Başbakanlık

Mevzuatı Geliştirme ve Yayın Genel Müdürlüğünce Yayımlanır

 Kuruluş : 7 Ekim 1920

11 Kasım 2002

PAZARTESİ

Sayı : 24933

Å ÖNCEKİ

SONRAKİ

Æ

 YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Yönetmelikler

— İstanbul Bilgi Üniversitesi Kredili Sistem Lisans ve Önlisans Öğretim ve Sınav Yönetmeliği

— Muğla Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği

— Sabancı Üniversitesi Lisans Öğrenimi Yönetmeliği

YARGI BÖLÜMÜ

Yargıtay Kararı

— Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu Kararı (Esas No: 2000/2, Karar No: 2002/1)


 YÜRÜTME VE İDARE BÖLÜMÜ

Yönetmelikler

İstanbul Bilgi Üniversitesinden :

İstanbul Bilgi Üniversitesi Kredili Sistem Lisans ve Önlisans

Öğretim ve Sınav Yönetmeliği

BİRİNCİ BÖLÜM

Kapsam ve Genel Esaslar

Kapsam

Madde 1 —Bu Yönetmelik, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu çerçevesinde, İstanbul Bilgi Üniversitesinde ve akademik birimlerinde yürütülen, hazırlık dahil lisans ve önlisans öğretimini düzenler.

Tüm lisans ve önlisans programlarının öğrencileri, ilgili akademik birimlerin yönetmeliklerinde yer alan hükümler ile bu Yönetmelikte yer alan istisnalar saklı kalmak kaydıyla, bu Yönetmelik hükümlerine tâbidir.

Öğretim Dili

Madde 2 —Üniversitede öğretim dili İngilizce’dir. Aksine bir karar olmadığı sürece, tüm derslerin sınav ve ödevlerinde İngilizce kullanılır. Mevzuat gereği Türkçe verilmesi gereken dersler ile seçmeli dersler arasında yer alan İngilizce dışındaki yabancı dil dersleri hakkında bu kural uygulanmaz.

Akademik Kurulun önerisi üzerine, Mütevelli Heyeti kararı, Yükseköğretim Kurulu’nun onayı ile, Üniversitenin bazı eğitim-öğretim birim ve programlarında kısmen veya tamamen Türkçe veya İngilizce dışında yabancı dillerde eğitim-öğretim yapılmasına veya İngilizce dışında yabancı dillerin zorunlu ders olarak okutulmasına karar verilebilir.

Programların eğitim-öğretim dili, Üniversitenin duyurularında gösterilir.

Akademik Takvim

Madde 3 —Akademik takvim, Akademik Kurul tarafından her akademik yıl için saptanır ve öğrenci el kitabında yayınlanır. Öğrenciler akademik takvimde belirlenen tarih ve süreler ile Üniversite organları tarafından akademik takvim çerçevesinde belirlenen tarih ve sürelere uymak zorundadır.

Üniversitede eğitim-öğretim yarıyıl esasıyla yürütülür. Bir akademik yıl, iki yarı yıldan oluşur.

En az 14 hafta olan yarıyılların hangi tarihlerde başlayıp sona ereceği ve yarıyıl aralarının süreleri akademik takvimde gösterilir.

İngilizce Dil Hazırlık Programı da dahil olmak üzere, Üniversitenin tüm lisans ve önlisans programlarında dersler Pazartesi-Cumartesi günleri arasında yapılır. İdari gerekliliğin bulunduğu hallerde, Rektörün kararıyla Pazar günleri de ders yapılabilir. Yarıyıl ara sınavları ile yarıyıl sonu sınavları Pazar günleri de yapılabilir.

Öğrenim Bedeli

Madde 4 —İstanbul Bilgi Üniversitesinde eğitim-öğretim bedellidir. Yıllık eğitim-öğretim bedelleri, ek hizmet bedelleri, muafiyetler, indirimler ve ödeme tarihleri İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuruluş ve Ana Teşkilat Yönetmeliğinde öngörülen esas ve usuller dahilinde belirlenir.

Kayıt sırasında öğrenciler, mali yükümlülükler konusunda Mütevelli Heyeti tarafından karara bağlanan esas ve usulleri kabul ettiklerini, imzalı bir belgeyle beyan ederler.

Eğitim-öğretimle ilgili ödemeler ilan edilen tarihlerde yapılmadığı takdirde, Üniversite öğrencinin Üniversite ile ilişkisini kesme hakkına sahiptir.

Lisans, Önlisans ve Üstün Başarı Programı öğrencileri, aldıkları kredi sayısına bakılmaksızın, İstanbul Bilgi Üniversitesine kayıtlı oldukları her akademik yıl için öğrenim bedelini "tam" olarak öderler. Ancak, mezun olabilmeleri için en fazla 6 kredi ya da 2 ders eksiği bulunan öğrenciler ile asgari mezuniyet kredisini ilk yarıyıl sonunda tamamlayarak mezun olabilecek öğrenciler öğrenim bedelinin yarısını öderler.

Çift Anadal, Yandal ve Üstün Başarı Programları

Madde 5 —Çift anadal, yandal ve üstün başarı programları eğitim-öğretimleri, ilgili yönetmeliklerin hükümleri uyarınca yürütülür.

Anlaşma Uyarınca Öğrenim Görenler

Madde 6 —İstanbul Bilgi Üniversitesine öğrenci değişimi konusunda yapılan anlaşmalar ve üniversitelerarası protokoller uyarınca kayıt yaptıran öğrenciler, söz konusu anlaşma ve protokollerin öngördüğü özel hükümler saklı olmak kaydıyla bu Yönetmelik hükümlerine tabidirler.

İKİNCİ BÖLÜM

Üniversiteye Kabul ve Kayıtlar

Öğrenci Kabul

Madde 7 —İstanbul Bilgi Üniversitesinin lisans ve önlisans programlarına öğrenci kabulü aşağıdaki şekilde yapılır:

a) Lisans ve önlisans programlarına, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) tarafından uygulanacak olan Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sistemi Sınavları ve Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavları (YÖS) sonuçlarına göre öğrenci alınır.

b) Yükseköğretim Kurulunca düzenlenen esaslara göre belli sanat dallarında üstün kabiliyetli olduğu tespit edilen öğrenciler, ilgili dalda eğitim yapmak kaydıyla yetenek sınavı sonuçlarına göre alınır.

c) Mesleki ve teknik ortaöğretim kurumlarından mezun olan öğrenciler, Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi tarafından yapılan yerleştirme ile sınavsız olarak meslek yüksekokullarına alınır.

Üniversiteye kabulle ilgili olarak bu Yönetmelikte yer almayan konularda 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun, Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliğinin 18 inci maddesinin ve Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına İlişkin Yönetmeliğin ilgili hükümleri uygulanır.

Öğrencilerin Üniversiteye verdikleri belge ve bilgiler gerçeğe aykırı olduğu takdirde Üniversite ile ilişkileri kesilir; Üniversiteden ayrılmışlar ise diploma dahil tüm belgeler iptal edilir ve yasal işlemler yapılır.

Özel Öğrenciler

Madde 8 —İstanbul Bilgi Üniversitesine, işbu Yönetmelikte düzenlenen yöntemler dışında da öğrenci kabulü mümkündür. Öğrenci kabulü, Üniversite Yönetim Kurulunun belirlediği esaslar dahilinde yapılır. Bu öğrenciler, "özel öğrenci" kabul edilirler ve eğitimlerini Üniversite Yönetim Kurulunun belirleyeceği esaslar dahilinde sürdürürler.

Başka bir üniversitenin veya bir yüksek teknoloji enstitüsünün önlisans ve lisans programlarına kayıtlı öğrenciler, İstanbul Bilgi Üniversitesinin önlisans ve lisans programlarında sunulan derslere, ancak ilgili yükseköğretim kurumunun senatosunun ve İstanbul Bilgi Üniversitesinin Akademik Kurulunun kararıyla Üniversite Yönetim Kurulunun belirlediği esaslar dahilinde özel öğrenci olarak kabul edilebilir.

Özel öğrenciler, İstanbul Bilgi Üniversitesinde önlisans, lisans veya bağlantılı herhangi bir diplomaya veya statüye hak kazanamazlar ve aldıkları dersler, başka bir yükseköğretim kurumunun öğrencisiyken özel öğrenci olarak ders alıp sonradan yatay geçiş yapanların durumu saklı kalmak kaydıyla, İstanbul Bilgi Üniversitesinin her hangi bir derece programına kredi olarak aktarılamaz. Özel öğrencilere katıldıkları dersleri ve ders başarı notlarını gösteren bir belge verilir.

"Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hükümlerinde belirtilen koşulları sağlayarak yatay geçiş yoluyla kabul edilen ve başka bir yükseköğretim kurumunun öğrencisiyken İstanbul Bilgi Üniversitesinde özel öğrenci olarak ders almış öğrencilerin özel öğrenci olarak İstanbul Bilgi Üniversitesinde aldıkları derslerden, geldikleri yükseköğretim kurumunda kayıtlı oldukları derece programında kabul edilen ve not döküm belgelerinde yer alan dersleri transfer edilebilir.

Özel öğrencilerin ödeyecekleri öğrenim bedelleri Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir.

Öğrenci Kayıt

Madde 9 —İstanbul Bilgi Üniversitesinde bir programa kesin kayıt hakkı kazanan veya kabul edilenlerin ilk kayıt işlemleri, ÖSYM veya Üniversite tarafından ilan edilen tarihlerde, Öğrenci İşleri Müdürlüğü tarafından bu Yönetmelik hükümleri uyarınca yapılır.

Belirlenen tarihlerde kayıt yaptırmayan öğrenciler kayıt haklarını kaybetmiş olurlar.

Kayıt Şartları

Madde 10 —Üniversite’ye yeni kabul edilen öğrencilerin kayıtlarının yapılabilmesi için aranan şartlar ve belgeler şunlardır:

a) ÖSYS, YÖS veya yürürlükteki mevzuat uyarınca kayıt hakkı kazandıran belgeler,

b) Liseden veya Milli Eğitim Bakanlığınca lise dengi kabul edilen bir okuldan mezun olduğunu gösterir belge,

c) Üniversite tarafından belirlenmiş mali yükümlülükleri yerine getirmiş olmak,

d) Üniversite tarafından istenilecek diğer şartları yerine getirmiş olmak.

Ders Kayıtları - Ders Ekleme Bırakma

Madde 11 —Öğrenciler, eğitim-öğretim süreleri boyunca her yarıyıl başında, o yarıyılda izleyecekleri derslere kayıt yaptırmak zorundadırlar. Öğrenciler kayıtlı bulundukları derslerden seçimlik olanlarını akademik takvimdeki ders ekleme-ders bırakma dönemi içinde danışmanlarının onayı ile değiştirebilirler.

Kayıt takvimi, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuruluş ve Ana Teşkilat Yönetmeliğinde öngörülen esaslar dahilinde Üniversite Yönetim Kurulunca belirlenir ve Rektörlük tarafından duyurulur. Öğrenciler kayıtlarını kayıt takviminde belirtilen gün veya günlerde başlatmak ve tamamlamak zorundadır.

Ders kayıtlarının yapılabilmesi için Üniversiteye karşı olan mali yükümlülüklerin yerine getirilmiş olması gereklidir.

Ders kaydını yapamayanlar, mazeretlerini belgelemek kaydıyla ders ekleme-bırakma süresinin sonuna kadar Rektörlüğe başvurabilirler.

Mazeretleri Rektör tarafından geçerli görülenlerden, mazeretleri kalkanlar mali yükümlülüklerini yerine getirmiş olmak kaydıyla ilgili yarıyıla ilişkin ders ekleme-bırakma süresini izleyen hafta içinde ders kayıtlarını yaptırabilirler; bu süre sonuna kadar mazeretleri kalkmayacak olanlar hakkında kayıt dondurmaya ilişkin hükümler uygulanır. Mazeretleri kabul edilmeyen öğrencilerin ders kaydı yapılmaz, ancak Üniversite öğrenciliği statüsü ve Üniversiteye karşı mali yükümlükleri devam eder.

Üst üste iki yarıyıl ders kaydı yaptırmayan veya mazereti kabul edilmediği için ders kaydı yapılmayan öğrencilerin Üniversite ile ilişikleri bulundukları yarıyıla bakılmaksızın ve başkaca bir işleme gerek kalmaksızın kendiliğinden kesilir. Durum öğrenciye yazılı olarak bildirilir.

İngilizce Dil Hazırlık Programı

Madde 12 —Önlisans veya lisans programına kaydını yaptıran öğrenciler Üniversite tarafından yapılacak İngilizce yeterlik sınavına tabi tutulurlar.

İngilizce yeterlik ve seviye tespit sınavları Üniversite Yönetim Kurulu tarafından atanan ve en az üç kişiden oluşan sınav komisyonları tarafından yapılır. Üniversite Yönetim Kurulu, Üniversitenin öğretim elemanlarından birini sınavların yönetim ve koordinasyonunu yürütmek üzere sınav koordinatörü olarak atar.

İngilizce yeterlik sınavından muaf olmanın koşulları, sınavın nasıl yapılacağı ve niteliği, başarılı kabul edilmek için alınması gerekli puan türleri ve düzeyleri, seviye tespit sınavlarına ilişkin esas ve kıstaslar ile konuyla ilgili diğer hususlar Üniversite Yönetim Kurulunun teklifi üzerine Akademik Kurul tarafından karara bağlanır.

İngilizce Yeterlik Sınavında başarılı olanlar ile sınavdan muaf tutulanlar yerleştirildikleri önlisans veya lisans öğrenimlerine başlarlar. İngilizce Yeterlik Sınavında başarılı olmayan öğrencilere seviye tespit sınavı uygulanır ve bu öğrenciler dil bilgisi seviyelerine uygun dil öğretim sınıflarına yerleştirilir.

İngilizce dil hazırlık programı öğrencilerinden, 1 inci yarı yıl sonunda Üniversite tarafından yapılan İngilizce yeterlik sınavında başarılı olanlar ile Üniversite Yönetim Kurulu’nun belirleyeceği esaslar dahilinde İngilizce yeterliğini 1 inci yarıyıl sonuna kadar kanıtlayanlar, yerleştirildikleri ön lisans veya lisans öğrenimlerine 2 nci yarı yıl itibari ile başlarlar. Sınavda başarılı olamayan öğrenciler 2 nci yarı yılda da devam ederler. İngilizce dil hazırlık programına iki (2) akademik yıl devam etmesine rağmen yeterlilik sınavında başarılı olamayan öğrencinin kaydı silinir.

İngilizce dil hazırlık programına devam eden öğrenciler, üniversite öğrencilerinin tüm hak, yükümlülük ve sorumluluklarına tâbidirler.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Eğitim ve Öğretime İlişkin Esaslar

Öğrenim Süresi

Madde 13 —İstanbul Bilgi Üniversitesinde lisans öğreniminin normal süresi yabancı dil hazırlık sınıfından sonra (8) yarıyıldır. Bu Yönetmeliğin diğer maddelerine ve diğer yönetmeliklere aykırı olmamak koşulu ile, öğrenciler, yabancı dil hazırlık sınıfından sonra, lisans öğrenimlerini (14) yarıyılda tamamlamak zorundadır.

İstanbul Bilgi Üniversitesinde önlisans öğreniminin normal süresi yabancı dil hazırlık sınıfından sonra (4) yarıyıldır. Bu Yönetmeliğin diğer maddelerine ve diğer yönetmeliklere aykırı olmamak koşulu ile, öğrenciler, yabancı dil hazırlık sınıfından sonra, önlisans öğrenimlerini (8) yarıyılda tamamlamak zorundadır.

1 ve 2 nci fıkralarda öngörülen süreler içinde mezun olamayan öğrencilerin Üniversite ile ilişkileri kesilir. Kayıt dondurma süreleri öğrenim süresi hesabına dahil edilmez.

Bu hususlarda, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun ilgili hükümlerinin uygulanması saklıdır.

Öğrencinin bulunduğu yarıyıl ve sınıf, ilgili lisans veya önlisans programının ders programında öngörülmüş olan yarıyıllık kredi yükü esas alınarak ve öğrencinin tamamlamış olduğu kredi yükü üzerinden aşağıdaki şekilde hesaplanır:

Öğrenci,

- 1 inci yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 85’inin başarıyla tamamladığı hallerde 2 nci yarıyıl ve 1 inci sınıf öğrencisi,

- ilk iki yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 85’inin başarıyla tamamladığı hallerde 3 üncü yarıyıl ve 2 nci sınıf öğrencisi,

- ilk üç yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 90’ının başarıyla tamamladığı hallerde 4 üncü yarıyıl ve 2 nci sınıf öğrencisi,

- ilk dört yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 90’ının başarıyla tamamladığı hallerde 5 inci yarıyıl ve 3 üncü sınıf öğrencisi,

- ilk beş yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 95’inin başarıyla tamamladığı hallerde 6 ncı yarıyıl ve 3 üncü sınıf öğrencisi,

- ilk altı yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 95’inin tamamladığı hallerde 7 nci yarıyıl ve 4 üncü sınıf öğrencisi,

- ilk yedi yarıyıl için öngörülmüş kredi yükünün en az % 95’inin başarıyla tamamladığı hallerde 8 inci yarıyıl ve 4 üncü sınıf öğrencisi sayılır.

Akademik Danışmanlık

Madde 14 —Her öğrenci için, kayıtlı bulunduğu bölümün önerisi üzerine ilgili fakülte yönetim kurulu tarafından bir danışman görevlendirilir. Öğrencinin her yarı yılda izleyeceği derslerden oluşan bireysel ders programı ile bireysel ders programında yapılabilecek değişiklikler, lisans ve önlisans programlardaki ders sıralaması esas alınmak üzere, başarı durumu, önkoşullar ve bu Yönetmelik hükümleri göz önünde tutularak danışmanın onayıyla kesinleşir. Söz konusu kıstasların uygulanmasına rağmen, bireysel ders programının kesinleştirilemediği haller, ilgili fakülte yönetim kurulu tarafından karara bağlanır.

Derslerin Kredi Değerleri

Madde 15 —Dersler en az bir (1), en çok dört (4) kredi değerinde olabilir.

"Bir kredi" nin karşılığı, bir yarıyılda haftada bir (1) saat derstir.

Ders Programları

Madde 16 —Ders programları, İstanbul Bilgi Üniversitesi Kuruluş ve Ana Teşkilat Yönetmeliğinde öngörülen usul ve esaslar dahilinde Akademik Kurul tarafından belirlenir. Akademik Kurul, belirli derslerin alınması için aranacak koşulları da karara bağlar.

Ders programları ve derslerin alınması için aranan koşullar, öğrenci el kitabında ayrıntılı şekilde açıklanarak duyurulur.

Programlardaki dersler zorunlu ve seçimlik olmak üzere iki kategoriye ayrılır. Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi dersi ile Türkçe dersi zorunlu derslerdendir.

Öğrenciler kayıtlı oldukları program için öngörülen zorunlu dersleri almakla yükümlüdürler. Seçimlik dersler, öğrenci tarafından seçilir ve ilgi alanı göz önünde bulundurularak danışmanı tarafından onaylanır.

Öğrenciler, aldıkları zorunlu ve seçimlik derslerden oluşan bireysel ders programlarını kayıtlı oldukları bölümdeki akademik danışmanlarına onaylatırlar.

Kredi Yükü

Madde 17 —Öğrencilerin kredi yükü, bir yarı yıl için, en az onbeş (15) kredidir. Bu kredi yüküne alınan tüm kredili dersler dahildir. Gerekli hallerde ilgili fakülte yönetim kurulu kararıyla kredi yükü onbir (11) krediye kadar düşürülebilir. En çok iki yarıyıl içinde mezun olabilecek öğrenciler için en az kredi yükü kuralı geçerli değildir.

İlgili bölüm için belirlenmiş olan ilgili yarıyıl kredisinden en çok dokuz (9) kredi fazla ders yükü alınabilir. Ancak, fazla ders yükü olarak alınan derslerin sayısı üçü (3), öğrencinin yarıyıl kredi yüküyse yirmiyedi (27) krediyi aşamaz.

Öğrenciler programlarının ilk iki yarıyılında bulunan bütün dersleri, bu dersler ilk açıldığında almak zorundadırlar. Öğrenciler zorunlu derslerden çekilemezler.

Öğrencinin bireysel ders programında, alınan derslerin çakışması veya en fazla kredi yükü sınırının aşılması halinde, öncelik, tekrar edilen derslere ve sonra, önceki yarıyıllardan eksik derslere verilir.

Devam ve Sınavlar

Madde 18 —Öğrenciler, kayıtlı oldukları her türlü ders, uygulama, laboratuvar çalışmaları ve bunların gerektirdiği veya ilgili öğretim elemanının gerekli gördüğü sınav ve diğer akademik çalışmaların hepsine katılmakla yükümlüdürler. Öğrencilerin devam durumları dersin öğretim elemanı tarafından değerlendirilir.

Her derste öğrencilerin sorumlu oldukları ara sınav, ödev, uygulama ve diğer çalışmaların sayısı, yarıyıl sonu sınavına kabulün gerekleri ile her türlü sınav, ödev ve çalışmanın yarıyıl sonu başarı notuna katkısı yarıyıl başında öğretim elemanı tarafından belirlenir ve öğrencilere açıklanır.

Proje ve laboratuvar dersleri gibi niteliği gereği sınav gerektirmeyen dersler dışında tüm dersler için yarıyıl sonunda bir sınav yapılır. Öğrencilerin yarıyıl sonu sınavlarına girmeleri zorunludur.

Yarıyıl sonu sınavları, Akademik Takvimde belirtilen sınav döneminde yapılır; ilan edilen sınav tarihleri, sınav dönemi dışına çıkılmaması kaydı ile ilgili fakülte yönetim kurulu önerisi üzerine Üniversite Yönetim Kurulu kararı ile değiştirilebilir.

Kopya ve İntihal

Madde 19 —Bir öğrencinin, sınavda kopya çekmesi veya kopya çekmeye teşebbüs etmesi, ödevinde kaynak belirtmeden kısmen veya tamamen intihalde bulunması veya ödevini kendisinin yapmadığının saptanması halinde durum ilgili öğretim elemanı tarafından bir tutanak düzenlenerek derhal ilgili Dekanlığa bildirilir.

Bu durumda:

(1) Kopya veya intihalde, o sınavdan veya ödevden başarısızlık notu verilir.

(2) Öğrenci hakkında ayrıca, Yüksek Öğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine göre işlem yapılır.

Notlar

Madde 20 —Öğrencilere aldıkları her ders için, gerekli sınav ve benzeri değerlendirmelerin sonunda o dersin öğretim elemanı tarafından 0 (sıfır) ile 100 (yüz) arasında bir not verilir; bu not "ham not" olarak adlandırılır. Hangi ham not aralığının hangi harf karşılığına denk geleceği, ilgili öğretim elemanı tarafından belirlenir ve notlarla birlikte bildirilir.

Genel not ortalamalarının hesaplanmasında, harf karşılıklarının aşağıda gösterilen sayısal değerleri esas alınır:

 

Harf karşılığı

Sayısal değer

Tanım

 

A

4.00

Pekiyi

 

A-

3.70

Pekiyi

 

B+

3.30

İyi

 

B

3.00

İyi

 

B-

2.70

İyi

 

C+

2.30

Orta

 

C

2.00

Orta

 

C-

1.70

Koşullu geçer

 

D+

1.30

Koşullu geçer

 

D

1.00

Koşullu geçer

 

F

0

Başarısız

Ortalamalara katılmayan, ancak kredisi, tamamlanan krediye dahil edilen derslerden geçilmesi halinde "P", kalınması halinde "F" harf karşılığı kullanılır.

"C-", "D+" ve "D", dersin "şartlı" tamamlandığını belirtir.

"F", başarısı "D" veya "P" düzeyine erişemeyen öğrencilere verilir.

Öğrencilerin Derslerdeki Durumları

Madde 21 —Öğrencilerin not dökümlerinde, derslerdeki durumları aşağıdaki ibarelerden birisiyle gösterilir:

 

İşaret

 

Tanımı

 

I

:

Eksik

 

NP

:

Yarıyıl sonu sınavına girmedi

 

R

:

Tekrar

 

NC

:

Kredisiz

 

DP

:

Notsuz tez veya proje dersi

 

L

:

Kayıt dondurmuş veya izinli

 

NGR

:

Notu bildirilmemiş

 

T

:

Transfer edilmiş ders

 

W

:

Dersten çekilmiş

Bu ibarelerden "I" ve "NP" öğretim elemanı tarafından, diğerleri Kayıt İşleri Müdürlüğü tarafından kullanılır.

"I" ibaresi, proje, tez, bitirme ödevi ve benzeri çalışmalara dayanan derslerde, öğretim elemanının kabul edeceği mazeretlerden ötürü ders için gerekli çalışmalarını zamanında bitiremeyen öğrencilere verilir. Bu işareti alan öğrenci, sınav döneminin bitiminden sonra en çok iki hafta içinde eksiklerini tamamlamak zorundadır. Eksiklerini tamamlamayan öğrencilerin "I" işaretleri "F" ye çevrilir. Ancak, süre bitmeden öğretim elemanı tarafından başvurulmak şartıyla, ilgili yönetim kurulu tarafından öğrenciye en fazla iki haftalık ek süre verilebilir.

"NP" ibaresi, yarıyıl sonu sınavlarına katılmayan öğrencilere verilir. Bu durumdaki öğrencilere bu Yönetmeliğin 30 uncu maddesi uygulanır. Öğrenci, izleyen yarıyılın kayıt süresinin başlangıcından önce yapılacak mazeret sınavına girmezse notu "F" olur. Ancak, bu Yönetmeliğe uygun olarak kabul edilen uzun süreli mazeret ve kayıt dondurma halleri saklıdır.

"R" ibaresi, dersin herhangi bir nedenle tekrarlandığını gösterir.

"NC" ibaresi, program uyarınca veya danışman onayı ile kredisiz olarak alınan dersler için verilir. Öğrenci bu dersin tüm gereklerini yerine getirmek zorundadır. Bu derslerin kredisi, kredi hesabına ve notları, ortalama hesaplarına katılmaz.

"DP" ibaresi, bitirme tezi veya projesinin notsuz ve kredisiz yarıyıl veya yarıyılları için kullanılır.

"L" ibaresi, bu Yönetmeliğin 31 inci maddesi uyarınca kayıt donduran öğrenciler için kullanılır.

"W" ibaresi, kayıtlı bulunduğu bir dersten akademik takvimde belirtilen dersten çekilme süresi dolmadan, gerekli işlemleri tamamlayarak çekilen öğrencilere verilir. Öğrenciler programlarının zorunlu derslerinden veya "F" aldıkları için tekrarladıkları derslerden çekilemezler. Derslerin bitimine dört hafta kala dersten çekilmek için başvuruda bulunulamaz.

"NGR" ibaresi, yarıyıl sonu notları öğretim üyesi tarafından gönderilmeyen dersler için kullanılır.

"T" ibaresi, başka bir yükseköğretim kurumundan İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin bir lisans veya önlisans programına yatay geçişle kabul edilen öğrencilerin intibaklarında transfer edilen dersler ile İstanbul Bilgi Üniversitesi öğrencisi iken başka yükseköğretim kurumlarından alınan ve Üniversite’nin yetkili organlarının kararıyla tanınan dersler için kullanılır. Bu derslerin kredisi kredi hesabında dikkate alınır; ancak notları, ortalama hesaplarına katılmaz.

Notların Açıklanması ve Maddi Hata İtirazı

Madde 22 —Yarıyıl içi sınav, ödev ve diğer çalışmalara ilişkin değerlendirme notları, yarıyıl sonu sınav notu ve bunların ortalaması ilgili öğretim elemanı tarafından, ham not olarak ilan edilir. İlan edilen ham notlara karşı herhangi bir itiraz yapılamaz.

Harf karşılığı olarak ifade edilen ders başarı notları, öğretim elemanları tarafından yarıyıl sonu sınav döneminin bitimini izleyen 7 gün içinde, Kayıt İşleri Müdürlüğü’ne bildirilir ve notlar Öğrenci İşleri Müdürlüğü tarafından ilan edilir.

İlan edilen ders başarı notlarına karşı itiraz, sadece maddi hata bakımından yapılabilir. Maddi hata, sadece not ortalamasının hesabındaki hesap hataları ile sınav kağıdının yeniden değerlendirilmesi niteliğinde olmayan hataları ifade eder.

Maddi hata itirazı yapmak isteyen öğrenci, ders başarı notlarının ilan edildiği tarihten itibaren en çok üç gün içinde yazılı olarak Öğrenci İşleri Müdürlüğü’ne başvurur.

Öğrenci İşleri Müdürlüğü, başvuruları ilgili Dekanlığa gönderir. Dekanlık başvuruyu, değerlendirmesi için ilgili öğretim elemanına iletir. İlgili öğretim elemanı, başvurulara ilişkin değerlendirme sonuçlarını Dekanlığa bildirir. Ders başarı notunda değişikliğin gerektiği hallerde, değerlendirme sonuçlarına, hatanın nereden kaynaklandığı ile ders başarı notunda yapılacak değişikliğin gerekçesini gösterir bir rapor ile sınav evrakı eklenir. Gerekli düzeltme, ilgili Fakülte Yönetim Kurulunun kararı ile yapılır ve Dekan tarafından Kayıt İşleri Müdürlüğü’ne yazılı olarak bildirir.

Ders Tekrarlama

Madde 23 —Zorunlu bir dersten "F" notu alan öğrenci, bu dersi ilk açıldığında tekrarlamak zorundadır. Haklı nedenlerin bulunması halinde, ilgili fakülte yönetim kurulu, öğrencinin danışmanının olumlu görüşünü alarak, dersin sonraki bir yarıyılda alınmasına ve ders alınmışsa dersten çekilmeye izin verebilir.

Seçimlik bir dersten "F" notu alan öğrenci, bu dersi ilk açıldığında tekrarlar veya bu dersin yerine bir başka dersi alır. Bir başka dersin alındığı hallerde de, öğrencinin ders durumu "R" (tekrar) ibaresiyle gösterilir.

Tekrar edilen veya seçimlik dersler bakımından yeni dersten alınan ders başarı notu, "F" nin yerine geçer, ancak "F" notu akademik kayıtlarda ve not dökümünde gösterilir.

Öğrenciler "D+" ve "D" almış oldukları derslerden en çok altısını, ilk alınışlarını izleyen üç yarıyıl içinde ve her yarıyılda en çok bir tane olmak üzere, kendi istekleriyle ve danışman onayıyla tekrarlayabilirler. İlk iki yarıyılın dersleri, dördüncü yarıyıldan sonra tekrarlanamaz. Tekrarlanan derslerde, önceki ders başarı notu ne olursa olsun, alınan son ders başarı notu geçerlidir.

Not Ortalamaları

Madde 24 —Öğrencilerin başarı durumları, bitirdikleri yarıyılda almış oldukları derslere ait "Yarıyıl Not Ortalaması" (YNO) ve almış oldukları tüm dersler için hesaplanan "Genel Not Ortalaması" (GNO) ile izlenir.

Bu ortalamalar, ortalamaya katılmayan derslerin kredileri hariç olmak üzere aşağıdaki usulle hesaplanır:

(1) "dersin ortalamaya katkısı" (eşittir) "ders başarı notunun sayısal değeri" (çarpı) "dersin kredisi";

(2) "ortalama" (eşittir) "tüm derslerin ortalamaya katkıları toplamı" (bölü) "tüm kredilerin toplamı".

Sonuçlarda, virgülden sonraki üçüncü hane 5’ten küçükse sıfıra; 5 veya 5’ten büyükse, ikinci haneyi 1 artıracak şekilde yuvarlanarak, virgülden sonraki iki hane esas alınır.

Başarı Denetimi

Madde 25 —Herhangi bir yarıyıl sonunda GNO’ları (1,75)’in altında olan öğrenciler, izleyen yarıyıl boyunca sınamalı öğrenci sayılır. Sınamalı öğrencilere, kayıtlı oldukları programın sınamalı statüde devam edecekleri ilgili yarıyıl ders programında öngörülmüş olandan fazla kredi yükü verilmez. Bu öğrenciler kulüp yönetimlerinde yer alamaz.

Sınamalı statüdeki bir öğrenci, bu statüde bulunduğu yarıyıl sonunda da GNO’nı (1,75)’in üzerine çıkaramadığı takdirde başarısı yetersiz öğrenci sayılır. Bu durumdaki öğrenci, izleyen yarıyılda yeni ders alamaz ve eskiden almış olduğu derslerden (F) aldıkları ile GNO’nın yükseltilmesi için gerekli olan hallerde sırasıyla (D), (D+) ve (C-) aldığı dersleri tekrarlar. Bu durumdaki öğrencilere bu Yönetmeliğin 17 nci maddesinde belirtilen en az kredi yükü koşulu ile 23 üncü maddede öngörülen ders sayısı kısıtı uygulanmaz.

GNO’nı (1,75) ve üzerine yükselten öğrenci, sınamalı veya başarısı yetersiz öğrenci statüsünden çıkar.

Sınamalı veya başarısı yetersiz statüdeki öğrencinin, bu statüdeyken diğer bir yükseköğretim kurumunda almış olduğu derslerdeki başarı notları ve kredileri, kredi ve not ortalaması hesabında dikkate alınmaz.

Sınamalı veya başarısı yetersiz statüde geçen süreler de toplam öğretim süresinden sayılır.

Bitirme Tezi ve Projesi

Madde 26 —Bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi uyarınca son sınıf öğrencisi sayılan öğrenciler, bulundukları öğretim programı dahilindeki konulardan birinde bitirme tezi veya projesi hazırlamak zorundadırlar.

Öğrenciler, tez veya proje danışmanlarını konuyla ilgili öğretim üyeleri arasından ve o öğretim üyesinin kabulü üzerine seçerler; danışmanlık öğrencinin kayıtlı olduğu bölümün başkanı, yüksekokulun müdürü veya fakültenin dekanı tarafından onaylanır.

Bitirme tezi veya projesinin yürütülmesi, tamamlanması, kabulü ve ilgili diğer hususlar, ilgili bölüm, yüksekokul veya fakülte kurulu tarafından belirlenir.

Mezuniyet

Madde 27 —Bir öğrencinin izlemekte olduğu lisans programından mezun olabilmesi için programını azami öğrenim süresi içinde en az (2.00) GNO ile tamamlaması zorunludur.

Bu şartları gerçekleştiremeyenlerden:

a) GNO’ları en az (2.00) olan ve mezuniyet koşullarını yalnızca, en çok bir dersten (F) notu almış oldukları için yerine getiremeyen öğrencilere, o dersten ek bir sınava girme imkanı, ilgili fakültenin yönetim kurulunca tanınabilir. Bu öğrencilere en çok (D) notu verilir. Başarısızlık halinde ders tekrarlanır ve yönetmeliğin diğer hükümleri uygulanır.

b) Mezuniyet koşullarını yalnızca GNO’larının (2.00)’ın altında olması yüzünden tamamlayamamış olan öğrenciler, yalnızca programlarının son dört yarıyılı içinde bulunan derslerden yeteri kadarını yasal azami sürelerinin sonuna kadar yeniden alarak GNO’larını yükseltebilirler.

Yedinci yarıyılın sonunda, programlarının toplam kredi yükünü (3.50) GNO ile tamamlayan öğrenciler mezuniyet hakkını kazanır.

Lisans Diploması

Madde 28 —İstanbul Bilgi Üniversitesinde bir lisans programını işbu Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak tamamlayan öğrencilere, öğrenim görmüş oldukları dalda lisans diploması verilir. Diplomada öğrencinin hangi fakülte ve eğer varsa hangi programdan mezun olduğu belirtilir. Mezuniyet ortalaması hesaplanırken kredili ve notlu alınan derslerin tümü hesaba katılır.

Öğrenimlerini en çok 8 yarıyılda, hiç (F) notu almadan tamamlayan öğrencilerden GNO’ları 3.50 veya daha fazla olanlar "Yüksek Onur" ve GNO’ları 3.00 ile 3.49 arasında olanlar "Onur" listesine alınırlar. Bu durumlarını belirten özel bir belge kendilerine diplomaları ile birlikte verilir. Ancak disiplin cezası almış olan öğrenciler bu listelere alınamazlar.

Önlisans Diploması

Madde 29 —İlk dört veya daha fazla yarıyılın bütün derslerini, ya da programlarının toplam kredisinin en az yüzde ellisini en az (2.00) GNO ile tamamlamış olup, lisans öğrenimlerini tamamlamadan Üniversite’den ayrılan lisans öğrencilerine "Önlisans Diploması" verilebilir.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Mazeretler, Kayıt Dondurma ve Kayıt Sildirme

Mazeret Nedeniyle Devamsızlık ve Sınavlara Katılmama

Madde 30 —a) Sağlık nedeniyle mazeret:

(1) Sağlık nedeniyle mazeretlerin, Sosyal Sigortalar Kurumu’na bağlı olan hastaneler de dahil olmak üzere devlet hastaneleri, tıp fakültelerinin hastaneleri veya özel hastanelerin ilgili uzmanlık alanlarındaki hekimlerden alınan ve hastanenin ilgili kurulu veya başhekimi tarafından onaylanan raporla belgelenmesi gerekir. Özel hastanelerden alınan raporların ayrıca Hükümet Tabipliği tarafından onaylanmış olması aranır.

Sağlık nedeniyle kabul edilebilecek tüm raporların işbu bendin birinci paragrafındaki koşulları taşıması gereklidir.

(2) Üniversitenin eğitim-öğretime açık olduğu süreler içinde İstanbul İli dışındaki hastanelerden alınan raporlar, resmi olarak belgelenen kaza halleri dışında kabul edilmez. Resmi tatiller ile yarıyıl tatilleri süresinde öğrencinin bulunduğu ildeki, Sosyal Sigortalar Kurumuna bağlı olan hastaneler de dahil olmak üzere devlet hastaneleri ile tıp fakültelerinin hastanelerinin ilgili uzmanlık alanlarındaki hekimlerden alınan ve hastanenin ilgili kurulu veya başhekimliği tarafından onaylanan raporlar kabul edilebilir; ancak mazeret, tatil süresinin başlangıcından itibaren kabul edilir.

(3) Ayakta tedavi amaçlı olarak düzenlenen poliklinik raporları devamsızlık mazereti olarak kabul edilmez. Ancak, ameliyat, hastanede tedavi –hastane yatış ve çıkış tarihlerini gösteren kurul raporuyla belgelenmek koşuluyla, ortopedik hastalıklar ve kaza nedeniyle tedavi halleri dikkate alınabilir.

(4) Bilimsel ve idari usullere göre düzenlenmemiş, resmi belge niteliğine ilişkin unsurları eksik veya mazeretleri gereğince yansıtmayan raporlar dikkate alınmaz. Gerekli görülen hallerde, ilgili öğrenci hakem hastanelerin sağlık kurullarına sevk edilebilir, raporu düzenleyen hastaneden raporun resmi tevsiki istenebilir ve yasal işlem yapılabilir.

b) Sağlık nedenleri dışında mazeret:

(1) Vefat ve defin tarihleri ile hısımlığın belgelenmesi kaydıyla, 3 üncü dereceye kadar kan ve sıhri hısımların vefatı, sınavlara katılınmaması konusunda mazeret olarak kabul edilebilir. Ancak, kabul edilen mazeret süresi vefat tarihinden başlamak üzere toplam beş işgününü aşamaz.

(2) Hastalığın ve hısımlığın belgelenmesi koşuluyla, birinci derecede kan ve sıhri hısımların acil hastalıkları, sınavlara katılınmaması konusunda mazeret olarak kabul edilebilir. Ancak, kabul edilen mazeret süresi toplam beş işgününü aşamaz.

(3) Üniversite dahilindeki sınav saatlerinin çakışması, ÖSYM tarafından yapılan sınavlar, toplumsal olaylar ve doğal afetler mazeret olarak kabul edilebilir. Bu nitelikteki diğer mazeret nedenleri, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından belirlenerek ilan edilir.

c) Mazeretlerin değerlendirilmesi

(1) Mazeret başvurularının işbu maddede aranan şekil koşullarını taşıyıp taşımadığını değerlendirmek ve gösterilen mazeretin kabul edilip edilmeyeceğine karar vermek üzere, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından beş kişilik bir komisyon tüm Üniversite bakımından görev yapmak üzere bir yıl süreyle atanır. Mazeret Komisyonu kararları, Üniversite Yönetim Kurulu onayıyla yürürlüğe girer.

(2) Mazeret başvurusu, sadece Akademik Takvimde belirlenen sınav dönemlerindeki sınavlar için yapılabilir.

(3) Mazeret başvurusu, mazeretin kalktığı tarihi, sağlık nedenlerinde ise rapor süresinin bitimini izleyen üç gün içinde, matbu mazeret formu doldurularak ve gerekli belge ve rapor eklenerek Öğrenci İşleri Müdürlüğüne yapılır. Gerekli hallerde, belgelerin tamamlanması veya ibrazı için ilgili dekanlığın onayıyla ek süre verilebilir. Bu sürelerden sonra yapılan mazeret başvuruları dikkate alınmaz.

(4) Öğrenci İşleri Müdürlüğü, başvuru süresinin ve verilmişse ek sürenin sonunda mazeret belgelerini; öğrenciye ilişkin bilgilerin, mazeret nedeninin ve talep edilen mazeret süresinin yer aldığı bir toplu liste ekinde Mazeret Komisyonuna iletir. Mazeret Komisyonu, yaptığı değerlendirme sonucunda aldığı kararları, Üniversite Yönetim Kuruluna sunar.

(5) Üniversite Yönetim Kurulu tarafından onaylanan kararlar, Üniversite binalarında uygun şekilde ilan edilir.

(6) Mazeret başvurularına ilişkin kararlara karşı, ilan tarihini izleyen günden başlamak üzere üç gün içinde Öğrenci İşleri Müdürlüğüne başvurularak itiraz edilebilir. İtirazlar, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından değerlendirilir ve haklı nedenlerin bulunması halinde kabul edilir. İtiraz üzerine verilen kararlar kesindir.

(7) Mazeretlere ilişkin nihai kararlar gerekli işlemlerin yapılması için ilgili fakülte dekanlıklarına bildirilir. Mazeret başvurusu kabul edilen öğrencilere, mazeret sınavı hakkı ilgili yarıyıl içinde kullandırılır. Mazeret sınavına ilişkin ayrıntılar, ilgili öğretim üyesi tarafından belirlenir.

Kayıt Dondurma

Madde 31 —Öğrenciler, haklı nedenlerinin belgelenmesi ve arka arkaya iki yarıyılı aşmamak kaydıyla, İngilizce Dil Hazırlık Programı da dahil olmak üzere tüm öğrenim süresi içinde toplam dört yarıyıl kayıt dondurabilir. Kayıt, en az bir yarıyıl için dondurulur. Ağır ve sürekli hastalık hallerinde uygulanacak süreler, Üniversite Yönetim Kurulu tarafından münferiden belirlenir. Kayıt dondurulan yarıyıllar, başarı denetimine ilişkin sürelerin hesabında dikkate alınmaz.

Kayıt dondurma halinde öğrenim bedeline ilişkin esas ve usuller Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir. Mütevelli Heyeti, kayıt donduran öğrencilerin bir sonraki akademik yıla ilişkin öğrenim bedelini kısmen veya tamamen ve peşin olarak ödemelerini karara bağlayabilir.

Aşağıdaki haller ile Üniversite Yönetim Kurulunca uygun görülen diğer haller haklı neden olarak kabul edilebilir:

(1) Öğrencinin, resmi sağlık kurulu raporu verme yetkisine sahip olan hastanelerin ilgili uzmanlık alanlarındaki hekimlerden alınan ve sağlık kurulunca onaylanmış raporlarla belgelenen sağlıkla ilgili mazeretleri,

(2) Mahallin en büyük mülki amirince verilecek bir belge ile belgelenmiş olması şartıyla tabii afetler nedeniyle öğrencinin öğrenime ara vermek zorunda kalması,

(3) Öğrencinin tâbi olduğu disiplin kuralları uyarınca öğrencilik sıfatının kalkmasına neden olmayan veya öğrencilikten çıkarılmayı gerektirmeyen ve kesinleşen mahkumiyet hali,

(4) Öğrencinin hangi sıfatla bulunursa bulunsun askerlik görevi tecil hakkını kaybetmesi veya tecilinin kaldırılması suretiyle askere alınması,

(5) Öğrencinin tutukluluk hali.

Kayıt dondurmak isteyen öğrenci, mazeretine ilişkin belgeleriyle birlikte yazılı olarak başvurur. Kayıt dondurulmasına, ilgili fakülte veya yüksekokul yönetim kurulunun olumlu görüşü üzerine Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karar verilir. İngilizce Dil Hazırlık Programı öğrencilerinin kayıt dondurma başvuruları doğrudan Üniversite Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.

Kayıt Sildirme

Madde 32 —Öğrenciler, istedikleri takdirde, Öğrenci İşleri Müdürlüğüne yazılı olarak başvurarak kayıtlarını sildirebilirler. İkinci fıkrada tanınan istisna dışında, kaydını sildiren öğrencinin geri dönme hakkı yoktur.

Kaydını sildiren öğrenci, başka bir yükseköğretim kurumuna kayıt yaptırmamış olmak koşuluyla, kayıt sildirme başvurusunu yaptığı tarihten itibaren altmış gün içinde kayıt sildirme başvurusunu geri almak üzere başvurabilir. Geri alma başvurusunun kabul edilip edilmeyeceği konusunda Üniversite Yönetim Kurulu karar verir.

Kayıt sildirme halinde öğrenim bedeline ilişkin esas ve usuller Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Yatay ve Dikey Geçişler

Yatay Geçiş

Madde 33 —Diğer yükseköğretim kurumlarından İstanbul Bilgi Üniversitesine yatay geçişler, "Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına İlişkin Yönetmelik"te belirtilen esas ve usullerle yapılır.

Üniversite İçi Yatay Geçiş

Madde 34 —İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin fakülte, yüksekokul ve bölümleri arasındaki yatay geçişlere ilişkin usul ve esaslar, Yükseköğretim Kurumları Arasında Önlisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına İlişkin Yönetmelikte ve işbu Yönetmeliğin 33 üncü maddesinde yer alan yatay geçiş hükümleri çerçevesinde Üniversite Yönetim Kurulu tarafından belirlenir.

Dikey Geçiş

Madde 35 —İstanbul Bilgi Üniversitesine dikey geçişte, Yükseköğretim Kurulu’nun dikey geçiş esaslarına ilişkin yönetmelikleri uygulanır; ancak dikey geçişe hak kazanan öğrencilere, işbu Yönetmeliğin kayıt koşullarına ilişkin 9 ve 10 uncu maddesi, İngilizce dil hazırlık programına ilişkin 12 nci maddesi ile anılan maddelerle ilintili diğer maddeleri uygulanır. Öğrencinin geldiği yükseköğretim kurumunda okumuş olduğu süre, İstanbul Bilgi Üniversitesindeki toplam öğretim süresinden sayılır.

 

ALTINCI BÖLÜM

Önlisans Programlarına İlişkin Özel Hükümler

Önlisans Programlarına İlişkin Özel Hükümler

Madde 36 —(1) Önlisans programlarında, bu Yönetmeliğin "Mezuniyet" kenar başlıklı 27 nci maddesi yerine aşağıdaki hüküm uygulanır:

Bir öğrencinin izlemekte olduğu önlisans programından mezun olabilmesi için programını azami öğrenim süresi içinde en az (2.00) GNO ile tamamlaması zorunludur.

Bu şartları gerçekleştiremeyenlerden:

a) GNO’ları en az (2.00) olan ve mezuniyet koşullarını yalnızca, en çok bir dersten (F) notu almış oldukları için yerine getiremeyen öğrencilere, o dersten ek bir sınava girme imkanı, ilgili fakültenin yönetim kurulunca tanınabilir. Bu öğrencilere en çok (D) notu verilir. Başarısızlık halinde ders tekrarlanır ve yönetmeliğin diğer hükümleri uygulanır.

b) Mezuniyet koşullarını yalnızca GNO’larının (2.00)’ın altında olması yüzünden tamamlayamamış olan öğrenciler, yalnızca programlarının son iki yarıyılı içinde bulunan derslerden yeteri kadarını yasal azami sürelerinin sonuna kadar yeniden alarak GNO’larını yükseltebilirler.

Üçüncü yarıyılın sonunda, programlarının toplam kredi yükünü (3.50) GNO ile tamamlayan öğrenciler mezuniyet hakkını kazanır.

(2) Önlisans programlarında, bu Yönetmeliğin "Lisans Diploması" kenar başlıklı 28 inci maddesi yerine aşağıdaki hüküm uygulanır:

İstanbul Bilgi Üniversitesinde bir önlisans programını işbu Yönetmeliğin ilgili hükümlerine uygun olarak tamamlayan öğrencilere, öğrenim görmüş oldukları dalda önlisans diploması verilir. Diplomada öğrencinin hangi yüksekokul ve eğer varsa hangi programdan mezun olduğu belirtilir. Mezuniyet ortalaması hesaplanırken kredili ve notlu alınan derslerin tümü hesaba katılır.

Öğrenimlerini en çok 4 yarıyılda, hiç (F) notu almadan tamamlayan öğrencilerden GNO’ları 3.50 veya daha fazla olanlar "Yüksek Onur" ve GNO’ları 3.00 ile 3.49 arasında olanlar "Onur" listesine alınırlar. Bu durumlarını belirten özel bir belge kendilerine diplomaları ile birlikte verilir. Ancak disiplin cezası almış olan öğrenciler bu listelere alınamazlar.

(3) Önlisans programlarında, bu Yönetmeliğin "Önlisans Diploması" kenar başlıklı 29 uncu maddesi uygulanmaz.

(4) Önlisans programları bakımından, bu Yönetmeliğin "Yatay Geçiş" kenar başlıklı 33 üncü maddesinin "Genel koşullar" başlıklı (d) bendinin yerine aşağıdaki hüküm uygulanır:

d) Ara yarıyıllara başvuru koşulları

(1) Ara yarıyıl, 2 ve 3 üncü yarıyılları ifade eder.

(2) Ara yarıyıla geçiş için, başvuran öğrencinin ayrılacağı yükseköğretim kurumundaki bütün sınavlarını başarmış olması gerekir.

(3) Başvurulan yarıyıldan önceki öğretim süresindeki (yarıyıla geçiş notu dahil olmak üzere) genel not ortalamasının en az % 60 (yüz tam not üzerinden altmış) veya eşdeğeri olması gerekir.

(5) Önlisans programları bakımından, bu Yönetmeliğin "Yatay Geçiş" kenar başlıklı 33 üncü maddesinin "Genel koşullar" başlıklı (e) bendi uygulanmaz.

(6) Bu Yönetmelikle fakültelere verilen görev ve yetkileri ilgili yüksekokul, fakülte kuruluna verilenleri ilgili yüksekokul kurulu, fakülte yönetim kuruluna verilenleri ilgili yüksekokul yönetim kurulu, fakülte dekanlarına verilenleri ise ilgili yüksekokul müdürü yerine getirir ve kullanır.

 

YEDİNCİ BÖLÜM

Çeşitli Hükümler

 

Uygulama ve Geçiş Hükümleri

Madde 37 —Bu Yönetmelik, İstanbul Bilgi Üniversitesine öğrenci değişimi konusunda yapılan anlaşmalar ve üniversitelerarası protokoller uyarınca 2002-2003 Eğitim ve Öğretim Yılı öncesinde kayıt yaptıran öğrenciler ile bu statüde öğrenimlerine devam eden öğrenciler hariç olmak üzere, 2002-2003 Eğitim ve Öğretim Yılından (dahil) itibaren tüm öğrenciler hakkında uygulanır.

Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, 1 inci fıkrada öngörülen istisna kapsamından çıkan öğrenciler ile 2002-2003 Eğitim ve Öğretim Yılından itibaren bu Yönetmelik hükümlerine tâbi olan öğrenciler, aşağıdaki kurallarla intibak ettirilir:

(1) Öğrencilerin kayıtlı oldukları her eğitim-öğretim yılı iki yarıyıl sayılır.

(2) 2001-2002 Eğitim ve Öğretim Yılı’nın birinci ve ikinci dönem sonu (final) sınavları sonunda bütünleme hakkı elde edememiş öğrencilere, bir defaya mahsus olmak ve bütünleme sınavlarında kullandırılmak üzere, başarısız oldukları tüm derslerden bütünleme sınavı hakkı verilir. Bütünleme sınavı sonrasında, bu öğrenciler sınıfta kalma uygulaması yapılmaksızın intibak ettirilir.

(3) Bu Yönetmeliğin "Başarı Denetimi" kenar başlıklı 25 inci maddesinde yer alan başarı denetimi ve sınamalı öğrenci statüsü, 2002-2003 Eğitim ve Öğretim Yılı öncesinde birinci ve sonraki sınıflara kayıt yaptırmış öğrenciler hakkında, 2002-2003 Eğitim ve Öğretim Yılının ilk yarıyılı sonunda uygulanmaya başlanır.

(4) Kredi dönüşümüne ilişkin esas ve usuller, ilgili Fakülte, bölüm ve programların görüşü alınarak Akademik Kurul tarafından karara bağlanır.

(5) Öğrencilerin 2001-2002 Eğitim ve Öğretim Yılı ikinci dönemi sonuna kadar almış oldukları başarı notları aşağıdaki tablo esas alınarak çevrilir:

 

Başarı notu

Harf karşılığı

 

90 – 100

A

 

80 – 89

A-

 

75 – 79

B+

 

70 – 74

B

 

65 – 69

B-

 

60 – 64

C+

 

50 – 59

C

 

0 – 49

F

(6) Bir öğrencinin, 2002-2003 Eğitim ve Öğretim Yılı Birinci Döneminden itibaren Üniversite’nin bir lisans veya önlisans programında aldığı notların çevrilmesinin gerektiği diğer hallerde, çevrim, her bir ders için ilgili öğretim elemanı tarafından ham notların harf karşılığına çevrilmesi için kullanılan çevrim tablosu esas alınarak yapılır.

(7) Öğrencilerin 2001-2002 Eğitim ve Öğretim Yılının ikinci dönemi sonuna kadar, zorunlu ders ve kredi yüklerine ek olarak kendi tercihleriyle almış oldukları dersler ve krediler, izleyen yarıyıllardaki seçimlik ders ve kredi yüklerine sayılır.

Yürürlük

Madde 38 —Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 39 —Bu Yönetmelik hükümlerini İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü yürütür.

—— • ——

Muğla Üniversitesinden :

Muğla Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi

Araştırma ve Uygulama Merkezi Yönetmeliği

Kuruluş

Madde 1 — 2547 sayılı Kanunun 7/d-2 maddesi ile Üniversitelerde Akademik Teşkilat Yönetmeliğinin EK: 1. maddesi uyarınca, Muğla Üniversitesi Rektörlüğüne bağlı olarak Atatürkçü düşünceyi, Atatürk İlke ve İnkılâplarını, Türkiye Cumhuriyeti tarihini bilimsel yollardan araştırmak, bilim dünyasına tanıtmak, yaymak ve bu konularda yayınlar yapmak amacıyla "Muğla Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi" kurulmuştur.

Tanımlar

Madde 2 — Bu Yönetmelikte geçen,

a) "Üniversite" Muğla Üniversitesini,

b) "Rektör" Muğla Üniversitesi Rektörünü,

c) "Merkez" Muğla Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezini,

ifade eder.

Çalışma Alanı

Madde 3 — Merkezin çalışma alanı ve görevleri şunlardır:

a) Atatürk’ün hayatı, kişiliği, ilkeleri, Atatürkçü düşünce, Atatürk ilke ve inkılâpları ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi hakkında araştırmalar yapmak ve yapılmasını teşvik etmek,

b) Devlet ve toplum hayatında Atatürkçü düşünceyi, Atatürk ilke ve inkılâplarını yaşatmak için bilimsel araştırma ve incelemeler yapmak, elde edilen sonuçları eğitim-öğretimde kullanılır hale getirmek; millî birlik ve beraberliği sağlayıcı, Atatürk inkılâplarını benimseyen gençlerin yetişmesini sağlamak,

c) Atatürk, Millî Mücadele, Türk İstiklâl Savaşı ve Türkiye Cumhuriyeti tarihi ile ilgili Türkçe ve yabancı dillerde yazılmış kitap, broşür, dergi ve benzeri materyallerden oluşan bir kitaplık kurmak; her türlü kaynak ve belgeleri toplamak, bunları bilimsel yöntemlerle düzenlemek; araştırma yapacakların hizmetine sunmak,

d) Amaç ve görevleriyle ilgili kongreler, konferanslar, seminerler, her türlü bilimsel toplantılar, geziler, sergiler düzenlemek, Üniversite dışında düzenlenen bilimsel toplantılara katılmak,

e) Çalışma alanı ile ilgili olarak çeşitli alanlarda ödüllü yarışmalar düzenlemek,

f) Amaç ve görevleri doğrultusunda yaptığı bütün araştırma inceleme, kongre konferans ve seminerlerin sonuçlarını yayımlamak; aynı mahiyetteki çalışmaların yayımlanmasını desteklemek; süreli ve süresiz yayınlar yapmak,

g) Çalışma alanı ile ilgili konularda özellikle Üniversitemizde inceleme ve araştırma yapacakları desteklemek, lisansüstü tezlerini yayımlamak,

h) Çalışma alanı ile ilgili olarak araştırma ve inceleme yapan yurt içi ve dışındaki kurum ve kuruluşlarla, araştırmacı yazar ve sanatkarlarla bilgi alışverişinde ve işbirliğinde bulunmak,

i) Çalışma alanıyla ilgili olarak Muğla ve yöresinde belge ve kaynak toplamak, incelemeler yapmak; bölgenin Millî Mücadele, İstiklal Savaşı ve Cumhuriyet tarihindeki yerini incelemek,

j) Millî Bayram, kurtuluş günleri ve benzeri özel günlerde bilimsel toplantılar ve çeşitli etkinlikler düzenlemek,

k) Çalışma alanına giren konularda Muğla Üniversitesinin bütün birimleri ile işbirliği içerisinde olmak,

l) Merkezin kuruluş amacına ve Yükseköğretim Kanununun amaç ve ilkelerine uygun diğer çalışmaları yapmak.

Organlar

Madde 4 — Merkezin organları şunlardır:

a) Merkez Genel Kurulu.

b) Merkez Yönetim Kurulu.

c) Merkez Müdürü.

Merkez Genel Kurulu

Madde 5 — Merkez Genel Kurulu üç yıl için seçilecek aşağıdaki üyelerden oluşur:

a) Fen-Edebiyat Fakültesinin Tarih Bölümü ve Rektörlüğe bağlı Atatürk İlkeleri ve İnkılâp Tarihi Bölümü kadrolu öğretim elemanları arasından ilgili bölüm başkanları tarafından seçilecek üçer öğretim elemanı,

b) Üniversiteye bağlı fakültelerin ve yüksekokulların fakülte/yüksekokul kurullarınca kadrolu öğretim elemanları arasından seçilecek birer öğretim elemanı,

c) Üniversite dışında merkezin çalışma alanlarında uzmanlaşmış kişilerden, Rektör tarafından belirlenecek üç kişi.

Madde 6 — Merkez Genel Kurulu, Merkez Müdürü başkanlığında, yılda bir defa Ocak ayında olağan olarak toplanır.

Genel Kurulun toplantı yeter sayısı üye tam sayısının; karar yeter sayısı toplantıya katılan üye sayısının yarısını aşan sayıdır. Oylama eşitliği halinde Müdürün oyu iki oy sayılır.

Genel kurul toplantılarına geçerli ve Genel Kurulca kabul edilen mazereti olmadan iki defa katılmayanların üyelikleri düşer. Boşalan Genel Kurul üyelikleri 5 inci maddedeki usule göre doldurulur. Bu usulle yeni belirlenen üyeler, kalan süreyi tamamlarlar.

Merkez Müdürü gerekli gördüğü takdirde Merkez Genel Kurulunu olağanüstü toplantıya çağırabilir. Merkez Genel Kurulunun üye tam sayısının yarısından fazlasının talep etmesi durumunda Merkez Müdürü Genel Kurulu en geç bir ay içinde olağanüstü toplantıya çağırır. Olağanüstü toplantılarda, sadece toplantıyı gerektiren gündem maddeleri görüşülür.

Merkez Genel Kurulu tutanaklarından bir nüsha Rektörlüğe gönderilir.

Merkez Genel Kurulunun Görevleri

Madde 7 — Merkez Genel Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Merkezin çalışma alanı ile ilgili konularda uzun vadeli bilimsel ve idari plân teklifleri geliştirmek,

b) Yıllık faaliyet raporu ile yıllık çalışma programlarını görüşüp onaylamak,

c) Yönetmelik değişikliği tekliflerini görüşerek Senatoya arz etmek.

Merkez Yönetim Kurulu

Madde 8 — Merkez Yönetim Kurulu, Merkez Müdürü ile Merkez Müdürünün de görüşünü alarak Genel Kurul Üyeleri arasından Rektör tarafından üç yıl için atanacak, tercihan öğretim üyesi olmak üzere beş öğretim elemanından oluşur.

Yönetim Kurulu, üyelerin salt çoğunluğu ile en az üç ayda bir toplanır ve çoğunlukla karar verir.

Merkez Yönetim Kurulunun Görevleri

Madde 9 — Merkez Yönetim Kurulunun görevleri şunlardır:

a) Bu Yönetmelikte belirlenen amaçlar doğrultusunda Merkezin çalışma ve yönetimi ile ilgili konularda karar almak,

b) Merkezin yıllık faaliyet raporunu ve yıllık çalışma programını görüşerek son şeklini oluşturmak,

c) Araştırma, yayın ve diğer çalışma alanlarına yardımcı konularda karar almak,

d) Merkezin çalışmaları için geçici çalışma grupları ve komisyonlar kurmak ve görevlendirme için Rektörlüğe sunmak,

e) Merkezin uzun vadeli bilimsel ve idari plân ve programını hazırlamak,

f) Araştırıcı ve uygulayıcı elemanların araştırma, uygulama ve yayın konularındaki malî destek isteklerini karara bağlamak,

g) Merkezin çalışma alanına giren diğer konularda da karar almak.

Merkez Müdürü

Madde 10 — Merkez Müdürü, Genel Kurul Üyeleri arasından tercihan öğretim üyesi olmak üzere Rektör tarafından üç yıl süreyle atanır. Süresi dolan Müdür tekrar atanabileceği gibi görev süresi dolmadan aynı şekilde görevden alınabilir. Merkez Müdürü kendisine yardımcı olmak üzere Merkez Genel Kurulu üyeleri arasından en çok iki Merkez Müdür Yardımcısı atar. Müdür, görevi başında bulunmadığı zaman yardımcılarından birisini vekil bırakır.

Göreve vekâlet altı aydan fazla sürerse, yeni bir Merkez Müdürü atanır.

Merkez Müdürü, Merkezin çalışmalarının düzenli olarak yürütülmesinden ve geliştirilmesinden Rektöre karşı sorumludur.

Merkez Müdürünün Görevleri

Madde 11 — Merkez Müdürünün görevleri şunlardır:

a) Merkezi temsil etmek,

b) Merkezin çalışmalarının düzenli olarak yürütülmesini ve geliştirilmesini sağlamak,

c) Merkez Yönetim Kurulunu toplantıya çağırmak; bu toplantıların gündemini hazırlamak ve toplantılara başkanlık etmek,

d) Merkez Yönetim Kurulu kararlarını uygulamak,

e) Merkez Genel Kurulunu olağan ve olağanüstü toplantıya çağırmak; bu toplantıların gündemini hazırlamak ve toplantılara başkanlık etmek,

f) Merkezin yıllık faaliyet raporunu ve bir sonraki yıla ait çalışma programını hazırlamak ve Merkez Genel Kurulunda onaylanmış şekli ile Rektöre sunmak,

g) Yurt içi ve yurt dışı kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarıyla ve/veya özel kişilerle işbirliği yaparak amaca uygun ve çalışma alanına giren konularda karşılıklı yardımlaşmayı gerçekleştirmek,

h) Merkezin idari ilişkilerini yürütmek; bütçe teklifini yönetim kurulunda görüşüp hazırlayarak Rektöre sunmak.

Merkez Müdür Yardımcıları, Merkez Müdürünün kendilerine vereceği görevleri yerine getirirler.

Madde 12 — Merkezin gelir ve giderleri ilgili mevzuat çerçevesinde yürütülür.

Diğer Hususlar

Madde 13 — Merkezde görev yapacak her türlü idari, akademik ve teknik personelin görevlendirilmesi, Merkez Müdürünün önerisi ve Rektörün onayı ile olur.

Madde 14 — Merkezin döner sermaye kapsamında yer alan hizmetlerinde Muğla Üniversitesi Döner Sermaye İşletmesi Yönetmeliği hükümleri uygulanır.

Madde 15 — Merkez tarafından desteklenen araştırma ve uygulamalar kapsamında alınan her türlü alet, ekipman ve demirbaş, Merkezin kullanımına tahsis edilir.

Madde 16 — Merkezin ita amiri Muğla Üniversitesi Rektörüdür. Rektör ita amirliği yetkisini Merkez Müdürüne devredebilir.

Madde 17 — Bu Yönetmelikte yer almayan hususlarda Yükseköğretim Kanunu ve ilgili yönetmelikler ile genel hükümlere göre işlem yapılır.

Yürürlük

Madde 18 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 19 — Bu Yönetmelik hükümlerini Muğla Üniversitesi Rektörü yürütür.

—— • ——

Sabancı Üniversitesinden

Sabancı Üniversitesi Lisans Öğrenimi Yönetmeliği

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Genel Hükümler

 

Amaç ve Kapsam

Madde 1 — Bu Yönetmelik Sabancı Üniversitesi (SÜ) Fakültelerince yürütülecek lisans öğrenimini düzenler. Lisans programları İlgili Fakülte Kurullarının önerisi, Akademik Kurul’un uygun görüşü ve Yükseköğretim Kurulu’nun onayı ile açılır veya kapatılır.

Öğrenim Dili

Madde 2 — Sܒnde öğrenim dili İngilizce’dir, ancak Akademik Kurul tarafından onaylanan dersler Türkçe olarak sunulur.

Akademik Yıl

Madde 3 — a) Bir akademik yıl, her biri 14 haftalık sonbahar ve ilkbahar dönemlerinden oluşur. Dönem sonu sınavları bu süreye dahil değildir. Ayrıca, Akademik Kurulun onayı ile yaz dönemi açılabilir. Yaz döneminin süresi 7 haftadır.

b) Akademik Kurul tarafından onaylanan akademik takvimde başvuru, kayıt, sınavlar, mezuniyet işlemlerine ilişkin tarihler belirtilir ve öğrenciler ile çalışanların bu tarihlere uymaları gerekir.

 

İKİNCİ BÖLÜM

Üniversiteye Kabul ile İlgili Hükümler

 

Kontenjanlar ve Öğrenci Kabulü

Madde 4 — a) Lisans diploma programlarına alınacak öğrenci sayıları Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir. Mütevelli Heyeti bu yetkisini Üniversitenin diğer organlarından birine devredebilir.

b) SÜ lisans diploma programlarının ilk yılına Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı (ÖSYM) tarafından yapılan Üniversite Giriş Sınavı ile öğrenci kabul edilir.

c) SÜ lisans diploma programlarına yatay geçiş yolu ile kabul, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) ve SÜ tarafından belirlenen esaslar çerçevesinde gerçekleşir.

d) Üniversiteye öğrenci kabulü ile ilgili başvurular, akademik takvimde belirtilen süreler içinde, SÜ Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü’ne yapılır.

Yatay Geçiş Yolu ile Öğrenci Kabulü

Madde 5 — a) Diğer yükseköğretim kurumlarından veya Sܒnin bir diğer lisans diploma programından gelen yatay geçiş başvuruları, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı (YÖK) tarafından hazırlanan yönetmelikler, SÜ tarafından belirlenen esaslar ve kontenjanlar çerçevesinde ilgili Fakülteler tarafından değerlendirilir.

b) SÜ ile eşdeğer eğitim programları uygulayan diğer yükseköğretim kurumlarından Sܒne gelen yatay geçiş başvuruları sonbahar ve ilkbahar dönemleri için ve en az bir dönemi başarıyla tamamlamış olmak koşulu ile yapılabilir. "Yükseköğretim Kurumları Arasında Ön lisans ve Lisans Düzeyinde Yatay Geçiş Esaslarına İlişkin Yönetmelik" hükümlerine ek olarak, öğrencilerin, aşağıdaki koşulları da sağlaması gerekir:

1) Yatay geçiş yapmak isteyen öğrencilerin İngilizce bilmeleri gerekir. Bu öğrencilerin İngilizce dil bilgisi düzeyi SÜ tarafından yapılan İngilizce Dil Ölçme Sınavı ile belirlenir. Öğrenim dili tümüyle İngilizce olan yükseköğretim kurumlarından gelen öğrenciler SÜ İngilizce Dil Ölçme Sınavından muaf tutulurlar.

2) SÜ lisans diploma programlarından birisine yatay geçiş koşullarını sağlayan, ancak İngilizce dil bilgisi yeterli bulunmayan öğrenciler, yatay geçiş hakkını elde edemezler.

c. SÜ içinde fakülteler ve diploma programları arası yatay geçişlerde öğrencilerin, YÖK yatay geçiş yönetmeliğindeki esaslara ek olarak aşağıdaki koşulları da sağlaması gerekir:

1) Temel Geliştirme yılı hariç en az 2 akademik yıl (4 dönem) öğrenim görmüş olmak.

2) Üniversite ile ilişkisi kesilmemiş olmak.

3) Öğrenim gördüğü programda aldığı ve yatay geçiş yapmak istediği programda da yer alan ortak derslerden en az geçer not almış olmak.

4) Yatay geçiş yapmak istediği program tarafından belirlenen diğer koşulları (varsa) sağlamak.

d) Yatay geçiş yapan öğrencilerin öğrenim süreleri hesabına daha önce öğrenim gördüğü süreler de katılır. Toplam sürenin, azami öğrenim süresini aşmaması gerekir.

e) Yatay geçiş başvuruları, ilgili Fakültenin önerisi ve Rektör tarafından her bir Fakülte için atanacak Fakülte Kurulu tarafından değerlendirilir. Fakülte Kurulu, kabul edilen öğrencilerin daha önce almış oldukları derslerden hangilerinin sayılacağını ve geçiş yaptıkları programdaki hangi derslere karşılık geleceğini kararında belirtir.

Özel Öğrenci Kabulü

Madde 6 — İlgili Fakülte tarafından belirlenmiş başvuru koşullarına sahip öğrenciler, lisans programlarında verilen dersleri özel öğrenci olarak alabilirler. Sunulan derslerdeki özel öğrenci kontenjanları Üniversite tarafından belirlenir ve ilan edilir. Özel öğrenci statüsünde başvuran adayların öncelikle ilgili Fakültenin İngilizce düzeyine ilişkin belirlediği koşulları yerine getirmiş olmaları gerekir. Bu öğrencilere, kayıtlı oldukları dersleri ve bu derslerden aldıkları notları gösteren bir "Programa Katılım Belgesi" verilir. Bu belge diploma veya derece anlamı taşımaz. Özel öğrenciler SÜ öğrencisi sayılmazlar ve öğrenci haklarından yararlanamazlar. SÜ lisans programlarında kayıtlı olan öğrenciler, özel öğrencilik statüsünde ders alamazlar.

İngilizce Dil Ölçme Sınavı

Madde 7 — SÜ lisans diploma programlarına Üniversite Giriş Sınavı ile kabul edilen tüm öğrenciler, SÜ İngilizce Dil Ölçme Sınavına girerler. Bu sınavda yeterli başarıyı gösteremeyen veya bu sınava girmeyen öğrenciler, bir yıl süreli Temel Geliştirme programına kayıt yaptırırlar. Yatay geçiş yolu ile kabul edilen, ancak SÜ İngilizce Dil Ölçme Sınavında başarılı olamayan adaylar yatay geçiş haklarını kaybeder.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Kayıt ile İlgili Hükümler

 

Üniversiteye İlk Kayıt İşlemleri

Madde 8 — Lisans diploma programlarına kabul edilen öğrenciler ile özel öğrenciliği kabul edilenler, akademik takvimde belirlenen süreler içinde, gerekli belgeleri Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü’ne teslim ederek Üniversiteye ilk kayıt işlemini yaptırmak zorundadırlar. Kayıt için gereken belgeler SÜ tarafından duyurulur. Geçerli bir nedenle ilk kayıt için gelemeyen öğrenci, dosya açtırma olarak adlandırılan ilk kayıt işlemini, bir yakınını vekil tayin ederek de yaptırabilir. Süresi içinde kayıt işlemini yapmayan veya gerekli belgeleri sağlayamayan öğrenciler kayıt hakkından vazgeçmiş sayılırlar. Belgelerinde eksiklik veya tahrifat olanların, herhangi bir yükseköğretim kurumundan disiplin cezası ile ilişkisi kesilmiş olanların kayıtları, yapılmış olsa dahi iptal edilir.

Dönem Kayıtları

Madde 9 — a) Öğrenciler her dönem başında ve akademik takvimde ilan edilen süreler içinde, öğrenim ücreti ile üniversitenin olanaklarından yararlanmak için gerekli ücretleri ödedikten sonra, derslerini seçerek danışmanlarına onaylatmak suretiyle, dönem kayıtlarını yenilemek zorundadırlar. Öğrenciler dönem kayıtlarını bizzat yaptırmakla yükümlüdürler.

b) Sonbahar ve ilkbahar dönem kayıtları süresinde kayıt işlemlerini gerçekleştirmeyen öğrenciler ders ekleme-bırakma süresi içinde mazeretli kayıt yaptırabilirler. Bu durumdaki öğrencilerin Üniversite tarafından belirlenebilecek ek yükümlülükleri de yerine getirmeleri zorunludur. Ders ekleme-bırakma süresi sona erdikten sonra kayıt yaptırmak mümkün değildir. Ancak, öğrencinin geçerli bir mazereti olması durumunda, Fakülte Kurulu kararı ile kayıt hakkı tanınabilir.

c) Yaz dönemi haricinde herhangi bir dönemde kaydını yaptırmayan ve en fazla bir dönem süresince kayıtsız kalan öğrenci, öğrenimi süresince bir defaya mahsus olmak üzere, Fakülte Kurulu tarafından mazeretinin kabul edilmesi sonucunda, izleyen dönem başında kaydını yenileyebilir. Aksi takdirde öğrencilik haklarını tamamıyla kaybeder. Bu şekilde kayıt yaptıran öğrencinin, kayıtsız kaldığı dönem azami öğrenim süresi hesabına katılır.

d) Herhangi bir dönemde Üniversiteden ilişkisi kesilmiş olan öğrenciler ders kaydı yaptıramazlar.

Ders Ekleme-Bırakma

Madde 10 — Sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde derslerin başladığı haftayı takip eden üçüncü hafta içinde öğrenciler kayıt yaptırdıkları derslerde değişiklik yapabilirler. Ders ekleme-bırakma olarak adlandırılan bu süreçte öğrenciler, danışmanlarının onayını alarak istedikleri ders değişikliklerini bizzat yapmak zorundadırlar. Ders ekleme-bırakma süresinden sonra yapılmak istenen değişiklikler, yalnızca Fakülte Kurulunun öğrencinin mazeretini uygun görmesi ile mümkündür. Ders ekleme-bırakma işlemleri Madde 15.’deki "Ders Yükü" kuralları çerçevesinde yapılır. Yaz döneminde ders ekleme-bırakma yapılamaz.

Danışmanlık

Madde 11 — Her öğrenciye, Üniversiteye ilk kaydını yaptırdıktan sonra bir Kişisel Danışman atanır. Kişisel Danışmanın görevi, öğrencinin, ilgi ve yeteneklerini ortaya çıkartmak, öğreniminin devamında izleyeceği diploma alanını bilinçli olarak seçmesi konusunda yol göstermek, akademik durumunu izlemek, kayıt, ders ekleme-bırakma, dersten çekilme işlemlerine rehberlik etmektir. Üçüncü sınıfın başında ise, her öğrenciye bir de Akademik Danışman atanır. Kişisel Danışmanın sürdürdüğü akademik destek ve diğer işlevleri devralan Akademik Danışman, öğrenciye mezuniyetine kadar devir aldığı konularda rehberlik eder.

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Öğrenim ile İlgili Hükümler

 

Ders Programları

Madde 12 — a) Lisans ders programlarında ve derslerde yapılacak değişiklikler her dönem başında Fakülte Kurulu tarafından belirlenir. Her bir lisans diploma programı için, Dekan tarafından görevlendirilen Program Koordinatörleri, yapılacak değişikliklerin öğrencinin programını nasıl etkileyeceğine ve daha önce alınan derslerin denkliğine karar verirler.

b) Öğrencinin diğer yükseköğretim kurumlarında verilmekte olan dersleri alması, öğrencinin danışmanının gerekçeli açıklamasına dayanarak, Fakülte Kurulu tarafından karara bağlanır.

c) Lisans diploma programlarında kayıtlı öğrenciler mezuniyet yılında olmaları koşulu ile en fazla 3 adet lisansüstü derse danışmanın onayı ile kayıt yaptırabilir. Bu şekilde kayıt yaptırılan derslerden lisans programındaki ders yüküne sayılmayacak olanlar, lisans ders yüküne ek olarak alınabilir ve danışman tarafından belirlenerek ders kayıtları sırasında Öğrenci Kaynakları birimine bildirilmelidir. Lisans programı ders yüküne sayılan lisansüstü dersler, ileride lisansüstü programının ders yüküne sayılamaz.

Zorunlu, Seçmeli ve Ön Şart Dersleri

Madde 13 — Lisans diploma programlarında verilen dersler zorunlu ve seçmeli olarak iki gruba ayrılır. Öğrenciler, kayıtlı oldukları diploma programının zorunlu derslerini almakla yükümlüdür. Seçmeli dersler, öğrencinin ilgi alanları doğrultusunda alabileceği derslerdir. Ön şartı bulunan bir dersin alınabilmesi için ön şart dersinin başarılmış olması ya da dersi veren öğretim üyesinin onayı gerekir. Ön şart dersleri, ilgili Fakülte tarafından belirlenir.

Derslerin Kredi Değerleri

Madde 14 — Bir lisans dersinin kredi değeri, haftalık ders saatinin 1.0 katı ile haftalık uygulama saatinin 0.5 katının toplamıdır. Lisans derslerinin kredi değerleri, hangi derslerin kredisiz verileceği, ilgili Fakülte Kurulu tarafından saptanır. Yaz döneminde her ders için sonbahar ve ilkbahar dönemlerinde yapılan toplam ders saati kadar ders yapılır.

Ders Yükü

Madde 15 — a) Öğrencilerin sonbahar ve ilkbahar dönemleri için bir dönemde alabilecekleri normal ders yükü 15-17 kredidir. Öğrencilerin yaz döneminde alabilecekleri en fazla ders yükü 7 kredidir.

b) Sonbahar ve ilkbahar dönemlerindeki ders yükünün "Sınamalı" ve "Devam Eden Sınamalı" durumdaki öğrenciler için 15, "Geçer" ve "Başarılı" durumdaki öğrenciler için 17 krediden fazla olmasına izin verilmez.

c) "Onur" ve "Yüksek Onur" durumundaki öğrencilerin ders yükü, öğrencinin isteği ile, sonbahar ve ilkbahar dönemleri için en fazla 20 krediye kadar arttırılabilir.

Sınavlar

Madde 16 — a) Öğrenciler, her ders için düzenlenebilecek ara sınav(lar) dışında, dönem sonu sınavına da girmek zorundadırlar.

b) Dönem sonu sınavı yerine, öğretim üyesinin isteği ve dersin niteliğine göre öğrenciye proje de yaptırılabilir.

c) Her ders için öğrencilerin sorumlu oldukları ara sınav ve dönem sonu sınavlarına ilişkin bilgiler, dönem başında öğretim üyesi tarafından belirlenir ve öğrencilere açıklanır.

d) Dersin öğretim üyesince geçerli görülen bir nedenle, herhangi bir sınava girmeyen öğrencilere mazeret sınavı verilir.

e) Dönem sonu sınavları, akademik takvimde belirtilen tarihlerde yapılır.

f) Bir öğrenciye aynı günde ikiden fazla dönem sonu sınavı verilemez.

g) Dönem sonu sınavı, ders için son sınav olup, ayrıca bütünleme sınavı verilmez.

h) Öğretim üyeleri, ilgili Dekanın onayını almadan dönem sonu sınavının zamanını ve tarihini değiştiremez.

i) Dönem sonu sınavı yerine düzenlenecek mazeret sınavı, izleyen dönemin kayıt süresinin başlangıcından bir gün öncesine kadar yapılabilir. Bu durumda öğretim üyesi tarafından ilgili ders için ‘I’ notu verilir. ‘I’ notunun harf notuna çevrilmesi ile ilgili madde 18 hükümleri uygulanır.

j) Sınav kağıtları, sınavın veriliş tarihinden itibaren iki yıl süreyle Fakültede saklanır ve ikinci yılın sonunda imha edilir.

Sınav Sonuçlarına İtiraz

Madde 17 — Öğrenciler, sınav sonuçlarının ilanından itibaren en geç 15 iş günü içinde, yazılı olarak Fakülte Dekanı’na başvurarak, ara sınav veya dönem sonu sınav kağıdının tekrar incelenmesini isteyebilirler. Dekan tarafından dilekçenin kendisine iletilmesinden itibaren en geç 5 iş günü içinde, ilgili öğretim üyesi, sınav kağıdını inceleyerek sonucu Dekana bildirir. Notlarda yapılacak düzeltme, 21 inci madde çerçevesinde gerçekleştirilir.

Değerlendirme ve Notlar

Madde 18 — Öğrencilerin derslerdeki başarı durumları, dönem içi sınav ve çalışmaları ile dönem sonu sınav sonuçlarına göre, ilgili öğretim üyeleri tarafından belirlenir. Dersin değerlendirme esasları, dönem çalışması ile dönem sonu sınavlarının ağırlığı, dönem başında öğrenciye bildirilir. Dersler SÜ Lisans Öğrenimi Yönetmeliği çerçevesinde değerlendirilir. Kredili dersler için en az geçer not ‘D’, kredisiz dersler için ise ‘S’dir. Öğrencilere aldıkları her ders için aşağıdaki notlardan biri verilir.

 

Harf Not

Katsayı

Sayısal Not

 

A

4.0

96-100

 

A-

3.7

92-95

 

B+

3.3

88-91

 

B

3.0

84-87

 

B-

2.7

80-83

 

C+

2.3

76-79

 

C

2.0

72-75

 

C-

1.7

68-71

 

D+

1.3

64-67

 

D

1.0

60-63

 

F

0

59 ve altı

I=Eksik P=Devam eden S=Yeterli U=Yetersiz T=Transfer W=Çekilmiş NA=Devamsız

‘I’ notu, derste başarılı olduğu halde, dönem sonu sınavı tarihinden itibaren 3 iş gününde, dersi veren öğretim üyesine verilecek belgelerin kabulüne bağlı olarak, hastalık veya bir başka nedenle, ders için gerekli çalışmaları tamamlayamayan öğrencilere verilir. Bir öğrenci ‘I’ notu aldığı dersten, akademik takvimde "notların öğrenci sistemine girişi için son gün" olarak belirtilen tarihten sonraki 15 gün içinde, eksiklerini tamamlayarak bir not almak zorundadır. Aksi halde ‘I’ notu, kredili dersler için ‘F’, kredisiz dersler için ‘U’ notuna dönüşür. Ancak öğrencinin mazeretinin zorunlu nedenlerle uzaması durumunda, ilgili öğretim üyesinin başvurusu üzerine, Fakülte Kurulu, bu süreyi, izleyen dönemin kayıt süresinin başlangıcından bir gün öncesine kadar uzatabilir. Bu şekilde verilen ‘I’ notunun en geç kayıt süresinin başlangıcından bir gün önce harf notuna dönüştürülmesi gerekir.

‘P’ notu, kredisiz dersleri başarı ile sürdüren öğrencilere verilir.

‘S’ notu, kredisiz derslerde başarılı olan öğrencilere verilir.

‘U’ notu, kredisiz derslerde ve tez çalışmalarında başarısız olan öğrencilere verilir.

‘T’ notu, Üniversiteye diğer yükseköğretim kurumlarından yatay geçiş yapan veya ÖSYM tarafından yapılan Üniversite Giriş Sınavı ile kayıt yaptıran öğrencilere, daha önce almış oldukları ve eşdeğerliliği Fakülte Kurulu tarafından kabul edilen dersler için veya SÜ'nde kayıtlı iken diğer yükseköğretim kurumlarından özel öğrenci statüsünde almış oldukları ve eşdeğerliliği Fakülte Kurulu tarafından kabul edilen dersler için verilir. Bir yükseköğretim programına kayıt hakkı bulunmadığı sürede özel öğrenci statüsünde ders alan öğrencilerin, bu derslerinin eşdeğerliliği kabul edilmez.

‘W’ notu, öğrencinin sonbahar ve ilkbahar dönemleri için derslerin başlamasından itibaren en geç 10. haftanın son iş gününe kadar, öğretim elemanının görüşü ve danışmanının izni ile, çekilmesine izin verilen dersler için kullanılır. Bir öğrenciye bir dönemde en çok 1 dersten ve öğrenimi süresince en çok 6 dersten çekilme izni verilir. Bir öğrenci, tekrarlamak zorunda olduğu, ‘W’ notu aldığı derslerden ve yaz döneminde kayıtlı olduğu derslerden çekilemez. Dersten çekilme işleminde 15 inci maddedeki ders yükü kurallarına uyulması gerekir. Bir dersten ‘W’ notu almış olan öğrenci, dersin verildiği ilk dönemde aynı dersi tekrar etmeli ya da danışman tarafından onaylanan bir başka dersi almalıdır. Aksi halde öğrenci mezun olamaz.

‘NA’ notu derse devam yükümlülüklerini yerine getirmeyen öğrencilere verilir. ‘NA’ notu ortalama hesaplarında kredili dersler için ‘F’, kredisiz dersler için ‘U’ notu gibi işlem görür.

‘P’ , ‘S’, ‘U’, ‘T’ ve ‘W’ notları ortalama hesaplarına katılmaz.

Öğrenci değişim programlarında alınan derslerin kredi eşdeğerliliği ve notların intibakı ilgili Fakülte Kurulu tarafından yapılır.

Not Ortalamaları

Madde 19 — Bir öğrencinin bir dersten aldığı toplam kredi tutarı, ilgili dersin kredisi ile aldığı notun katsayısının çarpımı ile elde edilir. Dönem Not Ortalaması (DNO) hesabında, ilgili dönemde öğrencinin bütün derslerden aldığı toplam kredi tutarı, alınan derslerin kredi toplamına bölünür. Genel Not Ortalaması (GNO), öğrencinin Sܒ ne girişinden itibaren kayıt yaptırdığı derslerin tümü dikkate alınarak aynı yöntemle hesaplanır. Elde edilen ortalamalar, virgülden sonra iki hane olarak gösterilir. GNO hesabında tekrar edilen derslerden alınan en son not dikkate alınır. Öğrencinin kayıt yaptırdığı tüm dersler transkriptte gösterilir.

Notların Açıklanması ve Not Belgeleri

Madde 20 — Öğretim üyeleri tarafından akademik takvimde belirtilen süre içinde verilen notlar, Öğrenci Kaynakları Direktörlüğünün sorumluluğunda olan öğrenci kayıtlarına işlendikten sonra, akademik durumu belirten dönem karnesi ile açıklanır. Sܒnde öğrenim gören tüm öğrencilerin Üniversiteye ilk kayıt yaptırdıkları tarihten başlayarak, öğrenimleri süresince aldıkları dersler, notları ve akademik durumları transkript üzerinde gösterilir ve öğrencinin talebi üzerine Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü tarafından düzenlenir.

Notlarda Maddi Hata

Madde 21 — İlan edilmiş olan bir ders notunda yer alabilecek maddi hatanın düzeltilmesi, ilgili öğretim üyesinin başvurusu üzerine Fakülte Kurulu tarafından karara bağlanır. Belli bir dönemde yer alan tüm maddi hataların, en geç izleyen dönemin kayıt süresi başlamadan düzeltilmiş olması gerekir.

Devam Zorunluluğu

Madde 22 — Öğrencilerin, aldıkları ders, uygulama ve proje çalışmalarının tümüne devam etmeleri zorunluluğu vardır. Öğrencilerin devam durumu ilgili öğretim üyesi tarafından izlenir.

Başarılı Öğrenciler

Madde 23 — Herhangi bir dönem sonunda GNO’sı ve DNO’ sı en az 2.00 olan öğrenciler ‘Başarılı’ sayılır. Herhangi bir dönem sonunda en az 12 kredilik ders yükü ile GNO’sı en az 2.00 olan öğrencilerden DNO’ sı 3.00-3.49 arasında olanlar ‘Onur’ öğrencisi, 3.50 ve daha fazla olanlar ‘Yüksek Onur’ öğrencisi sayılır.

Başarısız Öğrenciler

Madde 24 — a) GNO ve/veya DNO’ları 2.00’nin altında olan öğrenciler ‘Başarısız’ sayılırlar.

b) DNO’ları ne olursa olsun, GNO’ları 1.85 ile 2.00 arasında veya GNO’ları 2,00’nin üzerinde olduğu halde DNO’ları 2.00’nin altında olan öğrenciler, ‘Geçer’ durumda olmalarına rağmen yeterli başarıyı gösterememiş sayılırlar.

c) GNO’ ları 1.85’ten az olan öğrenciler, ‘Sınamalı’ sayılırlar ve izleyen dönem(ler)de GNO’larını 1.85’e çıkartana kadar 15b maddesindeki ders yükü kuralına göre ders alırlar. İki veya daha fazla dönem üst üste GNO’larını 1,85’e çıkartamayan öğrenciler "Devam Eden Sınamalı" sayılırlar. "Sınamalı" ve "Devam Eden Sınamalı" öğrenciler öğrenci kulüplerinde ve spor takımlarında aktif görev alamaz.

d) Sınamalı öğrencilerin normal ders yükünün altında ders aldıkları dönemler 29 uncu maddede açıklanan azami süre hesabına katılır.

İlişki Kesilmesi

Madde 25 — a) Azami öğrenim süresini tamamladığı halde, mezun olmak için 5’ten fazla hiç almadığı dersi kalan,

b) 29 uncu maddede belirtilen sınav haklarını kullandıktan sonra mezun olmak için 5’ten fazla dersi kalan,

c) 29 uncu madde çerçevesinde tanınan ek süreler sonunda mezuniyet koşullarını sağlayamayan, öğrencilerin Üniversite ile ilişkileri kesilir.

d) Yaz dönemi sonunda akademik başarısızlık nedeniyle ilişki kesme işlemi yapılmaz.

Derslerden Muafiyet

Madde 26 — a) SÜ İngilizce Dil Ölçme Sınavı’nda en az 90 puan alan öğrenciler, zorunlu birinci sınıf İngilizce derslerinden muaf olurlar. Bu durumdaki öğrencilere birinci sınıf İngilizce dersleri için ‘A’ notu gibi işlem gören ‘E’ notu verilir ve bu notlar GNO ve DNO hesabına katılır.

b) Daha önce bir yükseköğretim programında tam zamanlı öğrenci olarak kayıtlı olan ve ÖSYM tarafından yapılan Üniversite Giriş Sınavı ile Sܒ ne kayıt yaptıran öğrenciler, almış oldukları derslerden muafiyet isteğinde bulunabilirler. Bunun için öğrencilerin, Üniversiteye ilk kayıt yaptırdıkları tarihten itibaren 15 gün içinde, transkriptleri ve bir dilekçe ile ilgili Fakülteye başvurmaları gerekir. Söz konusu derslerin YÖK tarafından tanınan bir yükseköğretim kurumundan alınmış olması gerekir. Öğrencilerin daha önce almış oldukları ve eşdeğerliliği Fakülte Kurulu tarafından kabul edilen derslerden, muafiyet için verilen ‘T’ notu, GNO ve DNO hesabına katılmaz. Bu şekilde muaf olunan ders sayısına göre, azami öğrenim süresinden kaç dönem düşüleceği de Fakülte Kurulu kararında belirtilir.

Ders Tekrarı

Madde 27 — Bir dersten ‘F’, ‘U’, ‘NA’ veya ‘W’ notu alan öğrencilerin, bu dersi, verildiği ilk dönemde almaları gerekir. Bu dersler seçmeli ya da sonradan programdan çıkartılan dersler ise, öğrenciler, bu derslerin yerine danışmanları tarafından uygun görülen başka dersleri alırlar. Öğrenciler daha önce "D+" veya "D" notu aldıkları dersleri, dersten geçer not aldıkları dönemi izleyen en çok 3 dönem içerisinde tekrarlayabilirler. Dönem sayısı hesabına öğrencinin izinli olduğu dönemler katılmaz. Notu "C-" veya daha yüksek olan dersler tekrarlanamaz. Tekrarlanan derslerde, daha önce alınmış olan dersin toplam kredi tutarı, GNO hesaplarından düşürülür ve en son dersin toplam kredi tutarı, GNO hesaplamalarına katılır, ancak, öğrencinin kayıt yaptırdığı tüm dersler transkriptte gösterilir.

Ders Saydırma

Madde 28 — Aynı kod ile alınan dersler, ders tekrarı esasları çerçevesinde, otomatik olarak sayılır ve bu konuda öğrencilerin ayrıca bir işlem yapmalarına gerek yoktur. Farklı kod ile alınan seçmeli dersler ile sonradan programdan çıkartılan dersler yerine alınan dersler, aşağıdaki kurallar çerçevesinde birbiri yerine saydırılabilir:

a) Ders saydırma işleminde bir ders, yalnızca bir başka derse karşılık gelebilir.

b) Aynı dönem içinde alınan dersler birbiri yerine sayılamaz.

c) Son alınan ders, daha önceki dönemlerde alınan bir başka ders yerine saydırılabilir.

d) "C-" veya daha yüksek not alınmış dersler yerine ders saydırmak mümkün değildir. Diğer üniversitelerden transfer edilen dersler, ders saydırma işleminde kullanılmaz.

e) ‘D+’ veya ‘D’ notu alınan bir ders yerine, bu notun alındığı dönemi izleyen en çok 3 dönem içerisinde başka bir ders saydırılabilir. Dönem hesabına izinli bulunulan dönemler katılmaz.

f) Kayıtlı bulunulan dönemde alınan bir ders daha önceki dönemlerde alınan bir ders yerine saydırılabileceği gibi, kayıtlı bulunulan dönemden önceki dönemlerde alınan dersler de birbiri yerine saydırılabilir.

g) Öğrenci, ders saydırma isteğini danışmanına iletir ve onaylandığı takdirde, bu istek, işlem yapılmak üzere öğrenci tarafından Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü’ne iletilir. Ders saydırma istekleri, akademik takvimde belirtilen dersten çekilmenin son günü ile dönem sonu sınavlarının son günü arasındaki zaman aralığında Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü’ne iletilmelidir.

h) Ders saydırma işlemleri, daha önce alınmış olan dersin toplam kredi tutarının GNO hesaplarından düşürülüp en son dersin toplam kredi tutarının bu hesaba katılması suretiyle, kayıtlı bulunulan dönem GNO hesaplanmasında kullanılır; daha önceki dönemlere ait GNO ve DNO hesaplarına etki etmez. Ancak, öğrencinin kayıt yaptırdığı tüm dersler trans-kriptte gösterilir.

Öğrenim Süresi

Madde 29 — a) Sܒnde lisans öğreniminin normal süresi 4 akademik yıldır. Tüm mezuniyet koşullarını sağlayan öğrenciler, daha kısa sürede de mezun olabilirler.

b) Lisans programlarını tamamlamak için tanınan azami öğrenim süresi 7 akademik yıldır (yaz dönemi hariç 14 dönem). Bu süre sonunda belli sayıda dersi kalan öğrencilere, derslerini tamamlayabilmeleri için, aşağıdaki koşullarda ek süre verilebilir:

1) Mezun olmak için 4 veya 5 dersi kalan öğrencilere 4 dönem ek süre verilir.

2) Mezun olmak için 3 ve daha az dersi kalan öğrencilere sınırsız ek süre verilir.

3) Mezun olabilmek için gerekli bütün derslerden başarılı oldukları halde, GNO’ları 2.00’den az olan öğrencilere de, 3. ve 4. sınıf derslerine kayıt olmaları için sınırsız ek süre verilir.

4) Mezun olmak için 5’ten fazla dersi kalan öğrencilere, daha önce alıp başarısız oldukları dersler için bir sınav ve bir bütünleme hakkı verilir. Bu sınavlar sonunda mezuniyet için kalan ders sayısını en fazla 5’e indiren öğrencilere 3 dönem ek süre verilir.

c) Bu madde kapsamındaki öğrenciler ek süre aldıkları dönemlerde kayıt yaptırmak zorundadırlar.

Lisans Diploması

Madde 30 — a) Kayıtlı olduğu lisans diploma programındaki tüm dersleri herhangi bir dönem sonunda başarı ile tamamlayan ve GNO’ları en az 2.00 olan öğrencilere ‘SÜ Lisans Diploması’ verilir. GNO’ları 3.00 ile 3.49 arasında olan öğrenciler ‘Onur’, 3.50 ve daha yüksek olan öğrenciler ‘Yüksek Onur’ listesinde mezun olurlar.

b) Diploma ile birlikte kazanılan unvanlar için, Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine oluşturulan YÖK kararları çerçevesinde Mütevelli Heyeti’nce onaylanan unvanlar diploma üzerinde belirtilir.

c) Sܒnden lisans diploması alabilmek için, öğrencinin yaz dönemi dışında en az son iki dönemini SÜ lisans programlarında tam zamanlı öğrenci olarak geçirmiş olması gerekir.

Diploma Kaybı ve Yeni Diploma Hazırlanması

Madde 31 — Diplomanın kaybı halinde, bir defaya mahsus olmak üzere, Türkiye baskısı olan bir gazetede ilan edilmesi, gereken ücretin ödenmesi ve dilekçe ile Üniversiteye başvurulması koşuluyla, yeni diploma hazırlanır. Bu durumda, diploma üzerine, kayıp nedeniyle düzenlendiğine ilişkin ibare konur.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Diğer Hükümler

 

Üniversiteden Ayrılma ve Kayıt İptali

Madde 32 — Öğrenciler, istedikleri zaman bir dilekçe ile Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü’ne başvurarak, Üniversiteden ayrılma veya yaz dönemi kaydının iptali talebinde bulunabilirler. Bu durumdaki öğrencilere ücret iadesi ve kayıtlı oldukları dersler ile ilgili uygulanacak hükümler aşağıda belirtilmiştir:

a) Sonbahar ve ilkbahar dönemleri için ders ekleme-bırakma süresinin son gününe kadar Üniversiteden ayrılma, yaz dönemi için derslerin başladığı haftayı takip eden ikinci haftanın son iş gününe kadar yaz dönemi kaydının iptal edilmesi başvurusu yapan öğrencinin, ödemiş olduğu dönem kayıt ücretinin yarısı iade edilir. Bu tarihten sonra yapılan başvurularda ücret iadesi mümkün değildir. Ücret iadesinin yapılabilmesi için, öğrencinin Üniversiteye karşı herhangi bir borcunun olmaması ve kendisine kullanım için SÜ tarafından sağlanan mal ve teçhizatı hasarsız olarak iade etmiş olması gerekir.

b) Sonbahar ve ilkbahar dönemleri için dersten çekilme süresinin son gününe kadar Üniversiteden ayrılma, yaz dönemi için derslerin başladığı haftayı takip eden 3 haftanın son iş gününe kadar yaz dönemi kaydının iptal edilmesi başvurusu yapan öğrencinin, ilgili dönemde kayıt yaptırmış olduğu dersler dönem kaydından düşürülür. Bu tarihlerden sonra, ancak dönem sonu sınavlarının başladığı ilk günden önce, Üniversiteden ayrılma başvurusu yapan öğrencinin, ilgili dönemde kayıt yaptırmış olduğu dersler dönem kaydında görünür, ancak notları ‘W-Çekilmiş’ olarak belirtilir. Dönem sonu sınavlarının başlamasından itibaren yapılan başvurularda, söz konusu dönemde alınan dersler ve notları öğrencinin kayıtlarına geçirilir.

c) Üniversiteden mezuniyet, kendi isteği veya ilişki kesilmesi gibi nedenlerle ayrılan öğrencilerin, belgelerini alabilmeleri için kayıt sildirme işlemini tamamlamaları gerekir.

d) Üniversiteden ayrılan öğrencilere, Üniversiteye girişte alınan lise diplomasının aslı, arkasına öğrencinin Üniversiteden ayrılış tarihi ve nedenini belirten bilgiler yazıldıktan sonra, bir kopyası Üniversitedeki dosyasında saklanmak üzere iade edilir.

e) Üniversiteden ayrılan öğrencilerin, Üniversiteye tekrar dönmek istemeleri halinde, tüm yeni öğrenciler gibi, bu Yönetmelikte belirtilen öğrenci kabullerine ilişkin koşulları sağlamaları gerekir.

İzin Gerekçeleri

Madde 33 — Öğrenciler, belgelemek koşulu ile sağlık, maddi, aile, kişisel, akademik, yurtdışında eğitim, beklenmedik zorunlu olaylar gibi nedenlerle dönem izni için başvurabilirler. Tutuklanan, mahkum olan veya aranmakta olduğu yetkili makamlar tarafından bildirilen öğrenciler, izin için başvuramazlar; ancak tutukluluk durumları sona erdikten sonra izin başvurusu yapabilirler.

İzin Süreleri

Madde 34 — Lisans öğrencilerine toplam 4 dönem izin verilebilir. İzin istekleri gerekçeli olarak ve belgeleri ile birlikte ilgili Fakülteye iletilir. Fakültenin uygun görmesi üzerine öğrenci izinli sayılır. İzinli geçen süreler öğrenim sürelerine katılmaz.

İzin Başvurusu

Madde 35 — İzin almak isteyen öğrenciler, izin gerekçesine ilişkin belgeleri de ekleyerek bir dilekçe ile, Program Koordinatörü’ne başvururlar. İzin talebi, Fakülte Kurulu kararı ve bunun Rektör tarafından onaylaması ile sonuçlandırılır. İzin talebinin uygun görülmesi halinde, Rektör tarafından kararın onaylandığı tarih, izin süresinin başlangıcı olarak kabul edilir. Yaz dönemine kayıtlı öğrenciler izin talebinde bulunamazlar, ancak derslerin başladığı haftayı takip eden üçüncü haftanın son iş gününe kadar bir dilekçe ile Öğrenci Kaynakları Direktörlüğü’ne başvurarak yaz dönemi kaydının iptal edilmesi talebinde bulunabilirler. Bu durumdaki öğrencilere ücret iadeleri ve ders notları ile ilgili uygulanacak hükümler 32 nci maddede belirtilmiştir.

Derslerin sona ermesinden sonra yapılan izin talepleri kabul edilmez. Dönem sonu sınavları sırasında ortaya çıkabilecek zorunlu durumlarda, öğrencilerin ilgili dönemde aldığı derslerin tümünün notları, öğretim üyesi tarafından ‘I’ olarak değerlendirilir. ‘I’ notları Madde 18’de anlatıldığı gibi daha sonra harf notu ile değiştirilir.

İzinli Ayrılma

Madde 36 — a) Ders ekleme-bırakma süresinin son gününe kadar dönem izni başvurusu yapan ve başvurusu kabul edilen öğrencinin izninin işleme konulabilmesi için bir dönem izin aldıysa o döneme ait öğrenim ücretinin %25’ini, bir akademik yıl izin aldıysa o akademik yıla ait öğrenim ücretinin %25’ini ödemesi gerekir. Ders ekleme-bırakma süresinin son gününe kadar izin başvurusu yapan ve başvurusu kabul edilen öğrencilerden bir dönem için izin alanlara ödedikleri ücretin %75’i, bir akademik yıl için izin alanlara ödedikleri ücretin %50’si iade edilir. Öğrencilerin dönem izni aldıkları dönemler için ödemiş oldukları ücretler, kayıt yaptırdıkları ilk dönem öğrenim ücretinden düşülür. Ücret iadesinin yapılabilmesi için, öğrencinin Üniversiteye karşı herhangi bir borcunun olmaması ve kendisine kullanım için SÜ tarafından sağlanan mal ve teçhizatı hasarsız olarak iade etmiş olması gerekir. Ders ekleme-bırakma süresinin son gününden sonra yapılan başvurularda ve izin bitişini takip eden dönemde kayıt yaptırmayanlara ücret iadesi mümkün değildir.

b) Dersten çekilmek için belirlenen 10. haftanın son gününe kadar dönem izni başvurusu yapan öğrencinin, ilgili dönemde kayıt yaptırmış olduğu dersler dönem kaydından düşürülür. Dersten çekilme tarihinden sonra, derslerin sona erdiği günün sonuna kadar dönem izni başvurusu yapan öğrencinin, ilgili dönemde kayıt yaptırmış olduğu dersler dönem kaydında görünür, ancak notları ‘W-Çekilmiş’ olarak belirtilir.

c) Dönem izni almış olan öğrenciler, Üniversitenin sağladığı olanaklardan ve öğrencilik haklarından dönem izni süresince yararlanamazlar.

İzinden Dönüş

Madde 37 — Öğrenciler, izinlerinin bitimini izleyen dönemde, kayıtlarını yaptırarak öğrenimlerine devam ederler.

Disiplin İşlemleri

Madde 38 — Öğrencilerin disiplin durumu, YÖK tarafından ilan edilen Öğrenci Disiplin Yönetmeliği çerçevesinde, SÜ tarafından belirlenen kurallara göre izlenir.

Burslar

Madde 39 — Öğrencilere çeşitli kaynaklardan sağlanan bursların dağıtımı, Rektör tarafından atanan bir Komite tarafından ve SÜ tarafından düzenlenen kurallara göre gerçekleştirilir.

Ücretler

Madde 40 —Yıllık öğrenim ücretleri, her akademik yıl için Mütevelli Heyeti tarafından belirlenir. Öğrenim ücretini, her dönem başında belirlenen süreler içinde ödemeyen öğrencilerin kayıtları yapılmaz ve bu öğrenciler, öğrencilik haklarını kaybederler.

Yürürlükten Kaldırılan Yönetmelik

Madde 41 — 3/8/1999 tarihli ve 23775 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sabancı Üniversitesi Lisans Öğrenim Yönetmeliği yürürlükten kaldırılmıştır.

Geçici Madde 1 — Bu Yönetmelik yürürlüğe girdiği tarihte Sabancı Üniversitesinde kayıtlı lisans öğrencilerine tümüyle uygulanır. Ancak, 2002-2003 akademik yılından önce Üniversiteye kayıt yaptırmış olan öğrenciler, 2002-2003 akademik yılı ikinci dönemi sonuna kadar yürürlükten kaldırılan yönetmelik hükümlerinden yararlanmak isteyebilirler. Daha sonraki dönemlerde gelen isteklere yürürlükten kaldırılan hükümler uygulanmaz. Bu durumdaki öğrencilerin isteklerini yazılı olarak Öğrenci Kaynakları birimine bildirmeleri gerekir.

Yürürlük

Madde 42 — Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Yürütme

Madde 43 — Bu Yönetmelik hükümlerini Sabancı Üniversitesi Rektörü yürütür.

Sayfa Başı


 YARGI BÖLÜMÜ

Yargıtay Kararı

Yargıtay Başkanlığından :

Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk

Genel Kurulu Kararı

 

 

Esas No

: 2000/2

 

Karar No

: 2002/1

 ÖZET : Bağ-Kur Yasasının ek madde 6 da yazılı,

1 - Bağ-Kur ile münasebeti olan bankalar, kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarına on beş gün içinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri takdirde, gecikilen süreyle orantılı olarak, devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi de kuruma öderler maddesi uyarınca Bağ-Kur’un sadece bankadan faiz talep etmeleri için açılacak bu tür davalara iş mahkemelerinde bakılır.

2 - Bağ-Kur ile münasebeti olan bankalar, kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarına on beş gün içinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri takdirde kurum ile olan anlaşmalardan ve diğer kanunlarda kayıtlı haklarından doğan alacaklarını, tazminatlarını başkaca bir husus katmadan istemeleri halinde veya bu alacakları ve tazminat talepleri ile birlikte gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi ile birlikte dava yoluyla talep etmeleri halinde bu tür davalara genel mahkemelerce bakılır.

Bağ-Kur Genel Müdürlüğü vekilleri, Yargıtay Birinci Başkanlığına verdikleri 11.09.2000 tarihli dilekçe ile; kurumlarının çalıştığı bankaların, kurum hesapları arasında yapılan havalelerde, havale edilen meblağları kurum hesaplarına süresi içinde geçirmeyip daha sonraki günlerde geçirmek suretiyle ve yıl sonlarında kurumun vadesiz mevduat hesaplarına eksik vadesiz mevduat faizi tahakkuk ettirmek suretiyle, kurum zararına neden olduğunu; kurum ile çalıştığı bankalar arasında yukarıda açıklananlar dışında meydana gelen uzlaşmazlıklar sonucunda oluşan kurum zararının 1479 sayılı kanunun ek 6. maddesinden doğan ceza-i şart ve diğer fer’ileriyle birlikte tahsili için Ticaret Mahkemelerinde açtıkları davada; Yargıtay 11. Hukuk Dairesince uyuşmazlıkta İş Mahkemelerinin görevli olduğuna dair karar verdiğini, buna karşılık İş Mahkemelerinde dava açtıklarında Yargıtay 10. Hukuk Dairesince uyuşmazlıkta Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin karar verdiğini, böylelikle Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesi arasında görevli mahkeme konusunda farklı kararlar bulunduğundan, kararlar arasındaki aykırılığın İçtihatları Birleştirme yoluyla giderilmesini istemiştir.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu, 15.12.2000 tarih ve 108 sayılı kararıyla; Yargıtay 10. Hukuk Dairesi ile 11. Hukuk Dairesi kararları arasında var olan ve süren açık bir görüş aykırılığı bulunduğundan, bu aykırılığın, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunda giderilmesi istenilmiş, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunda Raportör Üyenin açıklamaları dinlendikten sonra aynı konuda Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin de kararının mevcut olduğu belirlenmiş ve kararlar arasında aykırılık bulunduğu tespit edilmiştir.

İçtihatları Birleştirmenin Konusu; 1479 sayılı Bağ-Kur Yasasına 2423 sayılı yasa ile getirilen, Ek madde 6 dan doğan uyuşmazlıklarda hangi mahkemelerin görevli olacağı hakkındadır.

Bağ-Kur’a Zamanında İntikal Ettirilmeyen Alacaklar

Ek Madde 6- BAĞ-KUR ile münasebeti olan bankalar; kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun Kuruma olan diğer borçlarını BAĞ-KUR hesaplarına on beş gün içerisinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri takdirde, kurum ile olan anlaşmalarda ve diğer kanunlarda kayıtlı haklar saklı kalmak şartıyla ayrıca, gecikilen süreyle orantılı olarak, devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi de kuruma öderler.

Uygulanacak faiz haddinin tespitinde anlaşmazlık halinde Merkez Bankasının bildireceği oran esas alınır.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ve 21. Hukuk Dairesi; Bir uyuşmazlığın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerektiği, hangi davaların ticari dava olması gerektiğinin TTK 4, 5/2 ve özel kanunlarda düzenlendiğini, bir davanın mutlak ticari dava sayılabilmesi için TTK 4. maddesinin 1-6 bentlerindeki davalardan olması, nispi ticari dava sayılabilmesi için de davanın her iki tarafının tacir olması ayrıca dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekir. Uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı konusunda duraksama yoktur. Bankaların tacir sıfatı bulunmakta ise de Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün, sosyal güvenlik hükümlerini uygulamak üzere kurulmuş, bir kamu tüzel kişisi olduğu gözetildiğinde taraflar arasında çıkan uyuşmazlık nispi ticari dava sayılamaz. Öte yandan Bağ-Kur Kanunu 70 inci maddesi "bu kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıkların yetkili İş Mahkemelerinde görüleceği" hükmünü koyarak Bağ-Kur Kanunu uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin İş Mahkemesi olacağını özel bir kanunla düzenlemiştir. Uyuşmazlığın çözümünde özel kanun İş Mahkemeleri görevlidir ilkesini kabul etmiştir.

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi; 2423 sayılı yasa ile kabul edilen ek 6 ncı madde Bağ-Kur Kanununda yer almış ise de bu maddeden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde tamamen TTK, BK hükümleri uygulanacağından sözü edilen davaların bir ihtisas mahkemesi olan Ticaret Mahkemelerince görülmesi gerektiği sonucuna varmıştır.

Şu durumda özel daire kararları arasında uyuşmazlık olduğu anlaşıldığından İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunca içtihatların birleştirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

1- Medeni yargılamada ilk derece mahkemeleri 1- Genel mahkemeler 2- Özel mahkemeler olarak ayrılmışlardır.

Genel mahkemeler, bakacakları davalar belirli kişi ve iş gruplarına göre sınırlandırılmamış olup, aksi belirtilmedikçe, Medeni Yargılama Hukukuna giren her türlü işe bakmakla görevlidir.

Buna karşılık özel mahkemeler belirli kişiler arasında çıkan uyuşmazlıklara veya belli çeşit uyuşmazlıklara bakmakla görevlidir.

Genel mahkemelerle ilgili düzenlemeler esas itibariyle 469 sayılı ve 8 Nisan 1924 tarihli "Mehakimi Şer’iyenin İlgasına ve Mehakimi Teşkilatına Ait Ahkamı Muaddil Kanun" da yer almıştır. Bu yasanın 1. maddesi gereği her İlçede ve işi çok olan Nahiyelerde kurulan Sulh Hukuk Mahkemelerinin görevleri HUMK 8. maddesinde ve bazı özel kanunlarda gösterilmiştir. Aynı yasanın 1. maddesi gereğince her İlçede ve İl merkezinde kurulması kabul edilen Asliye Hukuk Mahkemesi, Sulh Hukuk Mahkemesinin yetkisi haricinde kalan bilcümle hukuk, ticaret davalarını görür. Yasanın 2. maddesi Asliye Mahkemesinin birden fazla dairelere bölünebileceğini kabul etmiştir. Birden fazla dairelere bölünmüş mahkemelerde bunlar arasındaki vazife bölümünü Adalet Bakanlığı tayin eder. İşte bu düzenleme doğrultusunda Asliye Hukuk Mahkemeleri yanında toplu mahkeme niteliğinde Asliye Ticaret Mahkemeleri kurulmuştur. Asliye Ticaret Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemelerinin daireleri durumundadır. TTK 5. maddesi gereğince ticari davalara bakmakla görevlidir. Ancak Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde ticari davalara da Asliye Hukuk Mahkemelerinde bakılır.

Özel mahkemeler ise özel yasalarla kurulmuş olup, özel yasalarında belirtilen davalara bakmakla görevlidir.

Özel mahkeme olan İş Mahkemeleri, bireysel ve toplu hak uyuşmazlıklarını çözmekle görevli hukuk mahkemelerinden birisidir. İş Mahkemeleri, davanın konusu, alacak veya tazminatın değerinin az veya çok olduğuna bakılmaksızın iş davalarına bakarlar. İş davalarının neler olduğu 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun 1. maddesinde ve bazı özel yasalarda gösterilmiştir.

Genel mahkeme ile özel mahkeme arasındaki ilişki bir görev ilişkisidir. Bu konuda duraksama yoktur. Görevle ilgili kurallar kamu düzenine ilişkindir. "Kural olarak Hukuk Yargılama Usulünde kazanılmış hak geçerlidir. Ancak bu kural görev konusunda uygulanmaz" (4.2.1959 T. 1957/13 E. 1959/5 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararından).

Mahkemenin görevi, kıyas veya yorum ile genişletilemez yahut değiştirilemez. Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda görev genel mahkemelere aittir. (5.12.1977 Tarih E.1977/4, 1977/4 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gerekçesinden )

Belirli bir dava hakkında görevli mahkemeyi tespit ederken ilk önce o davanın genel mahkemelerin mi, yoksa özel mahkemelerin mi görevine girdiği araştırılır. Özel mahkemelerin görevi genel mahkemelerin görevinden önce gelir. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar genel mahkemelerin görevine girer. (Prof. Dr. Baki Kuru Hukuk Muhakemeleri Usulü Cilt 1 2001 sayfa 164)

Ayrık hükümlerin dar olarak yorumlanması, yoruma ilişkin temel bir kuraldır. İş Mahkemelerinin görevleri kendine özgü nitelik taşıdığı için görevlerinin geniş yoruma değil dar yoruma tabi tutulması esastır. (23.5.1960 tarih 1960/11 E. 1960/10 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gerekçesinden) Ayrıca bu düşünce 8.12.1982 tarihli 1982/4E. 1982/4 karar sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında da vurgulanıp benimsenmiştir.

Kurulda, dairelerin görüşleri arsındaki aykırılığın giderilmesinde yukarıdaki ilkeler ışığında ve genel mahkemelerle ilgili, yapılan açıklamalarda belirtildiği üzere Asliye Ticaret Mahkemelerinin, Asliye Hukuk Mahkemelerinin daireleri durumunda olması ve genel mahkemeler içinde yer alması nedeniyle içtihat aykırılığının, Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, İş Mahkemesi ve genel mahkemelerden hangisinin görevli olduğu şeklinde sonuçlandırılması kararlaştırılmıştır.

Bu bağlamda ticari iş, ticari dava kavramları üzerinde durmanın pratik anlamı kalmamıştır.

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereğince, bir uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülebilmesi için taraflarının İş Kanununa göre işçi, işveren veya işveren vekili olması konusu itibariyle iş akdi (Hizmet Akdi) ve İş Kanunundan doğan hukuk uyuşmazlığı olması gerekir.

Bankalar Kanunu 7/2. maddesi, bir bankanın anonim şirket şeklinde kurulmasını şart koşmuştur. TTK 18. maddesinde ticaret şirketlerinin tacir sayılacağı kabul edilmiştir. Bu yasal düzenleme sonucunda bankaların tacir olduğu kuşkusuzdur.

Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ise; 1479 sayılı yasa ile özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari bakımdan özerk bir kamu tüzel kişisidir. Tacir statüsünde olmadığı aşikardır.

İş Mahkemelerinin görev alanını belirleyen davanın taraflarının işçi, işveren veya işveren vekili, konusu itibariyle de uyuşmazlığın iş akdinden ve İş Kanunundan doğan hukuk uyuşmazlığı olmasını öngören kurallar ve bankalar ile Bağ-Kur’un statüleri gözetildiğinde taraflar arasında çıkan bir uyuşmazlıkta ilke olarak İş Mahkemelerinin görevli olduğu kabul edilemez. Ne var ki Bağ-Kur Kanunu 70 inci maddesi "Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar yetkili İş Mahkemelerince veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür" düzenlemesini getirmiştir.

Yasanın bu hükmü muvacehesinde şayet bir uyuşmazlık Bağ-Kur Kanunu uygulanmasından kaynaklanıyorsa uyuşmazlığa İş Mahkemesinde bakılması gerekir. Uyuşmazlık Bağ-Kur Kanunu uygulanmasından kaynaklanmıyorsa İş Mahkemesinde bakılması mümkün olmayacaktır.

Bu aşamada Bağ-Kur Kanunu ek 6. maddesinin Bağ-Kur Kanunu uygulaması ile ilgili olup olmadığı ve ek 6. maddenin hukuki niteliği sorunu ortaya çıkmaktadır.

Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesi, Bankaların kuruma olan her türlü borçlarını zamanında ödenmesini amaçlamakta olup, aksi halde sözleşmeden ve diğer yasalardan doğan haklar saklı kalmak kaydıyla gecikilen süreyle orantılı olarak bir yıllık vadeli mevduat faizinin de ödenmesini asıl alacağa ilaveten fer’i bir talep olarak istenebileceğini kabul etmektedir. Kurum ile ilişkisi olan bankalar kuruma olan yükümlülüklerini zamanında yerine getirirse fer’i bir hak olan 6. maddenin uygulanması da söz konusu olmayacaktır. Buna karşılık bankalar, kuruma olan borçlarını zamanında ödemezlerse; kurum sözleşmeden ve yasalardan doğan haklarını talep etmekle birlikte ayrıca ek 6. maddedeki "... gecikilen süreyle orantılı olarak, devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödenen faizi de" ayrıca isteyebilecektir. Diğer bir deyişle ek madde 6 Bağ-Kur ile bankalar arasındaki tüm ilişkileri düzenlememiş, taraflar arasındaki sözleşmelerden ve kanunlardan doğan hakları ayrık tutmaktadır. Gerek 10. Hukuk Dairesi gerekse 11. Hukuk Dairesi ek 6 ncı maddede ki düzenlemenin ceza-i şart niteliğinde fer’i bir talep olduğunu kabul etmektedir. (11. HD. 95/1253 E. 95/2503 K. ve 3.4.1995 tarihli kararı 11.HD. 1997/1530 E. 1997/2549 K. sayılı ve 7.5.1997 T. Kararı 10.HD. 1999/7055 E. 1999/9655 K. 30.12.1999 T. Kararı 10. HD. 1999/2798 E. 2000/1744 K. 21.3.2000 T. Kararı)

Ek 6. maddenin Bağ-Kur Kanunu uygulaması ile ilgili olup olmadığı konusunda öğretide yasa koyucunun bu konuda herhangi bir ayrım gözetmediği görüşü baskın olarak ileri sürülmektedir.

Madde, hiçbir ayrım gözetmeksizin bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıkların İş Mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görüleceğini belirttiği için bu konuda davanın taraflarının taşıdıkları sıfatın önemi bulunmamaktadır. Bir uyuşmazlık şayet bu kanunun uygulanmasından doğmaktaysa, uyuşmazlığın tarafları Kurum ve Bağ-Kur sigortalısı olmasa dahi, uyuşmazlığın çözüm yeri İş Mahkemesidir. (Mustafa Çenberci – Turgut Uygur Bağ-Kur Kanunu Şerhi 1997 sayfa 290- Orhan Yalçınkaya Bağ-Kur Kanunu Açıklamalar, Kararlar İlgili Mevzuat 1999 sayfa 273)

Hukuk Genel Kurulu 20.1.1965 tarihli 534/42 sayılı kararında; Gerçekten herhangi bir yasanın uygulanmasından doğan dava demek o yasanın herhangi bir hükmünün uygulanmasından doğan dava demektir sonucuna varmıştır.

Netice itibariyle öğretide ve uygulamada, Bağ-Kur Kanunu 70. maddesinde yer alan "Bu kanunun uygulanmasından doğan uzlaşmazlıklar yetkili İş Mahkemelerince görülür" hükmünün yasa metninde yer alan herhangi bir hüküm ile yasanın ek ve tadillerinde yer alan hükümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıkları kapsadığını kabul etmektedir.

Hal böyle olunca münhasıran fer’i bir talep olan Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddedeki "...gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari bir yıllık mevduat faizi" talep edildiğinde bundan doğan uyuşmazlıkların çözümünde görevli mahkeme İş Mahkemeleri olduğu sonucuna varılmıştır.

2- Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki ilişkide, Bağ-Kur Kanunu ve ek 6 ncı maddesinin uygulanması söz konusu olmayan durumlarda görevli mahkeme hangisidir?

İş Mahkemeleri, iş davaları ile özel kanunlarında İş Mahkemelerinde bakılacağı kabul edilen davalara bakmakla görevlidir. Şayet bir davayı iş davası olarak nitelendirmek mümkün olmaz ve özel kanunlarında da uyuşmazlığa İş Mahkemesinde bakılacağı öngörülmemişse uyuşmazlığın çözümünde esas olan genel mahkemelerin görevli olmasıdır.

İçtihatları Birleştirmeye konu daire kararları incelendiğinde; bankalar ile Bağ-Kur arasındaki temel uyuşmazlıkların, kuruma ait primlerin, cezaların tahsili, hesaplara intikali, eksik faiz tahakkuku ve faiz oranları ile ilgili yapılan sözleşmeler ile bankacılık işlemlerinden kaynaklandığı, diğer bir deyişle bankalar ile kurum arasındaki temel ilişkinin Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanunlar ile taraflar arasındaki özel sözleşmelerden kaynaklandığı görülmektedir.

Bankaların tacir sıfatı taşıdıkları, buna karşılık Bağ-Kur Genel Müdürlüğünün kamu tüzel kişisi olduğu konusunda duraksama yoktur.

Hal böyle olunca uyuşmazlık bu kapsamda (Bağ-Kur Kanunu ve ek 6 ncı madde uygulanması söz konusu olmayan durumlarda) ele alındığında ne Bağ-Kur Kanunu hükümleri ne de İş Mahkemeleri Kanunu kapsamında kalan bir uyuşmazlık söz konusu olmayacaktır. Özel mahkemelerin görevli olduğu açıkça kabul edilmeyen durumlarda genel mahkemelerin görevli olacağı kuralı gereğince genel mahkemelerin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

3- Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki ilişkide, Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesinin başka uzlaşmazlıklarla birlikte uygulanması halinde görevli mahkeme hangisidir?

Yukarıda açıklandığı üzere Bağ-Kur Kanunu ek madde 6 daki gecikilen süreyle orantılı olarak mevduat faizi istendiğinde, İş Mahkemelerinin görevli olduğu, sadece temel ilişkiyi oluşturan sözleşme ve diğer yasalardan doğan haklarını başkaca bir husus katmadan istenmesi halinde genel mahkemelerin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı madde fer’i bir hak (talep) olduğundan taraflar arasında temel bir uyuşmazlığın bulunması gerekir. Kurum, temel uyuşmazlıktan doğan hakkını tek başına dava edebileceği gibi; fer’i bir talep olan ek 6 ncı maddedeki gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi ile birlikte de isteyebilir.

İşte bu durumda uyuşmazlıkta hangi mahkeme görevli olmalıdır?

Görev kurallarının kamu düzeni ile ilgili olduğu, bunun doğal sonucu olarak genel mahkemelerin görevine giren bir uyuşmazlık özel mahkemelerde görülemeyeceği gibi, özel mahkemelerin görevine giren bir uyuşmazlığın da genel mahkemelerde görülemeyeceği konusunda öğretide ve uygulamada duraksama yoktur.

Ancak aynı davada birbiri ile bağlantısı nedeniyle birleştirilmesi gereken davalarda, uyuşmazlığın bir kısmı için genel mahkemelerin, bir kısmı için özel mahkemelerin görevli olması halinde davaya hangi mahkemede bakılacağı konusunda düşünce birliği olduğu söylenemez.

Bir kısım yazarlar "işlerin daha çabuk ve daha az giderle sonuçlanmasını sağlamak gibi düşüncelerle İş Mahkemelerinin görev alanı dışında kalan uyuşmazlıkların eğer bu mahkemelerde görülen iş uyuşmazlıkları ile bağlantısı varsa davaların birleşmesi çevresinde anılan mahkemede (İş Mahkemesi) bakılması gerektiği görüşünü ileri sürmüşlerdir. Çünkü bu durumlarda davalı veya davacı genelde işçidir. İşçinin İş Mahkemeleri Kanunundan yararlanması esasen yasanın izlediği amaçtır. Fakat dava arkadaşlığı durumunda işçi olmayan kimsenin bu nimetten faydalanması için bir sebep yoktur" düşüncesindedir.

İş Mahkemesinin görevine giren bir uyuşmazlık ile genel mahkemenin görevine giren bir uyuşmazlığın İş Mahkemesinde birleştirilmesinin gerekçesi olarak taraflardan birisinin işçi olması ve yasa koyucunun işçiyi İş Mahkemeleri Kanunundan faydalandırmayı amaçladığı gerekçesi ile bu sonuca varılmıştır. Aynı düşünce sahipleri işçi olmayan kimsenin İş Mahkemeleri Kanunundan yararlanmasını da genel ilkeye ve yasa koyucunun amacına aykırı olduğunu kabul etmektedir.

Oysa İçtihatları Birleştirmeye konu uyuşmazlığın taraflarının işçi-işveren ilişkisi içinde olmadığı, diğer bir deyişle her iki tarafında işçi olmadığı aşikardır. Bu nedenle yukarıda belirtilen, yasa koyucunun işçiyi İş Mahkemeleri Kanunundan faydalandırmayı amaçladığı gerekçe ve kıstası ile bu uyuşmazlıklarda İş Mahkemelerinin görevli olduğunu söyleyemeyiz.

Öte yandan Bankalar ile Bağ-Kur arasında yapılan sözleşmelerde prim, ceza v.s. tahsilinde ek madde 6 daki düzenlemelerin dışında değişik hükümler getirilmektedir. Taraflar bu sözleşme hükümleri ile bağlıdır. Şayet banka sözleşme hükümlerini yerine getirmezse öncelikle sözleşmedeki yaptırımlar uygulanacak buna ilaveten ek 6. maddede kabul edilen ".... gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödediği faizi" de kuruma ödeyecektir.

Diğer bir deyişle banka sözleşmeden ve kanunlardan doğan yükümlülüğünü yerine getirmediğinde Bağ-Kur, önce asli edimin yerine getirilmesini isteyecek ayrıca Bağ-Kur Kanunu ek 6. maddedeki fer’i edimi isteyecektir.

Yukarıda açıklandığı üzere Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesi ceza-i şart niteliğinde fer’i bir taleptir. Ceza-i şartın fer’i nitelikte bir talep olup, asıl borcun doğumuna bağlı olması nedeniyle, asıl borcun geçersizliği halinde ceza-i şartın da geçersiz olduğu konusunda duraksama bulunmamaktadır. Bu durumda usul hükümleri ve görevli mahkeme yönünden de asıl borçta görevli olan mahkemeyi fer’i talep yönünden de görevli kabul etmek usule ilişkin yasal düzenlemelere uygun düşer. Nitekim 8.12.1982 tarihli 1982/4 E. 1982/4 K. sayılı İçtihatları Birleştirme Kararında da vurgulandığı üzere çoğu kez her dava gerçekte temel bir uzlaşmazlık etrafında ikinci derecede davacıklardan oluşur. Böyle bir durumda görev belirlenirken davacıklardan herhangi biri değil temel uzlaşmazlık gözönünde tutulmalıdır. Temel uzlaşmazlık yanında başka başka mahkemelerin görev alanına giren ikinci derecede uzlaşmazlıkların bulunması göreve etkili olmamalıdır. Bankalar ile Bağ-Kur arasındaki temel uzlaşmazlık Borçlar Kanunu, Türk Ticaret Kanunu, Bankalar Kanunu gibi yasalar ile özel yapılan sözleşmelerden doğmakta olup, genel mahkemelerin görevli olduğu temel uzlaşmazlıktan dolayı kurum lehine bir hak doğması halinde Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesinin uygulanması söz konusu olacaktır.

Bu durumda Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesinin başka uzlaşmazlıklarla birlikte görülmesi halinde genel mahkemelerin görevli olduğu sonucuna varılmıştır.

4- Kurulda yapılan görüşmelerde, Bağ-Kur Kanunu ek 6 ncı maddesinden kaynaklanan uyuşmazlıkta İş Mahkemelerinin görevli olduğuna ilişkin 11. Hukuk Dairesi ve 21. Hukuk Dairesi görüşünü benimseyen düşünceler üzerinde de durulmuştur.

İş Mahkemelerinin görevli olduğunu savunanlar gerekçelerinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK 4, 5/2 maddesi kapsamında kalan nispi veya mutlak ticari dava olmadığını bu nedenle Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun kabul edilemeyeceğini belirtmişlerdir.

Gerçekten, Bağ-Kur kamu tüzel kişisi olup, tacir sıfatının bulunmaması, nedeniyle uyuşmazlığın nispi ticari dava olarak kabulü mümkün olmadığı durumlar ile temeldeki uyuşmazlığın mutlak ticari dava olmadığı durumlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Ne var ki Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin iş bölümü (iş alanı) ilişkisi olması ve resen (kendiliğinden) gözetilemeyeceği ilkesi yanında kurulda içtihat aykırılığının genel mahkemeler ile İş Mahkemelerinden hangisi görevli olduğu şeklinde giderilmesine karar verildiğinden uyuşmazlığın ticari dava olup olmaması sonuca etkili görülmemiştir.

Ek madde 6 nın Bağ-Kur Yasasında yer alması ve aynı yasanın 70.maddesi gereğince İş Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesine gelince; Kurulda yapılan müzakerelerde Ek Madde 6 dan doğan hakkın fer’i bir talep olması ve münhasıran dava konusu edilmesi halinde, Bağ-Kur Kanunu 70.maddesi gereğince İş Mahkemelerinin görevli olacağı benimsenmiş ancak sözleşmelerden ve diğer yasalardan doğan bir hakla birlikte dava edilmesi halinde asıl uyuşmazlıkta genel mahkemelerin görevli olması nedeniyle fer’i talep yönünden de asıl mahkemenin görevli olacağı ilkesi nedeniyle karşıt görüş genel kurulca benimsenmemiştir.

SONUÇ : Bağ-Kur Yasasının ek madde 6 da yazılı,

Bağ-Kur ile münasebeti olan bankalar, kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarına on beş gün içinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri takdirde, gecikilen süreyle orantılı olarak, devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi de kuruma öderler maddesi uyarınca Bağ-Kur’un sadece bankadan faiz talep etmeleri için açılacak bu tür davalara İş Mahkemelerinde bakılır.

Bağ-Kur ile münasebeti olan bankalar, kurum adına tahsil ettikleri sigorta primlerini ve her ne nam altında olursa olsun kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarına on beş gün içinde ve tam olarak intikal ettirmedikleri takdirde kurum ile olan anlaşmalardan ve diğer kanunlarda kayıtlı haklarından doğan alacaklarını, tazminatlarını başkaca bir husus katmadan istemeleri halinde veya bu alacakları ve tazminat talepleri ile birlikte gecikilen süreyle orantılı olarak devlet bankalarının asgari bir yıllık vadeli mevduata ödedikleri faizi ile birlikte dava yoluyla talep etmeleri halinde bu tür davalara genel mahkemelerce bakılır.

İlk iki toplantıda 2/3 çoğunluk, üçüncü toplantıda da gerekli yarıdan bir fazla çoğunluk sağlanamadığından 22.03.2002 tarihli dördüncü toplantıda oyçokluğu ile karar verildi.

 

————

Karşıoy

 

Anayasa’nın 142 nci maddesi, mahkemelerin kuruluşu, görev ve yetkileri, işleyişi, yargılama usullerinin, kanunla düzenleneceğini öngörmüştür. 37 nci maddesinde ise, hiç kimsenin, kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir mahkeme önüne çıkartılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

Mahkemelerin görevlerinin yasa ile belirlenmesi yolundaki Anayasa kuralı karşısında, mahkemelerin görevlerini kıyas veya yorumla belirlenmesi mümkün değildir.

Bankalar ticari bir işletmedir, özel yasalarına göre anonim şirket olarak kurulurlar. Ticaret hukuku bakımından tacir oldukları konusunda kuşku yoktur.

Bağ-Kur ise, özel hukuk hükümlerine tabi, mali ve idari bakımdan özerk bir kamu tüzel kişiliğidir. Tacir değildir, kurum ticari bir işletme niteliğinde değildir. Bir davanın ticari dava sayılması için iki unsurun bir arada bulunması gerekir: Her iki tarafın tacir olması, ihtilafın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili bulunması.

Bir tarafın tacir, fakat diğer tarafın esnaf, kamu kuruluşu veya başka bir kişi olması halinde dava, ticari dava sayılmaz. Taraflar tacir olsa dahi, davanın konusu, ticari işletmeleriyle ilgili olmazsa, o dava da ticari dava sayılmaz. TTK.nun 21 nci maddesinin 2 nci fıkrası hükmü nisbi ticari davalarda uygulanmaz. Taraflardan yalnız biri bakımından ticari dava sayılan bir ihtilaf karşı taraf için ticari dava sayılmaz.

Banka tacir olsa bile, Bağ-Kur tacir değildir. Bağ-Kur resmi bir kuruluş olup, ticari işletme niteliğinde değildir. Bu nedenlerle de, 1479 sayılı Kanun’un Ek-6 ncı maddesinden doğan bir uyuşmazlık, ticari bir dava olarak görülemez. Tarafların yalnız birisinin ticari işletmesi ile ilgili istisna, karz, satış gibi sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklar, ticari davaya vücut vermez. Başka bir deyişle, taraflardan yalnız birisinin ticari işletmesini ilgilendiren bu tür sözleşmeler, her ne kadar TTK.nun 21/2 nci maddesi uyarınca diğer taraf için ticari iş sayılırsa da, bu durum davanın TTK.nun 4/1 nci maddesine göre ticari dava sayılmasını gerektirmez.

Bağ-Kur Yasası’nın Ek-6 ncı maddesi, daha önce Bağ-Kur teşkilatı tarafından yapılmakta olan Bağ-Kur primlerini tahsilinin, Devlet bankaları aracılığı ile yapılabilmesine olanak veren bir hükümdür.

Bu hükümle, Bağ-Kur’la sözleşme yapan bankalar, Bağ-Kur’lulardan tahsil edecekleri primleri 15 gün içerisinde Bağ-Kur hesabına intikal ettirilmesi ve aksi halde Bağ-Kur’un neler talep edebileceği 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası’nın Ek-6 ncı maddesinde düzenlenmiştir.

Biraz daha yakından bakacak olursak,

Bağ-Kur bu yasa ile prim tahsil ve 15 gün içerisinde hesaba intikal ettirme "Asli Edimi" ni talep edecek, bunun yanında faiz, cezai şart, munzam zarar gibi "tali edimlerini" de talep edebilecektir.

Burada dikkat edilirse bir asli edim, bir de buna bağlı olan tali edim vardır. Tali edimlerin gündeme gelmesi, ancak asli edimin yerine getirilmemesine veya eksik olarak yerine getirilmesine bağlıdır.

Daha da genel bir ifade ile, asıl norm, primlerin Bağ-Kur Yasası’nın Ek-6 ncı maddesinin öngördüğü sürede Bağ-Kur hesabına intikalidir.

Bir mahkemenin görevi asli edime bağlıdır. Tali edimler mahkemenin görevini belirleyemez.

Örneğin, kıdem tazminatının ödenmesi ile ilgili davada, faiz, cezai şart veya munzam zarar istemleri varsa, davaya kıdem tazminatına bakmakla görevli mahkeme bakar. Orman işgal davalarında ayrıca tazminat faiz istenirse, davaya Ticaret Mahkemesi’nde bakılmaz. S.S.K. primleri yanında gecikme faizi istenirse dava dosyası Ticaret Mahkemesine gönderilmez? Borçlar Kanunu genel hükümleri, özel olsun genel olsun bütün mahkemelerin uyguladığı hükümlerdir. İş Mahkemeleri de, Ticaret Mahkemeleri de, Tapulama Mahkemeleri de, hatta şahsi hak talebi halinde Ceza Mahkemeleri de bu hükümleri uygulamaktadırlar. O sebeple, uygulanacak kanun, 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası’nın Ek-6 ncı maddesi ve bu maddenin uygulama görevini İş Mahkemelerine veren 70 nci maddesidir.

Yüksek 10.Hukuk Dairesi, Bağ-Kur Yasası’nın 24 ncü maddesine göre, Bağ-Kurlu sayılan Anonim, Kollektif, Adi Komandit, Komandite, Komanditer, Limitet, Sermayesi Paylara Bölünmüş Komandite Şirketlerin komandite ortakları ve yönetim kurulu üyelerinin, sigortalı sayılması ve tespiti davalarına bakarken görev konusunda herhangi tereddütleri olmadığı gibi, ticaret hukukunun önemli müesseselerinden olan bu şirketlerde ortak, ortaklık sıfatının devamı, kurucu ortak ve pay devri konularında çok değerli kararlar oluşturmaktadırlar. Elbette Yüksek daire haklıdır. Bunlar ticaret hukukunun müessesesi olmasına rağmen Bağ-Kur Yasası’nda düzenlenmiş olan tali, yani, Bağ-Kur ortaklığının belirlenmesinde yan konulardır.

Somut uyuşmazlıklar bakımından anlaşmalara da değinecek olursak;

Bağ-Kur ile Devlet bankaları arasında yapılan sözleşmeye taraflarca konulan isim, İşbirliği Protokolü’dür. Bu protokoller tamamiyle Bağ-Kur Yasası’nın Ek-6 ncı maddesinde öngörülen kriterlere göre düzenlenmiştir.

Kapsam maddesinde, bankalarca, primlerin tahsili, Bağ-Kur’ca, üyelerine tahsis edilen sigorta aylığının ödenmesi, Bağ-Kur’un genel yönetim giderlerinin ödenmesi ve sağlık giderlerini karşılaması gibi görevleri yerine getirilecektir.

Tediye ve tahsilat konularında ise tamamiyle Bağ-Kur’un direktifleri doğrultusunda, işlem yapılacağı öngörülmüştür.

Ve nihayet banka, protokolün 7 nci maddesine göre, "protokol gereğince yapılan tahsilat ve ödeme, virman ve havalelerde ve benzeri işlemlerde masraf, komisyon veya her ne nam altında olursa olsun böyle bir ücret alamayacaktır."

Bu protokol Bağ-Kur’un tahsilat ve ödeme birimlerini kapatıp, bu görevleri bankaya devretmesinden başka bir şeyi açıklamaz.

Bu aşamada çoğunluğun görüşüne dayanak yaptığı yasal düzenlemelerden olan Bankalar Yasası’na değinmek gerekir:

Öncelikle, Bankalar’ın uygulamalarından doğan her dava ticari dava değildir.

Örneğin, banka ile yapılan hizmet sözleşmelerinden doğan davaların temyiz incelemesi yüksek 9.Hukuk Dairesi’nce yapıldığı gibi; sair uyuşmazlıklar da davacının sıfatına ve çekişmenin niteliğine göre diğer Sosyal Güvenlik Hukuku ile ilgili yüksek dairelerce incelenmektedir.

Bankalar Yasası’nın bankadan ne amaçladığına gelince, Prof. Dr. Seza Reisoğlu, Bankalar Kanunu Şerhi adlı kitabında şöyle diyor;

"Bankalar, halktan kaynak temin eden, temin ettikleri bu kaynakları kendileri veya kaynak sahibi adına kullanan kuruluşlardır. Bankalara ilişkin düzenlemeler iki temel amaca dayanmaktadır. Bunlardan birisi bankalara tevdi edilen tasarrufların korunması, diğeri ise toplanan kaynakların etkin bir şekilde ekonominin ihtiyaçlarına uygun olarak kullanılmasıdır. (Bkz. Bankalar Kanunu Şerhi Ankara 2000, Sayfa 11.)"

Bağ-Kur’luların primlerinin toplanması veya Bağ-Kur tarafından iştirakçilere ödenecek paralar, bankanın mevduatı niteliğinde de değildir. 4491 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10 uncu maddesi mevduatı şöyle tarif ediyor:

"Bu kanunun uygulamasında, yazılı ya da sözlü olarak veya herhangi bir şekilde halka duyurulmak suretiyle ivazsız veya ivaz karşılığında istendiğinde, belli bir vadede iade edilmek üzere para kabulü mevduat sayılır."

Bağ-Kur Yasası’nın Ek-6 ncı maddesi ile bankalara tek taraflı, kanundan doğan prim tahsil yetkisi verilmiştir. Bu, banka mevduatı veya kredi sözleşmesi değildir. Zaten çekişmenin dayanağı olan Bağ-Kur ile banka arasında yapılan sözleşmenin adı da bilinçli bir şekilde "İşbirliği Protokolü" olarak isimlendirilmiştir.

Banka, Bağ-Kur Yasası’nın koyduğu yasak gereğince topladığı parada hiçbir şekilde tasarruf edemez. Bu paralar kısa ve uzun vadeli kredilere konu olamaz. Bu faaliyetinden dolayı banka her ne nam altında olursa olsun masraf, komisyon ve benzeri ücret talep edemez.

Kısacası, ortada Bankalar Yasası’nın öngördüğü ne bankacılık hizmeti, ne de mevduat sayılacak veya bankacılık faaliyetleri cümlesinden olan bir iş ve işlem vardır.

Banka ile Bağ-Kur arasındaki ilişkiyi düzenleyen, koşulları koyan ve bunlara uyulmaması halinde normatif kuralları belirleyen yasa Bağ-Kur Yasası’dır ve uyuşmazlık sadece ve sadece bu yasadan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, Bankalar Kanunu uygulanmaz.

Yüksek 10. Hukuk Dairesi’nin sayın sözcülerinin önemle üzerinde durdukları diğer kanunlara ve bunların uygulanması ve görev kurallarına ilişkin bilimsel görüşler ise şöyledir; Prof Dr. Baki Kuru HUMK. adlı kitabın 1 inci cildinin 164 üncü sayfasında söyle diyor:

"...Belirli bir dava hakkında görevli mahkemeyi tespit ederken ilk önce, o davanın genel mahkemelerin mi, yoksa özel mahkemelerin mi görevine girdiği araştırılır. Özel mahkemelerin görevi, genel mahkemelerin görevinden önce gelir. Açık kanun hükmü ile özel mahkemelerde görüleceği belirtilmemiş olan bütün davalar genel mahkemelerin görevine girer."

Yine Prof Dr. Baki Kuru kitabının 2 nci cildinin 1498 ve sonraki sayfalarında uyuşmazlık konusu çekişme hakkında şöyle diyor:

"...Davacı, davalıya karşı birden fazla talebini aynı davada birleştirebilir. Yani birden fazla davasını aynı dava dilekçesi ile açabilir. Buna objektif dava birleşmesi denir. Bu halde, görevli mahkeme taleplerin toplamına göre belirlenir."

Objektif dava birleşmesi için birlikte açılan davalar (talepler, alacaklar) arasında herhangi bir bağlantı bulunması gerekli değildir.

Bir özel mahkemenin (mesela İş Mahkemesi’nin) görevine giren dava, genel mahkemede başka bir dava ile birlikte açılamaz.

Buna karşılık, İş Mahkemesi’nin görevine giren bir dava ile, Asliye Mahkemesi’nin görevine giren bir dava, İş Mahkemesi’nde birlikte açılabilir. Başka bir deyimle, objektif dava birleşmesinde birleştirilen taleplerden biri İş Mahkemesi’nin görevine girmekte ve birleştirilen taleple arasında bağlantı varsa bu taleplerin tamamı için özel mahkeme durumundaki İş Mahkemesi görevlidir.

Objektif dava birleşmesinde, birleştirilen talepler mahkemece birlikte incelenir ve birlikte karara bağlanır. Fakat bu talepler birbirinden bağımsızdır. Davacı bu taleplerden birinden feragat edebilir. Diğerine devam edilmesini isteyebilir. Davalı da bunlardan birini kabul edebilir. Mahkeme her talep için ayrı ayrı inceleme yapıp, karar verir..."

10.Hukuk Dairesi ile 11.Hukuk Dairesi arasındaki uyuşmazlığa neden olan Bağ-Kur Yasası’nın Ek 6 ncı maddesinin gerekçesi ise şöyledir.

"Bağ-Kur adına prim tahsil ve kurumun vermekte olduğu kredilere aracılık eden ve mevduatı bulunan bankalar, Kurumun alacaklarını anlaşmalarda öngörülen süreler içinde ve zamanında Kurumun hesaplarına intikal ettirmeden aylarca beklemektedir. Bu durumda Kurum primlerini zamanında vadeli hesaplara aktaramamakta, fonlarını değerlendirememekte ve hatta likidite durumunu dahi takip edememektedir. Dolayısıyla Kurum büyük maddi kayıplara uğramakta, ayrıca bankalarla devamlı ihtilaf içinde bulunmaktadır.

Bu madde ile getirilen ek madde 6 ile, Bağ-Kur hesaplarına zamanında intikal ettirmeyen alacaklar nedeniyle Kurumun uğrayacağı kayıpların telafisi sağlanmaya çalışılmaktadır"

Gerekçede, kanun koyucu açıkça, bankalar, kurumun alacaklarını anlaşmalarda öngörülen sürelerde hesaplara intikal ettirmiyorlar, kurum büyük kayıplara uğruyor, bankalarla devamlı ihtilaf içinde bulunuyor. Ben, bu madde ile kurumun uğrayacağı kayıpları telafi edeceğim" diyor. Bu amaçla da davaları, temyiz süresi 8 gün olan, karar düzeltme yolu olmayan, temyiz incelemesi süresi 2 ayla sınırlı olan ve sulh teklifi yapma imkanı olan İş Mahkemelerini görevlendiriyor.

Lakin ne gariptir ki, Sosyal Güvenlik Hukuku’nun güvencesi olması gereken 10.Hukuk Dairesi, Bağ-Kur’da kanun koyucunun saptadığı sorunlar yoktur, davaların uzun bir yargılama sürecinden geçmesinde bir sakınca da yoktur düşüncesini savunabiliyor.

Sosyal Güvenlik Hukuku’na ilişkin davalar ile İş Mahkemeleri’nin görevlendirilmesi, son derece bilinçli ve Sosyal Güvenlik Kurumları’nın bir an önce mali olanağa kavuşması amacıyla düzenlenmiş hükümlerdir.

Bankalar tahsil ettikleri primleri ve diğer borçları 15 gün içerisinde Bağ-Kur hesaplarına intikal ettireceklerdir.

Bunu yapmazlarsa Bağ-Kur, banka aleyhine açacağı davada, Borçlar Kanunu ve 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun kendilerine verdiği hakları talep edebilecektir. Bu davalar aynı Kanun’un 70 inci maddesi uyarınca İş Mahkemeleri’nde açılacağı hüküm altına alınmıştır.

Yüksek 10.Hukuk Daire sözcüleri, Bağ-Kur Yasası’nın değişmesi için girişimler olduğunu açıkladılar. Bu yasama organının sorunudur. Hakim kararını, tasarı veya teklife göre değil, yürürlükteki yasalara göre verir. O nedenle, bu husus konumuzun dışındadır.

Bağ-Kur Kanunu’nun 70 inci maddesinin açık hükmü karşısında, Ek - 6 maddesinin uygulamasından doğan davaları, birleşen taleplere göre tasnife tutmanın, içtihatlara bir çözüm getirmek yerine, yeni ve daha büyük problemler yaratacağını, esasen böyle bir saptamanın Usul Yasası’nın ana prensiplerine ve Yargıtay kararlarına aykırı olacaktır.

SONUÇ : 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası’nın 70 inci maddesi hükmü ortada iken Genel Kurul sayın çoğunluğun Ek-6 ncı maddeden kaynaklanan davaların bir kısmının Genel Mahkemelerde, bir kısmının ise İş Mahkemelerinde bakılmasına yol açan görüşlerine ve bu tür uygulama ile yeni içtihat aykırılıklarına yol açabilecek bir hukuki sonuca katılmamız mümkün olmadığından karşı oy kullanmış bulunuyoruz.

 

 

Işıl ULAŞ

Hüseyin DENİZ

Yurdaer ÖZDİLEK

 

11.H.D.Başkanı

11.H.D.Üyesi

11.H.D.Üyesi

 

(İmza)

(İmza)

(İmza)

       
       
 

Erol GÜVENER

Yılmaz DERME

Ahmet ÖZGAN

 

11.H.D.Üyesi

11.H.D.Üyesi

11.H.D.Üyesi

 

(İmza)

(İmza)

(İmza)

       
       
 

Mehmet KILIÇ

   
 

11.H.D.Üyesi

   
 

(İmza)

   

————

 

Karşıoy

 

2.9.1971 gün ve 1479 sayılı " Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanunu" bağımsız çalışanların sosyal güvenliğini sağlamak üzere yürürlüğe konulmuştur. Bu amaçla oluşturulan ve kısaca "Bağ-Kur" diye anılan kuruluş, mali ve idari bakımdan özerk bir kamu tüzelkişisi olup, Yasanın 15.maddesinde sayılan gelirleri ile işlevini yerine getirmektedir. Gelirleri arasında, ön planda "sigortalı sayılanların ödeyecekleri primler"e yer verilmiştir. Aynı yasanın 16. maddesinde de ödenmiş primlerin ve diğer karşılıkların işletilmesine ilişkin özel ve ayrıntılı kurallar öngörülmüştür.

Bağ-Kur Yasası’nın kabul edilip yürürlüğe konulduğu 1974 yılından 1981 yılına kadar geçen sürede, Bağ-Kur adına prim tahsil eden ve kurumun vermekte olduğu kredilere aracılık eden ve mevduatı bulunan bankaların, Kurumun alacaklarını zamanında Kuruma intikal ettirmedikleri, bunun sonucunda da, Kurumun büyük kayıplara uğradığı ve bankalarla uyuşmazlıkların ortaya çıktığı tespit edilmiş olduğundan bu olumsuz duruma son vermek amacıyla, 6.3.1981 tarih ve 2423 sayılı Kanunla Bağ-Kur Kanunu’na Ek - 6 ncı madde eklenmiştir. Bu yeni düzenleme ile, bankaların kurum adına tahsil ettikleri primleri ve Kuruma olan diğer borçlarını Bağ-Kur hesaplarına on beş gün içinde intikal ettirmeleri, ettirmedikleri takdirde de gecikilen süreyle orantılı olarak asgari bir yıllık mevduata ödedikleri faizi Kuruma ödemeleri öngörülmüştür.

İçtihatları birleştirmeye konu ek 6.maddeden kaynaklanan tüm uyuşmazlıkların, aynı Kanun’un 70. maddesi uyarınca iş mahkemelerinde görülmesi zorunludur. 70. madde, "Bu Kanun’un uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar, yetkili iş mahkemelerinde veya bu davalara bakmakla görevli mahkemelerde görülür." demek suretiyle bütün tereddütleri giderecek bir düzenleme öngörmüştür. Davanın konusunun sadece cezai şart niteliğindeki faize veya faizle birlikte alacak isteğine ilişkin bulunmasının sonuca bir etkisi olduğu düşünülemez. Zira Ek - 6 ncı madde, her türlü alacağın bankalar tarafından Bağ-Kur hesaplarına intikal ettirmeleri için on beş günlük süre öngörmekle, Bağ-Kur için yaşamsal önemi olan özel bir düzenlemeye yer vermiştir. Buna uyulmaması durumunda da gecikilen süreye endeksli bir cezai şart söz konusu olmaktadır. Bu konuda ayrıca belirtmek gerekir ki, özellikle primlerden kaynaklanan alacakların Bağ-Kur hesaplarına intikal ettirilmemesi sonucu, hem ödenmiş primlerin hem faiz alacağının ödettirilmesine ilişkin davaların uygulamada sıkça açıldığı görülmektedir. Bu durumda, sorunun genel mahkemelerin görevli olduğu biçimde çözüme kavuşturulması, yasal düzenleme ile açık bir çelişki oluşturur.

Açıklanan nedenlerle;

Faiz alacağının fer’i nitelikte olduğu düşüncesiyle alacak isteği ile birlikte genel mahkemede görülmesi gerektiği sonucuna varılması düşünülemez. Bu konuda ayrıca belirtilmelidir ki, özel mahkemenin görevine giren dava, genel mahkemede başka bir dava ile birlikte açılamaz. Salt faiz isteği iş mahkemesinin görevine girdiğine göre, bunun uygulanmasına yol açan alacak isteminin de, birlikte ayni mahkemede açılması kadar doğal bir şey olamaz. Bu konuda öğreti görüş birliği içindedir.

Açıklanan nedenlerden dolayı, Ek - 6 ncı maddeden kaynaklanan tüm davaların iş mahkemelerinde görülmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılamıyorum.

 

 

E. Aydın ÖZKUL

 
 

9.Hukuk Dairesi Başkanı

(İmza)

Sayfa Başı