|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas Sayısı: 2009/56
Karar Sayısı: 2011/71
Karar Günü: 28.4.2011
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay İdari Dava Daireleri
Kurulu
İTİRAZIN KONUSU : 4.11.1981
günlü, 2547 sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 17.8.1983 günlü, 2880 sayılı
Yasa’nın 22. maddesiyle değiştirilen 41. maddesinin birinci fıkrasının
ikinci cümlesinin Anayasa’nın 2. ve 130. maddelerine aykırılığı savıyla iptaline karar
verilmesi istemidir.
I- OLAY
Bakılmakta olan davada, dava konusu işlemin
dayanağı olarak görülen itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına
varılarak iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurulmuştur.
II- İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“Abant İzzet Baysal, Afyon
Kocatepe, Cumhuriyet, Dicle, Düzce, Fırat, Gaziosmanpaşa, Harran, Kafkas,
Kahramanmaraş Sütçü İmam, Mustafa Kemal, Yüzüncü Yıl ve Zonguldak Karaelmas
Üniversitelerine bağlı Tıp Fakültelerinin anabilim ve bilim dalı bazında
öğretim üyesi ihtiyaçlarının 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 41.
maddesi uyarınca 2009-2010 öğretim yılı sonuna kadar ve en az bir yıl süre
ile karara ekli listede belirtilen üniversitelerin tıp fakülteleri
tarafından karşılanmasına ilişkin Yükseköğretim Yürütme Kurulu’nun 26.2.2009
günlü, 2009/7 sayılı kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle
açılan davada; Danıştay Sekizinci Dairesince verilen yürütmenin
durdurulması isteminin kabulüne ilişkin 2.6.2009 günlü, E:2009/2295 sayılı
karara, davalı idarenin itiraz etmesi üzerine açılan dosya incelendi:
Davaya Konu
Olay ve Davacının İstemi:
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı’nın 29.1.2009
günlü, 003118 sayılı yazısıyla, 2547 sayılı Yasanın 41. maddesi gereğince
tıp fakültelerinin öğretim üyesi ihtiyaçlarının karşılanması düşünüldüğünden
tıp fakültelerinde öğretim üyesine ihtiyaç duyulan anabilim ve bilim
dallarının bildirilmesinin onbeş üniversite
rektörlüğünden istenildiği; ilgili üniversitelerce yanıt verilmesi üzerine
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulu’nun davaya konu 26.2.2009
günlü, 2009/7 sayılı kararıyla;
“1) Abant İzzet Baysal, Afyon Kocatepe, Cumhuriyet,
Dicle, Düzce, Fırat, Gaziosmanpaşa, Harran, Kafkas, Kahramanmaraş Sütçü
İmam, Mustafa Kemal, Yüzüncü Yıl ve Zonguldak Karaelmas Üniversitesi
Rektörlüklerinin ihtiyaç talep yazıları üzerine, bu üniversitelere bağlı
Tıp Fakültelerinin anabilim ve bilim dalı bazında öğretim üyesi
ihtiyaçlarının, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 41. maddesi hükümleri
uyarınca, 2009-2010 öğretim yılı sonuna kadar ve en az 1 (bir) yıl süre ile
aşağıda belirtilen üniversitelerin tıp fakülteleri tarafından
karşılanmasına,
2) Bu çerçevede görevlendirilen öğretim üyelerinin
kadrosunda bulundukları üniversite rektörlüklerince Yükseköğretim Kurulu
Başkanlığına bildirilmesine,
3) Bu öğretim üyelerine, kadrosunda bulundukları
üniversitedeki akademik yükselmelerde, 2547 sayılı Kanun hükümlerine aykırı
olmamak koşuluyla, öncelik verilmesine”
karar
verilmiş; kararın ekinde ise öğretim üyesi ihtiyacı bulunan üniversitelerin
anabilim/bilim dalları ve öğretim üyesi ihtiyacını karşılaması uygun
görülen üniversiteler liste halinde belirtilmiştir.
Davacı tarafından, 2547 sayılı Yasa’nın ilgili
düzenlemeleri gereğince kadro ihtiyaçları gözetilerek üniversite kurulması
gerekirken bu zorunluluğa uyulmadığı, 2547 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin
yükseköğretimin sürdürülebilmesi için görevlendirmeyi düzenlediği halde
dava konusu işlem ile sağlık hizmetinin yürütülmesi için görevlendirme
yapıldığı, dava konusu işlemin uygulanması halinde öğretim üyesi gönderecek
tıp fakültelerinde eğitim, sağlık hizmeti ve bilimsel araştırmaların
aksayacağı, ihtiyaç bulunan kadrolara atama yapılması gerekirken geçici
görevlendirme yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğu, gitmeyen öğretim
üyelerinin müstafi sayılacakları için bunun bir zorla çalıştırma yasağı
kapsamına girdiği, öğretim üyelerinin çalışmalarının kesintiye uğrayacağı,
ailevi ve kişisel yaşamlarında ciddi sorunlara yol açacağı ve mali
haklarında da ciddi kayıplara neden olacağı, ihtiyacın ortaya çıkmasının
nedenlerinden birinin ilgili üniversitelerdeki öğretim üyelerinin Sağlık
Bakanlığı Hastanelerindeki şef ve şef yardımcılığı kadrolarına atanmaları
olduğu iddia edilerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Yasa Kuralları
2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nda, öğretim
elemanlarının görevlendirilmesi konusu 40. ve 41. maddelerde
düzenlenmiştir.
Bunlardan “Kurumlararası
yardımlaşma” başlıklı 40. maddede; öğretim üyelerinin, ihtiyacı olan
üniversitenin isteği ve kendi arzusu ile görevlendirilecekleri öngörülürken
“Öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması” başlıklı 2880 sayılı Yasayla
değişik 41. maddede;
“Yükseköğretim Kurulunca; bu kanun kapsamındaki
Devlet yükseköğretim kurumlarının, çeşitli bilim ve sanat dallarındaki
öğretim üyesi ihtiyaçları ve bu öğretim üyesi ihtiyaçlarının hangi
yükseköğretim kurumlarından karşılanacağı, öğretim üyesi mevcutları dikkate
alınarak tespit edilir ve ihtiyaçlar karşılanmak üzere ilgili
üniversitelere bildirilir. Bu üniversitelerin rektörleri Yükseköğretim
Kurulunca ihtiyaç listelerinin kendilerine intikal ettirilmesi tarihinden
itibaren en çok iki hafta içinde ihtiyaçları karşılamak üzere hangi öğretim
üyelerini görevlendirdiklerini Yükseköğretim Kuruluna bildirirler. Bu
görevlendirmeler bir yarı yıldan az, dört yarı
yıldan fazla olmamak üzere kadroları kendi üniversitelerinde kalmak
kaydıyla yapılır.
Bu madde hükümlerine göre veya 40 ıncı maddenin (b) fıkrası hükmüne göre yapılan
görevlendirmelerde tebligat, işten ayrılma, mehil müddeti ve işe başlama
konularında Devlet memurlarına ilişkin hükümler uygulanır.
Bu madde veya bu Kanunun 40 ıncı
maddesinin (b) fıkrası hükümlerine göre yapılan görevlendirmelerde, görevlendirme
kararında görev süreleri belirtilir. Bunlara özlük hakları kurumlarında
devam etmek kaydıyla görev yapacağı kurumun bulunduğu yer ve özelliklerine
göre o kurum kadrolarında çalışanların yararlandıkları ödenek ve diğer
haklar ve 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre geçici görev yolluğu, görev
yapacağı üniversite bütçesinden ödenir.
Bu maddede veya bu Kanunun 40 ıncı
maddesinin (b) fıkrasında belirtildiği şekilde görevlendirildikleri kendilerine
tebliğ edilenlerden kanuni süresi içinde göreve başlamayanlar istifa etmiş
sayılır. Bu şekilde istifa etmiş sayılanlar, bu hizmeti yerine getirmedikçe
herhangi bir yükseköğretim kurumunda yeniden görevlendirilemezler ve diğer
kamu kuruluşlarında çalıştırılamazlar.”
düzenlemesine yer verilmiştir.
41. maddede, Yükseköğretim Kurulu tarafından
belirleme yapılırken öğretim üyesi mevcudunun dikkate alınması öngörülmüş
olmasına karşın rektörlerin görevlendirmede uygulayacakları esaslar
konusunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir.
Değinilen 41. maddenin 1983 yılında 2880 sayılı
Yasayla yeniden düzenlemeden önceki ilk halinde öncelikle istekli olanların
görevlendirileceği, istekli çıkmaz veya yeterli sayıda olmazsa ad çekme
yöntemi ile belirleneceği düzenlenmişken 2880 sayılı Yasayla yapılan mevcut
düzenleme sonucu, görevlendirileceklerin tespitinde tek yetkili rektör
olarak belirlenmiş, ancak yukarıda da değinildiği gibi rektörlerin hangi
esaslara göre belirleme yapacakları konusuna Yasada yer verilmemiştir.
Buna göre, 2547 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin
birinci fıkrasının ilk tümcesi ile Yükseköğretim Kuruluna, öğretim üyesi
ihtiyacı bulunan üniversiteler ile bu ihtiyacı karşılayacak üniversiteleri
öğretim üyesi mevcutlarını dikkate almak suretiyle tespit etme yetkisi
verilmiş ve Yükseköğretim Yürütme Kurulunca da bu yetki kullanılarak davaya
konu karar alınmış ise de; dava konusu işlemin 2. kısmı uyarınca yapılan bu
belirlemenin aynı zamanda görevlendirme yapma hususunda üniversite
rektörlerine yönelik bir direktif niteliğinde olduğu ve ilgili rektörlerin
bu direktifin aksine hareket edebilmelerinin mümkün olmadığı
anlaşılmaktadır. Bunun zorunlu
sonucu olarak aynı fıkranın ikinci tümcesi hükmü nedeniyle üniversite
rektörleri ihtiyacı karşılamak üzere görevlendirilecek öğretim üyelerini onbeş gün içinde belirleyip Yükseköğretim Kurulu’na
bildirmekle yükümlü tutulmuşlardır. Bu durumda, 2547 sayılı Yasa’nın 41. maddenin
birinci fıkrasının ikinci tümcesi olayda uygulanacak kural niteliğindedir.
Bu nedenle, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun
“Öğretim Üyesi İhtiyacının Karşılanması” başlıklı 2880 sayılı Yasayla
değişik 41. maddesinin birinci fıkrasının “Bu üniversitelerin rektörleri
Yükseköğretim Kurulunca ihtiyaç listelerinin kendilerine intikal
ettirilmesi tarihinden itibaren en çok iki hafta içinde ihtiyaçları
karşılamak üzere hangi öğretim üyelerini görevlendirdiklerini Yükseköğretim
Kuruluna bildirirler.” hükmünü taşıyan ikinci tümcesinin Anayasa’nın 2. ve
130. maddelerine aykırılığı iddiasıyla başvurulmaktadır.
Değinilen Yasa Kuralının Anayasa’ya Aykırılığının
Değerlendirilmesi:
Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği
gibi, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve
işlemleri hukuka uygun, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri
koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu
geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan,
hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık,
yasaların üstünde yasa koyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk
ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir.
Hukuk devleti ilkesinin önkoşullarından biri olan
hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması
amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir
olmasını bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini,
devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici
yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar.
Anayasa’nın 130., 131. ve
132. maddeleri yükseköğretim kurum ve kuruluşlarını düzenlemektedir. Anayasakoyucu, Anayasa’nın 130. maddesiyle
üniversiteleri bir Anayasal kuruluş olarak kabul etmiş ve üniversitelerle
ilgili başlıca kuralları belirtmiş, üniversitelerin “kamu tüzelkişiliğine
ve bilimsel özerkliğe” sahip olmalarını öngörmüştür.
Anayasa’nın 130. maddesi, üniversite çalışmalarını,
eğitim ve öğretimin her türlü dış etkiden uzak, bilimin gerektirdiği yansız
ve baskısız bir ortamda yapılmasını sağlayacak biçimde düzenlemiştir.
Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği
gibi, “Bilimsel özerklik”, geniş bir kavramdır. Anayasa, bu ilkesiyle
üniversiteleri, 2. maddesinde yer alan temel niteliklere sahip bir hukuk
devletinin üniversitesine yaraşır biçimde öğretim, araştırma ve yayın
konularını belirlemek ve yürütmek serbestliğine sahip kılmış bulunmaktadır.
Anayasa’nın 130. maddesi, üniversitelerin yine bir hukuk
devletinin üniversitesine yaraşır biçimde, uygar ve evrensel karakterde
öğretim-eğitim, araştırma ve yayın konularında bilimsel özerkliğe sahip bir
kamu tüzelkişisi biçiminde kurulmasını ve Cumhuriyetin temel organları
içinde bu niteliğiyle yer almasını istemiş, üniversitelerin öğretim üyeleri
ve yardımcılarını, bir meslek sınıfı olarak düşünmüş ve buna göre
düzenlemeler yapmıştır.
Nitekim Anayasa’nın 130. maddesinin dokuzuncu
fıkrasında;
“Yükseköğretim kurumlarının kuruluş ve organları
ile işleyişleri ve bunların seçimleri, görev, yetki ve sorumlulukları,
üniversiteler üzerinde Devletin gözetim ve denetim hakkını kullanma
usulleri, öğretim elemanlarının görevleri, unvanları, atama, yükselme ve
emeklilikleri, öğretim elemanı yetiştirme, üniversitelerin ve öğretim
elemanlarının kamu kuruluşları ve diğer kurumlar ile ilişkileri, öğretim
düzeyleri ve süreleri, yükseköğretime giriş, devam ve alınacak harçlar,
Devletin yapacağı yardımlar ile ilgili ilkeler, disiplin ve ceza işleri,
malî işler, özlük hakları, öğretim elemanlarının uyacakları koşullar,
üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının
görevlendirilmesi, öğrenimin ve öğretimin hürriyet ve teminat içinde ve
çağdaş bilim ve teknoloji gereklerine göre yürütülmesi, Yükseköğretim
Kuruluna ve üniversitelere Devletin sağladığı malî kaynakların kullanılması
kanunla düzenlenir.”
hükmüne
yer verilmek suretiyle maddede belirtilen diğer kimi konuların yanı sıra
“üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının
görevlendirilmesi” konusunun da yasayla düzenlenmesi öngörülmüştür.
Anayasa’nın 130. maddesi üniversite öğretim
üyelerine belirli haklar ve yetkiler tanımıştır. Bilimsel özgürlük,
serbestçe araştırmada ve yayında bulunabilme, öğrenim ve öğretimi özgürlük
ve güvence içinde sürdürebilme hak ve yetkileri bunlara örnek olarak
gösterilebilir.
Buna göre belirtilen güvencelerin sağlanabilmesi,
hukuki güvenliğin oluşturulabilmesi için öğretim üyelerinin diğer
üniversitelerde görevlendirilmesinde uygulanacak usul ve esasların yasada
düzenlenmesi gerekirken, sadece yetkili makamı belirleyen, ancak yetkili
makamca görevlendirmenin hangi kriterlere göre
yapılacağını düzenlemeyen 41. maddenin birinci fıkrasının ikinci tümcesinin
Anayasa’nın 130. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olduğu sonucuna
ulaşılmıştır.
Anayasa’nın 130. maddesine aykırılık oluşturan
kural, kuşkusuz, aynı zamanda Anayasa’nın 2. maddesinde ifadesini bulan
“Hukuk Devleti İlkesi”ne de aykırılık oluşturmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, bir davaya bakmakta olan
mahkemenin, o davada uygulanacak bir yasanın Anayasa’ya aykırı olduğu
kanısına götüren görüşünü açıklayan kararı ile Anayasa Mahkemesine
başvurulması gerektiğini düzenleyen 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin
Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesinin ikinci
fıkrası gereğince, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 41. maddesinin
birinci fıkrasının ikinci tümcesinin Anayasa’nın 2. ve 130. maddelerine
aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle Anayasa Mahkemesine
başvurulmasına, dosyada bulunan belgelerin onaylı bir örneğinin Anayasa
Mahkemesi Başkanlığına gönderilmesine, 16.7.2009 gününde oybirliği ile
karar verildi.”
III- YASA
METİNLERİ
A- İtiraz Konusu Yasa
Kuralı
4.11.1981 günlü, 2547
sayılı Yüksek Öğretim Kanunu’nun 17.8.1983 günlü, 2880 sayılı Yasa’nın 22.
maddesiyle değiştirilen ve iptali istenilen kuralı da içeren “Öğretim Üyesi İhtiyacının Karşılanması”
başlıklı 41. maddesi şöyledir:
“Yükseköğretim
Kurulunca; bu kanun kapsamındaki Devlet yükseköğretim kurumlarının, çeşitli
bilim ve sanat dallarındaki öğretim üyesi ihtiyaçları ve bu öğretim üyesi
ihtiyaçlarının hangi yükseköğretim kurumlarından karşılanacağı, öğretim
üyesi mevcutları dikkate alınarak tespit edilir ve ihtiyaçlar karşılanmak
üzere ilgili üniversitelere bildirilir. Bu üniversitelerin rektörleri
Yükseköğretim Kurulunca ihtiyaç listelerinin kendilerine intikal
ettirilmesi tarihinden itibaren en çok iki hafta içinde ihtiyaçları
karşılamak üzere hangi öğretim üyelerini görevlendirdiklerini Yükseköğretim
Kuruluna bildirirler. Bu görevlendirmeler bir yarı
yıldan az, dört yarı yıldan fazla olmamak üzere kadroları kendi
üniversitelerinde kalmak kaydıyla yapılır.
Bu madde
hükümlerine göre veya 40 ıncı maddenin (b)
fıkrası hükmüne göre yapılan görevlendirmelerde tebligat, işten ayrılma,
mehil müddeti ve işe başlama konularında Devlet memurlarına ilişkin
hükümler uygulanır.
Bu madde
veya bu Kanunun 40 ıncı maddesinin (b) fıkrası
hükümlerine göre yapılan görevlendirmelerde, görevlendirme kararında görev
süreleri belirtilir. Bunlara özlük hakları kurumlarında devam etmek
kaydıyla görev yapacağı kurumun bulunduğu yer ve özelliklerine göre o kurum
kadrolarında çalışanların yararlandıkları ödenek ve diğer haklar ve 6245
sayılı Harcırah Kanununa göre geçici görev yolluğu,
görev yapacağı üniversite bütçesinden ödenir.
Bu maddede
veya bu Kanunun 40 ıncı maddesinin (b) fıkrasında
belirtildiği şekilde görevlendirildikleri kendilerine tebliğ edilenlerden
kanuni süresi içinde göreve başlamayanlar istifa etmiş sayılır. Bu şekilde
istifa etmiş sayılanlar, bu hizmeti yerine getirmedikçe herhangi bir
yükseköğretim kurumunda yeniden görevlendirilemezler ve diğer kamu
kuruluşlarında çalıştırılamazlar.”
B- Dayanılan Anayasa
Kuralları
Başvuru kararında Anayasa’nın 2. ve 130.
maddelerine dayanılmıştır.
IV- İLK
İNCELEME
Anayasa
Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince, Haşim KILIÇ, Osman Alifeyyaz PAKSÜT, Sacit
ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Mehmet ERTEN, Cafer ŞAT, A. Necmi
ÖZLER, Serdar ÖZGÜLDÜR, Şevket APALAK, Serruh
KALELİ ve Zehra Ayla PERKTAŞ’ın katılımlarıyla
9.9.2009 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik
bulunmadığından işin esasının incelenmesine, OYBİRLİĞİYLE karar
verilmiştir.
V- ESASIN
İNCELENMESİ
Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin
rapor, itiraz konusu kural, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
1-
Kuralın Anlam ve Kapsamı
4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yüksek Öğretim
Kanunu’nun 17.8.1983 günlü, 2880 sayılı Yasa’nın 22. maddesiyle değişik “Öğretim Üyesi İhtiyacının Karşılanması” başlıklı 41. maddesi, öğretim üyesi ihtiyacı bulunan bir üniversitenin
bu ihtiyacının başka bir üniversiteden karşılanmasında uyulacak usul ve
esasları düzenlemektedir. Buna göre;
Yükseköğretim Kurulunca, bu kanun kapsamındaki
Devlet Yükseköğretim kurumlarının, çeşitli bilim ve sanat dallarındaki
öğretim üyesi ihtiyaçları ve bu öğretim üyesi ihtiyaçlarının hangi
yükseköğretim kurumlarından karşılanacağı, öğretim üyesi mevcutları dikkate
alınarak tespit edilecek ve Yükseköğretim Kurulunca yapılan bu tespitler,
ihtiyaçlar karşılanmak üzere ilgili üniversitelere bildirilecektir.
Yükseköğretim Kurulunca kendilerine bildirimde
bulunulan üniversitelerin rektörleri, ihtiyaç listelerinin kendilerine
intikal ettirilmesi tarihinden itibaren en çok iki hafta içinde, bu işte
görev alacak olan öğretim üyelerini belirleyecekler ve ihtiyaçları
karşılamak üzere hangi öğretim üyelerini görevlendirdiklerini Yükseköğretim
Kuruluna bildireceklerdir.
Bu görevlendirmeler bir yarı
yıldan az, dört yarı yıldan fazla olmamak üzere öğretim üyelerinin
kadrolarının kendi üniversitelerinde kalması kaydıyla yapılacak ve
görevlendirme kararında görev süreleri belirtilecek; madde hükümlerine göre
yapılan görevlendirmelerde tebligat, işten ayrılma, mehil müddeti ve işe
başlama konularında Devlet memurlarına ilişkin hükümler uygulanacaktır.
Görevlendirilen öğretim üyelerinin özlük hakları
kurumlarında devam edecektir. Ayrıca, bunlara görevlendirme kararına bağlı
olarak görev yapacakları kurum kadrolarında çalışanların yararlandıkları
ödenek ve diğer haklar ile 6245 sayılı Harcırah Kanununa göre doğan geçici görev
yollukları da ödenecektir. Bu ödemeler görev yapacakları üniversite
bütçesinden ödenecektir.
Maddede belirtildiği şekilde görevlendirildikleri
kendilerine tebliğ edilenlerden, kanuni süresi içinde göreve başlamayanlar
istifa etmiş sayılacaklardır. Bu şekilde istifa etmiş sayılanlar, bu hizmeti
yerine getirmedikçe herhangi bir yükseköğretim kurumunda yeniden
görevlendirilemeyeceklerdir ve diğer kamu kuruluşlarında çalıştırılamayacaklardır.
Görüldüğü üzere, maddede, üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi konusu
düzenlenirken, görevlendirmeyi kimin yapacağı, görevlendirme süresinin ne
kadar olabileceği, görevlendirilen öğretim elemanlarının özlük haklarının
ne olacağı, görevlendirme kararının gereğinin yerine getirilmemesi halinde
bunun yaptırımının ne olacağı hususları ayrıntılı olarak düzenlenmiştir.
2-
Anayasa’ya Aykırılık Sorunu
Başvuru kararında, 2547 sayılı Yüksek Öğretim
Kanunu’nun “Öğretim Üyesi İhtiyacının
Karşılanması” başlıklı 41. maddesinin (1983 yılında 2880
sayılı Yasa’yla yeniden düzenlenmeden önceki) ilk haline göre, ihtiyacı
olan üniversitelerde öncelikle istekli olanların görevlendirileceği,
istekli çıkmaz veya yeterli sayıda olmazsa görevlendirilecek olan öğretim
üyelerinin ad çekme yöntemi ile belirleneceği öngörülmüşken, maddenin halen
yürürlükte bulunan halinde, Yükseköğretim Kurulu tarafından belirleme
yapılırken üniversitelerin öğretim üyesi mevcutlarının dikkate alınacağı
belirtilmiş olmasına karşın, rektörlerin görevlendirmede uygulayacakları
esaslar konusunda herhangi bir düzenlemeye yer verilmediği ve bu konuda tek
yetkili olarak rektörlerin belirlendiği, oysa anayasakoyucunun,
Anayasa’nın 130. maddesiyle üniversiteleri anayasal bir kuruluş olarak
kabul ettiği ve üniversitelerle ilgili başlıca kuralları belirleyip,
üniversitelerin “kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe” sahip
olduklarını kurala bağlayıp, başka konularla birlikte “üniversitelerarası
ihtiyaçlara göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesi”
konusunun da yasayla düzenlenmesini öngördüğü, dolayısıyla bu hüküm uyarınca
öğretim üyelerinin diğer üniversitelerde görevlendirilmesinde uygulanacak
usul ve esasların da yasada düzenlenmesi gerekirken, iptali istenilen
kuralda sadece yetkili makamın belirlenip, yetkili makamca görevlendirmenin
hangi kriterlere göre yapılacağının
düzenlenmediği, hal böyle olunca 41. maddenin birinci fıkrasının ikinci
tümcesinin Anayasa’nın 130. maddesinin dokuzuncu fıkrasına aykırı olduğu,
Anayasa’nın 130. maddesine aykırı olan kuralın, aynı zamanda Anayasa’nın 2.
maddesinde ifadesini bulan “hukuk devleti ilkesi”yle
de bağdaşmadığı ileri sürülmüştür.
Anayasa’nın 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin
bir hukuk devleti olduğu belirtilmiştir. Hukuk devleti, eylem ve işlemleri
hukuka uygun olan, insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup
güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek
sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukukun üstün
kurallarıyla kendini bağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir.
Anayasa’nın “Yükseköğretim
kurumları” başlıklı 130. maddesinin dokuzuncu fıkrasında diğer bazı
hususların yanında üniversitelerarası ihtiyaçlara göre öğretim
elemanlarının görevlendirilmesi konusu da kanunla düzenlenmesi gereken bir
alan olarak ele alınmıştır. Keza 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 7.
maddesinde “Gerektiğinde yeni kurulan
veya gelişmekte olan üniversitelere gelişmiş üniversitelerin eğitim -
öğretim ve eleman yetiştirme alanlarında yapacağı katkıyı gerçekleştirmek
için gelişmiş üniversiteleri görevlendirmek ve bu konudaki uygulama
esaslarını tespit etmek” Yükseköğretim Kurulu’nun görevleri arasında
sayılmıştır.
Belirtilen bu Anayasal ve yasal düzenlemelerden,
öğretim üyesi ihtiyacı bulunan üniversitelerin bu ihtiyaçlarını karşılamak
amacıyla gelişmiş üniversitelerin öğretim üyeleri arasından görevlendirme
yapılabileceği anlaşılmaktadır. İtiraz konusu yasa kuralında da, ihtiyacı
karşılayacak sayı ve nitelikte öğretim üyesinin görevlendirilmesi konusunda
Yükseköğretim Kurulu’nca tespit edilecek üniversitelerin rektörlüklerine
görev ve yetki verilmektedir. Buna karşılık, öğretim üyelerini
görevlendirecek olan üniversite rektörlüğünün görevlendirilecek öğretim
üyesini hangi kriterlere göre belirleyeceği
konusunda hiçbir hükme Yasa’da yer verilmemiştir. Bu çerçevede, görevlendirmeyi
yapacak olan rektörlük makamının konunun muhatabı olan herhangi bir öğretim
üyesini görevlendirilebileceği, bu durumun ise öğretim üyesi gönderecek
üniversitelerin çalışmaları ve ilgili öğretim üyeleri bakımından
belirsizlik oluşturacağı açıktır.
İtiraz konusu yasa kuralı, rektörlük makamına
tanınan yetkinin hangi ölçütler çerçevesinde kullanılacağına ilişkin hiçbir
hüküm içermemesi nedeniyle kişilere hukuki güvenlik sağlamayı hedefleyen
hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamakta ve üniversitelerarası ihtiyaçlara
göre öğretim elemanlarının görevlendirilmesinin yasayla düzenlenmesini
buyuran Anayasal kurala da aykırı düşmektedir.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu yasa kuralı,
Anayasa’nın 2. ve 130. maddelerine aykırıdır. İptali gerekir.
VI- İPTAL
KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU
Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında,
“Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü
ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazetede yayımlandığı
tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal
hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih,
kararın Resmî Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez”
denilmekte, 30.3.2011 günlü, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve
Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrasında
da bu kural tekrarlanmaktadır.
2547 sayılı Kanun’un 17.8.1983 günlü, 2880 sayılı Kanun’un 22.
maddesiyle değiştirilen 41. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin
iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü
fıkrasıyla 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri
Hakkında Kanun’un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL
HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK BİR YIL SONRA
YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE, 28.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verilmiştir.
VII- SONUÇ
1- 4.11.1981 günlü, 2547 sayılı Yüksek
Öğretim Kanunu’nun 17.8.1983 günlü, 2880 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle
değiştirilen 41. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin Anayasa’ya
aykırı olduğuna ve İPTALİNE,
2- 2547 sayılı
Kanun’un 17.8.1983 günlü, 2880 sayılı Kanun’un 22. maddesiyle değiştirilen
41. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinin iptal edilmesi
nedeniyle, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı
Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 66.
maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMÎ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK
BİR YIL SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,
28.4.2011 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
|
Başkanvekili
Serruh KALELİ
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
|
|
|
|
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
Üye
Fettah OTO
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
|
|
|
|
|
Üye
Zehra Ayla PERKTAŞ
|
Üye
Recep KÖMÜRCÜ
|
Üye
Alparslan ALTAN
|
|
|
|
|
|
Üye
Engin YILDIRIM
|
Üye
Nuri NECİPOĞLU
|
Üye
Hicabi DURSUN
|
|
|
|
|
|
Üye
Celal Mümtaz AKINCI
|
Üye
Erdal TERCAN
|
|
|
|
|
|