Başbakanlık

Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır

 Kuruluş : 7 Ekim 1920

21 Temmuz 2004

ÇARŞAMBA

Sayı : 25529

 

Å ÖNCEKİ

SONRAKİ

Æ

YASAMA BÖLÜMÜ

 

Kanunlar

5218 Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun

5219 Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

5220 Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

5222 Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

5223 Devlet Memurları Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun

5224 Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun

5225 Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu

 

YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

 

Yönetmelikler

— Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun Geçici 7 nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

— Gazi Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği

 

Tebliğler

— İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ (No: 2004/14)

— Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) İletim Lisansı Tebliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ

— Çorum Valiliği Mahalli Çevre Kurulu Kararı (No: 2004/4)

 

YARGI BÖLÜMÜ

 

Anayasa Mahkemesi Kararları

— Anayasa Mahkemesinin E: 2001/119, (6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile İlgili), K: 2004/37 Sayılı Kararı

— Anayasa Mahkemesinin E: 2000/85, (506 Sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ile İlgili), K: 2004/61 Sayılı Kararı


YASAMA BÖLÜMÜ

Kanunlar

Ölüm Cezasının Kaldırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun

Kanun No. 5218

Kabul Tarihi : 14.7.2004

MADDE 1. — A) 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun;

1) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

2) 12 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

3) 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ile ikinci fıkrasının ilk cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Ağır hapis cezası, ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya muvakkattir.

Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ve müebbet ağır hapis cezası hükümlünün hayatı boyunca devam eder.

4) 17 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler için" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler için" olarak değiştirilmiştir.

5) 43 üncü maddesinde yer alan "İdam" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

6) 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "İdam" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

7) 50 nci maddesinde yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

8) 51 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "ölüm" ibareleri, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

9) 54 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Ölüm" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

10) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "İdam" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

11) 58 inci maddesinin son fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

12) 59 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

13) 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

14) 62 nci maddesinde yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

15) 64 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

16) 65 inci maddesinin (III) numaralı fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

17) 66 ncı maddesinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

18) 70 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 70. — Birden çok ağırlaştırılmış müebbet ağır hapse mahkûmiyet halinde, bir yıldan az ve altı yıldan fazla; ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ile müebbet ağır hapis cezasına mahkûmiyet halinde, dokuz aydan az ve beş yıldan fazla; birden çok müebbet ağır hapse mahkûmiyet halinde ise altı aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, hükmedilecek miktarı geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek üzere, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis veya müebbet ağır hapis cezaları infaz olunur.

19) 73 üncü maddesine aşağıdaki fıkra birinci fıkra olarak eklenmiştir.

Cezalardan biri ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis ve diğeri şahsî hürriyeti bağlayıcı muvakkat bir ceza ise, ilave edilecek cezanın nev'i ve miktarına göre yirmi günden az ve altı seneden fazla olmamak üzere geceli gündüzlü bir hücrede tecrit edilmek suretiyle ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası tatbik olunur.

20) 82 nci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Yukarıdaki fıkralarda belirtilen hükümler, ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûmiyet durumunda iki kat olarak uygulanır.

21) 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "Ölüm" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak, ikinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

22) 112 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "İdam" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

23) 118 inci maddesinde yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

24) 125 inci maddesinde yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

25) 126 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

26) 127 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

27) 129 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

28) 131 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

29) 133 üncü maddesinin ikinci ve beşinci fıkralarında yer alan "ölüm" ibareleri, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

30) 136 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

31) 137 nci maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

32) 146 ncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan "idam" ibareleri, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

33) 147 nci maddesinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

34) 149 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

35) 156 ncı maddesinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

36) 285 inci maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

37) 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

38) 296 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

39) 301 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

40) 302 nci maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

41) 303 üncü maddesinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

42) 305 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

43) 407 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

44) 450 nci maddesinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

45) 451 inci maddesinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

46) 463 üncü maddesinde yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

B) 23.5.1928 tarihli ve 1322 sayılı Kanunların ve Nizamnamelerin Sureti Neşir ve İlanı ve Meriyet Tarihi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan ",idam hükümlerinin infazı" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

C) 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun;

1) 110 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "cezalar ile ölüm cezasını" ibaresi "cezaları" olarak değiştirilmiştir.

2) 283 üncü maddesinin ikinci fıkrasında yer alan "ölüm veya" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

3) 305 inci maddesinde yer alan "cezalar ile ölüm cezalarına" ibaresi, "cezalara" olarak değiştirilmiştir.

4) 421 inci maddesinde yer alan "ölüm ve" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

D) 31.8.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 110 uncu maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

E) 13.7.1965 tarihli ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun;

1) 1 inci maddesinin (1) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

2) 2 nci maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasının infazı

Madde 2. — Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlü hakkında hücrede kalma süresi; 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 70, 73 ve 82 nci maddelerinde bu suç için öngörülen şekilde, terör suçluları hakkında ise müebbet ağır hapis cezası için öngörülen süreler üç kat olarak uygulanır.

3) 19 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler 30" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlüler 25" olarak, ikinci fıkrasında yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlerin 33" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 29" olarak, aynı fıkrada yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenlerin 36" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına hükümlülerin 32" olarak değiştirilmiştir.

4) Ek 2 nci maddesinin sekizinci fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

5) Geçici 10 uncu maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki geçici maddeler eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 11. - Ölüm cezaları 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülenlerin kesinleşmiş cezaları, bu Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte, kendiliğinden ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüşür. Bu hükümlülerin, ceza infaz kurumunda geçirecekleri süre ile infaz usulü, hükmü veren mahkeme tarafından ve dosya üzerinden saptanır.

GEÇİCİ MADDE 12. — Haklarında 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Kanunun 1 inci maddesi uygulanan hükümlülerin dosyalarından;

a) Henüz Yargıtaya gönderilmemiş veya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında bulunanlar ile daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderilmiş olanlar hükmü veren mahkemece,

b) Yargıtayda bulunanlar ilgili ceza dairesince,

Acele işlerden sayılmak ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 2 nci maddesi dikkate alınmak suretiyle karara bağlanır.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında veya Türkiye Büyük Millet Meclisinde bulunan dosyalar, gelişlerindeki usule uygun olarak bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren bir ay içinde hükmü veren mahkemeye geri gönderilir.

Askerî mahkemeler, Askerî Yargıtay Başsavcılığı ve Askerî Yargıtayda bulunan dosyalar hakkında da bu madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

4771 sayılı Kanunun 1 inci maddesi kapsamı dışında olan idam cezası hükümlüleri hakkında da bu madde hükümleri kıyas yoluyla uygulanır.

F) 8.9.1971 tarihli ve 1481 sayılı Asayişe Müessir Bazı Fiillerin Önlenmesi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde yer alan "idam" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

G) 7.11.1979 tarihli ve 2253 sayılı Çocuk Mahkemelerinin Kuruluşu, Görev ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanunun 12 nci maddesinin ikinci fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan "İdam" ibaresi, "Ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

H) 4.2.1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14 üncü maddesinin (2) numaralı bendinde yer alan "ölüm" ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

I) 12.4.1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ölüm cezalarının yerine getirilmemesine karar verilenler" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası alanlar" olarak değiştirilmiş ve aynı maddeye aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Ölüm cezaları 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun hükümlerine göre müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen terör suçluları ile ölüm cezaları ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına dönüştürülen veya ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezasına mahkûm olan terör suçluları hakkında, bu Kanun ve 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanunun şartla salıvermeye ilişkin hükümleri uygulanmaz. Bunlar hakkında ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis cezası ölünceye kadar devam eder.

J) 17.2.2000 tarihli ve 4533 sayılı Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı Kanununun 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan "ölüm" ibaresi, "ağırlaştırılmış müebbet ağır hapis" olarak değiştirilmiştir.

K) 3.8.2002 tarihli ve 4771 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 1 inci maddesi ile geçici 1 inci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

L) 30.5.1283 tarihli Demiryollarının Usulü Zabıtasına Dair Nizamnamenin 1 ve 2 nci maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 2. — A) 21.6.1927 tarihli ve 1117 sayılı Küçükleri Muzır Neşriyattan Koruma Kanununun 2 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkradaki "11" ibaresi "10" olarak değiştirilmiştir.

B) 4.11.1981 tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 6 ncı maddesinin (b) fıkrasının (3) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

C) 5.4.1983 tarihli ve 2813 sayılı Telsiz Kanununun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan "Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri," ibaresi madde metninden çıkartılmıştır.

D) 13.4.1994 tarihli ve 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun 6 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi yürürlükten kaldırılmış ve aynı fıkrada yer alan "9" ibaresi "8" olarak değiştirilmiştir.

E) 19.3.1969 tarihli ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 2.5.2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanunla değişik 65 inci maddesinin ikinci fıkrası yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanuna 8.5.1984 tarihli ve 3003 sayılı Kanunla eklenen ek 3 üncü maddesinin 2.5.2001 tarihli ve 4667 sayılı Kanunla değişik ikinci fıkrasının birinci cümlesinde geçen "avukatlardan genel kurula katılma hakkına sahip" ifadesi madde metninden çıkartılmıştır.

MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

—— • ——

Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun No. 5219

Kabul Tarihi : 14.7.2004

MADDE 1. — 1.3.1926 tarihli ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 432 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 432. — Yukarıdaki maddelerde yazılı cürümlerden birinin faili, kaçırdığı veya alıkoyduğu kimseyi hiçbir şehevî harekette bulunmaksızın kendiliğinden, kaçırıldığı eve veya ailesinin evine iade eder veyahut ailesi tarafından alınması mümkün olan emniyetli diğer bir yere getirip serbest bırakırsa 429 uncu maddede yazılı halde bir aydan bir seneye kadar, 430 uncu maddenin birinci fıkrasında yazılı halde altı aydan üç seneye, ikinci fıkrasında yazılı halde bir aydan altı aya kadar, 431 inci maddede yazılı halde bir seneden beş seneye kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

MADDE 2. — A) 18.6.1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun;

a) 8 inci maddesinin (I) numaralı bendinde yer alan ve ek 3 üncü maddesine göre "dörtyüzmilyon" olarak uygulanması öngörülen parasal sınır "beşmilyar" lira,

b) 288 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile 290 ıncı maddesinde yer alan ve ek 3 üncü maddesine göre "kırkmilyon" olarak uygulanması öngörülen parasal sınır "dörtyüzmilyon" lira,

c) 427 nci maddesinin ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında yer alan ve ek 3 üncü maddesine göre "kırkmilyon" olarak uygulanması öngörülen parasal sınır "birmilyar" lira; beşinci fıkrasında yer alan ve ek 3 üncü maddesine göre "sekizyüzmilyon" olarak uygulanması öngörülen duruşma sınırı "onmilyar" lira; "altıyüzmilyon" olarak uygulanması öngörülen karar düzeltme sınırı "altımilyar" lira,

d) 438 inci maddesinin birinci fıkrasında geçen ve ek 3 üncü maddesine göre "sekizyüzmilyon" olarak uygulanması öngörülen parasal sınır "onmilyar" lira,

e) 440 ıncı maddesinin (III) numaralı fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan ve ek 3 üncü maddesine göre "altıyüzmilyon" olarak uygulanması öngörülen parasal sınır "altımilyar" lira,

f) 566 ncı maddesinin birinci fıkrasında yer alan ve ek 3 üncü maddesine göre "dörtyüzmilyon" olarak uygulanması öngörülen parasal sınır "beşmilyar" lira,

Olarak değiştirilmiştir.

B) 1086 sayılı Kanunun 175 inci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 175. — Her sene bilumum mahkemeler ağustosun birinden eylülün beşine kadar tatil olunur.

C) 1086 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

GEÇİCİ MADDE 1. — Bu Kanunla artırılan parasal sınırlar nedeniyle mahkemelerce görevsizlik kararı verilemez.

MADDE 3. — A) 4.4.1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 209 uncu maddesinin son cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Bu muamele tutuklunun bulunduğu ceza infaz kurumunda cezaevi kâtibi veya bu işle görevlendirilen personel yanına getirilerek tutanak tutulmak suretiyle yapılır.

B) 1412 sayılı Kanunun 305 inci maddesinin (1) numaralı bendinde yer alan "ikimilyon" ibareleri "ikimilyar"; (2) numaralı bendinde yer alan "onmilyon" ibaresi "onmilyar" olarak değiştirilmiştir.

C) 1412 sayılı Kanunun 423 üncü maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Ceza işlerini gören makam ve mahkemeler her sene ağustosun birinden eylülün beşine kadar tatil olunur.

D) 1412 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 4. — 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanununun 88 inci maddesinin dördüncü fıkrasına aşağıdaki cümleler eklenmiştir.

Alınacak depo ve garaj ücretleri Adalet Bakanlığınca belirlenir. Bu yerlerin çalışma esas ve usulleri yönetmelikte gösterilir.

MADDE 5. — 10.6.1949 tarihli ve 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 10 uncu maddesinin (A) ve (D) fıkraları ile 33 üncü maddesinin (A) ve (C) fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 6. — 25.10.1963 tarihli ve 353 sayılı Askerî Mahkemeler Kuruluşu ve Yargılama Usulü Kanununun 205 inci maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan "iki milyon" ibareleri "ikimilyar"; (2) numaralı alt bendinde yer alan "on milyon" ibaresi "onmilyar" olarak değiştirilmiştir.

MADDE 7. — 21.2.1967 tarihli ve 832 sayılı Sayıştay Kanununun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Sayıştay Genel Kurulu, Temyiz Kurulu, Daireler Kurulu ve daireleri her yıl ağustosun birinden eylülün beşine kadar çalışmaya ara verir.

MADDE 8. — A) 18.1.1972 tarihli ve 1512 sayılı Noterlik Kanununun 2 nci maddesine aşağıdaki fıkra üçüncü fıkra olarak eklenmiştir.

Asliye mahkemesinin kaldırıldığı ilçelerdeki birinci, ikinci ve üçüncü sınıf noterliklerin faaliyetleri devam eder. Bu yerlerde birden çok noterlik de kurulabilir. Asliye mahkemesi bulunmayan ilçelerde faaliyetleri devam eden veya yeniden kurulan aynı yargı çevresi içerisinde olup aynı belediye hudutları içerisinde bulunmayan noterlikler hakkında 109 uncu madde hükmü uygulanmaz.

B) 1512 sayılı Kanunun 3 üncü maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Asliye mahkemesinin kaldırıldığı ilçelerdeki birinci, ikinci ve üçüncü sınıf noterlikler ise boşalmış olması halinde, Türkiye Noterler Birliğinin teklifi üzerine Adalet Bakanlığınca kapatılabilir.

MADDE 9. — 4.7.1972 tarihli ve 1602 sayılı Askerî Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 85 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Barışta Askerî Yüksek İdare Mahkemesi her sene ağustosun birinden eylülün beşine kadar çalışmaya ara verir.

MADDE 10. — 12.6.1979 tarihli ve 2247 sayılı Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkında Kanunun 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Toplantı dönemi her yıl altı eylülde başlar, otuzbir temmuzda biter.

MADDE 11. — A) 6.1.1982 tarihli ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 61 inci maddesinin (1) numaralı fıkrasının birinci cümlesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Bölge idare, idare ve vergi mahkemeleri her yıl ağustosun birinden eylülün beşine kadar çalışmaya ara verirler.

B) 2577 sayılı Kanunun geçici 3 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmıştır.

MADDE 12. — 6.1.1982 tarihli ve 2575 sayılı Danıştay Kanununun 86 ncı maddesinin (1) numaralı fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

1. Danıştay daireleri her sene ağustosun birinden eylülün beşine kadar çalışmaya ara verirler.

MADDE 13. — A) 4.2.1983 tarihli ve 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 28 inci maddesine aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Zamanaşımı Türk Ceza Kanununun 102 nci maddesinin birinci fıkrasının (5) ve (6) numaralı bentleri kapsamında olan suçlara ilişkin dava dosyaları temyiz üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tebliğname düzenlenmeksizin ilgili daireye gönderilir. Daire kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme ve itiraz kanun yollarına başvurma yetkisi vardır.

B) 2797 sayılı Kanunun 56 ncı maddesinin dördüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Adlî ara vermeden yararlanmayanların yıllık izinleri yol süresi dahil otuzaltı gündür.

MADDE 14. — 22.11.1990 tarihli ve 3682 sayılı Adli Sicil Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

Asliye mahkemelerinin bulunmadığı ilçelerde adli sicil bilgileri kaymakamlıklarca verilir.

MADDE 15. — Bu Kanunun 2 nci maddesinin (B) fıkrası, 3 üncü maddesinin (C) fıkrası, 7 nci, 9 uncu, 10 uncu, 11 inci, 12 nci maddeleri ile 13 üncü maddesinin (B) fıkrası 1.1.2005 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 16. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

—— • ——

Sağlık Hizmetleri Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun No. 5220

Kabul Tarihi : 14.7.2004

MADDE 1. — 7.5.1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanununa aşağıdaki ek madde eklenmiştir.

EK MADDE 2. — Sağlık Bakanlığına tahsisli Hazine mülkiyetindeki taşınmazlar ile Sağlık Bakanlığı kullanımında bulunan diğer taşınmazlardan gerekli görülenlerin, mülkiyetinin Hazineye bedelsiz devrinden sonra, Sağlık Bakanlığı ile mutabık kalınarak tahsislerini kaldırmaya ve 1050 sayılı Muhasebei Umumiye Kanununun 24 üncü maddesine bağlı olmaksızın satmaya Maliye Bakanı yetkilidir.

Satış bedelleri bütçeye gelir kaydedilir. Sağlık kurum ve kuruluşlarının yapımı, onarımı ve donatımı ile tıbbi araç ve gereçlerin alımında kullanılmak üzere Sağlık Bakanlığı bütçesine gerekli ödenek öngörülür.

Bakanlığın kullanımı için şartlı bağış yapan kişilerin taşınmazları amacına yönelik kullanılmaması halinde kişilere iade edilir.

MADDE 2. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 3. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

—— • ——

Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun

Kanun No. 5222

Kabul Tarihi : 14.7.2004

MADDE 1. — 18.6.1992 tarihli ve 3816 sayılı Ödeme Gücü Olmayan Vatandaşların Tedavi Giderlerinin Yeşil Kart Verilerek Devlet Tarafından Karşılanması Hakkında Kanunun 2 nci maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 2. — Bu Kanun; hiçbir sosyal güvenlik kurumunun güvencesi altında bulunmayan ve bu Kanunun öngördüğü usul ve esaslar çerçevesinde belirlenecek aylık geliri veya aile içindeki gelir payı 4857 sayılı İş Kanununa göre belirlenen asgari ücretin vergi ve sosyal sigorta primi dışındaki miktarının 1/3'ünden az olan ve Türkiye'de ikamet eden Türk vatandaşlarının;

a) Türkiye'deki yataklı tedavi kurumlarında yatarak görecekleri tedavi hizmetlerini ve her türlü masraflarını,

b) Türkiye'deki sağlık kurum ve kuruluşlarında ayakta tedavi kapsamında görecekleri muayene, tetkik, tahlil, pansuman, diş çekimi ile diş protez ve gözlük hizmetlerini ve ilaç bedellerini,

c) Doksan günün aşılmaması kaydıyla Yeşil Kart hamili anne ve/veya babanın yeni doğan bebeğinin Yeşil Kartı çıkarılıncaya kadar, acil tıbbi müdahale ve tedavi gerektiren ve annenin doğum yaptığı hastanedeki tedavi giderleri ile sevk edildikleri sağlık kurum ve kuruluşlarında uygulanan yatarak ve ayakta tedavileri ve bunların giderlerini,

d) Doksan günün aşılmaması kaydıyla acil tıbbi müdahale ve tedavi gerektirdiği için hastaneye yatırılan hastaların yeşil kart çıkarılıncaya kadar hastanede yapılan tüm masraflarını,

e) Tedavi hizmetlerini verecek kurum ve kuruluşları,

Kapsar.

Ancak, herhangi bir sağlık güvencesi altında olanlara bağımlı olarak sağlık hizmetlerinden yararlanması gerekenler, silah altında bulunanlar ve sağlık güvencesi olan yüksek öğrenim öğrencileri bu Kanun kapsamı dışındadır.

Birinci fıkradaki miktarı üç katına kadar artırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

MADDE 2. — 3816 sayılı Kanunun 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Madde 10. — Bu Kanun kapsamına girecek durumda olmadığı halde gerçek dışı beyan veya gerçeğin gizlenmesi suretiyle Yeşil Kart alarak ücretsiz tedaviden yararlananlar ve yararlandırılanlar ile aylık geliri veya gelir payı bu Kanun kapsamı dışına çıkmayı gerektirmesine rağmen Yeşil Karttan yararlanmaya veya yararlandırmaya devam edenlere yapılan harcamalar kendilerinden, velilerinden veya kanunen bakmakla yükümlü bulunan yakınlarından iki misli olarak geri alınır ve bu belgeleri kullanan ve düzenleyenler hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır.

Yeşil Kart sahibine verilen tedavi hizmetlerinin bedellerini gösteren fatura ve benzeri belgelerin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi suretiyle fazla ödemeye sebebiyet verilmesi halinde, fazla ödenen meblağ, belgeyi tanzim edenlerden iki misli olarak geri alınır ve bunlar hakkında genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılır.

GEÇİCİ MADDE 1. – Bu Kanunun 1 inci maddesi ile değiştirilen 3816 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin (b) ve (c) bentlerinde yer alan hükümler 1.1.2005 tarihine kadar Sağlık Bakanlığınca belirlenen azami üç ilde pilot olarak uygulanır.

MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

—— • ——

Devlet Memurları Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında Kanun

Kanun No. 5223

Kabul Tarihi : 14.7.2004

MADDE 1. — 14.7.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 104 üncü maddesinin değişik (A) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

A) Memura doğum yapmasından önce 8 hafta ve doğum yaptığı tarihten itibaren 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta süre ile aylıklı izin verilir. Çoğul gebelik halinde, doğumdan önceki 8 haftalık süreye 2 hafta süre eklenir. Ancak sağlık durumu uygun olduğu takdirde, tabibin onayı ile memur isterse doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, memurun çalıştığı süreler, doğum sonrası sürelere eklenir. Yukarıda öngörülen süreler memurun sağlık durumuna göre tabip raporunda belirlenecek miktarda uzatılabilir. Memurlara, bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Süt izninin kullanımında annenin saat seçimi hakkı vardır.

MADDE 2. — Devlet Memurları Kanununun değişik 108 inci maddesinin üçüncü fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Doğum yapan memurlara istekleri halinde 104 üncü maddenin (A) bendinde belirtilen sürelerin bitiminden itibaren 12 aya kadar aylıksız izin verilir.

MADDE 3. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

—— • ——

Sinema Filmlerinin Değerlendirilmesi ve Sınıflandırılması ile Desteklenmesi Hakkında Kanun

Kanun No. 5224

Kabul Tarihi : 14.7.2004

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1. — Bu Kanunun amacı, bireyin ve toplumun sinema sanatı ürünlerinden verimli bir biçimde yararlanabilmesi ve sinema sanatının sunduğu olanaklardan yararlanarak çağdaş ve etkin bir kültürel iletişim ortamının yaratılması için sinema sektörünün eğitim, yatırım, girişim, yapım, dağıtım ve gösterim alanlarında geliştirilmesi ve güçlendirilmesi ile kayıt ve tescile de esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını ve bu alanda yerli ve yabancı yatırım ve girişimlerin desteklenmesini sağlamaktır.

Kapsam

MADDE 2. — Bu Kanun sinema sektörünün güçlendirilmesi, desteklenmesi, kayıt ve tescile de esas olacak şekilde sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması ile Bakanlığın görev, yetki ve sorumluluğuna ilişkin hükümleri kapsar.

Tanımlar

MADDE 3. — Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,

b) Sinema filmi: Sinema sanatına özgü dil ve yöntemler ile meydana getirilen belgesel, kurgu, animasyon ve benzeri türlerde; konulu veya konusuz, uzun veya kısa metrajlı, tespit edildiği materyale bakılmaksızın elektronik, mekanik veya benzeri araçlarla gösterilebilen, sesli veya sessiz, birbiriyle ilişkili hareketli görüntüler dizisinden ibaret filmleri,

c) Kurgu film: Yaratıcı bir fikre dayalı olarak, sinema sanatına özgü dil ve yöntemler ile meydana getirilen konulu filmleri,

d) Belgesel film: Bilimsel, güncel, tarihî, doğal ve benzeri olgu veya düşüncenin sinema sanatına özgü dil ve yöntemler ile araştırıldığı, anlatıldığı ve kurgulandığı filmleri,

e) Animasyon film: Ağırlıklı olarak canlandırma tekniğinin kullanıldığı, sinema sanatına özgü dil ve diğer teknik ve yöntemlerle meydana getirilen filmleri,

f) Değerlendirme ve sınıflandırma: Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin ticarî dolaşıma ve gösterime sunulmadan önce, gösterim ve iletim biçimleri dikkate alınarak kayıt ve tescile de esas olacak şekilde kamu düzeni, genel ahlâk ile küçüklerin ve gençlerin ruh sağlığının korunması, insan onuruna uygunluk ve Anayasada öngörülen diğer ilkeler doğrultusunda denetlenmesi, değerlendirilmesi ve sınıflandırılmasını,

g) Destekleme: Sinema sektöründe yapım, senaryo yazımı, arşiv, belgeleme, teknik alt yapı, eğitim, araştırma, geliştirme, tanıtım, dağıtım, pazarlama, gösterim alanlarına ilişkin projelerin değerlendirilerek uygun görülenlerin desteklenmesini,

h) Meslek birlikleri: 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında kurulan tüzel kişiliği haiz kuruluşları,

ı) Sektörel sivil toplum kuruluşları: Sinema sektöründe faaliyet gösteren dernek, vakıf, birlik ve sendika gibi kuruluşları,

İfade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Sürekli Kurullar

Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu

MADDE 4. — Sinema filmlerinin değerlendirilmesi ve sınıflandırılması, Bakanlık bünyesinde oluşturulan Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulunca yapılır.

Kurul; Bakanlık ile İçişleri ve Millî Eğitim bakanlıklarından birer üye, ilgili alan meslek birliklerince önerilecek uzman kişiler arasından Bakanlıkça seçilecek üç üye ile Bakanlık tarafından belirlenecek, alanında doktora derecesi bulunan bir sosyolog, bir psikolog ve bir çocuk gelişimi uzmanı olmak üzere toplam dokuz üyeden oluşur. Kurul, en az altı üyenin katılımıyla toplanır ve beş üyenin aynı yöndeki oyuyla karar alır.

Değerlendirilmesi ve sınıflandırılması yapılan filmin yapımcısı istediği takdirde Kurula gözlemci olarak katılabilir.

Kurul, ön değerlendirme ve sınıflandırma yapılması amacıyla alt kurullar oluşturarak çalışabilir. Alt kurul, Bakanlık temsilcisi, meslek birliklerince önerilenler arasından Bakanlıkça seçilecek sektörden bir temsilci ile bir psikolog olmak üzere üç kişiden oluşur. Alt kurul, yapılan ön değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda, gerekli görülen hallerde veya filme ilişkin öngörülen kısıtlayıcı tedbire yapımcının muvafakat etmemesi halinde, filmi bir kez daha değerlendirilmek ve karara bağlanmak üzere Değerlendirme ve Sınıflandırma Kuruluna gönderir.

Bakanlık, insan onurunun, kamu düzeninin, genel ahlakın, çocukların ve gençlerin ruh sağlığının korunması amacıyla; şiddet, pornografi ve insan onuruyla bağdaşmayan görüntü ve etkiler içeren filmleri yeniden değerlendirilmek üzere Değerlendirme ve Sınıflandırma Kuruluna sevk edebilir.

Kurul üyelerine yılda oniki toplantıdan fazla olmamak üzere her toplantı için (3000), alt kurulda görev yapan üyelere ise ayda yirmi toplantıdan fazla olmamak üzere her toplantı günü için (1000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir.

Değerlendirme ve sınıflandırma işlemleri ile kurullara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Danışma Kurulu

MADDE 5. — Sinema sanatına ilişkin temel yaklaşımların, sektörel eğilim ve yönelimlerin araştırılması ve etkin bir iletişim kurulması amacıyla, Bakanlık bünyesinde bir Danışma Kurulu oluşturulur. Kurul yılda bir kez toplanır ve tavsiye niteliğinde kararlar alır.

Kurul; ilgili alan meslek birlikleri, sektörel sivil toplum kuruluşları temsilcileri ile üniversitelerin ilgili bölümlerinde görevli öğretim elemanlarından oluşur. Kurulun sekreterlik hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür.

Kurulun oluşumu ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Destekleme Kurulu

MADDE 6. — Destekleme başvurusunda bulunulan projeleri değerlendirmek ve desteklenecek olanları belirlemek üzere, Bakanlık bünyesinde Destekleme Kurulu oluşturulur. Kurul, Bakanlık temsilcisi ile ilgili alan meslek birliklerinin üyeleri arasından seçtiği birer üye ve sinema ile ilişkili alanlarda temayüz etmiş uzman kişilerden Bakanlıkça belirlenecek üç üyeden oluşur. Bakanlık gerekli gördüğü takdirde kendi belirlediği üyeleri değiştirebilir veya meslek birliklerinden, seçtikleri üyelerin değiştirilmesini isteyebilir. Kurul üye sayısı onbeş kişiyi geçemez. Kurulun oluşturulmasında üye bildirimi açısından ortaya çıkan eksiklikler Bakanlıkça giderilir. Kurul üyelerinin görev süresi iki yıldır. Bakanlık temsilcisi dışındaki üyeler iki dönem üst üste seçilemezler.

Bakanlık temsilcisi Kurulun başkanıdır. Kurul, üye tam sayısının en az üçte ikisi ile toplanır ve üye tam sayısının salt çoğunluğuyla karar verir. Kurulun iki defa üst üste toplanamadığı veya karar veremediği durumlarda Bakanlık re'sen karar verir. Kurul kararları Bakan onayı ile yürürlük kazanır. Onaylanmayan kararlar otuz gün içinde yazılı gerekçesi ile birlikte yeniden gözden geçirilmek üzere Kurula iade edilir. Kurulun son kararı Bakan onayına tekrar sunulur, bu durumda da onaylanmayan kararlar geçersiz sayılır.

Kurulun sekreterlik hizmetleri Bakanlık tarafından yürütülür. Bu çerçevede Bakanlık, destekleme başvurusunda bulunan projelere ilişkin ön incelemeleri yapmak üzere Bakanlık içerisinden yeterli sayıda raportör görevlendirir.

Kurul üyelerine, yılda on toplantıdan fazla olmamak üzere her toplantı için (3000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucu bulunacak tutar üzerinden toplantı ücreti ödenir.

Destekleme Kurulunun oluşumu ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Değerlendirme ve Sınıflandırma ile Destekleme

Değerlendirme ve sınıflandırma

MADDE 7. — Ülke içinde üretilen veya ithal edilen sinema filmlerinin, ticarî dolaşıma ve gösterime sunulmasından önce kayıt ve tescile de esas teşkil edecek şekilde değerlendirilmesi ve sınıflandırılması yapılır. Değerlendirme ve sınıflandırma sonucunda uygun bulunmayan filmler, ticarî dolaşıma ve gösterime sunulamaz. Değerlendirme ve sınıflandırma sonrası uygun bulunan veya istenilen gerekli düzeltmeleri yapılan filmler kayıt ve tescil edilir ve bu filmleri içeren taşıyıcı materyaller bandrollenir.

Filmlerin, değerlendirme ve sınıflandırma sonucunu gösterir işaret veya ibareleri taşıması zorunlu tutulduğu takdirde, bu işaret veya ibarelerin her türlü tanıtım ve gösterim alanında ve taşıyıcı materyal üzerinde kullanılması zorunludur.

Değerlendirme ve sınıflandırma sonuçları ile gerekli görülen işaret veya ibarelere ilişkin bilgiler, kayıt ve tescil belgesi ve malî hakları kullanma yetkilerinin belirtildiği diğer belgelere de işlenir.

Destekleme

MADDE 8. — Destekleme Kurulunca başvurusu uygun bulunan sinema filmleri, 3 üncü maddenin (g) bendinde belirtilen destekleme alanlarından, bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre yararlandırılır.

Destekleme Kurulu, Bakanlıkça her yıl sinema filmlerinin desteklenmesi amacıyla ayrılan kaynakların hangi destekleme biçimlerinde ve hangi oran ve limitler içerisinde kullandırılacağına ilişkin ilke kararları alır ve bu kararları Bakanlık ve ilgili diğer taraflara bildirir.

Destekleme;

a) Proje desteği: Araştırma, geliştirme, senaryo ve diyalog yazımı, çeviri, tasarım ve benzerleri gibi yapım öncesi aşamaların desteklenmesi amacıyla doğrudan ve geri ödemesiz,

b) Yapım desteği: Sinema filminin yapım öncesi hazırlık aşamasından, gösteriminin yapılabileceği hale getirilmesine kadar geçen tüm yapım aşamalarının desteklenmesi amacıyla doğrudan veya dolaylı geri ödemeli,

c) Yapım sonrası desteği: Sinema filminin izleyiciye ulaştırılabilmesi amacıyla tanıtım, dağıtım ve gösterim aşamalarının desteklenmesine yönelik doğrudan veya dolaylı geri ödemeli veya geri ödemesiz,

Olarak yapılır.

Destekleme, ödemesi Bakanlıkça sağlanan doğrudan destek şeklinde olabileceği gibi, banka ve finans kuruluşlarından sağlanan kredilerin anaparası dışında kalan olağan ödemelerinin Bakanlıkça karşılanması biçiminde dolaylı destekleme şeklinde de olabilir.

Yapım destekleri ancak geri ödemeli olarak sağlanır. Kurgu filmler için bu destek, yönetmen ve yapımcının ortak başvurusunun bulunması, yapımın sinema versiyonunun üretilecek olması ve sinema salonu gösteriminin önce yapılması koşullarına bağlıdır. Ancak, belgesel, canlandırma ve kısa filmler için bu koşullar aranmaz ve bu filmlere geri ödemesiz destek sağlanabilir.

Geri ödemeli yapım desteği olarak sağlanan destekler, yapım maliyeti karşılandıktan sonra elde edilen gelirlerden Bakanlıkça belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde, yapımcı tarafından geri ödenir. Filmin, yapım giderlerini karşılayacak miktarda gelir elde edememesi halinde geri ödemeli destekler geri ödemesiz sayılır. Ancak, Destekleme Kurulunca belirlenen uluslararası festivallere davet edilen veya bunlardan birinde ödül kazanan filmler hariç olmak üzere, geri ödemesi tamamlanamayan filmlerin yönetmeni üç yıl süreyle, yapımcısı ise bir daha, bu Kanunda yer alan desteklerden faydalanamaz. Geri ödemesiz sayılan miktarın yapımcı tarafından yasal faizi ile birlikte Bakanlığa geri ödenmesi halinde, yapımcı, desteklerden faydalanmak üzere tekrar başvuruda bulunabilir.

Geri ödemesini tamamlayan filmin yapımcısına, sonraki başvurusunun kabul edilmesi halinde, Destekleme Kurulunca verilmesi kararlaştırılan destek miktarı Bakanlıkça % 50'sine kadar artırılabilir.

Destekleme Kurulunca kararlaştırılan destek miktarı, yapım ve yapım sonrası destekler için toplam giderlerinin % 30'unu, proje destekleri için toplam proje giderlerinin % 50'sini aşamaz. Kurul, senaryo yazım projelerinde proje giderlerinin tamamının desteklenmesine de karar verebilir.

Bakanlık, gerekli gördüğü takdirde desteklenen projelere ilişkin yeminli mali müşavir raporu ile diğer tüm bilgi ve belgeleri proje sahiplerinden isteyebilir.

Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Tanıtıcı faaliyetlerin desteklenmesi

MADDE 9. — Bakanlık; uluslararası alanda ülke tanıtımına yönelik özel nitelikteki proje ve yapımlar ile ulusal ve uluslararası film festivallerini, film hafta ve günlerini, sinema alanına ilişkin kültürel ve sosyal amaçlı etkinlikleri ve sinema sektörü çalışanlarını, 8 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca Destekleme Kuruluna bildirilen meblağ dışındaki kaynaklardan doğrudan destekleyebilir. Bakanlık döner sermaye bütçesi ile Bakanlık bütçesinde yer alan diğer ödenekler de bu amaçla kullanılabilir.

Arşiv ve belgeleme

MADDE 10. — Sinema envanteri oluşturulmasını teminen, sinema filmlerinin yanı sıra gerekli görülen bilgi ve belgelerin Bakanlığa verilmesi zorunludur.

Bakanlık, sinema alanında çeşitli araştırma, geliştirme ve yayın faaliyetlerinde bulunmak, sektörel bilgilere ilişkin belgeleme hizmetleri sunmak ve bilgilendirme ve bilinçlendirmeye yönelik organizasyonlar düzenlemek amacıyla bir arşiv ve belgeleme birimi oluşturabilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Gelirler ve Kullanımı

Gelirler ve kullanımı

MADDE 11. — Bu Kanunun amacı doğrultusunda kullanılmak üzere;

a) Bandrol ücretleri,

b) 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 21 inci maddesinin (I) numaralı bendinin (1) ve (2) numaralı alt bentleri uyarınca ayrılan paylar,

c) Geri ödemeler,

d) Bu Kanun kapsamında Bakanlıkça gerçekleştirilecek iş ve işlemlerden alınacak ücretler,

Bakanlık Merkez Saymanlık Müdürlüğü hesabına yatırılır. Yatırılan bu tutarlar bütçeye gelir kaydedilir. Bakanlık bütçesine her yıl bir önceki yıl bütçeye gelir kaydedilen bu tutardan az olmamak üzere yeni açılacak tertiplere ayrıca ödenek konur. Bu ödenekten kullanılmayan tutarlar, ertesi yıl Bakanlık bütçesine devren gelir ve ödenek kaydedilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Müeyyideler

Geri ödeme

MADDE 12. — Desteklenen yapım projelerinin gerçekleştirilmesinden sonra meydana getirilen filmlerde değerlendirme ve sınıflandırma sonucu uyarı niteliğindeki işaret ve ibare kullanılmasının zorunlu tutulması halinde bu projelere sağlanan destek geri alınır.

Birinci fıkrada bahsi geçen hallerde veya destek sağlanan projelerin geçerli bir sebep olmaksızın; süresinde gerçekleştirilmemesi veya geri ödemelerin yapılmaması halinde, sağlanan destekler ve alacaklar 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil edilir.

İşaret ve ibarelerin kullanılmaması

MADDE 13. — Değerlendirme ve sınıflandırma sonucu zorunlu tutulan işaret ve ibarelerin kullanılmaması halinde, Bakanlığın talebi veya üçüncü kişilerin ihbarı üzerine mülkî idare amirlerince filmlerin gösterim ve dağıtımı durdurulur.

Bu Kanun hükümlerine aykırı olarak;

a) Zorunlu tutulduğu halde gerekli işaret ve ibareleri taşımayan filmlerin dağıtım ve gösterimini yapanlara onmilyar lira,

b) Zorunlu tutulduğu halde gerekli işaret ve ibareleri kullanmayan filmlerin yapımcılarına ellimilyar lira,

c) Üzerindeki işaret ve ibarelere rağmen, bu işaret ve ibarelere uyulmaksızın dağıtım ve gösterim yapanlara ellimilyar lira,

İdarî para cezası verilir.

Bu maddede öngörülen idarî para cezaları o yerin en büyük mülkî amiri tarafından verilir. Verilen idarî para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir. İtiraz, verilen cezanın yerine getirilmesini durdurmaz. İtiraz üzerine verilen karar kesindir. İtiraz, zaruret görülmeyen hallerde evrak üzerinde inceleme yapılarak en kısa sürede sonuçlandırılır. İdarî para cezaları 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre tahsil olunur. İdarî para cezasının ödenmiş olması, yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

ALTINCI BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

Yapım ve ithalat

MADDE 14. — Sinema filmlerinin yapımı veya ithalatı ile toptan dağıtımını yapacak gerçek ve tüzel kişiler, Bakanlıktan faaliyet alanlarını gösterir bir belge alırlar.

Sinema filmi yapımcılığı ve amatör çalışmalar ile Türkiye'de ticarî amaçla ya da Bakanlığın görev alanına giren konularda bilimsel araştırma veya inceleme amacıyla film çekmek isteyen yabancı gerçek ve tüzel kişiler veya bunlar adına faaliyet gösteren gerçek ve tüzel kişilerin tabi olacağı esaslar ile ortak yapım esasları, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Yapımcı belgeleri ve diğer belgeler

MADDE 15. — Sinema ve müzik eseri yapımcılarına verilecek yapımcı belgeleri ile kayıt ve tescil ve bandrol işlemlerine esas teşkil eden diğer belgeler, 5846 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi hükümlerine göre verilir.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

MADDE 16. — 23.1.1986 tarihli ve 3257 sayılı Sinema, Video ve Müzik Eserleri Kanunu yürürlükten kaldırılmıştır.

GEÇİCİ MADDE 1. — Bu Kanunda öngörülen sürekli kurullar Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde oluşturulur.

Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 3257 sayılı Kanunun 6 ncı maddesi gereğince kurulmuş Denetleme Kurulu ve alt komisyonlar, bu Kanun gereğince Değerlendirme ve Sınıflandırma Kurulu ve bu Kurula bağlı alt kurullar oluşturuluncaya kadar, bu Kanuna göre değerlendirme ve sınıflandırma yapılmasına yönelik işlemleri yürütürler.

GEÇİCİ MADDE 2. — Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce, sinema ve müzik eserlerine ilişkin verilmiş yapımcı, kayıt ve tescil, eser işletme ve bandrol belgeleri bu Kanun yürürlüğe girdikten sonra da geçerliliklerini muhafaza ederler.

GEÇİCİ MADDE 3. — Bu Kanunda öngörülen yönetmelikler, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde yürürlüğe konulur. Bu yönetmelikler yürürlüğe girinceye kadar, 3257 sayılı Kanuna dayanılarak yürürlüğe konulan yönetmeliklerin bu Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Yürürlük

MADDE 17. — Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 18. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

—— • ——

Kültür Yatırımları ve Girişimlerini Teşvik Kanunu

Kanun No. 5225

Kabul Tarihi : 14.7.2004

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

Amaç

MADDE 1. — Bu Kanunun amacı; bireyin ve toplumun kültürel gereksinimlerinin karşılanmasını; kültür varlıkları ile somut olmayan kültürel mirasın korunmasını ve sürdürülebilir kültürün birer öğesi haline getirilmesini; kültürel iletişim ve etkileşim ortamının etkinleştirilmesini; sanatsal ve kültürel değerlerin üretilmesi, toplumun bu değerlere ulaşım olanaklarının yaratılması ve geliştirilmesini; ülkemizin kültür varlıklarının yaşatılması ve ülke ekonomisine katkı yaratan bir unsur olarak değerlendirilmesi, kullanılması ile kültür merkezlerinin yapımı ve işletilmesine yönelik kültür yatırımı ve kültür girişimlerinin teşvik edilmesini sağlamaktır.

Kapsam

MADDE 2. — Bu Kanun; münhasıran bu Kanunun amacına yönelik faaliyetlerde bulunmak üzere kurulan yerli veya yabancı tüzel kişilerin yatırım veya girişimlerinin teşvik edilmesi, belgelendirilmesi ve denetlenmesi işlemlerine ilişkin usul ve esasları kapsar.

Tanımlar

MADDE 3. — Bu Kanunda yer alan;

a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,

b) Kültür merkezi: Bireyler arasında sosyal ve kültürel iletişim ve etkileşim ortamlarının kurulması ile ulusal kültürün yaşatılması temel amaçlarına dönük olmak üzere; asli unsur olarak güzel sanatlar, sinema, geleneksel ve çağdaş el sanatları gibi her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetlerden en az birkaçının üretildiği, sergilendiği, bunların eğitim, öğretim ve bilimsel çalışmalarının yapıldığı bölümler ile sağlık, spor, eğitim ve alışveriş gibi gereksinimlerin karşılandığı birimlerin de bulunduğu yapıları,

c) Kültür varlığı: 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında korunması gerekli taşınmaz kültür varlıklarını,

d) Somut olmayan kültürel miras: Sözlü kültür ortamlarında halk tarafından yaratılan ve halkbilimi araştırmaları içinde yer alan; sözlü anlatımlar ve sözlü gelenekler, gösteri sanatları, toplumsal uygulamalar, ritüel ve festivaller, halk bilgisi, evren ve doğa ile ilgili uygulamalar, el sanatları geleneği gibi kültürel ürünleri ve üretim süreçlerini,

e) Kültür yatırımı: Bu Kanunun amacı doğrultusunda, kültür merkezleri ile her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetlerin üretildiği, sergilendiği, eğitim ve öğretimi ile bunlarla ilgili bilimsel çalışmaların yapıldığı alan, yapı ve mekânların yapımına, teknolojik alt yapıların kurulmasına veya donatılmasına yönelik yatırım faaliyetlerini,

f) Kültür girişimi: Bu Kanunun amacı doğrultusunda, kültür merkezlerinin işletilmesi veya her türlü kültürel ve sanatsal faaliyetlerin üretilmesi, sergilenmesi, eğitim ve öğretimi ile bunlara ilişkin bilimsel çalışmaların yapılması faaliyetleri ile bu faaliyetlerin yapıldığı alan, yapı veya mekânların işletilmesini,

g) Kültür yatırımı belgesi: Bu Kanunun amacına uygun yatırım yapanlara Bakanlıkça belli bir dönem için verilen belgeyi,

h) Kültür girişimi belgesi: Bu Kanunun amacı doğrultusundaki girişimlere Bakanlıkça verilen belgeyi,

i) Belgeli kültür yatırımı veya girişimi: Bakanlıkça belgelendirilmiş yatırım veya girişimleri,

İfade eder.

İKİNCİ BÖLÜM

Teşvik Konuları, Unsurları ve Esasları

Teşvik konuları

MADDE 4. — Bu Kanunda belirtilen kültür yatırımı veya girişimi kapsamındaki teşvik veya indirime konu olacak faaliyetler şunlardır:

a) Kültür merkezlerinin yapımı, onarımı ve işletilmesi.

b) Kütüphane, arşiv, müze, sanat galerisi, sanat atölyesi, film platosu, sanatsal tasarım ünitesi, sanat stüdyosu ile sinema, tiyatro, opera, bale, konser ve benzeri kültürel ve sanatsal etkinliklerin ya da ürünlerin yapıldığı, üretildiği veya sergilendiği mekânlar ile kültürel ve sanatsal alanlara yönelik özel araştırma, eğitim veya uygulama merkezlerinin yapımı, onarımı veya işletilmesi.

c) 2863 sayılı Kanun kapsamındaki taşınmaz kültür varlıklarının, bu Kanunun amacı doğrultusunda kullanılması.

d) Kültür varlıkları ile somut olmayan kültürel mirasın araştırılması, derlenmesi, belgelendirilmesi, arşivlenmesi, yayınlanması, eğitimi, öğretimi ve tanıtılması faaliyetleri.

Teşvik unsurları

MADDE 5. — Bu Kanun kapsamındaki kültür yatırımı ve girişimleri için uygulanacak teşvik unsurları şunlardır:

a) Taşınmaz mal tahsisi; Bakanlık, bu Kanun kapsamında kültür yatırımı ve girişimleri için taşınmaz mal tahsis etmeye yetkilidir. Bakanlıkça tahsisi uygun görülen taşınmaz mallardan;

1. Hazine adına tescilli olanlar Bakanlığın talebi üzerine Maliye Bakanlığının uygun görüşü ile en geç üç ay içerisinde,

2. Mülkiyeti 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununun eki (II) sayılı cetvelde yer alan kamu idareleri ile mahalli idarelere ait olanlar, Bakanlığın talebi üzerine ilgili idarenin uygun görüşü ile en geç üç ay içinde bedelsiz olarak Hazine adına tapuya tescil edilerek,

Bakanlığa tahsis edilir.

Hazineye ait olup halen Bakanlığa tahsisli taşınmaz mallar, bu Kanun kapsamında Bakanlıkça tahsis edilebilir.

Bu taşınmaz malların tahsisi, kiralanması ve bunlar üzerinde bağımsız ve sürekli üst hakkı tesisine ilişkin esaslar ile süreler, taşınmaz malın bulunduğu yer itibariyle bedeller, hakların sona ermesi ve diğer şartlar, Bakanlık ve Maliye Bakanlığınca 2886 sayılı Devlet İhale Kanununa bağlı olmaksızın müştereken tespit edilir.

Bu taşınmaz mallar üzerinde bağımsız ve sürekli nitelikli üst hakları dâhil olmak üzere irtifak hakkı tesisi ve bunlardan alt yapı için gerekli olanlar üzerinde, alt yapıyı gerçekleştirecek kamu kurumu lehine bedelsiz irtifak hakkı tesisi, Bakanlığın uygun görüşü üzerine, Maliye Bakanlığınca belirlenen koşullarla ve bu Bakanlık tarafından yapılır.

Bu Kanuna göre tahsis edilen, ancak tahsisi iptal edilen veya tahsis süresi sona eren taşınmaz mallar üzerinde bulunan yapı, tesis ve müştemilat bedelsiz olarak Hazineye intikal eder. İlgililer, bunlar için herhangi bir hak veya bedel talep edemez.

İl özel idareleri ile belediyeler, mülkiyetlerinde olan taşınmaz malları, Bakanlığın uygun görüşü üzerine bu Kanun hükümlerine göre tahsis edebilirler.

Bu bendin uygulanması ile ilgili usul ve esaslar Maliye Bakanlığı ve Bakanlıkça müştereken çıkarılacak bir yönetmelikle düzenlenir.

b) Gelir vergisi stopajı indirimi; bu Kanun uyarınca belge almış kurumlar vergisi mükellefi yatırımcı veya girişimcilerin, ilgili idareye verecekleri aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri, münhasıran belgeli yatırım veya girişimde çalıştıracakları işçilerin ücretleri üzerinden hesaplanan gelir vergisinin, yatırım aşamasında üç yılı aşmamak kaydıyla % 50'si, işletme aşamasında ise yedi yılı aşmamak kaydıyla % 25'i, verilecek muhtasar beyanname üzerinden tahakkuk eden vergiden terkin edilir.

Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığınca belirlenir.

c) Sigorta primi işveren paylarında indirim; bu Kanun uyarınca belgelendirilmiş kurumlar vergisi mükellefi yatırımcı veya girişimcilerin, ilgili idareye verecekleri aylık sigorta prim bordrolarında bildirdikleri, münhasıran belgeli yatırım veya girişimde çalıştıracakları işçilerin, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 72 ve 73 üncü maddeleri uyarınca prime esas kazançları üzerinden hesaplanan sigorta primlerinin işveren hissesinin, yatırım aşamasında üç yılı aşmamak şartıyla % 50'si, işletme aşamasında ise yedi yılı aşmamak şartıyla % 25'i, Hazinece karşılanır.

Bu bendin uygulanması ile yatırım veya işletmenin niteliği dikkate alınarak mükellefin çalıştırabileceği azamî işçi sayısına ilişkin usul ve esaslar Maliye Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının bağlı olduğu Bakanlıkça müştereken belirlenir.

d) Su bedeli indirimi ve enerji desteği; kültür yatırımı ve girişimleri; su ücretlerini yatırım veya girişimin bulunduğu yörede uygulanan tarifelerden en düşüğü üzerinden öderler. Bu yatırım veya girişimin elektrik enerjisi ve doğal gaz giderlerinin % 20'si beş yıl süreyle Hazinece karşılanır.

Bu bendin uygulanması ile enerji giderlerinin iadesine ilişkin süreler, iadenin nakden veya mahsuben yapılmasına ilişkin usul ve esaslar, Maliye Bakanlığı, Enerji ve Tabiî Kaynaklar Bakanlığı ile Hazine Müsteşarlığının bağlı bulunduğu Bakanlıkça müştereken belirlenir.

e) Yabancı uzman personel ve sanatçı çalıştırabilme; belgeli yatırım veya girişimlerde, Bakanlık ve İçişleri Bakanlığının görüşü alınarak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca verilen izinle yabancı uzman personel ve sanatçı çalıştırılabilir.

Ancak bu şekilde çalıştırılan yabancı personelin sayısı toplam personelin % 10’unu aşamaz. Bu oran Bakanlıkça % 20’ye kadar artırılabilir. Bu personel, en erken işletmenin faaliyete geçmesinin üç ay öncesinden itibaren çalışmaya başlayabilir.

f) Hafta sonu ve resmi tatillerde faaliyette bulunabilme; belgeli girişimler ile belge kapsamındaki diğer birimler belgede belirlenen çalışma süresi içinde hafta sonu ve resmi tatillerde de faaliyetlerine devam edebilirler.

Bu maddenin (b), (c ) ve (d) bentlerinin uygulanmasında yöresel gelişim farklılıkları, proje türleri ile faaliyetin yapıldığı yerin tescilli taşınmaz kültür varlığı olması dikkate alınarak, bu bentlerde belirtilen oranları yarısına kadar indirmeye veya kanunî oranlarına çıkarmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Teşvik esasları

MADDE 6. — Bakanlık, bu Kanunun uygulanmasına yönelik tercih ve öncelikleri belirlemeye yetkilidir.

5 inci maddenin (b), (c ) ve (d) bentlerindeki teşvik ve indirim unsurlarından yararlanan kültür yatırım ve girişimleri için başka bir teşvik mevzuatında da benzer teşvik ve indirimlerin bulunması halinde, yatırımcı veya girişimcinin lehine olan hükümler uygulanır.

Kültür yatırımı veya girişimlerine yönelik teşvik ve indirim unsurları ile bunlardan yararlanmaya yönelik diğer usul ve esaslar, Bakanlık ve ilgili bakanlıklar ile Hazine ve Devlet Planlama Teşkilatı müsteşarlıklarınca müştereken tespit edilir.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Genel Hükümler

Belge

MADDE 7. — Kültür yatırımı belgesi veya kültür girişimi belgesi Bakanlıkça verilir. Belge, yatırım veya girişimin nitelik ve nicelikleri esas alınarak düzenlenir. Belge alanlar, bu Kanun ve ilgili mevzuatta yer alan diğer teşvik ve indirim unsurlarından yararlanırlar.

Yatırımların Bakanlıkça belirlenen süreler içinde başlaması, tamamlanması ve işletme aşamasına geçilmesi zorunludur. Ancak, mücbir sebeplerden dolayı Bakanlıkça bu süreler uzatılabilir.

Belgelendirme işlemlerinin usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Alt yapı hizmetleri

MADDE 8. — Kültür merkezlerinin yol, su, kanalizasyon, doğalgaz, elektrik, telekomünikasyon ve diğer altyapı ihtiyaçlarının ilgili kamu kuruluşlarınca öncelikle tamamlanması zorunludur.

İzin alma ve bilgi verme zorunluluğu

MADDE 9. — Belge sahibi tüzel kişiliğin şirket ana sözleşmesinin, ortaklık statüsü veya yapısının değiştirilmesi, belgeye konu yapı veya tesisin veya aynı amaçlarla kullanılmak üzere devredilmesi, kiraya verilmesi ile girişim konularının kültür girişimi niteliğini koruması kaydıyla kısmen veya tamamen değiştirilmesi Bakanlığın iznine tabidir.

Ancak, tesisin bütünlüğünün bozulmaması ve Bakanlığa bilgi verilmesi kaydıyla, kültür merkezlerinin sınıflandırma ve belgelendirilmeye esas asgarî bölümlerinin dışında kalan birimleri kiraya verilebilir.

Belgeli yatırım ve girişimler, yıllık faaliyet raporlarını bir sonraki yılın ocak ayı içerisinde Bakanlığa bildirmekle yükümlüdürler.

Devir ve faaliyetin sona ermesi hallerinde teşvik hükümleri

MADDE 10. — Belgeli yatırımı veya girişimi Bakanlığın izni ile devralanlar da kalan süre için bu Kanun hükümleri çerçevesinde teşvik ve indirim uygulamasından yararlanırlar.

Yatırım veya girişimlere 213 sayılı Vergi Usul Kanununda belirtilen mücbir sebeplerle son verilmesi halleri hariç olmak üzere, bu Kanun uyarınca belge alan yatırımcılar veya girişimcilerin, faaliyetlerini sona erdirmeleri ve bir yıl içinde tekrar başlamamaları halinde, yatırım aşamasında yararlandıkları istisna, muafiyet ve hakların parasal tutarını ilgili mevzuat hükümleri gereğince ödemekle yükümlüdürler. İstisna hallerinde ödeme yükümlülüğünün kaldırılmasına Maliye Bakanlığı ve Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığının uygun görüşü alınarak Bakanlıkça karar verilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Denetleme ve Cezalar

Denetleme yetkisi

MADDE 11. — Belgeli yatırım veya girişimleri, bunların belgeye esas olan niteliklerini, bu niteliklerini koruyup korumadıklarını denetleme; bulunduğu yerin kültürel gereksinimlerini dikkate alarak kültür merkezlerini sınıflandırma ve belgelendirmeye esas asgarî bölümleri ile diğer bölümleri arasında farklı oranlar belirleme yetkisi münhasıran Bakanlığa aittir.

Bakanlığın gerek görmesi halinde belgelendirme, denetleme ve sınıflandırmaya esas oluşturacak tespitler, Bakanlıkça yetkili kılınacak gerçek veya tüzel kişilere de yaptırılabilir. Ancak, karar alma ve uygulama yetkisi Bakanlığa aittir. Bu kişilerin nitelikleri, seçilme usulleri, görev, yetki ve sorumlulukları, çalışma ile tespite yönelik usul ve esaslar; Bakanlık denetim elemanlarının görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esasları Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenir.

Cezalar

MADDE 12. — Bu Kanuna ve bu Kanunun uygulanmasına ilişkin düzenleyici işlemlere aykırı hareket edenlere diğer mevzuattaki ceza hükümleri saklı kalmak kaydıyla aşağıdaki bentlerde belirtilen uyarma, para ve belge iptali cezaları uygulanır.

a) Uyarma cezası, kültür yatırımı veya girişimlerinin yönetim veya işletilmelerinde görülecek kusur, aksaklık ve eksiklikler için, belge sahibine denetim elemanlarının tespitleri doğrultusunda Bakanlıkça verilir.

b) Belge sahibine, yatırım veya girişimin nitelikleri veya nicelikleri dikkate alınarak, aşağıda belirtilen durumlarda ve miktarlar arasında;

1. Uyarma cezasına rağmen, gerekli düzeltmenin yapılmaması veya ilk cezanın tebliğinden itibaren bir yıl içerisinde yeni uyarma cezasını gerektiren fiil veya fiillerin tespiti ile bu Kanunda belirtilen veya Bakanlıkça istenilen bilgi veya belgelerin süresi içerisinde verilmemesi veya yanıltıcı bilgi veya belge verilmesi hallerinde birmilyar lira,

2. Bakanlığa bilgi verilmeksizin, girişim belgeli tesisin tamamının veya kültür merkezlerinde kültürel faaliyetlerin yürütüldüğü belgelendirmeye esas bölümlerin, bir yıl içinde aralıksız olarak doksan günden fazla süreyle kapalı tutulması halinde birmilyar lira,

3. Yazı, reklâm, afiş, broşür ve benzeri araçlarla Bakanlığın veya üçüncü kişilerin yanıltılması veya yanıltıcı unvan kullanılması veya taahhüt edilen hizmetin verilmemesi veya eksik verilmesi halinde özel hükümler saklı kalmak kaydıyla ikimilyar lira,

4. Belgeli tesiste bulunanların can veya mal güvenliğinin sağlanmasında, belge sahibi veya tesis sahibi veya sorumlusu veya personelin kusuru veya ihmaliyle işletmede suç işlendiğinin tespiti halinde, özel hükümler saklı kalmak kaydıyla ikimilyar lira,

5. Bu Kanun ve ilgili mevzuatta yer alan diğer teşvik unsurlarından yararlanan belge sahiplerinin teşvik unsurlarını, amacı dışında kullanmaları halinde ikimilyar lira,

6. Genel sağlık açısından tesisin vasıflarını önemli ölçüde yitirmiş olduğunun tespiti halinde ikimilyar lira,

7. Belgeli yatırım veya girişimin belgelendirmeye esas vasıflarını yitirmiş olduğunun tespiti halinde ikimilyar lira,

8. Bakanlıktan tahsisli yatırım veya girişimin, tahsis koşulları saklı kalmak kaydıyla, izinsiz olarak tümünün veya bir kısmının devredilmesi, kiraya verilmesi, şirket ana sözleşmesinin, ortaklık statüsünün veya yapısının, değiştirilmesi hallerinde ikimilyar lira,

Para cezası uygulanır.

Para cezaları; ilk para cezasının tebliğinden itibaren bir yıl içinde ikinci kez para cezası gerektiren hallerde, uygulanmış olan birinci para cezası ile ikinci para cezası toplamına esas teşkil eden tutar kadar, üçüncü kez para cezasını gerektiren hallerde ise, uygulanmış olan birinci ve ikinci para cezaları ile üçüncü para cezasının toplamı kadar verilir.

Bu maddedeki para cezalarının uygulanmasına dair, denetim elemanları tarafından düzenlenen ceza tutanağı, yedi gün içinde ödenmek üzere, Bakanlıkça ilgili yatırımcı veya girişimciye tebliğ edilir. Bu süre içinde ödenmeyen para cezası, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre Maliye Bakanlığınca tahsil edilir.

Bu bendin (5) numaralı alt bendi uyarınca para cezası verilmesi, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tarhiyat yapılmasına engel teşkil etmez.

Dava açılması para cezasının tahsilini durdurmaz. Bu bentte yer alan para cezalarının tutarı her yıl Maliye Bakanlığınca ilân edilen yeniden değerleme oranında artırılır. Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan para cezalarını iki katına kadar artırmaya veya yarısına kadar indirmeye, yatırım veya girişimin nitelik veya niceliklerine göre bu sınırlar arasında farklı oranlar tespit etmeye yetkilidir. Bu bendin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

c) Kültür yatırımı veya kültür girişimi belgesi;

1. İlk para cezasının tebliğinden itibaren bir yıl içinde dördüncü kez para cezasını gerektiren bir durumun tespiti,

2. Belgeli tesisin faaliyetine son verilmesi,

3. Bu maddenin (b) bendinin (4) numaralı alt bendindeki şartların gerçekleşmesi ve tesisin açık kalmasının kamu güvenliği açısından sakınca yaratması,

4. Tesisin açık kalmasının veya girişimin sürdürülmesinin kültür varlıkları veya kültürel değerler açısından sakınca yaratması,

5. Bu maddenin (b) bendinin (6) ve (7) numaralı alt bentlerindeki durumlardan birinin gerçekleşmesi sonrasında eksikliğin iki ay içerisinde giderilmemesi,

Hallerinde Bakanlıkça iptal edilir.

Para cezalarına karşı yedi gün içinde Bakanlığa itiraz edilebilir. Bakanlık, itiraz üzerine en geç bir ay içinde denetim elemanlarınca verilen para cezalarını, aynen veya değiştirerek kabul edebilir veya kaldırabilir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Değiştirilen Hükümler

MADDE 13. — a) 16.4.2003 tarihli ve 4848 sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunun 9 uncu maddesinin (h) bendinin sonuna aşağıdaki ibare eklenmiştir.

kültür yatırımları ve girişimlerinin belgelendirme işlemlerini ilgili birimlerin koordinasyonunda yürütmek, bunların faaliyetlerini denetlemek, kültür varlıklarının tahsis, restorasyon, restitüsyonlarıyla ilgili ihale ve kontrollük işlerini yapmak veya yaptırmak,

b) 4848 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin (o) bendinde yer alan "restorasyon, restitüsyon" ibaresi metinden çıkarılmış ve aynı bentteki "kontrollük işlerini yapmak ve yaptırmak" ibaresi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

kontrollük işleri ile kültür merkezlerine ilişkin yatırımların ve girişimlerin belgelendirilmesine ve denetlenmesine yönelik işlemleri yapmak veya yaptırmak,

c) 4848 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, (f) bendindeki "turist rehberliği kursları açmak, rehberlerin yetiştirilmesini sağlamak" ibaresi ile (j) bendindeki "turist rehberlerinin faaliyetlerini denetlemek" ibaresi madde metninden çıkartılmış ve maddeye aşağıdaki (m) bendi eklenmiştir.

c) Somut olmayan kültürel mirasın araştırılması, derlenmesi, arşivlenmesi, tanıtımı, tescili, bu kapsamda tespit ve tescil kurullarının oluşturulması, ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşlar arasında bu konuda koordinasyonun sağlanması, işbirliği geliştirilmesi,

m) Rehberlik kursları açmak, rehber adaylarının seçme sınavlarını yapmak, rehberlerin çalışma usul ve esaslarını düzenlemek, rehberlerin bilgilerinin güncellenmesine yönelik eğitim programları ve diğer çalışmaları gerçekleştirmek, rehberlikte uzmanlaşmayı sağlamak, denetimler yapmak, belgesiz rehberliği önlemek, rehberlik hizmetlerinin etkin ve verimli bir şekilde yürütülmesine yönelik gerekli tedbirleri almak veya bu görevlerin meslek kuruluşları, üniversiteler, ilgili kurum ve kuruluşlar ile işbirliğiyle veya Bakanlığın denetim gözetimi altında bunlarca yapılması suretiyle yürütülmesini sağlamak.

MADDE 14. — a) 19.6.1979 tarihli ve 2252 sayılı Kültür Bakanlığı Döner Sermaye Kanununun 1 inci maddesindeki "50 milyon " ibaresi "üçyüz trilyon", "300 milyon" ibaresi "yediyüz trilyon" olarak değiştirilmiştir.

b) 2252 sayılı Kanunun 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasına "ayrıca" ibaresinden sonra gelmek üzere "kültür veya turizm yatırımlarının alt yapı hizmetlerini yapmak" ibaresi eklenmiştir.

c) 2252 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

Döner Sermayeden elde edilecek gelirlerden Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürlüğü görevini fiilen yürütene her ay, Döner Sermaye İşletmesi Merkez Müdürünün bir ayda alacağı aylık (ek gösterge dahil), yan ödeme ve her türlü tazminat (makam, temsil ve görev tazminatı hariç) tutarının %100'ünü aşmamak üzere ek ödeme yapılabilir.

d) 2252 sayılı Kanunun 5 inci maddesinin başına "Her türlü alt yapı katılım payları ile" ibaresi ile aynı maddeye aşağıdaki bent eklenmiştir.

f) Diğer gelirler,

MADDE 15. — Bu Kanunda belirtilen yönetmelikler Kanunun yayımı tarihinden itibaren bir yıl içinde çıkarılır.

GEÇİCİ MADDE 1. — Kültür merkezlerinden, halen inşaatı devam etmekte olup bu Kanun kapsamında tahsisi Bakanlıkça uygun görülenlerin, ihale sözleşmeleri feshedilerek tasfiye koşulları uygulanabilir.

Yürürlük

MADDE 16. — Bu Kanunun 5 inci maddesinin (b), (c) ve (d) bentleri yayımını izleyen aybaşında, 5 inci maddesinin (a) bendinin (2) numaralı alt bendi 1.1.2005 tarihinde, diğer maddeleri yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 17. — Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

20/7/2004

Sayfa Başı


YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Yönetmelikler

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE 1 — 25/9/2002 tarihli ve 24887 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Sertifika Yönetmeliğinin 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) ve (k) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiş ve (k) bendinden sonra gelmek üzere, aşağıdaki (1) bendi eklenmiştir.

"i) İç tesisat ve servis hatları sertifikası sahipleri, doğal gazla ilgili faaliyetlerinde, tesisatçı kadrolarında 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş belgelere sahip ya da mesleki eğitim veren okulların veya meslek yüksek okullarının doğal gaz, sıhhi tesisat, ısıtma gibi tesisat teknolojisi bölümünden mezun personel çalıştırmak zorundadır.

k) Sertifikalarında belirtilen geçerlilik tarihinden itibaren, yapım ve hizmet sertifikası sahipleri her üç yılın sonunda Kuruma; iç tesisat ve servis hatları sertifikası sahipleri ise müşterileri ile yaptıkları sözleşme şartlarına göre, vize tarihi itibarıyla bitirilmesi gereken tüm iç tesisat işlerinin tamamlanması durumunda, her bir yılın sonunda sertifikalarını aldıkları şirkete başvuruda bulunarak, sertifikaları ile ilgili, sicil kayıtlarını güncellemek ve sertifika vize bedelini yatırmak suretiyle vize işlemlerini yaptırmakla yükümlüdür.

1) İç tesisat ve servis hatları sertifikası sahipleri, doğal gazla ilgili faaliyetlerinde, çelik boru kaynakçısı kadrolarında, akredite edilmiş kuruluşlarca veya üniversitelerin kaynak teknolojisi ile ilgili birimlerince verilen kaynakçı sertifikalarına ya da 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş belgelere sahip personel çalıştırmak zorundadır."

MADDE 2 — Aynı Yönetmeliğin 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ile ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"b) Yapım ve hizmet sertifikası sahibinin gerekçelerini de belirterek yazılı bir sertifika tadil talebinde bulunması, bu talebi incelemek için ihtiyaç duyulabilecek, varsa diğer bilgi ve belgeleri de tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Kuruma, iç tesisat ve servis hatları sertifikası sahibinin ise bu talebini sertifikasını aldığı şirkete sunması, Kurulun veya ilgili şirketin bu tadil talebini karara bağlaması,

durumlarında sertifikanın ilgili maddeleri tadil edilir. Tadil başvurusu ile ilgili olarak tespit edilen eksiklik veya yanlışlıklar tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde giderilmediği takdirde tadil başvurusu yapılmamış sayılır ve başvuru evrakı iade edilir.

Sertifika sahibinin tadil bedelini tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Kuruma ödemesi zorunludur. Tadil bedelinin tebliğ tarihinden itibaren otuz gün içinde Kurum hesabına yatırılmaması halinde tadil başvurusu reddedilir ve başvuru evrakı iade edilir. İlgili mevzuat kapsamındaki uygulamaların gerektirdiği durumlarda yapılan tadillerde bedel alınmaz. Sertifika tadili sırasında, sertifikanın süresi ile ilgili hükümlerde bir değişiklik yapılmadığı takdirde, sertifika süresi, yapılan tadilattan etkilenmez."

MADDE 3 — Aynı Yönetmeliğin 19 uncu maddesinin (1) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"1) Sertifikanın geçerlilik tarihinden itibaren, sertifika süresince yapım ve hizmet sertifikası için her üç yılın sonunda, iç tesisat ve servis hatları sertifikası için her bir yılın sonunda, sertifika sahibi tarafından yaptırılacak vize işlemlerine ilişkin hükümler,"

MADDE 4 — Aynı Yönetmeliğe aşağıdaki Geçici 5 inci Madde eklenmiştir.

"Geçici Madde 5 — Bu Yönetmeliğin yayımı tarihi itibarıyla, iç tesisat yapım, bakım ve onarım faaliyetine ilişkin olarak Doğal Gaz ve Sıhhi Tesisatçı ustalık belgesi sunamayan iç tesisat ve servis hatları sertifikası başvuru sahipleri, meslek lisesi veya meslek yüksek okullarının doğal gaz tesisat teknolojisi bölümü mezuniyet belgesi de sunabilir. Ancak, başvuru sahipleri; mezuniyet belgesi sunulan bu kişi için, en geç 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununda öngörülen süre içinde Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanmış ustalık belgesi alarak dağıtım şirketine sunmak zorundadır."

MADDE 5 — Aynı Yönetmelikteki EK-2 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

"EK-2

 

İÇ TESİSAT VE SERVİS HATLARI SERTİFİKASI

BAŞVURU DİLEKÇESİ ÖRNEĞİ

...................................................................................................

 

Doğal gaz piyasasında faaliyette bulunmak üzere ....... yıl süreli iç tesisat ve servis hatları sertifikası verilmesini talep etmekteyiz.

Sertifika başvurumuzun kabulünü ve sertifika verilmesini arz ederiz.

Ekler: (EK-3'de belirtilen belgeler eklenecektir.)

 

Gerçek kişi ise, adı ve soyadı: .....................................................

Tüzel kişi ise, ticaret unvanı: .....................................................

İmza (Tüzel kişi ise temsil ve

ilzama yetkili kişi veya kişiler): ........................./.................

Tüzel kişilerde temsil ve ilzama yetkili

olan kişi veya kişilerin adı ve soyadı: .............../......................

Kaşe :...................................................

Tarih :...................................................

 

Faaliyet konuları: Talep edilen (işaretleyiniz):

a) Proje............................................................. 

b) Müşavirlik-Kontrol-Denetim........................... 

c) İç Tesisat Yapım, Bakım-Onarım.................... 

d) Servis Hattı Yapım, Bakım-Onarım................  "

MADDE 6 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 A bendinin 2/VII numaralı alt bendi, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"VII. Yüksek öğrenim belgesi sahibi şirket çalışanına ait, Sosyal Sigortalar Kurumu'na beyan edilen veya teslim edilen Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin, üzerinde şirket kaşesi ve yetkili imzaları ile yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir kaşesi ve imzası bulunan sureti,"

MADDE 7 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 B bendinin l/II ve 1/III numaralı alt bentleri, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"II. Doğal gaz tesislerine ilişkin olarak başvuru dilekçesinde talep edilen faaliyet konularının da bulunduğu "amaç/konu"nun en son şeklinin veya "meslek dalı"nın yer aldığı:

a) Türkiye Ticaret Sicili veya Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Sicil Gazetelerinin aslı veya noter onaylı veya Ticaret Odası onaylı sureti ya da,

b) Ticaret Sicili veya Esnaf ve Sanatkar Sicili Memurluğunca düzenlenmiş onaylı sicil kayıt sureti.

III. Sanayi ve/veya Ticaret Odası ya da 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununa göre kurulmuş bulunan ilgili meslek odasına kayıtlı olduğunu gösterir belgenin aslı veya noter onaylı sureti,"

MADDE 8 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 B bendinin l /VIII numaralı alt bendi, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"VIII. Firma sahibi veya çalışanı Makina Mühendisine ait, Makina Mühendisleri Odasından alınmış, onaylı doğal gaz iç tesisat mühendis yetki belgesi veya Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanmış, uygulamalı doğal gaz tesisatı eğitim sertifikası veren kuruluşlardan ya da üniversitelerden veya enstitülerden alınmış doğal gaz iç tesisat yetkili mühendis belgesi,"

MADDE 9 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 B bendinin 2/VI numaralı alt bendi, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"VI. Şirket ortağı veya çalışanı Makina Mühendisine ait, Makina Mühendisleri Odasından alınmış doğal gaz iç tesisat mühendis yetki belgesi veya Milli Eğitim Bakanlığınca onaylanmış, uygulamalı doğal gaz tesisatı eğitim sertifikası veren kuruluşlardan ya da üniversitelerden veya enstitülerden alınmış doğal gaz iç tesisat yetkili mühendis belgesi,"

MADDE 10 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 B bendinin 2/VII numaralı alt bendi, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"VII. Şirket çalışanına ait Sosyal Sigortalar Kurumuna beyan edilen veya teslim edilen Aylık Prim ve Hizmet Belgesinin, üzerinde şirket kaşesi ve yetkili imzaları ile yeminli mali müşavir veya serbest muhasebeci mali müşavir kaşesi ve imzası bulunan sureti,"

MADDE 11 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 B bendinin 1/XI numaralı alt bendi, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"XI. Faaliyet konularına göre temin edilecek belgeler:

a) Müşavirlik-Kontrol-Denetim;

Firmanın doğal gaz iç tesisatı veya doğal gaz tesisi yaptığına ilişkin iş bitirme belgeleri veya firma çalışanı mühendisin doğal gaz iç tesisatı veya doğal gaz tesisi yapımında çalıştığına dair referans belgeleri.

b) İç Tesisat Yapım, Bakım-Onarım;

1) 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş Doğalgaz ve Sıhhi Tesisatçı ustalık belgesi,

2) Akredite edilmiş kuruluşlarca veya üniversitelerin kaynak teknolojisi ile ilgili birimlerince verilen çelik boru kaynakçı sertifikası ya da 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş Kaynakçı ustalık belgesi.

c) Servis Hattı Yapım, Bakım-Onarım;

l) Polietilen boru kaynakçı belgesi (Polietilen Servis Hattı için),

2) Akredite edilmiş kuruluşlarca veya üniversitelerin kaynak teknolojisi ile ilgili birimlerince verilen çelik boru kaynakçı sertifikası ya da 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş Kaynakçı ustalık belgesi (Çelik Servis Hattı için)."

MADDE 12 — Aynı Yönetmeliğin EK-3 B bendinin 2/XI numaralı alt bendi, aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"XI. Faaliyet konularına göre temin edilecek belgeler:

a) Müşavirlik-Kontrol-Denetim;

Şirketin doğal gaz iç tesisatı veya doğal gaz tesisi yaptığına ilişkin iş bitirme belgeleri ya da şirket ortağı veya çalışanı mühendisin doğal gaz iç tesisatı veya doğal gaz tesisi yapımında çalıştığına dair referans belgeleri.

b) İç Tesisat Yapım, Bakım-Onarım;

1) 3308 Sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş Doğalgaz ve Sıhhi Tesisatçı ustalık belgesi,

2) Akredite edilmiş kuruluşlarca veya üniversitelerin kaynak teknolojisi ile ilgili birimlerince verilen çelik boru kaynakçı sertifikası ya da 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş Kaynakçı ustalık belgesi.

c) Servis Hattı Yapım, Bakım-Onarım;

1) Polietilen boru kaynakçı belgesi (Polietilen Servis Hattı için),

2) Akredite edilmiş kuruluşlarca veya üniversitelerin kaynak teknolojisi ile ilgili birimlerince verilen çelik boru kaynakçı sertifikası ya da 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanununa göre düzenlenmiş Kaynakçı ustalık belgesi (Çelik Servis Hattı için)."

MADDE 13 — Aynı Yönetmelikteki EK-3 Açıklamalar kısmının 3 üncü bendi yürürlükten kaldırılmış, diğer bentler (3) ve (4) olarak teselsül ettirilmiştir.

Yürürlük

MADDE 14 — Bu Yönetmelik, 1/7/2004 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 15 — Bu Yönetmelik hükümlerini Başkan yürütür.

—— • ——

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE 1 — 7/9/2002 tarihli ve 24869 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Lisans Yönetmeliğinin 4 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki iştirak tanımı Yönetmelikten çıkartılmıştır.

MADDE 2 — Aynı Yönetmeliğin 8 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkraları sırasıyla aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Başvuru sırasında tüzel kişilerden istenen belgelerin ilgili mevzuata uygun olarak teslim edilip edilmediği hakkındaki değerlendirme; sunulan belgelerin Kurum merkez evrakına giriş tarihini izleyen on iş günü içerisinde tamamlanır ve değerlendirme sonuçları ilgili tüzel kişiye yazılı olarak bildirilir.

İlgili mevzuata uygun olarak yapılmadığı tespit edilen lisans başvurularındaki eksiklik veya yanlışlıklar yazılı bildirim tarihinden itibaren on iş günü içerisinde giderilmediği takdirde başvuru yapılmamış sayılır ve başvuru evrakı iade edilir."

MADDE 3 — Aynı Yönetmeliğin 9 uncu maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Lisans başvuru esaslarına göre eksiksiz olarak yapıldığı tespit edilen başvuruların; inceleme ve değerlendirmeye alınabilmesi için başvuru sahiplerine yazılı bildirimde bulunulur ve lisans alma bedelinin yüzde birinin, bildirim tarihinden itibaren on iş günü içinde Kurum hesabına yatırılması istenir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde başvuru reddedilmiş sayılır."

MADDE 4 — Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesinin (c) ve (d) bentleri aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"c) Tüzel kişinin ve/veya ortaklarının mali gücü ve finansman kaynakları,

d) Başvuruda bulunan tüzel kişinin ve/veya ortaklarının; varsa, yurt içi ve yurt dışı piyasalardaki deneyim ve performansı, "

MADDE 5 — Aynı Yönetmeliğin 14 üncü maddesine son fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

"Tüzel kişinin lisansına işlenmiş %10 ve üzeri pay sahibi gerçek veya tüzel kişi ortaklarının pay oranlarında, bu Yönetmeliğin 42 nci maddesi kapsamı dışında kalan hisse devirleri nedeniyle değişiklik olması halinde yapılacak lisans tadilinden, lisans tadil ücreti alınmaz."

MADDE 6 — Aynı Yönetmeliğin 21 inci maddesinin son fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"İletim lisansı (LNG) sahibi; sıvılaştırılmış doğal gazı (LNG), Türk karasularında veya Türkiye sınırları içinde LNG taşıma vasıtalarıyla taşır. İletim lisansı (LNG) sahibi, lisansı kapsamındaki LNG dolum, taşıma ve teslim faaliyetlerinin; ilgili mevzuatta belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yürütülmesinden ve bu faaliyete yönelik taşıma vasıtaları ile tesislerin, öngörülen standartlara göre planlanması, projelendirilmesi, inşa edilmesi veya temin edilmesi ve işletilmesinden sorumludur. Hiçbir sistem kullanıcısı, iletim lisansı (LNG) almaksızın LNG iletimi yapamaz"

MADDE 7 — Aynı Yönetmeliğin 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"g) Tüzel kişiler, her bir piyasa faaliyeti ve faaliyet gösterilen her bir tesis için ayrı ayrı lisans almak kaydıyla piyasada birden fazla faaliyette bulunabilir. Ancak doğal gazın toptan satış faaliyeti ile iştigal eden tüzel kişi, iletim veya dağıtım faaliyeti yapamaz, iletim veya dağıtım faaliyet yapan tüzel kişiye iştirak edemez.”

MADDE 8 —Aynı Yönetmeliğin 42 nci maddesinin 6 ncı fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"4) Tüzel kişi ve ortakların mali durumunu gösteren belgeler kapsamında; EK-3 ün 6 ncı maddesinde öngörülen bilgi ve belgeler,"

MADDE 9 — Aynı Yönetmeliğin Üçüncü Kısmının Dördüncü Bölümünün başlığı aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Hisse Devri, Birleşme, Piyasa Payı ve İştirak İlişkisi"

MADDE 10 — Aynı Yönetmeliğin 44 üncü maddesi başlığı ile birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Piyasa payı ve iştirak ilişkisi

Madde 44 — Lisans sahibi tüzel kişiler, ilgili mevzuatta öngörülen piyasa payı sınırlamaları dahilinde faaliyetlerini yürütmekle yükümlüdür. İlgili mevzuatta öngörülen piyasa payı sınırlarının aşıldığının tespiti halinde Kanunun 9 uncu maddesi uyarınca işlem yapılır.

Doğal gaz piyasa faaliyeti yapan herhangi bir tüzel kişi, kendi faaliyet alanı dışında faaliyet gösteren tüzel kişilerden sadece bir tanesine iştirak edebilir. Ancak ayrı bir şirket kuramaz. Kendi faaliyet alanında, faaliyet gösteren hiç bir tüzel kişiye iştirak edemez ve şirket kuramaz. Ancak, iştirak ettiği tüzel kişi üzerinde doğrudan veya dolaylı olarak o tüzel kişinin sermayesinin veya ticari mal varlığının yarısından fazlasını veya oy haklarının yarısından fazlasını kullanma hakkına ya da denetim kurulu, yönetim kurulu veya tüzel kişiyi temsile yetkili organların üyelerinin yarıdan fazlasını atama hakkına ya da işlerini idare etme hakkına sahip olamaz."

MADDE 11 — Aynı Yönetmelikteki Ek-3 aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

 

"TÜZEL KİŞİLERİN LİSANS BAŞVURUSUNDA SUNMALARI GEREKEN

BİLGİ VE BELGELER

 

1) Tüzel kişiyi temsil ve ilzama yetkili şahısların yetki belgelerinin ve imza sirkülerlerinin aslı veya noter onaylı suretleri,

2) Tüzel kişinin bağlı bulunduğu Ticaret ve/veya Sanayi Odasından, başvuru tarihinden önceki son bir ay içinde alınan sicil kayıt belgesi ve şirket anasözleşmesinin son halinin, Ticaret Sicil Memurluğunca veya noter tarafından tasdiklenmiş bir nüshası,

3) Tüzel kişilikle yüzde on ve üzerinde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan gerçek ve tüzel kişilerin isim ve adresleri (halka açık şirketlerde yüzde beş),

4) Tüzel kişilikle yüzde on ve üzerinde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan gerçek kişilerin; taksirli suçlar hariç olmak üzere, ağır hapis veya beş yıldan fazla hapis, basit veya nitelikli zimmet, cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, hileli iflas gibi yüz kızartıcı suçları işlemediği; istimal ve istihlak kaçakçılığı dışında kalan kaçakçılık suçları, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, kara para aklama, Devlet sırlarını açığa vurma veya vergi kaçakçılığı suçlarından dolayı hüküm giymediğini gösterir, son altı ay içinde alınmış adli sicil belgeleri,

5) Tüzel kişilikte yüzde on ve üzerinde (halka açık şirketlerde yüzde beş ve üzerinde) doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan tüzel kişilerin anasözleşmelerinin son halinin, Ticaret Sicil Memurluğunca veya noter tarafından tasdiklenmiş birer nüshası,

6) Tüzel kişiliğin ve tüzel kişilikte yüzde on (halka açık şirketlerde yüzde beş) ve üzerinde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan tüzel kişi ortakların mali durumunu gösteren Yeminli Mali Müşavir veya Serbest Muhasebeci Mali Müşavir veya Vergi Dairesi tarafından onaylanmış son üç yıllık (üç yıldan az süredir faaliyette bulunan şirketlerin kuruluş tarihinden itibaren) bilanço ve gelir tabloları ile gerçek kişi ortaklarının mali durumunu gösteren bilgi ve belgeler ve bu kapsamda ortakların pay oranları ve tutarlarını, varsa imtiyazlı paylarını gösteren listeler,

7) Tüzel kişilikte yüzde on (halka açık şirketlerde yüzde beş) ve üzerinde doğrudan veya dolaylı pay sahibi olan gerçek kişilerin, ilgili mevzuat hükümlerine göre lisansları iptal edilen tüzel kişilerde doğrudan veya dolaylı olarak yüzde 10 veya daha fazla pay sahibi olmadıklarına dair gerçek kişilerce verilecek beyanname,

8) Tüzel kişi ortağın yönetim veya denetimini belirleyen sermaye paylarının bir başka tüzel kişiye ait olması halinde, gerçek kişi ortak ya da ortaklara ulaşıncaya kadar sermaye paylarıyla birlikte en son ortaklık yapısının yer aldığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetelerinin aslı veya noter onaylı veya Ticaret Odası onaylı sureti ya da Ticaret Sicili Memurluğunca düzenlenmiş tescil evrakı veya noter onaylı sureti ile bu kapsamda ortaklık pay defterinin son ortaklık yapısını gösteren sayfalarının noter onaylı nüshaları,

9) Tüzel kişinin ve/veya ortaklarının varsa yurt içi ve yurt dışındaki piyasa deneyimi,

10) Tüzel kişinin iştiraklerine ve bunların faaliyetlerine ilişkin bilgiler,

11) Faaliyet türlerine göre aşağıdaki konulara ilişkin bilgi, belge ve taahhütnameler,

a) İthalat lisansı için:

i) Doğal gaz arz emniyetinin temini için ithal edilecek doğal gazın kaynağı, rezervi, üretim tesisleri ve iletim sistemi hakkında kesin bilgi ve garanti,

ii) Talep edilen lisans için öngörülen süre boyunca, her takvim yılı için ithal edilecek doğal gaz miktarları ve bu gazın kimden satın alınacağı,

iii) Her takvim yılı için ithal edilecek doğal gaz miktarının yüzde onu (%10) kadar bir miktarın ulusal topraklarda depolanması imkanına sahip olunmasına ilişkin kira sözleşmeleri veya beş yıl içerisinde yurt içinde bu miktarlar için depolama imkanlarının sağlanacağına dair depolama faaliyeti yapacak tüzel kişilerle yapılmış ön sözleşmeler veya bu tüzel kişilerden alınmış taahhütnameler.

iv) Ulusal iletim sisteminin gelişmesine ve güvenliğine katkıda bulunabilme yeterliliğine sahip olduğunu, bu amaçla ekonomik yeterliliği ölçüsünde, sistemin gelişmesini gerçekleştirecek tüzel kişilerin yatırımlarına makul ölçüde ekonomik destek sağlayacağına dair beyanı,

v) Yapacakları ve yaptıkları ithalat sözleşmelerinde yer alan sözleşme süreleri ve süre uzatımları, doğal gaz özellikleri (kimyasal kompozisyon, üst ısıl değer vb.) sınır değerleri ile öngörülen yıllık ve mevsimlik ithalat miktarlarına ilişkin bilgi ve belgeler,

b) İletim lisansı için:

i) Yer ve güzergahları gösteren uygun ölçekli harita,

ii) Tasarım ve işletme kapasitesi,

iii) Tasarım ve maksimum işletme basıncı,

iv) Ölçüm, kontrol ve veri edinme sistemleri,

v) Kompresör istasyonları yeri ve kapasitesi

vi) Telekomünikasyon sistemi,

vii) Taşıma vasıtalarının sayısı ve tasarım kapasitesi (LNG),

viii) Taşıma vasıtalarının işletme basıncı ve sıcaklığı (LNG),

ix) Tesis, taşıma vasıtaları ve ekipmanların Türk Standartları ve/veya Avrupa Birliğince kabul edilen standartlara uygun ve güvenli olacağını garanti edeceğini ihtiva eden bir taahhütname (LNG),

x) Emniyet cihazları, ölçüm ve kontrol sistemleri (LNG),

c) Depolama lisansı için:

i) Depolama kapasitesi,

ii) Enjeksiyon ve yeniden üretim veya boşaltma ve gönderme kapasitesi,

iii) Depolama, enjeksiyon ve yeniden üretim veya gönderme basıncı,

iv) Depolama tesisinin yerini ve yerleşimini gösteren uygun ölçekli plan,

v) Telekomünikasyon sistemi,

vi) Ölçüm, kontrol ve veri edinme sistemleri,

vii) Tasarrufları altında bulunacak depolama kapasitelerinin tümünün sistemin eşgüdümlü ve güvenli bir tarzda işletilmesine yardımcı olacak şekilde idare edeceklerinin ve sistem elverişli olduğu takdirde, tarafsız ve eşit bir şekilde hizmet sunacakları taahhüdü,

d) Toplan satış lisansı için:

i) Doğal gazı nereden temin edeceği ve hangi taşıma koşulları ile satışı gerçekleştireceğine dair bilgi ve belgeler

ii) Sistemin emniyetli bir şekilde işlemesine yardımcı olmak amacı ile gerekli depolama kapasitesine sahip olduğunu göstermek için; depolama şirketleri ile imzaladığı kira sözleşmeleri veya gerekli depolama kapasitelerine sahip olacağına dair ön sözleşmeleri veya bu husustaki taahhütnameleri,

e) Dağıtım lisansı için:

Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde belirtilen bilgi, belge ve taahhütnameler,

f) CNG lisansı için:

i) Dolum veya boşaltım tesislerinin yeri,

ii) Tesislerin ve taşıma araçlarının sayısı ve tasarım kapasitesi,

iii) Tesislerin ve taşıma araçlarının işletme basıncı,

iv) Tesis, tasıma araçları ve ekipmanların Türk Standartları ve/veya Avrupa Birliğince kabul edilen standartlara uygun ve güvenli olacağını garanti edeceğini ihtiva eden bir taahhütname,

v) Ölçüm ve kontrol sistemleri,

g) İhracat lisansı için:

i) Doğal gazı hangi ülkeye ve hangi taşıma vasıtaları ile ihraç edeceğine dair bilgi,

ii) Transit hatları işleten iletim şirketleri hariç, ihraç nedeniyle sistemin işleyişini ve ülke ihtiyacını aksatmayacağına ve ayrıca sistemin emniyetini ihlal ettiği durumlarda, meydana gelen zarar ve ziyanı tazmin edeceğine ve bu hususta meydana gelebilecek zarar ve ziyanı karşılamak üzere zorunlu sigorta yapacağına ilişkin taahhüdü.

Not: 1 — Yabancı ortaklara ilişkin olarak yurt dışından temin edilecek belgeler, ilgili ülkenin yetkili makamlarınca veya Türkiye'nin söz konusu ülkedeki konsolosluğunca veya Lahey Devletler Özel Hukuku Konferansı çerçevesinde hazırlanan "Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılması Sözleşmesi" hükümlerine uygun biçimde düzenlenir ve gerek görülmesi halinde belgelerin yeminli tercüme bürolarınca yapılmış veya noter onaylı tercümeleri başvuruya eklenir.

2 — Kamu tüzel kişilerinin lisans başvurularında sadece, bu EK'in (l) numaralı maddesi ile (11) numaralı maddesinde ilgili lisans için öngörülen bilgi ve belgeler talep edilir.

3 — Beyanname ve taahhütnamelere, Damga Vergisi Kanunu uyarınca asgari tutarda pul yapıştırılması zorunludur."

MADDE 12 — Aynı Yönetmelikteki Ek-4’ün;

1) (c) bendine "iletim" den sonra gelmek üzere aşağıdaki ibare eklenmiştir.

"İletim (LNG)………………….400 (2003 yılı için)"

2) (f) bendi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"f) Anasözleşmede yer alan faaliyet konularının değiştirilmesinde Kurul onayının alınması,"

3) (g) bendinden sonra gelmek üzere aşağıdaki (h) bendi eklenmiştir.

"h) 43 üncü maddede tüzel kişilerin birleşmesi açısından öngörülen hükümlerin derc edilmesi,"

4) İkinci fıkrasının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.

"Dağıtım şirketleri hariç kamu tüzel kişilerine bu Ek’in (b), (f), (g) ve (h) bentleri uygulanmaz. "

Yürürlük

MADDE 13 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 14 — Bu Yönetmelik hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanı yürütür.

—— • ——

Telekomünikasyon Kurumundan:

406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun Geçici 7 nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik

MADDE 1 — 13/2/2004 tarihli ve 25372 mükerrer sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 406 Sayılı Telgraf ve Telefon Kanununun Geçici 7 nci Maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 8 inci maddesinin birinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Birleşme işleminin tamamlanmasını müteakip yeni şirket birleşme ile ilgili tüm bilgi ve belgelerle Kuruma başvurur. Yeni Şirketle, bu Yönetmelik ve ilgili diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde yeni bir imtiyaz sözleşmesi parafe edilir ve düşüncesi alınmak üzere Danıştay’a gönderilir. Danıştay’ın düşüncesinin alınmasını müteakip iki ay içerisinde Yeni Şirketle imtiyaz sözleşmesi imzalanır."

MADDE 2 — Aynı Yönetmeliğin 10 uncu maddesi aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

"Madde 10 — Yeni Şirket, birleşmenin gerçekleşmesinden sonra yeni imtiyaz sözleşmesi imzalanıncaya kadar geçecek sürede, Aycell A.Ş. ve birleşeceği Diğer Şirket tarafından verilmiş olan teminat miktarlarından sadece birisine tekabül eden miktarda, Kurumu muhatap ve söz konusu teminat mektupları ile aynı koşullarda, halihazırda faaliyetine devam eden bankalardan birinden alınmış bir banka teminat mektubunu Kuruma vermek zorundadır."

MADDE 3 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

MADDE 4 — Bu Yönetmelik hükümlerini Telekomünikasyon Kurulu Başkanı yürütür.

—— • ——

Gazi Üniversitesinden:

Gazi Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği

Amaç

Madde 1 — Türk el sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi;

a) Kronolojik bir sistematik içinde Türk El Sanatlarının evrimini inceler.

b) El Sanatları dallarının nitelik ve niceliklerini belirler, çeşitli bilgiler, fotoğraf, çizim, slide ve akar filmle dokümantasyon yapar.

c) El Sanatlarının bakımı, onarımı, aslına uygun çoğaltmaları üzerine araştırmalar planlayarak deney laboratuvarı, atölye ve stüdyolarda uygulama alanına koyar.

d) Geleneksel yöntemle ürün veren ve yeni, özgün, çağdaş denemeler yapan artisanı destekler.

e) Bilim-teknik-sanat işbirliği ile oluşan sistematikler, gerek amatör gerekse profesyonel açıdan el sanatlarının eğitimine eğilir.

f) Türk el sanatları dallarında lisansüstü ve doktora çalışmaları yapanları destekler.

g) Kaybolma tehlikesi ile karşı karşıya bulunan el sanatları dallarından çağdaş teknolojiye yarar sağlayacak alanlarda araştırmalar yapar.

Kapsam

Madde 2 — Türk el sanatlarının geçirdiği evrimi inceleyen, gerek estetik, gerek bilimsel ve gerekse teknolojik açıdan el sanatları dallarının dokümantasyonunu yapan, bakım (konservasyon); onarım (restorasyon) ve aslına uygun olarak çoğaltma (reprodüksiyon) çeşitlemeleri üzerinde araştırmalar planlayarak uygulayan; bu arada geleneksel yöntemle ürün veren ustaları, yeni üretim yapan ve özgün çağdaş çizgide yol alan ustaları destekleyen, onlara Pazar sağlayan ve sanat-teknik-bilim koordinasyonu yolu ile gelişen bir sistematikle el sanatlarının eğitimine yönelik çalışmalar yapan bir Merkezdir.

Kuruluş

Madde 3 — Gazi Üniversitesi Rektörlüğü’ne bağlı bir birim olarak, 2547 Sayılı Kanunun 2880 Sayılı Kanunla değişik 7/d-2 maddesi uyarınca "Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi" kurulmuştur.

Çalışmalar

Madde 4 — 3 üncü maddede sıralanan amaçlar doğrultusunda;

a) "El Sanatları Uzmanlık Kitaplığı" kurar ve bu daldaki yayınları derleyip fişleyerek ulaşılan düzeyi belirler. El sanatlarının kaynaklarını ve günümüzdeki verilerini inceler ve tespit eder.

b) "El Sanatları Belgeliği" kurar. Bu ünitede çağdaş bir sistematikle geliştirilmiş gözlem fişleri aracılığıyla, fotoğraf, slide, akar film, çizim ve benzeri kullanarak eserlerin dokümantasyonunu yapar.

c) "Türk El Sanatları Konservasyon Atelyesi", "Türk El Sanatları Restorasyon Atelyesi", "Türk El Sanatları Reprodüksiyon Atelyesi" ve "Dizayn Stüdyosu" kurar. Bu ünitelerde el sanatlarının bakım, onarım ve aslına uygun çoğaltmalarını yapar. Özgün biçimler yaratılmasına yardımcı olur.

d) Geleneksel yöntemle çalışan ve özgün denemeler yapan artisana seminer, kurs, konferans, yayın ve belgelikte bulunan arşiv malzemesi ile yardım eder. El sanatları dallarında yarışmalar, karma ve kişisel sergiler, defileler, kermesler, bianneller, fuarlar düzenleyerek; plaket, mansiyon, ödül ve benzeri ile artisanı teşvik eder. Kataloglar hazırlayarak sanatçının tanınmasına ve tanıtılmasına yardımcı olur.

e) Panel, açık oturum, sempozyum ve kongreler düzenleyerek, kitap, atlas ve benzeri yayınlayarak el sanatları eğitiminde etkin rol oynar.

f) Ulusal ve Uluslararası düzeyde Türk el sanatları koordinasyonu sağlar.

Organlar

Madde 5 — Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin organları şunlardır:

a. Merkez Müdürü

b. Genel Kurul

c. Yönetim Kurulu

d. Danışma Kurulu

Merkez Müdürü

Madde 6 — Gazi Üniversitesi Türk El Sanatları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü, Genel Kurul’un seçtiği üç aday arasından Rektör tarafından üç yıl süre ile görevlendirilen bir öğretim üyesidir. Süresi biten Müdür yeniden seçilebilir.

Müdür kendisine bir Müdür Yardımcısı seçebilir. Yardımcının görevi; Müdürün görevi bitince kendiliğinden sona erer.

Müdürün Görevleri

Madde 7 —Merkez Müdürünün görevleri şunlardır:

a) Merkezi temsil etmek.

b) Ayda en az bir kez Yönetim Kurulu’nu toplantıya çağırmak, gündemi hazırlamak, gündemin görüşülmesini sağlamak.

c) Çalışma plân ve programlarının uygulanmasını ve kararların gerçekleşmesini sağlamak.

d) Yönetim ve Danışma Kurullarına Başkanlık etmek.

e) Merkez Müdürü, Merkezin her türlü faaliyetinden birinci derecede sorumludur.

f) Merkez Müdürü geçici olarak görevden ayrıldığında yardımcısı, yoksa Yönetim Kurulu üyelerinden birisini vekil bırakır. Vekil bırakılmadan ayrılma durumunda, Yönetim Kurulu üyelerinden, öğretim görevinde en kıdemli olanı Müdürlüğe vekalet eder. Görevden ayrılma ve vekalet altı ayı aşamaz.

Genel Kurul

Madde 8 — Genel Kurul;

a) Gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi El Sanatları Bölümü öğretim elemanları,

b) Gazi Üniversitesi’ne bağlı ilgili Fakülte ve Yüksekokulların el sanatları alanlarında çalışan öğretim elemanları,

c) Müdür Yardımcısı, Genel Kurulun tabii üyesidir.

Genel Kurulun Görevleri:

Madde 9 — a) Müdürü’nün daveti üzerine Genel Kurul her öğretim yılı başında olağan olarak toplanır. Müdürün daveti üzerine olağanüstü de toplanabilir.

b) Merkez Yönetim Kuruluna üç yıl süre ile üç üyeyi gizli oyla seçmek, süresi dolan veya herhangi bir nedenle boşalan üyelerin yerine gizli oyla yenilerini seçmek.

c) Yönetim Kurulunun yıllık çalışma raporlarını incelemek.

d) Yapılacak çalışmaları planlayarak karara bağlamak.

e) Yönetmelikte yapılacak değişiklikleri teklif etmek.

f) Yönetim Kurulunun getireceği diğer önemli problemleri görüşmek ve karara bağlamak.

g) Genel Kurul, toplantılarını salt çoğunluk ile yapar, kararlarını toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alır.

h) Merkez Danışma Kurulu üyeliği için sekiz aday içerisinden gizli oyla beş aday seçmek ve Yönetim Kurulu’na bildirmek.

Yönetim Kurulu

Madde 10 — Merkez Yönetim Kurulu;

Müdür, varsa Müdür yardımcısı ile genel kurulun teklif edeceği beş aday arasından Merkez Kurulunca seçilen ve Rektörün onaylayacağı üç üyeden meydana gelir. Yönetim Kurulu, Müdür dahil en az dört üye ile toplanabilir. Yönetim Kurulu üyelerinin süresi üç yıldır; süresi biten üyeler yeniden seçilebilirler. Yönetim Kurulu kararlarını toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alır. Yönetim Kurulu Merkezin karar organıdır.

Yönetim Kurulunun Görevleri

Madde 11 — Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Merkez Müdürü tarafından getirilen teklifleri görüşmek ve karara bağlamak.

b) Merkezin her türlü faaliyetlerini planlamak, yönetmek, Genel Kurul ve Yönetim Kurulu kararlarını uygulamak.

Danışma Kurulu

Madde 12 — Merkez Danışma Kurulu; Genel Kurul üyeleri ve bu alanda araştırma ve yayınları ile tanınmış kişiler arasından Genel Kurulca seçilen sekiz kişi arasından Rektörün onaylayacağı beş kişiden oluşur.

Danışma Kurulu Başkanı, Merkez Müdürüdür. Danışma Kurulu alacağı kararları Merkez Yönetim Kurulunca tavsiye eder, kararlar istisari mahiyettedir. Danışma Kurulu, Müdürün daveti ile yılda en az bir kere toplanır. Danışma Kurulu üyelerinin görev süresi üç yıldır. Süresi biten üye yeniden seçilebilir.

Ulusal ve Uluslararası Üyelik

Madde 13 — Merkez, Merkez Yönetim Kurulunun teklifi Rektörün onayı ile ülke içindeki ilgili kuruluşlara, Bakanlar Kurulu Kararı ile de kendi alanındaki Uluslararası Kuruluşlara üye olabilir.

Merkez Personeli

Madde 14 — Merkezin akademik, teknik ve idari personel ihtiyacı 2547 sayılı Kanunun 13 üncü maddesi uyarınca Rektörce görevlendirilecek elemanlarca karşılanır.

Yürürlük

Madde 15 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 16 — Bu Yönetmelik hükümlerini Gazi Üniversitesi Rektörü yürütür.

Sayfa Başı


Tebliğler

Dış Ticaret Müsteşarlığından:

İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin Tebliğ

(Tebliğ No: 2004/14)

 

Madde 1 — 08/12/2002 tarihli ve 24957 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesine İlişkin 2002/14 sayılı Tebliğ’in 23 üncü maddesinde yer alan Tabloya aşağıda belirtilen şekilde ilave yapılmıştır.

“

Menşe

GTİP

Eşyanın Tanımı

Dampinge Karşı Vergi

Çin Halk Cumhuriyeti

6001.10.00.00.11

Yalnız, tekrar eden pano baskı yapılmış ve söz konusu pano baskıdan kesilerek battaniye elde edilebilen, rulo veya kesilmiş halde olanların havlı olanları

4 ABD Doları /Kg

“                                                                                                                                         

Yürürlük

Madde 2 — Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 3 — Bu Tebliğ hükümlerini Dış Ticaret Müsteşarlığı’nın bağlı olduğu Bakan yürütür.

—— • ——

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan:

Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) İletim Lisansı Tebliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Tebliğ

MADDE 1 — 8/4/2003 tarih ve 25073 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) İletim Lisansı Tebliği ve değişiklikleri yürürlükten kaldırılmıştır.

Yürürlük

MADDE 2 — Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

MADDE 3 — Bu Tebliğ hükümlerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu Başkanı yürütür.

—— • ——

Çorum Valiliğinden:

Mahalli Çevre Kurulu Kararı

Karar Tarihi : 30/03/2004

Karar No : 2004/4

İlimiz Mahalli Çevre Kurulu, 30/03/2004 tarihinde toplanarak 2004-2005 yılı Kış sezonunda uygulanacak "Yakıt Programı" oybirliği ile aşağıdaki şekilde karara bağlanmıştır.

Madde 1 — Genel Kurallar:

a) İlimiz sınırları içerisinde, ısınma amaçlı olarak kullanılacak yerli ve ithal kömürler iyileştirme ve paketleme işlemine tabi tutulduktan sonra halkın tüketimine sunulacaktır.

b) İlimiz sınırları içerisinde yer alan tüm katı yakıtlı kaloriferli binalarda, sobalarda ve sanayi tesislerinde Çevre ve Orman Bakanlığının 27/4/2004 tarihli ve 2004/4 sayılı Genelgesi’nde, 1. derece kirli iller için belirlenen özellikleri taşıyan yerli kömürler konut ve işyerlerinin ısıtılmasında kullanılacaktır.

c) İlimiz sınırları içerisinde ısınma ve sanayi amaçlı olarak kullanılacak ithal kömürlerde Çevre ve Orman Bakanlığı’nca hazırlanan ve Dış Ticaret Müsteşarlığınca yayımlanan Çevrenin Korunması Yönünden Kontrol Altında Tutulan Madde ve Atıklara İlişkin Tebliğ (Dış Ticarette Standardizasyon Tebliği) hükümleri titizlikle uygulanacaktır.

d) İlimiz sınırları içerisinde ısınma amaçlı olarak yerli ve ithal toz kömürler ile Çevre ve Orman Bakanlığının 27/4/2004 tarihli ve 2004/4 sayılı Genelgesi’nde belirlenen boyutlar dışındaki kömürlerin kullanılması yasaklanmıştır. İlimizde kok kömürler de ısınma amacıyla kullanılmayacaktır.

e) Mahalli Çevre Kurulu Kararları, aksi belirtilmedikçe Çorum İli sınırlarının tamamı (İl merkezi, ilçeler, köyler) için geçerlidir.

f) İlimiz sınırları içerisinde (ilçe ve köyler dahil) ısınma amaçlı kullanılacak kömürler, torbalı olarak satışa sunulacaktır. Hiçbir surette her ne miktarda olursa olsun, açıkta ve torbasız kömür satmak ve kullanmak yasaktır.

g) Petrokokun ilimiz sınırları içerisinde ısınma amacıyla konutlarda, işyerlerinde ve sanayi tesislerinde bulundurulması, yakılması ve depolanması kesinlikle yasaklanmıştır.

h) Sanayi amaçlı ithal edilen petrol kokunun Çevre ve Orman Bakanlığınca izin verilen çimento ve modern teknoloji ile donatılmış kireç fabrikaları dışındaki diğer sanayilerde kullanılması yasaktır.

ı) İlimizde petrokok, toz kömür ve kok kömürün ısınma amaçlı olarak açıkta ve /veya torbalı olarak toptan veya perakende satışını yapan, bulunduran işyerleri ve kullanıcılar hakkında herhangi bir uyarıya gerek kalmaksızın yasal işlem yapılacak olup, ilgililer hakkında hem Çevre Kanununun ilgili maddesi gereğince idari para cezası uygulanacak, hem de savcılığa suç duyurusunda bulunulacaktır, ayrıca tespit edilen petrol koku ve diğer kömürlere el konulacaktır. Bu bağlamda, kömürlerin Mahalli Çevre Kurulu Kararlarında belirtilen kriterleri sağlamaması durumunda meri mevzuat kapsamında gerekli yasal müeyyidelerin uygulanması ve Mahalli Çevre Kurulu Kararlarında belirtilen yerleşim yerleri dışına çıkarılarak, gereken denetim sağlanarak kömür spektlerine uygun yerlerde satışının yapılmasını teminen sahibine iade edilecektir.

j) İlimiz sınırları içerisinde ısınma amaçlı sıvı yakıt olarak, Tüpraş tarafından üretilen %1,55 kükürt içeren Tüpraş 615 nolu kalorifer yakıtı kullanılacaktır.

k) İlimiz merkez ilçe mücavir alan sınırları içerisinde ısınma ve sanayi amaçlı kullanılacak yerli ve ithal kömürlerin ilimiz merkezine girişleri, mevcut kömür kontrol noktalarından yapılacaktır.

Madde 2 —Isınma Amaçlı Kullanılacak Katı Yakıt Özellikleri

a) Isınma amaçlı yerli kömür kullanımı : İlimiz sınırları içinde, ısınma amaçlı olarak kaloriferli veya sobalı konutlar ile işyerlerinde aşağıdaki özellikleri taşıyan yerli kömürler kullanılacaktır.

Alt Isıl Değeri

4000 Kcal/kg

(-200 Kcal/Kg tolerans)

En az

Yanar Kükürt

% 1

(Satışa Sunulan)

En çok

Boyut

18-200 mm

18 mm altı max % 10 Tolerans

Değerleri arasında

 

 

200 mm üstü % 10 Tolerans

 

b) Isınma amaçlı ithal kömür kullanımı : Çorum il sınırları içinde, ısınma amaçlı olarak kaloriferli veya sobalı konutlar ile işyerlerinde aşağıdaki özellikleri taşıyan ithal kömürler kullanılacaktır.

Alt Isıl Değeri

6200 Kcal/kg

(orijinalde)

En az

Kükürt

% 0.9

(Kuru bazda)

En çok

Uçucu Madde

% 10-28

(Kuru bazda) (- / + % 2 tolerans)

Değerleri arasında

Toplam Nem

% 10

(orijinalde)

En fazla

Boyut

18-150 mm

18 mm altı max % 10 Tolerans

Değerleri arasında

 

 

150 mm üstü % 10 Tolerans

 

Kül

%14

(Kuru bazda) (+ %1 tolerans)

En fazla

c) Isınma amaçlı briket kömür kullanımı : Yerli veya ithal linyit kömürlerin yanı sıra briket kömürün kullanılması halinde ise; TS 12055 nolu "Kömür Briketi-Isınmada Kullanılan" standardına uygun briket kömürler kullanılacaktır.

Özellik

Sınıf 1

Sınıf 2

Alt Isıl Değeri (1) (kcal/kg) en az

5000

4000

Baca gazına geçen kükürt oranı (%) m/m, en fazla

0.8

1.0

Düşme sağlamlığı (%) m/m, en az

90

80

Aşınma sağlamlığı (%) m/m, en az

75

65

Kırılma Sağlamlığı

Yastık ve yumurta şeklindeki briketlerde (kgf), en az

80

60

Tabanı düzgün ve geometrik şekilli briketlerde (kg/cm2), en az

130

100

Suya dayanım (2) (%), en az

70

70

Isıl verimi (%), en az

75

75

Duman emisyon oranı (g/kg), en fazla

8

12

(1) Bu özellik, orijinal (satışa sunulan) briket bazındadır.

(2) Su geçirmeyen torbalar içerisinde satılan briketlerde bu özellik aranmaz.

Bağlayıcı madde olarak petrol türevi olmayan nişasta, melas v.s. kullanılacaktır.

Bağlayıcı Madde: Briket kömürlerde, akademik kuruluşlarca bağlayıcı olarak kullanılabilirliği kabul edilmiş ve belgelenmiş, insan ve çevre sağlığı açısından zararlı olmayan maddeler kullanılacaktır. Petrol ve petrol türevlerinden herhangi birisinin (petrol koku, benzen, atık yağ vb.) bağlayıcı madde olarak kullanıldığının tespiti halinde, herhangi bir uyarıya gerek kalmaksızın yasal işlem yapılacak olup, hem Çevre Kanununun ilgili maddesi gereğince idari para cezası uygulanacak, hem de kömür satış izin belgesi iptal edilecektir. Ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacak ve tespit edilen kömürlere el konulacaktır.

d) Sanayi amaçlı ithal kömür kullanımı: Çorum il sınırları içinde, sanayi amaçlı ithal kömür kullanılan tesislerde aşağıdaki özellikleri taşıyan ithal kömürler kullanılacaktır.

Alt Isıl Değeri

6000 Kcal/kg

(Satışa sunulan) (-500 Kcal/Kg tolerans)

En az

Yanar Kükürt

% 1

(Kuru bazda) (+ %0.1 tolerans)

En çok

Uçucu Madde

% 36

(Kuru bazda) (+ %1 tolerans)

Değerleri arasında

Toplam Nem

% 10

(Satışa sunulan) (+ %1 tolerans)

En fazla

Boyut

0-50 mm

Değerleri arasında

İlimizde ısınma amaçlı kullanılacak ve yukarıdaki özelliklere uygun olarak üretilen kömürler, Ek-1’ de yer alan ifadelere ve boyutlara uygun olarak hazırlanan 25-40 kg.lık torbalar içinde olacak, torbaların ağzının dikimi sırasında Ek-2’de yer alan esaslara göre hazırlanmış "torba tanıtım kartı" monte edilecek ve her ayın ilk haftasında bir önceki ayın sevk programı (yakıt satılan yerin ismi, hangi seri nolu, hangi tür kömürü içeren torbaların verildiği ve miktarı) İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bildirilecektir.

Hiçbir surette ve her ne miktarda olursa olsun ısınma amaçlı açıkta ve torbasız yerli ve ithal kömür satmak yasaktır. Bununla birlikte torbalı olup, yukarıdaki özelliklere uymayan, isimsiz ve/veya üzerindeki bilgileri eksik, çift dikişli torbalarla satılan, Valiliğimizden üretim ve satış izin belgesi alınmamış kömürlerin getirildiği, taşındığı, üretildiği, depolandığı, satıldığı ve kullanıldığının tespiti halinde kaçak yakıt muamelesi yapılacaktır.

Madde 3 —Sıvı Yakıt Özellikleri

İlimiz sınırları içerisinde ısınma amaçlı sıvı yakıt olarak Tüpraş tarafından üretilen maksimum % 1.55 kükürt içeren özel kalorifer yakıtı (Tüpraş 615 nolu kal-yak) kullanılacaktır. Bunun dışında ısınma amaçlı olarak hiçbir suretle 5 ve 6 nolu fuel-oil, atık yağ, atık çamur, değişik petrol ürünleri ve benzeri kullanılması, satılması, depolanması ve yakılması yasaktır.

Meskun mahal sınırları içinde bulunan ve kükürtdioksit arıtma tesisi olmayan sanayi kuruluşları Valilikten (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü) izin almaları kaydıyla 5-6 nolu fuel-oil kullanabilecektir. Bunun için sözkonusu yörenin hava kirliliği ve meteorolojik özellikleri de gözönüne alınarak, konu Valilikçe değerlendirilecek, Mahalli Çevre Kurulunda Karara bağlanacaktır.

Madde 4 —İzin ve Taahhüt

İlimize ısınma amaçlı olarak satılacak ve bu kararlarda yer alan kriterleri sağlayan her türlü katı yakıt (yerli, ithal, briket, harman kömür) satışı Çorum Valiliği (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü) iznine tabidir.

Çorum İli sınırları içerisinde kömür iyileştirme, zenginleştirme, paketleme ve harmanlama tesisi kuracak olanlarla, kömür satışı yapacak firmalar Çorum Valiliği (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü)’nden izin almakla yükümlüdürler.

a) İlimize ısınma amaçlı kömür satışı yapacak firmalar ile kömür iyileştirme, zenginleştirme, paketleme, harmanlama tesisi kuracak firmalar Ek-3’deki taahhütname ve aşağıda istenen belgeler ile noter tasdikli olarak Çorum Valiliği (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü)’ne başvurarak "Kömür İyileştirme, Paketleme, Harmanlama İzni" ve/veya "Kömür Satış İzni" belgesi alacaklardır.

b) Kömür satış izin belgesi başvurusundaki dilekçe ekinde;

(1) - Firma adı, adresi, irtibat telefonu, faks numarası, kömür temin edilecek ocağın ve tesisin adı, adresi,

(2) - İlgili meslek kuruluşlarından alınan ticaret sicil kaydına havi faaliyet belgesi, (Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği)

(3) - Ticaret sicil gazetesinin örneği,

(4) - Belgeleri imzalamaya yetkili olanların noterden tasdikli imza sirküleri,

(5) - Sözleşmeli bayilerin adı, adresi,

(6) - Torbalama tesisi ile ilgili tanıtıcı bilgiler, (tesis için alınmış izin yada ruhsat belgeleri, tesisin özellikleri, kapasitesi, akım şeması vb.), torba örneği ve çizimi, torba tanıtım kartı,

(7) - Vergi levhası örneği,

(8) - TSE uygunluk belgesi (aslı veya noter tasdikli örneği),

(9) - Tesis ile ilgili bilgiler (kapasitesi, akım ve işletme şeması vb.) ve karar ekinde hazırlanan bilgileri içerir noterden tasdikli taahhütname olacaktır.

Otomasyon : Tercihan tesisler otomatik paketleme tesisi olacak, işçi marifetiyle torbalama yapılmayacaktır.

c)Yerli kömürler için ildeki Çevre ve Orman Müdürlüğü koordinatörlüğünde, Belediye Başkanlığı, Sağlık Müdürlüğü, Üniversite, TSE elemanlarından oluşan ekip marifetiyle mühürlü olarak numunelerin menşeinde örnekleme metodu ile aldırılarak, maddi yükümlülükleri başvuru sahiplerine ait olmak üzere alınan numune analizleri akreditasyon sürecinde olan Üniversite, TSE, Tübitak, Çevre ve Orman Bakanlığı Çevre Referans Laboratuvarlarından herhangi ikisine yaptırılacaktır. Analiz sonuçlarının standartları sağlamaması durumunda, firma tarafından talep edildiği takdirde şahit numune analizi yaptırılacaktır. Analiz neticesinin standartları sağlaması halinde, ilgili firmaya numunenin alındığı ocak için Çorum Valiliği (Çevre ve Orman Müdürlüğü) tarafından kömür satış izin belgesi verilecektir.

d) İlimiz merkezinde yapılan normal denetimlerde alınan kömür numunelerinin analizi, ilimizde mevcut TSE belgeli bir laboratuvarda yaptırılacaktır.

e) İthal ve yerli kömür karışımından oluşturulan harmanlanmış kömür ve briket kömürler için de yukarıda (b) bendinde verilen esaslar çerçevesinde bu amaca uygun tesislerin bulunduğunun belirlenmesi ve "kömürlerde aranacak özelliklerin" bulunması halinde satış izin belgesi verilecektir.

f) Çorum’da ısınma amaçlı olarak ithal kömür satacak firmalar Ek-3’deki taahhütname ile birlikte Çevre ve Orman Bakanlığından alınan kontrol / uygunluk belgesi, Bakanlık yazıları ve ekleri, (kontrol belgesi, proforma fatura, analiz belgesi, uluslararası gözetim firmalarınca alınan numuneye ait resmi analiz raporu, gümrük giriş beyannamesi vb.) noter yada aslı gibidir onaylı olmak kaydıyla Çorum Valiliğine (İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne) başvurarak "Kömür Satış İzin Belgesi" alacaklardır.

g) Şehir merkezi mücavir alan sınırları içerisinde ısınma amacıyla kullanılmak üzere kömür satışı yapacak bayiler, depocular, mahrukatçılar Çorum Belediyesinden ruhsat/izin belgesi alacaklardır.

h) Yalnızca kendi ihtiyacını karşılamak amacıyla ana dağıtıcı firmadan katı yakıt almak isteyen kurum ve kuruluşlar Çorum Valiliği (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü)’nden izin belgesi alacaklardır.

ı) İlimize kömür satış izni bulunan firmalardan, ilimizde ruhsatlı depoculara kömür pazarlayacaklar, Ek-4 verilen taahhütname ile noter onaylı olmak kaydıyla Çorum Valiliği (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü)’nden izin alacaklardır.

j) İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden izin alan firmaların adı ve izin belgesi Valilik Makamı onay tarihinden itibaren geçerlilik kazanacaktır.

k) İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden daha önceden kömür satış izin belgesi alan firmalar, hazırlanan yeni taahhütnameyi kabul ettiğine dair noter onayını 30.06.2004 tarihine kadar İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne vereceklerdir. Süresi içinde taahhütnamesini yenilemeyenlerin izin belgesi iptal edilecektir. 2004-2005 kış sezonu için verilmiş olan "Satış İzin belgeleri" 30/04/2005 tarihine kadar geçerli olacaktır.

l) İzin Belgesi alan firmaların;

1) İş kolunun değişmesi,

2) Firmanın isminde veya sahibinde değişiklik olması,

3) TSE Belgesinin iptal edilmesi,

Durumlarından herhangi birisinin veya tamamının gerçekleşmesi halinde, izin belgesi kendiliğinden iptal olmuş sayılacak ve firma yeniden izin başvurusu yapacaktır.

Kömür satıcısı firmaların adreslerinde değişiklik olması durumunda, yeni işyeri açma ve çalışma ruhsatının getirilmesi ve analiz ücretinin yatırılması halinde, izin belgesi üzerinde değişiklik yapılır.

Madde 5 —Sorumluluk

İlimiz Mahalli Çevre Kurulunun 30/03/2004 tarihinde yapılan 2004/4 sayılı Kararında oluşturulan 2004-2005 yılı Kış Sezonu Yakıt Programının uygulanmasından kömür satışı yapan firma, kömür işletmecisi, ithalatçı, pazarlayan, taşıyan, paketleme tesisi sahibi kişi yada firmalar ile perakende satış yapan mahrukatçılar müştereken ve müteselsilen sorumlu olacaklardır.

Madde 6 —Yetki

Bu kararda öngörülen esas ve kuralların uygulanmasında ortaya çıkacak sorunların giderilmesi amacıyla Valilikçe emirler çıkarılabilir. Ancak geniş kapsamlı veya detaylı düzenlemeler yapmaya Çorum ili Mahalli Çevre Kurulu yetkilidir.

Madde 7 —Denetleme ve Analize Ait Kurallar

a) İl Merkezinde: Şehir merkezine giriş ve çıkış yollarında ve şehir içinde kömür satışı yapılan yerlerde, 24 saat esasına göre Belediye Başkanlığı Zabıtaları (3 Zabıta Memuru) ile İl Emniyet Müdürlüğü (3 Polis), İl Sağlık Müdürlüğü (3 Çevre Sağlığı Teknisyeni), Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü (2 şoför) ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü elemanlarının katılımıyla oluşturulan "Hava Kirliliği Denetim Ekibi" tarafından denetim yapılacaktır.

Mali denetim için İl Defterdarlığından eleman görevlendirilecektir. Mücavir alan sınırları dışında İl Jandarma Komutanlığından görevlendirilecek ekipler aracılığıyla denetim yapılacaktır.

Gerektiğinde TSE Bölge Müdürlüğü ve Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğünden eleman görevlendirilecektir. Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü ile irtibat için Alo 175 nolu hat kullanılacaktır.

Ayrıca Denetim Ekibi gerektiğinde çevre ile ilgili diğer konularda da denetim yapacaktır.

İlçe Merkezlerinde: 1) İş İdaresi, İş Organizasyonu ve Koordinasyonu Kaymakamlıklarca yürütülecektir. Denetim ekipleri; Sağlık Grup Başkanlıkları, Belediye Başkanlığı ve istenmesi halinde İlçe Emniyet Müdürlükleri (Jandarma Bölgesinde ise İlçe Jandarma Komutanlığı) ile gerek görülen ilgili diğer kamu kurum elemanlarından oluşturulacaktır.

2) İlçe merkezlerinde denetim esnasında tutulan tutanaklara (il merkezine gönderilmeyerek) gerekli yasal işlemler Kaymakamlıklarca yapılacaktır.

3) İlçelerde yapılan işlemler hakkında özet rapor düzenlenerek, aylık olarak Valiliğe (İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne) bilgi verilecektir.

4) Denetim Ekibi çevre ile ilgili diğer konularda da denetim yapacaktır.

5) Ayrıca gerektiğinde İl Merkezi Denetim Ekibi İlçe ve Köylerde denetim yapacak ve denetim esnasında gerektiğinde numune alacaktır.

b) Çorum-Merkez ve ilçeleri mücavir alan sınırları içerisinde satışa sunulacak kömürler ile sıvı yakıtlar her aşamada denetlenecektir. (üretim yerinde, depoda, taşınırken, boşaltma ve tüketim esnasında) Denetimlerde gerektiğinde numune alınacak olup, alınan yakıt numune bedelleri ve analiz ücretleri satıcı ana bayii tarafından karşılanacaktır. Numune alındıktan sonra (bir) 1 hafta içerisinde analiz ücreti yatırılacaktır. Analiz ücretini yatırmayan firmaların satış izni iptal edilecektir.

c) İlimiz merkezine ısınma amaçlı yakıt girişleri mevcut kontrol noktalarından yapılacak olup, buradaki kontrollerde yakıt menşei belgesi, sevk irsaliyesi ve kantar fişi ilgililere verilecektir. (Bu belgeler üç nüsha olup, bir nüshası satıcı ana firmada kalacak, iki nüshası taşıyıcıya verilecektir. Bu belgeler kontrol noktasındaki girişlerde ilgiliye ibraz edilecek, menşei belgesine kontrol edildi damgası basılıp, bir nüshası imzalandıktan sonra sürücüye iade edilecektir.

d) Yakıt menşei belgesi tesis ve ocak yetkililerince düzenlenecek olup, belgede ruhsat sahibi veya işletmecinin adı, adresi, telefon, faksı, araç sürücüsünün adı, nakliyat şirket ünvanı, aracın plaka nosu, yakıta ait bilgiler ile yakıtın ilimizde satıldığı firma adı ve yer belirtilecektir. Belgelerdeki bilgilerin gerçek dışı olduğunun belirlenmesi halinde belgeyi düzenleyenler hakkında yasal işlem yapılacaktır. Kömür kantar fişinde de tonajın yanısıra torba adedi de belirtilecektir.

e) Denetim Ekibinin kontrolü sırasında, taşıma aracında, depoda, tüketim yerinde yapılan kontrollerde tespit edilen ve kararda belirtilen özelliklere uymayan katı ve sıvı yakıtlar yed-i emine alınarak yakılması önlenecek ve yasaklara riayetsizlikten dolayı kaçak yakıt muamelesi yapılıp, cezai yaptırımlar uygulanacaktır.

f) Çorum il merkezi dışına transit geçişle sıvı ve katı yakıt nakliyesi yapan araçlar çevre yolunu kullanacaklardır. Bu araçların şehir içine girişleri ve geçişleri yasaktır.

g) Denetim Ekipleri tarafından yakıtın yed-i emine alınması durumunda, Çorum Belediyesince belirlenen depoda muhafaza işlemleri sırasında tahakkuk edecek işçilik, taşıma, park vb. masraflar, Çorum Belediyesince ilgilisinden tahsil edilecektir.

h) Kömür satış izni verilmiş firmalara ait kömürlerden her ay numune alınacak, her ay ithal ve yerli kömürlerden alınan toplam numune sayısına ilişkin olarak belirlenen analiz ücretleri, İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Döner Sermaye İşletmesi Saymanlığı T.C. Ziraat Bankası Çorum Şubesi nezdindeki 1516939 nolu hesabına satış izni verilmeden önce yatırılacak olup, analiz ücreti bedelinin yatırıldığına dair banka dekontu İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne gönderilecektir.

ı) Ayrıca şikayet durumunda kömür satış izni verilmiş firmalara ait kömürlerden alınan numunelere ilişkin analiz ücretleri, 1 hafta içerisinde ilgili hesaba yatırılacaktır. Analiz ücretini yatırmayan firmaların satış izni iptal edilecektir.

j) İsteğe bağlı analizler için ilgiliden ayrıca ücret alınacaktır.

Madde 8 —Cezai Yaptırımlar:

Yukarıdaki önlemlerin uygulanabilmesi için taahhütname şartlarının caydırıcı olması esas alınmıştır.

a) Satış izin belgesi olmayan firmalardan getirilen ve/veya kömür kontrol noktasından girişi yapılmayan, kaçak kömürlerin ocakta, üretim tesisinde, satışa veya kullanıma hazır durumda depoda, konutlarda, işyerlerinde, araçta veya denetimlerde tespiti halinde, sözkonusu yakıtlara yed-i eminle el konulacak, ayrıca araç bağlanacaktır. Yed-i emine alınan yakıt gerektiğinde Çorum Belediyesinin göstereceği otopark ve/veya depoya nakil edilecektir.

b) Faturasız, belgesiz ve eksik belgeli kömür satan ve kullananlar ile, açıkta dökülmüş olarak yakalanan yerli ve ithal kömürlerin sorumluları hakkında Çevre Kanununun kirletme yasağına muhalefetten idari para cezası uygulanacaktır.

c) Denetimler esnasında, olumsuzlukların tespiti halinde, yükümlülüğün ihlaline göre, Çevre Kanunu gereğince, idari para cezası, yakıt satışının durdurulması, satış izin belgesinin iptali gibi cezalar uygulanacaktır.

d) Tüketiciler ısınma amaçlı olarak yukarıda belirtilen vasıflara haiz kaliteli kömür almakla ve kullanmakla yükümlüdürler. Tüketiciler ısınma amaçlı kullanılacak kömürleri izin belgeli/ruhsatlı mahrukatçılardan alacaklardır. Isınma amaçlı olarak kullanılacak kömürler hiçbir surette sanayi kurumlarından satın alınmayacaktır.

e) Tüketiciler her ne miktarda olursa olsun açıkta, torbasız kömür almayacak ve depolarında bulundurmayacaktır.

f) Tüketiciler, satıcı firmalardan son tarihli fatura, satış fişi, kantar fişi, sevk irsaliyesi, kömür menşei belgesi almak ve denetleme sırasında bunları ilgililere ibraz etmekle yükümlüdürler. Kantar fişinde kömürün tonajı ile birlikte torba adedi de yazdırılacaktır.

g) Kömürlerin yakımı esnasında torbalar kesinlikle kazana, sobaya atılmayacak, biriktirilerek Kömür ve Odun Satıcıları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine teslim edilecektir. Dernek tarafından aylık toplanan torba adedi İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bildirilecektir. Apartman yöneticileri alınan kömürlere ait torbaları Kömür ve Odun Satıcıları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğine teslim etmekle yükümlü olup, teslim etmeyen yöneticiler hakkında, Çevre Kanunu gereğince yasal işlem uygulanacaktır.

h) Yapılacak denetimlerde istenen belgeleri ibraz etmeyen, Çorum İli Mahalli Çevre Kurulunca belirlenen özelliklere sahip olmayan katı ve sıvı yakıt kullanan tüketicilere, Çevre Kanununun kirletme yasağına ilişkin 8 inci maddesine muhalefet nedeniyle idari para cezası uygulanacak ve yakıtlar yed-i emine alınacaktır.

ı) İşyerleri, kamu kurum ve kuruluşları ve konutlarda ateşçi belgesi olmayan, ehliyetsiz kaloriferci çalıştırılmayacaktır. Aksi halde işyeri sahibi ve yöneticiler hakkında yasal işlem yapılacaktır.

j) Kaçak, kalitesiz, özelliklere uygun olmayan yakıt üreten, depolayan, satan, kömür/sıvı yakıt bayileri ile her türlü resmi ve özel kişi, kurum ve kuruluşlara yasalarda belirtilmiş cezai işlemler aynen uygulanacaktır.

k) 5442 sayılı İl İdaresi Kanununun 9/Ç ve 11/C maddeleri uyarınca alınan bu tedbirlere riayet etmeyenler hakkında aynı kanunun 66 ncı maddesi, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun ilgili maddeleri, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nun ilgili maddelerine göre yasal işlem uygulanacaktır.

l) Normal veya ihbar üzerine yapılan denetimler neticesinde, kömür satış izin belgesi olan firmalar, pazarlamacılar ve ruhsatlı kömür satışı yapan mahrukatçılara uygulanacak cezai işlemler:

(1) Birinci olumsuzlukta 2872 Sayılı Çevre Kanununun ilgili maddelerine göre idari para cezası uygulanacaktır.

(2) Fiilin ikinci defa tekrarı halinde 2872 sayılı Çevre Kanununun 23 üncü maddesine göre idari para cezası uygulanacaktır.

(3) Fiilin üçüncü defa tekrarı halinde idari para cezası uygulanarak, Yakıt Satış İzin Belgesi iptal edilecek, kömür satışı yapan mahrukatçılar için ruhsatı veren yetkili mercii tarafından çalışması durdurulacaktır.

m) Çorum dışındaki firmalara yaptırımlar aynen uygulanarak, durum ilgili Valiliğine bildirilecektir.

n) Defterdarlıkça tahsil edilen idari para cezaları hakkındaki bilgiler bu kurum tarafından her ay Valilik Makamına ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bildirilecektir.

Madde 9 — Uyarı Kademelerinde Alınacak Önlemler:

İlimizde hava kirliliğinin sınır değerleri aşması durumunda uygulamaya konulacak olan uyarı kademelerinin değerlendirilmesi sonucunda;

 

Uyarı Kademeleri ve Kirlilik Dereceleri

SO2 (µg/m3)

Havadaki Asılı Partikül Madde µg/m3

1. Kademe

700

400

2. Kademe

1000

600

3. Kademe

1500

800

4. Kademe

2000

1000

(Nispi nem miktarının % 90 ın üstüne çıkması halinde, yukarıdaki bütün değerler % 10 eksiği ile uygulanacaktır.)

1. Kademe Uyarı Planı ve Önlemleri:

24 saatlik ortalama 700 mikrogram / m3 SO2 ve 400 mikrogram / m3 partikül madde olduğunda;

a) Isınma amaçlı kullanılan tüm kalorifer kazanları ve sobalar günde 2 defa 4 er saat olmak üzere 8 saati geçmeyecek şekilde yakılacaktır.

b) Tatil günlerinde (hastaneler, yatılı okullar, öğrenci yurtları, yaşlılar ve güçsüzler yurtları, terminaller, kolluk binaları hariç) tüm kamu bina ve tesisleri ile, özel iş yerlerinde kömür kullanan kalorifer ve sobalar yakılmayacak, teknik bakımdan söndürülmesi mahsurlu görülen kalorifer kazanları en az düzeyde yakılacaktır.

2. Kademe Uyarı Planı ve Önlemleri:

24 saatlik ortalama 1000 mikrogram / m3 SO2 ve 600 mikrogram / m3 partikül madde olduğunda; 1. kademedeki önlemlere ek olarak;

a) 2. ve 3. Sınıf Gayrı Sıhhi Müesseseler %50 kapasite ile çalışacaklardır.

b) Isınma amaçlı kullanılan tüm kalorifer kazanları ve sobalar günde 2 defa 3 er saat olmak üzere 6 saati geçmeyecek şekilde yakılacaktır.

3. Kademe Uyarı Planı ve Önlemleri:

24 saatlik ortalama 1500 mikrogram / m3 SO2 ve 800 mikrogram / m3 partikül madde olduğunda; 2. kademedeki önlemlere ek olarak;

a) 1. Sınıf Gayrı Sıhhi Müesseseler faaliyetlerini % 50 düşürecek şekilde çalışacaklardır.

b) Motorlu taşıtlarda tek / çift plaka uygulamasına geçilecektir.

c) İlköğretim okulları tatil edilecektir.

d) Isınma amaçlı kullanılan tüm kalorifer kazanları ve sobalar günde 1 defa 3 saati geçmeyecek şekilde yakılacaktır.

4. Kademe Uyarı Planı ve Önlemleri:

24 saatlik ortalama 2000 mikrogram / m3 SO2 ve 1000 mikrogram / m3 partikül madde olduğunda, 3. kademedeki önlemlere ek olarak;

a) Tüm okul, resmi daire ve işyerleri tatil edilecektir.

b) Zorunlu ihtiyaç maddeleri üreten ve halk sağlığını doğrudan ilgilendiren işyerleri dışındaki tüm işyerlerinin faaliyetleri durdurulacaktır.

c) Resmi makam otoları, askeri, emniyet, itfaiye, ambulans ve zorunlu ihtiyaç maddeleri taşıyan araçlar, kordiplomatik otolar ve taksiler hariç olmak üzere, tüm motorlu araçlar trafikten men edilecektir.

d) Kalorifer ve sobalar tamamen söndürülecek, sağlık kurum ve kuruluşları kendi bünyelerinde gerekli önlemleri alarak elektrikli ısınma cihazlarını ihtiyaçlarına göre kullanacaklardır.

e) Tüm kamu ve özel hastaneler ile diğer tedavi kurumları ihtiyacı karşılayacak şekilde yatak, ilaç ve malzemeleri hazır bulunduracaklardır.

f) Özel ve resmi ambulanslar en kısa sürede İl Sağlık Müdürlüğü emrine verilecektir.

Madde 10 — Diğer Konular:

a) Kış sezonu süresince hava kirliliğinde ortaya çıkabilecek ciddi tehlikelere karşı önceden önlem almak üzere İl Çevre ve Orman Müdürlüğü, Meteoroloji Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü arasında sürekli iş birliği sağlanacak ve Meteoroloji Müdürlüğünden haftalık hava tahmin raporu alınacaktır.

b) Isınma ve sanayi amaçlı olarak atık yağ, atık lastik, plastik malzemeler, plastik kömür torbaları, kırpıntı, üstübü, vb. atık ve artıkların her ne suretle olursa olsun soba ve kalorifer kazanlarında yakılması yasaklanmıştır. Yakanların tespiti halinde uyarıya gerek kalmaksızın yasal işlem uygulanacaktır.

c) İlimizdeki kamu, kurum ve kuruluş, iş yerleri ile meskenlere ait bacaların bakım ve temizlikleri 01/10/2004 tarihine kadar yaptırılıp, periyodik temizlikleri sürdürülecektir.

d) Soba ve kaloriferler 15/10/2004 tarihinden itibaren yakılmaya başlanacaktır. Kış dönemi (Ekim – Mart) süresince soba ve kaloriferler bina dışındaki hava sıcaklığı gece ve gündüz 15 derecenin üzerinde olduğu günlerde yakılmayacaktır.

e) Soba ve kaloriferler bina dışındaki hava sıcaklığı gece ve gündüz 15 derecenin altında olduğu günlerde, günün istenilen saatinde yakma talimatnamesine uygun olarak ancak kesif duman çıkarmadan yakılacaktır. Kalorifer kazanları zorunlu olmadıkça söndürülmeyecektir. Kaloriferlerin yakma talimatnamesine uygun olarak yakılmadığı tespit edilen bina/işyeri yöneticiliğine yasal işlem uygulanacaktır.

f) Kalorifer ve sobalar, kamu, kurum ve kuruluşları binalarında iç ortam sıcaklığı 18°C, hastaneler, yatılı ve gündüzlü okullar, öğrenci yurtları, huzurevi, terminal binası, kreşler ve bütün meskenlerde iç ortam sıcaklığı 20°C’ den yukarı olmayacak şekilde yakılacaktır.

g) İlimizin meteorolojik verileri ve topoğrafik yapısı gereği sis ve inversiyonun şehir merkezinde daha çok sabah erken saatlerinde ve akşam saatlerinde ileri boyutlara ulaşması nedeniyle; tüm kamu, kurum ve kuruluşları ile özel ve tüzel kişilere ait binalarda kaloriferlerin sürekli yanması en ideali olmakla birlikte, böyle bir durumda gerektiğinde semtler itibariyle, sönen kaloriferlerin ilk yanma saatleri aşağıdaki şekilde düzenlenecektir.

Sabah : 09:00 – 10:00

Öğleden Sonra : 14:00 – 15:00

h) Kaloriferli bina ve apartmanlarda, noter tasdikli kontrol defteri bulundurulacak, defterin şekli ve kapsamı İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce belirlenecek, bu defter yönetici tarafından ibraz edilecektir.

i) Hava kirliliği ile ilgili olarak Mahalli Çevre Kurulunca alınan Kararların kamuoyuna duyurulması ve vatandaşların bilgilendirilmesi için; İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce gerekli çalışmalar yapılacak, bunun için afiş, broşür, el ilanı ve kitapçık bastırılması, dağıtılması, yerel basın ve yayın organlarında çevre eğitimi çalışmaları yapılacaktır.

j) Hava kirliliği ölçüm sonuçları, İl Sağlık Müdürlüğü tarafından Valilik Makamına (İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne) günlük olarak bildirilecektir.

Madde 11 —Bu Karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 12 —Bu Kararı Çorum Valisi yürütür.

 

 

 

EK-3 : Çorum ili sınırları içinde kömür satacak firmalar için taahhütname örneği:

 

1 — 30/03/2004 tarih ve 2004/4 sayılı Çorum Mahalli Çevre Kurulu Kararı ile bundan sonraki Mahalli Çevre Kurulu Kararlarına uyacağımı,

2 — Çorum ili sınırları içerisinde 2004/4 sayılı Mahalli Çevre Kurulunda kabul edilen özellikteki kömürleri otomatik paketleme tesisi ile sadece torbalar halinde satışa sunacağımı, torbaların 25 – 40 kg’lık laminel çuval olacağını,

3 — Çorum ili sınırları içinde satışa sunacağım,

............................... kömürünü, ....................... renkte torba ve ..................... marka ile, ................................kömürünü, ...................... renkte torba ve ..................... marka ile, ............................. kömürünü, .......................renkte torba ve ........................ marka ile,

satışa sunacağımı,

4 — Çorum ili sınırları içinde satılacak kömür torbaları üzerinde "Çorum İlinde tüketilmek üzere üretilmiştir" ile "Torbaların yakılması zararlı ve yasaktır" ibarelerini yazacağımı, firmamın adını, adresini ve telefonunun açık olarak yazıldığı "torba tanıtım kartını" monte edeceğimi,

5 — Kömürlerin doldurulacağı torbalar üzerine; kömürlerin özelliklerini, üretici firma adını, takribi ağırlığını, % olarak kükürt ve kcal olarak kalori değeri ile briket kömürler için bağlayıcı madde cinsini ve kırılma mukavemetlerini kolayca okunacak şekilde yazacağımı,

6 — Üretim tarihini ve seri numarasını kolayca okunacak şekilde etiket üzerine yazacağımı,

7 — Çevre şikayetlerinin değerlendirildiği "Alo 181 Çevre" hattını okunacak şekilde torba üzerine yazacağımı,

8 — Kömür satışı yapılacak tesiste karışımın homojen olması için otomatik olarak eleme, torbalama ve tartı sistemi olacağını,

9 — Briket kömürde kullanılacak kömürlerin kalorisini (kcal) ve ebatlarını (mm) olarak yazacağımı,

10 — Briket kömür imalatında bağlayıcı madde olarak resmi kurum laboratuvarlarından alınan analiz sonuçlarına göre, kanserojen madde olmadığı ispatlanmış bağlayıcı maddeleri kullanacağımı ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne bildireceğimi,

11 — İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne her ayın 5’i ile 10’u arasında bir önceki ayın sevk programını (Yakıt satılan yerin ismi ve miktarını belirten listeyi) eksiksiz olarak vereceğimi, sevk programını eksik bildirmem halinde 2004/4 sayılı Mahalli Çevre Kurulu Kararında belirlenen cezai müeyyidelerin uygulanmasını kabul edeceğimi,

12 — Çorum ili sınırları içinde sadece ruhsatlı mahrukatçılara ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğünden (Mahalli Çevre Kurulundan) izin alan pazarlamacılara kömür satışı yapacağımı, doğrudan tüketiciye satış yapmayacağımı,

13 — Sevk edilecek her parti kömür için, bayii ve tüketiciye verilmek üzere kantar fişi (kantar fişinde yakıt tonajı ile birlikte torba adedi de belirtilecektir.), sevk irsaliyesi ve kömür menşei belgesini ilgililere vermek üzere üç nüsha olarak hazırlayacağımı,

14 — Kömür menşei belgesinde ruhsat sahibi veya işletmecinin adını, adresini, telefon ve faks numarasını, araç sürücüsünün adı, ünvanı, nakliye şirketi ünvanı, aracın plaka nosu, kömüre ait bilgiler ile kömürün satıldığı firma adı ve kömür sevkiyatı yapılan yerin adını yazacağımı,

15 — Kalitesiz kömürlerden dolayı tüketicinin göreceği zararı karşılayacağımı, zararı karşılamadıkça "Kömür İşleme ve Satış İzin Belge"min askıya alınıp, kömür sevkiyatımın durdurulmasını kabul edeceğimi,

16 — Üretim yerinden, depodan, taşıma aracından, satış yerinden, bayiden ve tüketiciden alınan numunelerin analiz sonucunun olumsuz çıkması halinde 2004/4 sayılı Mahalli Çevre Kurulu Kararının ilgili maddelerindeki müeyyidelerin uygulanmasını kabul edeceğimi,

17 — Mahalli Çevre Kurulunda belirlenen özelliklere uygun olmayan kömür gönderilmesinin tespiti halinde sözkonusu kömürleri taşıma masrafı ile birlikte geri alacağımı,

18 — Satışa arz ettiğim kömürlerin analizleri için İl Çevre ve Orman Müdürlüğünce belirlenen miktar üzerinden ödemeyi yapacağımı, kendi isteğim üzerine şahit numunenin çalışılması durumunda, analiz ücreti olarak ayrıca belirlenen miktarı ödemeyi kabulleneceğimi, İl Çevre ve Orman Müdürlüğüne her an için numune verebileceğimi ve numune alınırken zorluk göstermeyeceğimi,

19 — Mahrukatçılardan ve tüketiciden alınan numune analiz bedellerini karşılayacağımı,

20 — Kendi adıma veya mahrukatçı esnafına yaptığım torbadan doğacak her türlü yaptırıma razı olacağımı,

21 — Çorum Valiliğinden izin alınan yer dışında depolama ve torbalama işlemi yapmayacağımı,

22 — Torba ağızlarının dikimi esnasında firmanın antetli kağıdını da birlikte dikeceğimi ve İl Çevre ve Orman Müdürlüğü Kömür Ekibine torbayla birlikte bir örneğini vereceğimi, torbanın başkaları tarafından tekrar kullanılmasını önlemek için başka tedbirler alacağımı,

23 — İthal kömür, yerli kömür ve briket kömür ile ilgili her biri için ayrı olmak üzere yakma kılavuzlarını hazırlayıp, tüketici ve bayilere vereceğimi,

24 — Kömürleri torbalarken, üzerinde belirtilen kömür cinsine (portakal, ceviz, fındık vb.) uygun kömürleri dolduracağımı, karışım olması halinde 4077 sayılı "Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun"un ilgili maddeleri ile Çevre Kanunu uyarınca uygulanacak yasal yaptırımı kabul edeceğimi,

25 — Çorum ili sınırları içerisine ısınma ve sanayi amaçlı yapılacak kömür sevkiyatında, yakıt girişlerini Kömür Kontrol Noktası’ndan yapacağımı,

26 — Uygulamalar esnasında doğabilecek aksaklıkların giderilmesi için Çorum Valiliği İl Çevre ve Orman Müdürlüğü’nün koyacağı yeni şartları tek taraflı olarak peşinen kabul edeceğimi,

 

Not : Bu taahhütnameyi kendi adına özelliklere uygun kömür üretimi yapmak isteyen üretici (fason üretici) ile tesis sahibi firma karşılıklı imzalayacaktır.

 

Taahhüt ederim.

 

 

Firma Ünvanı :

Yetkili İmza :

Tarih :

 

 

Firma Adresi :

Firmanın Bağlı Olduğu Vergi Dairesinin Adı :

Firmanın Vergi Sicil Numarası:

 

EK-4: Çorum ili sınırları içinde kömür pazarlayacaklar firmalar için taahhütname örneği:

 

1 — Çorum Valiliği Mahalli Çevre Kurulunun 30/03/2004 tarih ve 2004/4 sayılı kararları ile bundan sonraki Kararlara uyacağımı,

2 — Yalnızca, Çorum Valiliğinden (İl Çevre ve Orman Müdürlüğü) izinli firmalardan ilimizde ruhsatlı mahrukatçılara yerli ve ithal kömürleri pazarlayacağımı,

3 — Mahrukatçıya verdiğim belgesiz, eksik belgeli, kaçak ve/veya Mahalli Çevre Kurulu’nca belirlenen özelliklere uygun olmayan kömürlere ceza kesilerek el konulacağı ve tüketicinin zararını karşılayacağımı, aksi takdirde pazarlamacı belgemin iptalini kabul ettiğimi,

4 — İlimiz mücavir alan sınırları içine sevk edilecek her parti kömür için, Kömür Kontrol Noktasında kayıt yaptırarak bayi ve tüketiciye verilmek üzere üretici firma tarafından alınan kantar fişi, sevk irsaliyesi ve kömür menşei belgesini ilgililere vereceğimi,

5 — Kalitesiz kömürlerden dolayı tüketicinin göreceği zararı karşılayacağımı, denetimlerde alınan kömürlerin, numune analiz ücretlerini karşılayacağımı,

6 — Uygulamalar esnasında doğabilecek aksaklıkların giderilmesi için Çorum Valiliğinin (Mahalli Çevre Kurulu’nun) koyacağı yeni şartları tek taraflı olarak kabul edeceğimi,

Taahhüt ederim.

 

 

Firma Ünvanı :

Yetkili İmza :

Tarih :

 

 

Firma Adresi :

Firmanın Bağlı Olduğu Vergi Dairesinin Adı :

Firmanın Vergi Sicil Numarası:

Sayfa Başı


YARGI BÖLÜMÜ

Anayasa Mahkemesi Kararları

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2001/119

Karar Sayısı : 2004/37

Karar Günü : 23.3.2004

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : Ankara Altıncı İdare Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 21.7.1953 günlü, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunu’nun 41. maddesinin 3418 sayılı Yasa ile değiştirilen son fıkrasının, Anayasa’nın 2. ve 129. maddelerine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Tahsil edilen kamu alacağının Merkez Bankası’na havale edilmesi sırasında meydana gelen gecikmeden dolayı adına kesilen para cezası ile ilgili işlemin iptali istemiyle açılan davada, itiraz konusu kuralın Anayasa’ya aykırı olduğu kanısına varan Mahkeme iptali için başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

“6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 41. maddesinde; Maliye Bakanlığı’nca belirlenen amme alacaklarının, yine Maliye Bakanlığı’nca tesbit edilen bankalar veya postahaneler aracı kılınmak suretiyle ödenebileceği, bankalarca tahsil edilen amme alacaklarının, tahsil edildikten sonra azami (7) gün içinde, postahaneler aracılığıyla tahsil edilenlerin ise, azami (10) gün içinde T.C. Merkez Bankası’na aktarılması gerektiği, tahsil edilen amme alacaklarının, yasada belirtilen azami sürelerde T.C. Merkez Bankası’na intikal ettirilmemesi halinde, amme alacağının, gecikme faiziyle birlikte tahsilatı yapan kuruluştan tahsil edileceği hükme bağlanmış, maddenin 2795 sayılı Yasa’yla eklenen, bilahare 3418 sayılı Yasa’yla değiştirilen son fıkrasında ise; “Tahsilatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının %10’u nispetinde ayrıca ceza tahsil olunur.” hükmüne yer verilmiştir.

Yukarıda alınan 41. maddenin gerekçesinde de belirtildiği üzere, anılan maddeyle, mükelleflerin vergilerini kolaylıkla ödeyebilmeleri için, postahaneler ve bankalar aracı kılınmak suretiyle ödeme imkanı getirilmiş, maddeye 2795 sayılı Yasa’yla eklenen beş fıkrada ise, bankalar ve postahaneler vasıtasıyla tahsil edilen amme alacaklarının Yasa’da belirtilen süreler içinde Merkez Bankası’na intikal ettirilmemesi halinde uygulanacak müeyyideler öngörülmüştür.

Getirilen müeyyideleri iki kısımda ele almak mümkündür.

1- Süresinde intikal ettirilmeyen amme alacağının, gecikme faiziyle birlikte, ilgili aracı kuruluştan tahsili

2- Süresinde intikal ettirilmeyen amme alacağının % 10’u oranında ve idari para cezası niteliğindeki miktarın, aracı kuruluşun müdürlerinden tahsili

Amme alacağının geç intikali nedeniyle, ilgili kuruluştan tahsil edilecek olan gecikme faizi, devletin, amme alacağını belli bir süre kullanmaması karşılığında alınan ceza niteliğinde olup devletin zararının önlenmesi amacını taşıdığı kuşkusuzdur. Sözkonusu gecikme zammının tahsili ile de, devletin uğradığı zararın giderilmiş olacağı açıktır.

Maddenin son fıkrasında yer alan “sorumlu müdür”den tahsili öngörülen % 10 oranındaki para cezasının ise, kamu görevlilerinin görev, yetki ve sorumlulukları ile personel hukuku yönünden değerlendirilmesi gerekmektedir.

Anayasa’nın 128. maddesinde; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzelkişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görüleceği belirtildikten sonra, kamu görevlilerinin görev ve sorumluluklarına ilişkin 129. maddede, memurlar ve kamu görevlilerine savunma alınmadan disiplin cezası verilemeyeceği, yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kamu görevlisine rücu edilmek kaydiyle ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak ancak idare aleyhine açılabileceği öngörülmüştür.

Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin, kusurlu davranışları nedeniyle disiplin yönünden cezalandırılması personel hukukunun genel prensiplerindendir. Genel personel kanunu niteliğindeki 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda da, fiilin ağırlık derecesine göre verilecek disiplin cezaları belirlenmiş, soruşturma usulü, süresi, disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar ayrıntılı şekilde düzenlenmiştir.

Anayasa’nın 129. maddesinde, disiplin cezalarından ayrı olarak, kamu görevlilerinin kusurlarından kaynaklanan tazminat davalarının, ancak, idare aleyhine açılabileceği, bilahare, ilgili kamu görevlisine rücu edilebileceği öngörülmektedir.

6183 sayılı Yasa’nın 41. maddesinde yer alan “sorumlu müdür”den tahsili öngörülen para cezasına bu açıdan bakılınca; anılan para cezasının, disiplin cezası niteliğinde olmadığı tartışmasızdır.

Sorumlu müdürden tahsili öngörülen para cezasının, memurun kusurlu davranışı sonucu oluşan bir zarara karşılık olup olmadığı hususuna gelince;

Tahsil edilen amme alacağının, T.C. Merkez Bankası’na geç intikal ettirilmesinden, tahsilatı yapan kuruluşun “müdür”ünün sorumlu olduğu, 41. maddenin sondan bir önceki fıkrasında ayrıca hükme bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, amme alacağının geç intikal ettirilmesinden sorumlu tutulan müdürün, geç intikal nedeniyle ilgili kuruluştan tahsil edilen gecikme zammının “rücu” yoluyla muhatabı olacağında kuşku yoktur.

Şu halde, ortaya çıkan zarar, yalnızca geç intikalden doğan gecikme zammı olduğuna göre, gerek 41. maddenin sondan bir önceki fıkrası, gerekse, paralel hüküm getiren Anayasa’nın 129. maddesi uyarınca, “müdür”ün, rücu yoluyla oluşan zarardan (gecikme zammından) sorumlu tutulması mümkündür.

Buna göre, kusurlu davranışı nedeniyle sorumluluğu bulunan ve bu sorumluluk gereğince, bünyesinde yer aldığı kurumun ödediği gecikme zararından, rücu yoluyla sorumlu tutulan müdürün, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin sorumluluklarının belirlendiği 129. maddedeki sorumlulukları aşar nitelikte olan ve memurların sorumluluk türleri arasında yer almayan “idari para cezası” ile cezalandırılmasını öngören 6183 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin son fıkrasının, Anayasa’nın 129. maddesi ile “hukuk devleti” olma özelliğinin vurgulandığı 2. maddesine aykırı olduğu sonucuna varılarak, 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28/2 maddesi uyarınca, Anayasa’ya aykırılık hakkında karar verilmek üzere, dosyada bulanan belgelerin onaylı örnekleriyle birlikte Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na gönderilmesine, 30.11.2000 tarihinde oybirliği ile karar verildi.”

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

6183 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin 3418 sayılı Yasa ile değiştirilen itiraz konusu son fıkrası başvuru tarihi itibarıyle şöyledir:

“Tahsilatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının %10’u nispetinde ayrıca ceza tahsil olunur.”

B- Dayanılan Anayasa Kuralları

Başvuru kararında itiraz konusu kuralın Anayasa’nın 2. ve 129. maddelerine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Samia AKBULUT, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN’ın katılmalarıyla dosyada eksiklik bulunmadığından 27.2.2001 tarihinde işin esasının incelenmesine oybirliği ile karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralları ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Başvuru kararında Mahkeme, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin kusurlu davranışları nedeniyle disiplin yönünden cezalandırılmasının personel hukukunun genel ilkelerinden biri olduğu, bu konuda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda hükümler bulunduğu, Anayasa’nın 129. maddesinde ise disiplin cezalarından ayrı olarak kamu görevlilerinin kusurlarından kaynaklanan tazminat davalarının idare aleyhine açılabileceği, ancak, daha sonra kamu görevlisine rücu edilebileceğinin hükme bağlandığı, bu çerçevede bankalar ve benzeri kuruluşlar tarafından tahsil edilen amme alacağının Merkez Bankası’na geç intikal ettirilmesi nedeniyle ilgili kurum adına kesilecek gecikme zammının banka şube müdüründen rücu yoluyla tahsil edileceğinde kuşku bulunmadığı, ortaya çıkan zarar kamu alacağının Merkez Bankası’na geç intikal ettirilmesinden kaynaklandığına göre, 6183 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin sondan bir önceki fıkrası hükmü şube müdürünün oluşan zarardan sorumlu olduğu, bu durumda kusurlu davranışı nedeniyle sorumluluğu bulunan şube müdürünü Anayasa’nın 129. maddesindeki sorumluluğu aşar nitelikte “idari para cezası” ile cezalandırmasının Anayasa’nın 2. ve 129. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Mükelleflerin vergi dairelerinde büyük güçlüklerle karşılaşmalarını önlemek amacıyla vergilerini postane ve bankalar aracılığıyla ödemelerine olanak sağlayan 41. maddenin 3418 sayılı Yasayla değişik itiraz konusu son fıkrasında “tahsilatı yapan ilgili kuruluşların, bu görevleri süresinde yerine getirmeyen sorumlularından, ödemeye konu amme alacağının %10’u nisbetinde ayrıca ceza tahsil olunur” denilmektedir.

Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, eylem ve işlemleri hukuka uygun, insan haklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlarından kaçınan, hukukun üstün kurallarıyla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık, yasaların üstünde yasakoyucunun da uyması gereken Anayasa ve temel hukuk ilkelerinin bulunduğu bilincinde olan devlettir. Yasakoyucu, yalnız yasaların Anayasa’ya değil, Anayasa’nın da evrensel hukuk ilkelerine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür. Bu bağlamda hukuk devletinde, ceza hukuku alanında olduğu gibi idari para cezalarına ilişkin düzenlemelerde de kuralların, önleme ve iyileştirme amaçlarına uygun olarak ölçülü, adil ve orantılı olması gerekir.

Yasakoyucu idari para cezalarına ilişkin yasa kurallarını düzenlerken ceza politikası gereği bir takım tercihler ortaya koyarak yasal düzenlemeler yapabilir. Hangi eylemlerin idari para cezasını, hangilerinin adli para cezası ya da hapis cezasını gerektirdiği ve bu cezaların miktarı konusunda yasakoyucunun takdir hakkı bulunmakla beraber bu tercih serbestisi Anayasa’nın genel ve özel kuralları çerçevesinde olacaktır.

İtiraz istemine konu kurala göre, tahsil edilen amme alacağını süresinde Merkez Bankası’na ya da vergi dairelerine intikal ettirmeyen bankalarda veya postanelerde görevli şube müdürlerinin tamamı, geciktirme süresine ve miktarına bakılmaksızın %10 oranında idari para cezasına tabi kılınmaktadır. Aynı maddenin beşinci fıkrasında ise tahsil edilen amme alacağının süresi içinde ilgili yerlere intikal ettirilmemesi halinde tahsilatı yapan kuruluşlardan gecikme zammı alınacağı belirtilmektedir. Bu fıkra ile amme alacağının geç intikal ettirilmesi nedeniyle doğan zararın gecikme zammı alınmak suretiyle giderilmek istendiği açıktır. Ancak, gecikme cezası ödeyen kuruluşların amme alacağının geç ödenmesinde sorumluluğunu saptadığı görevlilere rücu etme olanağı da bulunmaktadır. Bu durumda sorumlu görevlinin hem gecikme zammını hem de %10 para cezasını birlikte ödemesi sonucu doğmaktadır.

Bu nedenle, tahsil edilen kamu alacağının süresinde ilgili yerlere aktarılmasındaki gecikmeden dolayı, kamu alacağının yüzde onu oranında idari para cezası öngörülmesi bu cezaların çok yüksek miktarlara ulaşması sonucunu doğurabilecektir. Böylece yasa hükmü, sorumluları ödeme güçlerini aşan, adaletli ve eylemle orantılı olmayan ölçüsüz bir yükümlülükle karşı karşıya bırakmaktadır. Bu ölçütlerden yoksun olarak konulan Yasa kurallarının Anayasa’nın 2. maddesinde sözü edilen hukuk devleti ilkesine uygun olduğundan söz edilemez.

Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural Anayasa’ya aykırıdır.

Başvuran Mahkeme söz konusu Yasa kuralının Anayasa’nın 129. maddesine de aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de, itiraz konusu kuralın bu maddeyle ilgisi görülmemiştir.

VI- SONUÇ

21.7.1953 günlü, 6183 sayılı “Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun”un 41. maddesinin 3418 sayılı Yasa ile değiştirilen son fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE, 23.3.2004 gününde OYBİRLİĞİYLE karar verildi.

 

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fazıl SAĞLAM

Üye

A. Necmi ÖZLER

 

—— • ——

Anayasa Mahkemesi Başkanlığından:

Esas Sayısı : 2000/85

Karar Sayısı : 2004/61

Karar Günü : 13.5.2004

İTİRAZ YOLUNA BAŞVURAN : İskenderun 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

İTİRAZIN KONUSU : 17.7.1964 günlü, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun Ek 24. maddesinin 3995 sayılı Yasa ile değiştirilen (L) bendinin, Anayasa’nın 10. maddesine aykırılığı savıyla iptali istemidir.

I- OLAY

Ödenen sosyal yardım zammının tahsili için tebliğ edilen ödeme emrine karşı, açılan davada davacının itiraz konusu kuralın, Anayasa’ya aykırılığı iddiasını ciddi bulan Mahkeme, iptali istemiyle başvurmuştur.

II- İTİRAZIN GEREKÇESİ

Başvuru kararının gerekçe bölümü şöyledir:

“Anayasa’nın 10. maddesi uyarınca inceleme : 506 sayılı Yasa uyarınca :

Sigortalı sayılanlar başlıklı 2. maddesi:

“Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar.”

İşveren ve işveren vekilinin tarifi başlıklı 4. maddesi:

“Bu kanunun uygulanmasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişiler işverendir.”

Görüldüğü üzere, 506 sayılı Yasanın düzenlenmesinde işçi/sigortalı ile işveren arasında kamu-özel sektör ayırımı yapılmamıştır. Kamu kurumu nitelindeki işyerlerinde işçi çalıştıran kamu kuruluşları da 506 sayılı SSK anlamında birer işverendir. Gerek kamu ve gerekse özel sektör, çalıştırdığı işçiler için yasada öngörülen şekilde kendisine düşen prim ödeme yükümlülüğü içinde olup, kamu kesimi farklı özel kesim farklı prim ödeme sistemine tabi tutulmamıştır. Keza emekli olan sigortalılara yapılan emekli aylığı ödemelerinde kamu sektöründen emekli olanlarla, özel sektörden emekli olanlara farklı emekli maaşı ödenmesini öngören böylece emekliler arasında ayrım yaratacak bir düzenleme de mevcut değildir. Bu noktaya kadar gerek emekli sigortalılara yapılan maaş ödemelerinde ve gerekse kurumun kamu/özel sektörden yaptığı prim tahsilatlarında uygulama farklılığı yasal olarak mevcut değildir.

Kamu/özel sektör ayırımı sadece SSK tarafından ödenen sosyal yardım zammının SADECE KAMU KESİMİ İŞVERENLERİNDEN GERİ ALINMASINI DÜZENLEYEN VE İPTALİ İSTENEN EK 24/L MADDESİNDE MEVCUTTUR. Yukarıda da açıklandığı üzere Anayasamızın 10/2. maddesinde belirlenen hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz kuralı, özel sektör işverenlerinden anılan sosyal yardım zammının geri alınmayacağı anlamını taşıyan ek 24/l m. düzenlemesi ile özel sektör işverenlerine açıkça bir imtiyaz tanımak suretiyle ihlal edilmiş olmaktadır.

Sosyal Sigortalar Kurumunun 506 sayılı Yasanın 2. maddesinde tarifi yapılan “sigortalı” kapsamına, hiç kuşkusuz kamu ve özel sektörde hizmet akdiyle bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılan tüm çalışanlar dahildir. Bu konu tartışma dışıdır. Dava konusu olayda doğrudan uygulanacak olan 506 sayılı Yasanın Ek 24/L maddesinde Kurumca, emekli olan sigortalılara yapılan sosyal yardım zammıyla ilgili sigortalıya yapılan ödemelerin rücuan kamu sektörü diye adlandırabileceğimiz işverenlerden tahsili öngörülmüş iken, özel sektör olarak tanımlanabilecek diğer işverenlerden aynı şekilde bir rücuan tahsil edilebilme keyfiyetinin ilgili maddede ya da başka bir yasada veya KHK de düzenlenmemiş olması, anılan her iki sektör arasında kamu sektörü aleyhine farklılık yaratıldığı her türlü izahtan varestedir.

Burada yasa koyucunun Sosyal Sigortalar Kurumu’nun içinde bulunduğu mali krizin hafifletilmesi maksadıyla kaynak yaratma çabası içinde bulunarak ek 24/L maddesini vazettiği ve bu kaynağın da kamu sektörü işverenlerinden sosyal yardım zammının rücuan tahsil edilmesi, buna karşılık özel sektör işverenlerinin bu madde kapsamı dışında tutulması şeklinde yasal düzenlemeyi yaptığı ve yasama yetkisini bu takdirle kullandığı anlaşılmaktadır.

Bu durum, Mahkememizce Anayasa’nın 10. maddesine aykırılık taşıdığı iddiasıyla Yüce Mahkeme önüne itiraz başvurusuyla getirilmiştir. Gerçekten de 506 sayılı Yasanın başka hiçbir maddesinde işverenler arasında kamu - özel sektör işverenliği veya başka bir ad altında ayırımlar yapılmamış, işverenliklerin hukukunda teklik esası benimsenmiş, sigortalı ve işveren tarifinde kişi, zümre, grup ayırımı yapılmamıştır. Bu yeknesaklığı sosyal sigortalar mevzuatını oluşturan diğer temel yasalarda da görebilmek mümkündür. Bütün bu yasal düzenlemeler kapsamında kategorik olarak sigortalı kabul edilenler ile işverenlik tanımı içerisinde kabul edilenler arasında bir fark söz konusu edilmemiştir.

Böylesi bir fark sadece 506 sayılı Yasanın ek 24/L maddesi kapsamında kamu sektörü işverenliği aleyhine kabul edilerek yasal düzenlemeye tabi tutulmuştur. Bu fark, aynı kategori içerisinde olduğu 506 sayılı Yasa ve diğer Sosyal Sigorta mevzuatı kapsamında açık seçik belli olan kamu ve özel sektör işverenlikleri arasında kanun önünde ayırımcılık yapılarak farklı yasal düzenlemeye tabi kılmak ve 506 sayılı Yasanın Ek 24/L maddesinde belirtilen sigortalıya yapılan sosyal yardım zammı ödemelerinin sadece bu maddede yazılı ve kamu sektörü işverenliklerinden rücuan tahsili keyfiyetinin, özel sektör işverenlikleri lehine imtiyaz teşkil edecek bir durum yarattığı, Anayasa’nın 10. maddesinin 1. fıkrasında ifadesini bulan kanun önünde eşitlik ilkesi ile, hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz şeklindeki 2. fıkrasına ve Devlet Organları ve İdare Makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun hareket etmek zorundadır şeklinde ifade edilen 3. fıkrasına açık bir aykırılık teşkil etmektedir.

SONUÇ VE İSTEM

Yukarıda açıklanan nedenlerle, 506 sayılı Yasanın ek 24/L maddesinin T.C. Anayasası’nın 10. maddesine aykırı olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesi arz olunur.”

III- YASA METİNLERİ

A- İtiraz Konusu Yasa Kuralı

506 sayılı Yasa’nın 1.6.1994 gün ve 3995 sayılı Yasa ile değişik Ek 24. maddesinin itiraz konusu (L) bendi şöyledir:

“Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruşlar ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonra ayrılanlardan; 506 sayılı Kanun hükümlerine göre malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlar adına Kurumca yapılır. Yukarıda belirtilen kuruluşlar adına, kurumca yapılan ilk sosyal yardım zammı ödemeleri ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgili kuruluşlarca kuruma ödenmemiş sosyal yardım zammı tutarları bu kuruluşlara yapılacak yazılı bildirim tarihinden itibaren en geç bir ay içinde defaten kuruma ödenir.

Kurumun yazılı bildiriminde isimleri belirtilenlere sonraki aylarda ödenmesi gereken sosyal yardım zammı tutarları, yeni bir bildirim beklenmeksizin ilgili kuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerinden önce Kurumun ilgili hesabına yatırılır.

Kurumlar vergisi mükellefi olan kurum ve kuruluşlarca bu madde gereğince yapılan ödemeler, Kurumlar Vergisi uygulamasında gider yazılabilir”.

B- Dayanılan Anayasa Kuralı

Başvuru kararında Anayasa’nın 10. maddesine dayanılmıştır.

IV- İLK İNCELEME

Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün 8. maddesi gereğince Mustafa BUMİN, Haşim KILIÇ, Yalçın ACARGÜN, Sacit ADALI, Ali HÜNER, Fulya KANTARCIOĞLU, Mahir Can ILICAK, Rüştü SÖNMEZ, Ertuğrul ERSOY, Tülay TUĞCU ve Ahmet AKYALÇIN’ın katılımlarıyla 19.12.2000 günü yapılan ilk inceleme toplantısında; öncelikle davada uygulanacak kural ve sınırlama sorunu görüşülmüştür.

A- Davada Uygulanacak Kural Sorunu

Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, mahkemeler, bakmakta oldukları davalarda uygulayacakları kanun ya da kanun hükmünde kararname kurallarını Anayasa’ya aykırı görürler veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık savının ciddî olduğu kanısına varırlarsa o hükmün iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurmaya yetkilidirler. Ancak, bu kurallar uyarınca bir mahkemenin Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilmesi için elinde yöntemince açılmış ve mahkemenin görevine giren bir davanın bulunması ve iptali istenen kuralın da o davada uygulanacak olması gerekmektedir. Uygulanacak yasa kuralları, davanın değişik evrelerinde ortaya çıkan sorunların çözümünde veya davayı sonuçlandırmada olumlu ya da olumsuz yönde etki yapacak nitelikteki kurallardır.

Başvuran Mahkeme’nin bakmakta olduğu davanın konusu sosyal yardım zammı ödemesine ilişkin olduğundan, 506 sayılı Yasa’nın Ek 24. maddesinin 3995 sayılı Yasa ile değiştirilen (L) bendinin son paragrafı itiraz başvurusunda bulunan Mahkeme’nin davada uygulayacağı kural değildir. Buna ilişkin itirazın başvuran Mahkeme’nin yetkisizliği nedeniyle reddine,

B- Sınırlama Sorunu

Anayasa’nın 152. ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’un 28. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi’ne itiraz yoluyla yapılacak başvurular, itiraz yoluna başvuran mahkemenin bakmakta olduğu davada uygulanacağı yasa kuralı ile sınırlı olduğundan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 3995 sayılı Yasa ile değiştirilen (L) bendinin son paragrafı dışında kalan bölümüne ilişkin esas incelemenin, “kanunla kurulan diğer kuruluşlar” arasında yer alan “barolar” yönünden yapılmasına,

oybirliğiyle karar verilmiştir.

V- ESASIN İNCELENMESİ

Başvuru kararı ve ekleri, işin esasına ilişkin rapor, itiraz konusu Yasa kuralı, dayanılan Anayasa kuralı ve bunların gerekçeleri ile diğer yasama belgeleri okunup incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü :

Başvuran Mahkeme, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 24. maddesinin (L) bendi gereğince sigortalıya yapılan sosyal yardım zammı ödemelerinin bu maddede sayılan kamu sektörü işverenlerinden rücuan tahsiline olanak veren düzenlemenin özel sektör işverenleri lehine imtiyaz oluşturduğunu, bu nedenle de kuralın Anayasa’nın 10. maddesindeki eşitlik ilkesine aykırı olduğunu ileri sürmektedir.

İtiraz konusu (L) bendinde, “Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştiraklerinden aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonra ayrılanlardan; 506 sayılı Kanun hükümlerine göre malullük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananların ilk sosyal yardım zammı ödemeleri, söz konusu kuruluşlar adına Kurumca yapılır.

Yukarıda belirtilen kuruluşlar adına, Kurumca yapılan ilk sosyal yardım zammı ödemeleri ile bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihe kadar ilgili kuruluşlarca kuruma ödenmemiş sosyal yardım zammı tutarları bu kuruluşlara yapılacak yazılı bildirim tarihinden itibaren en geç bir ay içinde defaten kuruma ödenir.

Kurumun yazılı bildiriminde isimleri belirtilenlere sonraki aylarda ödenmesi gereken sosyal yardım zammı tutarları, yeni bir bildirim beklenmeksizin ilgili kuruluşlarca, her ay emekli aylığı ödeme tarihlerinden önce Kurumun ilgili hesabına yatırılır.” denilmektedir.

Hukukun temel ilkeleri arasında yer alan eşitlik ilkesine, Anayasa’nın 10. maddesinde yer verilmiştir. Buna göre herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar.

Yasa önünde eşitlik ilkesi, hukuksal durumları aynı olanlar için söz konusudur. Bu ilke ile eylemli değil hukuksal eşitlik öngörülmüştür. Eşitlik ilkesinin amacı, aynı durumda bulunan kişilerin yasalar karşısında aynı işleme bağlı tutulmalarını sağlamak, ayırım yapılmasını ve ayrıcalık tanınmasını önlemektir. Bu ilkeyle, aynı durumda bulunan kimi kişi ve topluluklara ayrı kurallar uygulanarak yasa karşısında eşitliğin çiğnenmesi yasaklanmıştır. Yasa önünde eşitlik, herkesin her yönden aynı kurallara bağlı tutulacağı anlamına gelmez. Durumlarındaki özellikler, kimi kişiler ya da topluluklar için değişik kuralları ve uygulamaları gerektirebilir. Aynı hukuksal durumlar aynı, ayrı hukuksal durumlar farklı kurallara bağlı tutulursa Anayasa’da öngörülen eşitlik ilkesi zedelenmez.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 76. maddesi hükmüne göre barolar, avukatlık mesleğinin geliştirilmesi, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğün ve güvenin sağlanması, meslek düzeninin, ahlakının ve saygınlığının korunması, avukatların ortak ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla çalışmalar yürüten tüzel kişiliği bulunan meslek kuruluşlarıdır. Kanunla kurulan, kamu tüzel kişiliği olan ve bu nitelikleri nedeniyle kamu gücü kullanabilen baroların kuruluş amaçları, hukuksal durumları, gördükleri hizmetler açısından özel hukuk tüzel kişileri ile aynı hukuksal durumda oldukları söylenemez. Nitelikleri ve hukuksal durumları farklı olan özel hukuk tüzel kişileri ile baroları belirtilen yönlerden eşit görmek olanaksızdır. Değişik hukuksal durumda olanların farklı kurallara bağlı tutulmasının yasa önünde eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmayacağı açıktır.

Açıklanan nedenlerle iptali istenilen kural Anayasa’nın 10. maddesine aykırı değildir. İptal isteminin reddi gerekir.

Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU ve Fazıl SAĞLAM bu görüşlere katılmamışlardır.

VI- SONUÇ

17.7.1964 günlü, 506 sayılı “Sosyal Sigortalar Kanunu”nun Ek 24. maddesinin 3995 sayılı Yasa ile değiştirilen (L) bendinin, son paragrafı dışında kalan bölümünün “kanunla kurulan diğer kuruluşlar” arasında yer alan “barolar” yönünden Anayasa’ya aykırı olmadığına ve itirazın REDDİNE, Sacit ADALI, Fulya KANTARCIOĞLU ile Fazıl SAĞLAM’ın karşıoyu ve OYÇOKLUĞUYLA, 13.5.2004 gününde karar verildi.

 

Başkan

Mustafa BUMİN

Başkanvekili

Haşim KILIÇ

Üye

Sacit ADALI

Üye

Ali HÜNER

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Ertuğrul ERSOY

Üye

Tülay TUĞCU

Üye

Ahmet AKYALÇIN

Üye

Mehmet ERTEN

Üye

Fazıl SAĞLAM

Üye

A. Necmi ÖZLER

 

 

Esas Sayısı : 2000/85

Karar Sayısı : 2004/61

KARŞIOY YAZISI

İtiraz konusu kural, öğreti ve uygulamada tartışmalara yol açan sosyal yardım zammının “Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları” yanında “kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar” tarafından da ödenmesini öngörmektedir. Mahkemeyi anayasaya aykırılık itirazına yönelten dava Hatay Barosu ile SSK arasındaki bir uyuşmazlıkla ilgilidir. Baronun uyuşmazlığa taraf olması, itiraz konusu kuralda sosyal yardım ödemekle yükümlü kılınan “kanunla kurulan diğer kuruluşlar” kapsamında yer almasından kaynaklanmaktadır.

Yukarda özetlenen uyuşmazlıktan bağımsız olarak sosyal yardım zammının Anayasa’ya uygun olup olmadığı kavramsal boyutu ile de tartışmalıdır. Her ne kadar Anayasa Mahkemesi’nin 18.11.1993 tarih ve E.93/17, K.93/41 sayılı kararı ile 506 sayılı Sosyal Sigortala Kanunu’nun Ek 24. maddesinin sosyal yardım konusunu düzenleyen “506 sayılı Kanun ile ek ve değişikliklerine göre iş kazaları ile meslek hastalıkları, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından gelir veya aylık alanlar ile 991 sayılı Kanunla Kuruma devredilen sandıklar mevzuatına göre aylık alanlara her ay sosyal yardım zammı olarak 12.919 lira ödenir.” şeklindeki (a) bendinin iptal istemi reddolunmuşsa da bu karar dört üyenin (Güven Dinçer - Sacit Adalı ve Mustafa Gönül - İhsan Pekel’in) karşı oyları ile alınmıştır. Karşı oy yazılarında: “Sosyal yardım zammının kurumun gelir ve gider dengesini bozduğu, sosyal güvenliğin geleceğini tehlikeye düşürdüğü, Kurumun, Anayasa’nın 60. maddesiyle kendisine verilen işlevleri zamanında, gerektiği ölçüde ve yeterince yerine getirememesine neden olduğu, kendi emeklilerine aylık ödeyemeyecek konuma getirdiği, sosyal güvenlik kurumlarını, Anayasa’nın öngördüğü “sosyal ve ekonomik haklar ve ödevler” bağlamında üretmeleri gereken hizmetlerin kapasitelerini tümüyle güçsüz ve etkisiz duruma getirerek çökerten ve onları göstermelik bir sosyal sigorta kuruluşuna dönüştürdüğü, böyle bir yasal düzenlemenin, Anayasa’nın 60. maddesine aykırı olduğu” belirtilmiştir.1 Bu gerekçeler anayasal sorunun boyutunu ortaya koymaktadır. Öğretide bu alanda çalışan uzman hukukçular da paralel görüşler savunmuşlardır.2

Bu davadaki sorun, yukarda açıklanan ana sorunun bir parçasıdır. Dava konusu kurallar, Kurumun kaynaklarının sosyal yardım zammı ile tükenmesinin kısmen önüne geçmek amacıyla “Genel ve katma bütçeli idareler, mahalli idareler, döner sermayeli kuruluşlar gibi kamu kuruluşları ile kanunla ve kanunların verdiği yetkiye istinaden kurulan diğer kuruluşlar ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamına giren teşekkül ve kuruluşlarla bunların müessese, bağlı ortaklık ve iştirakleri”ni, adı geçen kurum ya da kuruluşlardan aylık bağlanmasına hak kazandıktan sonra ayrılanlardan; kendilerine 506 sayılı Kanun hükümlerine göre malûllük, yaşlılık ve ölüm aylığı bağlananların sosyal yardım zammını ödemekle yükümlü kılmaktadır.

Burada üzerinde durulması gereken ilk konu, özel kesime böyle bir yükümlülük öngörülmemiş olmasının eşitlik yönünden bir sorun oluşturup oluşturmadığıdır. Devletin Anayasa ile kendisine verilen bir ödevi özel sektöre ilke olarak aktaramayacağı ve itiraz konusu kuralda yer alan kurum ve kuruluşların tümünün devletin bütünlüğü ilkesi içinde yer aldığı gözönünde tutulursa, burada farklı konumdaki her iki grup arasında eşitlik ilkesi açısından bir sorun bulunmadığı sonucuna varmak gerekir.

İtiraz konusu kuralın sosyal yardım zammını ödeme yükümlülüğü getirdiği kurum ve kuruluşlar yönünden bir eşitsizliğin söz konusu olup olmadığı ise ayrı bir sorun oluşturmaktadır. Bu konu benzer bir olayda Nazilli Ziraat Odası tarafından gündeme getirilmiş ve bu konuda Anayasaya aykırılık iddiası ciddi görülerek konu Anayasa Mahkemesine sunulmuştur. Anayasa Mahkemesi, 7.12.1995 gün ve E. 95/ 52 ve K. 95/62 sayılı kararında Anayasaya aykırılık iddiasını reddetmişse de bu kararda da üç üye (GüvenDinçer, Ahmet Necdet Sezer ve Yalçın Acargün) karşı oy kullanmıştır. Karşı oy yazılarında : Kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları için Anayasa’nın 135. maddesi ile verilen “yasa ile düzenlenmeleri” yolundaki sınırlı yetki dışında herhangi bir yasal veya idarî karışmanın söz konusu olamayacağı, ... bunların yönetiminde, gelirlerinin toplanmasında ve giderlerinin yapılmasında Devletin sınırlı denetim yetkisi dışında herhangi bir yetkisi bulunmadığı, iş hukuku ve sosyal güvenlik hukuku yönünden herhangi bir özel gerçek kişi ve özel tüzel kişiden farklı olmadıkları, ... Devletin ancak, düzenleme, yönetim ve denetim yetkisi kendisine ait olan ve kendi hiyerarşisinde olan devlet organlarına ve kurumlarına munzam mali külfet yükleyebileceği, sosyal sigorta hukuku alanında meslek odalarına ancak, herhangi bir işveren gibi genel nitelikte sigorta hukukunun getirdiği külfetler yüklenebileceği, ... dava konusu düzenlemeye esas olan “sosyal yardım zammı”nın aslında enflasyon nedeniyle aşınan emekli aylıklarına yapılmış parasal bir zam olduğu. bu zammın sigortanın kendi kaynaklarından ve bu da yetmiyorsa tüm toplumca karşılanması gerektiği, toplumun sosyal güvenlik masraflarına katılmasının ise vergi yoluyla ve genel bütçe içinde olabileceği, (itiraz konusu kural) tarzındaki çözümlerin yasalarla düzenlenen ve prim esasına dayanan sosyal sigorta sisteminin Anayasal temellerini oluşturan Anayasa’nın 60. maddesine aykırılık oluşturacağı” belirtilmiştir.3

Bu gerekçeler gerçeğin önemli bir boyutunu yansıtmakla birlikte, bunların bazı noktalarda tamamlanması gerekir. Her şeyden önce kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının ve özellikle Baroların kâr amacı gütmediği, dolayısıyla yasa ile öngörülen gelir kaynakları dışında ek gelir sağlamalarının söz konusu olmadığı, bu kuruluşlara devlet bütçesinden kaynak aktarılmadığı, en önemli gelir kaynağı olan Baro aidatlarının bile sınırlı olduğu, bu gelirlerin kamu geliri sayılamayacağı anayasal ve yasal amaçları arasında çalıştırdığı personele yönelik sosyal yardım ya da sosyal güvenlik sorumluluğunun bulunmadığı gibi özelliklerin altını çizmek gerekir.

Gerçekten de Avukatlık Kanunu’nun Baroların Kuruluş ve Nitelikleri başlıklı 76. maddesine göre, “Barolar; avukatlık mesleğini geliştirmek, meslek mensuplarının birbirleri ve iş sahipleri ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak; meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak, avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürüten, tüzel kişiliği bulunan, çalışmalarını demokratik ilkelere göre sürdüren kamu kurumu niteliğinde meslek kuruluşlarıdır. “

Burada Baronun kuruluş amaçlarının ana unsurları şu şekilde belirlenmiş olmaktadır:

-avukatlık mesleğinin geliştirilmesi,

-meslek mensuplarının birbirleriyle ve iş sahipleriyle olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni sağlamak,

-meslek düzenini, ahlakını, saygınlığını; hukukun üstünlüğünü, insan haklarını savunmak ve korumak,

-avukatların ortak ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla tüm çalışmaları yürütmek.

Üstelik aynı maddenin 2. fıkrasında da “Barolar, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamazlar.” kuralı yer almıştır. Yukarda anılan kuruluş amaçları arasında baro organları bünyesinde İş Kanunu’na tabi olarak hizmet akti ile çalıştırılan personelin sosyal güvenliğini sağlama gibi bir amaç ve sorumluluk yer almış değildir. Bu sorumluluk Sosyal Sigortalar Kurumuna aittir. Serbest meslek ifa den Baro üyesi avukatların sosyal güvenlikleri de aynı kurum tarafından Avukatlık Kanunu’nun 186 – 191 arasındaki maddeler uyarınca 506 sayılı Yasa’nın 86. maddesinde gösterilen “topluluk sigortası” ile sağlanır.

Çoğunluk kararında da belirtildiği üzere, Baronun hukuki durumu özel hukuk gerçek ya da tüzelkişilerinden farklıdır. Ancak bu farklılık, çoğunluk kararındakinin tam tersi bir sonuca götürür. Bir an için sosyal yardım zammının özel hukuk gerçek ya da tüzelkişilerine yüklenebileceği varsayılsa bile, onların bunu maliyete yüklemeleri, vergiden indirmeleri mümkünken, Baroların böyle bir olanağı da yoktur. Kaldı ki, Baroların kurum olarak kendi bünyesinde çalıştırdığı personel ile ilişkisi gerçek anlamıyla bir özel hukuk ilişkisidir. Sosyal yardım zammı ise bu kişilerin emekliliği ile ilgili olup, bu açıdan Baronun özel hukuk tüzelkişilerinden farklı bir konumu olduğu da söylenemez.

Emeklilere ödenecek sosyal yardım, Anayasa’nın 61. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Devlete yüklenen bir görevdir. Devlet, ana kaynağı üyelerinin aidatı olan Baro bütçesinden sosyal yardım yapamaz. Devlet ancak bütçesini kendisinin oluşturduğu, ya da bütçesine önemli katkıda bulunduğu kamu kuruluşlarına sosyal yardım konusunda ek yükümlülük getirebilir. Aksi düzenleme Anayasa’nın 60., 61. ve 135. maddelerine aykırı olur.

Açıklanan nedenlerle itiraz konusu kuralın barolar yönünden iptali gerektiğinden, aksi yöndeki çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

 

Üye

Sacit ADALI

Üye

Fulya KANTARCIOĞLU

Üye

Fazıl SAĞLAM

----------------------------

1   Ayrıntı için bkz. AYMKD Sayı 31, 1. Cilt, s.263 – 265, 266 – 274.

2   Örnek olarak bkz. Prof. Dr. Ali GÜZEL, Sosyal Yardım zammı ve Uygulama Sorunları Paneli, SSK Bülteni , Eylül-Ekim 21992, Yıl 7, sayı 32, s.23-24: (Primli sisteme dahil olmayan) “ Sosyal yardım zammı’nın SSK bünyesinden ödenmesi Türk sosyal güvenlik sisteminin dayandığı temel ilkelere tümüyle aykırıdır. … Bu zammın kurumun bütçesinden karşılanması yasanın temel hükümlerine aykırı düşmektedir. ,,, Prim ya da kesenek olmaksızın sosyal yardım yapılması, Anayasa’nın öngördüğü sosyal güvenlik hakkını tehlikeye düşürür.”

3   Ayrıntılar için bkz. AYMKD Sayı 32, Cilt 1, s. 447 - 450

Sayfa Başı