliğine atanmasına ilişkin işlemin iptali
istemiyle açılan davada itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu
kanısına varan Mahkeme, iptali için başvurmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“T.C. Anayasası’nın “Başlangıç” bölümünde kuvvetler
ayrımının, Devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip,
Devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı
medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak Anayasa ve
kanunlarda bulunduğu, 2. maddesinde Türkiye Cumhuriyetinin bir hukuk
devleti olduğu, 36. maddesinin birinci fıkrasında ise herkesin, meşru
vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip
olduğu hükme bağlanmıştır.
Cumhuriyetin nitelikleri arasında yer alan hukuk
devleti, bütün işlem ve eylemleri hukuka uygun, her alanda adaletli bir
hukuk düzeni kurmuş, bunu geliştirerek sürdürmekle kendini yükümlü sayan,
hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve
tutumlardan kaçınan, insan haklarına dayanan bu hak ve özgürlükleri koruyup
güçlendiren, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasakoyucunun
da uymak zorunda olduğu Anayasa’nın ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu
bilincinde olan devlettir. Kişilere
hukuk güvenliğinin sağlanması da hukuk devletinin ön koşullarındandır.
Olayda davacı, 485 sayılı Kanun Hükmünde
Kararnameye 5456 sayılı Kanunla eklenen Geçici 10. madde uyarınca Gümrük
Müşavirliği görevine atanmıştır.
485 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin geçici 10.
maddesi, daha önce Gümrükler Başmüdürlüğü veya Gümrükler Muhafaza
Başmüdürlüğü görevini yapmış, Bakanlar Kurulu Kararı ile kadroları
değiştirilmiş bulunanların kişisel durumlarını, mesleki kazanımlarını
gözetmeksizin doğrudan Gümrük Müşavirliklerine atanmalarını öngörmektedir.
İdari görevlere atanma ve dolayısıyla görevlerin
sona erdirilmesi işlemleri idare fonksiyonuyla ilgili olduğundan idari
makamlarca tesis edilmesi gereken tasarruflardır. 5456 sayılı Yasa’nın 1.
maddesi ise yeni bir göreve atanma işlemini yasa ile tesis etmiş olup, bu
durum Anayasa’nın yukarıda anılan maddelerine aykırı olduğu gibi, yasaların
genel, soyut, sürekli, düzenleyici ve nesnel olması ilkesine de
uymamaktadır.
Anayasa Mahkemesi’nin 6.4.2006 günlü, E:2003/112,
K:2006/49 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, “Hukuk devletinde
yasaların ilke olarak genel, soyut ve nesnel olmaları gerektiğinden bir
statüye atanmış olan kişilerin bu hukuki statüde bir değişiklik olmaksızın
hukuk güvenliklerini ihlal edecek biçimde yasama tasarrufunda bulunulması
Anayasa’ya aykırılık oluşturur. Bu
nedenle genel, soyut ve nesnel olma özellikleri taşımayan
... kural hukuk devleti ilkesiyle
bağdaşmamaktadır.”
Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında yer
alan, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı
mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil
yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne karşın, Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen
Gümrük Başmüdürü ve Gümrük Muhafaza Başmüdürlerinden halen görevde bulunanların
Müşavirlik görevine yasa ile atanması, ilgililerin bu yasama tasarrufuna
karşı dava açma hakları bulunmadığından hak arama özgürlüklerini ortadan
kaldırmak suretiyle yargı denetimini de engellemektedir.
Açıklanan nedenlerle, 2949 sayılı Yasa’nın 28.
maddesinin 1. fıkrası gereğince, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnameye, 15.2.2006 tarihli 26081
sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5456 sayılı Kanunun 1.
maddesiyle eklenen Geçici 10. maddenin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne
başvurulmasına, dosyada bulunan ilgili belgelerin onaylı birer örneğinin Anayasa
Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine, 25.6.2007 tarihinde oyçokluğuyla
karar verildi.”
III- YASA METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı
2.7.1993 günlü, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat
ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 9.2.2006 günlü, 5456
sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle eklenen geçici 10. madde şöyledir:
“Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas
edilerek 13/12/1983 tarihli ve 190 sayılı Genel
Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvelin
Gümrük Müsteşarlığına ait bölümüne eklenmiştir.
22/7/2003 tarihli ve 2003/5932 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı
ile kaldırılan Gümrükler Başmüdürlükleri ile Gümrükler Muhafaza
Başmüdürlükleri kadrolarında bulunan ve kadroları 1/9/2003 tarihli ve
2003/6121 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen Gümrük Başmüdürü
ve Gümrük Muhafaza Başmüdürlerinden halen memuriyet görevi devam edenler,
bu maddeyle ihdas edilen ekli (1) sayılı listede yer alan Müsteşarlık
Müşaviri kadrolarına atanmış sayılırlar. Bu kadrolar, herhangi bir nedenle
boşalmaları halinde hiçbir işleme gerek kalmaksızın iptal edilmiş sayılır. Söz konusu personelin atandıkları yeni kadrolarının aylık, ek
gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî hakları toplamının
net tutarı; Müşavirlik kadrolarına atanmadan önce en son ayda aldıkları
aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî hakları
toplamı net tutarından az olması halinde aradaki fark, farklılık
giderilinceye kadar, atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece herhangi bir
kesintiye tâbi tutulmaksızın tazminat olarak kendilerine ödenir.”
B- Dayanılan Anayasa Kuralları
Başvuru kararında Anayasa’nın Başlangıcı ile 2. ve
36. maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca,
Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Cafer
ŞAT, A. Necmi ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket
APALAK, Serruh KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılmalarıyla 6.11.2007 günü yapılan ilk
inceleme toplantısında, öncelikle davada uygulanacak kural sorunu
görüşülmüştür.
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28.
maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları
kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler
veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddi olduğu
kanısına varırlarsa, o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesine başvurmaya
yetkilidirler. Ancak, bu
kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesine başvurabilmesi için
elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın
bulunması ve iptali istenen kuralların da o davada uygulanacak olması
gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde
ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da
olumsuz yönde etki yapacak nitelikte bulunan kurallardır.
İtiraz başvurusunda bulunan
Mahkemede bakılmakta olan dava, Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü olarak görev
yapan davacının, Müsteşarlık Müşavirliğine atanmasına ilişkin işlemin
iptali istemiyle açıldığından, bu işlemin dayanağını oluşturan itiraz
konusu maddenin ikinci fıkrasının birinci tümcesi dışında kalan,
Müsteşarlık Müşavirliği kadrosu ihdasına ilişkin birinci fıkra ile
müsteşarlık müşavirliği kadrosunu şahsa bağlı kadro olarak niteleyen ve
atama sonucu oluşacak parasal hak farklarının tazminat olarak ödenmesini
öngören ikinci fıkranın ikinci ve üçüncü tümceleri, bakılmakta olan davada
uygulanacak kural niteliği taşımamaktadır.
Bu nedenle, 2.7.1993 günlü, 485 sayılı Gümrük
Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye
9.2.2006 günlü, 5456 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle eklenen geçici 10. maddenin
birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ikinci ve üçüncü tümcelerinin,
bakılmakta olan davada uygulanma olanağı bulunmadığından, bu fıkra ve
tümcelere ilişkin başvurunun Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
Dosyada eksiklik bulunmadığından, 2.7.1993 günlü, 485 sayılı Gümrük
Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye
9.2.2006 günlü, 5456 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle eklenen geçici 10.
maddenin ikinci fıkrasının birinci tümcesinin esasının incelenmesine,
sınırlama sorununun esas inceleme evresinde ele alınmasına,
6.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verilmiştir.
V- ESASIN İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, dava konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
Başvuru kararında, Gümrükler
Başmüdürlüğü veya Gümrükler Muhafaza Başmüdürlüğü görevini yapmakta iken
Bakanlar Kurulu kararı ile kadroları değiştirilmiş bulunan başmüdürlerin
kişisel durumları, mesleki kazanımları gözetilmeksizin itiraz konusu kural
ile doğrudan Müsteşarlık Müşavirliğine atanmalarının öngörüldüğü, idari
görevlere atanma ve bu görevlerden alınma işlemlerinin idare fonksiyonu ile
ilgili olması nedeniyle idari makamlarca tesis edilmesi gereken tasarruflar
olduğu, itiraz konusu kuralda ise atama işleminin yasa ile tesis edilmiş
olduğu, bu durumun ise kuvvetler ayrımının Devlet organları arasında
üstünlük sıralaması anlamına gelmediğini, belli Devlet yetki ve
görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü
ve işbirliği olduğunu ve üstünlüğün ancak Anayasada ve kanunlarda olduğunu
belirten Anayasanın Başlangıcına ve 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti
ilkesine aykırı olduğu, yasaların genel, soyut, sürekli, düzenleyici ve
nesnel olması gerektiği, Müsteşarlık Müşavirliği kadrosuna yasa ile atama
yapıldığı, ilgililerin bu yasama işlemine karşı dava açma haklarının
bulunmamasının hak arama özgürlüğünü ortadan kaldırdığı ve yargı denetimini
engellediği, belirtilen nedenlerle itiraz konusu kuralın Anayasa’nın
Başlangıcı ile 2. ve 36. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
485 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 10.
maddesinin itiraz konusu tümcesinde, 22.7.2003 tarihli ve 2003/5932 sayılı
Bakanlar Kurulu Kararı ile kaldırılan Gümrükler Başmüdürlükleri ile
Gümrükler Muhafaza Başmüdürlükleri kadrolarında bulunan ve kadroları
1.9.2003 tarihli ve 2003/6121 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile değiştirilen
Gümrük Başmüdürü ve Gümrük Muhafaza Başmüdürlerinden halen memuriyet görevi
devam edenlerin, bu maddeyle ihdas edilen ekli (1) sayılı listede yer alan
Müsteşarlık Müşaviri kadrolarına atanmış sayılacakları belirtilmiştir.
Anayasa’nın 2. maddesinde, “Türkiye Cumhuriyeti,
toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına
saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel
ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir” denilmektedir.
Cumhuriyetin nitelikleri arasında
yer alan hukuk devleti, bütün işlem ve eylemleri hukuka uygun, her alanda
adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdürmekle kendini
yükümlü sayan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya
aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına dayanan, bu hak ve
özgürlükleri koruyup güçlendiren, yargı denetimine açık, yasaların üstünde
yasa koyucunun da uymak zorunda olduğu Anayasa’nın ve temel hukuk
ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Kişilere hukuk güvenliğinin sağlanması da hukuk
devletinin ön koşullarındandır.
Anayasa’nın 36. maddesinin birinci fıkrasında da, “Herkes,
meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde
davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına
sahiptir.” denilmektedir.
22.7.2003 günlü, 2003/5932 sayılı Bakanlar Kurulu
Kararı ile Gümrük Müsteşarlığı taşra teşkilatında yer alan Gümrükler
Başmüdürlükleri ile Gümrükler Muhafaza Başmüdürlüklerinin kaldırılması ve
bunların yerine Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerinin kurulması
kararlaştırılmıştır. 1.9.2003 günlü, 2003/6121 sayılı Bakanlar Kurulu
kararı ile de Gümrük Müsteşarlığının taşra teşkilatında yer alan kadroların
sınıf, unvan ve derecelerinde değişiklik yapılmış ve mevcut onsekiz adet Gümrükler Başmüdürü ve onsekiz
adet Gümrükler Muhafaza Başmüdürü kadrosu iptal edilerek, onsekiz adet Gümrük ve Muhafaza Başmüdürü kadrosu ihdas
edilmiştir.
İtiraz konusu kuralla Bakanlar Kurulu kararıyla
kaldırılan Başmüdürlüklerde başmüdür olarak görev yapan ve halen memuriyet
görevleri devam eden kişilerin Müsteşarlık Müşaviri kadrolarına atanmış
sayılacakları belirtilmektedir. Bu amaçla, belirtilen konumda bulunan
kişiler gözetilerek itiraz konusu kuralın yer aldığı maddeye ekli listede ondokuz adet Müsteşarlık Müşaviri unvanlı kadro ihdas
edilmiştir.
Mevcut Başmüdürlüklerin
kaldırılmasından sonra, bu Başmüdürlüklerin yerine yeni Başmüdürlükler
kurulmasına karşın, kaldırılan Başmüdürlüklerde başmüdür olarak görev yapanların
durumlarının kariyer ve liyakat ilkeleri ile kadro dereceleri gözetilip
değerlendirilerek atanmalarına olanak verecek şekilde yasal düzenleme
yapılması gerekirken, yeni kurulan Başmüdürlüklere başmüdür olarak
atanabilmelerini ya da yeni ihdas edilen başmüdür kadrosuna atananların da
bu görevlerini sürdürmelerini önleyecek şekilde Müsteşarlık Müşaviri
kadrolarına atanmalarının, Yasa’nın zorunlu bir sonucunu oluşturması ve
yasa kuralına karşı ilgililerin dava açma haklarının bulunmaması, hak arama
özgürlüğünün kullanılabilmesine engel oluşturmakta ve kişilerin hukuk
güvenliğini ihlal etmektedir.
Açıklanan nedenlerle kural, Anayasa’nın 2. ve 36.
maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
Haşim KILIÇ bu görüşe katılmamıştır.
Kural, Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırı
bulunarak iptal edildiğinden Anayasa’nın Başlangıcı yönünden ayrıca
incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI- SONUÇ
2.7.1993 günlü, 485 sayılı Gümrük
Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye
9.2.2006 günlü, 5456 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle eklenen Geçici 10.
maddenin ikinci fıkrasının birinci tümcesinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve
İPTALİNE, Haşim KILIÇ’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 4.2.2010 gününde
karar verildi.
|
Başkan
Haşim KILIÇ
|
Başkanvekili
Osman Alifeyyaz
PAKSÜT
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
|
|
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
A. Necmi
ÖZLER
|
|
|
|
|
|
Üye
Fettah OTO
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
|
|
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
|
|
|
|
KARŞIOY
GEREKÇESİ
2.7.1993 günlü, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının
Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin, 9.2.2006
günlü, 5456 sayılı Yasa’nın 1. maddesiyle eklenen Geçici 10. maddesinin
ikinci fıkrasının birinci cümlesi Anayasa’nın 2. ve 36. maddelerine aykırı
bulunarak iptal edilmiştir.
Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti
eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu
geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
Anayasa ve hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine
açık olan devlettir.
Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36.
maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes meşrû
vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı
veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir”
denilerek yargı organlarına davacı ve davalı olarak başvurabilme ve bunun
doğal sonucu olarak da iddia, savunma ve adil yargılanma hakkı güvence
altına alınmıştır. Maddeyle
güvence altına alınan dava yoluyla hak arama özgürlüğü, kendisi bir temel
hak niteliği taşımasının ötesinde, diğer temel hak ve özgürlüklerden
gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili
güvencelerden birisidir. Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı
tanınması adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturur.
Anayasa’nın 125. maddesinde de; “İdarenin her türlü
eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.” denilmektedir.
Gümrük Müsteşarlığı, gümrük ve gümrük muhafaza
hizmetlerini düzenlemek ve yürütmek, kaçakçılık fiil ve teşebbüsleri ile
mücadele etmek üzere Başbakanlığa bağlı olarak kurulmuştur. 2.7.1993
günlü, 485 sayılı Gümrük Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında
Kanun Hükmünde Kararname ile Gümrük Müsteşarlığının kurulmasına, teşkilat
ve görevlerine ilişkin esaslar düzenlenmiştir.
Anayasa’nın 128 maddesinde, memurların ve diğer
kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve
yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla
düzenleneceği hükme bağlanmıştır.
5456 sayılı Yasada yer alan itiraz konusu kural,
kadroları Bakanlar Kurulu kararıyla iptal edilen Gümrük Başmüdürleri ile
Gümrük Muhafaza Başmüdürlerinin Müsteşarlık Müşavirliğine atanmış
sayılacaklarını belirtmektedir.
Bakanlıkların birleştirilmesine ilişkin anılan
düzenlemeler, sözü edilen hukuki ve fiili imkansızlığın
bir sonucu olup, idarenin yapacağı atamalarda öncelikle kişilerin önceki
kadro durumlarını gözeteceği ve buraya atanmalarının mümkün olmaması
halinde “durumuna uygun” bir başka kadroya atanması gerekmektedir.
Bu düzenlemeler, sözü edilen hukuki ve fiili imkansızlığın bir sonucu olup, idarenin yapacağı
atamalarda öncelikle kişilerin önceki kadro durumlarının gözetileceği ve bu
kadrolara atanmalarının mümkün olmaması halinde “durumuna uygun” bir başka
kadroya atanması gerektiği kabul edilmektedir.
İtiraz konusu kuralın yer aldığı 5456 sayılı Yasa
ile “Müsteşarlık Müşaviri” kadrosuna atanması öngörülen Başmüdürlerin kadrolarının iptal edilme nedeni ise
iki başmüdürlüğün birleştirilerek Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğünün
kurulmasıdır.
Bakanlar Kurulu Kararı ile Gümrük
Müsteşarlığı’nın taşra teşkilatında yer alan Gümrükler Başmüdürlükleri ile
Gümrükler Muhafaza Başmüdürlüklerinin kaldırılması ve bunların yerine
Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlükleri kurulması “kamu yararı”
kavramı ile ilgilidir. Hukuk devleti ilkesinin öğeleri arasında yasaların
kamu yararına dayanması ilkesi vardır. Bilindiği üzere, bütün kamusal
işlemlerin yönelmek zorunda oldukları nihai hedef kamu yararının
gerçekleştirilmesidir. Kanunun amaç öğesi bakımından anayasaya uygun sayılabilmesi
için kamu yararı dışında bir amaç gözetilmeden çıkarılmış olması gerekir.
Bu ilkenin anlamı kamu yararı düşüncesi olmaksızın başka deyimle yalnızca
özel çıkarlar için veya yalnızca belli kişilerin yararına olarak herhangi
bir yasa kuralının konulamayacağıdır. Anayasada belirtilen amacı, ya da
kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla, yasa koyucunun belli bir sonuca
ulaşmak için değişik yolların seçiminde siyasi takdir yetkisine sahip
olduğu açıktır.
Buna göre, Gümrük Müsteşarlığı’nın taşra teşkilatında
yer alan Gümrükler Başmüdürlükleri ile Gümrükler Muhafaza
Başmüdürlüklerinin kaldırılması ve bunların yerine Gümrük ve Muhafaza
Başmüdürlükleri kurulması nedeniyle, Başmüdürlük kadrolarının
iptal edilerek, bu görevde bulunanların “Müsteşarlık Müşaviri” kadrosuna
atanmasının öngörülmesi hukuk devleti ilkesinin ihlali anlamına gelmez.
İtiraz konusu kuralda, hak aramayı engelleyecek ve
hak kaybına neden olacak bir düzenlemeye de yer verilmemiştir. Başmüdür
olarak görev yapmakta iken kadroları iptal edilerek Müsteşarlık Müşaviri
olarak atamaları yapılan kimselerin, koşulları taşıması halinde yeni
kurulan Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüklerine olarak atanmasına bir engel
bulunmamaktadır.
Bir kamu kurumunun, buna bağlı olarak bu kurumun
gördüğü kamu hizmetinin niteliğinin değiştirilmesine, kaldırılıp
kaldırılmayacağına veya bir kamu hizmetinin hangi kamu kurum veya
kuruluşunca yerine getirileceğine karar verme yetkisi yasakoyucuya
aittir. Yasakoyucu Anayasa’ya uygun olmak
kaydıyla, kamu hizmetinin yürütülmesine ilişkin koşulları belirleyerek
kadro düzenlemesi yapabilir. Kamu hizmetinin gerekleri yönünden ve kamu
yararı amacıyla yeni kadrolar ihdas edebileceği gibi, mevcut bazı kadroları
da kaldırabilir. Ayrıca, kamu idareleri ile kamu görevlileri arasındaki
ilişkiler, kural tasarruflarla düzenlendiğinden, kamu görevlilerinin
statülerine ilişkin yeni kurallar koyabilir ya da var olan kuralları
değiştirebilir.
Ayrıca, kişilerin davacı veya davalı olarak, yargı
mercileri önünde sahip oldukları anayasal haklar engellenmemiş; idari bir
işlem niteliğinde olan kamu alacağı ile ilgili ödeme emrine karşı yargı
yolu kapatılmamış; mahkemeler, bu işlemlerle ilgili açılmış olan davaları
inceleyerek gerekli kararları vermekten alıkonulmamıştır. Bu nedenle
kuralın hak arama özgürlüğünü engelleyen bir yönü bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle kuralın Anayasa’nın 2. ve 36.
maddelerine aykırı yönünün bulunmadığı ve iptal isteminin reddine karar
verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmadım.
|