27 Ağustos 2011 CUMARTESİ

Resmî Gazete

Sayı : 28038

YARGITAY KARARI

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinden:

ESAS NO              : 2011/8431

KARAR NO          : 2011/8660

YARGITAY İLAMI

MAHKEMESİ      : İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                 : 28/09/2010

NUMARASI         : 2010/865-2010/955

DAVACI               : DERKO KOZ TUR VE İL İTH İHR TİC LTD ŞTİ

VEKİLİ                 : AV. N. SIKICI ŞAFAK

DAVALI               : FİNANSBANK A.Ş.

VEKİLİ                 : AV. SEZAİ AĞUSTOS

Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nce verilen 28/09/2010 tarih ve 2010/865-2010/955 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Alper Bostancı tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile davalı banka arasında yapılan sözleşme gereğince iki ayrı kredi kartının Ahmet Kadir Erman ve Nurgül Erman tarafından kullanıldığını, davalı banka tarafından hiçbir hizmet karşılığı olmaksızın kredi kartı ücreti olarak her bir kart için ayrı ayrı 55 TL olmak üzere 110 TL'nın kredi kartı hesap ekstrelerine yansıtıldığını ve müvekkilinden tahsil edildiğini ileri sürerek, 110 TL'nın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili savunmasında, davanın açıldığı mahkemenin görevli olmadığını, davacının öncelikle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri gereğince Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurması gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonunda, taraflar arasındaki sözleşmenin 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu çerçevesinde düzenlendiği, adı geçen Yasa’nın 24/4 maddesi uyarınca kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle sözleşmede yer almayan faiz, komisyon ve masraf gibi adlar altında ödeme talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile 110 TL'nın ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Hükmedilen miktar itibariyle kesin olan verilen karar aleyhine, Bakanlığın yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına bozma istenilmiştir.

1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 3/e maddesi uyarınca tacir olan davacının adı geçen yasa kapsamında tüketici niteliğine haiz bulunmamasına göre, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair kanun yararına bozma isteminin reddi gerekmiştir.

2 - Dava, kredi kartı kullanım ücretinin iadesi istemine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında düzenlenen sözleşme gereğince müvekkiline iki ayrı kredi kartı verildiğini ancak söz konusu kartlar nedeniyle davalı banka tarafından kart kullanım ücreti talep edildiğini ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 24/4 maddesi uyarınca davanın kabulüne karar verilmiştir. Değinilen yasanın 24/4 maddesinde "Kart hamilinin yaptığı işlemler nedeniyle, sözleşmede yer almayan faiz, komisyon veya masraf gibi adlar altında hiçbir şekil ve surette ödeme talep edilemez ve kart hamilinin hesabından kesinti yapılamaz. Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez." şeklinde düzenleme yer almakta olup aynı Yasanın 43. maddesinde ise "Bu Kanunun 8 inci maddesinin ikinci fıkrası, 9 uncu, 12 nci, 24 üncü, 25 inci, 26 ncı ve 44 üncü maddesi hükümleri tacirlere verilen kurumsal kredi kartları hakkında uygulanmaz." şeklinde ayrık bir hüküm getirilmiştir. Bu durumda, davaya konu kredi kartlarına ilişkin sözleşmenin davacı şirket ile davalı banka arasında düzenlendiği ve davacının TTK'na tabi bir şirket ve tacir oluşu göz önüne alındığında, 5464 sayılı Kanunun 24/4 maddesinin davacı hakkında uygulanma kabiliyeti bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece, söz konusu kredi kartı kullanım ücretlerinin iadesine ilişkin kabul hükmü kurulması doğru olmamış, HUMK.’nun 427/6 ncı maddesi uyarınca kanun yararına bozma isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın sair kanun yararına bozma isteğinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın HUMK.’nun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına BOZULMASINA, gereğinin yapılması için kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE, 11/07/2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.