Başbakanlık

Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır

 Kuruluş : 7 Ekim 1920

5 Kasım 2004

CUMA

Sayı : 25634

 

Å ÖNCEKİ

SONRAKİ

Æ

YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

 

Atama Kararları

— Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığı, Devlet, Dışişleri, Maliye, Millî Eğitim, Bayındırlık ve İskan, Ulaştırma, Tarım ve Köyişleri, Enerji ve Tabii Kaynaklar ile Kültür ve Turizm Bakanlıklarına Ait Atama Kararları

 

Tebliğler

— Gelir Vergisi Genel Tebliği (Seri No: 253)

— İşkolu Tespit Kararı (No: 2004/51)

— Dış Ticarette Standardizasyon Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ (No: 2004/42)

 

YARGI BÖLÜMÜ

 

Anayasa Mahkemesi Kararları

— Anayasa Mahkemesinin E: 2003/9 (4726 Sayılı Kanun ile İlgili), K: 2004/47 Sayılı Kararı

— Anayasa Mahkemesinin E: 2003/11 (4726/9 Sayılı Kanun ile İlgili), K: 2004/49 Sayılı Kararı

 

Yargıtay Kararı

— Yargıtay 2. Hukuk Dairesine Ait Karar


YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Atama Kararları

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcılığından:

Karar Sayısı : 2004/6514

1 — Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığında açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Daire Başkanlığına, Başbakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Mehmet ÇIRAK’ın atanması, 657 sayılı Kanunun 68/B, 74 üncü maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Doç. Dr. A. ŞENER

Başbakan

Devlet Bakanı ve Başbakan Yrd.

—— • ——

Devlet Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6516

1 — Elektrik Üretim A.Ş. Genel Müdürlüğü’nde boş bulunan Yönetim Kurulu Üyeliğine (Hazine) Edip YILMAZ’ın atanması, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6. ve 8. maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Devlet Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

A. BABACAN

Başbakan

Devlet Bakanı

—— • ——

Dışişleri Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6529

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu Bakanlık Müsteşarlığına, Büyükelçi Ali Tınaz TUYGAN’ın atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı ve 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddeleri gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Dışişleri Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

A. GÜL

Başbakan

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı

—— • ——

Dışişleri Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6548

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu Müsteşar Yardımcılığına, Büyükelçi Ahmet ÜZÜMCܒnün atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Dışişleri Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

A. GÜL

Başbakan

Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı

—— • ——

Maliye Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6521

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli T.C. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü İstanbul Bölge Müdürlüğüne, Afyon Bölge Müdürü Ferudun GÜBE’nin atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Maliye Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

K. UNAKITAN

Başbakan

Maliye Bakanı

—— • ——

Millî Eğitim Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6551

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu + 3000 ek göstergeli Ordu Millî Eğitim Müdürlüğüne, Yılmaz UZUN’un atanması 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Millî Eğitim Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Doç.Dr. H.ÇELİK

Başbakan

Millî Eğitim Bakanı

—— • ——

Millî Eğitim Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6553

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu +3000 ek göstergeli Trabzon Millî Eğitim Müdürlüğüne, Selim Yavuz SANDIKÇI’nın atanması 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Millî Eğitim Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Doç.Dr. H.ÇELİK

Başbakan

Millî Eğitim Bakanı

—— • ——

Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6534

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli Kayseri Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne, Salim YILMAZ’ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 68/B, 71 ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Z.ERGEZEN

Başbakan

Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6535

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli Gümüşhane Bayındırlık ve İskan Müdürlüğüne, Akif ERİKAN’ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Z.ERGEZEN

Başbakan

Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

Bayındırlık ve İskan Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6536

1 — Karayolları Genel Müdürlüğünde açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli I. Hukuk Müşavirliğine aynı Genel Müdürlük Avukatı Sami Arslan AŞKIN’ın atanması, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 68/B, 71 ve 76 ncı maddeleri ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Bayındırlık ve İskan Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Z.ERGEZEN

Başbakan

Bayındırlık ve İskan Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6538

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Kara Ulaştırması Genel Müdür Yardımcılığına Hüseyin YILMAZ’ın atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B. YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

—— • ——

Ulaştırma Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6539

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3600 ek göstergeli Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdür Yardımcılığı ve Yönetim Kurulu Üyeliğine Veysi KURT’un atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ve 8 inci maddeleri ile 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Ulaştırma Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

B. YILDIRIM

Başbakan

Ulaştırma Bakanı

—— • ——

Tarım ve Köyişleri Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6540

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli Hakkari İl Müdürlüğüne, Nevşehir İl Müdürü Ahmet SERTOĞLU’nun atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Tarım ve Köyişleri Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

S.GÜÇLÜ

Başbakan

Tarım ve Köyişleri Bakanı

—— • ——

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6542

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +6400 ek göstergeli Eti Maden İşletmeleri Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığına, aynı yer Genel Müdür Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Orhan YILMAZ’ın atanması,

233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 6 ncı maddesi ve 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 5 inci maddesi ile 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Dr. M.H.GÜLER

Başbakan

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

—— • ——

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6543

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 6400 ek göstergeli Soma Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanlığına Halil ÇITAK’ın atanması,

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 76 ncı maddesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 24 üncü maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Dr. M.H.GÜLER

Başbakan

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

—— • ——

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6545

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü Kastamonu XXIII üncü Bölge Müdürlüğüne Hazım KILIǒın atanması,

657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

Dr. M.H.GÜLER

Başbakan

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı

—— • ——

Kültür ve Turizm Bakanlığından:

Karar Sayısı : 2004/6546

1 — Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 3000 ek göstergeli Nevşehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğüne, Velettin BİRSÖZ’ün atanması, 657 sayılı Kanunun değişik 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.

2— Bu Kararı Kültür ve Turizm Bakanı yürütür.

4 Kasım 2004

Ahmet Necdet SEZER

CUMHURBAŞKANI

Recep Tayyip ERDOĞAN

E. MUMCU

Başbakan

Kültür ve Turizm Bakanı

Sayfa Başı


Tebliğler

Maliye Bakanlığından:

Gelir Vergisi Genel Tebliği

Seri No: 253

Büyükşehir Belediyesi Kanunu ile büyükşehir belediye sınırları içerisine alınan yerlerde faaliyette bulunan basit usule tabi mükelleflerden 95/6430 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında1 belirtilen faaliyetleri yapan mükelleflerin gerçek usule geçmeleri konusunda aşağıdaki açıklamaların yapılması gerekli görülmüştür.

10.07.2004 tarihli ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanununun2 geçici 2 nci maddesine göre, bazı illere bağlı ilçeler büyükşehir belediye hudutları içinde kaldıklarından Kanunun yürürlük tarihi itibariyle merkez ilçe olmuşlardır.

Gelir Vergisi Kanununun basit usulün hududunun açıklandığı 51 inci maddesinde basit usulden faydalanamayacaklar sayılmış olup, maddenin 12 numaralı bendinde "Maliye Bakanlığınca teklif edilen ve Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan iş grupları, sektörler, il ve ilçeler, büyükşehir belediyeleri dahil olmak üzere il ve ilçelerin belediye sınırları (mücavir alanlar dahil), belediyelerin nüfusları, yöreler itibariyle veya sabit bir işyerinde faaliyette bulunulup bulunulmadığına göre gerçek usulde vergilendirilmesi gerekli görülenler." hükmü yer almıştır.

Bu yetki çerçevesinde, Bakanlar Kurulunun 12.01.1995 tarih ve 95/6430 sayılı Kararı ile büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır ve Sakarya hariç) mücavir alan sınırları da dahil olmak üzere büyükşehir belediye sınırları içinde Kararnamede belirtilen faaliyetleri yapan mükellefler, 01.05.1995 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirme kapsamına alınmıştır.

Bu karara göre, büyükşehir belediyesi olan illerin (Erzurum, Diyarbakır ve Sakarya hariç) mücavir alan sınırları dahil olmak üzere Büyükşehir Belediye sınırları içinde faaliyette bulunanlardan;

a) Her türlü emtia imalatı ile uğraşanlar,

b) Her türlü emtia alım-satımı ile uğraşanlar,

c) İnşaat ile ilgili her türlü işlerle uğraşanlar,

d) Motorlu taşıtların her türlü bakım ve onarım işleriyle uğraşanlar,

e) Lokanta ve benzeri hizmet işletmelerini işletenler,

f) Eğlence ve istirahat yerlerini işletenler,

gerçek usulde vergilendirilirler.

Gelir Vergisi Kanununun 46 ncı maddesinin son fıkrasında "Basit usule tabi olmanın şartlarından herhangi birini takvim yılı içinde kaybedenler, ertesi takvim yılı başından itibaren gerçek usulde vergilendirilirler. Basit usulün şartlarına haiz olanlardan, bu usulden yararlanmak istemediklerini yazı ile bildirenler, bu talepleri doğrultusunda takip eden ay başından veya izleyen takvim yılı başından, yeni işe başlayanlar ise işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilirler." hükmü yer almıştır.

Buna göre, 5216 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesi ile 23.07.2004 tarihi itibariyle büyükşehir belediye hudutları içine alınan ilçelerde 95/6430 sayılı Kararnamede sayılan işleri yapan mükellefler basit usule tabi olmanın şartlarını yasa gereği yıl içinde kaybetmiş olduklarından, 01.01.2005 tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirilmeleri gerekir.

Öte yandan, Kararnamede belirtilen faaliyet konularında yıl içinde anılan kanunun yürürlük tarihinden sonra yeni işe başlayan veya mevcut işine anılan faaliyetleri ilave eden mükellefler işe başlama tarihinden itibaren gerçek usulde vergilendirileceklerdir.

Tebliğ olunur.

 

------------------------------------

1 01.04.1995 gün ve 22245 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

2 23.07.2004 gün ve 25531 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

—— • ——

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığından:

İŞKOLU TESPİT KARARI

Karar Tarihi : 27/10/2004

Karar No : 2004/51

İşyeri : Hayat Tıbbi Aletler ve Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş.

Mecidiyeköy Kuştepe Cd. Tomurcuk Sk. İzmen Sitesi B 1 Blok

K:7 D:92 Şişli/İSTANBUL

B.M. Dosya No : 488415.34, 6195.19, 15201.19

Tespiti İsteyen : Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu

(Türk-İş) 6. Bölge Temsilciliği

İnceleme : Hayat Tıbbi Aletler ve Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş.'nde Bakanlığımızca yapılan incelemede; şirketin, Şişli/İSTANBUL'da kurulu Genel Müdürlük işyeri ile Osmancık Yolu 3. Km. ÇORUM adresinde faaliyet gösteren Hayat Şırınga ve Hayat Ambalaj işyerlerinin bulunduğu, Genel Müdürlük işyerinde sözkonusu işyerlerine ait muhasebe, pazarlama, ikmal ve satış işlerinin yürütüldüğü ve yapılan işlerin niteliği itibariyle 17 sıra numaralı “Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" işkolunda, Hayat Şırınga işyerinde hammadde olarak polietilen kullanılarak enjektörün piston parçası, muhafaza, taşıyıcı, silindir ve conta parçalarının üretildiği, kanül denilen metal ucunun ise yurt dışından ithal edilerek üretilen plastik şırıngaya monte edildiği ve plastik enjektör (şırınga) üretiminin tamamlandığı ve yapılan işlerin 03 sıra numaralı "Petrol, Kimya ve Lastik" işkolunda, Hayat Ambalaj işyerinde de yurt dışından ithal edilen kraf liner kağıtlardan oluklu mukavva ve oluklu mukavvalardan da ambalaj kutusu üretiminin yapıldığı ve yapılan işlerin 09 sıra numaralı "Kağıt" işkolunda yeraldığı tespit edilmiştir.

Karar : Hayat Tıbbi Aletler ve Oluklu Mukavva San. ve Tic. A.Ş.'nin Genel Müdürlüğünde yapılan işlerin 17 sıra numaralı "Ticaret, Büro, Eğitim ve Güzel Sanatlar" işkoluna, Hayat Şırınga işyerinde yapılan işlerin niteliği itibariyle İşkolları Tüzüğü'nün 03 sıra numaralı "Petrol, Kimya ve Lastik" işkoluna, Hayat Ambalaj işyerinde yapılan işlerin ise İşkolları Tüzüğü'nün 09 "Kağıt" işkoluna girdiğine ve yapılan bu tespitin Resmî Gazete'de yayımlanmasına 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 4. maddesi gereğince karar verilmiştir.

—— • ——

Dış Ticaret Müsteşarlığından:

Dış Ticarette Standardizasyon Tebliğinde Değişiklik Yapılması Hakkında Tebliğ

(Tebliğ No: 2004/42)

MADDE 1 — 31/12/2003 tarihli ve 25333 (3. mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği (Tebliğ No. 2004/5) (Ek VII)’de yer alan Kontrol Belgesi ilişikteki (Ek I) şekilde yeniden düzenlenmiştir.

MADDE 2 — Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3 — Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

 

EK I

T.C.

Tarım ve Köyişleri Bakanlığı

..................Genel Müdürlüğü

KONTROL BELGESİ

G.T.İ.P. :

Madde ismi (*) :

Hangi listede yer aldığı :
İthalatçı firmanın ticaret

unvanı, adresi, telefon numarası :

Vergi Sicil Numarası :
İhracatçı firmanın ticaret

unvanı, adresi :

Malın kullanılacağı yer :

Malın ithal amacı (**) :

Malın miktarı :

Şarj numarası(***) :
Malın menşe ülkesi :

Malın yükleneceği ülke :

Malın giriş gümrüğü :
Malı kullanacak firmanın

ticari unvanı, adresi, telefonu :

------------------------------------------------------------------------------

İthal edilecek maddenin özelliğine göre aşağıdaki ilgili başlığı yuvarlak içine alınız. (Mal B grubunda ise, ayrıca ilgili bölümün altını çiziniz.)

A- 5179 sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesi Hakkında KHK'nın Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanun hükümlerine uygundur.

B- Avrupa Topluluğu, Dünya Sağlık Teşkilatı, Dünya Gıda Kodeksi spesifikasyonlarına uygundur.

C- 29.5.1973 tarih ve 1734 sayılı Yem Kanunu hükümlerine uygundur.

D- 3285 sayılı Hayvan Sağlığı ve Zabıtası Kanunu ve 4631 sayılı Hayvan Islahı Kanunu hükümlerine uygundur.

E- 6968 sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu hükümlerine uygundur.

F- 308 sayılı Tohumlukların Tescil, Kontrol ve Sertifikasyonu Hakkında Kanun hükümlerine uygundur.

G- 1380 sayılı Su Ürünleri Kanunu hükümlerine uygundur.

------------------------------------------------------------------------------

(*) Proforma faturada tek isim altında birden fazla madde söz konusu olduğunda, bunların orijinal isimleri ayrı ayrı belirtilecektir.

(*') Canlı su ürünleri ithalatında belirtilecektir.

(***) Zirai veteriner ilaçlan ile bu ilaçların imalinde kullanılacak aktif madde, hammadde ve yardımcı maddelerin ithalatında belirtilecektir.

------------------------------------------------------------------------------

Tarafımızca düzenlenen formdaki bilgilerin doğru ve eksiksiz olduğunu ve ithalatı; Dış Ticarette Standardizasyon (2004/5) sayılı Tebliğ hükümlerine uygun olarak yapacağımızı taahhüt ederiz.

Firma Unvanı

Yetkili imza

------------------------------------------------------------------------------

İlgili Tebliğ hükümlerine göre yapılan inceleme sonucunda, sözkonusu maddenin ilgilisine teslimi aşamasında, insan sağlığı ve güvenliği, hayvan ve bitki varlığı ve sağlığı yönünden yapılacak kontrollerde uygun bulunması halinde, ithali uygun görülmüştür.

İşbu Kontrol Belgesi, Dış Ticarette Standardizasyon (2004/5) sayılı Tebliğ hükümleri çerçevesinde, ilgili gümrük müdürlüğüne ibraz edilmek üzere düzenlenmiştir.

İmza ve mühür

Sayfa Başı


YARGI BÖLÜMÜ

Anayasa Mahkemesi Kararları

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2003/9

Karar Sayısı : 2004/47

Karar Günü : 1.4.2004

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Danıştay Onuncu Dairesi

İTİRAZIN KONUSU : A- 12.12.2001 günlü, 4726 sayılı “2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun 56. maddesinin (b) fıkrasının Anayasa’nın 87., 88., 161. ve 162. maddelerine;

B- 7.2.2002 günlü, 4745 sayılı “Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu ile Genel Kadro Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7. maddesiyle 10.8.1993 günlü, 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 8’in Anayasa’nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Çanakkale Liman Başkanlığı tarafından Denizcilik Müsteşarlığı’ndan aldığı izin çerçevesinde Çanakkale Akçansa İskelesi’nde kılavuzluk ve römorkaj hizmeti veren şirketin 2001 ve 2002 yılları içerisinde elde ettiği aylık gayrı safi hasılatının %6,5’luk kısmını ilgili saymanlığa yatırmasına ilişkin Çanakkale Liman Başkanlığı işleminin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Danıştay 10. Dairesi iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

“Anayasa’nın 73. maddesinde; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı hükme bağlanmıştır. Buna karşın, Anayasa’nın 87. maddesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev ve yetkileri belirtilirken bütçe yasa tasarısını görüşmek ve kabul etmek dışında diğer yasaları koymak, değiştirmek ve kaldırmak biçiminde bir ayrım yapılmıştır. Bütçe yasalarını öteki yasalardan ayrı tutan bu Anayasa ilkesi karşısında, herhangi bir yasa ile düzenlenmesi gereken bir kanunun bütçe yasası ile düzenlenmesine veya herhangi bir yasada yer alan hükmün bütçe yasaları ile değiştirilmesine ve kaldırılmasına olanak yoktur.

Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerinde yasa tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce görüşülmesi usul ve esasları ile yayımlanması düzenlenirken, bütçe yasa tasarılarının görüşülme ve esasları 162. maddede ayrıca belirtilmiştir. Bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiştir. Anayasa’nın 89. maddesinde, Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere geri gönderme yetkisi tanımazken, 163. maddesinde de, bütçelerde değişiklik yapılabilmesi esasları ayrıca düzenlenmiştir.

Anayasa’da birbirinden tamamen ayrı ve değişik biçimde düzenlenen bu iki yasalaştırma yönteminin doğal sunucu olarak birinin konusuna giren bir işin, ötekiyle ilgili yöntemin uygulanması ile düzenlenmesi, değiştirilmesi ve kaldırılması olanaksızdır.

Anayasa’nın 161. maddesinin son fıkrasında; “Bütçe kanununa, bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz” denilmektedir. Bu hüküm karşısında mevcut yasaların hükümlerini açıkça veya dolaylı değiştiren veya kaldıran hükümler getirmesine olanak görülmeyen bütçe yasalarına ancak bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler konulabilir. Başka bir deyişle bütçe yasaları, yasa konusu olabilecek kurallar içeremez. Gelir yada giderle ilgili bir konuyu olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile düzenlemek Anayasa’nın 88. ve 89. maddelerini bu tür yasalar bakımından uygulanamaz duruma düşürür.

Anayasa’nın 161. ve 162. maddelerinin getiriliş amacı, bütçe yasalarında yıllık bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek, böylece bütçe yasalarını ilgisiz kurallardan uzak tutarak kendi yapısı içinde bütünleştirmektedir.

2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 56. maddesinin (b) fıkrasında, Anayasa’nın 73. maddesinde öngörülen kurala göre ayrı yasa konusu olabilecek bir malî yükümlülük getirilirken, diğer yandan 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’de düzenlenen Denizcilik Müsteşarlığının döner sermaye gelirleriyle ilgili olarak da kılavuzluk ve romörkaj hizmetleri gelirlerinden pay alınması suretiyle gelir ihdas edilmiştir.

Böylece Anayasa’nın 73. maddesi gereğince bütçe yasası dışında ayrı yasama konusu olabilecek bir malî yükümlülük bütçe yasası ile getirilirken, ilgili yasasında yer alması gereken bir döner sermaye geliri ihdas edilerek Anayasa’nın 87. maddesinde öngörülen ayrım gözardı edilmiş, 88. ve 89. maddeleri işlemez duruma getirilerek, 161. ve 162. maddesinde öngörülen bütçe kurallarına da aykırı düzenleme yapılmıştır.

Öte yandan, 4745 sayılı Kanunun ek 8. maddesinin Anayasa’ya uygunluğunun incelenmesine gelince; Ek Madde 8 de; Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurum ve özel kuruluşların, elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan %6,5 oranında pay alınacağına ilişkin düzenlemede yer alan payın, “kamunun genel ihtiyaçları dışında, belirli grupların özel ihtiyaçlarının giderilmesine yönelik olarak, hukuksal zor altında, yükümlülüğün yakın çevresine yükletilmek suretiyle ancak her zaman ilgililerden alınması gerekmeyen ve genellikle özel fonlara aktarılmak suretiyle kullanımı sözkonusu olan yükümlülükler.” şeklinde tanımlaması bulunan malî yükümlülük kavramı içinde değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.

Anayasa’nın 73. maddesinde yeralan, herkesin kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu, vergi, resim harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı yolundaki düzenlemede, Anayasa koyucu, her çeşit malî yükümün kanunla konulmasını buyururken, keyfi ve takdiri uygulamaları önlemeyi amaçlamıştır. Kanun koyucunun yalnız konusunu belli ederek bir malî yükümün ilgililere yükletilmesine olur vermesi, bunun kanunla konulmuş sayılması için yeterli olamaz. Malî yükümlerin matrah ve oranları, tarh ve tahakkuku, tahsil usulleri, yaptırımları, zamanaşımı, yukarı ve aşağı sınırlar gibi çeşitli yönleri vardır. Bir malî yükümün bu yönleri dolayısıyla yasayla yeterince çerçevelenmemişse, kişilerin sosyal ve ekonomik durumlarını, hatta temel haklarını etkileyecek keyfi uygulamalara yol açabilmesi mümkündür.

Ayrıca, “malî güce göre vergilendirme” kavramı, verginin, yükümlülerin ekonomik ve kişisel durumlarına göre alınmasını ifade etmektedir. Bu ilke, malî gücü fazla olanın az olana oranla daha fazla vergi ödemesi gerektiğini belirler. “Malî güç” Anayasa’da tanımlanmamakla birlikte, genellikle ödeme gücü anlamında kullanılmaktadır. Kamu maliyesi yönünden gelir, servet ve harcamalar malî gücün göstergesidir. Verginin malî güce göre alınması aynı zamanda eşitlik ilkesinin vergilendirmede uygulama aracıdır.

Öte yandan, gayrisafi hasılatın, sanayi ticaret ve malî alanlarda faaliyet gösteren yükümlüler yönünden anlamı değişiktir. Üretilen malın türlü, iç ve dış rekabet ortamı, kullanılan teknolojinin farklılığı, bazı malların yasal veya fiili tekele tâbi olup olmaması gibi sebeplerle “gayrisafi hasılat” yükümlülülerin malî gücünü tam olarak yansıtmamaktadır. Ekonominin değişik veya benzer kesimlerinde faaliyet gösteripte aynı gayrisafi hasılata sahip olan yükümlülerin malî güçleri de aynı olmayabilir.

Bu durumda, Anayasa’nın 73. maddesindeki, verginin adaletli ve dengeli dağılımı ve malî güce göre alınması ilkesi, malî yükümler açısından da aynı şekilde ele alınması gerekeceğinden, elde edilen aylık gayrisafi hasılat üzerinden %6,5 oranında pay ayrılmasını düzenleyen anılan maddenin Anayasa’nın eşitlik ilkesinin ve malî güce göre vergilendirme ilkesinin ihlali anlamında bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle, 2002 Malî Yılı Bütçe Kanununun 56. maddesinin (b) fıkrasının Anayasa’nın 87, 88, 161. ve 162. maddelerine aykırı olduğu kanısına varıldığından anılan hükmün iptali istemiyle oybirliğiyle, 4745 sayılı Kanunla getirilen Ek madde 8’in Anayasa’nın 2, 10 ve 73. maddelerine aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığından anılan hükmün iptali istemiyle oyçokluğu ile Anayasa Mahkemesine başvurulmasına, … karar verildi.”

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

1- 4726 sayılı 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 56. maddesinin itiraz konusu (b) fıkrası şöyledir :

“b) Kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri vermekte olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların bu hizmetlerinden elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan yüzde altıbuçuk (% 6.5) oranında pay alınır. Bu pay, en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılır. Yatırılan miktarın yarısı bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Diğer yarısı Denizcilik Müsteşarlığı’nın merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği personel hariç her türlü harcamalarında kullanılmak üzere, bu Müsteşarlık bünyesindeki döner sermaye bütçesi hesabına aktarılır.”

2- 4745 sayılı Yasa’nın 7. maddesiyle 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen itiraz konusu Ek Madde 8 şöyledir;

“Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurum ve özel kuruluşların, elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan %6,5 oranında pay alınır. Bu tutarın %10’a kadar artırılmasına veya %3’e kadar indirilmesine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu pay, en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılır. Yatırılan miktarın yarısı Denizcilik Müsteşarlığının merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği her türlü harcamada (personel harcamaları hariç) kullanılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine aktarılır.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında itiraz konusu kuralların Anayasa’nın 2., 10., 73., 87., 88., 161. ve 162. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN’in katılımlarıyla 4.2.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 4726 Sayılı 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 56. Maddesinin (b) Fıkrasının İncelenmesi

4726 sayılı “2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun 56. maddesinin (b) fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 16.4.2003 günlü, E.2003/24, K.2003/35 sayılı kararı ile iptal edildiğinden, bu konuda yeniden karar verilmesine gerek olmadığı yolunda karar verilmesi gerekmektedir.

B- 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 4745 Sayılı Yasa’nın 7. Maddesiyle Eklenen Ek Madde 8’in İncelenmesi

Dava dilekçesinde, 4745 sayılı Kanun’un Ek 8. maddesinde kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurum ve özel kuruluşların, elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan % 6,5 oranında pay alınacağına ilişkin düzenlemenin, kanunkoyucunun sadece konusunu belirterek bir mali yükümün ilgililere yükletilmesine onay vermesinin kanunla konulmuş sayılması için yeterli olmadığı, mali yükümlerin matrah ve oranları, tarh ve tahakkuku, tahsil usulleri, yaptırımları, zamanaşımı, yukarı ve aşağı sınırları gibi çeşitli yönlerinin yasayla yeterince sınırlandırılmamışsa, kişilerin sosyal, ekonomik ve temel haklarını etkileyecek keyfi uygulamalara yol açabileceği, Anayasa’nın 73. maddesindeki verginin adaletli ve dengeli dağılımı ve mali güce göre alınması ilkesinin, mali yükümler açısından da aynı şekilde ele alınmasını gerektirdiğinden, elde edilen aylık gayrisafi hasılat üzerinden % 6,5 oranında pay ayrılmasını düzenleyen kuralın, Anayasa’nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılık oluşturduğu ileri sürülmüştür.

Ek 8. madde ile kılavuzluk ve römorkaj hizmeti vermekte olan özel ve kamu kuruluşlarından bu hizmetlerden elde ettikleri aylık gayri safi hasılatın %6.5’i oranında pay alınacağı, bu tutarın % 10’a kadar artırılmasına veya % 3’e kadar indirilmesine Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu ve bu payın en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılacağı, yatırılan miktarın yarısının Denizcilik Müsteşarlığı’nın merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği her türlü harcamada, (personel harcamaları hariç) kullanılmak üzere Denizlik Müsteşarlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine aktarılacağı öngörülmüştür.

İtiraz konusu kuralın Anayasal denetiminin yapılabilmesi için öncelikle bu madde ile alınması öngörülen payın hukuksal niteliğinin saptanması gerekmektedir.

Vergi; kamu giderlerini karşılamak amacıyla yasalarla gerçek ve tüzelkişilere malî güçlerine göre getirilen bir yükümlülüktür. Belirli bir hizmetten doğrudan yararlanma karşılığı olmayan vergi tüm kamu hizmetleri için yapılan giderlere ortak katılma payıdır.

Harç; kimi kamu hizmetlerinden yararlanmanın karşılığı olarak tahsil edilen kamu gelirleridir. Ödenen vergiler bakımından, vergi mükelleflerinin bireysel bir hizmet ya da karşılık talep etme haklarının bulunmamasına karşın, harçlar belirli bir kamu hizmetinden yararlanmanın (tapu, pasaport gibi) karşılığıdır.

Resim; bir iş ya da faaliyetin yapılmasına yetkili kuruluşlar tarafından izin verilmesi dolayısıyla yapılan bir ödeme şeklinde tanımlandığı gibi harca benzer biçimde kamu kuruluşlarında görülen hizmetin ve yapılan giderlerin karşılığı olarak yalnız o işle ilgili gerçek ve tüzelkişilerden sağlanan gelirler şeklinde de açıklanmaktadır.

Vergi, resim, harç benzeri malî yükümlülük ise; kişilerden yapılan kamu hizmetleri karşılığında ya da bir hizmet karşılığı olmaksızın kamu gücüne dayanılarak alınan paralardır. Benzeri malî yükümlülük kimi zaman vergi, harç ve resim’in özelliğini ayrı ayrı yansıtırken kimi zaman da verginin harç ve resim’in ortak öğelerini taşıyabilir.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin ortak özellikleri, yasayla konulmaları ve kamu gücüne dayanılarak gerektiğinde zorla alınmalarıdır.

Vergiler dışındaki malî yükümlülüklerde kısmen de olsa karşılık ve yararlanma ilkesi geçerli olur. Çünkü bu yükümlülüklere konu olan hizmetlerden kişilerin yararlandırılması, bu bağlamda malî bir karşılığa dayandırılabilmesi olanağı vardır.

İdareden alınan izin çerçevesinde yürütülen kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden elde edilen gelirin aylık gayri safi tutarının belli bir yüzdesinin Devlet payı olarak alınması şeklindeki itiraz konusu kuralla öngörülen yükümlülük, vergi kavramı ile birebir örtüşmeyen, bir izne dayalı faaliyetten alınması nedeniyle resme, genel bütçeli idare saymanlıklarınca tahsil edilerek yarısının genel kamu hizmetleri için kullanılması ve diğer yarısının da kendisi de genel bütçeli idare olan Denizcilik Müsteşarlığı bünyesinde faaliyet gösteren Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye İşletmesi’ne aktarılması nedeniyle de vergiye benzemektedir. Kamu gücüne dayalı olarak, tek taraflı bir iradeyle ve gereğinde zorla alınan söz konusu pay, belirtilen özellikleriyle “benzeri malî yükümlülük” kavramı içinde değerlendirilebilecek bir kamu geliri niteliği taşımaktadır.

Anayasa’nın “Vergi Ödevi” başlığını taşıyan 73. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” denilerek, verginin “genel olması” ile “malî güce göre ve kamu giderlerini karşılamak üzere” alınması öngörülmüştür.

Vergide genellik ilkesi, ayırım gözetilmeksizin herkesin elde ettiği gelir, servet ya da harcamalar üzerinden vergi ödemesidir. Malî güce göre vergilendirme ise, verginin, yükümlülerin ekonomik ve kişisel durumlarına göre alınmasıdır. Bu ilke, malî gücü fazla olanın, az olana oranla daha fazla vergi ödemesi gereğini belirler. “Malî güç”, Anayasa’da tanımlanmamakla birlikte, genellikle ödeme gücü anlamında kullanılmaktadır. Kamu maliyesi yönünden gelir, servet ve harcamalar malî gücün göstergesidir. Verginin malî güce göre alınması, aynı zamanda eşitlik ilkesinin vergilendirmede uygulama aracıdır.

73. maddenin ikinci fıkrasında ise vergi yükünün adaletli ve dengeli bir biçimde dağılımı öngörülmüştür. Vergilendirilecek alanların seçimi ve vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarının yasalarda gözetilmesi gerekir. Sermaye iratlarının ücretlere göre farklı vergilendirilmesi, en az geçim indirimi, artan oranlı (müterakki) vergilendirme, çeşitli ayrıklık (istisna) ve bağışıklık (muafiyet) uygulamaları, vergi yükünün adalete uygun dağılımı ile malî güce göre vergilendirmenin araçlarıdır.

73. maddenin üçüncü fıkrasında; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı kuralı yer almaktadır. “Vergilerin yasallığı” ilkesi olarak da nitelendirilen bu kural gereği, vergilendirme yetkisi, yasama organına ait olup yürütme organının, yasal dayanağı olmadan bir idarî işlemle vergi koyma, değiştirme ve kaldırma yetkisi yoktur. 73. maddenin son fıkrasına göre, vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin, muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde yasanın belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir. Ancak, vergi ve mali yükümlülüklere ilişkin yasalarda, uygulamaya yönelik kuralların idari düzenleyici metinlere bırakılması yasama organının takdir alanı içindedir. Yasakoyucu bu tür kuralları vergi yasalarında ayrıntılı düzenleyebileceği gibi, çerçevesini belirleyerek idari düzenlemelere de bırakabilir. Buna göre, Bakanlar Kurulu’na yetki verilirken alt ve üst sınırların vergi yasasında belirtilmesi gerekir. Nitekim yürütme organına verilen yetki, vergilendirmenin temel öğelerine ilişkin olmayıp yasayla getirilen düzenlemeyi açıklayıcı ve tamamlayıcı niteliktedir. Yürütme organı, vergilendirme tekniğine ve ayrıntılara ilişkin konuları düzenlerken vergi yasalarının sınırları içinde kalmak zorundadır.

İtiraz konusu kural ile, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinden elde edilen gelirin aylık gayrısafi tutarı üzerinden alınacak olan Devlet payı gösterilmekte ve Bakanlar Kurulu’na maddede belirtilen oranlar arasında artırma ve indirme yetkisi verilmektedir. Böylece yasama organınca, bu payın konusu, yükümlüsü, miktarı, ödeme şekli ve süresi ile bu payı doğuran olay gibi öğeler belirlenmiş olmaktadır.

Gayrısafi hasılat ölçütü, sanayi, ticaret ile malî alanlarda ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren yükümlüler açısından değişik anlamlar içermektedir. Üretilen ve/veya piyasaya arzedilen mal ve hizmetlerin türü, iç ve dış rekabet ortamı, teknoloji düzeylerindeki farklılıklar, üretimde kullanılan girdilerin çeşitliliği, bazı mal ve hizmetlerin yasal veya fiili tekelini elinde bulunduran firmaların varlığı gibi sebeplerle “gayrısafi hasılat” kavramının yükümlülerin malî güçlerini tam olarak yansıtmadığı söylenebilirse de mali gücün önemli bir göstergesi olduğu da yadsınamaz. Ayrıca söz konusu payın belli bir hizmet karşılığında alındığı ve bunu ödeyen firmaların aynı alanda hizmet vermeleri nedeniyle gayrisafi hasılatı oluşturan girdileri ile harcamalarını etkileyen faaliyetleri arasında temelde büyük farklılıklar bulunmadığı gözetildiğinde, gayrisafi hasılat ölçütünün esas alınmasının mükellefler arasında mali yükün adaletli ve dengeli dağılımına engel olmadığı, bu bağlamda eşitliği bozmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde, işletme ile ilgili olmak şartıyla ödenmiş olan vergi, resim ve harçların o yıl ki safi kazancın tesbit edilmesinde gider olarak indirilmesi öngörülmüş olduğundan mali gücün gözetilmediği savı da dayanıksız kalmaktadır.

Bu nedenle yasakoyucunun düzenleme yetkisini gayrısafi hasılatı esas alarak kullanmasında Anayasa’nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılık yoktur. İptal isteminin reddi gerekir.

Tülay TUĞCU ve Fazıl SAĞLAM bu görüşe katılmamışlardır.

VI- SONUÇ

A- 12.12.2001 günlü, 4726 sayılı “2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun 56. maddesinin (b) fıkrası, 16.4.2003 günlü, E. 2003/24, K. 2003/35 sayılı kararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,

B- 7.2.2002 günlü, 4745 sayılı “Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7. maddesiyle 10.8.1993 günlü, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 8’in Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Tülay TUĞCU ile Fazıl SAĞLAM’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

1.4.2004 gününde karar verildi.

 

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

 

 

 

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Aysel PEKİNER

 

 

 

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

 

 

 

Üye

Fazıl SAĞLAM

Üye

A. Necmi ÖZLER

 

 

AZLIK OYU

 

Dava, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 4745 sayılı Yasa ile eklenen Ek madde 8 in Anayasa’nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.

İptali istenen Ek Madde 8 “Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurum ve özel kuruluşların elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan %6,5 oranında pay alınır. Bu tutarın %10’a kadar artırılmasına veya %3’e kadar indirilmesine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu pay, en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılır. Yatırılan miktarın yarısı Denizcilik Müsteşarlığının merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği her türlü harcamada (personel harcamaları hariç) kullanılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye işletmesi bütçesine aktarılır.” hükmünü içermektedir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, tüm eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu başlıca koşul sayan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, hukuk güvenliği sağlayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Anayasa’nın Vergi Ödevi başlıklı 73. maddesinde de vergi resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerin konulması değiştirilmesi ve kaldırılmasında hukuk devletinde uyulması gereken ilkeler belirlenmiştir. Bu ilkelerin temel amacı adaletli bir hukuk düzeni kurmaktır.

İtiraz konusu kuralla özel hukuk tüzel kişilerine bir kamu hizmetinin görülmesine izin verilmesinin karşılığı bu işten elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan belli bir oranda pay alınmaktadır. Anayasa’nın 73. maddesinin birinci fıkrasında herkesin mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu kuralı, kamu alacağının tesbiti ve tahsilini yasakoyucunun mutlak takdirine bırakmayan, hukuk devletinin gereklerine uyulması amacını sağlamaya yönelik adil bir ölçüttür. Kuralın 73. maddenin birinci fıkrasında belirtilmiş olması aynı madde kapsamındaki diğer kamu alacaklarının bu kuralın dışında kaldığı anlamına gelmez. O halde değinilen madde kapsamında mali yük olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla belirlenen pay’ın da mali güce göre alınması Anayasa’nın 2. ve 73. maddesi gereğidir.

Her ne kadar mali güç kavramının yasal bir tanımı bulunmamakta ise de, belli bir mali güce ulaşmak için yapılan harcamalar mali güç dahil edilemez. Bu nedenle gayri safi hasılat yükümlülerin mali gücünü tam olarak yansıtamaz. Nitekim gerek vergi yasaları gerekse Anayasa Mahkemesi, bu güne kadar gayrisafi hasılatı, mali gücü yansıtabilen bir ölçüt olarak kabul etmemiştir.

Belirtilen nedenlerle aylık gayrisafi hasılat üzerinden devlet payı alınması biçimindeki itiraz konusu kural Anayasa’nın 2 ve 73. maddelerine aykırıdır, iptali gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

 

Üye

Üye

Tülay TUĞCU

Fazıl SAĞLAM

—— • ——

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2003/11

Karar Sayısı : 2004/49

Karar Günü : 7.4.2004

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İzmir 3. İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : A- 12.12.2001 günlü, 4726 sayılı “2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun 56. maddesinin (b) fıkrasının,

B- 7.2.2002 günlü, 4745 sayılı “Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu ile Genel Kadro Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7. maddesiyle 10.8.1993 günlü, 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 8’in Anayasa’nın 6., 87., 88., 91. ve 161. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

İzmir Valiliği Aliağa Mal Müdürlüğü tarafından, Denizcilik Müsteşarlığı’ndan aldığı izin çerçevesinde İzmir Nemrut İskelesi’nde kılavuzluk ve römorkaj hizmeti veren şirketten 1.1.2002 gününden itibaren elde ettiği aylık gayrı safi hasılatın %6,5’luk kısmının ilgili saymanlığa yatırılması istemi üzerine açılan davada, 4745 sayılı Yasa’nın 7. maddesiyle 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 8’in Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

“Anayasa Mahkemesinin benzer konularda verdiği kararlarda da belirttiği üzere Anayasanın 87. maddesinde, genel olarak Türkiye Büyük Millet Meclisinin yasa koyma, değiştirme ve kabul etmesine öz olarak yer verilmiştir. Yasa tasarı ve tekliflerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülme usul ve esasları ile yayımlanması Anayasanın 88 ve 89. maddelerinde düzenlenmiş, bütçe yasalarının görüşülme usul ve esasları ise 162. maddede ayrıca kurala bağlanmış. Buna göre bütçe yasa tasarılarının görüşülmesinde ayrı bir yöntem kabul edilmiştir. Genel Kurulda üyelerin gider artırıcı veya gelir azaltıcı tekliflerde bulunmaları önlenmiş ve Anayasanın 89. maddesinde de diğer yasalardan farklı olarak Cumhurbaşkanı’na bütçe yasalarını bir daha görüşülmek üzere TBMM’ne geri gönderme yetkisi tanınmamıştır. Öte yandan Anayasanın 163. maddesinde bütçelerde değişiklik yapılabilmesi esasları da düzenlenmiş, Bakanlar Kuruluna kanun hükmünde kararname ile bütçede değişiklik yapma yetkisi tanınmamıştır.

Anayasanın 161. maddesinin son fıkrasında, “Bütçe yasalarına bütçe ile ilgili hükümler dışında hiçbir hüküm konulamaz.” Denilmektedir. Bütçe Yasaları yasa konusu olabilecek bir kuralı kapsamaması koşuluyla, bütçe ile ilgili hükümler ifadesi bütçeyi açıklayıcı, uygulanmasını kolaylaştırıcı nitelikte düzenlemeler olarak değerlendirilmelidir.

Bir kuralın, bütçeden harcamayı ya da bütçeye gelir sağlamayı gerektirir nitelikte bulunması, mutlak biçimde “bütçe ile ilgili hükümlerden” sayılmasını gerektirmez. Her yasada değişik türde gidere neden olabilecek kurallar bulunabilir. Böyle kuralların bulunmasıyla örneğin eğitim, savunma, sağlık, yargı, tarım, ulaşım ve benzeri kamu hizmetlerine ilişkin yasaların, bütçeyle ilgili hükümler içerdiği kabul edilirse, bu konulardaki yasaların değiştirilip kaldırılması için de yasalarına hükümler koymak yoluna gidilebilir.

Oysa, bu tür yasa düzenlemeleri bütçenin yapılması ve uygulanması yöntemiyle ilişkisi bulunmayan, yasa koyucunun başka amaçla ve bütçeninkinden tümüyle değişik yöntemlerle gerçekleştirilmesi gereken yasama işlemleridir. “Bütçe ile ilgili hüküm” ifadesine dayanılarak, gider ya da gelirle ilgili bir konuyu olağan bir yasa yerine bütçe yasası ile düzenlemek, Anayasanın 88. ve 89. maddelerini bu tür yasalar bakımından uygulanamaz duruma düşürür.

Anayasanın 161. maddesinin getiriliş amacı, bütçe yasalarında, bütçe kavramı dışındaki konulara yer vermemek böylece bütçe yasalarını ilgisiz kurallardan uzak tutmak, kendi yapısı içinde bütünleştirmek olduğundan, “Bütçe Yasası ile bu yasa ya da Kanun Hükmünde Kararnamenin herhangi bir kuralı değiştirilemeyeceği gibi, bütçe ile ilgili olmayan bir kuralda konulmaz.” Hükmü yer almaktadır.

Bu durumda 2002 yılı Bütçe Kanununun 56. maddesinin (b) bendinde yer alan itiraz konusu kural ile müstakil bir kanun konusu olması gereken kılavuzluk ve romörkaj hizmetleri vermekte olan kamu ve özel kuruluşların bu hizmetlerinden elde ettikleri aylık gayri safi hasılattan yüzde altıbuçuk (%6,5) oranında pay alınmasının kurala bağlanması bütçe kanunlarına bütçeyle ilgili olmayan bir hüküm konulması niteliğinde olup belirtilen gerekçelerle Anayasaya aykırıdır.

491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 8. maddesine gelince;

491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, 24.6.1993 günlü 3911 sayılı Yetki Yasasına dayanılarak çıkarılmış olup, 3911 sayılı Yetki Yasası Anayasa Mahkemesinin 16.9.1993 gün ve E. 1993/26, K. 1993/28 sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

Her ne kadar bakılan davanın konusu teşkil eden işlemin dayanağı olan 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 8. maddesi 21.2.2002 gün ve 24678 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 4745 sayılı Kanun ile 491 sayılı KHK’ye eklenmiş ise de 491 sayılı KHK’nin dayanağını oluşturan yetki yasasının Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması karşısında bu KHK’nin tamamı Anayasaya aykırı duruma gelmiştir.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu 2002 Yılı Bütçe Kanunu’nun 56. maddesinin (b) bendi ve 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 8. maddesinin Anayasanın 6, 87, 88, 89, 91. ve 161. maddelerine aykırı olduğu sonucuna varıldığından bu konuda karar verilmek üzere dava dosyasındaki belge örneklerinin Anayasa Mahkemesine gönderilmesine, 21.11.2002 gününde oybirliğiyle karar verildi.”

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralları

1- 4726 sayılı 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 56. maddesinin itiraz konusu (b) fıkrası şöyledir :

“b) Kılavuzluk ve römorkaj hizmetleri vermekte olan kamu ve özel kurum ve kuruluşların bu hizmetlerinden elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan yüzde altıbuçuk (% 6.5) oranında pay alınır. Bu pay, en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılır. Yatırılan miktarın yarısı bütçenin (B) işaretli cetveline gelir kaydedilir. Diğer yarısı Denizcilik Müsteşarlığı’nın merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği personel hariç her türlü harcamalarında kullanılmak üzere, bu Müsteşarlık bünyesindeki döner sermaye bütçesi hesabına aktarılır.”

2- 4745 sayılı Yasa’nın 7. maddesiyle 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen itiraz konusu Ek Madde 8 şöyledir;

“Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurum ve özel kuruluşların, elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan %6,5 oranında pay alınır. Bu tutarın %10’a kadar artırılmasına veya %3’e kadar indirilmesine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu pay, en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılır. Yatırılan miktarın yarısı Denizcilik Müsteşarlığının merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği her türlü harcamada (personel harcamaları hariç) kullanılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine aktarılır.”

B- Dayanılan ve İlgili Görülen Anayasa Kuralları

Başvuru kararında itiraz konusu kuralların Anayasa’nın 6., 87., 88., 91. ve 161. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüş ve 2., 10., 73. ve 162. maddeleri ile de ilgili görülmüştür.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi uyarınca, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU, Aysel PEKİNER, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU, Ahmet AKYALÇIN, Enis TUNGA ve Mehmet ERTEN’in katılımlarıyla 19.2.2003 gününde yapılan ilk inceleme toplantısında, dosyada eksiklik bulunmadığından işin esasının incelenmesine oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu yasa kuralları, dayanılan Anayasa kuralları ile bunların gerekçeleri ve diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

A- 4726 Sayılı 2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu’nun 56. Maddesinin (b) Fıkrasının İncelenmesi

4726 sayılı “2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun 56. maddesinin (b) fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 16.4.2003 günlü, E.2003/24, K.2003/35 sayılı kararı ile iptal edildiğinden; bu konuda yeniden karar verilmesine gerek olmadığı yolunda karar verilmesi gerekmektedir.

B- 491 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye 4745 Sayılı Yasa’nın 7. Maddesiyle Eklenen Ek Madde 8’in İncelenmesi

Dava dilekçesinde, 7.2.2002 günlü, 4745 sayılı “Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu ile Genel Kadro Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7. maddesiyle 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 8’in, 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin dayanağı olan 24.6.1993 günlü, 3911 sayılı Yetki Yasası’nın Anayasa Mahkemesi’nin 16.9.1993 gün ve E.1993/26, K.1993/28 sayılı kararı ile iptal edilmiş olması nedeniyle, 491 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin tümünün Anayasa’ya aykırı duruma geldiği ve dolayısıyla Ek Madde 8’in de Anayasa’nın 91. maddesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Ek 8. madde ile kılavuzluk ve römorkaj hizmeti vermekte olan özel ve kamu kuruluşlarından bu hizmetlerden elde ettikleri aylık gayri safi hasılatın %6,5’i oranında pay alınacağı, bu tutarın %10’a kadar artırılmasına veya %3’e kadar indirilmesine Bakanlar Kurulu’nun yetkili olduğu ve bu payın en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılacağı, yatırılan miktarın yarısının Denizcilik Müsteşarlığı’nın merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği her türlü harcamada (personel harcamaları hariç) kullanılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye İşletmesi bütçesine aktarılacağı öngörülmüştür.

İtiraz konusu kuralın Anayasal denetiminin yapılabilmesi için öncelikle bu madde ile alınması öngörülen payın hukuksal niteliğinin saptanması gerekmektedir.

Vergi; kamu giderlerini karşılamak amacıyla yasalarla gerçek ve tüzelkişilere malî güçlerine göre getirilen bir yükümlülüktür. Belirli bir hizmetten doğrudan yararlanma karşılığı olmayan vergi tüm kamu hizmetleri için yapılan giderlere ortak katılma payıdır.

Harç; kimi kamu hizmetlerinden yararlanmanın karşılığı olarak tahsil edilen kamu gelirleridir. Ödenen vergiler bakımından, vergi mükelleflerinin bireysel bir hizmet ya da karşılık talep etme haklarının bulunmamasına karşın, harçlar belirli bir kamu hizmetinden yararlanmanın (tapu, pasaport gibi) karşılığıdır.

Resim; bir iş ya da faaliyetin yapılmasına yetkili kuruluşlar tarafından izin verilmesi dolayısıyla yapılan bir ödeme şeklinde tanımlandığı gibi harca benzer biçimde kamu kuruluşlarında görülen hizmetin ve yapılan giderlerin karşılığı olarak yalnız o işle ilgili gerçek ve tüzelkişilerden sağlanan gelirler şeklinde de açıklanmaktadır.

Vergi, resim, harç benzeri malî yükümlülük ise; kişilerden yapılan kamu hizmetleri karşılığında ya da bir hizmet karşılığı olmaksızın kamu gücüne dayanılarak alınan paralardır. Benzeri malî yükümlülük kimi zaman vergi, harç ve resim’in özelliğini ayrı ayrı yansıtırken kimi zaman da verginin harç ve resim’in ortak öğelerini taşıyabilir.

Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin ortak özellikleri, yasayla konulmaları ve kamu gücüne dayanılarak gerektiğinde zorla alınmalarıdır.

Vergiler dışındaki malî yükümlülüklerde kısmen de olsa karşılık ve yararlanma ilkesi geçerli olur. Çünkü bu yükümlülüklere konu olan hizmetlerden kişilerin yararlandırılması, bu bağlamda malî bir karşılığa dayandırılabilmesi olanağı vardır.

İdareden alınan izin çerçevesinde yürütülen kılavuzluk ve römorkaj hizmetlerinden elde edilen gelirin aylık gayri safi tutarının belli bir yüzdesinin Devlet payı olarak alınması şeklindeki itiraz konusu kuralla öngörülen yükümlülük, vergi kavramı ile birebir örtüşmeyen, bir izne dayalı faaliyetten alınması nedeniyle resme, genel bütçeli idare saymanlıklarınca tahsil edilerek yarısının genel kamu hizmetleri için kullanılması ve diğer yarısının da kendisi de genel bütçeli idare olan Denizcilik Müsteşarlığı bünyesinde faaliyet gösteren Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye İşletmesi’ne aktarılması nedeniyle de vergiye benzemektedir. Kamu gücüne dayalı olarak, tek taraflı bir iradeyle ve gereğinde zorla alınan söz konusu pay, belirtilen özellikleriyle “benzeri malî yükümlülük” kavramı içinde değerlendirilebilecek bir kamu geliri niteliği taşımaktadır.

Anayasa’nın “Vergi Ödevi” başlığını taşıyan 73. maddesinin birinci fıkrasında, “Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.” denilerek, verginin “genel olması” ile “malî güce göre ve kamu giderlerini karşılamak üzere” alınması öngörülmüştür.

Vergide genellik ilkesi, ayırım gözetilmeksizin herkesin elde ettiği gelir, servet ya da harcamalar üzerinden vergi ödemesidir. Malî güce göre vergilendirme ise, verginin, yükümlülerin ekonomik ve kişisel durumlarına göre alınmasıdır. Bu ilke, malî gücü fazla olanın, az olana oranla daha fazla vergi ödemesi gereğini belirler. “Malî güç”, Anayasa’da tanımlanmamakla birlikte, genellikle ödeme gücü anlamında kullanılmaktadır. Kamu maliyesi yönünden gelir, servet ve harcamalar malî gücün göstergesidir. Verginin malî güce göre alınması, aynı zamanda eşitlik ilkesinin vergilendirmede uygulama aracıdır.

73. maddenin ikinci fıkrasında ise vergi yükünün adaletli ve dengeli bir biçimde dağılımı öngörülmüştür. Vergilendirilecek alanların seçimi ve vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı için yükümlülerin kişisel durumlarının yasalarda gözetilmesi gerekir. Sermaye iratlarının ücretlere göre farklı vergilendirilmesi, en az geçim indirimi, artan oranlı (müterakki) vergilendirme, çeşitli ayrıklık (istisna) ve bağışıklık (muafiyet) uygulamaları, vergi yükünün adalete uygun dağılımı ile malî güce göre vergilendirmenin araçlarıdır.

73. maddenin üçüncü fıkrasında; vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı kuralı yer almaktadır. “Vergilerin yasallığı” ilkesi olarak da nitelendirilen bu kural gereği, vergilendirme yetkisi, yasama organına ait olup yürütme organının, yasal dayanağı olmadan, bir idarî işlemle vergi koyma, değiştirme ve kaldırma yetkisi yoktur. 73. maddenin son fıkrasına göre, vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin, muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde yasanın belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapma yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir. Ancak, vergi ve mali yükümlülüklere ilişkin yasalarda uygulamaya yönelik kuralların idari düzenleyici metinlere bırakılması yasama organının takdir alanı içindedir. Yasakoyucu bu tür kuralları vergi yasalarında ayrıntılı düzenleyebileceği gibi, çerçevesini belirleyerek idari düzenlemelere de bırakabilir. Buna göre, Bakanlar Kurulu’na yetki verilirken alt ve üst sınırların vergi yasasında belirtilmesi gerekir. Nitekim yürütme organına verilen yetki, vergilendirmenin temel öğelerine ilişkin olmayıp yasayla getirilen düzenlemeyi açıklayıcı ve tamamlayıcı niteliktedir. Yürütme organı, vergilendirme tekniğine ve ayrıntılara ilişkin konuları düzenlerken vergi yasalarının sınırları içinde kalmak zorundadır.

İtiraz konusu kural ile, kılavuzluk ve römorkörcülük hizmetlerinden elde edilen gelirin aylık gayrısafi tutarı üzerinden alınacak olan Devlet payı gösterilmekte ve Bakanlar Kurulu’na maddede belirtilen oranlar arasında artırma ve indirme yetkisi verilmektedir. Böylece yasama organınca, bu payın konusu, yükümlüsü, miktarı, ödeme şekli ve süresi ile bu payı doğuran olay gibi öğeler belirlenmiş olmaktadır.

Gayrısafi hasılat ölçütü, sanayi, ticaret ile malî alanlarda ve hizmet sektöründe faaliyet gösteren yükümlüler açısından değişik anlamlar içermektedir. Üretilen ve/veya piyasaya arzedilen mal ve hizmetlerin türü, iç ve dış rekabet ortamı, teknoloji düzeylerindeki farklılıklar, üretimde kullanılan girdilerin çeşitliliği, bazı mal ve hizmetlerin yasal veya fiili tekelini elinde bulunduran firmaların varlığı gibi sebeplerle “gayrısafi hasılat” kavramının yükümlülerin malî güçlerini tam olarak yansıtmadığı söylenebilirse de mali gücün önemli bir göstergesi olduğu da yadsınamaz. Ayrıca söz konusu payın belli bir hizmet karşılığında alındığı ve bunu ödeyen firmaların aynı alanda hizmet vermeleri nedeniyle gayrisafi hasılatı oluşturan girdileri ile harcamalarını etkileyen faaliyetleri arasında temelde büyük farklılıklar bulunmadığı gözetildiğinde, gayrisafi hasılat ölçütünün esas alınmasının mükellefler arasında mali yükün adaletli ve dengeli dağılımına engel olmadığı, bu bağlamda eşitliği bozmadığı sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde, işletme ile ilgili olmak şartıyla ödenmiş olan vergi, resim ve harçların o yıl ki safi kazancın tesbit edilmesinde gider olarak indirilmesi öngörülmüş olduğundan mali gücün gözetilmediği savı da dayanıksız kalmaktadır. Bu nedenle yasakoyucunun düzenleme yetkisini gayrısafi hasılatı esas alarak kullanmasında Anayasa’nın 2., 10. ve 73. maddelerine aykırılık yoktur. İptal isteminin reddi gerekir.

Öte yandan bir kanun hükmünde kararnamenin dayandığı yetki yasasının iptal edilmiş olması onu kendiliğinden geçersiz hale getirmez. Bu nedenle belirtilen kanun hükmünde kararnameye bir yasa kuralı ile ek yapılmasına hukuksal bir engel bulunmadığından kural Anayasa’nın 91. maddesine aykırı değildir.

İptali istenilen kuralın, Anayasa’nın 6., 87., 88. ve 161. maddeleriyle ilgisi görülmemiştir.

Tülay TUĞCU ve Fazıl SAĞLAM bu görüşe katılmamışlardır.

VI- SONUÇ

A- 12.12.2001 günlü, 4726 sayılı “2002 Malî Yılı Bütçe Kanunu”nun 56. maddesinin (b) fıkrası, 16.4.2003 günlü, E. 2003/24, K. 2003/35 sayılı kararla iptal edildiğinden, İTİRAZ KONUSU KURAL HAKKINDA YENİDEN KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, OYBİRLİĞİYLE,

B- 7.2.2002 günlü, 4745 sayılı “Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Devlet Memurları Kanunu, Harcırah Kanunu ile Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 7. maddesiyle 10.8.1993 günlü, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye eklenen Ek Madde 8’in Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Tülay TUĞCU ile Fazıl SAĞLAM’ın karşıoyları ve OYÇOKLUĞUYLA,

7.4.2004 gününde karar verildi.

 

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

 

 

 

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Aysel PEKİNER

Üye

Tülay TUĞCU

 

 

 

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Mustafa YILDIRIM

 

 

 

Üye

Fazıl SAĞLAM

Üye

A. Necmi ÖZLER

 

 

AZLIK OYU

 

Dava, 491 sayılı Denizcilik Müsteşarlığının Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye 4745 sayılı Yasa ile eklenen Ek madde 8 in Anayasa’nın 2. l0. ve 73.maddelerine aykırılığı ileri sürülerek iptali istemiyle açılmıştır.

İptali istenen Ek Madde 8 “Kılavuzluk ve römorkörcülük hizmeti vermekte olan kamu kurum ve özel kuruluşların elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan %6,5 oranında pay alınır. Bu tutarın %10’a kadar artırılmasına veya %3’e kadar indirilmesine Bakanlar Kurulu yetkilidir. Bu pay, en geç tahsil edildiği ayı takip eden ay sonuna kadar ilgili saymanlığa yatırılır. Yatırılan miktarın yarısı Denizcilik Müsteşarlığının merkez ve taşra birimlerinin faaliyetlerinin gerektirdiği her türlü harcamada (personel harcamaları hariç) kullanılmak üzere Denizcilik Müsteşarlığı Döner Sermaye işletmesi bütçesine aktarılır.” hükmünü içermektedir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, tüm eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu başlıca koşul sayan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurmayı amaçlayan ve bunu geliştirerek sürdüren, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, insan haklarına saygı duyarak bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, hukuk güvenliği sağlayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde Anayasa’nın ve yasakoyucunun da bozamayacağı temel hukuk ilkeleri bulunduğu bilincinde olan devlettir.

Anayasa’nın Vergi Ödevi başlıklı 73. maddesinde de vergi resim harç ve benzeri mali yükümlülüklerin konulması değiştirilmesi ve kaldırılmasında hukuk devletinde uyulması gereken ilkeler belirlenmiştir. Bu ilkelerin temel amacı adaletli bir hukuk düzeni kurmaktır.

İtiraz konusu kuralla özel hukuk tüzel kişilerine bir kamu hizmetinin görülmesine izin verilmesinin karşılığı bu işten elde ettikleri aylık gayrisafi hasılattan belli bir oranda pay alınmaktadır. Anayasa’nın 73. maddesinin birinci fıkrasında herkesin mali gücüne göre vergi ödemekle yükümlü olduğu kuralı, kamu alacağının tesbiti ve tahsilini yasakoyucunun mutlak takdirine bırakmayan, hukuk devletinin gereklerine uyulması amacını sağlamaya yönelik adil bir ölçüttür. Kuralın 73. maddenin birinci fıkrasında belirtilmiş olması aynı madde kapsamındaki diğer kamu alacaklarının bu kuralın dışında kaldığı anlamına gelmez. O halde değinilen madde kapsamında mali yük olduğu Anayasa Mahkemesi kararıyla belirlenen pay’ın da mali güce göre alınması Anayasa’nın 2. ve 73. maddesi gereğidir.

Her ne kadar mali güç kavramının yasal bir tanımı bulunmamakta ise de, belli bir mali güce ulaşmak için yapılan harcamalar mali güç dahil edilemez. Bu nedenle gayri safi hasılat yükümlülerin mali gücünü tam olarak yansıtamaz. Nitekim gerek vergi yasaları gerekse Anayasa Mahkemesi, bu güne kadar gayrisafi hasılatı, mali gücü yansıtabilen bir ölçüt olarak kabul etmemiştir.

Belirtilen nedenlerle aylık gayrisafi hasılat üzerinden devlet payı alınması biçimindeki itiraz konusu kural Anayasa’nın 2 ve 73. maddelerine aykırıdır, iptali gerektiği oyuyla karara katılmıyoruz.

 

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Fazıl SAĞLAM

Sayfa Başı


Yargıtay Kararı

Yargıtay 2. Hukuk Dairesinden:

Esas

:

2004/9167

Karar

:

2004/10742

İncelenen Kararın :

 

 

Mahkemesi

:

Göynük A.H.

Tarihi

:

11.3.2003

Numarası

:

2003/3-2003/11

Davacı

:

İsmail Hakkı Çavdar ve Fatma Çavdar

Davalı

:

Sait Alpdoğan-Evlat Edinilmek İstenen

 

 

Serdar Alpdoğan

Dava Türü

:

Evlat edinmeye İzin

Temyiz Eden

:

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen hükmün kanun yararına bozulması Adalet Bakanlığının yazısı üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

Davacılar tarafından 27.5.2002 tarihinde Göynük Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davada, davalının velayeti altında bulunan oğlu Serdar Alpdoğan'ın evlat edinilmesine izin verilmesinin istendiği, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi üzerine Göynük Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği ve hükmün temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır.

4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 308/1. maddesindeki hükme göre evlat edinilenin, evlat edinenden en az onsekiz yaş küçük olması şarttır.

Dosyada mevcut nüfus kayıt örneklerinden, 20.08.1966 doğumlu Fatma Çavdar ile 27.06.1984 doğumlu evlat edinilmek istenilen Serdar Alpdoğan arasındaki yaş farkının onsekiz yıldan az olduğu anlaşılmaktadır.

Yasal şartın oluşmaması nedeniyle davacıların birlikte evlat edinebilmeleri mümkün olmamasına rağmen Türk Medeni Kanununun 308. maddesi hükmüne aykırı olarak davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

Diğer taraftan; Türk Medeni Kanununun 305. maddesinin 1. fıkrasına göre bir küçüğün evlat edinilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.

Mahkemece, sözü edilen maddede öngörülen şart gerçekleşmediği halde davanın kabulüne karar verilmesi de doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin açıklanan sebeple kabulü ile hükmün sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, oybirliğiyle karar verildi. 27.09.2004

Sayfa Başı