Yargıtay Kararları

 

          Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

          Esas                      : 2004/14067

          Karar                    : 2004/15687

             İncelenen Kararın

             Mahkemesi                   : Karşıyaka 4. A.H.

             Tarihi                             : 21.05.2002

             Numarası                       : 2002/329-2002/399

             Davacı                           : Leman Demirtaş, Ahmet Demirtaş

             Davalı                            : Şennur Tonbullar, Arif Tonbullar

             Dava Türü                     : Evlat Edinme

             Temyiz Eden                 : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

             Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

             4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinde;

             "Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmelerinden ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

             Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir." hükmü mevcuttur.

             Bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. (TMK. md. 305/1) Küçük 18.01.2001 doğumlu olup dava ise 25.10.2001 günü açılmıştır. Şu halde bir yıl eğitilme ve bakılma koşulu gerçekleşmemiştir. Mahkemece, Türk Medeni Kanununun 305/1. maddesi koşulları oluşmadığı gibi evlat edinenler dinlenmeden ve sözü edilen maddede öngörüldüğü şekilde kapsamlı bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

             SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.12.2004

—— • ——

             Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

          Esas                     : 2004/14154

          Karar                   : 2004/15751

             İncelenen Kararın

             Mahkemesi                  : Orhangazi A.H.

             Tarihi                            : 29.4.2003

             Numarası                     : 2003/93-2003/175

             Davacı                          : İsmail Bozkurt

             Davalı                           : Hasan Garaçoğlu, Mevlüde Garaçoğlu

             Dava Türü                   : Evlat Edinme Kararı

             Temyiz Eden               : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

             Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

             4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun tek başına evlat edinmeyi düzenleyen 307. maddesinin 2. fıkrasına göre otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksunluğu veya iki yılı aşkın süreden beri nerede olduğunun bilinmemesi yada mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süreden beri eşinden ayrı yaşamakta olması yüzünden birlikte evlat edinmesinin mümkün olmadığını ispat etmesi halinde, tek başına evlat edinebilir.

             Dosyadaki nüfus kaydından evli olduğu anlaşılan davacının, yukarıda anılan madde uyarınca tek başına evlat edinebilmesi için gereken yasal şartları oluşmadığı görülmüştür.

             Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken Türk Medeni Kanunun 307/2. maddesi hükmüne aykırı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

             Kabule göre ise;

             Aynı Kanunun evlat edinme kararı vermeden önce hakime araştırma yükümlülüğü getiren 316. maddesinde;

             "Evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulların kapsamlı biçimde araştırılmasından ve gerektiğinde uzmanların görüşünün alınmasından sonra karar verilir.

             Araştırma özellikle evlat edinen ile edinilenin kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmelerin açıklığa kavuşturulması gerekir" hükmü mevcuttur.    

             Mahkemece, sözü edilen maddede öngörüldüğü şekilde kapsamlı bir araştırma yapılmadan eksik inceleme ile kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

             SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.12.2004

—— • ——

             Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

          Esas                     : 2004/14069

          Karar                   : 2004/15890

             İncelenen Kararın

             Mahkemesi                  : Sandıklı A.H. (Aile) Mahkemesi

             Tarihi                            : 24.06.2004

             Numarası                     : 2004/321-435

             Davacı                          : Şükran Çırpan, Emrullah Çırpan

             Davalı                           : Ali Bayar, Emine Bayar

             Dava Türü                   : Evlat Edinme

             Temyiz Eden               : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

             Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

             Davacılar vekiline 31.05.2004 tarihinde davalılar aleyhine açılan davada, müvekkillerinin Davalı Emine'nin oğlu olan diğer davalı Ali'yi evlat edinmek istedikleri, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

             Dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinden, Davacılar Emrullah ve Şükran Çırpan'ın 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 20. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 23.01.2002 gün ve 2002/3647 sayılı kararı ile Türk Vatandaşlığından çıkmalarına izin verildiği 14.06.2002 tarihinde Türk Vatandaşlığını kaybettikleri ve bu nedenle nüfus kayıtlarının kapatıldığı anlaşıldığına göre mahkemece 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanununun 2.maddesi gereğince öncelikle davacılara uygulanacak hukukun belirlenmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerekirken,Türk Vatandaşı olmayan kişilerin açtığı davada, araştırma yapılmadan doğrudan Türk Kanunları uygulanarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.

             Diğer taraftan;

             4721 sayılı Türk Medeni Kanununun "Erginlerin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi" başlıklı 313. maddesi hükmüne göre ergin bir kimsenin evlat edinilebilmesi için evlat edinmenin alt soyunun bulunmaması gerekmektedir.

             Nüfus kayıtlarından, davacının Hüseyin, Selim ve Yasemin adlarında çocuklarının bulunduğu, 27.11.1984 doğumlu olan davalı Ali'nin dava ve hüküm tarihinde reşit olduğu anlaşılmaktadır.

             Mahkemede, davanın reddine karar verilmesi gerekirken nüfus kaydı dikkate alınmaksızın alt soyu bulunan davacıların, ergin olan davalıyı evlat edinmelerine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

             SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 28.12.2004

—— • ——

             Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

          Esas                     : 2004/14068

          Karar                   : 2004/15983

             İncelenen Kararın

             Mahkemesi                 : Karşıyaka 3.A.H.

             Tarihi                           : 15.11.2002

             Numarası                     : 2002/835-2002/880

             Davacı                         : Ersin Yirik

             Davalı                          : – – –

             Dava Türü                   : Kazai Rüşt

             Temyiz Eden               : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

             Davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

             Davacı Ersin Yirik'in 28.9.2002 tarihinde reşit kılınması istemiyle hasımsız olarak açtığı davanın, mahkemece kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

             4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 12. maddesi hükmüne göre onbeş yaşını dolduran küçük, kendi isteği ve velisinin rızasıyla mahkemece ergin kılınabilir.

             Aynı Kanunun 463. maddesinde vesayet makamının izninden sonra denetim makamının da izninin gerekli olduğu haller düzenlenmiş olup, vesayet altındaki kişinin ergin kılınması hali de bunlar arasında sayılmıştır.

             Mahkemece, vesayet ve denetim makamlarından izin alınmaksızın küçüğün ergin kılınmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

             SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 29.12.2004

—— • ——

             Yargıtay 18. Hukuk Dairesinden:

          Esas     : 2004/8816

          Karar   : 2004/9835

             Davacı Mahmut Altun ile davalı Nüfus Müdürlüğü arasındaki davada Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 22.10.2003 günlü ve 2003/695-792 sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Cumhuriyet Başsavcılığının 21.10.2004 gün ve Hukuk-2004/181969 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

 

YARGITAY   KARARI

 

             Dava, evliliğin devamı sırasında eşlerden birisi tarafından, nüfus kaydındaki doğum tarihinin düzeltilmesi istenilen küçüğe velayeten açılmış, mahkemece, diğer eşin katılması veya icazeti aranmadan davaya bakılıp kabulüne karar verilmiştir.

             Türk Medeni Kanununun 336 ncı maddesinde, (eşlerden herhangi birisine öncelik veya üstünlük tanınmadan) evlilik devam ettiği sürece ana ve babanın, velayeti birlikte kullanacağı öngörülmüş ve 342 nci maddesinde de anne ve babanın çocuğu velayetleri çerçevesinde temsil edecekleri ilkesi yine ayırım yapılmadan getirilmiş olup, kamu düzenini sağlamaya yönelik bulunan bu kuralların, Yasanın yürürlüğe girdiği 1 Ocak 2002 tarihinden önceki olaylara uygulanması da, 4722 sayılı Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Yasanın 2 nci maddesi hükmü gereğidir.

             Emredici nitelikteki bu Yasa kuralı evlilik birliği içinde velayetin kullanılması kapsamında ana ve baba tarafından çocuk adına açılacak tüm davalar yönünden de geçerlidir. Buna göre, asıl olan eşlerin birlikte dava açmaları ise de, bunlardan birisi tarafından açılacak davaya diğer eşin sonradan icazetini bildirip olumlu iradesini ortaya koyması ile velayetin birlikte kullanılması gerçekleşmiş olacağından yeterlidir. Diğer eşin katılımının veya rızasının sağlanamadığı davanın ise reddi gerekir.

             Bu bakımdan mahkemece davacıya, eşinin davaya katılmak ya da duruşmada hazır bulunmak suretiyle icazetini bildirmesi veya icazetini gösteren imzası noterden onaylı belge ibraz etmesi için süre verilip, bunun sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eşlerden birisinin istemi yeterli bulunarak davanın esası hakkında hüküm kurulmuş olması doğru görülmemiştir.

             Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 20.12.2004 gününde oybirliğiyle karar verildi.