Başbakanlık

Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır

 Kuruluş : 7 Ekim 1920

6 Kasım 2004

CUMARTESİ

Sayı : 25635

 

Å ÖNCEKİ

SONRAKİ

Æ

YASAMA BÖLÜMÜ

 

Kanun

5251 Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

 

YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

 

Bakanlar Kurulu Kararı

2004/8034 Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünce Kullanılmak Üzere Tohumluk Olmayan Beyaz Arpa İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar

 

Atama Kararı

— Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna Ait Atama Kararı

 

Yönetmelikler

— Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Planlama Uzman Yardımcılığı Eleme ve Giriş Sınavı ile Planlama Uzmanlığı Yeterlik Sınavı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik

— Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— Türk Standardları Enstitüsü Organlar Yönetmeliği

 

Tebliğ

— Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve Bildirim Sistemi Hakkında Tebliğ

 

YARGI BÖLÜMÜ

 

Anayasa Mahkemesi Kararı

— Anayasa Mahkemesinin E: 2003/86 (4969 Sayılı Kanun ile İlgili), K: 2004/6 Sayılı Kararı


YASAMA BÖLÜMÜ

Kanun

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun

Kanun No. 5251

Kabul Tarihi : 27.10.2004

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Tanımlar ve Görevler

Amaç

MADDE 1. — Bu Kanunun amacı, kadının insan haklarının korunması ve geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapmak, kadınların sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal yaşamdaki konumlarını güçlendirmek, hak, fırsat ve imkânlardan eşit biçimde yararlanmalarını sağlamak üzere Başbakanlığa bağlı Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün kurulması ile teşkilat, görev ve yetkilerine ilişkin esasları düzenlemektir.

Başbakan, Genel Müdürlüğün yönetimi ile ilgili yetkilerini gerekli gördüğü takdirde bir bakan vasıtasıyla kullanabilir.

Tanımlar

MADDE 2. — Bu Kanunda geçen;

a) Bakan : Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu Bakanı,

b) Genel Müdürlük : Kadının Statüsü Genel Müdürlüğünü,

c) Genel Müdür : Kadının Statüsü Genel Müdürünü,

d) Kurul : Kadının Statüsü Danışma Kurulunu,

İfade eder.

Görevler

MADDE 3. — Genel Müdürlüğün görevleri şunlardır:

a) Kadına karşı her türlü ayrımcılığı önlemek, kadının insan haklarını geliştirmek, kadını ekonomik, sosyal ve kültürel alanlarda etkin hale getirmek ve eğitim düzeyini yükseltmek amacıyla yapılacak her türlü çalışmaya destek vermek, bu konularda stratejiler geliştirmek, plan ve programları oluşturmak ve temel politikaların belirlenmesine katkıda bulunmak.

b) Kanunları ve idari düzenlemeleri görev alanı çerçevesinde izleyerek kadınların eşit hak ve fırsatlara ulaşmasını sağlayacak çalışmalar yapmak.

c) Kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve istismarın önlenmesi için çalışmalarda bulunmak; kadının aile ve sosyal yaşamdan kaynaklanan sorunlarının çözümüne destek oluşturmak.

d) Kadınlara kanunlarla verilen hakların tam ve eşit kullanılabilmesi ve kadın-erkek eşitliğinin toplumsal kalkınma sorunu olarak algılanması amacıyla kamuoyunu bilgilendirmek.

e) Sağlık, eğitim, kültür, çalışma ve sosyal güvenlik başta olmak üzere bütün alanlarda kadınların ilerlemesini sağlayıcı ve karar mekanizmalarına katılımını artırıcı çalışmalarda bulunmak.

f) Görev alanına giren konularda bilgi sistemleri, kütüphane ve/veya dokümantasyon merkezi kurmak, istatistikleri derlemek, görsel ve basılı yayınlar yapmak veya yaptırmak, eğitim amaçlı faaliyetlerde bulunmak, yurt içi ve yurt dışı kongre, seminer, toplantı ve benzeri etkinlikler düzenlemek.

g) Görev alanına giren konularda kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile işbirliği yapmak, koordinasyonu sağlamak.

h) İnceleme, araştırma ile uluslararası girişimlerden elde edilen bilgileri kamu politikalarının oluşumuna katkıda bulunması amacıyla uygulayıcı kurum ve kuruluşlara aktararak kuruluşların hizmetlerinin geliştirilmesine ve yeni hizmet modelleri oluşturulmasına katkıda bulunmak.

ı) 5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Kanun çerçevesinde, görev alanı ile ilgili kuruluş ve organizasyonlara üye olmak, gerçekleştirilecek her türlü çalışma ve etkinliğe katılmak, uluslararası sözleşmeler ile kararların getirdiği yükümlülükler doğrultusunda faaliyette bulunmak ve bu konuda gerekli raporları hazırlamak, kanunî düzenlemelerin yapılmasını sağlamaya yönelik çalışmalar yapmak.

i) Görev alanına giren konularda çalışmalarda bulunan uluslararası kuruluşların faaliyetlerini izlemek, alınan kararları ilgili kuruluşlara iletmek.

j) Çalışma alanı ile ilgili konularda yurt içi ve yurt dışında bilimsel araştırmalar yapmak ve yaptırmak, projeler geliştirmek, desteklemek, bunların uygulamaya konulmasını sağlamak ve uluslararası kuruluşlarla ortak projeler yürütmek.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Müdürlük Teşkilatı

Teşkilat

MADDE 4. — Genel Müdürlüğün teşkilatı; ana hizmet birimleri ile danışma ve yardımcı hizmet birimlerinden oluşur.

Genel Müdürlük teşkilatı ek (I) sayılı cetvelde gösterilmiştir.

Genel Müdür ve Genel Müdür Yardımcısı

MADDE 5. — Genel Müdür, Genel Müdürlüğün en üst amiri olup Genel Müdürlük hizmetlerini mevzuat hükümlerine, Genel Müdürlüğün amaç ve politikalarına, stratejik planına, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygun olarak düzenler ve yürütür.

Genel Müdür, bu Kanunda belirtilen hizmetlerin yürütülmesinden Başbakan veya Bakana karşı sorumludur.

Ana hizmet birimleri ile danışma birimleri ve yardımcı hizmet birimi arasındaki koordinasyonu sağlamak ve bu birimlerin denetiminde Genel Müdüre yardımcı olmak üzere, bir Genel Müdür Yardımcısı atanabilir. Genel Müdür Yardımcısı, Genel Müdür tarafından verilen görevleri yerine getirir ve Genel Müdüre karşı sorumludur.

Ana hizmet birimleri

MADDE 6. — Genel Müdürlüğün ana hizmet birimleri şunlardır:

a) Kadının Ekonomik Statüsünü Güçlendirme Daire Başkanlığı.

b) Kadının Sosyal Statüsünü Geliştirme Daire Başkanlığı.

c) Dış İlişkiler Daire Başkanlığı.

d) İletişim, Dokümantasyon ve Yayın Daire Başkanlığı.

Kadının Ekonomik Statüsünü Güçlendirme Daire Başkanlığı

MADDE 7. — Kadının Ekonomik Statüsünü Güçlendirme Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Sürdürülebilir kalkınma politika, plân ve programlarını Genel Müdürlüğün görevleri çerçevesinde izlemek ve değerlendirmek.

b) Kadının istihdamını ve ekonomik kapasitesini artırıcı, ticarî faaliyetlerini güçlendirici ve kadın girişimciliğini özendirici çalışmalar yapmak.

c) Kadının kaynaklara ulaşımını, kalkınma sürecine ve çalışma hayatına etkin katılımını, kalkınmanın fırsat ve imkanlarından eşit biçimde yararlanmasını sağlayacak, ekonomik açıdan güçlendirecek çalışmalar yapmak.

d) Kadının ekonomik potansiyelini ortaya çıkarıcı çalışmalar yapmak.

e) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

Kadının Sosyal Statüsünü Geliştirme Daire Başkanlığı

MADDE 8. — Kadının Sosyal Statüsünü Geliştirme Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Kadın ve kız çocuklarına yönelik olumsuz kültürel tutum ve uygulamaları ortadan kaldıracak, aile ve toplumda güçlenmesini sağlayacak çalışmalar yapmak.

b) Kadın ve kız çocuklarının örgün ve yaygın eğitimin tüm aşamalarına katılımını sağlamak üzere çalışmalar yapmak, bu çalışmaları desteklemek ve eğitim programlarının fırsat eşitliği sağlayacak şekilde hazırlanmasına katkıda bulunmak veya katılmak.

c) Kadın sağlığı ve anne çocuk sağlığı hizmetlerinin etkin bir şekilde yürütülmesine katkıda bulunmak.

d) Kadınlara yönelik her türlü şiddet, taciz ve istismarın önlenmesi ve ortadan kaldırılmasına ilişkin çalışmalar yapmak, gerekli sosyal destek sistemlerinin oluşturulması ve güçlendirilmesini desteklemek.

e) Kadınların karar alma süreçlerine eşit katılımlarını sağlayacak çalışmalar yapmak.

f) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

Dış İlişkiler Daire Başkanlığı

MADDE 9. — Dış İlişkiler Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda çalışmalarda bulunan uluslararası kuruluşların toplantıları sonucunda ortaya çıkan belge ve yayınları izlemek, alınan kararları Genel Müdürlük birimlerine ve ilgili kuruluşlara iletmek.

b) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda uluslararası toplantılar düzenlemek.

c) Genel Müdürlüğün Avrupa Birliği ile ilgili yapacağı çalışmalarda diğer birimlerle koordinasyon sağlamak.

d) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

İletişim, Dokümantasyon ve Yayın Daire Başkanlığı

MADDE 10. — İletişim, Dokümantasyon ve Yayın Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Genel Müdürlüğün çalışma alanı ile ilgili konularda toplumsal duyarlılığı artırmak ve bilinç düzeyini yükseltmek amacıyla basılı ve görsel yayınlar hazırlamak veya hazırlatmak.

b) Medyada kadının yer alış biçimlerine ilişkin olarak çalışmalar yapmak.

c) Medyada ve yeni iletişim alanlarında kadınların konumlarını güçlendirecek çalışmalara katılmak ve desteklemek.

d) Kütüphane veya dokümantasyon merkezi kurmak, istatistik derlemek, yayın ve materyallerin ilgili kamu, özel ve sivil toplum kuruluşlarının kullanımına sunulması amacıyla sistem oluşturmak.

e) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

Danışma ve yardımcı hizmet birimleri

MADDE 11. — Genel Müdürlüğün danışma birimleri Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı ve Hukuk Müşavirliği, yardımcı hizmet birimi ise İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığıdır.

Strateji Geliştirme Daire Başkanlığı

MADDE 12. — Strateji Geliştirme Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Ulusal kalkınma strateji ve politikaları, yıllık program ve hükümet programı çerçevesinde Genel Müdürlüğün orta ve uzun vadeli strateji ve politikalarını belirlemek, amaçlarını oluşturmak üzere gerekli çalışmaları yapmak.

b) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda performans ve kalite ölçütleri geliştirmek.

c) Genel Müdürlük bütçesini stratejik plâna ve yıllık hedeflere göre hazırlamak; faaliyetlerinin bunlara uygunluğunu izlemek ve değerlendirmek.

d) Genel Müdürlüğün yönetimi ile hizmetlerin geliştirilmesi ve performansla ilgili bilgi ve verileri toplamak, analiz etmek, yorumlamak ve faaliyet raporlarını hazırlamak.

e) Üst yönetimin iç denetime yönelik işlevinin etkililiğini ve verimliliğini artırmak için gerekli hazırlıkları yapmak.

f) Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda, hizmetleri etkileyecek dış faktörleri incelemek, kurum içi kapasite araştırması yapmak, hizmetlerin etkililiğini ve tatmin düzeyini analiz etmek ve genel araştırmalar yapmak.

g) Yönetim bilgi sistemlerine ilişkin hizmetleri yerine getirmek.

h) Kurulun sekretarya hizmetlerini yürütmek.

ı) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

Hukuk Müşavirliği

MADDE 13. — Hukuk Müşavirliğinin görevleri şunlardır:

a) Başbakanlık, bakanlıklar, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile Genel Müdürlük birimlerinden gönderilen kanun, tüzük ve yönetmelik taslakları ile diğer hukukî konular hakkında görüş bildirmek.

b) Genel Müdürlüğün menfaatlerini koruyucu, anlaşmazlıkları önleyici hukuki tedbirleri zamanında almak, anlaşma ve sözleşmelerin bu esaslara uygun olarak yapılmasına yardımcı olmak.

c) 8.1.1943 tarihli ve 4353 sayılı Kanun hükümlerine göre adlî ve idarî davalarda gerekli bilgileri hazırlamak, taraf olduğu idarî davalarda Genel Müdürlüğü temsil etmek veya Genel Müdürlükçe hizmet satın alma yoluyla temsil ettirilen davaları takip ve koordine etmek.

d) Genel Müdürlüğün amaçlarını daha iyi gerçekleştirmesi, mevzuat, plân ve programlara uygun şekilde çalışmasını temin etmek amacıyla gerekli hukukî teklifleri hazırlamak ve Genel Müdüre sunmak.

e) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığı

MADDE 14. — İnsan Kaynakları ve Destek Hizmetleri Daire Başkanlığının görevleri şunlardır:

a) Genel Müdürlüğün insan gücü politikası ve planlaması konusunda çalışmalar yapmak ve tekliflerde bulunmak.

b) Genel Müdürlük personelinin atama, nakil, sicil, terfi, ücret, emeklilik ve benzeri özlük işlemlerini yürütmek.

c) Genel Müdürlüğün eğitim plânını hazırlamak, uygulamak ve değerlendirmek.

d) Genel Müdürlüğün ihtiyacı olan her türlü yapım, satın alma, kiralama, bakım ve onarım, arşiv, sağlık ve benzeri her türlü idarî ve malî hizmetleri yürütmek.

e) Taşınır ve taşınmaz mal kayıtlarını tutmak.

f) Genel Müdürlük sivil savunma ve seferberlik hizmetlerini plânlamak ve yürütmek.

g) Genel Müdürün vereceği benzeri görevleri yapmak.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kadının Statüsü Danışma Kurulu

Kadının Statüsü Danışma Kurulu

MADDE 15. — Kadının Statüsü Danışma Kurulu; Başbakan veya Bakanın başkanlığında; Adalet, İçişleri, Dışişleri, Maliye, Milli Eğitim, Sağlık, Tarım ve Köyişleri, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Sanayi ve Ticaret, Kültür ve Turizm bakanlıkları müsteşarları; Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı; Avrupa Birliği Genel Sekreteri; Devlet İstatistik Enstitüsü Başkanı; Devlet Personel Başkanı; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Başkanı; Türkiye Radyo ve Televizyon Kurumu Genel Müdürü; Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürü; Türkiye İş Kurumu Genel Müdürü; Özürlüler İdaresi Başkanı; Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürü ve Başbakanlık İnsan Hakları Başkanı veya görevlendirecekleri birer yetkili; üniversitelerin Kadın Çalışmaları Ana Bilim Dalı başkanlıkları ile Kadın Araştırma ve Uygulama merkezlerinden Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek en az dört öğretim üyesi; Kadının Statüsü Genel Müdürü, Genel Müdür Yardımcısı ve ana hizmet birimleri daire başkanları ile kadın hakları konusunda çalışmalarda bulunan beş sivil toplum kuruluşu temsilcisinden oluşur.

Sivil toplum kuruluşu temsilcileri Genel Müdürlükçe belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde üç yıl için seçilir. Üyeliği sona erenler yeniden seçilebilir.

Kurul yılda en az bir kez toplanır.

Kurulun sekretarya hizmetleri Genel Müdürlük tarafından yürütülür.

Kurul üyelerine 6245 sayılı Harcırah Kanunu hükümlerine göre ödeme yapılır.

Kurulun oluşumu ile çalışma usul ve esasları yönetmelikle belirlenir.

Kadının Statüsü Danışma Kurulunun görevleri

MADDE 16. — Kadının Statüsü Danışma Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Devletin ekonomik, sosyal, kültürel ve kadına ilişkin politikaları çerçevesinde kadının statüsü ile ilgili sorunları inceleyerek genel politikalar oluşturulmasına yardımcı olmak, plan ve programların uygulanması hususunda görüş bildirmek.

b) Devletin ekonomik, sosyal, kültürel ve kadın politikaları çerçevesinde plân ve yıllık programlara göre Genel Müdürlüğün görevlerini geliştirici tedbirleri belirlemek ve önerilerde bulunmak.

c) Başbakan veya görevlendireceği Bakan tarafından istenen, Genel Müdürlüğün veya Kurul üyelerinin teklif ettiği kadının statüsüne ilişkin konuları incelemek, değerlendirmek ve bu konularda görüş oluşturmak ve önerilerde bulunmak.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sorumluluk ve Yetkiler

Yöneticilerin sorumlulukları

MADDE 17. — Genel Müdürlüğün her kademedeki yöneticileri, yapmakla yükümlü oldukları hizmet ve görevleri, Genel Müdürün emir ve direktifleri doğrultusunda mevzuat hükümlerine, Genel Müdürlüğün amaçlarına, stratejik plânına, performans ölçütlerine ve hizmet kalite standartlarına uygun olarak yürütmekten bir üst kademeye karşı sorumludur.

Koordinasyon ve işbirliği

MADDE 18. — Genel Müdürlük; ana hizmet ve görevleriyle ilgili konularda kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve özel sektör ile işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktan sorumludur.

Yetki devri

MADDE 19. — Genel Müdür ve her kademedeki Genel Müdürlük yöneticileri, sınırlarını yazılı olarak açıkça belirlemek şartıyla yetkilerinden bir kısmını astlarına devredebilir. Yetki devri uygun araçlarla ilgililere duyurulur.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

Atama

MADDE 20. — 23.4.1981 tarihli ve 2451 sayılı Kanun hükümleri dışında kalan memurlardan Daire başkanları ve Hukuk Müşaviri, Genel Müdürün teklifi üzerine Başbakan veya Bakanın, diğer personel ise Genel Müdürün onayı ile atanır.

Kadrolar

MADDE 21. — Kadroların tespiti, ihdası, kullanımı ve iptali ile kadrolara ilişkin diğer hususlar 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre düzenlenir.

Kadının Statüsü Uzmanlığı ve Kadının Statüsü Uzman Yardımcılığı

MADDE 22. — Genel Müdürlük, bu Kanunda sayılan görevlerin yerine getirilmesinde Kadının Statüsü Uzmanı ve Kadının Statüsü Uzman Yardımcısı istihdam eder. Kadının Statüsü Uzman Yardımcılığına atanabilmek için, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48 inci maddesinde sayılan şartlara ek olarak aşağıdaki nitelikler aranır:

a) En az dört yıllık eğitim veren yüksek öğretim kurumlarının istatistik, sosyoloji, felsefe, psikoloji bölümleri ile iktisadî ve idarî bilimler, siyasal bilgiler, iletişim, hukuk, işletme ve iktisat fakülteleri, ev ekonomisi ve sosyal hizmetler yüksekokulu veya bunlara denkliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen yurt içindeki ve yurt dışındaki yüksek öğretim kurumlarından mezun olmak.

b) Yapılacak yarışma ve yeterlik sınavında başarılı olmak.

c) Sınavın yapıldığı yılın ocak ayının ilk gününde otuz yaşını doldurmamış olmak.

d) Kamu personeli dil sınavında en az (C) düzeyinde başarılı olmak.

Kadının Statüsü Uzman Yardımcılığına atananlar; üç yıl çalışmak, olumlu sicil almak ve tez hazırlamak kaydıyla açılacak yeterlik sınavına girme hakkını elde ederler. Sınavda başarılı olanlar Kadının Statüsü Uzmanı unvanını kazanırlar. Yeterlik sınavında başarı gösteremeyenler bir yıl içinde ikinci kez sınava tâbi tutulurlar. İki defa başarı gösteremeyenler, Genel Müdürlükteki memur kadrolarına atanırlar.

Kadının Statüsü uzmanları ve Kadının Statüsü Uzman yardımcılarının mesleğe alınmaları, yetiştirilmeleri, yarışma sınavı, tez hazırlama ve yeterlik sınavı ile eğitimleri yönetmelikle düzenlenir.

Personel rejimi

MADDE 23. — Genel Müdürlükte Genel Müdür, Genel Müdür Yardımcısı, Daire Başkanı, Hukuk Müşaviri, Kadının Statüsü Uzmanı, Kadının Statüsü Uzman Yardımcısı kadroları karşılık gösterilmek kaydıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve diğer kanunların sözleşmeli personel hakkındaki hükümlerine bağlı olmaksızın sözleşmeli olarak çalıştırılabilir. Bu suretle çalıştırılacakların sözleşme usul ve esasları ile unvanlar itibarıyla yer alan taban ve tavan ücretleri ve her çeşit ödemeler Bakanlar Kurulunca tespit edilir. Başbakanlık merkez teşkilatında sözleşmeli olarak çalıştırılan emsali personelin yararlandığı ücret artışlarından Genel Müdürlükte çalışan sözleşmeli personel de aynen yararlandırılır. Söz konusu personele, çalıştıkları günlerle orantılı olarak (hastalık ve yıllık izinleri dahil) ocak, nisan, temmuz ve ekim aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarında ikramiye ödenir. Bunlardan üstün gayret ve çalışmaları sonucunda emsallerine göre başarılı çalışma yaptıkları tespit edilenlere Genel Müdürün teklifi, ilgili Bakanın uygun görüşü üzerine Başbakan onayı ile haziran ve aralık aylarında birer aylık sözleşme ücreti tutarına kadar teşvik ikramiyesi ödenebilir. Kadro karşılığı sözleşme ile çalıştırılacak personel, istekleri üzerine T. C. Emekli Sandığı ile ilgilendirilir.

Genel Müdürlük kadrolarında çalışan memurlar, Başbakanlık personelinin yararlandığı fazla çalışma ücretinden aynı usul ve esaslara göre yararlanır.

Sözleşme ile araştırma, etüt ve proje yaptırma

MADDE 24. — Genel Müdürlük görevleri ile ilgili olarak ulusal ve uluslararası bilimsel araştırma, etüt, film ve proje gibi işleri, üniversite öğretim elemanları ile yerli ve yabancı gerçek ve tüzel kişilere sözleşme ile yaptırabilir.

Genel Müdürlük, görev alanına giren konularda üniversiteler veya uzman kurum ve kuruluşlardan danışmanlık hizmeti satın alabilir.

Bu konulara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir.

Görevlendirme

MADDE 25. — Genel Müdürlüğün görev alanı ile ilgili konularda genel bütçe kapsamındaki kamu idarelerinde çalışanlar, kendilerinin ve kurumlarının muvafakati ile Genel Müdürlükte görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilen personel, kurumundan izinli sayılır ve asıl kadrosu ile ilgisi devam eder. Bunların terfileri başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kurumlarınca yapılır. Bu hükme göre görevlendirilenler, görev sürelerince, görevlendirmeye ilişkin belgede belirtilmek kaydıyla malî ve sosyal haklarını görevlendirildikleri kurumdan alabileceği gibi kadrolarının bulunduğu kurumdan da alabilirler.

Görevlendirilecek personel sayısı, mevcut personelin yüzde onunu aşamaz.

Değiştirilen hükümler

MADDE 26. — 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun;

a) Değişik 36 ncı maddesinin, Ortak Hükümler bölümünün (A) bendinin değişik (11) numaralı fıkrasına "Özürlüler Uzman Yardımcıları" ibaresinden sonra gelmek üzere "Kadının Statüsü Uzman Yardımcıları", "Özürlüler Uzmanlığına" ibaresinden sonra gelmek üzere "Kadının Statüsü Uzmanlığına" ibaresi,

b) "Zam ve tazminatlar" başlıklı 152 nci maddesinin değişik "II-Tazminatlar" fıkrasının "(A) Özel Hizmet Tazminatı" bendinin (i) alt bendine "Özürlüler Uzmanları" ibaresinden sonra gelmek üzere "Kadının Statüsü uzmanları" ibaresi,

c) Ek göstergelere ilişkin eki (I) sayılı cetvelin "I- Genel İdare Hizmetleri Sınıfı" bölümünün (h) bendine "Özürlüler Uzmanı" ibaresinden sonra gelmek üzere "Kadının Statüsü uzmanları" ibaresi,

Eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1. — Bu Kanunun yayımlandığı tarihte, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğüne ait her türlü haklar ve yükümlülükler ile Genel Müdürlükçe kullanılan bütün demirbaş ve döşeme, eşya, taşınır ve taşınmaz mallar ile taşıtlar bu Kanunla kurulan Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne devredilmiş sayılır.

Genel Müdürlüğün 2004 Malî Yılı harcamaları, 2004 Malî Yılı Bütçe Kanununun ilgili bölümünde Maliye Bakanlığınca yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğünün 2004 yılı Başbakanlık bütçesinde yer alan ödeneklerinden karşılanır.

GEÇİCİ MADDE 2. — Ekli (1) sayılı listede yer alan kadrolar ihdas edilerek 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin eki (I) sayılı cetvele "Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü" bölümü olarak eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 3. — Anayasa Mahkemesince iptal edilen 536 sayılı Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin ilgili hükümleri uyarınca Kadın ve Sosyal Hizmetler Müsteşarlığı kadrolarına atamaları yapılmış olan memurlardan bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü kadrolarında yer alan memurlar ile fiilen bu Genel Müdürlükte görev yapmakta olan anılan Müsteşarlığın diğer memurlarından kadro ve unvanları değişmeyenler bu Kanunla ihdas edilen kadrolara hiçbir işlem yapılmaksızın atanmış sayılır. Kadro ve görev unvanı aynı olanların atamasında, ihdas edilen kadro sayısının personel sayısından az olması durumunda, Genel Müdürlükte geçen hizmet süresi fazla olanların öncelik hakkı vardır.

Bu Kanun uyarınca yapılacak düzenleme nedeniyle kadro unvanı değişen veya kaldırılanlar ile kadro ve unvanı değişmediği halde yukarıdaki fıkra uyarınca atanmış sayılamayanlar, durumlarına uygun kadrolara altı ay içinde atanırlar. Atamaları yapılıncaya kadar Genel Müdürlükçe ihtiyaç duyulan işlerde görevlendirilebilirler. Bunlar yeni bir kadroya atanıncaya kadar, eski kadrolarına ait aylık, ek gösterge ve her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî haklarını almaya devam ederler. Söz konusu personelin, atandıkları yeni kadroların aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatlar ile diğer malî hakları toplamının net tutarı, eski kadrolarına bağlı olarak en son ayda almakta oldukları aylık, ek gösterge, her türlü zam ve tazminatları ile diğer malî hakları toplamı net tutarından az olması halinde, aradaki fark giderilinceye kadar atandıkları kadrolarda kaldıkları sürece herhangi bir kesintiye tâbi tutulmaksızın tazminat olarak ödenir.

İkinci fıkra uyarınca ataması yapılamayan personel, altı aylık sürenin bitiminden itibaren beş gün içerisinde Devlet Personel Başkanlığına liste halinde bildirilir. Bu personel Devlet Personel Başkanlığınca 24.11.1994 tarihli ve 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesinin iki, üç, dört ve beşinci fıkralarında belirtilen esas ve usuller çerçevesinde diğer kamu kurum ve kuruluşlarına nakledilirler. Ancak, 4046 sayılı Kanunun 22 nci maddesi uyarınca Özelleştirme Fonundan karşılanması öngörülen ödemeler Genel Müdürlük tarafından karşılanır.

GEÇİCİ MADDE 4 Bir defaya mahsus olmak ve ekli (1) sayılı listede yer alan "Kadının Statüsü Uzmanı" unvanlı serbest kadro adedinin beşte birini geçmemek üzere; bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü kadrolarında, fiilen en az beş yıl görev yapmış olan ve halen görevde bulunan personelden, bu Kanunun 22 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan öğrenim şartını taşıyanlar, Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren iki ay içerisinde yazılı olarak başvurmaları kaydıyla, Genel Müdürlüğün görev alanına giren konularda onsekiz ay içerisinde hazırlayacakları tezin, Genel Müdürün başkanlığında oluşturulacak, üyelerinden en az ikisi ilgili öğretim üyesi olan beş kişilik komisyonca başarılı kabul edilmesi halinde başarı sıralarına göre durumlarına uygun Kadının Statüsü Uzmanlığı kadrolarına atanırlar.

Bu madde uyarınca başvuruda bulunanlar hakkında geçici 3 üncü maddenin ikinci fıkrası, uzmanlığa atanıncaya veya uzmanlığa atanamayacakları kesinleşinceye kadar uygulanır. Uzmanlığa atanamayacakları kesinleşenler hakkında ise geçici 3 üncü maddenin üçüncü fıkrası uygulanır.

GEÇİCİ MADDE 5. — Bu Kanunla öngörülen yönetmelikler altı ay içinde hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu süre zarfında mevcut mevzuatın bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Diğer mevzuatta Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğüne yapılmış olan atıflar Kadının Statüsü Genel Müdürlüğüne yapılmış sayılır.

Yürürlük

MADDE 27. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 28. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

 

5/11/2004

 

(I) SAYILI CETVEL

KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ TEŞKİLÂTI

 

 

 

Genel Müdür

 

 

 

Genel Müdür

Yardımcısı

Ana Hizmet Birimi

Danışma Birimi

Yardımcı Hizmet Birimi

1-Genel Müdür

1-Genel Müdür

1- Kadının Ekonomik Statüsünü

1-Hukuk

1-İnsan Kaynakları ve

 

Yardımcısı

Güçlendirme Daire Başkanlığı

Müşavirliği

Destek Hizmetleri Daire

 

 

2- Kadının Sosyal Statüsünü

2-Strateji Geliştirme

Başkanlığı

 

 

Geliştirme Daire Başkanlığı

Daire Başkanlığı

 

 

 

3- Dış İlişkiler Daire Başkanlığı

 

 

 

 

4- İletişim, Dokümantasyon ve

 

 

 

 

Yayın Daire Başkanlığı

 

 

 

 

(1) SAYILI LİSTE

İHDAS EDİLEN KADROLAR

 

KURUMU : KADININ STATÜSÜ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TEŞKİLÂTI : MERKEZ

 

 

 

 

SERBEST

TUTULU

 

 

 

 

KADRO

KADRO

 

SINIFI

UNVANI

DERECESİ

ADEDİ

ADEDİ

TOPLAM

GİH

Genel Müdür

1

1

 

1

GİH

Genel Müdür Yardımcısı

1

1

 

1

GİH

Daire Başkanı

1

6

 

6

GİH

Hukuk Müşaviri

1

1

 

1

GİH

Kadının Statüsü Uzmanı

1

10

5

15

GİH

Kadının Statüsü Uzmanı

5

10

5

15

GİH

Kadının Statüsü Uzman Yardımcısı

7

9

 

9

GİH

Kadının Statüsü Uzman Yardımcısı

9

9

 

9

GİH

Şube Müdürü

1

3

 

3

GİH

Mütercim

7

2

 

2

GİH

Kütüphaneci

5

2

 

2

GİH

Ayniyat Saymanı

1

1

 

1

GİH

Çözümleyici

7

1

 

1

GİH

Programcı

7

1

 

1

GİH

Bilgisayar İşletmeni

4

1

 

1

GİH

Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni

3

1

 

1

GİH

Veri Hazırlama Kontrol İşletmeni

5

1

 

1

GİH

Memur

5

10

 

10

GİH

Sekreter

5

1

 

1

GİH

Ambar Memuru

5

1

 

1

GİH

Santral Memuru

7

1

 

1

THS

Teknisyen

7

1

 

1

GİH

Şoför

5

2

 

2

GİH

Koruma ve Güvenlik Görevlisi

7

2

 

2

GİH

Koruma ve Güvenlik Görevlisi

10

1

 

1

 

TOPLAM

 

79

10

89

Sayfa Başı


YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Bakanlar Kurulu Kararı

Karar Sayısı : 2004/8034

Ekli “Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünce Kullanılmak Üzere Tohumluk Olmayan Beyaz Arpa İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar”ın yürürlüğe konulması; Devlet Bakanlığı’nın 13/10/2004 tarihli ve 58294 sayılı yazısı üzerine, 20/2/1930 tarihli ve 1567 sayılı Kanunun değişik 1 inci, 14/5/1964 tarihli ve 474 sayılı Kanunun değişik 2 nci, 6/5/1986 tarihli ve 3283 sayılı Kanunun 2 nci, 27/10/1999 tarihli ve 4458 sayılı Kanunun 55 inci maddeleri ile 2/2/1984 tarihli ve 2976 sayılı Kanun hükümlerine göre, Bakanlar Kurulu’nca 15/10/2004 tarihinde kararlaştırılmıştır.

 

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

 

 

 

Başbakan

 

 

 

A.GÜL

A. ŞENER

M. AYDIN

B. ATALAY

Dışişleri Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd.

Devlet Bak. ve Başb. Yrd. V.

Devlet Bakanı

A. BABACAN

M. AYDIN

G. AKŞİT

K. TÜZMEN

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

Devlet Bakanı

C. ÇİÇEK

M. V.GÖNÜL

A.AKSU

K.UNAKITAN

Adalet Bakanı

Milli Savunma Bakanı

İçişleri Bakanı

Maliye Bakanı

H.ÇELİK

Z. ERGEZEN

R.AKDAĞ

B. YILDIRIM

Milli Eğitim Bakanı

Bayındırlık ve İskan Bakanı

Sağlık Bakanı

Ulaştırma Bakanı

S.GÜÇLÜ

M. BAŞESGİOĞLU

C. ÇİÇEK

 

Tarım ve Köyişleri Bakanı

Çalışma ve Sos. Güv. Bakanı

Sanayi ve Ticaret Bakanı V.

 

M.H.GÜLER

E. MUMCU

O. PEPE

 

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

Kültür ve Turizm Bakanı

Çevre ve Orman Bakanı

 

Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğünce Kullanılmak Üzere Tohumluk Olmayan Beyaz Arpa İthalatında Tarife Kontenjanı Uygulanması Hakkında Karar

Madde 1 - 10/5/2004 tarihli ve 2004/7333 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı eki "İthalatta Kota ve Tarife Kontenjanı İdaresi Hakkında Karar" çerçevesinde, aşağıdaki tabloda gümrük tarife istatistik pozisyonu belirtilen tohumluk olmayan beyaz arpa ithalatında, 250.000 ton tarife kontenjanı açılmış olup, söz konusu kontenjan ihtiyaç duyulması halinde ithal edilmek üzere, Toprak Mahsulleri Ofisi Genel Müdürlüğüne tahsis edilmiştir.

G.T.İ.P.

Madde İsmi

Uygulanacak Gümrük Vergisi (%)

Tarife Kontenjanı Dönemi Sonu

1003.00.90.00.11

Beyaz arpa

0

31/5/2005

Madde 2 - 1 inci maddede belirtilen tarife kontenjanı çerçevesinde yapılacak ithalatta, aynı madde kapsamı listede gösterilen gümrük vergisi, bunun dışında yapılacak ithalatta ise İthalat Rejimi Kararı çerçevesinde söz konusu madde için tespit edilen gümrük vergisi uygulanır.

Madde 3 - Tarife kontenjanı kapsamında yapılacak ithalat için Dış Ticaret Müsteşarlığınca (İthalat Genel Müdürlüğü) ithal lisansı düzenlenir. İthal lisansının gümrük yükümlülüğünün doğduğu tarihte ilgili gümrük idaresine ibrazı gerekmektedir.

Madde 4 - Dış Ticaret Müsteşarlığınca düzenlenen ithal lisansı, 31/5/2005 tarihine kadar geçerli olup, bu süre uzatılmaz.

Madde 5 - Bu Karar kapsamında ithal edilecek ürünün, ithal lisansının geçerlilik süresi içerisinde serbest dolaşıma girmesi şarttır.

Madde 6 - İthal lisansı üçüncü kişilere devredilemez.

Madde 7 - Bu Kararda yer almayan hususlarda, İthalat Rejimi Karan ve diğer ilgili mevzuat hükümleri uygulanır.

Madde 8 - Bu Karar 31/5/2005 tarihine kadar geçerli olmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 9 - Bu Karar hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.

Sayfa Başı


Atama Kararı

Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu Başkanlığından:

İdarî Yargı hâkimlerinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanununa göre atanmalarına ilişkin kararname aşağıda gösterilmiştir.

KARAR: 26.10.2004 / 113

1 - İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, İstanbul Vergi Mahkemesi Üyesi 26623 Şinasi BARUTÇU,

İstanbul Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, İstanbul İdare Mahkemesi Üyesi 26677 Yüksel DAĞ,

Gaziantep Vergi Mahkemesi Üyeliğine, İstanbul Vergi Mahkemesi Üyesi 26743 Bekir BAHŞİ,

Aydın Bölge İdare Mahkemesi Başkanlığına, Aydın Vergi Mahkemesi Başkanı 26762 Zeynel ILICA,

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, Aydın Bölge İdare Mahkemesi Başkanı 26763 Adviye ŞAHİN,

Ankara Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi Üyesi 27041 Sema AKIN,

Tekirdağ Vergi Mahkemesi Başkanlığına, İstanbul Vergi Mahkemesi Üyesi 27365 Hülya Benian ATEŞ,

Sakarya Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, İstanbul İdare Mahkemesi Üyesi 27475 Nilgün KURTOĞLU,

İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, İzmir İdare Mahkemesi Üyesi 28015 Mustafa Kemal AKA,

Aydın Vergi Mahkemesi Başkanlığına, Trabzon Bölge İdare Mahkemesi Üyesi 32741 Kenan AYAZ,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara İdare Mahkemesi Üyesi 33592 Nermin ZEĞEREK,

Kastamonu İdare Mahkemesi Başkanlığına, Kırıkkale Bölge İdare Mahkemesi Üyesi 33593 Aydemir TUNÇ,

Erzurum Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, Adana Vergi Mahkemesi Üyesi 33614 Resul ÇOMOĞLU,

Sakarya Vergi Mahkemesi Başkanlığına, Edirne Bölge İdare Mahkemesi Üyesi 33623 Ayhan DERİN,

Diyarbakır Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, Diyarbakır Vergi Mahkemesi Başkanı 33766 Metin ARITI,

Çorum İdare Mahkemesi Başkanlığına, Çorum Vergi Mahkemesi Başkanı 33804 Fatih TERZİ,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara İdare Mahkemesi Üyesi 37817 Ayşen BAL,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara İdare Mahkemesi Üyesi 37820 Arzu BOZKURT ŞEN,

Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi Üyeliğine, Gaziantep Vergi Mahkemesi Üyesi 37822 Nazik TEZEN,

Anayasa Mahkemesi Raportörlüğüne, Danıştay Tetkik Hâkimi 37833 Ülkü Müge KADIGİL,

Diyarbakır Vergi Mahkemesi Başkanlığına, Diyarbakır Vergi Mahkemesi Üyesi 37839 Şebnem ERDOĞAN,

Kastamonu İdare Mahkemesi Üyeliğine, Aydın İdare Mahkemesi Üyesi 37847 Sait ŞAHİN,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara İdare Mahkemesi Üyesi 37885 Hürriyet MİCOZKADIOĞLU,

Diyarbakır Vergi Mahkemesi Üyeliğine, Antalya Vergi Mahkemesi Üyesi 37923 Levent HATİPOĞLU,

Çorum İdare Mahkemesi Üyeliğine, Çorum Vergi Mahkemesi Üyesi 37928 Kemal KUKU,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara Vergi Mahkemesi Üyesi 37982 Serap ERKAN,

Kastamonu İdare Mahkemesi Üyeliğine, Ankara İdare Mahkemesi Üyesi 37987 Şahap Güven BOYDAK,

Çorum İdare Mahkemesi Üyeliğine, Çorum Vergi Mahkemesi Üyesi 38001 Sadık AKGÜL,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara Vergi Mahkemesi Üyesi 38025 Gülbin GÜNHAN,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, Ankara İdare Mahkemesi Üyesi 38048 Muhammed Önder TEKİN,

İzmir İdare Mahkemesi Üyeliğine, İzmir Vergi Mahkemesi Üyesi 38055 Mürsel İYİDOĞAN,

İzmir İdare Mahkemesi Üyeliğine, İzmir Vergi Mahkemesi Üyesi 38441 Ahmet ALP,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, İstanbul İdare Mahkemesi Üyesi 38456 Cengiz MASYAN,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, İstanbul İdare Mahkemesi Üyesi 42971 Zeynep KARAKOÇ,

Danıştay Tetkik Hâkimliğine, İstanbul Vergi Mahkemesi Üyesi 42979 Aydın AKGÜL,

Naklen atanmışlardır.

Sayfa Başı


Yönetmelikler

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığından:

Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Planlama Uzman Yardımcılığı Eleme ve Giriş Sınavı ile Planlama Uzmanlığı Yeterlik Sınavı Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Yönetmelik

MADDE 1 — 24/8/2001 tarihli ve 24503 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Planlama Uzman Yardımcılığı Eleme ve Giriş Sınavı ile Planlama Uzmanlığı Yeterlik Sınavı Yönetmeliğinin 10/5/2003 tarihli ve 25104 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelikle değişik 13 üncü maddesinin ikinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Nihai değerlendirmede 70 ve üzeri puan aldığı tespit olunan adaylar başarılı sayılarak bunların atamaları sınavda aldıkları başarı puanı sıralamasına göre yapılır. Ancak, belli bir öğrenim dalının ilan edilen sayısı kadar adayın başarılı olamaması nedeniyle boş kalan kontenjanlar, sınav kurulunun uygun görüşü ile, başka bir öğrenim dalından sınava katılıp başarılı olmuş adayların sınavdaki başarı sırasına göre atanması suretiyle doldurulabilir."

MADDE 2 — Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin birinci fıkrasına bu fıkranın ilk cümlesinden önce gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Uzman Yardımcısı, tezini, Planlama Uzmanlığı Mesleki Yeterlik ve Tez Yazım Kılavuzu’nda belirtilen şekil ve içerikle ilgili ilkelere uygun olarak hazırlamak zorundadır."

Yürürlük

MADDE 3 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 4 — Bu Yönetmelik hükümlerini, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakan yürütür.

—— • ——

Kültür ve Turizm Bakanlığından:

Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE —- 8/11/2001 tarihli ve 24577 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Bandrol Uygulamasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 3 üncü maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Madde 3 — Bu Yönetmelik, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun değişik 81 inci ve Geçici 7 nci maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır."

MADDE 2 — Aynı Yönetmeliğin 4 üncü maddesinin (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"g) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,"

MADDE 3 — Aynı Yönetmeliğin 5 inci maddesinin beşinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir:

"Bu eser nüshalarına bandrol verilebilmesi için eserlerin kayıt ve tescilinin yapılmış olması gerekir."

MADDE 4 — Aynı Yönetmeliğin 6 ncı maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Madde 6 — Bandroller Bakanlık tarafından bastırılır. Sinema ve müzik eseri nüshalarında kullanılan bandroller İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünden temin edilir. Süreli olmayan yayınlar için kullanılan bandroller İstanbul’da İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünden diğer illerde ise il kültür ve turizm müdürlüklerinden temin edilir.

Bakanlık belirleyeceği satış fiyatı üzerinden meslek birlikleri aracılığıyla veya uygun gördüğü takdirde tespit edeceği başka yerlerde de bandrol satışı yapabilir. Fikir ve sanat eserlerinin çoğaltılmış nüshaları veya bu eserleri içeren yapımlarda kullanılacak bandrollerin türü ve özellikleri Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünce belirlenir ve her türdeki bandrol satışı söz konusu Genel Müdürlük tarafından da yapılabilir.

Bandrol verilebilmesi için Bakanlığa hak sahiplerince bir taahhütnamenin ibraz edilmesi gerekir. Bu taahhütnamenin;

a) Eser veya fonogram veya süreli olmayan yayın, (adı, dili, yapım yılı ve benzeri)

b) Çoğaltım yapan tüzel kişi ve/veya ithalat yapılıyorsa ithalatçı firma,

c) Çoğaltım sayısı,

d) Talep edilen bandrol sayısı,

e) Devralınan veya kullanım yetkisi verilen haklar, kapsamı ve süreleri,

ile ilgili bilgileri ve gerekli görülen diğer bilgileri içermesi ve beyan edilen bu bilgilerin eksik veya yanlış olması halinde her türlü hukuki ve cezai sorumluluğun üstlenildiğinin belirtilmesi zorunludur. Ayrıca uygulamada ortaya çıkabilecek sorunların giderilmesi bakımından Bakanlık; vergi numarası, ticaret sicil kaydı, sözleşme, bandrol talebinde bulunanların yapımcılık, yayıncılık gibi alanlarda faaliyette bulunduklarını gösterir ve ilgili meslek birliklerince veya Bakanlıkça uygun görülecek kuruluşlarca tanzim edilebilecek belgeleri de isteyebilir. Bandrol teminine ilişkin tüm belgelerin ibrazından itibaren en geç on iş günü içinde başkaca bir işleme gerek kalmaksızın bandrol verilir. Beyana müstenit yapılan bu işlemlerden Bakanlık sorumlu tutulamaz.

Sinema ve müzik eserlerine ilişkin yapımların tespit edildiği taşıyıcı materyallere bandrol alınabilmesi için bu yapımların kayıt-tescil edilmiş olmaları zorunludur. Bu yapımlara ilişkin ek bandrol taleplerinde, yukarıdaki fıkrada bahsi geçen taahhütnameye gerek kalmaksızın teslim tutanağı ile bandrol verilebilir.

5846 sayılı Kanunun 23 üncü maddesi çerçevesinde yayma hakkının devralınması ile yurt dışından ithal edilen veya 5846 sayılı Kanunun 48 inci maddesi çerçevesinde yayınevlerince mali hakları devralınmış eğitim amaçlı süreli olmayan yayınlar için toplu olarak bandrol alınabilir. Toplu olarak bandrol alan yayınevlerinin bu bandrolleri; süreli olmayan yayınlara sevkiyat veya satış sırasında yapıştırmaları ve hangi yayınlarda veya dizilerde kullandıklarını en geç bir ay içinde Bakanlığa bildirmeleri gerekir.

Süreli olmayan yayınlarda kullanılacak bandroller bandrol talebinde bulunanların faaliyet merkezlerinin bulunduğu illerden veya hak sahibi gerçek veya tüzelkişinin yazılı olarak Bakanlığa bildireceği illerden alınır.

Sinema ve müzik eserlerini içeren yapımların tespit edildiği kaset, CD, VCD, DVD gibi taşıyıcı materyallerin tespit ve çoğaltımını gerçekleştiren dolum tesisleri hak sahiplerince yetkilendirilmiş olmaları kaydıyla ve Bakanlıkça belirlenecek esaslar çerçevesinde toplu bandrol alırlar. Toplu bandrol alan dolum tesisleri, her ay Bakanlığa, bu bandrollerin hangi eser ve yapımlar için kullanıldığını gösterir dökümlü rapor vermek ve düzenledikleri faturaları ibraz etmek zorundadır. Dolum tesislerinin toplu bandrol alımı ve bu uygulamaya ilişkin yürüttükleri iş ve işlemler Bakanlıkça denetlenir. Bakanlık bu denetimi ilgili alan meslek birlikleri temsilcilerinin de yer alacağı bir komisyon aracılığıyla da yapabilir.

Tamamı bir defada ticari dolaşıma giren ve birbirini takip eden nüsha ve materyallere tespit edilmiş ayrılmaz bir bütün arz eden eserler için tek bir bandrol alınabilir. Bu durumda, söz konusu nüsha ve materyaller birbirinden ayrı satılamaz ve bu husus 12 puntodan küçük olmayacak şekilde nüsha ve materyaller ile ambalajları üzerinde belirtilir."

MADDE 5 — Aynı Yönetmeliğin 7 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Bilgisayar Oyunları ile Bilgisayar Programlarında ve Veri Tabanlarında Bandrol Kullanımı

Madde 7 — Tespit edildiği materyale bakılmaksızın, elektronik, mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle hareketli görüntüler dizisi içeren bilgisayar oyunlarında bandrol kullanılması zorunludur.

Hak sahibi gerçek ve tüzel kişilerin talebi halinde bilgisayar programları ve veri tabanlarında da bandrol kullanılması zorunludur. Ancak, bilgisayar programlarına ve veri tabanlarına bandrol verilebilmesi için bu eserlerin kayıt ve tescilinin yapılmış olması gerekir.

Bilgisayar oyunları ile bilgisayar programları ve veri tabanları için kullanılacak bandroller Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğünden veya İstanbul Telif Hakları ve Sinema Müdürlüğünden temin edilir. Bandrol teminine ilişkin diğer hususlarda ise bu Yönetmeliğin 6 ncı maddesi hükümleri uygulanır."

MADDE 6 — Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Madde 9 — Bakanlık ile mülkî idare amirleri bandrollenmesi zorunlu olan nüshaların ve süreli olmayan yayınların, bandrollü olup olmadıklarını her zaman denetleyebilir. Gerekli görüldüğünde, mülkî idare amirleri re'sen veya Bakanlığın talebi ile bu denetimi gerçekleştirmek üzere illerde denetim komisyonu oluşturabilir. Kanunun 81 inci maddesinde belirtilen ihlâllerde, genel kolluk ve zabıta; re'sen ve/veya hak sahipleri, komisyon, meslek birlikleri, Bakanlık veya ilgili diğer kanunlarla kendisine yetki ve görev verilmiş olanların ihbarı üzerine harekete geçer. Usulsüz ve izinsiz olarak çoğaltılmış ve yayılmış nüsha ve yayınlar ile bunları çoğaltmaya yarayan her türlü araç ve diğer delillere ilişkin olarak Kanunun 81 inci maddesi hükümleri uygulanır.

Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların da yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışı yasaktır. Bu nüshaların da; zabıta ve genel kolluk tarafından görüldüğü yerde el konularak yetkili mercilere gönderilmesi zorunludur. Bu şekilde toplanan nüsha ve yayınlar il kültür ve turizm müdürlüklerine intikal ettirilerek muhafazası sağlanır. Bunların satış veya diğer yollarla değerlendirilme şekli ilgili alan meslek birliklerinin de görüşlerini almak suretiyle Bakanlıkça belirlenir."

MADDE 7 — Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 9/A ve 9/B maddeleri eklenmiştir:

"Denetim Komisyonu

Madde 9/A — Bu Yönetmeliğin 9 uncu maddesi çerçevesinde gerektiğinde mülki idare amirleri tarafından re’sen veya Bakanlığın talebi üzerine illerde oluşturulacak Denetim Komisyonları, öncelikle genel kolluk ve zabıta temsilcilerinden teşekkül ettirilir. İhtiyaç görülmesi halinde, Bakanlık ve ilgili alan meslek birlikleri temsilcileri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapanlar da komisyonlarda görevlendirilebilir.

Denetim Komisyonu üyelerinin öncelikli görevlerini komisyonun iş ve işlemleri oluşturur. İhtiyaç halinde, mülki idare amirlerince aynı esaslar çerçevesinde Denetim Komisyonuna bağlı alt komisyonlar oluşturulabilir.

Komisyonun üye sayısı ve komisyon başkanı Mülki İdare Amirince belirlenir. Komisyon başkanı, komisyonun toplantılarını yönetir, yıllık denetim ve çalışma programını hazırlar, denetime çıkar veya denetim yapacak kişileri görevlendirir, aylık denetim ve yıllık genel faaliyet raporları düzenleyerek Mülki İdare Amiri ile Bakanlığa sunar.

Komisyon yaptığı denetimler esnasında, bandrol uygulamasına ilişkin olarak Kanun ve bu Yönetmelik hükümlerinin ihlal edildiğini tespit ettiği takdirde, 9 uncu madde hükümlerinin uygulanmasını teminen derhal genel kolluk veya zabıtayı harekete geçirir.

Komisyonun çalışma koşullarına ve denetim faaliyetlerine ilişkin giderler Bakanlıkça karşılanır."

"Taahhütnamenin Saklanması Yükümlülüğü

Madde 9/B — Bandrol yapıştırılması zorunlu nüshaların tespit edilmesi ve çoğaltılmasına ilişkin materyalleri üreten ve/veya bu materyallerin dolum ve çoğaltımını yapan yerler, bu Yönetmelikte bahsi geçen taahhütnamenin bir kopyasını almak, saklamak ve istendiğinde yetkili makamlara ibraz etmekle yükümlüdür."

MADDE 8 — Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir:

"Bandrollenmemiş Nüsha ve Yayınlar Hakkında Uygulanacak Hükümler

Madde 10 — Bu Yönetmelik hükümlerine aykırı olarak kasten, bandrol alınması gereken eser, icra ve yapımların tespit edildiği kaset, CD, VCD ve DVD gibi taşıyıcı materyaller ile süreli olmayan yayınları; Bandrol almaksızın dağıtan, satan veya her ne surette olursa olsun başkalarının istifadesine sunanlar hakkında Kanunun 81 inci maddesi hükümleri uygulanır."

MADDE 9 — Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 10/A maddesi eklenmiştir:

"İdari Para Cezası

Madde 10/A — Kanun kapsamında korunan, yasal olarak çoğaltılmış, bandrollü nüshaların yol, meydan, pazar, kaldırım, iskele, köprü ve benzeri yerlerde satışını yapanlar hakkında Kanunun idari para cezasına ilişkin Ek 10 uncu maddesi hükümleri uygulanır.

Para cezasının süresi içinde ödenmiş olması kaydıyla, ödemeye ilişkin belgelerin ibrazının yapılması ve tutanak tanzim edilmesi suretiyle toplanan bandrollü nüshaların ilgililere iadesi sağlanır. Fiilin tekrarı veya para cezasının süresi içinde ödenmemiş olması halinde bandrollü nüshalar iade edilmez ve bunların değerlendirilme şekli Yönetmeliğin 9 uncu maddesi uyarınca Bakanlıkça belirlenir."

MADDE 10 — Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 11 — Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki Geçici Madde eklenmiştir:

"Geçici Madde 3 — 12/3/2004 tarihli ve 5101 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun yayımı tarihinden önce, illerde oluşturulmuş olan denetim komisyonlarından, faaliyetlerini sürdürmesine gerek görülmeyenlerin her türlü araç, gereç ve malzemeleri il kültür ve turizm müdürlüklerine devredilir.

Yürürlük

MADDE 12 — Bu Yönetmeliğin 5 inci maddesiyle değiştirilen 7 nci maddenin birinci fıkrası 1/1/2005 tarihinde, diğer hükümleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 13 — Bu Yönetmelik hükümlerini Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.

—— • ——

Türk Standardları Enstitüsü Başkanlığından:

Türk Standardları Enstitüsü Organlar Yönetmeliği

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Amaç

Madde 1 – Bu Yönetmeliğin amacı; 18/11/1960 tarihli ve 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanununun 3 üncü maddesinde belirtilen Enstitünün organlarının üyelerinin görevlendirilmelerini, fahri üyeliğin verilmesini, genel kurulun toplanma usul ve esaslarını, kurulların açılışı ile başkan ve katiplerin seçilmesi ve bu organların kuruluş, yetki ve çalışma usulleri, organ ve üyelerinin görev sürelerine ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.

Kapsam

Madde 2 – Bu Yönetmelik;

a) Genel Kurul,

b) Teknik Kurul,

c) Yönetim Kurulu,

d) Denetleme Kurulu,

e) İhtisas Kurulları,

f) Genel Sekreterliği

kapsar.

İhtisas Kurulları; Hazırlık Grupları, Özel Daimi Komiteler, Teknik Komiteler, Özel Komiteler ve Milli Komitelerdir. Bunların kuruluşu, görev ve yetkileri, toplantıları ile çalışma usulleri, bu organlarla üyelerin görev süreleri ve organlara ilişkin diğer hususlar hakkında da bu Yönetmelik hükümleri uygulanır.

Dayanak

Madde 3 –Bu Yönetmelik, 18/11/1960 tarihli ve 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanununun 14 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tanımlar

Madde 4 - Bu Yönetmelikte geçen;

a) Kuruluş Kanunu: 18/11/1960 tarihli ve 132 sayılı Türk Standardları Enstitüsü Kuruluş Kanununu,

b) TSE, Enstitü: Türk Standardları Enstitüsünü,

c) Genel Sekreterlik: Türk Standardları Enstitüsü Genel Sekreterliğini,

d) Genel Sekreter: Türk Standardları Enstitüsü Genel Sekreterini,

ifade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Genel Kurul

Genel Kurulun Oluşumu

Madde 5 - TSE’nin Genel Kurulu aşağıdaki üyelerden oluşur:

a) Başbakanlık, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile Hazine, Dış Ticaret ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlıkları, Devlet Malzeme Ofisi, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu tarafından üst seviyede görevlendirilecek ikişer temsilci,

b) Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Yüksek Denetleme Kurulu, Milli Prodüktivite Merkezi ve Türkiye Orta Doğu Amme İdaresi Enstitüsü Genel Müdürlüğü tarafından üst seviyede görevlendirilecek birer temsilci,

c) Üniversitelerden, Üniversitelerarası Kurulca seçilecek 8 temsilci,

d) Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğince görevlendirilecek 12 temsilci.

Genel Kurul Üyelerinin Görevlendirilmesi

Madde 6 - Genel Kurul üyeleri 3 yıl için görevlendirilir. Bunların adları ve soyadları, sıfat ve asıl görevleri ile adresleri TSE’ye yazılı olarak bildirilir.

Üyelerin görevi, görevlendirildikleri yılın Mayıs ayında yapılacak Olağan Genel Kurul Toplantısı ile başlar ve üçüncü yılın sonunda yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısına kadar devam eder. Üçüncü yılın sonunda yapılacak Genel Kurula yeniden belirlenen üyeler katılır. Üç yıl sonunda, aynı üye yeniden görevlendirilebilir.

Herhangi bir nedenle temsilcilik sıfatları kurumlarınca sona erdirilenlerle onların yerine atananlar bir ay içinde TSE’ye aynı suretle bildirilir. Yeni üye yerine görevlendirildiği eski üyenin süresini tamamlar.

Fahri Üyeler

Madde 7 - TSE’nin amaçlarına yararlılıkları dokunan kimselerle Standard çalışmalarında bilimsel ve teknik başarı gösteren kişilere Genel Kurul Kararı ile Fahri Üyelik verilebilir.

Fahri üyelerin ya Yönetim Kurulu tarafından oybirliği ile yahut bu Kurul dışındaki Genel Kurul Üyelerinden en az onu tarafından yazılı olarak Genel Kurul Başkanlığına önerilmeleri ve öneride gerekçenin özet olarak belirtilmesi gerekir.

Fahri üyelik, ilgililerin bulunmadıkları bir toplantıda önerilir, önlerinde öneri verilemez ve önerge görüşülemez. Kendilerine fahri üyelik tevcih olunanlara, Genel Kurul Kararı, Yönetim Kurulu Başkanı tarafından bir yazı ile bildirilir.

Üst üste üç dönem TSE Başkanlığı yapanlar fahri üyedir. Bunlar için yukarıdaki hükümler uygulanmaz.

Fahri üyeler, Genel Kurul Toplantılarında söz hakkına sahiptirler, ancak oy kullanamazlar.

Genel Kurulun Toplanması

Madde 8 - Genel Kurul, Enstitü Yönetim Kurulunun çağrısı üzerine her yıl Mayıs ayı içinde, olağan toplantısını yapar. Ayrıca, Yönetim Kurulunun ya da Genel Kurulun kararlaştırdığı tarihte veya Genel Kurul üyelerinin üçte birinin isteği üzerine olağanüstü toplantıya çağırılır.

Genel Kurul toplantıları Ankara’da ve herhangi bir engel yok ise TSE Merkezinde yapılır.

Toplantı çağrısı; Genel Kurul üyelerine toplantıdan en az on gün önce taahhütlü mektup yollanmak ve ayrıca Resmi Gazete ile ilan edilmek suretiyle yapılır.

Mektup ve ilanda, toplantı gündemi, günü, yeri ve saati bildirilir; mektuplara ayrıca gündemle ilgili rapor, belge ve evrak ile Genel Kurul Üye Listesi eklenir.

Genel Kurul toplantısına katılacak üyeler, toplantı salonu girişinde TSE sorumlularına fotoğraflı kimlik belgelerini gösterirler ve Genel Kurul isim çizelgesini imzalayarak, Genel Kurul üyesi olduklarını belirleyen TSE’ce hazırlanmış özel yaka kartlarını takarlar.

Genel Kurula gelen davetli misafirlere, görevlilere ve basın mensuplarına değişik renkte yaka kartları takılır.

Genel Kurula vekalet suretiyle üye olarak katılmak caiz olmadığı gibi, bir kişinin birden fazla sıfatla veya birden fazla kurumu temsilen katılması ve birden fazla oy kullanması kabul edilmez.

Genel Kurul, üye tamsayısının çoğunluğu ile toplanır ve toplantıya katılanların çoğunluğu ile karar alır; toplantılarda salt çoğunluk sağlanamazsa, ertesi gün gelen üyelerle toplantı yapılır. Kararlar toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alınır. Seçimlerde de aynı usül uygulanır.

Genel Kurul toplantısı aynı gün veya sonraki günlerde, aralıksız saatlerde devam ederse, her oturum için girişte üyelerin imzaları alınır.

Genel Kurulun Açılışı - Başkan ve Katiplerin Seçilmesi

Madde 9 - Genel Kurul, toplantı gün ve saatinde üye tamsayısının çoğunluğu var ise toplantıya başlar ve Enstitü Başkanı (özürü halinde yardımcısı) toplantının açıldığını bildirir. çoğunluğu hazırun cetvelinden belirler.

Bunu takiben, Genel Kurul üyeleri arasından açık oylama ile bir Genel Kurul başkanı ve iki katipten oluşan Başkanlık Divanı seçimi yapılır.

Enstitü Başkanı, Genel Kurul başkan ve katipliklerine seçilenleri bildirir ve göreve çağırır. Seçim sonucu Genel Kurul tutanağına yazılır. Sekreterlik görevi, Genel Sekreterlikçe sağlanır.

Genel Kurulda kararlar, toplantıya katılanların çoğunluğu ile alınır, seçimlerde de aynı usül uygulanır.

Genel Kurulun Yetki ve Görevleri

Madde 10 - Türk Standardları Enstitüsünün en üst yetkili ve genel karar organı Genel Kuruldur. Bu Kurulun başlıca görevleri şunlardır:

a) Enstitü Başkanı ile 4 Yönetim Kurulu asil üyesini ve 3 Yönetim Kurulu yedek üyesini seçmek,

b) Enstitünün yıllık çalışma programını müzakere ve kabul etmek,

c) Enstitünün yeni yıl bütçesini ve kesin hesabını müzakere ve kabul etmek,

d) Denetleme Kurulunun raporunu incelemek ve Yönetim Kurulunu ibra etmek veya tamamlayıcı inceleme yaptırmak ve bunun sonucuna göre gereken kararı vermek,

e) Yönetim Kurulunca sunulacak olan tüzük tasarılarını ve yönetmelikleri ve bunların değişikliklerini müzakere ve kabul etmek,

f) Enstitüde çalışan devamlı ve geçici personelin kadrolarını ve bunlara verilecek ücretleri genel prensipleri ve esasları ile tespit etmek, detaylı uygulama için Yönetim Kuruluna yetki vermek,

g) Teknik Kurula katılacak olan; Üniversitelerin Genel Kurulda bulunan üyeleri arasından 3 asıl ve 3 yedek temsilci ile; Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsalar Birliğinin Genel Kurulda bulunan üyeleri arasından 3 asıl ve 3 yedek temsilciyi seçmek,

h) Hazırlık Grublarını kurmak veya mevcutlardan lüzum görülenleri kaldırmak,

i) Enstitü ihtiyaçları için yurtta taşınmaz mal satın almak, bina yaptırmak, yapılmış veya satın alınmış olanları satmak hususunda Yönetim Kuruluna yetki vermek,

j) Enstitü amaçlarına yararlılıkları dokunanlara, standard çalışmalarında bilimsel ve teknik başarı gösterenlere fahri üyelik tevcih etmek,

k) Yönetim Kurulunca veya Genel Kurul üyeleri tarafından karara bağlanması istenecek hususları inceleyip sonuçlandırmak.

Genel Kurulun Çalışma Usulleri

Madde 11 - Genel Kurul, başkan ve iki katip seçildikten sonra, gündeminde bulunan maddeleri sırasıyla karara bağlar. Genel Kurul kararıyla sıra değiştirebilir.

Genel Kurulca aşağıdaki hususlar da gözönünde bulundurulur.

a) Genel Kurul Müzakereleri: Genel Kurul başkanı ve katiplerin gözetimi altında, bu iş için görevlendirilenler tarafından özet halinde, kararlar ise aynen Genel Kurul tutanağına yazılır. Tüm konuşmalar bir teyp ile de tespit edilir ve bilahare teypten alınarak daktilo edilebilir.

b) Genel Kurul üyelerinin konuşmaları, Genel Kurul kararı ile belirli bir zamanla kısıtlanabilir.

c) Genel Kurul gündeminde bulunan maddeler hakkında karara varılmak için üyeleri arasından gerektiğinde İhtisas Komisyonları seçilebilir. Bu komisyonlar vardıkları sonuçları Genel Kurul Başkanlığına raporla bildirirler. Bu komisyon çalışmalarına Komisyonun talebi halinde TSE yetkilileri de katılır.

d) Enstitü Başkanı, Genel Kurul tarafından kendi üyeleri arasından gizli oyla 3 yıl için seçilir.

Yönetim Kurulu ve Teknik Kurul için seçilecek asıl üye sayısının en az iki katı aday gösterilir.

Oylama sonucunda baştan itibaren en çok oy alan asıl üye sayısı kadar kişi asıl üye, ondan sonra yedek üye sayısı kadar kişi yedek üye seçilmiş olur. Eşit oy alanlar arasında kur’a çekilir.

Bu seçimlerde oylamalar gizli olarak yapılır.

e) Yönetmeliklerde yazılı bulunmayan hususlar hakkında Genel Kurul, genel hükümlere uygun surette karar verir.

f) Genel Kurulca yapılacak seçim ve verilecek bütün kararlar, Genel Kurul tutanağına yazılarak altı, Genel Kurul başkanı ile katipler ve tutanağı yazanlar tarafından birlikte imzalanır. Tutanak ve ekleri ile varsa başka belgeler ”Genel Kurul Tutanakları” dosyasında saklanır.

Denetleme Kurulu üyeleri isterlerse, bu tutanakların birer örneği kendilerine verilir.

Genel Kurul Tutanağı özeti, Yönetim Kurulu tarafından çoğaltılarak, iki ay içinde üyelere gönderilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Teknik Kurul

Teknik Kurulun Oluşumu

Madde 12- TSE Teknik Kurulu, aşağıda gösterilen üyelerden oluşur:

a) Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeleri,

b) İhtisas Kurulu Başkanları,

c) Başbakanlık, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Devlet Planlama Teşkilatı, Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlıklarının Genel Kurulda bulunan temsilcilerinden yalnız biri ile; Milli Savunma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Çevre ve Orman Bakanlığı, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının Genel Kurulda bulunan temsilcileri,

d) Üniversitelerin Genel Kurulda bulunan temsilcilerinden Genel Kurulda seçilecek 3 temsilci,

e) Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları ve Ticaret Borsaları Birliğinin Genel Kurulda bulunan Temsilcilerinden Genel Kurulda seçilecek 3 temsilci.

Seçimle gelenlerin üyelik süresi 3 yıldır.

Teknik Kurulun Toplanması

Madde 13 - Teknik Kurul, TSE Başkanının bulunmaması halinde yardımcısının, onun da bulunmaması halinde TSE Başkanının Teknik Kurul üyeleri arasından görevlendireceği kişinin başkanlığında toplanır.

Teknik Kurul, yılda en az iki kez olmak üzere ihtiyaca göre Enstitü Başkanının bulunmaması halinde Yardımcısının onun da bulunmaması halinde TSE Başkanının Teknik Kurul üyeleri arasından görevlendireceği kişinin başkanlığında ve yazılı davet ile toplantıya çağrılır.

Davet, toplantı tarihinden en az 10 gün önce üyelere posta ile gönderilmek veya elden teslim edilmek suretiyle yapılır. Davet yazısına gündem ve görüşülecek standard tasarılarının birer nüshası ve gerekli diğer belge ve dökümanlar eklenir. Zaruret halinde Teknik Kurul Başkanının tasvibi ve Teknik Kurulun kabulü ile gündeme madde ilave edilebilir.

Teknik Kurul, üye tamsayısının çoğunluğu ile toplanır.

İhtisas Kurulu başkanlarının özürü halinde Teknik Kurula yardımcıları katılabilir.

Bir kişide iki üyelik sıfatının birleşmesi halinde iki oy kullanılamaz.

Teknik Kurulca, Üniversiteler ve Odalar Birliği üyeleri arasından Teknik Kurula seçilen üyeler, özürsüz olarak üst üste üç toplantıya katılmadıkları takdirde, Enstitü Başkanınca kendilerine yazılı bir uyarı yapılır. Buna rağmen dördüncü toplantıya gelmeyenler çekilmiş sayılır ve yerine en çok oy almış yedek üye çağrılır. Yedek üyeler, asıl üyelerin süresini tamamlar.

Teknik Kurulun Açılışı

Madde 14 - Teknik Kurul, toplantı yeter sayısı bulunduğu anlaşıldıktan sonra, TSE Başkanı veya yardımcısı veya görevlendirilen tarafından açılır.

Teknik Kurulun tutanak ve büro işlerinin sorumlusu Genel Sekreterlik olup, bu işler için gerekli personel ayrılır ve görevlendirilir.

Teknik Kurulun Görev ve Yetkileri

Madde 15 - Teknik Kurulun başlıca görevleri şunlardır:

a) Gündeminde yer alan standard tasarılarını inceleyerek kabul veya reddetmek,

b) Tasarıları, belirteceği esasa ilişkin hususlardan dolayı açıklanması, değiştirilmesi, ıslah edilmesi veya ekler yapılması için ilgili Hazırlık Grubuna geri göndermek, esasla ilgili olmayan düzeltmeleri yapmak,

c) Kabul ettiği standardların ihtiyari veya mecburi olarak yürürlüğe konulmasını veya ona göre yayımlanmasına karar vermek,

ç) Yayımlanmış standardlardan gerekenleri değiştirmek, iptal etmek, mecburi uygulamadan kaldırılması gerekenleri tespit ederek gereğinin yapılmasını Genel Sekreterliğe bildirmek.

Teknik Kurulun Çalışma Usulleri

Madde 16 - Teknik Kurulun çalışmaları Enstitü Başkanı veya gerektiğinde Başkan Yardımcısı veya görevlendirilen tarafından yürütülür.

Teknik Kurul, çalışmalarını hızlandırmak için, kurul üyeleri arasından gerektiğinde Özel Komiteler kurup, bunları Hazırlık Grupları ile birlikte bağımsız olarak çalıştırabileceği gibi, belirli konularda dışardan görevlendirileceği uzmanlardan da faydalanabilir.

Kurul çalışmalarında varılacak sonuç veya kararların özetleri, görevlendirilecek personel tarafından Teknik Kurul Tutanağına yazılır.

Teknik Kurul toplantılarına, Genel Sekreter ve TSE Başkanının lüzum gördüğü TSE personeli oy sahibi olmaksızın katılabilir. Gündemdeki maddelere göre Hazırlık Grubu, raportörlerini de birlikte getirebilirler. Teknik Kurul toplantılarına, gerekirse standard tasarılarını hazırlayan Teknik Komite üyeleri ile dışarıdan danışmanlar çağırılabilir ve kendilerinden açıklama ve görüşlerini bildirmeleri istenebilir.

Teknik Kurul Kararları, toplantıya katılanların üçte iki çoğunluğu ile verilir ve kararlar kesindir. Oylamada çekimser kalınamaz oylamalarda karar için gerekli üçte iki çoğunluk sağlanamadığı takdirde, konu yeniden incelenmek ve daha sonra gündeme getirilmek üzere geri çevrilir. Tutanağa yazılan kararlar; Enstitü Başkanı ve Genel Sekreter tarafından imzalanır ve saklanır.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Yönetim Kurulu

Yönetim Kurulunun Oluşumu

Madde 17- Yönetim Kurulu, Enstitünün yürütme organıdır. Genel Kurul tarafından ve kendi içinde 3 yıl için seçilen bir başkan ve 4 üyeden oluşur. Genel Kurulda ayrıca 3 yedek üye seçilir. Görev süresi bitenler yeniden seçilebilirler.

Başkan, üyelerden birisini Başkan Yardımcısı, birisini de Muhasip Üye olarak görevlendirir.

Yönetim Kurul Başkanı; 5 inci maddenin (a), (b) ve (c) fıkralarında sayılan Genel Kurul Üyeleri arasından seçildiği takdirde: Kurumundan 3 yıl için maaşsız izinli sayılır. İzinli sayıldığı süreler terfiinde, keseneklerinin kendisi ve karşılıklarının TSE’ce ödenmesi kaydıyla emekliliğinde fiili hizmet olarak hesaba katılır. Bu kişinin T.C. Emekli Sandığı ile ilgisi 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununun Ek 17 nci maddesi hükümlerine göre sürdürülür.

Yönetim Kurulunun Toplanması

Madde 18- Yönetim Kurulunu, Başkan, bulunmaması halinde Başkan Yardımcısı toplantıya çağırır. Yönetim Kurulu toplantı yeter sayısı en az üç olup bu takdirde karar yeter sayısı ikidir. Yönetim Kurulu 4 veya 5 kişiyle toplandığı takdirde, kararlar katılanların çoğunluğu ile alınır. Oylarda eşitlik olursa, Başkanın bulunduğu tarafın kararı uygulanır. Alınan kararlar, toplantıya katılan Başkan ve üyeler tarafından imzalanıp, tarih ve numara sırasıyla saklanır.

Yönetim Kurulu her ay en az bir defa toplanır.

Yönetim Kurulu Başkanının Görev ve Yetkileri

Madde 19 - TSE’yi Enstitü Başkanı temsil eder. Enstitü Başkanı aynı zamanda Yönetim Kurulunun da Başkanı ve Enstitünün ita amiridir.

Başkan, kanun, yönetmelikler, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararları ile kendisine tanınan yetkiler dahilinde Başkanlık görevini yapar ve Yönetim Kurulunca alınan kararların uygulanmasını gözetler ve denetler.

Başkan, gerektiğinde Hazırlık Grupları ve Komiteler arasında çıkan anlaşmazlıkları inceler ve karara bağlar. Başkanın kararı kesindir. TSE Başkanı, gerektiğinde yetkilerinden bir kısmını Yönetim Kurulu üyelerinden biri veya Genel Sekretere devredebilir.

Yönetim Kurulunun Çalışma Usulleri

Madde 20 - Yönetim Kurulunun çalışmaları aşağıdaki şekilde yürütülür.

a) Yönetim Kurulu toplantılarında görüşülecek veya karara bağlanacak hususlar Genel Sekreter tarafından gündemle tesbit olunur. Bu gündem önce Başkanın onayına sunulur ve kesin şeklini aldıktan sonra çoğaltılarak Yönetim Kurulu Üyelerine dağıtılır. Yönetim Kurulu toplantısında gerekirse üyelerin teklifi ve Başkanın kabulü ile gündemde değişiklikler yapılabilir.

b) Yönetim Kurulunun her toplantısında, bir önceki toplantı tutanağı okunur, alınmış olan kararlar imzalanır. Kararlarda çekimser kalınmaz. Aykırı görüşte olanlar bunun sebeplerini yazıp imzalamaya mecburdurlar.

c) Yönetim Kurulunun Kararlarının icrası dolayısıyla gereken yazı işleri ve diger işler ve formaliteleri Genel Sekreterlikçe sağlanır.

Yönetim Kurulunun Yetki ve Görevleri

Madde 21 - Yönetim Kurulunun yetkileri ve başlıca görevleri şunlardır:

a) Kuruluş Kanunu ve bu Yönetmelik ile Genel Kurulca kabul olunan yönetmeliklerin ve Genel Kurul Kararlarının Yönetim Kuruluna verdiği yetki dairesinde Enstitü görevlerinin gereği gibi yerine getirilmesini sağlamak,

b) Enstitünün her yıl bütçesini, çalışma programını ve personel kadrosunu düzenleyip Genel Kurulun incelemesine ve onayına sunmak ve Genel Kurulun kabul etmesinden sonra uygulamak,

c) Kuruluş Kanunun 11 inci maddesinin (c) ve (d) bentleri hükmüne göre TSE’nin gerçek ve tüzel kişilere yapacağı hizmetlerin karşılığı olarak alınacak ücretleri, bedelleri ve masraf karşılıklarını tespit etmek,

d) Enstitünün yıllık çalışma raporu ile mali raporunu hazırlamak ve Genel Kurulun onayına sunmak,

e) Milletlerarası bilimsel ve teknik kurumlara üye olmak veya çekilmek ve bunlarla gereken ilgiyi sürdürmek,

f) Genel Kurul Kararlarına göre, yurt içinde ve yurt dışında Enstitü ihtiyaçları için gayrimenkul satın almak veya yaptırmak ve gerekli olmayanları satmak,

g) Enstitü bünyesinde hizmetin en iyi şekilde görülmesini sağlamak üzere teşkilat kurmak ve Genel Kurulca onaylanan bütçe ve kadro dahilinde, Genel Sekreter, Genel Sekreter yardımcıları ve diger personel atamalarını yapmak,

h) Kuruluş Kanununun 11 inci maddesinde sayılan TSE gelirlerini tahsil etmek, kanuni yoldan tahsil maliyetinin asıl alacaktan fazla olması durumunda tahsilin ertelenmesi veya vazgeçilmesi hususunu Genel Kurula arz etmek, bütçe ile kabul edilen gelirleri bütçe icapları ve Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak harcamak, binalarda gereken değişiklik, onarım, bakım ve ilaveleri yapmak,

ı) Genel Kurulu her yıl Mayıs ayı içinde normal ve gerektiğinde olağanüstü toplantıya çağırmak,

j) Genel Sekreter ve yokluğunda Genel Sekreter yardımcılarına Enstitü işleri hakkında direktif vermek,

k) Tüzük ve yönetmeliklerde değişiklik ve yönetmeliklere ek yapılmasını yahut yeni yönetmelik tasarıları için hazırlık yapmak ve hazırlanan tasarıları Genel Kurulun onayına sunmak,

l) Enstitünün bütün çalışmalarını düzenlemek ve bunların en iyi şekilde yürütülmesi için gerekli talimatları ve yönergeleri hazırlamak, her türlü idari ve mali kararları ve tedbirleri almak,

m) Yönetim Kurulu gerektiğinde bu yetkilerini sınırlarını belirlemek kaydıyla TSE Başkanına devredebilir.

Yönetim Kurulu Başkan ve Üyeliklerin Boşalması

Madde 22 - Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyelikleri ancak; istifa (TBMM Milletvekili Seçimlerine katılmak maksadıyla istifalar hariç), herhangi bir suçtan dolayı mahkumiyet, özürsüz olarak üstüste üç toplantıya gelmemek veya Genel Kurulun ibra etmemesi hallerinde boşalır.

Yukarıda belirtilen hususlar dışında kurumlarınca veya tayin, nakil, atama vesair sebepler ile Genel Kurul Üyeliği sıfatı kaldırılanların Yönetim Kurulu Başkanı ve Üyeliği, ilk yapılacak Genel Kurula kadar devam eder. İlk Genel Kurulda boşalan üyelikler için seçim yapılır ve yeni seçilen üye eskisinin süresini tamamlar.

Genel Kurulun ibra etmemesi halinde, Yönetim Kurulu Başkan ve üyeleri ile yedekleri için yeniden seçim yapılır ve bu seçim 3 yıl için geçerlidir.

Yönetim Kurulu asıl üyeliğinde eksilme olması halinde, yerine en çok oy almış yedek üye çağırılır ve bu yedek üye asıl üyenin süresini tamamlar. Yedek üyeler arasında oy eşitliği halinde kur’a çekilir.

Üç toplantıya ve daha fazlasına özürlü olarak gelemeyeceği anlaşılan asıl üyenin yerine de yedek üye hizmete çağırılır. Bu durumda hizmet süresi, asıl üyenin dönüp görevine başlamasına kadar devam eder.

Yönetim Kurulu Başkanlığının herhangi bir şekilde boşalması halinde; yeni bir Başkanın seçilmesi için Genel Kurul en geç bir ay içinde olağanüstü toplantıya çağrılır. Ancak T.B.M.M. Milletvekili seçimlerine iştirak maksadıyla istifaen ayrılmalar halinde, seçimin bitiş tarihinden itibaren 30 gün içinde Başkanın göreve dönmemesi halinde, yeni Başkan seçimi için Genel Kurul toplantıya davet edilir. Bu süre içinde TSE’nin ita amirliği Başkan Yardımcısı tarafından yürütülür.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Denetleme Kurulu

Denetleme Kurulunun Kuruluşu

Madde 23 - TSE’nin Denetleme Kurulu Başbakanlıkça tayin edilen üç kişiden teşekkül eder. Bu üyeler, Genel Kurul üyesi olan veya olmayan Başbakanlığın, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının, Maliye Bakanlığının elemanları arasından Başbakanlıkça görevlendirilir.

Denetleme Kurulunun Toplanması

Madde 24 - Denetleme Kurulu üçer aylık devrelerle yılda en az dört defa toplanarak görevlerini yapar.

Denetleme Kuruluna, üyelerden her biri birer yıl süre ile Başkanlık eder. Başkan, üyeleri gün ve saat belirterek toplantıya çağırır. Denetleme ve toplantı için üyeler de Başkana öneride bulunabilirler.

Denetleme Kurulu üye tam sayısı ile toplanır ve çoğunlukla karar alır.

Denetleme Kurulunun Yetki ve Görevleri

Madde 25 - Denetleme Kurulu, TSE hesaplarını ve bunlarla ilgili işlemlerini TSE mevzuatına göre denetlemeye yetkilidir.

Denetleme Kurulu, denetimi sırasında suç işlendiğini tespit ederse, durumu Enstitü Başkanına ve lüzum gördüğünde adli makamlara da bildirir.

Kurulun başlıca görevleri şunlardır:

a) TSE gelirlerinin Kuruluş Kanunu hükümleri, TSE yönetmelikleri ile Genel Kurul kararlarına, yönergelere ve talimatlara uygun olarak tahakkuk ve tahsil edilip edilmediğinin ve vaktinde tahsil edilmeyenlerin sebeblerini tespit etmek,

b) TSE giderlerinin kanunlarla bütçedeki bölüm ve maddelerine, TSE yönetmelikleri ile Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarına, yönergelere ve talimatlara uygunluklarını, kabul edilmiş miktarları aşıp aşmadığını araştırmak,

c) Bankalardaki alacaklı hesaplarla mutemet üzerindeki avansın ve Enstitü Merkezinde bulundurulacak kasa mevcutlarının kayıtlara ve gerçek miktarlara uyup uymadığını aramak ve bir tutanakla tesbit eylemek,

d) TSE gelir ve giderlerinin defterlere vaktinde ve usulüne uygun olarak geçirilip geçirilmediğini incelemek,

e) Demirbaş eşya ile kütüphane ve ambar mevcutlarını, satışa sunulan yerli ve yabancı standardları, kitap dergi ve broşürleri kayıt ve defterlerle karşılaştırarak mevcut olup olmadıklarını araştırmak ve tutanakla tesbit etmek, hesap dönemi sonunda sayımların yapılmasını sağlamak,

f) Tahsil, tediye ve mahsup fişleri ve faturalar gibi matbuaların usulüne uygun olarak saklanıp saklanmadığını ve kullanılıp kullanılmadığını araştırmak,

g) Yukarıdakiler dışında kalan gelir ve giderle ilgili her türlü kayıt, defter, belge ve diğer evrakı incelemek.

Tevdi Zorunluluğu

Madde 26 - TSE’nin hesapları ve bunlarla ilgili işlemlere ilişkin bütün defter, kayıt ve belgeler ile benzeri evrakın Denetleme Kurulunun her isteğinde, Genel Sekreter veya ilgili servisin amiri tarafından olduğu gibi ve eksiksiz olarak tevdii zorunludur. Gerekirse bu hususu Yönetim Kurulu sağlar. Şu kadar ki, bu inceleme TSE binaları içinde yapılır.

Denetleme Kurulu Raporları

Madde 27 -TSE hesapları ve bunlarla ilgili işlemler hakkında her çalışma yılı için Denetleme Kurulu en geç Nisan ayının otuzuncu gününe kadar bir yıllık raporu hazırlar ve bu raporu Genel Kurula sunmak üzere Enstitü Başkanına verir.

Denetçiler ayrıca yıl içinde yaptıkları her denetleme sonucunu Enstitü Başkanına bir raporla bildirirler.

Kovuşturma

Madde 28 - Enstitü Başkanı, Denetleme Kurulu tarafından tesbitli olarak intikal ettirilen fiili, TSE mevzuatı dahilinde tetkik, tahkik ettirir ve neticesini yazılı olarak Denetleme Kuruluna bildirir.

Genel Kurulun Olağanüstü toplanmasını icab ettiren fiiller hakkında, Genel Kurul Kararına göre işlem yapılır.

Denetleme Kurulunun Çalışma Usulleri

Madde 29 -Denetleme Kurulu aşağıdaki usullere göre çalışır:

a) Kurul üyeleri, aralarında görev bölümü yaparak çalışabilecekleri gibi incelemeleri toplu olarak da yapabilirler.

b) Denetleme Kurulu, Genel Kurul Başkanlığına sunulacak yıllık raporu ve gerektiğinde Yönetim Kurulunu uyarmak amacı ile veya bir işlemin yerine getirilmesi için yazılacak rapor veya tezkereyi birlikte imzalarlar.

c) Denetleme Kurulu yapacağı hesap incelemesi ve denetlemesi sonunda, Kurulun Başkan ve üyeleri aynı kanıya ve sonuca varmazlarsa rapor veya tezkere çoğunluğun oyuna göre yazılır, ayrışık görüş ve düşüncede bulunan üye kendi görüş ve düşüncesini ayrıca yazarak imzalar.

d) Denetleme Kurulu, görevlerini yaparken TSE’nin normal çalışmasının aksatılmamasına itina gösterir.

Görev Süresi

Madde 30 - Denetleme Kurulu üyelerinin süresi üç yıldır. Bu süre içinde üyelerden herhangi bir surette ayrılanın yerine yenisi tayin edilir. Yeni üye kendinden önceki üyenin süresini tamamlar.

ALTINCI BÖLÜM

İhtisas Kurulları

İhtisas Kurulları Deyimi

Madde 31 - İhtisas Kurulları, Türk Standardları Enstitüsünün ilmi inceleme ve standardları hazırlama kurulları olup, bunlardan Hazırlık Grupları Genel Kurul kararı ile kurulur. Enstitü çalışmalarının gerektirdiği konularda görev yaparlar. Bu Kurullar, idari yönden, görevlerinin mevzuata, Yönetim Kurulu kararlarına ve yıllık iş programlarına göre tam ve aksaksız olarak yapılmasından Enstitü Başkanına karşı sorumludurlar.

İhtisas Kurulları; Hazırlık Grupları, Özel Daimi Komiteler ve Teknik Komiteler şeklinde üç grup halinde çalışırlar.

İhtisas Kurulları Başkanları, aynı zamanda Hazırlık gruplarının da Başkanıdırlar.

Hazırlık Grupları

Madde 32 - Hazırlık Grupları ana çalışma alanlarında görev yapmak amacıyla Yönetim Kurulunun önerisi üzerine Genel Kurul Kararı ile kurulur ve o bilim dalının adı ile anılır.

Hazırlık Grup Başkan ve üyeleri Yönetim Kurulunca bu alanda uzman olarak tanınmış kişiler arasından ve 3 yıl için görevlendirilir. Bu 3 yılın sonunda aynı kişiler yeniden görevlendirilebilirler.

Hazırlık Grubu Başkanının özürü halinde, grup çalışmalarının aksamaması için Yönetim Kurulunca grup üyeleri arasından yeteri kadar Başkan Yardımcısı tayin edilir.

Hazırlık Grubu Başkan ve/veya üyeleri gerektiğinde gerekçesi de belirtilerek Yönetim Kurulunca değiştirilebilir.

Hazırlık Grubu Başkanının bu görevden ayrılması halinde yerine Yönetim Kurulunca yeni bir Başkan görevlendirilir ve yeni Başkan eskisinin süresini tamamlar.

Hazırlık Gruplarının ve Teknik Komitelerin sekreterlik işleri ve bunların idari yönden çalışmalarının takip edilmesi ve denetimi, Standard Hazırlama Dairesi Başkanlığı tarafından yapılır. Daire Başkanlığı bu görevini Genel Sekreterliğin talimatı dahilinde yapar.

Enstitü personeli, Hazırlık Gruplarında Danışman ve üye olarak çalışabilir, ancak Başkan ve Başkan Yardımcısı seçilemezler.

Teknik Komiteler

Madde 33 - Teknik Komiteler, Hazırlık Gruplarının çalışma alanındaki dallarda, bu dallarla ilgili standardların ön çalışmalarını yapmak ve tasarılarını hazırlamak amacıyla, Hazırlık Grubu Başkanının teklifi, Genel Sekreterin tasvibi ve TSE Başkanının onayı ile kurulur.

Teknik Komitelerin görevi, kendilerinden istenen standard tasarısının belirli aşamalardan geçerek Teknik Kurulca "Türk Standardı” olarak kabulünden sonra sona erer. Ancak tasarının hazırlanması sırasında çalışması yeterli bulunmayan veya hizmeti aksatan Teknik Komiteler veya üyeleri, yine Hazırlık Grubu Başkanının önerisi, Genel Sekreterin tasvibi ve TSE Başkanının onayı ile her an değiştirilebilir.

Teknik Komite Üyeleri konularında bilgi ve ihtisas sahibi kişilerden seçilir. Enstitü personeli Teknik Komitelerde Başkan ve Üye olabilirler.

Özel Daimi Komiteler

Madde 34 - Özel Daimi Komiteler, ayrıca bir Hazırlık Grubu Kurulmasını gerektirmeyen hallerde standard tasarılarının hazırlanması için, Genel Sekreterliğin teklifi ve Yönetim Kurulunun kararı ile görev, yetki ve üye sayısı belirtilerek kurulur.

Enstitü Personeli Özel Daimi Komitelerde Başkan, Başkan Yardımcısı, Danışman ve Üye olarak çalışabilir. Özel Daimi Komitelerin çalışma usulleri Hazırlık Gruplarında olduğu gibidir.

Özel ve Milli Komiteler

Madde 35 - a) Özel Komiteler: Özel Komiteler standard hazırlama çalışmaları dışında belirli bir konuda TSE’nin teknik ihtiyacını karşılamak üzere geçici olarak Genel Sekreterliğin teklifi ve Yönetim Kurulunun Kararı ile görev, yetki, üye sayısı ve çalışma süresi belirtilerek kurulur. Bu komiteler, yapacakları işe göre TSE Başkanına veya Genel Sekreterine bağlı olarak çalışırlar. Enstitü Personeli Komitelerde görev alabilir.

b) Milli Komiteler: Milli Komiteler, TSE’nin milletlerarası çalışmalara etkin bir şekilde katılması maksadıyla, Milletlerarası Teşkilatlardaki Teknik Komitelere paralel olarak kurulan komitelerdir.

Bu komitelerin kuruluşu, çalışmaları, toplanmaları, yetki ve görevleri, uygulayacakları idari usulleri, mali ve teknik sorumlulukları, ödenek, huzur hakları ve yollukları bir Talimat veya Yönerge ile tanzim edilir.

İhtisas Kurullarının Toplanması

Madde 36 - Hazırlık Grupları, Teknik Komiteler ve Özel Komiteler, Başkanlarının çağrısı üzerine TSE Merkezinde toplanırlar.

Özel Komiteler, gerektiğinde Genel Sekreterlikçe Teknik Komiteler ise Hazırlık Gruplarınca da toplantıya çağrılabilirler.

Tüm toplantılar, gerektiğinde Genel Sekreterlikçe koordine edilebilir.

İhtisas Kurulları toplantıları mutat toplantı mahallerinin dışında da yapılabilir. Ancak bu konuda Genel Sekreterliğin teklifi ve Enstitü Başkanının onayı gerekir.

Üstüste üç toplantıya mazeretsiz olarak gelmeyen Başkan ve Üyeler istifa etmiş sayılır ve yerine yenileri görevlendirilebilir. Bu durumda keyfiyet, TSE Başkanınca istifa etmiş sayılan üyeye de bildirilir.

Hazırlık Gruplarının Yetki ve Görevleri

Madde 37 - Hazırlık Gruplarının yetki ve görevleri aşağıda gösterilmiştir:

a) Hazırlık Grupları, yıllık iş programındaki konularda ve öncelik sırasına göre Türk Standardlarının tasarılarını, TSE Başkanının onayı ile kuracağı ve programlarını tesbit edeceği Teknik Komiteler aracılığı ile hazırlar. Bunlara son şeklini vererek Teknik Kurula sunulmak üzere Genel Sekreterliğe tevdi eder.

b) Hazırlık Grupları, uluslararası düzeyde hazırlanmış kendi dallarındaki standard tasarılarına görüş bildirir ve bu görüşler Genel Sekreterlikçe uluslararası kuruluşlara ulaştırılır.

c) Hazırlık Grupları, Teknik Komitelere verecekleri işlerin ne kadar süre içinde yapılabileceğini tahmin ederek bir programa bağlar ve bu programın uygulanmasını denetler.

d) Hazırlık Grupları, Genel Sekreterin isteği üzerine, TSE’den istenen teknik görüşleri hazırlar.

e) Hazırlık Grupları, yıl içerisinde ihtiyaç duyulacak standard tadil çalışmalarını TSE Başkanının tasvibi ile yaparlar.

Teknik ve Özel Komitelerin Yetki ve Görevleri

Madde 38 - Teknik Komiteler bağlı bulundukları Hazırlık Grupları tarafından; Özel Komiteler ise Yönetim Kurulu veya Genel Sekreterlik tarafından veya gerektiğinde bağlı oldukları Hazırlık Grubu tarafından, kendilerine verilen TSE görevlerine dahil konulardaki görevleri gereği veçhile ve belirtilen süre içinde yapıp, bağlı oldukları Hazırlık Grubuna veya Genel Sekreterliğe yazılı olarak sunarlar.

Hazırlık Gruplarının Çalışma Usulleri

Madde 39 - Hazırlık Grupları aşağıdaki usullere göre çalışırlar:

a) Hazırlık Grupları, üye tam sayısının yarısından bir fazlasıyla toplanır ve kararlarını çoğunlukla alır. Eşitlik halinde Başkanın katıldığı tarafın görüşüne göre işlem yapılır. Oylamada çekimser kalınmaz.

Yeterli üye gelmediği takdirde Hazırlık Grubu toplanamaz.

b) Hazırlık Gruplarının toplantılarında toplantının başlama saati, katılanlar, gündem, alınan kararlar veya çalışmanın özeti ve toplantının bitiş saati bir tutanak defterine, Standard Hazırlama Dairesi Başkanlığınca görevlendirilecek raportör tarafından yazılır ve üyelere toplantı bitiminde imza ettirilir. Huzur hakları bu tutanak defterindeki kayıtlara göre hesaplanacağından, silinti ve kazıntı yapılamaz, defterler Standard Hazırlama Dairesi Başkanlığınca muhafaza edilir.

c) Hazırlık Grupları, Teknik Komitelerin çalışmalarını izlemekle yükümlüdür. Bu amaçla Hazırlık Grup Başkanları veya görevlendirecekleri üyeler komite toplantılarına katılabilirler.

d) Hazırlık Grupları, gerektiğinde Grup dışında hazırlanmış Standard tasarılarını da inceler ve Teknik Kurula sunulmak üzere Genel Sekreterliğe tevdi ederler.

e) Hazırlık Gruplarının ve Teknik Komitelerin çalışmaları, Genel Sekreterlikçe idari yönden sistematik olarak izlenir ve bu çalışmaların mevzuata ve kararlara uygun olması sağlanır.

Teknik Komitelerin Çalışma Usulleri

Madde 40 - Teknik Komiteler aşağıdaki usullere göre çalışır:

a) Teknik Komiteler, Hazırlık Grubunda başka bir karar verilmedikçe, Başkanı dahil olmak üzere en az iki kişinin huzuru ile toplanır. Kararlar çoğunlukla verilir. Oylarda eşitlik olursa Başkanın katıldığı görüşe göre işlem yapılır.

b) Teknik Komiteler, konunun özelliğine göre, hizmeti üyelerine paylaştırmak veya aralarından birini görevlendirmek suretiyle gerekli ön çalışmaları yaptırabilirler. Hazırlanan Tasarıları birlikte değerlendirip olgunlaştırarak Hazırlık Grubuna sunarlar.

c) Teknik Komitelerin toplantılarında da, Hazırlık Gruplarında olduğu gibi bir tutanak defteri tutulur ve bu deftere toplantıya katılanlar, başlama saati, gündem çalışmaların özeti ve toplantının bitiş saati yazılır ve toplantıya katılanlar tarafından imzalanır. Bu defterler de Standard Hazırlama Dairesi Başkanlığınca muhafaza edilir.

d) Teknik Komite Raportörlerinin hazırladığı tasarıların Komitede görüşülmesi için toplam 12 saati aşmamak kaydıyla yeteri kadar toplantı yapılır. Gerektiğinde Yönetim Kurulu Kararıyla bu süre en çok bir misline kadar artırılabilir.

YEDİNCİ BÖLÜM

Genel Sekreterlik

TSE Genel Sekreterliği

Madde 41 - Yönetim Kurulunca, Enstitünün idari ve sekreterya işlerini yürütmek üzere, bu kurula karşı sorumlu, Yönetim Kurulu ve Genel Kurul üyeleri dışından, bir Genel Sekreter ve iki yardımcısı TSE Personel Yönetmeliği ile TSE Personeli Görevde Yükselme Yönetmeliği hükümlerine göre atanır. Genel Sekreterliğin bir bürosu da bulunur.

Genel Sekreter

Madde 42 - Genel Sekreter, TSE’nin yönetim işlerinde Yönetim Kuruluna karşı sorumlu yürütücü olup, mevzuatta, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarında belirtilen yetki ve görevlerin sahibidir. Oylamalara katılmaksızın Genel Kurul ve Yönetim Kurulu toplantılarına katılır.

Genel Sekreter Yardımcıları

Madde 43 - Genel Sekreter yardımcıları teknik ve idari yönetim işlerinde Genel Sekreterin yardımcılarıdır. Yardımcıların görev ve yetkileri, mevzuata, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararlarına göre Genel Sekreter tarafından belirlenir. Hizmetlerin yürütülmesinde Genel Sekretere karşı sorumludur.

Genel Sekreter ve vekilinin yokluğu halinde Genel Sekreterliğe vekalet edecek Genel Sekreter Yardımcısını Genel Sekreter görevlendirir.

Genel Sekreterin Görevleri

Madde 44 - Genel Sekreterin başlıca görevleri şunlardır:

a) TSE Kuruluş Kanunu ile yönetmelikler, yönergeler ve talimatlarında TSE’ye verilen hizmetlerin ve yönetimle ilgili yükümlerin zamanında ve gereği gibi yerine getirilmesini sağlamak, gerekenleri Yönetim Kuruluna sunmak,

b) TSE organlarından her birinin görevleri ile ilgili büro işlerinin yapılması prensiplerini tespit etmek ve uygulanmasını denetlemek, aldıkları kararların uygulanmasını ve bunlara ilişkin defter ve dosyaların düzenlenip saklanmasını sağlamak,

c) İhtisas Kurullarının çalışmalarını idari yönden sistematik olarak izlemek ve bu çalışmaların mevzuata, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu Kararlarına uygun olmasını sağlamak,

d) Enstitünün alacaklarını takip ve tahsil eylemek, vergilerin zamanında ödenmesini temin etmek,

e) Enstitü demirbaş, kütüphane, değerli kağıtlar, malzeme, Türk ve Yabancı Standardları ile rekomandasyon (Püblikasyonlar dahil) kayıtlarının düzenlenmesini ve bunların iyi bir halde kullanılmasını ve saklanmalarını sağlamak,

f) Enstitü personelinden her birinin yapacağı işleri belirten bir ”Görev ve Sicil Talimatı veya Yönergesi” hazırlanıp, Yönetim Kurulunun onayından sonra uygulamak,

g) Mevzuat ve gayesi itibariyle yapılması gereken başka işleri yapmak ve yaptırmak,

h) Yurtiçi ve Yurtdışında görevlendirilecek personel hakkında Başkanlıktan Onay alınması için teklifte bulunmak.

Genel Sekreter Yardımcıları, bu görevlerinden kendilerine verilenleri yaparlar ve kendilerine bağlı ünitelerin yönetiminden Genel Sekretere karşı sorumludurlar.

SEKİZİNCİ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

İdari ve Mali Sorumluluk

Madde 45 - TSE organlarında Başkan, Başkan Yardımcısı, üye raportör gibi adlarla görev alanlarla Enstitü personelinden, Kuruluş Kanunu, yönetmelikler, talimatlar ve yönergeler hükümlerine aykırı hareket eden, görevlerini kötüye kullanan, savsaklayan veya zarar ve ziyan doğuracak hallere sebebiyet verenler, idari ve mali yönden fiillerinin niteliğine ve sonuçlarına göre tek başına veya toplu ve zincirleme sorumludurlar.

Teknik Sorumluluk

Madde 46 - Standardlarda teknik hata yapılır ve bunların uygulanmasında zararlı sonuçlar ortaya çıkarsa; bunlardan birinci derecede standardları hazırlayan Teknik Komite ve ikinci derecede ilgili Hazırlık Grubu Başkan ve üyeleri ve Teknik Kurul, Özel Komite Başkan ve üyeleri, işin niteliğine göre tek başına veya toplu ve zincirleme sorumludurlar.

Kovuşturma

Madde 47 – İdari, mali ve teknik sorumlulukları dolayısıyla haklarında işlem yapılanlar için ayrıca genel hükümlere göre gerektiğinde kovuşturmaya da geçilir.

Danışmanlar ve Bilirkişiler

Madde 48 - TSE’nin kadrosunda bulunan sürekli ve anlaşmalı personel dışında Yönetim Kurulunca gerekli görülen iş ve hallerde bilgi ve ihtisasları ile tanınmış, resmi veya özel daire, kuruluş ve kurum mensuplarından veya serbest meslek sahiplerinden önceden belirtilen ücretler ve geçici süreyle ve iş saatleri ile bağlı olmaksızın danışman çalıştırabilir.

TSE, gerektiğinde belirli konularda danışma niteliğinde bilirkişi de kullanabilir.

Bu danışman ve bilirkişilere verilecek ücret, yapacakları işlerin niteliğine göre Yönetim Kurulunca takdir olunarak belirtilir.

Huzur Hakları

Madde 49 - TSE organlarında görev alan Başkan ve üyelere aşağıda yazılı miktarda huzur hakkı ödenir.

a) Genel Kurul, Teknik Kurul ve Yönetim Kurulu Başkan ve üyelerine her toplantı için verilecek huzur hakkının miktarı Genel Kurul kararı ile belirtilir. Genel Kurul, öğleden evvel ve sonra olmak üzere birden fazla oturum yaptığı takdirde, iki oturum için huzur hakkı verilir.

b) Hazırlık Grupları ile Teknik ve Özel Komitelerin Başkan ve üyelerine her toplantı için verilecek huzur haklarının miktarı Yönetim Kurulu tarafından verilecek kararla tespit olunur.

Bir günde ayrı saatlerde üç ve üçten fazla konuda yapılacak toplantılara katılan Başkan ve üyelere üç huzur hakkı verilir.

Toplantıların Tespiti

Madde 50 - Genel Kurul, Teknik Kurul ve Yönetim Kurulu Toplantıları tutanakla tespit olunur.

Hazırlık Grupları ile Teknik Komitelerin toplantıları bulundurulacak özel deftere geçirilir, Özel Komitenin Toplantıları, ilgili servisçe tutulacak Özel Komiteler Toplantı Defterine yazılır.

Ödenekler

Madde 51 - TSE Başkanına ve Denetleme Kurulu üyelerine aşağıda belirtilen miktarlarda ücret ve huzur hakkı ödenir.

a) Yönetim Kurulu Başkanına;

657 Sayılı Devlet Memurları Kanuna bağlı gösterge tablosunun 1 inci derece 4 üncü kademe karşılığı maaş,

7000 gösterge rakamı üzerindeki ek gösterge,

Gösterge ile ek gösterge toplamının Genel Kurulca tespit olunacak yüzdesi kadar görev tazminatı,

Maaşının Genel Kurulca Tespit olunacak yüzdesi kadar yan ödeme,

Diğer Sosyal Yardımlar,

Ayrıca; bir yıllık bütçe döneminde TSE kadrolu personeline ödenen ikramiye tarihlerinde maaş, yan ödeme, ek gösterge, taban aylığı ve görev tazminatı dahil sosyal yardımlar hariç birer aylık ücretleri tutarında dört ikramiye,

ödenir.

TSE personelinden Genel Sekreterin maaşında vuku bulan artış oranı, otomatik olarak TSE Başkanının görev tazminatı ve yan ödeme yüzdelerine intikal eder.

Yapılan aylık ödemeler toplamı ücretsiz izinli sayıldığı yerden almakta olduğu tüm istihkaklar toplamından az olamaz. Az olduğu takdirde, farkı kapatmak için görev tazminatı ve yan ödeme oranları artırılabilir.

b) Her Denetçi üyeye yılda, Yönetim Kurulu üyesine bir toplantı için verilecek huzur hakkının 20 katı tutarında ödenek verilir. Ayrıca denetlemenin yapıldığı günler için Yönetim Kurulu üyelerinde olduğu gibi hakkı huzur tahakkuk ettirilir. Ancak bu suretle ödenecek huzur hakkı bir yılda 40’ı geçemez. Yıl sonundan önce TSE’deki görevinden ayrılan denetçiye ödeneği görev süresine düşen oranda verilir.

c) TSE Başkanının; görev, izin, hastalık ve benzeri sebeplerle Enstitüde bulunmadığı hallerde kendisine vekalet eden Başkan Yardımcısına, tatil günleri dışında vekalet ettiği her gün için TSE Başkanına ödenen kadro maaşı, ek gösterge, görev tazminatı ve yan ödeme toplamının 1/30’u tutarında ödenek verilir.

Oturumlar

Madde 52- Standard hazırlığı ile ilgili çalışmalarda, toplantıya katılanlara aşağıda belirtilen miktarlarda ücret ödenir.

Toplantıya katılanların adları, toplantının başlama ve bitme saati toplantı defterine yazılır. Hazırlık Grubu, Özel Daimi Komite ve Teknik Komite olağan toplantıları için saatler toplamı karşılığı ay sonunda ödeme yapılır. Bu çalışmalara ödenecek saat ücreti, Yönetim Kurulunca tespit edilir.

Standard yapımı dışındaki belli işler ve konular için yapılacak çalışmalarda her toplantı bir oturum sayılır.

TSE Merkezinde yapılan Standard hazırlama çalışmalarına Ankara dışından katılan uzmanlara işin bitiminde ödeme yapılır. Ancak bu durumda, bir gün için yapılacak ödeme, dört saat karşılığından daha az olamaz.

Telif Hakkı Karşılıkları

Madde 53 - İhtiyaçlara göre hazırlatılacak Standard tasarıları, raporlar, inceleme yazıları veya yaptırılan çeviriler için ödenmeye esas alınacak hususlar düzenlenecek bir talimat veya yönergede belirtilir.

Yolluklar ve Huzur Haklarının Ödenmesi

Madde 54 - TSE Organları Başkan ve üyelerine, gerektiğinde verilecek yolluklar Genel Sekreter için kabul edilmiş miktar ve esas üzerinden tespit ve tediye olunur.

Huzur hakları ile ödenek ve yolluklara ilişkin vergi, resim ve vesair kesintiler hak sahiplerine ait olup, kendilerine yapılan ödemelerden kesilir.

Yönetim Kurulu Başkanı, 132 sayılı TSE Kuruluş Kanununun 4 ncü maddesinin 2 nci fıkrasının 4 numaralı bendinde sayılan ve Ankara dışındaki Üniversiteler ile Türkiye Ticaret Odaları, Sanayi Odaları, Deniz Ticaret Odaları veya Ticaret Borsaları Birliği’nce görevlendirilen temsilcilerden herhangi birisi arasından seçildiği takdirde; Kendisinin Ankara’da bulunduğu süre içindeki konaklama masrafları ile Ankara’ya geliş ve gidişleri birinci fıkrada tespit edilen miktar dahilinde TSE tarafından karşılanır.

Yürürlükten Kaldırılan Yönetmelikler

Madde 55 – 6/6/1981 tarihli ve 17362 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Türk Standardları Enstitüsü Organlar Yönetmeliği ek ve değişiklikleri ile birlikte yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

Madde 56 - Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer

Yürütme

Madde 57 - Bu Yönetmelik hükümlerini TSE Yönetim Kurulu yürütür.

Sayfa Başı


Tebliğ

Sağlık Bakanlığı’ndan:

Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve Bildirim Sistemi Hakkında Tebliğ

Bulaşıcı hastalıkların ihbarı ve bildirimi hususunda gerekli düzenlemeleri yapmaktan sorumlu kurum, Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüdür. Bu Tebliğ, Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve Bildirim Sisteminin yapısı, işleyişi ile ilgili usul ve esaslarını belirlemek için hazırlanmıştır.

Madde 1- Bildirimi zorunlu olan bir bulaşıcı hastalığın ihbarı ve bildiriminden Sağlık Bakanlığının belirlediği usul ve esaslar çerçevesinde sağlık hizmeti veren bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişiler ve özel kuruluşlar sorumludur. Her kurum ve kuruluşta bildirimlerin takibi ve yapılmasından sorumlu bir birim veya sağlık personeli belirlenecektir. Kurum ve kuruluşlar konu ile ilgili kişilerin isimlerini İl Sağlık Müdürlüklerine bildirecek, kişilerin değişmesi durumunda İl Sağlık Müdürlüklerine bilgi vereceklerdir.

Madde 2- Bulaşıcı hastalıklar ile ilgili gerekli düzenlemelerin yapılmasında, Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğüne teknik destek sağlamak amacı ile oluşturulacak bir kurulun alt komisyonlarından biri, bildirim ve ihbar sistemi ile ilgili olarak çalışacaktır. Bu Kurul ve alt komisyonun yapısı, görevleri ve çalışma şekli Bakanlıkça hazırlanacak bir Yönerge ile belirlenecektir

Madde 3- Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar dört gruba ayrılmıştır:

Birinci grup, “A Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar” – 23 Hastalık,

İkinci grup, “B Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar” – 4 Hastalık,

Üçüncü grup, “C Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar” – 15 Hastalık,

Dördüncü grup, “D Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıklar”dır – 9 Hastalık.

Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalık sayısı , toplam 51’dir. Bu Hastalıkların Listesi Ek 1’dedir.

Madde 4- Bakanlık, hastalıkların gruplandırması, standart tanı kriterleri, sürveyans gerekçeleri, sürveyans şekli ile ilgili bir kılavuzu yayınlayacaktır.

Madde 5- A Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıkların bildirimi nüfus tabanlı sistem ile ülke genelindeki hasta kabul eden ve tedavi düzenleyen bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişi ve özel kuruluşlardan yapılacaktır. Hastalığın bildirimi “Form 014 – Bildirimi Zorunlu Hastalıklar Fişi” ile, vakanın tespit edildiği yerden ikamet ettiği bölgedeki sağlık ocağına yapılacaktır. Sağlık Ocağı, bildirimi, “Form 016 – Bildirimi Zorunlu Hastalıklar Tespit Fişi”ne işleyecek, gerekli sürveyans çalışmasını yapacak ve takip eden ayın ilk haftasında “Form 017/A – Grup A Hastalıklar Bildirim Formu” ile İl Sağlık Müdürlüğüne gönderecektir.

Vakanın ikamet ettiği bölgeden sorumlu sağlık ocağının bilinmemesi durumunda, bildirim İl Sağlık Müdürlüğüne yapılacak ve İl Sağlık Müdürlüğü formun sağlık ocağına iletilmesini sağlayacaktır. Vaka sağlık ocağında tespit edilmişse, Form 014 kullanılmayacak ve Form 016’ya kayıt, sürveyans çalışması sonrası, takip eden ayın ilk haftasında İl Sağlık Müdürlüğüne Form 017/A ile bildirim yapılacaktır. Bildirimin nasıl yapılacağını gösteren akış şeması Ek 2’dedir.

Madde 6- B Grubu Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıkların bildirimi, tespit edildiği her noktadan direkt olarak İl Sağlık Müdürlüğü ve Bakanlığa yapılacaktır. Bakanlık hastalık ile ilgili olarak gerektiğinde bizzat veya İl Sağlık Müdürlüğü kanalı ile inceleme yapacaktır. Bildirimin nasıl yapılacağını gösteren akış şeması Ek 3’dedir.

Madde 7- C Grubu Bildirimi Zorunlu Hastalıkların bildirimi kurum tabanlı veya sentinal olarak yapılacaktır. Hastalığın bildirimi için seçilmiş noktalardan günlük olarak Form 014 ile İlçe sağlık Grup Başkanlıkları veya İl Sağlık Müdürlüğüne, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından da aylık olarak gelen bilgilerin icmali yapılarak “Form 017/C – Grup C Hastalıklar Bildirim Formu” ile takip eden ayın ilk haftası içinde Sağlık Bakanlığına yapılacaktır. İl Sağlık Müdürlüğü Form 014 ile yapılan bildirimleri filyasyon, salgın araştırma, vaka araştırması çalışmalarının başlatılması ve/veya bilgi için ilgili sağlık ocağına gönderecektir. Bildirimin nasıl yapılacağını gösteren akış şeması Ek 4’tedir.

Madde 8- D Grubu Bildirimi Zorunlu Hastalıkların (Enfeksiyon Etkenlerinin) bildirimi laboratuarlardan ve sentinal olarak yapılacaktır. Enfeksiyon etkeninin bildirimi için seçilmiş laboratuarlar, kurum bildirim sorumlusuna günlük olarak “Grup D – Enfeksiyon Etkenleri Bildirim Fişi” ile bildirecektir. Kurum, Grup D – Enfeksiyon Etkenleri Bildirim Fişlerinin icmalini haftalık olarak yapacak ve “Form 017/D – Grup D Enfeksiyon Etkenleri Bildirim Formu” ile takip eden haftanın ikinci iş gününde İlçe Sağlık Grup Başkanlıklarına veya İl Sağlık Müdürlüğüne yapar. İlçe Sağlık Grup Başkanlıkları gelen formları herhangi bir işlem yapmadan İl Sağlık Müdürlüğüne gönderecektir. İl Sağlık Müdürlüğü, İlçe Sağlık Grup Başkanlıkları veya Kurumlardan gelen Form 017/D – Grup D Enfeksiyon Etkenleri Bildirim Formlarının icmalini aylık olarak yapacak ve “Form 017/D – Grup D Enfeksiyon Etkenleri Bildirim Formu” ile takip eden ayın ilk haftası içinde Sağlık Bakanlığına gönderecektir. Bildirimin nasıl yapılacağını gösteren akış şeması Ek 5’tedir.

Madde 9- Bazı Bildirimi Zorunlu Hastalıklar tespit edildiği taktirde belirli bir süre içinde en hızlı iletişim aracı ile ihbar edilmesi gereklidir. Bu gereklilik, hastalığın toplum içinde yayılımını engellemek, sosyal sorunlara neden olmamak içindir. Bu nedenle ihbar mekanizmasını işletmeyen kişi ve kurumlar uyarılacak ve gerektiği taktirde yürürlükteki mevzuatın ilgili maddelerine göre cezai müeyyide uygulanacaktır.

Madde 10- Sorumlu olduğu halde bildirim yapmayan ve bu Tebliğ hükümlerine uymayan, bütün kamu kurum ve kuruluşları ile gerçek kişi ve özel kuruluşların ilk tespitlerinde İl Sağlık Müdürlüğü tarafından uyarı yazısı yazılacak ve 1 ay içinde düzenlemelerin yapılması talep edilecektir. Hata nevi gözetmeksizin Tebliğ hükümlerine aykırı davranışlara ısrarla devam eden kişi veya kurum sorumluları hakkında yürürlükteki mevzuatın ilgili maddeleri gereği, “Kamu sağlığını tehlikeye düşürücü davranışlardan dolayı” Cumhuriyet Savcılıklarına İl Sağlık Müdürlükleri tarafından suç duyurusu yapılacaktır.

Madde 11- Milli Savunma Bakanlığına bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarının aykırı davranışlarında, ilgili Garnizon Komutanlıklarına durum resmen bildirilecek ve gerekli düzenlemelerin yapılması talep edilecektir. Tekerrürü halinde durumdan Bakanlık haberdar edilecek ve bakanlıklar arası yazışma yapılarak gerekli düzenlemelerin yapılması talep edilecektir. Askeri kurumlar hakkında adli takibat, askeri hukuk kurallarına uygun olarak Genelkurmay Başkanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılacaktır.

Madde 12- Bildirimi Zorunlu Bulaşıcı Hastalıkların ihbarı için kullanılacak olan Form 014 Bildirim Zorunlu Hastalıklar Fişi Ek 6’dadır.

Madde 13- Sistemin işleyişini açıklayan rehber niteliğinde olan “Bulaşıcı Hastalıkların İhbarı ve Bildirim Sistemi Standart Tanı Sürveyans ve Laboratuar Rehberi” basılı olarak veya elektronik ortamda İl Sağlık Müdürlüklerinden temin edilecek ve kullanılacaktır.

Madde 14- Bu Tebliğ, 01.01.2005 tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 15- Bu Tebliğin hükümlerini Sağlık Bakanı yürütür.

Tebliğ Eklerini görmek için tıklayınız

Sayfa Başı


YARGI BÖLÜMÜ

Anayasa Mahkemesi Kararı

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2003/86

Karar Sayısı : 2004/6

Karar Günü : 28.1.2004

İPTAL DAVASINI AÇAN : Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri Ali TOPUZ, Haluk KOÇ ve 115 Milletvekili

İPTAL DAVASININ KONUSU : 31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 4. Maddenin, 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 9. Maddenin, 10. maddesinin (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9. maddesi sonuna eklenen fıkranın üçüncü tümcesinin, 10. maddesinin (c) fıkrasıyla değiştirilen, 4749 sayılı Yasanın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” bölümünün, 10. maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa’nın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının ve Geçici 3. Maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’nın 2., 11., 90., 104. ve 127. maddelerine aykırılığı savıyla iptalleri ve yürürlüklerinin durdurulması istemidir.

I- İPTAL VE YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMLERİNİN GEREKÇESİ

İptal ve yürürlüğün durdurulması istemlerini içeren 8.10.2003 günlü dava dilekçesinin gerekçe bölümü şöyledir:

“I. OLAY

12.08.2003 tarih ve 25197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, çeşitli kanunlarda değişiklik yapmıştır. 4969 sayılı Kanunun, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’da, 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’da, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunda yaptığı değişiklikler Anayasa’ya aykırılıklar içermektedir.

Anayasa’ya aykırı olan bu hükümlerin iptali ve uygulanmaları durumunda giderilmesi olanaksız hukukî durum ve zararlar ortaya çıkacağı için, iptal davası sonuçlanıncaya kadar yürürlüklerinin durdurulması istemi ile Anayasa Mahkemesi’ne iptal davası açılmıştır.

Aşağıda önce, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun söz konusu dava çerçevesinde iptali istenen hükümlerine yer verildikten sonra, iptali istenen hükümlerle ilgili olarak Anayasa’ya aykırılık gerekçeleri açıklanmıştır.

II. İPTALİ İSTENEN HÜKÜMLER

1) 4969 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin 02.02.1981 tarih ve 2380 sayılı Kanuna eklediği Geçici Madde 4

4969 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi aynen aşağıdaki gibidir:

“MADDE 6.- 02.02.1981 tarihli ve 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

Geçici Madde 4. - 2003 yılının sonuna kadar, 1 inci maddede yer alan “% 6” pay oranı “% 5” olarak uygulanır.”

İptali istenen hüküm, Geçici Madde 4’tür.

2) 4969 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 27.06.1984 tarih ve 3030 sayılı Kanuna eklediği Geçici Madde 9

4969 sayılı Kanunun 7 nci maddesi aşağıdaki gibidir:

“MADDE 7.- 27.06.1984 tarihli ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

Geçici Madde 9. - 2003 yılının sonuna kadar, 18 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “% 4.1” olarak uygulanan “% 3” pay oranı “% 3.5” olarak uygulanır.”

İptali istenen hüküm, Geçici Madde 9’dur.

3) 4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sonuna eklediği fıkranın üçüncü cümlesi

4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sonuna eklediği fıkra şöyledir:

“Türkiye Cumhuriyeti adına, yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkilidir. Yabancı ülkelere bu amaçla verilecek hibe ve yardım karşılıkları Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Söz konusu andlaşmalar Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girer. Andlaşmada belirtilen nakdi hibe ve yardımlar bütçeye gider kaydedilerek T.C. Merkez Bankasında ilgili ülke adına döviz cinsinden açılacak hesaba aktarılabilir. Ödemeler, andlaşma hükümleri çerçevesinde ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde ilgili hesaptan yaptırılır.”

İptali istenen; “Söz konusu andlaşmalar Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girer” cümlesidir.

4) 4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (c) fıkrasının değiştirdiği 4749 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafındaki “05.05.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31.05.1963 tarihli ve 244 sayılı Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” ibaresi

4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (c) fıkrasının değiştirdiği 4749 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafı şöyledir:

“05.05.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31.05.1963 tarihli ve 244 sayılı Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun ile ilgili yılı bütçe kanunlarının bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.”

İptali istenen; “05.05.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31.05.1963 tarihli ve 244 sayılı Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” ibaresidir.

5) 4969 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin (c) fıkrasıyla 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17 nci maddesine eklenen “C” fıkrası

4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Kanunun 17 inci maddesine eklenen “C” fıkrası aynen şöyledir:

“C) Bu Kanun gereği imzalanan andlaşmalar 23.05.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanun hükümlerinden muaf olup Resmi Gazetede yayımlanmaz.”

6) 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici Madde 3’ünün ikinci fıkrası

4969 sayılı Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki gibidir:

“2003 yılı sonuna kadar, 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “% 5” pay oranı “% 4.5” olarak uygulanır.”

III. ANAYASA’YA AYKIRILIK İDDİALARININ GEREKÇESİ

1) 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 6 ncı Maddesinin 02.02.1981 tarih ve 2380 Sayılı Kanuna Eklediği Geçici Madde 4’ün Anayasa’ya Aykırılığı

2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna 4969 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen geçici madde ile, 2003 yılının sonuna kadar, 2380 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan Genel Bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının “% 6”sına tekabül eden pay oranının “% 5” olarak uygulanması hükme bağlanmıştır.

Bilindiği gibi, 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51. maddesinin (v) fıkrasında yapılan düzenleme ile 2003 yılı Þubat ayı gelirlerinin dağıtımından başlamak üzere 02.02.1981 tarihli ve 2380 sayılı Kanunun 1 inci maddesinde yer alan “% 6” pay oranının “% 5” olarak uygulanması hükme bağlanmıştır.

Ancak CHP, Bütçe Kanununun bu hükmünün Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek bu maddenin yürürlüğünün durdurulmasını ve iptalini talep etmiş ve Anayasa Mahkemesi de, E. 2003/41, K. 2003/8 (Yürürlüğü Durdurma) ve 17.7.2003 tarihli kararı ile 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun 51 inci maddesinin (v) fıkrasının yürürlüğünü durdurmuştur.

Anayasa Mahkemesi’nin bu kararından sonra 12.08.2003 tarih ve 25197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun; 6 ncı maddesinin 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna eklediği Geçici Madde 4 ile, tekrar 2003 yılının sonuna kadar, 1 inci maddede yer alan Genel Bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamının “% 6”sına tekabül eden pay oranının “% 5” olarak uygulanması esası getirilmiştir.

Anayasa’nın 127 nci maddesinin son fıkrasında “yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır” ilkesi yer almaktadır.

Bu ilke yerel yönetimlerin yerine getirmek zorunda oldukları kamu hizmetleri ile orantılı, sürekli ve düzenli gelir kaynakları sağlamayı, merkezi yönetim için bir ödev haline getirmektedir.

Söz konusu “Geçici Madde 4”te yapılan düzenleme ise, yerel yönetimlerin gelir kaynaklarını azaltmak suretiyle onların görevleri ile orantılı gelir kaynaklarına sahip olmasını engellemekte ve dolayısı ile Anayasa’nın 127’nci maddesinin son fıkrasına aykırı bir nitelik taşımaktadır.

Bütçelerini ve yatırımlarını mevcut gelir kaynaklarını göz önünde tutarak planlayan yerel yönetimlerin gelirlerinde azalma meydana getirecek uygulamalar ve yeni yasal düzenlemeler, yerel yönetimlerin yerine getirmek zorunda oldukları kamu görevlerinde aksamalara neden olacaktır.

Yerel yönetimlerin üstlendikleri yükümlülükleri zamanında, uygun bir şekilde yerine getirmesinin ve gelirlerinin sürekliliği ile düzenliliğinin yaşamsal önemi vardır. Yerel yönetimlere yeterli mali kaynak sağlanması anayasal bir zorunluluktur.

Diğer yandan yerel yönetimlerin bütçelerini ve yatırımlarını mevcut yasalarda gösterilen gelir kaynaklarına dayanarak planlamalarından ve bunları uygulamaya koymalarından sonra, aynı bütçe yılı içinde yasalarda bu görevleri azaltıcı değişiklikler yapılması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temel unsurları olan hukuk güvenliği ve hukuk istikrarına da aykırı bir durumdur.

Merkezî yönetim, yerel yönetimlerin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamada onlara yardımcı olmalıdır. Merkezi yönetim ile yerel yönetimlerin karşılıklı bağ ve ilişkilerinin bu doğrultuda düzenlenmesi, yerel yönetimlere yerine getirmek zorunda oldukları kamu hizmetleri ile orantılı, sürekli ve düzenli gelir kaynaklarının sağlanması gerekmektedir.

Anayasa’da yer alan hukuk devleti ilkesi, Anayasa’nın temel ilkelerinden biridir. Hukuk devleti; yönetilenlere hukuk güvenliği sağlayan, adaletli bir hukuk sistemine dayanan devlet düzeninin adıdır. Hukuka güvenin, kamu düzeninin ve istikrarın korunması hukuk devleti ilkesine bağlılık ile mümkündür.

Hukuk devleti kavramını ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan uygulamalar Anayasa’nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerini ifade eden Anayasa’nın 11 inci maddesi ile bağdaşması da beklenemez.

Bu düzenlemenin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına da uygun olmadığı ortadadır. Bilindiği gibi, 3723 sayılı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 08.05.1991 tarihinde kabul edilerek 21.05.1991 tarih ve 20877 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bakanlar Kurulu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını, 06.08.1992’de 92/3398 sayılı Karar ile onaylamış ve Bakanlar Kurulu Kararı 03.10.1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Söz konusu Şartın, Yerel Makamların Mali Kaynakları başlıklı 9 uncu maddesinde de; ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri yeterli mali kaynaklar sağlanacağına; yerel makamların mali kaynaklarının Anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olacağına ilişkin hükümler yer almaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna 4969 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle eklenen Geçici Madde 4, Anayasa’nın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ve Anayasa’nın 11 inci maddesindeki Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkelerine ve Anayasa’nın 127 nci maddesinin son fıkrasının son cümlesindeki; mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır ilkesine açıkça aykırı olup, iptali gerekir.

2) 4969 sayılı Kanunun 7 nci Maddesinin 27.06.1984 Tarih ve 3030 Sayılı Kanuna Eklediği Geçici Madde 9’un Anayasa’ya Aykırılığı

4969 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle; 27.06.1984 tarihli ve 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna eklenen Geçici Madde 9 ile, 2003 yılı Şubat ayı gelirlerinin dağıtımından başlamak üzere 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “% 4.1” olarak uygulanan “% 3” pay oranının “% 3.5” olarak uygulanması hükme bağlanmıştır.

2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51. maddesinin (y) fıkrası ile; 2003 yılı Şubat ayı gelirlerinin dağıtımından başlamak üzere 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “% 4.1” olarak uygulanan pay oranının “% 3.5” olarak uygulanması hükme bağlanmıştır.

CHP, Bütçe Kanununun bu hükmünün Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek bu maddenin yürürlüğünün durdurulmasını ve iptalini talep etmiş ve Anayasa Mahkemesi de, E. 2003/41, K. 2003/8 (Yürürlüğü Durdurma) ve 17.7.2003 tarihli Kararı ile 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun 51 inci maddesinin (y) fıkrasının yürürlüğünü durdurmuştur.

Bunun üzerine 12.08.2003 tarih ve 25197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7 nci maddesiyle 3030 sayılı Kanuna eklenen “Geçici Madde 9” ile 2003 yılı Þubat ayı gelirlerinin dağıtımından başlamak üzere 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “% 4.1” olarak uygulanan pay oranının “% 3.5” olarak uygulanması yolunda yeni bir düzenleme yapılmıştır.

Anayasa’nın 127’nci maddesinin son fıkrasının son cümlesinde; mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır, hükmü bulunmaktadır. Merkezî yönetimin, yerel yönetimlerin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamada onlara yardımcı olması ve karşılıklı bağ ve ilişkileri bu doğrultuda düzenlemesi ve onlara görevleri ile orantılı gelir kaynakları bulması, bu hükmün gereğidir.

Söz konusu Geçici Madde 9’da yapılan düzenleme, yerel yönetim gelirlerinde düşmeye yol açtığı için, yerel yönetimlerin yerine getirmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin de aksamasına neden olacak niteliktedir ve Anayasa’nın 127 inci maddesinin son fıkrasına aykırıdır.

Söz konusu düzenlemenin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ile uyum halinde olduğu söylenemez. Bilindiği gibi, 3723 sayılı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 08.05.1991 tarihinde kabul edilerek 21.05.1991 tarih ve 20877 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bakanlar Kurulu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını, 06.08.1992’de 92/3398 sayılı Karar ile onaylamış ve Bakanlar Kurulu Kararı 3.10.1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yerel Yönetimler Özerklik Şartının, Yerel Makamların Mali Kaynakları başlıklı 9 uncu maddesinde de; ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri yeterli mali kaynakların sağlanacağı, yerel makamların mali kaynaklarının Anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olacağı hükümleri yer almaktadır.

Geçici madde 9 ile getirilen düzenleme, yerel yönetim gelirlerinde yerine getirmeleri zorunlu hizmetlerle orantılı gelir sağlanmasına olanak bırakmayacak bir düşüşe neden olduğu için söz konusu şartın da gereklerini yerine getirmemektedir.

Bütçelerini ve yatırımlarını mevcut gelir kaynaklarını göz önünde tutarak planlayan ve uygulamaya başlayan yerel yönetimlerin aynı bütçe yılında gelirlerinde azalma meydana getirecek uygulamalar ve yeni yasal düzenlemeler, yerel yönetimlerin yerine getirmek zorunda oldukları kamu görevlerinde aksamalara neden olacaktır.

Yerel yönetimlerin üstlendikleri yükümlülükleri zamanında, uygun bir şekilde yerine getirmesinin ve gelirlerinin sürekliliği ile düzenliliğinin yaşamsal önemi vardır. Yerel yönetimlere yeterli mali kaynak sağlanması anayasal bir zorunluluktur. Geçici madde 9 ile bu anayasal zorunluluğa aykırı bir düzenleme yapılmıştır.

Diğer yandan yerel yönetimlerin bütçelerini ve yatırımlarını mevcut yasalarda gösterilen gelir kaynaklarına dayanarak planlamalarından ve bunları uygulamaya koymalarından sonra, aynı bütçe yılı içinde yasalarda bu gelir kaynaklarını azaltıcı değişiklikler yapılması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temel unsurları olan hukuk güvenliği ve hukuk istikrarına da aykırı bir durumdur.

Anayasa’da yer alan hukuk devleti ilkesi, Anayasa’nın temel ilkelerinden biridir. Hukuk devleti; yönetilenlere hukuk güvenliği sağlayan, adaletli bir hukuk sistemine dayanan devlet düzeninin adıdır. Hukuka güvenin, kamu düzeninin ve istikrarın korunması hukuk devleti ilkesine bağlılık ile mümkündür.

Hukuk devleti kavramını ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan uygulamalar Anayasa’nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerini ifade eden Anayasa’nın 11 inci maddesi ile bağdaşması da beklenemez.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 3030 sayılı Büyük Şehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna 4969 sayılı Kanunun 7 nci maddesiyle eklenen Geçici Madde 9; Anayasa’nın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ve Anayasa’nın 11 inci maddesindeki Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkelerine ve Anayasa’nın 127 nci maddesinin son fıkrasının son cümlesindeki; mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır ilkesine açıkça aykırı olup, iptali gerekir.

3) 4969 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin (a) Fıkrasının 4749 Sayılı Kanunun 9 uncu Maddesinin Sonuna Eklediği Fıkranın Üçüncü Cümlesinin Anayasa’ya Aykırılığı.

4969 Sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sonuna eklendiği fıkranın üçüncü cümlesinde, söz konusu fıkranın birinci cümlesinde belirtilen andlaşmaların Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe gireceği hükmü yer almaktadır.

Anayasa’nın 90 ıncı maddesine bakıldığında, milletlerarası andlaşmaların onaylanması yetkisinin yasama ve yürütme organları arasında paylaştırıldığı görülmektedir.

Andlaşmaları onaylamaya yetkili makam, Cumhurbaşkanıdır. Anayasa’nın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde, milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak yetkisi Cumhurbaşkanının yetki ve görevleri arasında sayılmaktadır.

Cumhurbaşkanının onay yetkisini kullanabilmesi, kural olarak, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onaylamayı bir kanunla uygun bulmasına bağlıdır.

90 ıncı maddenin ikinci ve üçüncü fıkralarında ise bu kuralın istisnalarına yer verilmiştir.

90 ıncı maddenin ikinci fıkrasına göre, ekonomik, ticari veya teknik ilişkileri düzenleyen ve süresi bir yılı aşmayan andlaşmalar, Devlet Maliyesi bakımından bir yüklenme getirmemek, kişi hallerine ve Türklerin yabancı memleketlerdeki mülkiyet haklarına dokunmamak koşuluyla yayımlanma ile yürürlüğe girer ve bu andlaşmalar, yayımlarından başlayarak iki ay içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgisine sunulur.

Anayasa’nın 90 ıncı maddenin üçüncü fıkrasında yer alan istisna ise, yürütme organını Türkiye Büyük Millet Meclisine bilgi vermek yükümlülüğünden de kurtarmakta, hatta bazı durumlarda bir andlaşmayı yayımlanmadan da yürürlüğe koyma imkanını vermektedir. 90 ıncı maddesi üçüncü fıkrasına göre, “Milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik ve idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunmaları zorunluluğu yoktur; ancak, bu fıkraya göre yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz.”

4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine eklediği fıkranın üçüncü cümlesinde, söz konusu fıkranın birinci cümlesinde belirtilen andlaşmaların Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe gireceği bildirilmiş ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin andlaşmanın onaylanmasını bir kanunla uygun bulmasına gerek bırakmayan bir düzenleme yapılmıştır.

Ancak bu düzenleme, 90 ıncı maddenin birinci fıkrasındaki kuralın istisnalarını gösteren Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen hallerle uyumlu değildir.

Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasında belirtilen istisna, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlar ile ilgili andlaşmaları içermemektedir.

Bu nedenle 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine eklenen fıkranın birinci cümlesinde yer alan andlaşmaların, Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasında belirtildiği gibi, sadece Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe sokulabilmesi düşünülemez.

Bu tür andlaşmaların hibe ve yardım niteliğine dayanılarak ekonomik bir karakter taşıdıklarının öne sürülmesi de Anayasa’ya uygunluğu sağlamak bakımından durumda bir değişiklik yapmaz. Bunun nedeni, Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasında kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik nitelikteki andlaşmaların yayımlanmadan yürürlüğe konulamayacağının bildirilmiş olmasıdır.

4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine eklenen fıkranın üçüncü cümlesine ise yayımla yürürlüğe girmekten değil, Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmekten söz edilmektedir.

4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine eklenen fıkranın üçüncü cümlesinde yer alan hükmün Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin ikinci fıkrasında yer alan istisnanın kapsamına girip giremeyeceği hususu incelendiğinde, bunun da imkansız olduğu görülmektedir.

Çünkü, 90 ıncı maddenin ikinci fıkrasına giren hallerde de, andlaşmanın yayımla yürürlüğe konulabileceği bildirilmiştir. Halbuki söz konusu yeni fıkranın üçüncü cümlesinde, andlaşmanın yayımlanma ile yürürlüğe girmesi ilkesinden uzaklaşılmış ve Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe girmesine olanak tanınarak, 90 ıncı maddenin ikinci fıkrasındaki kuralın dışına çıkılmıştır.

Diğer taraftan söz konusu yeni fıkranın getirdiği düzenlemede, Türk kanunlarına değişiklik getiren andlaşmaların kapsam dışı olduğuna ilişkin herhangi bir kayıt getirilmeyerek, bu tür andlaşmalar açısından Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrasına aykırı düşecek durumlara zemin hazırlanmıştır.

Bu tablo 4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesine eklediği fıkranın üçüncü cümlesinin, uluslararası andlaşmaların onaylanmasında uyulacak genel kuralı gösteren Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin birinci fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde yer alan “milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak” cümlesine; Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası ile 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki genel kuralın istisnalarını gösteren Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin ikinci ve üçüncü fıkralarına; Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrasına aykırı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasa’nın 11 inci maddesinde yer alan Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ve dolayısı ile Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile bağdaşması düşünülemez.

Anayasa’nın 2, 11, 90/1, 90/2, 90/3, 90/4 üncü maddelerine ve 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı olan söz konusu fıkranın üçüncü cümlesinin iptali gerekmektedir.

4) 4969 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin (c) Fıkrasının Değiştirdiği 4749 Sayılı Kanunun 17 nci Maddesinin (B) Fıkrasının Birinci Paragrafında Yer Alan “05.05.1969 Tarihli ve 1173 Sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun İle 31.05.1963 Tarihli ve 244 Sayılı Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayınlanması İle Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” İbaresinin Anayasa’ya Aykırılığı

1173 ve 244 sayılı Kanunlar, Anayasa’nın 90 ve 104 üncü maddelerinde sayılan esaslar dairesinde uluslararası andlaşmaların yapılmasına ilişkin kuralları getirmekte; dolayısı ile Anayasa ilkelerini yasa düzeyinde yaşama geçirmektedir. Bu Kanunların 4749 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmaması halinde, 4749 sayılı Kanuna dayanılarak yapılacak andlaşmaların Anayasa’nın 90 ve 104 üncü maddelerine aykırı bir görünümde gerçekleşmesine imkan açılacak ve özellikle Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kanunla uygun bulunması gereği olmaksızın onaylanan andlaşmalar bakımından, onaylamayı uygun bulan bir kanun olmadığından Anayasa yargısına başvurmak olanağı da söz konusu olmayacağı için herhangi bir yargısal denetim yapılamayacaktır.

Bu durum, hukuk düzenimizin Anayasa’ya aykırı biçimde yapılacak andlaşmalarla, Anayasa’ya aykırı bir görünüm almasına ve Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti adı verilen yönetimin temeli olan hukukun üstünlüğü ilkesi ile Anayasa’nın 11 inci maddesinde yer alan üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerinin etkisizleştirilmesine neden olacaktır.

Anayasa’nın 90 ıncı maddesinde ifade edilen ilkelerin ve 104. maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendinde uluslararası andlaşmaların onayı ve yayımı için Cumhurbaşkanına verilen yetkilerin yaşama geçmesini engelleyen, bu suretle Anayasa’nın 90 ve 104 üncü maddelerinin uygulanma imkanını ortadan kaldıran, Anayasa’nın 2 ve 11 inci maddelerindeki ilkelerin etkisizleştirilmesine imkan hazırlayan söz konusu ibarenin iptali gerekmektedir.

5) 4969 Sayılı Kanunun 10 uncu Maddesinin (c) Fıkrasının 4749 Sayılı Kanunun 17 nci Maddesine Eklediği (C) Fıkrasının Anayasa’ya Aykırılığı

4969 sayılı Kanunun 10 uncu maddesinin (c) fıkrasının, 4749 sayılı Kanunun 17 nci maddesine eklediği (C) fıkrasında, 4749 sayılı Kanun gereği imzalanan andlaşmaların Resmi Gazete’de yayımlanmayacağı belirtilmiştir.

Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin birinci fıkrasında uluslararası andlaşmaların onaylanmasının, Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmanın bir kanunla uygun bulunmasına bağlı olduğu kuralı yer almakta; Anayasa’nın 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde ise, TBMM andlaşmanın onaylanmasını bir kanunla uygun bulduktan sonra, andlaşmayı onay ve yayım, yetki ve görevini Cumhurbaşkanına vermektedir.

Bu ana kuralın istisnaları ve bu bağlamda hangi tür andlaşmalar için yayım zorunluluğu bulunduğu, Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 2, 3 ve 4 üncü fıkralarında gösterilmiştir.

Örneğin, kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmaların, Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasına göre yayımlanmadan yürürlüğe konulması düşünülemez. Aynı durum Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 4 üncü fıkrasında yer alan Türk kanunlarına değişiklik getiren andlaşmalar için de geçerlidir.

Söz konusu (c) fıkrasında, 4749 sayılı Kanunun kapsamına giren tüm andlaşmaların, Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 2 nci, 3 üncü ve 4 üncü fıkrasında yer alan ve yayımı zorunlu olan türdekiler dışlanmadan, yayımlanmayacağının bildirilmesi, bu tür yayımı zorunlu andlaşmalar açısından bu fıkrayı, Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 3 üncü fıkrasına aykırı bir görünüme taşımaktadır.

Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasa’nın 11 inci maddesinde yer alan Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkeleri ve dolayısı ile Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile bağdaşması düşünülemez.

Uluslararası andlaşmaların onaylanması ve yayımı konusunda genel kuralı koyan Anayasa’nın 90 ıncı maddesinin 1 inci fıkrası ile 4 üncü fıkrasına, 104 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine ve 90 ıncı maddenin 2 ve 3 üncü fıkralarında gösterilen yayım zorunluluklarına aykırı bir düzenleme getiren söz konusu (C) fıkrasının iptali gerekmektedir.

6) 4969 Sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici Madde 3’ünün İkinci Fıkrasının Anayasa’ya Aykırılığı

4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun Geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile, 2003 yılı sonuna kadar, 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “% 5” pay oranının “% 4.5” olarak uygulanması hükme bağlanmıştır.

Bilindiği gibi, 2003 Mali Yılı Bütçe Kanununun 51. maddesinin (y) fıkrasında yapılan düzenleme ile 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “% 5” pay oranının “% 4.5” olarak uygulanması hükme bağlamıştır.

CHP, Bütçe Kanununun bu hükmünün Anayasa’ya aykırılığını ileri sürerek bu maddenin yürürlüğünün durdurulmasını ve iptalini talep etmiş ve Anayasa Mahkemesi de, E. 2003/41, K. 2003/8 (Yür.Dur.) ve 17.7.2003 tarihli Kararı ile 2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu’nun 51 inci maddesinin (y) fıkrasının yürürlüğünü durdurmuştur.

Bunun üzerine 12.08.2003 tarih ve 25197 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun; Geçici Madde 3’ün ikinci fıkrasında yapılan düzenlemeyle, 1319 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “% 5” pay oranının “% 4.5” olarak uygulanması doğrultusunda yeni bir düzenleme yapılmıştır.

Anayasa’nın 127 nci maddesinin son fıkrasının son cümlesinde; mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır, hükmü bulunmaktadır. Anılan idarelerin yerine getirmek zorunda oldukları kamu hizmetleri için sürekli ve düzenli gelir kaynaklarına kavuşturulmaları şarttır. Merkezî idarenin, mahallî idarelerin görevlerini gereği gibi yerine getirebilmelerini sağlamada onlara yardımcı olması ve karşılıklı bağ ve ilişkileri bu doğrultuda düzenlemesi ve onlara görevleri ile orantılı gelir kaynakları bulması gerekmektedir.

Geçici Madde 3’ün ikinci fıkrası ile getirilen düzenleme bu gereği karşılayamadığı için Anayasa’nın 127 nci maddesinin son fıkrasına aykırıdır.

Söz konusu düzenlemenin Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartına da uygun olduğu söylenemez. Bilindiği gibi, 3723 sayılı Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun 08.05.1991 tarihinde kabul edilerek 21.05.1991 tarih ve 20877 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanmıştır. Bakanlar Kurulu, Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartını, 06.08.1992’de 92/3398 sayılı Karar ile onaylamış ve Bakanlar Kurulu Kararı 03.10.1992 tarih ve 21364 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Yerel Yönetimler Özerklik Şartının, Yerel Makamların Mali Kaynakları başlıklı 9 uncu maddesinde; ulusal ekonomik politika çerçevesinde, yerel makamlara kendi yetkileri dahilinde serbestçe kullanabilecekleri yeterli mali kaynaklar sağlanacağı, yerel makamların mali kaynaklarının Anayasa ve kanunla belirlenen sorumluluklarla orantılı olacağı hükümleri yer almaktadır.

Yapılan düzenleme, yerel yönetimlerin gelirlerini yerine getirmekle görevli oldukları hizmetleri yerine getirmelerine olanak bırakmayacak ölçüde azalttığı için söz konusu şarta aykırı bir nitelik taşımaktadır.

Bütçelerini ve yatırımlarını mevcut gelir kaynaklarını göz önünde tutarak planlayan yerel yönetimlerin gelirlerinde azalma meydana getirecek uygulamalar ve yeni yasal düzenlemeler, yerel yönetimlerin yerine getirmek zorunda oldukları kamu görevlerinde aksamalara neden olacaktır.

Diğer yandan yerel yönetimlerin bütçelerini ve yatırımlarını mevcut yasalarda gösterilen gelir kaynaklarına dayanarak planlamalarından ve bunları uygulamaya koymalarından sonra, aynı bütçe yılı içinde yasalarda bu gelir kaynaklarını azaltıcı değişiklikler yapılması, Anayasa’nın 2 nci maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin temel unsurları olan hukuk güvenliği ve hukuk istikrarına da aykırı bir durumdur.

Anayasa’da yer alan hukuk devleti ilkesi, Anayasa’nın temel ilkelerinden biridir. Hukuk devleti; yönetilenlere hukuk güvenliği sağlayan, adaletli bir hukuk sistemine dayanan devlet düzeninin adıdır. Hukuka güvenin, kamu düzeninin ve istikrarın korunması hukuk devleti ilkesine bağlılık ile mümkündür.

Hukuk devleti kavramını ortadan kaldırıcı nitelikte sonuçlara yol açan uygulamalar Anayasa’nın 2 nci maddesinde açıklanan “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” hükmüne aykırılık oluşturacağı gibi toplumsal kararlılığı hukuksal güvenceyi ortadan kaldırır, belirsizlik ortamına neden olur ve kabul edilemez. Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırı bir düzenlemenin Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkelerini ifade eden Anayasa’nın 11 inci maddesi ile bağdaşması da beklenemez.

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 2003 yılı sonuna kadar, 29.07.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun Geçici 19 uncu maddesinde yer alan % 5 pay oranının % 4.5 olarak uygulanmasını hükme bağlayan Geçici Madde 3’ün ikinci paragrafı, Anayasa’nın 2 nci maddesindeki hukuk devleti ve Anayasa’nın 11 inci maddesindeki Anayasa’nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkelerine ve Anayasa’nın 127 nci maddesinin son fıkrasının son cümlesindeki; mahalli idarelere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır ilkesine açıkça aykırı olup, iptali gerekir.

IV. YÜRÜRLÜĞÜ DURDURMA İSTEMİNİN GEREKÇESİ

Anayasa’ya açıkça aykırı olan 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun;

- 6 ncı maddesinin, 02.02.1981 tarih ve 2380 sayılı Kanuna eklediği Geçici Madde 4’ün,

- 7 nci maddesinin 27.06.1984 tarih ve 3030 sayılı Kanuna eklediği Geçici Madde 9’un,

- Geçici Madde 3’ünün ikinci fıkrasının, uygulanması yerel yönetim gelirlerinin önemli ölçüde azalmasına ve yerine getirilmesi gereken kamu hizmetlerinin aksamasına yol açacak, sonradan giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararlar doğacaktır. Bu tür durum ve zararların önlenebilmesi için, söz konusu hükümlerin yürürlüğünün durdurulması gerekmektedir.

Diğer yandan 4969 sayılı Kanunun:

- 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sonuna eklediği fıkranın üçüncü cümlesinin,

- 10 uncu maddesinin (c) fıkrasının değiştirdiği 4749 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafındaki “05.05.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31.05.1963 tarihli ve 244 sayılı Andlaşmaların Yapılması,Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” ibaresinin,

- 10 uncu maddesinin (c) fıkrasının 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17 nci maddesine eklediği “C” fıkrasının, uygulanması Anayasa’ya aykırı andlaşmaların yapılmasına ve bu şekilde giderilmesi güç veya olanaksız durum ve zararlar doğmasına yol açacaktır. Bu tür zarar ve durumların önlenebilmesi için bu hükümlerin yürürlüğünün durdurulması gerekmektedir.

V. SONUÇ VE İSTEM

31.07.2003 tarihli ve 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun:

1- (a) 6 ncı maddesinin 02.02.1981 tarih ve 2380 sayılı Kanuna eklediği Geçici Madde 4’ün, Anayasa’nın; 2 , 11 ve 127 nci maddelerine,

(b) 7 nci maddesinin, 27.06.1984 tarih ve 3030 sayılı Kanuna eklediği Geçici Madde 9’un, Anayasa’nın; 2 , 11 ve 127 nci maddelerine,

(c) 10 uncu maddesinin (a) fıkrasının 4749 sayılı Kanunun 9 uncu maddesinin sonuna eklediği fıkranın üçüncü cümlesinin, Anayasa’nın 2 ve 11 inci maddelerine, 90 ıncı maddesinin 1, 2, 3 ve 4 üncü fıkralarına, 104 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendine,

(d) 10 uncu maddesinin (c) fıkrasının değiştirdiği 4749 sayılı Kanunun 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafındaki “05.05.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31.05.1963 tarihli ve 244 sayılı Andlaşmaların Yapılması,Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” ibaresi, Anayasa’nın 2, 11 ve 90 ıncı maddelerine ve 104 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendine,

(e) 10 uncu maddesinin (c) fıkrasıyla 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17 nci maddesine eklenen “C” fıkrasının, Anayasa’nın 2 ve 11 inci maddelerine, 90 ıncı maddesinin 1, 2, 3 ve 4 üncü fıkralarına ve 104 üncü maddesinin 2 nci fıkrasının (b) bendine,

(f) Geçici Madde 3’ün ikinci fıkrasının, Anayasa’nın 2, 11 ve 127 nci maddesinin son fıkrasına aykırı oldukları için iptallerine,

2- İptal davası sonuçlanıncaya kadar bunların yürürlüklerinin durdurulmasına karar verilmesine ilişkin talebimizi saygı ile arz ederiz.”

II- YASA METİNLERİ

A- İptali İstenilen Yasa Kuralları

31.7.2003 günlü, 4969 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un iptali istenilen kuralları içeren maddeleri şunlardır:

1- “MADDE 6.- 2.2.1981 tarihli ve 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 4.- 2003 yılının sonuna kadar, 1 inci maddede yer alan “%6” pay oranı “%5” olarak uygulanır.”

2- “MADDE 7.- 27.6.1984 tarihli ve 3030 sayılı Büyük Þehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 9.- 2003 yılının sonuna kadar, 18 inci maddenin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ve halen “%4,1” olarak uygulanan “%3” pay oranı “%3,5” olarak uygulanır.”

3- “MADDE 10.- 28.3.2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun;

a) 9 uncu maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkilidir. Yabancı ülkelere bu amaçla verilecek hibe ve yardım karşılıkları Maliye Bakanlığı bütçesine konulacak ödenekten karşılanır. Söz konusu andlaşmalar Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girer. Andlaşmada belirtilen nakdi hibe ve yardımlar bütçeye gider kaydedilerek T.C. Merkez Bankasında ilgili ülke adına döviz cinsinden açılacak hesaba aktarılabilir. Ödemeler, andlaşma hükümleri çerçevesinde ve Maliye Bakanlığınca belirlenecek esaslar dahilinde ilgili hesaptan yaptırılır.

b) …

c) 17 nci maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafı aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve maddeye aşağıdaki (C) fıkrası eklenmiştir.

5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun ile ilgili yılı bütçe kanunlarının bu Kanuna aykırı hükümleri uygulanmaz.

C) Bu Kanun gereği imzalanan andlaşmalar 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanun hükümlerinden muaf olup Resmi Gazetede yayımlanmaz.”

4- “GEÇİCİ MADDE 3.-

...

2003 yılı sonuna kadar, 29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun geçici 19 uncu maddesinde yer alan “%5” pay oranı “%4,5” olarak uygulanır.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Dava konusu kuralların Anayasa’nın 2., 11., 90., 104. ve 127. maddelerine aykırılığı ileri sürülmüştür.

III- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Mehmet ERTEN ve Fazıl SAĞLAM’ın katılımlarıyla 15.10.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine; yürürlüğün durdurulması isteminin bu konudaki raporun hazırlanmasından sonra karara bağlanmasına, oybirliğiyle karar verilmiştir.

IV- ESASIN İNCELENMESİ

Dava dilekçesi ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, iptali istenen yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 4969 sayılı Kanun’un 6. ve 7. Maddelerinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, yasalarda gösterilen gelir kaynaklarına dayanarak yapılan planlama ve uygulamaların azaltılmasının aksamalara neden olacağı, bu nedenle kuralların Anayasa’nın 2., 11. ve 127. maddesinin son fıkrası ile Avrupa Yerel Yönetimler Özerlik Şartı’na aykırılık oluşturduğu ileri sürülerek iptali istenilmiştir.

4969 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’a Geçici 4. madde eklenerek, 2380 sayılı Yasa’nın “Payların Hesaplanması ve Dağıtımı” başlığını taşıyan 1. maddesinde yer alan, genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden belediyelere verilen % 6 pay oranının, 2003 yılının sonuna kadar, % 5 olarak uygulanması öngörülmüştür.

Geçici 4. maddenin incelenmesinden, belediyelere 22.7.2003 - 31.12.2003 tarihleri arasında her ay yüzde bir oranından hesaplanmak üzere genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden yüzde beş daha az kaynak aktarılacağı anlaşılmaktadır. Bu miktar belediyelerin yaklaşık olarak genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden aldıkları bir aylık paylarına karşılıktır. Oran indiriminden kaynaklanan gelir kaybının giderilmesi amacıyla, gelirleri yalnızca belediyeler ile büyük şehir belediyelerince paylaşılmak üzere, 4837 sayılı Yasa’yla ek emlâk vergisi konulmuş, 4958 sayılı Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu ve 4811 sayılı Vergi Barışı Kanunu ile yerel yönetimlerin vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır. Böylece, iptali istenen yasal düzenleme ile yasakoyucu, belediye gelirlerinde çok az kayba neden olacak bir kural getirirken, bu uygulamayı beş ay gibi kısa bir süre ile sınırlandırmış, ayrıca oluşacak gelir kaybını giderecek önlemleri de almıştır.

Öte yandan, 4749 sayılı Kanun’un 7. maddesiyle 3030 sayılı Kanun’a eklenen geçici 9. maddeye göre, 3030 sayılı Kanun’un 18. maddesinin (b) bendi uyarınca büyük şehir belediyelerinin bulunduğu il merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden gelir saymanlarınca hesaplanıp, ertesi ayın sonuna kadar büyük şehir belediyeleri hesaplarına yatırılacak olan ve halen %4,1 olarak uygulanan %3 pay oranı, 31.12.2003 tarihine kadar, %3,5 olarak uygulanacaktır.

3030 sayılı Kanun’un 18. maddesinin son fıkrasına göre, Bakanlar Kurulu (b) fıkrasındaki %3’lük pay oranını %6 oranına kadar artırmaya veya kanuni haddine kadar indirmeye yetkilidir. 29 Ocak 2002’de 2002/3548 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile %4,1 olarak uygulanan %3 pay oranının iptali istenen hüküm ile 22.7.2003-31.12.2003 tarihleri arasını kapsayan yaklaşık beş ay boyunca %3,5 olarak uygulanması öngörülmüştür. Böylece, beş ay boyunca büyük şehir belediyelerinin söz konusu gelirlerinde toplam %3 oranında azalma sonucu doğmuştur.

Anayasa’nın 127. maddesinin son fıkrasında, “Mahalli idarelerin belirli kamu hizmetlerinin görülmesi amacı ile kendi aralarında Bakanlar Kurulunun izni ile birlik kurmaları, görevleri, yetkileri, maliye ve kolluk işleri ve merkezi idare ile karşılıklı bağ ve ilgileri kanunla düzenlenir. Bu idarelere, görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanır.” denilmektedir.

Yasalarla belirlenmiş oranların gereksinim duyulduğunda azaltılması veya artırılması olanaklıdır. Ancak, hangi oranın en uygun olduğunun saptanabilmesinin olanaksızlığı ve zaman içinde değişen durumların farklı oranları gerektirebilmesi nedeniyle bu süre ve oranların belirlenmesi ölçüsüz ve adil olmamaları koşuluyla yasakoyucunun takdiri içindedir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, her eylem ve işlemi hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumları benimsemeyen, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yasaların kamu yararına dayanması gereği kuşkusuz hukuk devletinin temel değerlerinden birini oluşturmaktadır. Hukuk devletinde hukuk güvenliğinin sağlanabilmesi için yasakoyucunun öngörülebilir düzenlemeler getirmesi de asıldır.

Yasakoyucunun, makro ekonomik dengeleri sağlamak amacıyla 4969 sayılı Yasa’nın 6. maddesiyle 2380, 7. maddesiyle de 3030 sayılı Yasa’da değişiklik yaparak genel bütçe vergi gelirleri tahsilatı toplamı üzerinden belediyelere verilen %6 pay oranını beş ay için %5’e, 3030 sayılı Kanun’un 18. maddesinin (b) bendi uyarınca büyük şehir belediyelerinin bulunduğu il merkezinde yapılan genel bütçe vergi gelirleri tahsilat toplamı üzerinden büyük şehir belediyeleri hesaplarına yatırılacak olan %4,1 pay oranını da 5 ay için %3’e indirmesi, yasayla yapılan öngörülebilir bir düzenleme olması ve kısa bir süreyi kapsaması nedeniyle, Anayasa’nın 2. ve 127. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Konunun Anayasa’nın 11. maddesi ile ilgisi görülmemiştir.

B- 4969 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin İncelenmesi

1- 4969 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin (a) fıkrasıyla 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. Maddesinin Sonuna Eklenen Fıkranın Üçüncü Tümcesinin İncelenmesi

Dava dilekçesinde, söz konusu düzenleme ile savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili olarak yapılan andlaşmaların onaylanmasının bir yasayla uygun bulunmasını engellediğinden söz edilerek, bu tür yasal düzenlemenin Anayasa’nın 90. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirtilen istisnalarla uyumlu olmadığı, anılan düzenlemenin Anayasa’nın 90. maddesine aykırı olduğu belirtilmektedir. Yapılan başvuruda ayrıca milletlerarası andlaşmaları onaylamak ve yayımlamak yetkisinin Cumhurbaşkanına ait olduğu, oysa iptali istenen tümcenin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin onaylamayı uygun bulma yasasına ihtiyaç duymayan bir düzenleme getirmesi nedeniyle, Cumhurbaşkanının onay yetkisini kullanamaz hale getirdiği, bu durumun ise Anayasa’nın 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırı olduğu ileri sürülmüştür. Anayasa’nın herhangi bir hükmüne aykırı yapılan yasal düzenlemenin ise dolayısıyla Anayasa’nın 2. ve 11. maddelerine de aykırı olduğu açıklanmıştır.

4949 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (c) fıkrasıyla, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 9. maddesinin sonuna eklenen fıkra ile, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili kılınmıştır. İptali istenen hüküm, yeni getirilen fıkranın üçüncü tümcesi olup, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmaların Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe girmesine olanak vermektedir.

Anayasa’nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasında, bir kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticari, teknik veya idari andlaşmaların Türkiye Büyük Millet Meclisince uygun bulunması zorunluluğu olmadığı açıklanmaktadır. 31 Mayıs 1963 günlü 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayınlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun’un 5. maddesiyle diğerlerinin yanı sıra, Türkiye Cumhuriyetine hibe, kredi veya sair suretlerle yardım sağlayan iki veya çok taraflı andlaşmaları onaylamaya veya bunlara katılmaya Bakanlar Kurulu yetkili kılınmıştır. Ancak bu maddede, hibe alınmasından söz edilmekte; hibe verilmesinden bahsedilmemektedir. Bu nedenle, hibe verilmesine yönelik bir andlaşmanın bir kanunla uygun bulunmaksızın Bakanlar Kurulu tarafından yürürlüğe konulabilmesi olanaksızdır.

4969 sayılı Yasayla 4749 sayılı Yasanın 9. maddesine eklenen yeni düzenleme ile Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili kılınmıştır. Böylece, Anayasa’nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasının aradığı yetkinin yasal dayanağı, söz konusu 9. maddenin son fıkrasının ilk tümcesidir. Bu nedenle, savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmalar için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin uygun bulma kanunu çıkarması zorunluluğu bulunmadığından, söz konusu andlaşmaların Bakanlar Kurulu kararı ile yürürlüğe gireceğini öngören 4749 sayılı Yasanın 9. maddesinin son fıkrasının üçüncü tümcesi Anayasa’nın 90. maddesine aykırı değildir.

Öte yandan, 244 sayılı Kanun’un 3. maddesinin birinci fıkrasında, “Milletlerarası andlaşmaların onaylanması, … Türkiye Cumhuriyetini bağlıyan bir Milletlerarası Andlaşmanın belli hükümlerinin yürürlüğe konulması için gerekli bildirileri yapma, milletlerarası andlaşmaların uygulama alanının değiştiğini tesbit etme, bunların hükümlerinin uygulanmasını durdurma ve bunları sona erdirme, Bakanlar Kurulu kararnamesiyle olur.” denilmektedir. Burada sözü edilen Bakanlar Kurulu kararnamesi, idare hukukundaki yerleşik anlamıyla Başbakan ve Bakanlar tarafından imzalandıktan sonra Cumhurbaşkanının imzası ile tamamlanan bir idari işlemdir. Cumhurbaşkanının imzası olmadan bir Bakanlar Kurulu Kararı hukuksal olarak tamamlanmış sayılmaz. Cumhurbaşkanı ise, hukuka aykırı gördüğü kararnameleri imzalamayabilir. Cumhurbaşkanının, Bakanlar Kurulu kararnamesini imzalaması, Anayasa’nın 104. maddesi anlamında onaylamasıdır.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’nın 90. ve 104. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Dava dilekçesinde Anayasa’nın 2. ve 11. maddelerine de aykırılık olduğu ileri sürülmekte ise de kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.

2- 4969 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafında Yer Alan “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun” bölümünün İncelenmesi

Dava dilekçesinde, 1173 ve 244 sayılı Yasaların Anayasa’nın 90. ve 104. maddelerinde açıklanan ilkeleri hayata geçirdikleri, bu Yasaların 4749 sayılı Kanuna aykırı hükümlerinin uygulanmaması halinde, yapılacak andlaşmaların dolaylı olarak Anayasa’nın 90. ve 104. maddelerine aykırı olacağından söz edilerek, Anayasa’ya aykırı olarak yapılacak andlaşmaların, Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesi ile Anayasa’nın 11. maddesindeki Anayasa’nın üstünlüğü ve bağlayıcılığı ilkesinin etkisizleştirmesine neden olacağı ileri sürülmektedir.

4969 sayılı Yasa’nın 10. maddesinin (c) fıkrası ve 4749 sayılı Yasa’nın 17. maddesinin değişik (B) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa hükümlerine aykırı düzenlemeler getiren 1173 ve 244 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanmayacağı esası getirilmiştir.

4749 sayılı Yasa incelendiğinde, kamu finansmanı ve borç yönetimi konusunda yapılacak andlaşmaların koordinasyonunun sağlanmasında Maliye Bakanı ve Hazine Müsteşarlığına görev ve yetkiler verildiği görülmektedir. Örneğin, 4749 sayılı Yasa’nın 7. maddesine göre Devletin dış borcuna ilişkin andlaşmaların temas ve müzakerelerinin yapılması, 8. maddesinde Hazine garantilerinin sağlanması ve 10. maddesinde borç verilmesi ile ilgili andlaşmalarda Hazine Müsteşarlığı görevlendirilmiştir. Anılan Yasa’nın 12. maddesinin üçüncü paragrafında, Hazinenin Devlet dış borcu kapsamında ortaya çıkan yükümlülüklerinin uluslararası sermaye piyasalarında mevcut çeşitli finansal araçlar vasıtasıyla yönetimi amacıyla, takas dahil her türlü türev ürüne ilişkin andlaşmaların temas ve müzakerelerinin yürütülmesi ve sonuçlandırılması görevi de Hazine Müsteşarlığı’na verilmiştir.

4749 sayılı Yasa’nın 9. maddesinin ikinci fıkrasında, ekonomik ve mali işbirliği kapsamındaki hibe andlaşmalarına ilişkin hazırlık, temas ve müzakerelerin Hazine Müsteşarlığı tarafından yürütülmesi ve Dışişleri Bakanlığı ile değerlendirilerek sonuçlandırılması, bunun dışında kalan hibe andlaşmalarına ilişkin görüşmelerin ise Devletin mali olanakları ile uyum sağlamak amacıyla Müsteşarlığın görüşünün alınması koşuluyla ilgili kuruluşlar tarafından yürütülmesi öngörülmüştür. Söz konusu Yasa’nın 9. maddesinin üçüncü fıkrası ile de, Türkiye Cumhuriyeti adına yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili görüşmelerde bulunmaya ve andlaşmalar imzalamaya, Cumhurbaşkanı ve Başbakanın yetkileri saklı kalmak kaydıyla, Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenecek kişi ve kuruluşlar yetkili kılınmıştır.

Yukarıda sözü edilen kamu finansmanı ve borç yönetimi hakkındaki andlaşmaların yürütülmesinde Dışişleri Bakanlığı yerine, başka kurumlara görev verilmesi, Dışişleri Bakanlığını merkez koordinasyon birimi olarak kabul eden 1173 ve 244 sayılı Yasalara istisna getiren bir düzenlemedir.

Anayasa’da milletlerarası andlaşmaların hangi makam tarafından yürütüleceğine ilişkin bir kural bulunmadığından bu konudaki düzenlemelerin işin gereğine uygun olarak yasakoyucu tarafından takdir edileceği açıktır.

Bu nedenle dava konusu bölüm Anayasa’nın 90. ve 104. maddelerine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Anayasa’nın 2. ve 11. maddeleri yönünden de Anayasa’ya aykırılık savı ileri sürülmekte ise de, kuralın bu maddelerle ilgisi görülmemiştir.

3- 4969 sayılı Kanun’un 10. Maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanunun 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının İncelenmesi

Dava dilekçesinde, 4749 sayılı Kanun’un 17. maddesine eklenen (C) fıkrasıyla bu yasa kapsamında hazırlanan kamu finansmanı ve borç yönetimi konusundaki bütün andlaşmaların Resmi Gazete’de yayımlanmadan yürürlüğe girmesinin öngörülmesinin Anayasa’nın 90. maddesiyle 104. maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

4969 sayılı Kanun’un 10. maddesinin (c) fıkrasıyla, 4749 sayılı Kanun’un 17. maddesine eklenen (C) fıkrası ile, 4749 sayılı Yasa çerçevesinde imzalanan andlaşmaların, 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkında Kanun uygulamasının dışında olacağı ve bu nedenle Resmi Gazete’de yayımlanmayacağı hükmü getirilmiştir.

Anayasa’nın 90. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, milletlerarası bir andlaşmaya dayanan uygulama andlaşmaları ile kanunun verdiği yetkiye dayanılarak yapılan ekonomik, ticarî veya özel kişilerin haklarını ilgilendiren andlaşmalar, yayımlanmadan yürürlüğe konulamaz. Bu hükme koşut düzenleme getiren 244 sayılı Yasa’nın 3. maddesinin 3 nolu bendinde, “Milletlerarası bir andlaşmaya dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılan teknik veya idari nitelikteki uygulama andlaşmalarından ve kanunun verdiği yetkiye dayanılarak Bakanlar Kurulunca yapılıp … Millet meclisi[nin] bilgisine sunulanların dışında kalan teknik veya idarî andlaşmalardan iktisadî veya ticarî nitelikte olmıyan, özel kişilerin haklarını ilgilendirmiyen ve Türk kanunlarına değişiklik getirmiyenlerin yayınlanması zorunlu değildir. Bu fıkra gereğince yayınlanması zorunlu olmıyan andlaşmalar hakkında … çıkarılan kararnamelerin yayınlanması da zorunlu değildir.” denilmektedir.

Bu düzenlemelere göre, Anayasa’nın 90. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca TBMM’nce uygun bulunması zorunluluğu olmayan andlaşmalardan, ekonomik, ticari veya özel kişilerin haklarını ilgilendirenlerin yayımlanmadan yürürlüğe konulmaları olanaksızdır.

4749 sayılı Kanun’un tahvil ihracı ile ilgili andlaşmalar dışında Türkiye Cumhuriyetinin borçlu sıfatıyla taraf olduğu (Madde 7/2), hazine garantilerine ilişkin (Madde 8/2), Avrupa Birliğinden sağlanacak hibeler hariç olmak üzere ayni ve nakdi hibe alınması (Madde 9/1), yabancı ülkelere, yabancı ülkelerin kuruluşlarına, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına nakdi hibe vermeye yönelik (Madde 9/2), yabancı ülke ve kuruluşlara yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili (Madde 9/3), yabancı ülkeler, yabancı ülkelerin kuruluşları, uluslararası kuruluşlar ve oluşturulacak uluslararası yardım konsorsiyumlarına borç vermeye yönelik (Madde 10/1), Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin Yüksek Danışma ve Kredileri Yönlendirme Kurulu tarafından onaylanan yıllık programında yer almayan ülkelerde ve OECD uzlaşması hükümlerine uygun olmayan, ancak ülkemizin çıkarları açısından özel önem arz eden projelerin kredilendirilmesi (Madde 10/3), Türkiye İhracat Kredi Bankası Anonim Şirketinin yabancı ülkelere ve bu ülkelerdeki kuruluşlara verdiği kredilerin üç yıl veya daha uzun vadeli olarak yeniden yapılandırılmasıyla ilgili (Madde 10/3) ve Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattı projesi tahtındaki akdedilecek uygulama andlaşmalarını (Geçici Madde 6) kapsadığı, yabancı ülke ve kuruluşlarla yapılacak savunma ve güvenlik amaçlı hibe ve yardımlarla ilgili andlaşmalarda olduğu gibi, kimi ayrık durumlar dışında, bu andlaşmaların genel anlamda ekonomik ve ticari özelliği olan kamu finansmanı ve borç yönetimiyle ilgili bulunduğu anlaşılmaktadır.

Bu durumda, dava konusu kuralla 4749 sayılı Yasa kapsamına giren andlaşmalar arasında ağırlıklı olarak 90. maddenin üçüncü fıkrası uyarınca Resmi Gazete’de yayımlanması gerekenlerin de bulunduğu gözetilmeksizin, söz konusu Yasa’ya göre imzalanan andlaşmaların tümünün Resmi Gazete’de yayımlanmayacağını öngören dava konusu kural Anayasa’nın 90. maddesine aykırıdır. İptali gerekir.

İptali istenilen kuralın Anayasa’nın 104. maddesiyle ilgisi görülmemiştir.

C- 4969 sayılı Kanun’un Geçici 3. Maddesinin İkinci Fıkrasının İncelenmesi

Dava dilekçesinde, yasalarda gösterilen yeni oranlardaki gelir kaynaklarına dayanarak yapılan planlama ve uygulamaların yerel hizmetlerde aksamalara neden olacağı, bunun da Anayasa’nın; 127. maddesinin altıncı fıkrasında yer alan yerel yönetimlere görevleri ile orantılı gelir kaynakları sağlanması ilkesine, 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti kavramının temel unsurlarından hukuk güvenliği ve istikrarı ilkelerine, 11. maddesine Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartının 9. maddesine aykırılığı ileri sürülerek Geçici 3. maddenin iptali istenmiştir.

8.1.2002 gün ve 4736 sayılı Yasanın 4. maddesi ile 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanununa eklenen Geçici 19. maddede, “8 inci maddenin birinci fıkrası ile 18 inci madde hükümlerine göre, büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde uygulanan artırımlı vergi oranı, Adapazarı Büyük Şehir Belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde 2002 ila 2005 yıllarında uygulanmaz. 27.06.1984 tarihli ve 3030 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin (b) fıkrasına göre Adapazarı Büyük Şehir Belediyesine ayrılacak payın oranı, 2002 ila 2005 yıllarında %5 olarak uygulanır” denilmiş, ancak iptali istenen 4969 sayılı Yasa’nın Geçici 3. maddesi ile 1319 sayılı Yasanın geçici 19 uncu maddesinde yer alan “%5”lik pay oranının 31.12.2003 tarihine kadar “%4,5” olarak uygulanması öngörülmüştür.

Dava konusu kural kararın (A) bölümünde açıklanan gerekçelerle Anayasa’ya aykırı görülmemiştir. İptal isteminin reddi gerekir.

V- İPTAL KARARININ YÜRÜRLÜĞE GİRECEĞİ GÜN SORUNU

Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasında, “Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez” denilmekte, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü fıkrasında da bu kural tekrarlanarak, beşinci fıkrasında, Anayasa Mahkemesi’nin iptal halinde meydana gelecek hukuksal boşluğu, kamu düzenini tehdit veya kamu yararını ihlal edici mahiyette görmesi halinde yukarıdaki fıkra hükmünü uygulayacağı belirtilmektedir.

4969 sayılı Yasanın 10. maddesinin (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasanın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının iptalinin doğuracağı hukuksal boşluk, kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden gerekli düzenlemelerin yapılması amacıyla iptal kararının Resmi Gazete’de yayımlanmasından başlayarak üç ay sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.

VI- YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİ

31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un:

A- 10. maddesinin;

1- a- (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesinin sonuna eklenen fıkranın üçüncü tümcesine,

b- (c) fıkrasıyla değiştirilen 4749 sayılı Yasa’nın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun...” bölümüne,

yönelik iptal istemleri 28.1.2004 günlü, E. 2003/86, K. 2004/6 sayılı kararla reddedildiğinden, BU KURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN REDDİNE,

2- (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa’nın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasına ilişkin YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMİNİN, KOŞULLARI OLUŞMADIĞINDAN REDDİNE,

B- 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’a eklenen geçici 4. maddenin,

C- 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü, 3030 sayılı Büyük Þehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’a eklenen geçici 9. maddenin,

D- Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının,

yürürlük tarihi 31.12.2003 gününde sona erdiğinden, BU KURALLARA İLİŞKİN YÜRÜRLÜĞÜNÜN DURDURULMASI İSTEMLERİ HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

28.1.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

VII- SONUÇ

31.7.2003 günlü, 4969 sayılı “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un:

A- 6. maddesiyle 2.2.1981 günlü, 2380 sayılı Belediyelere ve İl Özel İdarelerine Genel Bütçe Vergi Gelirlerinden Pay Verilmesi Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 4. Maddenin, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

B- 7. maddesiyle 27.6.1984 günlü, 3030 sayılı Büyük Þehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun’a eklenen Geçici 9. Maddenin, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

C- 10. maddesinin;

1- (a) fıkrasıyla 28.3.2002 günlü, 4749 sayılı Kamu Finansmanı ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun’un 9. maddesinin sonuna eklenen fıkranın üçüncü tümcesinin, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

2- (c) fıkrasıyla değiştirilen 4749 sayılı Yasa’nın 17. maddesinin (B) fıkrasının birinci paragrafının “5.5.1969 tarihli ve 1173 sayılı Milletlerarası Münasebetlerin Yürütülmesi ve Koordinasyonu Hakkında Kanun ile 31/5/1963 tarihli ve 244 sayılı Milletlerarası Andlaşmaların Yapılması, Yürürlüğü ve Yayımlanması ile Bazı Andlaşmaların Yapılması İçin Bakanlar Kuruluna Yetki Verilmesi Hakkında Kanun...” bölümünün, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

3- (c) fıkrasıyla 4749 sayılı Yasa’nın 17. maddesine eklenen (C) fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

D- Geçici 3. maddesinin ikinci fıkrasının, Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal isteminin REDDİNE,

E- İptal edilen hükmünün doğuracağı hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa’nın 153. maddesinin üçüncü fıkrasıyla 2949 sayılı Yasa’nın 53. maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları gereğince İPTAL HÜKMÜNÜN, KARARIN RESMİ GAZETE’DE YAYIMLANMASINDAN BAŞLAYARAK ÜÇ AY SONRA YÜRÜRLÜĞE GİRMESİNE,

28.1.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Samia AKBULUT

 

 

 

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

 

 

 

Üye

Aysel PEKİNER

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

 

 

 

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fazıl SAĞLAM

 

Sayfa Başı