|
Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:
Esas
Sayısı : 2006/60
Karar
Sayısı : 2006/51
Karar
Günü : 17.4.2006
İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Hakkari Ağır Ceza Mahkemesi
İTİRAZIN KONUSU : 19.3.1969 günlü, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun
2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen 168. maddesinin ve bu
maddeye dayanılarak hazırlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13.
maddesinin üçüncü fıkrasının, Anayasa’nın 7., 10., 55., 73., 128. ve 161.
maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.
I - OLAY
466 sayılı Kanun Dışı Yakalanan Veya Tutuklanan
Kimselere Tazminat Verilmesi Hakkında Kanun gereğince maddi ve manevi
tazminat ödenmesi istemiyle Hazine’ye karşı açılan davada, 1136 sayılı
Yasa’nın 168. maddesi ile bu maddeye dayanılarak hazırlanan ve 4.12.2005
günlü, 26013 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık
Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin üçüncü fıkrasının Anayasa’ya aykırı
olduğu kanısına varan Mahkeme, iptalleri için başvurmuştur.
II - İTİRAZIN GEREKÇESİ
Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:
“1 - Kararda
belirtilen Anayasa ve yasa maddelerine göre Devletin çalışanların (Gerek
kamu çalışanları ve gerekse özel sektörde çalışanların) yaptıkları işe
uygun adaletli bir ücret elde etmeleri için gerekli tedbirleri alması
gerektiği, ancak bu tür davalarda talepte bulunanların veya avukatların
yaptıkları iş dilekçe vermekten ibaret olmasına rağmen (Gerek mülga 466
sayılı Yasada ve gerekse CMK’nun 141-144.
maddelerinde yapılacak işlemin subut delillerini
ekleyerek dava dilekçesini vermekten
ibaret olduğu, tüm inceleme ve araştırmayı mahkemenin yapacağı, CMK’ya göre duruşmalı olarak karar verilecek ise de
tarafların duruşmaya gelme zorunlulukları dahi bulunmamaktadır.) 380,46 YTL
olan asgari ücretin yaklaşık 3 katı olan 900 YTL vekalet ücretine
hükmedilmesi, yapılan işe uygun adaletli bir ücret değildir. Aynı ücreti
asgari ücretle çalışan bir kişi yaklaşık 3 ay çalışması gerektiği halde
dilekçe yazım karşılığı vekalet ücreti olarak hükmedilmesi adalet ve
eşitlik ilkelerine aykırıdır.
Ayrıca bu uygulama işi gücü olmayan suçluluğu
ihtiyat haline getirenler için şüpheli tavırlarla bir günlük ya da birkaç günlük gözaltına alınmalarına,
tutuklanmalarına sebebiyet verip akabinde tazminata neden olabilecek
sonuçlar doğuracak; yine beraat eden
sanıkları avukatların araştırıp bularak kendi düşünceleri olmadığı halde
tazminat davası açmaya yönlendirilmelerine sebebiyet verecek niteliktedir.
Belki de sebebiyet vermektedir.
Ve yine 5320 sayılı Yasa’nın 6. maddesine göre 1
Haziran 2005 tarihinden önceki haksız işlemler nedeniyle 466 sayılı Yasa
uygulanmaya devam olunacağından, maddi ve manevi tazminat miktarlarından
çok fazla miktarda vekalet ücretine hükmedilmesi de hakkaniyete ve Yasa’nın
amaç ve ruhuna aykırıdır.
2 - Yine Anayasa’ya göre kamu gelir ve giderlerinin
kanun ve bütçe kanunları ile yapılması, kamu çalışanlarının ödeneklerinin
kanunla düzenlenmesi, Anayasal zorunluluk olmasına, Hazine aleyhine
hükmedilecek vekalet ücretinin de Devlet Hazinesi’nden ödenecek olmasına
rağmen, ödenecek bu miktarı meslek kuruluşu olan Barolar Birliği’nin
belirlemesi Anayasa’ya aykırılık teşkil etmektedir.
3 - Kamu gelirleri ve giderlerinin kanunla
yapılması zorunlu olmasına ve Anayasa’nın 7. maddesine göre kanun yapma
yetkisi sadece TBMM’ye ait olup bu yetkinin devredilemez olmasına rağmen,
Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile bir nevi yasama yetkisi devri
mahiyetinde Hazine’den ödenecek miktarları belirleme yetkisi Barolar
Birliği’ne devredilmiş, Adalet Bakanlığı’na sadece onama yetkisi verilmiş,
iade edilmesi üzerine 2/3 oranında çoğunlukla kabul edilmesi halinde
kesinleşeceği hükmü getirilmiştir ki, bu da Anayasa’ya aykırıdır.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle, Anayasa’ya aykırı olan
Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesi ile kamu giderlerinin kanunla yapılması
ilkesine ters düşecek şekilde harcama yapılması sonucunu doğuran asgari
ücret tarifesini düzenleme yetkisini barolara devreden hükmü ile buna
dayanarak düzenlenen avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/3. maddesinin
iptaline karar verilmesi arz ve talep olunur.15.3.2006”
III - İTİRAZ KONUSU YASA KURALI
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun, 2.5.2001 günlü,
4667 sayılı Yasa ile değiştirilen itiraz konusu 168. maddesi şöyledir:
“Madde 168.- Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı
içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak
avukatlık ücretinin asgarî hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak
Türkiye Barolar Birliğine gönderirler.
Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro
yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak
tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir. Bu tarife
Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde Bakanlıkça
karar verilmediği veya tarife onaylandığı takdirde kesinleşir. Ancak Adalet
Bakanlığı uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere, gösterdiği
gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri gönderir. Geri
gönderilen bu tarife, Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca üçte iki
çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde
onaylanmış, aksi halde onaylanmamış sayılır; sonuç Türkiye Barolar
Birliği tarafından Adalet Bakanlığına bildirilir. 8 inci maddenin altıncı
fıkrası hükümleri kıyasen uygulanır.
Avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın
tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan
tarife esas alınır.”
IV - İLK İNCELEME
Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca
yapılan ilk inceleme toplantısında, başvuru kararı ve ekleri, ilk inceleme
raporu, itiraz konusu Yasa kuralı, ilgili Anayasa kuralları ve bunların
gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği
görüşülüp düşünüldü:
A - Anayasa Mahkemesi’nin Görevi
Sorunu
Anayasa Mahkemesi’nin görev ve yetkilerinin
belirtildiği Anayasa’nın 148. maddesinde “Anayasa Mahkemesi, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve
Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas
bakımlarından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece
şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde,
sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin
şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa
Mahkemesinde dava açılamaz.” denilmiştir.
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa
Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine
göre de, bir davaya bakmakta olan mahkeme, o dava sebebiyle uygulanacak bir
yasa veya yasa hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürse,
bu konuda karar verilmesi için Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir.
Bu nedenle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin
iptali istemini incelemek Anayasa Mahkemesi’nin görevine girmediğinden, bu
yöndeki başvurunun, başvuran Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddi
gerekir.
B - Davada Uygulanacak Kural Sorunu
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Yasa’nın 28.
maddesine göre mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları bir
yasa veya yasa hükmünde kararnamenin hükümlerini Anayasa’ya aykırı görürler
veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu
kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya
yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa
Mahkemesi’ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve görevine
giren bir dava bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak
olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik
evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada
olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikte
bulunan kurallardır.
İtiraz yoluna başvuran Mahkeme’de bakılmakta olan dava,
davacıların 1999 yılında tutuklandıktan sonra yargılanmaları sonucunda
beraat etmeleri nedeniyle, haksız olarak tutuklandıklarından bahisle 466
sayılı Kanun Dışı Yakalanan Veya Tutuklanan Kimselere Tazminat Verilmesi
Hakkında Kanun hükümleri gereğince maddi ve manevi tazminat ödenmesine
hükmedilmesi istemiyle açılmıştır.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 2.5.2001 günlü,
4667 sayılı Yasa ile değiştirilen 168. maddesinin birinci fıkrasında,
baronun yönetim kurullarının, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı
yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin
asgari hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar
Birliğine gönderecekleri; ikinci fıkrasında, Türkiye Barolar Birliği
Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de gözönüne alınmak suretiyle uygulanacak tarifenin o
yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderileceği,
bu tarifenin, Adalet Bakanlığına ulaştığı tarihten itibaren bir ay içinde
Bakanlıkça karar verilmediği veya onaylandığı takdirde kesinleşeceği, ancak
Adalet Bakanlığının uygun bulmadığı tarifeyi bir daha görüşülmek üzere,
gösterdiği gerekçesiyle birlikte Türkiye Barolar Birliğine geri
göndereceği, geri gönderilen bu tarifenin, Türkiye Barolar Birliği Yönetim
Kurulu’nca üçte iki çoğunlukla aynen kabul edildiği takdirde onaylanmış,
aksi halde onaylanmamış sayılayacağı, sonucun
Türkiye Barolar Birliği tarafından Adalet Bakanlığı’na bildirileceği, 8.
maddenin altıncı fıkrası hükümlerinin kıyasen
uygulanacağı ve üçüncü fıkrasında da, avukatlık ücretinin takdirinde,
hukuki yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte
yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı belirtilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin,
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin hazırlanma, onaylanma ve kesinleşme
sürecini düzenleyen birinci ve ikinci fıkralarının bakılmakta olan davada
uygulanacak kural kabul edilebilmesi için, doğrudan Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesinden kaynaklanan bir uyuşmazlığın bulunması ve sözkonusu
kuralların da uyuşmazlığın sona erdirilmesine olumlu ya
da olumsuz katkı sağlayacak nitelikte olması gerekir. Mahkeme’de görülmekte olan dava ise, 466 sayılı
Yasa’dan kaynaklanmış olup, davanın kabulü halinde, 1136 sayılı Avukatlık
Kanunu’nun 168. maddesinin üçüncü fıkrasına göre hüküm verildiği tarihte
yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hazine aleyhine vekalet ücretine hükmedilecek
olmasının, bu Tarifenin hazırlanma, onaylanma ve kesinleşme sürecini
düzenleyen birinci ve ikinci fıkralarını, davada uygulanacak kural haline
getirmeyeceği açıktır.
Bu durumda, 1136 sayılı Yasa’nın 168. maddesinin
birinci ve ikinci fıkralarının bakılmakta olan davada uygulanma olanağı
bulunmadığından, bu fıkralara yönelik başvurunun Mahkeme’nin yetkisizliği
nedeniyle reddi gerekir.
C - On Yıllık Süre Sorunu
1136 sayılı
Avukatlık Kanunu’nun 168. maddesinin iptali istenen üçüncü fıkrasına yönelik
olarak daha önce yapılan başvuru 3.3.2004 günlü, E.2002/126, K.2004/27
sayılı kararla esastan incelenerek reddedilmiş ve bu karar 19.2.2005 günlü,
25732 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Yasa’nın 28.
maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’nin işin esasına girerek verdiği ret
kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasından sonra on yıl geçmedikçe
aynı yasa hükmünün Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla tekrar Anayasa
Mahkemesi’ne başvurulamaz.
Anayasa Mahkemesi’nce işin esasına girilerek,
hakkında ret kararı verilen itiraz konusu kuralla ilgili yeni bir
başvurunun yapılabilmesi için, önceki kararın Resmi Gazete’de yayımlandığı
19.2.2005 gününden başlayarak geçmesi gereken on
yıllık süre henüz geçmemiştir.
Bu nedenle belirtilen fıkraya yönelik başvurunun,
Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Yasa’nın 28. maddesi uyarınca reddi
gerekir.
V - SONUÇ
A - Avukatlık Asgari Ücret
Tarifesi’nin 13. maddesinin üçüncü fıkrasının iptaline ilişkin
başvurunun, başvuran Mahkeme’nin
yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
B - 19.3.1969 günlü, 1136 sayılı
“Avukatlık Kanunu”nun 2.5.2001 günlü, 4667 sayılı Yasa ile değiştirilen
168. maddesinin;
1 - Birinci ve ikinci fıkralarının,
itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin bakmakta olduğu davada uygulanma
olanağı bulunmadığından, bu fıkralara ilişkin başvurunun Mahkeme’nin
yetkisizliği nedeniyle REDDİNE,
2 - Üçüncü fıkrasının iptaline ilişkin
itirazın, Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Yasa’nın 28. maddelerinin son
fıkraları gereğince REDDİNE,
17.4.2006 gününde OYBİRLİĞİYLE karar
verildi.
|
Başkan
Tülay TUĞCU
|
Başkanvekili
Haşim KILIÇ
|
Üye
Sacit ADALI
|
|
Üye
Fulya KANTARCIOĞLU
|
Üye
Ahmet AKYALÇIN
|
Üye
Mehmet ERTEN
|
|
Üye
A. Necmi ÖZLER
|
Üye
Serdar ÖZGÜLDÜR
|
Üye
Şevket APALAK
|
|
Üye
Serruh KALELİ
|
Üye
Osman Alifeyyaz PAKSÜT
|
|